SİZİ SEVİYOR MU? ( BİR AŞK HİKAYESİ )

Benim elim, madem Güneş’e yetmiyor, madem Samanyolu galaksisinin içerisindeki 400 milyar yıldıza yetmiyor, madem geceye yetmiyor, madem gündüze yetmiyor, madem kalbime yetmiyor, ve 3 yıllık bir ilişki sonrası etrafımda gördüm ki, kime gittiysem, hiç kimsenin eli benim kalbime yetişmedi. Ve en son, ne oldu? Allah’a firar etmeye karar verdim. Neye binaen? Allah’ın kudretini anladım. Nereden anladım? Geceye kimin eli yetiyorsa, gündüze kimin eli yetiyorsa, güneşe kimin eli yetiyorsa, Bütün bu kainattaki atom tarlalarındaki atomlara kimin eli yetiyorsa, ve bütün bu mevcudatı kim düzenliyorsa, benim kalbime de, sadece ve sadece O’nun eli yeter. Ve O isterse, bu kâinatı Kuddüs ismiyle temizlediği gibi, benim kalbime Kuddüs ismiyle öyle bir tecelli eder, geçmişimi hatırlayamam. Ve tertemiz olurum. Ve O isterse, Settar ismiyle, benim geçmiş kusurumu, günahlarımı, ve geçmiş yaşantımın üzerini öyle güzel bir örter ki, neden? Çünkü O’ndan başka hiç kimsenin eli benim kalbime yetişemez. O yüzden Allah (C.C.) der ki: “Kimi benden çok seversen, onu senden alırım. Onsuz yapamam deme. Ben onsuz da yaşatırım.” Onsuz da yaşatırım. Ve mevsim geçer, gölge veren ağaçların dalları kurur, sabır taşar, ve الله bir كُنْ فَيَكُونُ ile sonsuz bir âhiret hayatının kapısını sana açar. Nasıl yapacağız? Allah’a firar edeceğiz. Allah’a firar etmeden, kalbini bağladığın evleri, arabaları, kızları, yatları, katları, sahiplendiğin şu kâinatı, gönlünden çıkarmadan o cerrahi operasyonu yapamazsın. Allah’a firar etmek lazım. Çünkü sadece ve sadece, O’nun eli bizim kalbimize yetişiyor. O yüzen, Ya Baki, Entel Baki! Yalnız sensin. Masiva fanidir. Fani olan elbette baki bir muhabbete ezeli ve ebedi bir aşka ve ebed için yaratılmış bir kalbin alakasına medar olamaz!

Tebliğ et

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir