AYASOFYA AÇILDIĞI GÜN GÖKLERE YÜKSELECEĞİZ!

Üç isim, üç şehir. Kudüs, Endülüs, İstanbul. Mescid-i Aksa, Kudüs ve Ayasofya. Bunlar şehir veya beton isimler olabilir. Minare ismi olabilir. Bizim için öyle değil. Kudüs de, Endülüs de, Ayasofya da, ayaklarımıza vurulmuş prangalardır. Ümmetimizin 1400 senelik tarihi içerisinde, 3 büyük kaybettiğimiz kalenin adıdır bunlar. Kudüs kurtulduğu gün, imanımız şahlanacak. Endülüs’e, inşallah geri döndüğümüz gün yeniden Tarık olacağız. Ayasofya açılmayacak. Biz, göklere yükseleceğiz o gün açıldı diye sevindiğimiz zaman. Kim Ayasofya’nın yanındaysa, Endülüs derdiyle yaşıyorsa, Kudüs’te yüreği vuruyorsa o Mü’mindir. Velhamdülillahi Rabbi’l-âlemin.

ALLAH’INI SEVİYORSAN HADDİNİ BİL!

Tarık suresinin, 5. ve 10. ayetleri, bütün insanlığı haddini bilmeye davet ediyor. Bütün insanlığa, gerçeği hatırlatıyor. İnsan, neden yaratıldığına bir baksın. O atılan bir sudan yaratıldı. O su bel ve göğüs kafesi arasından çıkar. Şüphesiz Allah, onu öldükten sonra, tekrar yaratmaya elbette Kadir’dir. Bütün sırların, ortaya dökülüp de insanın ne bir gücü, ne de yardımcısının bulunacağı gün, her şey ortaya çıkacak. يَوْمَ تُبْلَى السَّرَٓائِرُۙ O gün, yardıma çağırabileceği hiçbir acil ekip olmayacak insan için. Ama bugünkü dik başlılığı, bugünkü ayak sürtmesi, bugünkü Allah’a şu bu noktada, ortak koşma hastalıkları, başının belası olacak insanın. Mü’min insan, Allah’ın kuludur. Allah’ın kulu, iki sağlam bağla bağlıdır. Bir, yüzde yüz Allah’ın önünde, boynu büküktür ve sınırsız bir şekilde Allah’ı sevmektedir. Hem Allah’ı sever, hem Allah’ın sevdiğini sever. Allah, Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’i seviyordu diye onu sever. Kur’an Allah’ın sözüdür diye Kur’an’ı sever. Salih kulları, Allah seviyor diye onları sever. Çünkü o, Allah’ın kuludur. Kul, boynu büküktür ve aşıktır. Aşkı da, sözle değildir. Tavırlarıyladır, umuduyladır. Allah’ın sevgisinin doldurduğu bir yürekte, cennet umudu vardır. Peygamber Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem’in şefaatinin umudu vardır. Allah’ın affına dair, büyük bir umut vardır. Bir Mü’min’e, Allah’ın seni affetme ihtimali ne kadardır? dendiğinde, yüzde yüzdür der. Peki senin, cezanı çekmen günahlarının cezasını çekme ihtimalin ne kadardır? O da yüzde yüzdür der. Neden? Çünkü Mü’min, sevgisi ile bağlandığı Allah’a, o sevgiye layık olmayan bir iş yapma korkusuyla da bakar. Ortadaki denge de onu Allah’ın izni ve lutfu ile cennete koyar. Kardeşlerim, bunun için gerçekten Allah’ı seven, Allah’a kulluktan lezzet alan bir Mü’min, Allah’ı zikreden Mü’min’dir diyoruz. Hatalarından istiğfar eden mü’min’dir diyoruz. Haline şükreden Mü’min’dir diyoruz. Ve Mü’min iyi bilir ki, biz muhtaç olduğumuz için Allah’a kulluk ediyoruz. O haşa, bize muhtaç değil. Bütün insanlar, Allah’a asi olsalar, hiç kimse Allah’a, secde etmemiş olsa, Allah’ın bundan bir zararı yok ki. Bütün mahlukat, secdeye kapansa, insanlar hep secdede kalsalar, Allah’ın bundan bir kazancı, kârı yok ki. Biz bizim için secde ediyoruz, biz bizim için haramlardan, günahlardan kaçıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, günaha bulaştığımız kadar imanımız sallanmaya başlayacak. Ve günahlar bir gün mazallah, bizim imanımızı kökten giderebilecektir. O sebeple, haramlardan kaçıyoruz.

ERKEK ÇOCUK BEKLEYEN ANNE BABALAR İZLESİN!

Anne ve babaların, bu bahsettiğim, büyük projeye, bir çocuk doğurma projesine ters düşecekleri ilk nokta, çocuğun erkek çocuk mu, kız çocuk mu olduğunu ultrasonla öğrenmeleri ile başlar. Veren Allah olduktan sonra, doktora bak bakalım, bu kız mıdır, erkek midir sormaz bir Mü’min. Bir şey değişecek mi? Erkek olsa, kız olsa, ne fark edecek? Orada zafiyet başlıyor. Doktor kendisi söyledi. Sen merak etmeseydin söylemezdi. Doktor aslında müjde almak için bunu sana söylüyor, müjde oğlunuz olacak diyor. Hanım kardeşlerim, bu bir çocuk doğurup, doğurduğunu cennete göndererek kendisi de peşinden onun şefaati ile gidecek diye umut besleyen bütün hanım kardeşlerim, ilk muayeneye gittiğinizde, doktora tembih edin bana cinsiyetten söz etmeyin, Rabbim sağlıklı mı yarattı onu söyleyin. Aişe anamız, Radıyallahu Anha, Medine-i Münevvere’de çocuk doğduğu müjdesi verildiğinde filanca Mü’min’in çocuğu doğdu dediğinde, sağlam mı vücudu? Anası sağlıklı mı? diye sorarmış. Evet sağlam dendiğinde, Elhamdulillah! Elhamdulillah! der, kız mı erkek mi sormazmış özellikle. Çünkü ona, bu ümmetin çoğalacağı bir doğum müjdesi lazım. Bizim ağabey hazretlerine ise, oğlunun oğlu lazım. Allah’ın verdiği değil, onun beğendiği. Çünkü marketten alıyor ya. Zaten o çocuk yapmaya karar vermişlerdi ya en başta, kendileri üretiyorlar zaten. Hasbinallahu ve nimel vekil. Allah’a iman, Allah’a tevekkül, gaybı bilen Allah’ın bilgisine teslim olmak başka şey. Mü’min ana, Mü’min baba, cinsiyet tanımaz. Allah’ın emanetini tanır. Erkek, erkek. Kız, kız. Rabbimin emaneti dedikten sonra, Rabbimin, kaderine ben razı olduktan sonra, bu imtihanı kazanayım, ondan sonra, ister kız olsun, ister erkek olsun, ister bir kolu olsun, ister dört tane kolu olsun, ister kör doğsun, ister büyük gözlü doğsun. Kıvırcık saçlıymış, sarı saçlıymış, bana ne. Ben mi hesap yaptım? Ben mi boyasını döktüm de, eyvah fazla boya döktük çok koyu saçlı oldu bu diyeceğim? Ne verdiysen Ya Rabbi, hamden leke ya ya Allah! Bitti. Rabbim sana hamd ederim, sen ne verdin? Sakatsa sakat. Acaba Allah, özürlü bir çocuk verdikten sonra, o ananın sevabını, normal ana gibi mi tutuyor ki, merak edeceğim niye bana özürlü çocuk verdin diye? Sağlam çocuğu olanlar kıyamet günü yüzleri gülecek diye bir garanti mi var? Niye boşuna eziyet çekiyorum diyeceğim ben o zaman. Üç günlük dünyada kalmamı, arzu ediyorum ben, böyle hep burada kalacağım diye mi bir, kararım var ki, ahiret hesaplarımı altüst edecek kader itirazı yapayım ben.

ÇOCUĞUNA EL KALDIRAN ANNE BABALAR MUTLAKA İZLESİN!

Bir anne baba, 7 yaşında çocuğunu mesela, bir hocaefendiden Kur’an öğrenmek için götürürken, veya, ilköğretimde okusun diye götürürken, annesine, şu Allah’ın emanetini hazırla, götüreyim bugün okula veya medreseye diyorsa, diyebiliyorsa, ve okulda kayıt yaptırırken benim çocuğum çok özeldir. dikkatinizi çekerim diyebiliyorsa. Ama bu anlattığım anlamda çok özel. Hatta, eşler birbirleri hakkında, konuşurken, eşler çocuklarını değerlendirirken, bizim çocuğumuz çok özel hanım biliyorsun. Bize mahsus. Nüfus kağıdından önce levh-i mahfuzda kaydı vardı bu çocuğun. Bugünkü yaptığı yaramazlık listesini sayarken annesi, baba bu cevabı verebiliyorsa. Baba, sinirlenip, elini tersini çocuğa göstermeye çalışırken anne elini tutup, levh-i mahfuzdaki kayıtlarla oynuyorsun dikkat et! diyebiliyorsa, 950 sene Allah için kainatı santim santim dolaşan Nuh aleyhisselam, senin Allah’ın beni boğamaz diye, edepsizliğin zirvesine çıkmış çocuğuna bile yavrum diye bunun için hitab etmişti baba unutma bunu, diyebiliyorsa eş eşine. Çünkü, Nuh aleyhisselam iyi biliyordu ki, bu çocuk, özellikle Nuh’a emanet edilmişti. Nuh için özel yaratılmıştı. Terbiyesizliği ve Allah’a isyanı Kur’an ayetlerine intikal edecek kadar hırçın bir çocuk olmasına rağmen, bu sana özel, özel sana bu denmişti. Mendebur çocuk, evlatlıktan kovdum seni niye demedi Nuh Aleyhisselam? Lut Aleyhisselam niye bunu diyemedi? Evlatlıktan niye kovamadılar? Çünkü biliyorlardı ki, her çocuk özeldir. Ve bunun bir sonucu var kıyamet günü. Biz, daire alır gibi çocuk alamadık bu kainatta öyle birşey yok. Araba beğenir gibi çocuk beğenmedik. Allah’a kul olduğumuz için, kulluğumuzun sonucu gereği Allah kucağımıza çocuklar koydu. Onun için Mü’min baba ve anne şuna iman eder.. İman eder diyorum! Düşünür, beğenir, not tutar değil. İman iman. Amentü billahi ve melaiketihi ve kütübihi der gibi. Şuna iman eder; Her çocuk benim için bir imtihandır. Tıpkı sabah namazı her gün imtihan olarak karşıma çıktığı gibi. Her günün, sabah namazının toplamından kıyamet günü, şu kadar 1000 kere güneşin doğduğu gün yaşadın sen, o sınama namazlarının toplamına göre namazlı kul veya namazsız kul olarak dirileceksin diye düşündüğü gibi, her gün yatağından kaldırdığım çocuğumu, kucağıma aldığım bebeğimi, bu duyguyla karşılamam, tıpkı bir sabah namazı gibi, Allâh-u Teâlâ’nın beni imtihan ettiği bir imtihan konusu olarak gördüğüm zaman, melekler benim yardımımdadır. Nuh Aleyhisselam’a yardım ettikleri gibi.

Sevgi arttıkça imtihanın seviyesi de artıyor

Allah’ın bu kanunundan muaf bir insan yoktur. İlk insan Adem aleyhisselam, dünyaya gelmeden, bu imtihana muhatap oldu cennetteyken. Geldi, imtihanı bitmedi devam etti. İmtihanla öldü, imtihanla yaratıldı imtihanla öldü. Onun çocukları olarak, aynı imtihana biz de devam ediyoruz. Allah imtihandan muaf tutacak olsa yani seni imtihan etmeyeyim, diyecek olsaydı bir insana, herhalde bunu Peygamberlerine derdi. En çok sevdiği, Allah’ın beş kuludur, sevgili Peygamber Aleyhisselam Efendimiz, başta olmak üzere İbrahim aleyhisselam, Musa aleyhisselam, ve Nuh aleyhisselam, ve İsa aleyhisselam. Bu beş kulunu Allah, çok seviyor. Hepsinden çok da Muhammed aleyhisselam’ı seviyor. Şu beş kuluna bir dikkat ediniz. Biri, asıldı asılacak diye İsa aleyhisselam, güya asıldı asılacak meşakkatler ile yaşadı. Musa aleyhisselam çölde yapayalnız insanların arasında yapayalnız ölmek zorunda kaldı. Nuh aleyhisselam’ı konuşmaya gerek yok. İbrahim Aleyhisselam’a bak, Peygamber efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem’in dedesi. Bir bak, Kur’an çok açıkça diyor ki وَاِذِ ابْتَلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ رَبُّهُ بِكَلِمَاتٍ فَاَتَمَّهُنَّۜ İbrahim’i pek çok şeylerle imtihan ettik biz diyor. Hepsini kazandı İbrahim. En az 70 yaşındayken Allah kendi kendine sünnet etmesini emretti ona imtihan olarak. Bildiğimiz çocuklara yapılan sünnet. İmtihanlarından biriydi İbrahim Aleyhisselam’ın Ateşe atılmayı falan çok meşhur biliyoruz, o da bir imtihandı. Sevgili Peygamber Aleyhisselam Efendimizi konuşmaya gerek yok. Muafiyet, yani yok sen, sen hariç. Sen hariç bu dünyada var. Torpilin varsa sen hariç. Allah torpili olan kullarına sen daha fazla diyor. Torpil arttıkça, sevgi arttıkça, yani Allah daha çok sevdikçe daha çok imtihan, neden? Daha çok sevmek demek, daha yukarılara çıkmak demek. Daha yukarılara çıkmak için yakıtın daha fazla olacak. Motor kapasiten daha yüksek olacak o zaman. Daha yüksek kapasite daha çok yakıt demek, daha çok yakıt daha çok meşakkat demek. Bu beş kulu Allah’ın, en çok meşakkate düşen kullar. Çünkü en sevgili kulları. Bunların aralarındaki sevgi, Allah’ın sevgisindeki farklılık da meşakkatlerindeki farklılığı yansıtıyor. İsa Aleyhisselam’ı da Allah çok seviyor, ama, çok uzun zaman uğraşmadı ümmetiyle. Kısa bir dönem geçti gitti, Rabbine kavuştu. Peygamber Aleyhisselam Efendimiz’in meşakkati, tam 63 sene sürdü. Yetim doğdu, dedesi sahipleniyordu, dedesi gitti. Amcası sahipleniyordu, amcası gitti. Hanımı yanındaydı, hanımı gitti. Ümmetiyle derdi oldu. Düşmanlarıyla dert.. Bir gün rahat edemedi bu dünyada. Çünkü ebedi olarak Allah’ın misafiri olacağı cennette kalmanın bedeliydi bunlar.

ŞİRK NEDEN EN BÜYÜK TEHLİKEDİR

Aziz kardeşlerim, bir insan, ve Müslüman, ne kadar bu kulluk kelimesinden, haz duyuyorsa, Müslümanlığı o kadar iyidir. Müslümanlık, Allah’a kul olduğunun tadını almakla başlar. Bu tadı alamayan, gerçek bir Müslümanlık yaşayamaz. Tadamaz ondan birşey. Bu nedenle bizim, kelime-i şehadet söylerken, ben şahitlik ederim ki, derken Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem’i bile, Allah’ın, kulu olarak tanıttığımızdan başlayıp, kendimizi de, ben senin kulunum Allah’ım değişteki dudaklarımızdan çıkan ifadenin kalitesi, bunu söylerken duyduğumuz lezzet, biiznillahi teala cennet ırmaklarının kulaklarımızda yankılayan sesidir. Ben, Allah’ın, kuluyum. O, benim rabbim, ben onun kuluyum sözünü ne kadar samimi, ne kadar ciddi, ve ne kadar içten, heyecanlı söyleyebiliyorsan, o kadar sabah namazına ciddi kalkabilirsin. O kadar, faizden, zinadan, piyangodan, haramdan, kul hakkından, kaçabilirsin. Çünkü insandaki enerjinin adı, Allah’a kulluk hattından bağlanabiliyor olmaktır. Neden insanoğlunun işleyebileceği, en büyük cinayet, şirk cinayetidir? Yani Allah’a ortak koşmaktır. Çünkü şirk, yani Allah’a ortak koşmak ki bunu hep, mekkeli müşrikler, yapıyor, zannediyorduk. Halbuki, bütün çağlarda kıyamete kadar şirk vardır hep. Ve en büyük tehlikedir. Şirk neden en büyük tehlikedir? Çünkü, şirkte Allah’a kul olma itirafını, aşağıya çekme vardır. Allah’ın tek ve yegane yaratan, rızık veren, idare eden, kerem sahibi olan, lütuf sahibi olan, her şeyin mütebbiri, yan idare edicisi, olan bir Allah olduğu anlayışı, ben kulum, bütün insanlar da Allah’ın kullarıdırlar, bütün cinler, Allah’ın kullarıdırlar, her mahluk, Allah’ındır neticede gerçeğini ne kadar yüksekten kabullenirse Mü’min, o kadar imanı güçlü olur. Bu gerçek ne kadar darbe yerse, o kadar mü’min olma gerçeği de aşağıya düşmüş olur. Bunun için şirk en büyük günahtır. Neuzübillahi teala..

GÜNAHKARLAR CENNETE GİRECEK! UMUTSUZLAR GİREMEYECEK

18 yaşında bir delikanlı ne günah işlemiş olabilir ki… Ebu Cehil’e bile açılması muhtemel kapıları kendisi için kapalı görecek? Şeytan böyle istiyor. Boynu bükük, umutsuz müslüman istiyor. O yüzden, Allah yoktur diyene de kafir deniyor, haşa Allah’ın oğlu var kızı var diyene de kafir diyor Kur’an, Allah’ın rahmetinden umut kesene de kafir diyor. “Allah benim Allah’ımdır!” diyeceksin. “Allah benim Allah’ımdır! Bir varil içki içtiğim gün de umutla kapısında yalvaracağım, gözyaşı dökeceğim Benim Allah’ımdır… Birileriyle değil. Direkt ben, “Ya Rab!” diyerek çağıracağın bir Allahtır O! Esselamu aleyküm ve rahmetullahu ve berakatühü Güzel kardeşlerim birinci cümlem şudur: Hepimiz biliriz ki, Allah boş ve gereksiz bir iş yapmaz. Böyle bir şey hiç yapmadı Allah. En değerli tuttuğu mahluku olan insan da… hiçbir şekilde Allah’ın gereksiz işlerinden biri olmaz. Yani Allah içimizden veya şu dünyadan hiçbir insanı “Ne biliyim kalabalıkta yaratılmış işte!” diye yaratmadı. Hiçbirimiz dolgu malzemesi değiliz bu dünyada. En yaşlımızdan en gencimize kadar hepimiz cennet adayıyız. Cennet adayı olmak en değerli tutulacak konumda olmak demek. Dolayısıyla arkadaşlar içimizden herhangi birimiz özellikle genç kardeşlerime… …hitaben bunu söylüyorum. Bir tanemiz kendimizi cennet standartları dışında… gördüğümüz dakika …şeytanın avuçlarındayız demektir. Çünkü Allah’a göre biz, cennet için yaratıldık. Şeytan ise cehennemlik olmamızı istiyor. Allah’ın bize çizdiği yörünge; kumar oynasak da, zina işlesek de adam öldürsek de 40 yıl namaz kılmasak da Allah’ın bize planladığı yörünge; cennet yörüngesidir. Bunun için, katil olan kullarına bile… …sarhoş olan kullarına bile… …hangi cinayeti işlerse işlesin bütün kullarına… “Ey kendilerine zulmeden kullarım! Benden umudunuzu kesmeyin” diye hitap ediyor. Onun için biz bu dünyada geçen sene filan haramı işleyip kötü müslüman olduğumuza takılıp kalmayız. Ya nereye takılıp kalırız? Allah’ın bize planladığı yeri biz kendimiz için uygun bulmamaya takılıp kalırız. O yüzden, ‘Allah yoktur’ diyene de kafir deniyor, haşa Allah’ın oğlu var kızı var diyene de kafir diyor Kur’an. Allah’ın rahmetinden umut kesene de kafir diyor. Kur’an ayeti bu. İman etseydi Ebu Cehil’e bile cennetin kapısını açacak mıydı Allah ? Açacaktı. Nitekim oğlu peygamber öldürmek isteyen adam İkrime, cennetin kapısını açtı mı ona Allah? Açtı. Kaç gavur yetişti Ebu Cehil’in eline su dökecek bu dünyada! 18 yaşında bir delikanlı… …ne günah işlemiş olabilir ki? Ebu Cehil’e bile açılması muhtemel kapıları kendisi için kapalı görecek. Eğer içimizde Allah’ın sıfatlarını “Say bakalım!” dediğimizde pek çoğumuz Allah’ın sıfatlarını sayıyor… …ki sayar… imanın şartlarını say dediğimizde sayıyor ve sayar ise sonra da “Kardeşlerim! ‘Ben bu gece ölürsem cennetteyim sabahleyin’ diyen ayağa kalksın.” dediğimde kimse kalkmıyorsa …”Bu bilginin içinde Gafur, Rahim olan Allah nerede?” derim ben. Hani Allah’a iman ediyorduk? Say Esma-i Hüsna’sını derken Allah’ın herkes sayıyor çocuklar bile sayıyor. “Umudun var mı Allah’ın cennetine girmeye?” deyince… …boyun bükülüyorsa yanlış rol oynuyoruz. Şeytan böyle istiyor. Boynu bükük, umutsuz müslüman istiyor. Halbuki biz cehenneme de adayız. Cennete de adayız. Cehennemden ödümüz patladığı kadar, Cennetle mutlu yatar mutlu kalkarız. Böyle bir ümmetiz biz. Allah böyle istiyor. Asık suratlı, boynu bükük, umutsuz müslüman; Peygamber (s.a.v)’in yetiştirdiği müslüman değildir. Öyle bir Müslüman terörist de olur, kendi camisini de bombalar, namazı da bırakır yarın, zina da işler…Umudu yok ki! Ölmüş eşek kurttan korkmazmış ya öyle olur o artık. Onun için kardeşlerim, evli olan kardeşlerime özellikle. Aman çocuklarınıza bu aşıyı yapın diye söylüyorum. Benim genç kardeşlerime de bundan sonra hayatınızı böyle yaşayın diye söylüyorum. “Allah benim Allah’ımdır!” diyeceksin, bu kadar. Allah benim Allah’ımdır! “Bir varil içki içtiğim gün de… umutla kapısında yalvaracağım, …gözyaşı dökeceğim benim Allah’ımdır!” Birileriyle değil, direkt ben. “Ya Rab!” diyerek çağıracağın bir Allah’tır O! Genç kardeşlerime ve bütün müminlere diyorum ki, bakınız su yerine içki tüketmiş yani içkiyi su gibi kullanmış bir nesil olan sahabinin önceki dönemi neslini hiç kimse yakalayamaz. Alkolden şimdi korkuyor insanlar. Fazla içersen siroz olursun diye. Onlar böyle bi korku taşımıyorlardı. Kolay kolay onların cahiliye dönemi günü kadar tüketemez kimse o melaneti. Bir kere ‘Sen benim Rabbimsin Allah’ım!’ dediler. “Evet, ben senin Rabbinim” sözünü kulaklarıyla duydular. Kıyamete kadar gerçek budur. Güzel kardeşlerim! Siz Ümmet-i Muhammed’in çocuğu olun! Ümmetten başkasıyla ilgilenmeyin. Toplayan olun, dağıtan olmayın. Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyuruyor ki; Bir müslüman öldüğünde… 4 mümin 1,2,3,4… 1000 falan değil ha, sadece böyle 1,2,3,4 mümin…. onun cenazesine gidip ‘Ya Rabbi, biz bunu iyi insan biliyorduk iyi mümin biliyorduk.’ …derlerse, öyle kabul eder Allah. Onu buyuruyor. Bu ne demek arkadaşlar? Bu ne demek? Birbirimiz hakkında “Sen önce hangi kızla dolaşmıştın?” “Sen daha önce hangi siteye girmiştin?” Biz birbirimizin bu tip ayıplarıyla uğraşmak için mümin olmadık. Birbirimizin güzel şahitleri olmak için yaratıldık. İslamiyet böyle bir din. Birbirimize hayırda, güzellikte, teşvikte destek olacağız. Bugün Müslümanlar olarak siz de görüyorsunuz ki: Birbirimizin frekans farklılıklarıyla bile uğraşarak enerjimizi bitiriyoruz. Mesela “Filanca hoca efendiden Kur’an okuyorsun sen.” Yahu Allah’ın kitabını okuyorsun. Öbür Müslüman sana diyorsa: “Oraya gitme, o adam filancalardan..” E Kur’an benden ama. Bu Kur’an Allah’ın kitabı. Gavurlara bile rahmet oluyor, filan hoca okutunca o Kur’an olmuyor… Böyle şey olur mu? Bir yerde Allah deniyor, “Onların yöntemi yanlış!” Allah demenin yanlışı doğrusu olur mu ya? Evet ben oraya gitmiyorumdur. Ben başka yerde okuyorum. Herkes bir şehirdeki bir okulda okumak zorunda değil ki! Diploması aynı olsun hangi okulda okursan oku. Müslümanlığımız kimsenin tekelinde değil. Din Allah’ın! Allah da benim Allah’ım! Bu şuurla devam ediniz. Sakalınız olmasa da… Geçen sene bir sabah namazı kaçırıp bugün onu kaza etmiş olsanız bile… Maa’zAllah geçmişinizde alkol bulunmuş olsa bile… Geçmişinizde filan haram bulunmuş olsa bile… …Allah’ın tertemiz mümin kullarısınız. Sizin içindir Cennet. Eğer Allah, “Baştan sona kadar… …tertemiz Ebu Bekir olanlar gibi cennete gelecekler. Başka türlü kimseyi almıyorum.” deseydi Cennet 5-10 kişiyi ancak alırdı. Ama nice kulları Allah’ın, çoook berbat bir geçmişten… …Cennete gidecekler. Bakışları bu olduğu için, böyle düşündükleri için. Kardeşlerim, ya Allah’ın sözüne, müjdesine inanıp cennete gideceğiz ya şeytanın aldatmalarına, tuzaklarına aldanıp Maa’zAllah onun peşinden gideceğiz. Geceniz mübarek olsun…Sözüm bitti. Allah’a emanet olun. Selamün aleyküm Cemaat: Aleyküm selam.


İngilizce

What could an 18-year-old man have sinned … Why do they think that Allah never forgive them even that paths likely obvious the open to Abu Jahl? The devil wants this situation, the devil wants muslims to be unhappy and hopeless. Therefore, those who say that there is no Allah are called infidels. The Quran says infidels to those who say that Allah has a son or a daughter. It says unbelievers to those who does not hope for Allah’s mercy. You must say “Allah is my creater without beginning or the end!” “Allah is my creater without beginning or the end!” In the day that I having a drink, The person I will trust with hope and tear to his mercy is my Allah. You can’t treat like you always do with someone. Directly me., “Ya Rab!” He is an only creator that you will call like that in everytime! As-Salaam-Alaikum ve Rahmetullahi ve Berakatuh. (That means, “Peace be unto you.) My nice brothers, my first sentence is this: We all know that, Allah does not do unreasoning and anything unnecessary. Allah never did such a thing. Allah who has the most valuable creature is by no means one of the unnecessary works of Allah. Allah who has the most valuable creature is by no means one of the unnecessary works of Allah. so, Allah did not create no one in the world because of it calls “How can I know? It was just created unnecessary!” because of it calls “How can I know? It was just created unnecessary!” None of us are not as filling materials in this world. We are all candidates for paradise, from our oldest to the youngest. Desiring for paradise means being in the most valuable position. Thereby, brothers I am telling this to any of us, especially to our younger brothers. I am telling this to any of us, especially to our younger brothers. If one of us thinks that he does not worth of paradise in a minute If one of us thinks that he does not worth of paradise in a minute and that means we follow the devils path. Because, according to Allah, we were created for heaven. The devil wants us to be in hell. The predestinition that we must to follow drawn by Allah; whether if we gamble, commit fornication, kill a man or not pray for 40 years the destiny that Allah planned for us is the path of heaven. For that, even his murdered servants, even his drunken servants, whatever murder they committed, he address “O my servants who tyrannized over themselves! “Don’t give up on my mercy.” For this reason, we in this world do not think that things we sinned and so we are bad muslims. For this reason, we in this world do not think that things we sinned and so we are bad muslims. For this reason, we in this world do not think that things we sinned and so we are bad muslims. so What is the thing that we always think? We often think the place that Allah has planned for us does not to worth. We often think the place that Allah has planned for us does not to worth. Therefore, those who say ‘There is no creator’ are called infidels, The Quran says infidels to those who say that Allah has a son or a daughter. The Quran says infidels to those who say that Allah has a son or a daughter. It says unbelievers to those who does not hope for Allah’s mercy. This is one of the ayaat in Quran. if Abu Jahl had faith, would not Allah forgive? Allah would. As a matter of fact, did Allah forgive İkrime who’s son wanted to kill prophet? As a matter of fact, did Allah forgive İkrime who’s son wanted to kill prophet? Allah did. How many infidels have grown in this world that will be ahead of Abu Jahl! What sin could an 18-year-old boy have committed? What sin could an 18-year-old boy have committed? Why do they think that Allah never forgive them even that paths likely obvious the open to Abu Jahl? When someone said “You counts attributes of Allah.” If one of us counts attributes of Allah When someone said “You counts attributes of Allah.” If one of us counts attributes of Allah When someone said “You counts attributes of Allah.” If one of us counts attributes of Allah and I think everyone could this and when we said “say The six articles of the Islamic faith” and if it could and then When I said “Brothers! ‘the person who says if I die tonight, I will be in heaven in the morning ‘ have to stand up right now, whether nobody does not stand up, “Where is Gafur or merciful Allah, in this case?” I say. Does not we believe in God? when we said “Say 99 beatiful names of Allah.” everybody can counts, even children can. when we said “Say 99 beatiful names of Allah.” everybody can counts, even children can. “Do you have any hope to go in Allah’s paradise?” When we asked; if we blush, we are playing the wrong role. “Do you have any hope to go in Allah’s paradise?” When we asked; if we blush, we are playing the wrong role. The devil wants this. It wants muslims to be hopeless and unhappy. However, we are aspirants for hell. for heaven, too. we are afraid of hell, At the same time, we are hopeful and happy for heaven. We are ummah like this. Allah wants that. A sulky, sorrowful, hopeless muslim; It is not a Muslim raised by the Prophet (pbuh). It is not a Muslim raised by the Prophet (pbuh). Such a Muslim would be a terrorist, bombs its own mosque, leaves the prayer tomorrow, also fornicate… No hope! dead mice feel no cold. Therefore, my brothers and sisters, especially the married ones, I’m telling your kids to give this vaccine. I tell my young brothers to live your life like this from now on. I tell my young brothers to live your life like this from now on. “Allah is my creater without beginning or the end!” you say, that’s it. Allah is my creater without beginning or the end! In the day that I having a drink, The person I will trust with hope and tear to his mercy is my Allah. The person I will trust with hope and tear to his mercy is my Allah. You can’t treat like you always do with someone. Directly me. “Ya Rab!” He is an only creator that you will call like that in everytime! I speak to my young brothers and all the believers that no one can come to the fore the generation of the previous period of the the companions of the Prophet Muhammed, who have consumed drinks like water. So, they used to drink as much as drinking water. that no one can come to the fore the generation of the previous period of the the companions of the Prophet Muhammed who have consumed drinks like water. So, they used to drink as much as drinking water. that no one can come to the fore the generation of the previous period of the the companions of the Prophet Muhammed, who have consumed drinks like water. So, they used to drink as much as drinking water. People are afraid of alcohol now. because of if you drink too much, you will have cirrhosis. They had no such fear. No one can easily consume alcohol as much as in the day of their age of Ignorance. Once, ‘You are my Rab(Lord), my Allah!’ they said. They heard the word “Yes, I am your Lord” with their ears. They heard the word “Yes, I am your Lord” with their ears. This is truth until the day of judgement. Nice brothers! follow the Ummah of Prophet Muhammad! Do not interested in anyone except Ummah. Be a peacemaker, don’t be a mischief-maker. Our Prophet (pbuh) says that; When a muslim dies… if 4 muslims; 1,2,3,4… not 100 muslims, only 1, 2, 3, 4 mu’mins(muslims) go to his funeral and pray like ‘Ya Rab, we know this a good person, we know he is a good believer. ‘, Allah accept like that. He commands this. What does that mean bros? What is that meaning? “Which girl did you hang out with first?”, “Which site did you commit theft before?” We did not believe in Allah because of dealing with things that they did such shame. We were created to be tremendous witnesses of each other and to notice that beauty. Islam is this kind of a religion. We will support each other in goodness, beauty and encouragement. Today, as Muslims, you can see that we end our energy by dealing with each other’s embarresment. For example, “You are reading the Quran from the group of master.” You are reading the holy book of Allah. If the other Muslim says to you: “Don’t go there, from that group of fools.” but we read the same book bro. This is the last and real book of Allah. Even Quran have mercy on the non-muslims, and when somebody teaches it, there is no Qur’an. Even Quran have mercy on the non-muslims, and when somebody teaches it, there is no Qur’an. Is it possible? In somewhere people pray to Allah, and you “Their method is wrong!” Is it possible to say wrongly or properly Allah? Yes, I do not prefer them. I participate in elsewhere. Not everyone has to study at only a school in a city! Get the same certificate no matter which school you study at. Our Islam is not monopolized by anyone. The religion belongs to Allah! “Allah is my creater without beginning or the end!” Continue with this consciousness. Even if you don’t have a beard … Even if you missed a morning prayer last year and prayed instead of it today … Maa’zAllah even if you drank alcohol in the past … Even if you have fornicated in your past … … you are the immaculate(not perfect) believers of Allah. Heaven is for you. If Allah said, “They will come to heaven like those who are perfect like Abu Bakr from beginning to end. I do not take anyone else.” If Allah said, “They will come to heaven like those who are perfect like Abu Bakr from beginning to end. I do not take anyone else.” If Allah said, “They will come to heaven like those who are perfect like Abu Bakr from beginning to end. I do not take anyone else.” Heaven would only take 5-10 people. But many of his servants from a very terrible past … will go to the heaven. Because this is their opinion, because they think so. Because this is their opinion, because they think so. My brothers, we will either believe in Allah’s word and gospel and go to heaven, or we will go to hell by after being deceived by the devil’s deceit and traps. Maa’zAllah. May your night be blessed… My speech is over. Allah bless you and keep you safe. EsSalamu Alaikum Congregation(audience): Ve Alaikum EsSalam


Fransızca

Quel péché un garçon de 18 ans aurait pu commettre… pour voir les portes fermées pour lui, alors qu’elles sont susceptibles de s’ouvrir même à Abu Jahl ? C’est ce que veut Satan. Il veut un musulman triste et désespéré. C’est pourquoi, ceux qui disent qu’Allah n’existe pas sont appelés mécréants (Kafir) Loin de là, ceux qui disent qu’Allah a un fils ou une fille sont aussi appelés mécreants dans le Coran, Ceux qui désespèrent de la Miséricorde d’Allah sont aussi appelés mécréants. Tu dois dire: “Allah est mon Allah (mon Dieu)!” “Allah est mon Dieu!” Le jour où j’aurais bu un tonneau d’alcool je vais implorer son pardon avec espoir, je vais pleurer Mon Allah… Pas avec d’autres. Moi directement (sans intermédiaire) C’est un Dieu que tu vas appeler en disant “Ya Rab! (Ô Seigneur!)” Asselamou aleykoum ve rahmetullahou ve berakatuhu Mes chers frères et soeurs, ma première phrase est la suivante: Nous savons tous que… Allah ne fait rien de vide et d’inutile. Allah n’a jamais fait quelque chose de telle. L’Homme, qu’Il considère comme Sa créature la plus précieuse… …n’est en aucun cas une des œuvres inutiles d’Allah. Ainsi, Allah n’a créé aucun être humain, que ce soit parmi nous ou ailleurs dans le monde en Se disant “qu’en sais-je, untel a été sûrement créé … …dans le chahut” Aucun de nous n’est un matériel de remplissage dans ce monde. Du plus âgé au plus jeune, nous sommes tous candidats au paradis. Être candidat au paradis signifie Être dans la position (statut) la plus précieuse. Alors les amis Je dis ça à chacun d’entre nous… et en particulier à mes jeunes frères et sœurs. Si l’un parmi nous remarque qu’il n’est pas aux normes… du paradis, cela signifie qu’il est entre les mains de Satan (le diable). Parce que selon Allah, nous avons été créé pour le paradis. Mais Satan veut que nous peuplions l’enfer. La trajectoire qu’Allah nous a tracé, même si nous jouons aux jeux d’argent, même si nous commettons l’adultère, même si nous tuons une personne, même si nous ne prions pas pendant 40 ans, Le chemin qu’Allah planifie pour nous nous mène au paradis. C’est pourquoi, Allah s’adresse aussi Ses serviteurs qui ont tué, …à Ses serviteurs qui sont ivres… … quel que soit le meurtre qu’ils commettent à tous Ses serviteurs: “Ô serviteurs qui se persécutent! Ne perdez pas espoir (de Ma Miséricorde)” C’est pour cela que dans ce monde, nous ne nous attardons pas sur le fait d’avoir commis tel péché l’an dernier et nous n’en concluons pas que nous sommes de mauvais musulmans. Mais sur quoi nous attardons nous alors? Nous nous attardons sur le fait que nous ne méritons pas… …l’endroit (le paradis) qu’Allah nous a planifié C’est pourquoi, ceux qui disent qu’Allah n’existe pas sont appelés mécréants (Kafir) Loin de là, ceux qui disent qu’Allah a un fils ou une fille sont aussi appelés mécreants dans le Coran, ceux qui désespèrent de la Miséricorde d’Allah sont aussi appelés mécréants. C’est le verset du Coran Allah ouvrirait-il même la porte du paradis à Abu Jahl s’il avait la foi? Oui (Il lui ouvrirait). En effet, Ikrim (prénom), cet homme dont le fils a essayé de tuer un prophète Allah ne lui a-t-il pas ouvert la porte du paradis? Il lui a ouvert. Combien de mécréants ont grandi dans ce monde, des mécréants qui dépasseraient Abu Jahl! Un jeune homme de 18 ans… Qu’a-t-il pu commettre comme péché? pour voir les portes fermées pour lui, alors qu’elles sont susceptibles de s’ouvrir même à Abu Jahl ? Si nous disons: “Voyons voir, qui parmi nous… …connait les attributs d’Allah? Cite-les” Bon nombre d’entre nous les citerait …nous les réciterions… Si nous demandons de citer les conditions de la foi, s’il les cite et qu’il peut les citer… Et que par la suite nous disions: “Mes frères et soeurs! Celui qui affirme: “Si je meurs ce soir, j’irais au paradis” Qu’il se lève/montre” Si je dis ça et que personne ne se lève… Je dirais alors : “Où est, dans la connsaissance que vous avez, Allah qui est Gaffour (Pardonneur), Rahim (MIséricordieux)? N’avions nous pas la foi en Allah? Lorsque nous demandons de citer l’Asma-ul Housna (les noms d’Allah) tout le monde les citent, même les enfants. Mais lorsque nous demandons “Avez-vous espoir pour rentrer dans le paradis d’Allah?”… …si nous désespérons et nous nous attristons, c’est que nous nous trompons dans notre rôle. C’est ainsi que veut Satan. Il (Satan) veut un musulman triste et désespéré. Alors que nous sommes candidat à l’enfer. Nous sommes aussi candidat au paradis. Nous avons autant peur de l’enfer que… …nous sommes heureux pour le paradis Nous sommes ainsi comme Oummah. C’est ce que veux Allah. Le musulman grincheux, triste, désespéré n’est pas le musulman que le Prophète (s.a.w.) a élevé. Ce genre de musulman peut tantôt être un terroriste, il peut tantôt bombarder sa propre mosquée, il peut aussi arrêter la prière le lendemain, il peut aussi commettre l’adultère… il n’a pas d’espoir! Comme on dit, l’âne qui est mort n’a plus peur du loup (proverbe turc) Mes frères et soeurs, surtout ceux qui sont mariés, apprenez bien cela à vos enfants. C’est pour ça que je vous le dis. Je le dis aussi pour que mes frères et soeurs plus jeunes… … vivez votre vie de cette manière. Vous devez dire “Allah est mon Allah (mon DIeu)!” C’est tout. Allah est mon Dieu! “Même le jour où j’aurais bu un tonneau d’alcool… je vais supplier à Sa porte avec espoir, … je vais pleurer, c’est mon Allah!” Pas avec d’autres, moi directement. “Ya Rab (Ô Seigneur)!” C’est ainsi que tu t’adresse à ton Allah! Je dis à tout mes frères et soeurs, et à tous les mu’mins (croyants): Regardez cette génération qui a bu de l’alcool à la place de l’eau ce que je veux dire, c’est que cette génération a consommé l’alcool comme s’il buvait de l’eau c’est la génération avant les compagnons dont je vous parle Personne ne peut les rattraper dans cette habitude. De nos jours, les gens ont peur de l’alcool. Parce qu’en boire beaucoup induit une cirrhose. Ceux d’avant ne craignaient pas cela (la cirrhose). Aujourd’hui, personne n’oserait consommer cette boisson maudite autant que ces ignorants. Déjà, ils ont dit: “Ô Allah, tu es mon Seigneur!” Et en réponse à cela, ils ont éntendu “Oui, je suis ton Seigneur” de leurs propres oreilles. Ceci est la vérité jusquà l’apocalypse (Al-Qiyama). Mes chers frères et soeurs! Soyez les enfants de la Oummah (communauté) de Mohammmed ! Préoccupez-vous que de la Oummah. Soyez ceux qui réunissent, pas ceux qui dispersent. Notre Prophète (s.a.w) indique que … …lorsqu’un musulman meurt… 4 musulmans 1, 2, 3, et 4… Pas 1000 non, seulement 1,2, 3, 4 mu’mins (croyants)… si 4 mu’mins vont à son enterrement et disent: “Ya Rabbi, nous savons que c’était une bonne personne, que c’était un bon mu’min” … s’ils disent cela, alors Allah le reconnait. Il l’admet ainsi. Que signifie cela les amis? Qu’est ce que cela signifie? Nous ne sommes pas croyants pour demander : “Avec quelle fille es-tu sorti pour la première fois?” “Sur que site (internet) es-tu allé auparavant?” Nous ne sommes pas devenus mu’mins pour nous préoccuper des erreurs de ce style de nos semblables. Nous avons été créé pour être des bons témoins pour nos semblables. L’islam est une telle religion. Nous nous soutiendrons mutuellement dans la bonté, la beauté et l’encouragement. Aujourd’hui, en tant que musulmans, vous pouvez voir que nous finissons notre énergie en traitant les différences de fréquence des uns et des autres. Par exemple : “TOi tu lis le Coran de tel Imam” Hey!! Tu lis le Coran d’Allah. Si un autre musulman te dis: “Ne vas pas là-bas, cet homme est de telle communauté (islamique)…” Dis lui: MAIS le Coran est de moi ! Le Coran est le livre d’Allah. Il (le Coran) est une miséricorde même pour les mécréants, mais si c’est tel imam qui le lit… … ce n’est plus le Coran…Est-ce que cela est possible/acceptable? On invoque Allah à un certain endroit, “Leur façon d’invoquer est mauvaise/fausse!” Est-ce qu’il peut exister une mauvaise façon ou une meilleur façon d’invoquer Allah? Bien sûr, je n’y vais pas. Je lis (le Coran) ailleurs. Tout le monde ne peut pas étudier dans une même ville dans une même école! Tant que le diplôme est le même, peu importe l’école. Notre Islam/religion n’est monopolisé par personne. La religion est celle d’Allah. Et Allah est mon Allah/Dieu ! Continuez avec cette conscience. Même si vous n’avez pas de barbe… (= même si vos paroles ne sont pas reconnues autour de vous) Même si vous avez râté la prière du matin (Sobh) l’année dernière et que vous la rattrapez qu’aujourd’hui… Maa’zAllah (Qu’Allah bénisse), même si vous avez déjà consommé de l’alcool dans votre passé… Même si tel ou tel péché a été commis dans votre passé… …vous êtes les croyants immaculés d’Allah. Le paradis est pour vous. Si Allah avait dit: “Seules les personnes immaculées du début à la fin, comme Abu Bakr, iront au paradis; Autrement, Je ne laisse rentrer personne” Le paradis serait peuplé seulement de 5-10 personnes. Mais plusieurs serviteurs d’Allah, malgré leur passé trèèès misérable, …iront au paradis. Parce qu’ils le pensent, parce qu’ils y croient. Mes frères et soeurs, Soit nous croirons en la parole, la promesse d’Allah et nous irons au paradis… Soit, Maa’zAllah (qu’Allah bénisse), nous serons trompés et piégés par Satan et nous le suivrons (en enfer). Que votre nuit soit bénie… Ma parole s’est terminée. Qu’Allah vous préserve. Assalamou aleykoum La communauté: Wa alaykoum salam.

MAŞALLAH DİYEN KAFİR OLUR AMA NE ZAMAN?

Kardeşlerim, biz bugün, inşallah deme kültürü diye bir kültür edinmiş olsak, yüzde yüz dindarlaşma anlamına gelen bir iş yapmış oluruz. Mesela birimize, – Güzel kardeşim, sen dün inşallah demiştin bu işi yapmak için hatırlıyor musun? – Evet dedim. – Niye bugün yapmadın? – Niye inşallah dediğin halde yapmadın? – E inşallah, ben yani, olursa manasına dedim. Vahim bir durum. Vallahi billahi diye yemin ederken de, bu ağırlık var ortada. Vallahi ne demek? Benim kefilim Allah olsun demek. Kimi kefil tuttun dikkat et ya. Kimi kefil tutuyorsun? Ve bir nokta daha, vallahi, billahi, inşallah, maşallah gibi biiznillah gibi, Allah’ın kefil gösterildiği, şahit tutulduğu, adının ipotek malzemesi olarak kullanıldığı, cümleler, haram olduğu bilinen işlerde yapılırsa, bu, Allah ile bağlantı kesilmesi anlamına gelir. Yani dinden çıkma anlamına gelir. Neuzübillah! Bir Müslüman, faizli bir anlaşmaya imza atarken, memur diyor ki: abi taksitleri gününde öde yoksa biliyorsun diyor. Yani banka hemen hacizi gönderir kredi aldın çünkü. İnşallah inşallah öderiz. Neuzübillah! Faiz kebair günahtandı, faize Allah’ın adını bilerek, kastederek, alet etmek, dini faizle beraber bankada bırakmak demektir. Öyle bir şey söylenir mi. Bu evi nasıl aldın? bu arabayı nasıl aldın sorusuna, ya bizde para yoktu gittik bankadan aldık işte kredi verdi aldı maşallah ya ne demek maşallah? Allah diledi de oldu ne güzel bereketli oldu demek. Maşallah. Böyle bir şey söylenir mi? En çirkin, en büyük kebair günahlardan, Allah ile, savaşmak demek olan günahlardan birisi faizdir. Ona maşallah çekilirmi ya? E ben maşallah’ın ne demek olduğunu bilmiyorum. yav Allah’ın adının geçtiği şeyin ne demek olduğunu bilmez mi Müslüman? Allah ne demek bilmiyor musun ya? Necasette bu kullanılır mı? Necasette. Mübarek bir isim kullanılır mı? Necaset bu. Çirkin, haramların işlendiği bir düğüne maşallah denir mi? Şarkı, türkü, rezil, müstehcen şeylerin uluorta kullanıldığı bir sünnet düğününde, maşallah denmesi ne demek bunu bunu ne kadar büyük bir söz bu ya. Ne kadar çirkin bir söz bu. Çirkinliğin onayı Allah’tan alınabilir mi? Maşallah o demek. E herkes söylüyor. 7 milyar insanın, 6 milyarı kafir. O zaman herkes öyle gidiyor diye o tarafa gitmek de iyi bişey olsun. Biz insanız. Elhamdülillah Müslümanız. Herkese göre değil, Allah’a göre yaşarız. Allah’a göre yaşayacağız. Ki Müslümanlığımızın bir anlamı olacak. Burada kardeşlerim, bir cümlecik bu. Maşallah. İnşallah. Ne kadar kolay da söyleniyor. Bu arsa satma cümlesi değil yalnız. Tembelliğimizi, kılıflandırma, çanaklandırma cümlesi değildir. – Çalışacaksın tamam mı? – İnşallah inşallah. Ne demek, ne demek istiyor inşallah? Yapacağı bir işe kimse inşallah demiyor. Yapması muhtemel, hoşuna giderse yapacak, ona böyle bir çanak tutuyor inşallah’la.

GÜYA MUTLUYUZ. KANDIRMAYALIM KENDİMİZİ…

Bundan 100 sene önce, 100 kilo buğday veren, 1 dönümlük yer şimdi, bir ton veriyor oldu. 50 kilo kiraz yetişir yetişmez denen ağaçtan, 50 kasa, kiraz çıkabiliyor. İnsanoğlu, araba, tekerlek, motor kelimesini bile, bilmezken şimdi, uzaya, uzayın derinliklerine keyif için yolculuk yapabiliyor. İnsanoğlu harçlık diye bir kavram, yani beş kuruş on kuruş cebimde harçlığım bulunsun, dediği günlerden çocukların bile maaşa bağlanabildiği bir zamana geldik. Haramlar, helal gibi oldu desem, yerinde olmaz, helalden daha cazip oldu. Bu dünyanın, bu şekilde kendisini sunması, Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem Efendimizin, haber verdiği şeylerdendir. Size, fakirlikten korkmuyorum, dünyanın yeşilliği ve güzellikleri ile size açılmasından korkuyorum buyurmuştu. Sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz. O gerçekleşti. Keşke dünyanın bu büyük açılımı, daha iyi kulluk, daha güzel insanlık, ve daha üstün bir Müslümanlık yaşama nedenimiz olsaydı. Çünkü dünyayı da yaratan Allah, bizi dünyanın nimetlerinden istifade etmek için yaratan da, Allah’tır. Dünya esasen haram değil. Ama açılınca, ölçülerini kaybeden insanlar, onu harama dönüştürüyorlar. Ne yazık ki. Daha iyi insanlık, daha iyi Müslümanlık, oluşturacağı yerde bu dünyanın açılımı, bizi Müslümanlığımızda da, insanlığımızda da, adım adım geri çekti. Ve kötülükler, eşi benzeri görülmez şekilde çoğaldı. İnsan katliamı, böcek katliamından daha ucuz hale geldi. Fitneler başını aldı gitti. Müslüman ve İslam, garip hale geldi. Hatta, camiler bile minareleri binalardan yüksek olduğu halde, şehirlerin garip yuvalarına döndü. Müslümanlık, camide bile konuşulursa sıkıntı oluşturur hale geldi. Müslüman olduğunu vehmeden insanlarda bile, Allah’ın kitabındaki bazı ayetler bu zamana uygun mu değil mi oldu. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem Efendimizin çoluk çocuk tarafından bile, hadislerine dil uzatılabilir oldu. Müslüman, Allah rızası için bir iş yaptığı zaman, bir genç kendisini Allah’a ve Peygamberine ve şeriatına adadığı zaman, aşırı gitmiş, bir örgüte kaymış olarak kabul edilebildi. Allah’ın hakimiyeti diye bir söz, sadece mezarlıklarda geçerli bir söz oldu. Toprağın altında, söz sahibi olan Allah ama madenlerine değil, ölülerinde söz sahibi olan Allah. Haşa, diye anlaşıldı. Bütün bu tabloyu insanoğlunun ve Müslümanlığın geldiği bu garip, itilmiş, sanki yok gibi, hatta zararlıymış gibi, algılanan bu tabloyu değerlendirdiğimizde, gözümüzde başka bir tablo canlanıyor. O tablo da Nuh Aleyhisselam’ın oğlu ile yaptığı son konuşmadır. O, tufan başladığında, Nuh aleyhisselam oğluna demişti ki: لَا عَاصِمَ الْيَوْمَ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِ اِلَّا مَنْ رَحِمَۚ Yavrum, tufan başladı, bugün Allah’ın koruduğundan başka korunacak kimse yoktur. Gel iman et bu gemiye gir dediğinde, سَاٰو۪ٓي اِلٰى جَبَلٍ يَعْصِمُن۪ي مِنَ الْمَٓاءِۜ diye cevap verdi. Ben, tepeye yüksek bir yere çıkarım, su beni boğamaz, korur beni tepeler, dedi. Yüksek kayaların, Allah’ın, tufanından, azabından koruyabileceğini zannetti. Zavallı çocuk. İşte şimdi, لَا عَاصِمَ الْيَوْمَ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِ Allah’ın bu kıyamete yakın belası, fitnesi, azabı, ismini ne dersek diyelim, dünyanın açılımı, fitnelerin çoğalması, nimetlerin başımıza bela olması, insanlığın erimesi, İslamiyet’in garip kalması, adına ne dersek diyelim. Bütün bunlarda, لَا عَاصِمَ الْيَوْمَ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِ Allah’a sığınmaktan başka hiçbir çarenin kalmadığı bir andayız. O zaman Nuh Aleyhisselam’ın zamanı su ile tufan olmuştum. Yani su, insanlığı, boğmuş, dünya denize dönmüş idi. Bugün, aynı şekilde, internet, medya, sosyal medya, ve ekonomi, ticaret merkezleri aynı mantıklı, ama şekli değişik tufan’a döndü. Büyük bir tufan yaşıyor insanlık. İnsanlar, doğurdukları çocukların geleceğinden endişe ediyorlar, o çocukların onları kendilerini de dünya hayatında dahi helak etmesinden endişe ediyorlar. Bir endişe, bir korku, bir stres, bütünü içerisinde güya, huzurlu, mutlu, hayatlar yaşıyoruz. Kendi kendimizi, aldatmaktan başka hiçbir ismi olmasa gerek bunun..

EVET KORKUYORUZ VE DAHA ÇOK KORKACAĞIZ! TÂ Kİ..

Aziz kardeşlerim. Bu tufandan, kurtulmanın tek çaresi, yani bu dünyanın, avuçlarımızın içine sığacak kadar, cebimize girecek kadar, masamıza konacak kadar küçük, ve şirin hale gelmesi, eşlerimizle aramıza girmesi, çocuklarımızla aramıza girmesi, arkadaş kardeşlerimizle aramıza girmesi, işimize gücümüze bu dünyanın bu şekilde müdahale etmesi, bütün bunlara karşı tek çare, Allah’ın, korumuş olmasıdır. اِلَّا مَا رَحِمَ رَبّ۪يۜ Ancak rabbim kimi korursa, o korunmuş olacaktır. Demek ki, bir kere, şu kıyamete doğru gidişimizi, gözlerimizle görüyoruz. Hiç kimse kıyamete çok asırlar var, diyemiyor. Diyemez. Kafirler bile herhalde dünyanın sonu geldi, diyorlar artık. Müslümanlar, zaten böyle inanıyorduk. Elhamdülillah. Ama, bir de biz, kıyamete yakın fitnelerin, belaların, musibetlerin, sıkıntıların, streslerin, yoğun olduğu bir zamana geldiğimize göre bundan elli sene öncesine göre, ondan da yüz sene öncesine göre ondan da iki yüz sene öncesine göre, kademeli bir şekilde yükselen bir ateş bulutunun altındayız. Yani her geçen sene, bir önceki seneden, daha büyük dertler, daha büyük korkular getiriyor. Bizim de madem Müslümanız, Allah’a sığınma, oranımız elli sene öncesine göre, daha fazla olmalı, yüz sene öncesine göre, çok daha fazla olmalı, iki yüz sene öncesine göre, haydi haydi çok daha fazla olmalı. Madem dışarıdaki soğuk arttı, benim ısıtıcının ayarını, bir tık yükseltmem lazım. Dışarıda yirmi dereceydi, ben yirmi dereceye göre ısı ayarı yapmıştım. Onbeş’e düştü, ayarı yükselteceğim yoksa üşürüm. On dereceye düştü, bir tık daha yükselteceğim, beş dereceye düştü, ben üç tık yükseltmek zorundayım. Üşürüm yoksa. Bizim müslümanlığımız, takvamız, Allah’a yakınlığımız, eğer elli sene önceki hayata göre internetin olmadığı, sosyal medyanın olmadığı, çocukların ana babalarına isyanı devlet garantisinde göremedikleri bir zamana göre, aynı Müslümanlığı yaşarsak biz daha takva, daha yakın, daha samimi, daha ihlaslı, bir Müslümanlık yaşayamazsak, elli sene önce, üşümeyenler gibi olamayız, biz üşürüz. Çünkü kıyamete doğru gidiyoruz, kıyamete doğru giderken, fitnelerin, belaların, sıkıntıların, dertlerin, korkuların, dozajı artıyor. Ben, Allah’a yakınlığımı, aynı düzeyde tutamam. Soğuk çoğaldı, ısıyı çoğaltmam lazım. Eskiden belki beş vakit namaz yeterdi, şimdi ona ilave yapmak lazım. Eskiden 3 sahife Kur’an okumak bir günde yeterdi, beş sahife yapmak lazım, on sahife yapmak lazım. Aksi takdirde, aksi takdirde, kazandığımızı zannederken kaybederiz. Allah muhafaza buyursun.