KELİME İLMİ

Yaşamın direği, olmazsa olmazı KUR`AN çalışmalarını bu bölümden okuyabilirsiniz.
Hemen hemen hergün yeni bir konu ya da konularla panomuz güncellenmektedir.

UMARIM İSTİFADE EDERSİNİZ. İYİ OKUMALAR.
HalilSergin
Administrator
Mesajlar: 217
Kayıt: 08 Haz 2016 03:21
İletişim:

KELİME İLMİ

Mesajgönderen HalilSergin » 07 Ağu 2016 15:41

KELİME ilminde 10/37-12/111 ikilisinin önemi;
10/37 ve 12/111, Kelime ilminin uygulanması konusunda bizim Kurani delillerimizdir.
Bu iki ayet “en yuftera min dunillah lakin tastikalleziy beyne yedeyhi” cümlesi ile birbirine bağlanır. Bu bağlantının bir yerinde HADİYSEN diğer tarafında ise HAZELKURANÜ deyimi vardır.
HADİYSEN deyimi Kitabta nerde geçerse geçsin VAHYİ bir içerik taşımaz. Yani sana ya da bana ait olabilen güncel cümle ya da olaylardır ancak bu ayette HAZELKURANÜ ile eşleşir. Çünkü muteşabih sisteme dahil edilmiştir.
Böyle olunca bilinen manasına EK olarak bir mana daha kazanır yani ayetlerin anlaşılması için öncelikle sen çıkışlı bir deyim ve mana, Alemlerin Rabbine uygun olursa yani makul mantıklı, çelişmeyen ve evrensel yaşam kriterlerine uygun bir hal alırsa, işte bu ilk etapta bizim aklımızın ürünü gibi olan bu mana birden bire Rabbil Alemiyn tarafından TENZİL edilmiş olur ve El Kuranü hükmüne geçer.
Yani Hadiysen deyimi Kitapta her yerde vahiysel içerik taşımazken, burada vahiy halini alabilecek yani senin bindirdiğin mana birdenbire Rabbil alemiyn`in inzali hükmüne geçerek Kuranlaşacak.
Böyle olunca bu mana “tastikalleziy beyne yedeyhi” yapacak yani ellerimiz-amellerimiz arasını tastik edecek, onaylayacak ve El kitabi`yi tafsilatlandıracak yani hayatı daha da ayrıntılı hale getirecek. Böylece bulunan mana, o konu ile ilgili hayatımızın her yönüne nüfuz edecek.

Misal verelim; SALAT deyimi Allaha yönelme ya da meditasyon değildir. Hayr içerik ya da amaçlı olmak kaydıyla bir işin usulüne uygun yapılımını verir.
Bizler bu manayı verirken burada “kelime ilmini” kullanıyoruz yani bu deyimin geçtiği tüm yerleri tespit ediyoruz ve verdiğimiz mananın bu deyimin geçtiği yerlerce tastik edilmiş olmasına dikkat ediyoruz.
Eğer bu tasdik edilişe şahit olursak bu mana SIDK hükmüne geçiyor ve bu şekilde mana KURAN halini alıyor.
Eğer verdiğimiz mana bu deyimin geçtiği yerlerce tastik edilmezse, bu durumda ''allahın bu deyimden anlatmak istediği mana bu değilmiş'' deyip bu kez başka bir mana yükleyerek bir daha deniyoruz.
Eğer mana uymamasına rağmen hala biz bu manada ısrar edersek, işte bu durumda YAHUDİleşiriz ve yaptığımız işleme ise KELİME`nin TAHRİFİ denilir ki bu Kuranda yasaklanmıştır.
Tabi bu o kadar kolay olmuyor ancak uğraştıktan sonra Allahın da izniyle manayı elde edebiliyoruz.

İşte SALAT deyimi de bu örneklerden biridir. Kişinin Salatını İkame etmesi için müslüman olma şartı da yoktur. Salatını ikame edenlere Allah ya da Rabbilalemiyn rızkı arttırır 14/37. Böyle olunca Salat deyimi bir insan için inancı ne olursa olsun EVRENSELLEŞİR yani kişi işini usulüne uygun yaparsa zenginleşir, itibar sahibi olur.
Bir işin usulüne uygun yapılabilmesi için öncelikli olarak kişinin bu işe BAĞLILIĞI gerekir ki bu durumda içimizde yaşayan ve bu bağlılığı sağlayan meleke İBRAHİYM`dir. Bu yüzden Salatın ikamesi için İBRAHİYM`in aktive edilmesi şarttır 14/37.
İşte Salat deyimine bindirdiğimiz bu anlam Kitabta geçen tüm Salat deyimlerinin geçtiği yere oturmaktadır. Yaşama entegredir ve evrenseldir.
Salatın ikamesi sadece müslümanları muhatab almamakta, tüm insanları kucaklamaktadır. Böyle olunca Salata bindirilen bu mana, bu manayı bindiren kişi ya da kişilere RABBİLALEMİYN`in bir tenzili yani indirmesi olur.

KELİME ilmi ile yani ''MANA BİNDİRME'' ile elde edilen sonuç eğer Kitabın tamamına uygunsa SIDK ismini alırken, uygun olamaması durumunda İFK ismini alır.
İFK tehlikelidr ve derhal vazgeçilmesi gerekir.

“KUR`AN ÇALIŞMALARIMIZ” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir