Ölüm acısı nasıl bir şey?

Allah’a yemin ederim ki, ölüm meleğini görmek; bakın daha ruh alınmamış, ölüm meleğini görmek 100 tane kılıç darbesinden daha şiddetlidir. Bakın bu görmekten bahsediyor, Muhammed Aleyhisselam. Sadece ölüm meleğini görmek… Müminler bu kılıç darbelerini, bu acıyı, bu ölüm acısını bütün damarlarında hissederler. Kafirlerden bahsetmiyor, müminlerden bahsediyor. İman etmiş ama günahı fazla, günahı sevabından fazla. Buna fasık denir. Büyük günahkar demektir. Normal bir müminin günahı, sevabından fazla gelemez. Çünkü sevaplara 10 yazılıyor, günahlara 1 yazılıyor. Kur’an’la sabit. Ancak büyük günah işlemesi lazım, günahın sevabı geçmesi için. Bu da akıllı bir adam işi değil. Bu yüzden Efendimiz Aleyhisselam buyuruyor ki: “Günahları sevaplarına galip gelenlere yazıklar olsun!” Burada on on birikiyor, burada bir bir birikiyor. Mahşere bir gidiyorsun, kitap bir açılıyor; günah, sevaptan fazla… Bu tüccar ahmak bir tüccar. Bu dükkana zarar ettirme ihtimalimiz çok az. Ancak büyük ahmaklıklar yapmamız lazım kardeşler. Efendimiz Aleyhisselam diyor ki: “Sadece Azrail’in suretini görmek 100 tane kılıç darbesinden daha şiddetli bir acı verir.” Azrail Aleyhisselam da 2 surette gelir kardeşler, dikkatli olun. 1- Yumuşak ve güzel bir suretle. İbrahim Aleyhisselam dedi ki: “Ya Rabbi, bana Azrail’i gösterir misin?” “Ey İbrahim” dedi Allah-u Teala; “Dayanamazsın!” Tefsirde okudum bunu. İbrahim aleyhisselam dedi ki: ” İmanımın daha kuvvetli olmasını istiyorum, Ya Rabbi ben biliyorum can alıcı meleğin kim olduğunu ama yakini olarak şahit olmak istiyorum.” Tıpkı “Bir ölüyü nasıl diriltiyorsun?” diye Allah’a sorduğu gibi, bunu da istedi. Allah-u Teala Hazretleri, Azrail Aleyhisselamı ona gönderdi; çok güzel bir erkek suretinde gönderdi. Bir gördü Azrail Aleyhisselamı, aşık oldu. Her insana böyle görünecekse ne kadar güzel bir şey bu Allah’ım, korkutucu insan değil ki bu. “Ya İbrahim!” dedi, Azrail Aleyhisselam. “Arkanı dön!” Şekil değiştirecek, meleklerde şekil değiştirme vardır, tıpkı cinler gibi… İbrahim Aleyhisselam arkasını dönünce Azrail Aleyhisselam suret değiştirdi. “Şimdi bana dön.” dedi. Bir döndü İbrahim Aleyhisselam; suretini, yüzünü bir gördü, hemen orada bayıldı. Peygamber demek; imanı en kuvvetli olan insan demek kardeşler. İmanı en kuvvetli olmasına rağmen meleğin suretini görüyor ve o anda bayılıyor. Artık sen kendin hesap et! Ayılınca, normal suretinde bir Peygambere göründüğü suretinde görününce, Azrail Aleyhisselam Allah’ın Peygamberi İbrahim Aleyhisselam’a şöyle dedi, “selam üstüne olsun.” Dedi ki: “Ey İbrahim! Sana gösterdiğim ikinci suretim; fasıkların ve kafirlerin yüzüne göründüğüm suretimdir. Bu sureti gören kim varsa şehadet getiremez. Korkar ve kilitlenir. Söyleyeceği kelimeleri o anda söyleyemez. Diğer suretim ise; samimi, salih müminlere gösterdiğim suretimdir. Bunlar, o ölümün acısını hissetmezler. Çok güzel bir erkek sureti görüyor gibi, keyiflenirler. Muhammed Aleyhisselam boşuna mı söyledi? “Bir şehit, öldürülmenin acısını ancak bir pirenin ısırması kadar hisseder.” Pire… Kardeşler, bir pirenin ısırması… “Bir şehit, ölümün acısını ancak bir pirenin ısırması kadar hisseder.” diyor, Efendimiz Aleyhisselam. Resulullah Aleyhisselam başka bir hadisinde; “Ahirete giden bir insan, ahirete gittiğinde, öldüğünde buraya dönmek isteyen kimse yoktur. Herkes orada kalmak ister. Orada hesap verir, orada çok küçük bir Allah’ın nimetini almış olsa bile asla buraya dönmek istemez.” Verdiği temsile bakın; “Bütün dünya mülkünü ona vermiş olsalar bile.” Bütün dünya mülkünü… Ancak bir kişi vardır ki onlar geri dönmek ister. Kimdir onlar? Şehitler… Kardeşler, sadece şehitler dönmek ister. Neden? Allah, bana bu ahirette şehit olduğum için o kadar güzel nimetler verdi ki tekrar dönmek istiyorum, tekrar Allah için, vatanım için, bayrağım için çarpışmak istiyorum. Savaşmak istiyorum. İşte bu. Bunun dışında kimse geri dönmek istemez.

Tebliğ et!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir