ATEİST SORDU: MÜKEMMEL YARATILDIYSAM NEDEN SÜNNET OLUYORUM?

Hayatımda ilk kez beyaz çorap giydim. Bir gaza geldim ama bakalım. Hep aynı aynı siyah çorabı giyince, hep aynısını giydiğimi zannediyorlar iki yıldır ama. Benim ayağım üşüyor. O yüzden üşütmeyen bir çorap buldum, aynısından 20 tane aldım. Beyaz çorabım çıkıyor mu Sinan? -Bakıyoruz abi hemen. (gülüşmeler) Gözüküyor mu? -Gözüktü abi. Ateizmin yani inançsızlığın en büyük zaaf ve problemlerinden bir tanesi de onlarda yaratıcının yokluğuna dair hiçbir delil ellerinde yoktur. Yani sürekli, bir inananla denk geldiklerinde sorular yöneltirler ama asla ‘Yahu bu da yaratıcının yokluğuna delildir.’ diye ellerinde bir ispat sunamazlar. Şimdi aslında onların içinde bulunduğu durum yaratıcının yokluğuna delil arama durumu değil, bir memnuniyetsizlik durumu. Mesela, siz koskocaman bir tane sultanın bulunduğu bir bölgede yaşayan bir kişi olsanız. Ve o padişahın belli başlı hükümleri olsa. Yani mesela ne diyelim, akşam 8’den sonra dışarı çıkmayı yasak koyuyor padişah. Ve sen bir gün arkadaşınla konuşuyorsun. ‘Kardeşim, bu padişah akşam 8’den sonra dışarı çıkmak yasak diyor mu?’ ‘Evet diyor.’ ‘Ya saçma değil mi kardeşim. Ben neden akşam 8’den sonra dışarı çıkamayayım ki?’ diye bir itirazda bulunuyorsun. Aynı padişah, başka bir hüküm daha ortaya koyuyor. Mesela ne diyelim, Artık cumartesi günleri somon balığı yemek yasaktır diyor. Sen de gidiyorsun, diyorsun ki, ‘Ya bu kadar proteini bol bir balığı, nasıl olur da padişah cumartesi günleri yasaklar? Yani neden pazar değil de cumartesi yasaklıyor? Kardeşim sence saçma değil mi?’ diyor. Dikkat ederseniz ortaya sunulan itirazların hiçbiri padişahın yokluğuna bir delil değil. Padişahın belli başlı hükümleri var ve bu kişiler bu hükümlerden memnuniyetsizce davranıyorlar. Şimdi ateizmin bize yönelttiği sorulara bakalım. Bu sorularda da Allah Azze ve Celle’nin yokluğuna karşı bir delil yok ki. Hep memnuniyetsizlik var. ‘Allah Azze ve Celle neden sakatları yaratıyor?’ Bakın dikkat edin, bu bir yokluk şeyi değil. Ortada bir hüküm var ve bu hükümden bir memnuniyetsizlik var. ‘Allah neden beni 100 yıl önce değil de şimdi yarattı? Gezegenler neden bu halde?’ Bakın dikkat edin yani bu soruların hiçbirinde yaratıcının yokluğuna dair bir ışık, bir emare, bir işaret mevcut değil. Bunların tamamında, az önceki verdiğimiz örnek gibi yani bir sultanın hükümlerinden memnuniyetsizlik nasılsa yaratıcının inkarı değil, ondan ve hükümlerinden memnuniyetsizliğin soruları bunlar yani. Asla inkara delil olamaz bunlar, asla. Yani maalesef dışarıdan öyle görünmese de, bu arkadaşlar inanın akıllarından ziyade hisleriyle hareket ediyorlar. Yani böyle mantıki çıkarımlarla ‘Evet yaratıcı var/yok’ değil, ‘Ya ben bunu sevmedim arkadaşım, benim nefsimin hoşuna gitmedi.’ Yani böyle, biraz da dikkat ederseniz şey oluyor hani. Ben, ben, ben.. ‘Ben niye köle olayım? Ben niye kul olayım? Bana niye bu yapılabilir?’ Yani sonuç olarak akli ve mantıki çıkarımlar değil, aslında hissi yaklaşımlar var. ‘Dünyaya sakat gelenlerin hakkı yenmiyor mu?’ diye bir soruyla birlikte başlayalım. Birinci olarak, şu cümleyi bir iyi öğrenmemiz lazım. ‘Eğer mülk sahibi Allah Azze ve Celle’yse, mülkünde de istediği gibi tasarruf eder.’ Bunu bir anlamamız lazım. Şimdi mesela, ben bir gün sizi evime yemeğe davet etsem, ardından sizden birisi gelip dese ki, ‘Ya Mehmet, senin bu duvarlarını artık biz pembeye boyamak istiyoruz. Işıklarını da sökelim yerden olsun. Duşakabini de tavana koyalım, sen artık tavanda duş al.’ falan dese, ‘Hayırdır lan?’ derim. Niye, çünkü mülk benim. Mülk benimse eğer, mülk sahibi mülkünde istediği gibi tasarruf eder. Yani diğeri ona karışamaz. Madem dünyanın ve evrenin mülkü Allah Azze ve Celle’ye aitse tabii ki de istediği gibi tasarruf edecektir. Şimdi sakat doğanların suçu nedir gibi bir soruda, mesela gözleri olmayan bir çocuğun hakkının yenebilmesi için o çocuğun yaratılmadan önce de gözlere sahip olması şarttır. Haksızlık, ödenmeyen bir haktan dolayı ileri gelir. İnsanın Rabb’ine karşı öne sürebileceği ne hakkı var ki onun karşılığını alamadığından dolayı bir memnuniyetsizlik, bir haksızlık var diyebilsin? Benim, ben diyebilmem için bile, önce beni bir ben yapması lazımken sen ne hak talep edebilirsin? Mesela şöyle hayal edelim, birisi kapıdan girdi. Biz de burada dört kişiyiz. Geldi hepimize 50’şer lira altın verdi. Sinan sana 50, Cio sana 50, Yunus sana 50 altın verdi. Bana da geldi 5 altın verdi. Bir sebebin karşılığında mı verdi bunu? Hayır, durduk yere verdi. Ben de memnuniyetsizlikte bulundum dedim ki, ‘Allah Allah ya, onlara 50’şer altın veriyorsun da bana niye 5 altın veriyorsun mübarek adam?’ dedim yani. Bak durduk yere altın veriyor. Bu adamdan benim böyle bir hak talep edebilme şansım var mı? Asla yok. O adam kafama vurur, ‘Ver lan memnun değilsen.’ der, 5 altını da alır, onu da alır sizlere dağıtır. E benim yaratılışımda benim bir hak talep edebilme şansım yok ki. Mülkünde istediği gibi tasarruf eder. Ben de onun bir mülkü, bir memluküyüm. O zaman madem tasarruf hakkı O’nundur, ister bu gözü buraya koyar, ister koymaz. İster bu parmağı buraya koyar, ister koymaz. İster bu kolu buraya koyar, isterse de koymaz. Çünkü tasarruf mülk sahibine aittir. İkinci meseleye şöyle bir giriş yapalım. Cenabı Allah, bazen insanın bir ayağını alır ama onun karşılığında ona ahireti verir. Ama biz bu tür meselelerde ahiret yok gibi hayal ettiğimizden ‘Hayır ben her şeyi dünyada istiyorum, bir hak mı var dünyada istiyorum, adalet mi var, dünyada istiyorum.’ Bunların hepsini dünyada istediğimizden yani 60 yıllık, takribi diyelim, bir dünya var bir de sonsuz bir ahiret var. Bütün hesabını buraya göre yapıyorsun yani, bunları hiç yan yana düşünmüyorsun. E böyle nasıl mantıklı bir çıkarımda bulunabileceksin? Şimdi burası bana ait 1 milyon dolarlık bir kafe olsun. Mülk benim. Ondan sonra, çalışan bir çocuğa bir gün vicdanım depreşiyor ve diyorum ki, ‘Evlat gel buraya. Sen bu 10 bin m² büyüklüğünde 1 milyon dolarlık benim kafemi al, diş fırçasıyla 24 saat içerisinde temizle. Yerleri, tuvaletleri, klozetleri. Diş fırçasıyla bu kafeyi tamamen temizledikten sonra, tam bir gün sonra tam 24 saat sonra, ben zaten göçüp gidiciyim bu kafenin bütün mülkünü artık sana vermek istiyorum.’ diyorum. 24 saat içinde kafeye hangi müşteri gelirse gelsin o çocuğa çok acıyan gözlerle bakar. Der ki, ‘Aman Ya Rabbi ne vicdansız adam, sahibine bak sen. Diş fırçasıyla tuvaletlerine kadar, bardaklara kadar bir diş fırçasıyla bu çocuğa 10 bin m²lik alanı temizletiyor. Ama tam 24 saat sonra, tamı tamına 24 saat sonra o çocuğun üzünülecek bir hali kalabilir mi sizce? Kalmaz. Çektiği 24 saatlik bir zahmet sonucunda elde ettiğine bakabilir misiniz? Hiç kimse bu denklemdeki o çocuğa üzülmez, bilakis mutlu olur, hatta imrenir. ‘Ya keşke bana da yapsalardı da benim de böyle bir kafem olsaydı.’ diye. Aynı mantıkla, Allah Azze ve Celle dünyada kısa bir süre içerisinde kol, el, diz, göz, belli başlı şeyleri senden yoksun kılabilir. Ama bunun karşılığında az önceki kafe örneği gibi, sana hiçbir hakkın hakkın olmadığı halde sonsuz bir hayattan kasırlar, sevdiklerinle muhabbetler verecekse nasıl bir vicdansızlık, sen buna itiraz ediyorsun ha? Allah, ayağını almakla o kimseye zaafını, aczini, fakrını bildirir. Belki kulluğunu unutacaktı, kulluğunu hatırlatır. Kalbini kendisine yöneltip, bütün duygularını inkişaf ettirir. Yani çok az bir şey almakla, çok bir şey vermiş olur. Demek zahirde olmasa, biz anlayamasak bile hakikatte o alınan ufak parça, Allah’ın büyük bir lütfudur aslında. Çünkü bu oyunun bir amacı var; Rabb’ini tanı, O’nu bul, O’na itaat et. Ve bu, oyunun amacına onu sevkediyorsa, işte oyunu kazandıracak hamle belki burasıdır. Soruyu soran arkadaş şu soruyla devam ediyor. Devam ediyor derken, yani aynı soru geldi. Hani, zihinde varsayımsal olarak değil. ‘Tamam Mehmet abi, bunlarda problem yok. Peki Allah her şeyi mükemmel yaratmışsa, ben neden sünnet oluyorum ki?’ Şimdi burada bir tane problem var. Onu çözdük mü hepsini çözeceğiz. Mükemmellik kelimesinin onlardaki karşılığıyla gerçek karşılığı arasında hiçbir ilişki yok. Bütün problem burada. Mükemmellik ne demek? Onlar, kendilerine göre arıza ve sorun çıkarmayan her şeye mükemmel diyorlar. Ama mükemmel demek, bir şeyin yaratılış gayesine hizmet etmesi demektir. Peki ya gaye nedir? Marifetullah, yani Rabb’ini tanımak. Tekrarlamak istiyorum. Bir şeyin mükemmelliği onun sürekli varlıkta ve sorunsuz şekilde kalmasını gerektirmez. İnsan en mükemmel varlıktır ama ölüme mahkumdur. Mükemmellik kavramında, her varlığın kendisine mahsus yanlarına dikkat etmek zorunluluğu var. Bir devenin boynunu bir filin kuyruğuyla kıyaslayamazsın. Biri için uzunluk, diğeri içinse kısalık makbuldür. Bir karıncanın ince belini, Hacivat Karagöz oyunundaki kuklalar için kullanmak komiklik olur. Fakat karıncalar için o ince bel, tam bir mükemmelliktir. Tekrar hatırlatmak istiyorum. Mükemmellik demek, bir şeyin sorun çıkarmaması demek değil, amacına hizmet etmesi demektir. Senin gözünde sağlık mükemmelliktir, benim gözümdeyse hastalık kadar sağlık da mükemmelliktir. Neden? Çünkü yaratılış gayeme sağlık kadar hastalık da hizmet eder. Eğer ben hasta olmasaydım, biri de deseydi ki ‘Senin yaratıcın Şafi’dir, şifa vericidir.’ Hasta olmayan bir Mehmet, şifa vermek ne demek nasıl anlayacaktı? Demek ki hastalık mükemmel bir şey. Tokluk kadar açlık da mükemmelliktir. Eğer ben hiç acıkmasaydım, birisi de ‘Senin Rabb’in Rezzak’tır, rızık vericidir.’ deseydi acıkmayan bir Mehmet, rızık vermek ne demek nasıl anlayacaktı? Demek açlık, amacına hizmet edip Rabb’ini tanıttırdığından dolayı mükemmel bir şey. Kainatın her tarafında aynı mükemmelliği aramak yanlıştır. Her şey zıttıyla bilinir kaidesince ilahi hikmet, güzelliği, çirkinlikle bildirmeyi uygun görmüştür. Risalei Nur’da çok güzel bir cümle var, çok güzel. ‘Güzelin güzelliğini arttıran, çirkinin çirkinliğidir.’ der. Mesela bir araba almak için bir mağazaya gideriz. Bilirsiniz o satış yapan arkadaşlar da kabiliyetli arkadaşlardır. Böyle ‘Ya şu arabayı alsam mı? Ama kararlı mıyım, kararsız mıyım?’ muallakta kalırsın. Sana o arabadan daha kalitesiz üç tane modeli anlatır. Der ki, ‘Bu model şöyle, ama sizin seçtiğiniz arabanın frenleri daha böyle. Bu araba böyle ama sizin seçtiğiniz arabanın şanzımanı, rot balansı çok çok daha kaliteli. Bu araba böyle ama sizin arabanın camında hız göstergesi de mevcuttur.’ diye bir sunum yapar. Sizce neden o arabanın sunumunu yapmak yerine daha kalitesizlerin sunumunu yaparak sizi tatmin etmeye çalışır? Çünkü güzelin güzelliğini arttıran, çirkinin de çirkinliğidir. Söz gelimi, gecenin karanlığı, ayın mehtabını çok daha güzel gösterir. Bu yüzden mehtaplı geceler, aşıkların divanına geçmiştir. Şeyde de var değil mi? ‘Sessiz sessiz ağlar gibisin, vay aman Güneş doğar kaybolursun vay aman Yakamozsun sen’ Telif yer miyiz buradan? Bu kötü sesle yemeyiz lan. Cidden yer miyiz? Işığa güzel, geceye çirkin dersek, mehtabın güzel ışığının güzelliğini arttıran şey gecenin karanlığının çirkinliği olmuştur. Böyle olmasa nasıl kıyaslama yapacaksın, böyle olmasa mertebeler nasıl ortaya çıkacak? Demek ki senin soruda sünnet olmaya kusur diye sorduğun şey, hayır bir kusur değildir. Sen güzelliği ve mükemmelliği sadece fiziksel olaylara sıkıştırdığın için anlayamadığın bir şeydir. Kaldı ki sonradan kesilmesi istenen tek şey sünnet yeri de değildir. Tırnaklarımız, saçlarımız, koltuk altı gibi belli bölgedeki kıllarımız. Bunların hepsi sonradan uzar ve sonradan kesilir. Hatta bir bebeğin göbek kordonu da kesilenler listesindedir. İnsanın güzelliği ve mükemmelliği sadece biyolojik ve fiziksel olgularla sınırlı olmayıp, ruhi, kalbi, nesebi, ahlaki değerler gibi psikolojik, sosyal ve manevi boyutların da güzellik ve mükemmelliği vardır. Bu pencereden baktığımızda, senin kusur gibi gördüğün kesilme ve sair gibi faaliyetler Cenabı Allah’ı anlama ve tanıma noktasına bir basamak, bir merhale, bir pencere daha oluyorsa eğer işte o mükemmelliğin ta kendisidir, asla kusur değildir. Çünkü yaratılış gayesine hizmet etmektedir. İnanmayan arkadaşlarda bir diğer zaaf da şudur; Kafasında birçok soru vardır, hani başta konuşmuştuk bunu. Onlarda bir ispat değil, bir soru var. Bu soruları onlara geri yönelttiğinde onlardan da bir dayanak alamazsın. Mesela sultanın hüküm ve kurallarındaki memnuniyetsizlik örneği gibi, ‘Ya bu gezegenlerin dizilimi neden böyle? Neden ben oraya zıplayamıyorum? Neden böyle yapamıyorum?’ falan gibi bir soru yönelttiğinde sen de ona sorsan, ‘Peki tamam. Sence gezegenlerin dizilimi nasıl olsun ve neden böyle olsun?’ E sen de bir karşılık alamıyorsun. Yani bunu da bir düşünmek lazım. Bir çocukluk arkadaşım var. Ateist. Böyle yılda bir kez, iki yılda bir kez denk gelip görüşürüz onunla. Oturur bir çay içeriz. İstişare ederiz ortalıkta. Bir gün böyle bir mesele açtı yine konulardan. Tabii bu meseleleri konuşuyoruz sürekli. Bir gün şey demişti, ‘Memhmet seni 6 yıl önce tanımış olsaydım iman ederdim.’ demişti. O bana bir ümit ışığı oldu. Yani o yüzden, o daha nefes almaya devam ediyor. Bırakamadım onu o yüzden. Bir gün yine oturduğumuzda şöyle bir konu açtı. Dünyada zulüm var dedi, çocuklar ölüyor dedi, şöyle dedi böyle dedi. Allah niye buna müsaade ediyor dedi. ‘Kardeş bir dakika.’ dedim. ‘Bir dakika. Sen Allah’a inanıyor musun?’ dedim. ‘İnanmıyorsun. Hayır inanmıyorsun. (haşa) madem bir yaratıcıya inanmıyorsun, (haşa) o yaratıcı olgusunu dünyadan çıkaralım mı? Çıkardık tamam. Var mı şu an dünyada yaratıcı (haşa)? Hayır yok. Peki bu zulümleri kim yapıyor?’ ‘İnsanlar birbirine yapıyor.’ dedi. ‘Tamam yaratıcıyı geri koyalım.’ dedim (haşa). ‘Şimdi kim yapıyor? Gene insanlar birbirine yapıyor. Neden inanmadığın bir Allah’a suç atıp duruyorsun ki?’ dedim. İşte inanmayan arkadaşların diğer bir zaafı da ortaya çıkıyor. Şöyle ki, beğenmedikleri ve suçlayacakları hangi mesele varsa, inanmadığı bir yaratıcıya suç atıp duruyor. ‘Sizin Allah’ınız niye böyle yaptı?’ diye. Hani yoktu? Niye suçu ona atıp duruyorsun? (haşa)


İngilizce

It’s my first time wearing white socks I feel unstoppable… Been wearing black socks for 2 years so they think I never change them My feet are cold, I found socks that keep me warm and bought 20 pairs Capture my white socks -Let’s see Can you see them? -“Yes, we got ’em” One of the biggest problems and weaknesses with atheism is that, They’ve absolutely no proof that God doesn’t exist Every time they face a believer, they always ask questions but these are never proofs for God’s nonexistence. They never provide any evidence Their position is not to look for evidence for God’s nonexistence It’s a matter of dissatisfaction… For example, if you were a person who lived in the same town as a great leader And if this leader had certain rules, For example, -“It is forbidden to go out after 8pm” You discuss this with your friend -“Does our leader forbid going out after 8? -“Yes, he does”. “Isn’t this rule non-sense? -“Why should I be stopped from going out after 8? The same leader brings another restriction: For example; -“Eating salmon on Saturdays are prohibited”… You say to yourself -“How could he ban the consumption of a fish with so much protein on Saturdays? -“Why not Sunday or Monday?! You say -“Isn’t this weird!?” Be careful, none of these arguments are evidence for the non-existence of the leader There are certain laws that the people are rejecting and they’re dissatisfied Let’s look at the questions that Atheism brings forward? There’s no proof there for God’s non-existence! It’s just dissatisfaction… -“Why did God create the disabled?” Not a proof for non-existence There’s a law and people are dissatisfied with it -“Why didn’t God create me 100 years ago instead of today? -“Why are the planets aligned this way?” You see, none of these are circumstantial evidences for God’s non-existence All of these are examples of, Dissatisfaction upon the Creator’s laws. Not a rejection of the Creator’s existence These can not be evidences for rejection, never! Although it may not look like it, these people are reacting with their emotions and not with their logic These are not logical conclusions leading to the approval/disapproval of God’s presence More like -“I don’t like this, my inner desires don’t enjoy this Creator idea” Pay attention, it’s mostly -“Me, me,me” -“Why should I be a slave? -“Why should I obey?!” These are not conclusions derived by logic but more emotional approaches They asked me -“Is it not fair to be born disabled?” First of all, we have to learn this sentence: “If wealth/property is owned by God, then he can do so as he wishes with that property We’ve to grasp this For instance, If I invited you over for dinner and you told me that: -“We want to paint your walls pink in color!” -“Also, let’s remove those lightning fixtures” -“Let’s hang your bath from the ceiling so you shower in the air…” I’d say “What the heck dude?” Why? Because it’s my property, I should be able to do as I wish with my property You can’t interfere with my belongings If all of the property is owned by God, of course he’ll do as he wishes with that property! Coming to the question of unfairness for the disabled In order to say it’s unfair to be a blind kid, that kid should’ve had eyes prior to creation as well Injustice comes from personal rights not being served or given What right do we have against the Creator? How can we be entitled to these rights? How can we be dissatisfied against God for rights that we’re not even entitled to? Even for me to claim certain rights, I’ve to be initially created from non-existence How can you be entitled to these rights? Imagine this; someone walked through the door, there’s 4 of us here Imagine he gave each of us 50 gold coins Sinan 50 for you, Cio 50 for you, Yunus 50 for you, But when it comes to my turn, he gives me just 5 coins Was this given for a reason? -No, he gave it away without a cause I go -“Dude, you gave 50 coins to everyone but gave me just 5!” “Why’d you give me only 5 coins brother man?” Look, he’s giving away free coins. Can I be entitled to 50 coins? Did I deserve this? No, not at all. He can take these coins back any minute. He can take back my 5 coins and give it to others again. Similarly, I wasn’t entitled to be created, how can I ask for additional entitlements? God can do as he wishes with his property I’m also part of God’s property If he’s free to do as he wishes, if he wants he can put a functioning eye there If he wants, he can put a finger here or won’t put a finger here If he wants, he can place an arm here, or he won’t Because he’s free to make decisions with his property Let’s talk about the second issue; Sometimes almighty Allah can take away someone’s leg but will give the heaven in return But we discuss these issues as if life-after-death doesn’t exist We say “I want everything on Earth, give it to me now” Let’s see, there’s a roughly 60 year of life on Earth and then there is an infinite afterlife. You make all your calculations according to this world, never put the two together. How can you make a logical decision within that frame Imagine this place as a cafe worth 1 million dollars, owned by me. Then I pick one worker and I say “come here” I say -“You take this 10,000 square meter, million dollar worth cafe and clean it all up using a single toothbrush in 24 hours” “Clean the floors, bathrooms, the walls, clean it all in 24 hours and when you’re done… -“Exactly 24 hours later, this whole property will be all yours. I’ll give it away since I’m getting old and will retire. For the 24 hour period, people who visit will feel so bad for the poor worker They’ll say “oh Gosh, what a cruel man, torturing this kid with all this work. He’s making him clean 10,000 square meter place with a single toothbrush” But exactly 24 hours later, should we feel sorry for that kid anymore? Of course not. He was exhausted for 24 hours but look at his grand prize. No one would be sorry for the kid, some would even be jealous for him.They’d say “I wish I could work 24 hours and then own a million dollar cafe!” With the same logic, almighty Allah can take away your arm, leg, knee, eye or certain things away from you for temporarily. But in return, if God is giving you prizes from an infinite universe like palaces, beaches, getting back your loved ones etc., even though you don’t have any right to claim these… How can you claim that this is cruel? How can you reject these kind gestures? By taking away a leg, God helps him/her realize their helplessness and their weaknesses. Maybe he was going to be disobedient, this will be a reminder Maybe it’ll allow his/her heart to turn to God and develop all of their true sensations By taking away a little, God may be giving away a lot. It may not appear so, but in reality, small piece that was taken away can be such a great blessing Because this game has a purpose; find, understand and obey your own creator. If disability causes one to grasp the purpose of this game, this may be the missing piece for them to win the game. After answering this, another question comes to mind: -“Alright, I understand all that but if God has created everything perfectly, then why do I have to be circumcised?” There is a major problem here, if we can solve it, we can solve all these puzzles There is no relationship between the word “perfection” in their minds and “perfection” in reality… That’s the gist of the issue. What is “perfection”? They call things with no issues or problems “perfect” But “perfection” is something that serves and handles its exact purpose for creation… What is purpose then? Understanding God… Let me repeat, perfection doesn’t mean that object will be without issues or in existence forever Mankind is the most perfect creature but has to obey to death… In perfection, every creature has to stay consistent with their specific characteristics You can’t compare a camel’s neck to an elephant’s tail. Long length is optimal for one but short length is optimal for the other It’d be funny to use an ant’s thin thorax to make a puppet for a kid’s show But for ant’s that thin thorax is indeed “perfection” I want to remind you again; Perfection is not an object with no apparent issues, it’s that object in accordance with its true purpose In your eye, health can be perfection But for me, disease can be as much of a perfection as health Why? Because disease is in line with your purpose of creation as much as health If I never got sick and someone said: -“Your creator loves to care and give health” If I never got sick, how could I grasp what giving health/caring means? Then disease is indeed perfection Hunger is as much perfection as being full. If never got hungry, and someone said: -“Your creator is Rezzaq (The-all provider)” How could I grasp this great provider if I never got hungry? So hunger is perfection because it serves its purpose and makes you grasp our creator We shouldn’t look for the same perfection everywhere in the universe With the rule of “everything is recognized by their mere opposites”, divine wisdom lets us grasp beauty with the presence of the ugly There’s a great sentence in Risale-i Nur (Infamous Quran tafsir by Said Nursi) -“What increases the beauty of the beautiful is the ugliness of the ugly”… For ex., we go to dealers to buy a car. You know these salesman are darn good at their job… You won’t be able to decide between which car to purchase but then the dealer will show you 3 models worse than the car you like. He’ll say: Here’s this model but the one you chose has better brakes This car is good but your choice has much better road balance This car is good but yours has a digital speed indicator Why do you think instead of discussing your original choice, is he showing you the lesser models? Because -“What increases the beauty of the beautiful is the ugliness of the ugly”… Great quote: “The darkness of the night makes the moonshine even more magnificient” That’s why nights with the full moon are commonly featured in love poems There’s also… (Starts singing a famous Turkish song) -“You seem to cry quietly, oh dear, Sun will rise and you’ll be gone, oh dear -“You are the sea sparkle…” Will this be blocked by copyrights dude? With this voice of a serial killer, we shouldn’t 🙂 Really? Response: It will If we say light is beautiful and the night is ugly, then realize, what makes the moonshine beautiful is the ugliness of night’s darkness. If that’s not the case, how could you compare? How could you rank or order things? So circumcision is not a fault as the questioner claims… You can’t grasp this because you’re limiting beauty and perfection to physical phenomena Also, that’s not the only body part that we have to alter We’ve to cut our nails, hair, underarms etc. All of these get longer and we eventually cut them. We even have to cut the umbilical cord… Mankind’s beauty and perfection is not limited to biological and physical traits… Our perfection includes the heart, the soul, ethics, psychological and social traits. These all have a beauty and perfection of their own Looking at it from this window, actions that you see as faults such as circumcision If they’re getting you one step closer to understanding and recognizing God then this indeed is perfection itself. It’s not a fault whatsoever… Because it’s serving the purpose of its creation Non-believer friends have another frailty as well; They’ve many questions in their minds, like we discussed before None of these are evidences, just mere questions. When you reflect these questions back, you can’t get a solid response either Just like the example of the leader’s restrictions, -“Why are the planets aligned this way?” -“Why can’t I jump here? -“Why can’t I do such and such? If you return these questions back and say “Okay, how should the planets be aligned and why should it be like that?” You won’t be able to get a respond either, we should recognize that as well. I’ve a childhood friend who is an atheist Once in the blue moon we come together and chat Drink some tea together, discuss things One day, similar topic was discussed as we always do He said -“If I met you 6 years ago, I would’ve started worshiping” That was a glimpse of hope for me, that’s why I’m still in touch with him, there’s still a speck of life there He told me one day: -“There’s violence on Earth, kids are dying etc. etc. -“Why is God allowing this?” I said “One second, do you actually believe in God? No, you don’t. If you don’t believe in a creator… Let’s assume that there’s no God for a second (may God protect us) Assume that there’s no God as we speak… No God… Then who is committing this violence? He said -“Mankind is commiting this violence”… Now let’s put God back in, now who’s committing the violence? “Still mankind committing the violence” Why do you keep blaming a God that you don’t even believe in!? This is another weakness of the non-believer Any situation that they don’t like, they throw the blame onto the creator… In the form of -“Why did your God do this” Wasn’t God a fake idea? Then why are you scapegoating God?

Tebliğ et!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir