Ebu Hanzala’ya nasihat!

Hidayet mesajı okuyayım. Hem gidelim kardeşler. Yasin kardeşim sabote mi ediyorsun sohbetimi ya? 🙂 Problemin nedir kardeşim ya? 🙂 “Rüyamın anlamına bakarken karşıma çıktınız hocam.” “Önce tıklamadım.” YouTube’a giriyorsun… Biliyorsunuz YouTube’da her kanalda, her mesele var. Bu da neye girmiş bu kardeşimiz? Rüyasının anlamına bakmak için girmiş. Bizim rüya sohbetimize denk gelmiş. Bakmış şöyle tipimize… “Önce tıklamadım.” “Cübbeli’yi dinledim.” Cübbeli Ahmet Hoca’yı söylüyor. “Çünkü herkes sizi kötülediğinden dolayı korktum.” Sübhanallah, beni kim kötülüyor ya? Kardeşim, bizi şu beş sınıftan başkası kötülemez: Bir, Mealciler. Muhammed bize hitap etmiyor, biz sadece Kur’an mealine, hocamızın yazdığı Kur’an mealine bakarız, diyen reformistler. Bunlar bizi kötüler. İki, Vehhabi Seleficiler, DAEŞ’çiler. Bunlar bizi kötüler. Üç, Şia. Kur’an eksiktir diyen, sahabilere kâfir diyen, on sahabi hariç binlerce sahabenin hepsi münafıktır, kâfirdir diyen Şia, bana düşmandır. Dört, Fetöcüler. Bunlar bana düşmandır. Çünkü biz 2010 yıllarında bunlara reddiye yapmaya başladık. Yahudi, Hristiyanlar cennete girecek dediği anda biz şüphelendik. Burada ciddi problem var, Kur’an’ın bir kısmını reddetme var, Muhammed Aleyhisselama yalancı deme, var olduğundan dolayı biz reddiye yapmaya başladık. Oradan itibaren bize kafayı taktılar. Fetöcüler bize düşmandır. Dört tane düşman. Beş, komünistler, ateistler, faşistler. Bunlar bize düşmandır. Bunlardan başka, Ehli Sünnet olan bütün Müslümanlar bizi sever. Dostlarımızın sayısı çok fazla, düşmanlarımızın sayısı azdır. Ama devamlı surette plan kuruyorlar. Herhâlde bu düşmanlar dediği bunlardan bir tanesidir. Vehhabiler mesela benim hakkımda video yapmışlar iki üç tane video yapmışlar. Müşrik hoca, laik hoca, demokratik hoca gibi video yapmışlar. Allah Teâlâ aldı bunların hocasını, hapse attı. Ve daha dünyadayken öyle bir rezillik verdi ki bunların hocasına… Bunların hocası ne dedi? Bu ülkede memur olan, bu ülkede askere giden, bu ülkede vergi veren ne kadar insan varsa hepsi müşriktir, hepsi kâfirdir. Yetmiş milyonun tamamına kâfir dedi. Allah ne yaptı? “Avukat olursan kâfirsin, hâkim olursan kâfirsin, polis olursan, asker olursan kâfirsin, ehliyet alırsan kâfirsin…” dedi bunların hocaları. Allah ne yaptı? Allah bir adamın helakini dilerse daha dünyada rezil eder. Bu adam, gitti hapse girmemek için avukat tuttu. Oğlum sen demiyor musun avukat kâfir, avukat müşrik? Avukata vekâlet verdiğin zaman kâfir olursun fetvasını sen verdin mi vermedin mi Vehhabi? Verdin. Daeşliler benim kardeşim dedin mi demedin mi? Dedin. Kerem Hoca müşrik, kâfir; Daeşliler senin kardeşin he. Dünyada Müslüman kesmekten, Yahudi ve Hristiyan’a hizmet etmekten başka, tek hiçbir gayesi yok. DAEŞ… Amerika’nın ve Yahudilerin, İngilizlerin yarattığı yeni bir Frankenstein. DAEŞ… Bunlar senin kardeşin; Biz, kelleyi koltuğa almışız 20 senedir İslam’ı anlatıyoruz, nasıl insanları cehennemden kurtarırız bunun planını yapıyoruz, ben müşrik. Allah, adamı daha dünyada rezil eder, yerin dibine sokar. Gitti avukata para verdi, “müşrik avukat kardeş beni kurtarır mısın?” dedi. Kurtarabildi mi? Kurtaramadı. Cezaevinde. Allah Teâlâ hidayet nasip etsin. Beddua etmiyorum. Onlar bize küfrediyor, biz onlara hidayet diliyoruz, hidayet duası yapıyoruz. Onlar bize lanet okuyor, biz onlara hidayet duası yapıyoruz. Allah Teâlâ bu kardeşime, bidat ehli olmasına rağmen Müslümandır, kardeşimdir, Orada, o dört duvar arasında hidayet nasip etsin. (Âmin) Şu kalbindeki Müslümanlara olan düşmanlığı, ümmet-i Muhammed’e olan düşmanlığı gidersin. (Âmin) Kinini yok etsin. (Âmin) Tekrardan on dört asırlık ana caddeye, ehlisünnet ve’l-cemaate döndürsün. (Âmin) Yahudi’nin, Hristiyan’ın kölesi olmaktan kurtarsın bu kardeşlerimizi. (Âmin) Kardeşim, biz sizin kurtulmasını istiyoruz ya. Fena mı olur o üç tanrıcılara köle olmaktan kurtulup da, Allah ve Resulüne itaat etmeniz, fena mı olur. Safları sıklaştırırız, gücümüz, kuvvetimiz artar. Ama üç tanrıcılarda para var, üç tanrıcılarda güç var. “Onlar bizi destekliyor, yerlerimizi tutmamız için kiralarımızı üç tanrıcılar veriyor.” diyorsunuz, onları destekliyorsunuz, bize kâfir diyorsunuz. Bunlar bize düşmandır. Bize, Ehli Sünnet olan kimse düşman olmaz. Bütün cemaatlerden hayır dua alıyorum. Bizim derviş kardeşlerden daha fazla etrafımdaki insanlar, sohbetlerimi izleyen insanlar bana dua ediyor. Allah hepsinden razı olsun. (Âmin) “Herkes sizi kötülediğinden dolayı korktum fakat sonra devamlı ve devamlı karşıma çıktığınız için videolarınızı izlemeye başladım.” Zorlen, zorlen… 🙂 Benim videolar devamlı çıkıyor orada karşısına. “Ya kim bu ya, tamam be…” en sonunda tıklamış bir tane. Zaten tıklayış, o tıklayış. Beni bir kere tıklarsan, daha bırakamazsın canım. Kardeş ne diyor? “En sonunda tıkladım hocam.” diyor. Sübhanallah. “Dini videolar izlediğim için konuşmalarınız çok akıllıca. Zaten örnekleriniz de harika. Allah sizden razı olsun hocam. Sizden öğrendiğim her bilgiyi aileme anlatıyorum. Çok memnun kaldım. Allah sizden razı olsun.” Kardeşim Allah senden razı olsun. Bak, şimdi bu kardeş önce bir toparlanmış, bir şekil değişimi olmuş, İslamiyeti yaşamaya başlamış, orada kalmamış artık bir davetçi… Ben halife olmak istiyorum diyor. Allah’ın, Rasulünün ve Kur’an’ın yeryüzündeki halifesi olmak istiyorum diyor. İslam davetçisi… Efendimiz Aleyhisselam buyurdu: “İslam davetçisi Allah’ın, Peygamberin ve Kur’an’ın yeryüzündeki halifesidir.” İşte sana halife olmak için bir yol. Öğrendiğin her şeyi komşuna anlat, arkadaşına anlat, pes oynadığın arkadaşına anlat, işe beraber gittiğin dostuna anlat, eve git hanımına anlat… Kapat o diziyi televizyondaki; tak kumandayı al, diziyi kapat. Hızlı bir şekilde, hızlı bir el hareketiyle pilleri çıkart. Tık tık tık. “Hay Allah ya bak pillerde… Neyse kapatalım” de. Bir numara yap ya, her şeyi ben mi öğreteceğim ya. Kapat o televizyonu, öğrendiğin meseleleri anlat. Anlattığın zaman sen Allah’ın ve Resulünün yeryüzündeki halifesi olursun. Bu kardeş de ne yapmış? Sadece öğrenmekle kalmıyor, öğrendiğim her şeyi diyor aileme anlatıyorum. “Recep bak, bugün şöyle öğrendim, hoca böyle anlattı falan dur şu videoyu izleyelim ya.” Oyun videosu izleyeceğine arkadaşına bizim videoları seyrettiriyor. Bu sefer o da bağımlı oluyor. İslam ilimleri öyle bir şeydir ki, öyle bir bağımlılık yapar ki bunun sonu yok. Devamlı daha fazlasını istersin. Dur şu kitabı da okuyayım, dur bu sohbeti de seyredeyim, dur şu bilgiden eksiğim, bunda da kendimi geliştireyim. Hep daha ileriye gidersin. Biz sekiz yaşında bu ilimleri okumaya başladık. Ve okudukça, öğrendikçe cahilliğimiz daha fazla arttı. Anladık ki biz olayın daha içine dahi girememişiz. İslam ilimleri çok derin bir okyanus, bize Allah’ın verdiği bir damla. Yirmi senedir ben o bir damlayı anlatıyorum, daha hâlâ bitiremedim, ikinci damlaya geçemedim. O kadar, o kadar derin bir damla ki, daha hâlâ o damlayı anlatıyorum. Ve her sohbetimde başka başkadır. Hep başka ayetleri anlatırım, hep başka hadis-i şerifleri zikrederim ve bitmez. Allah’ın ilmi; denizlerin tamamı mürekkep olsa, ağaçların tamamı kalem olsa Allah’ın ilmini yazarak bitirecek değildir. Mevlâ Teâlâ Hazretleri ibret almayı, idrak etmeyi, anlamayı bize nasip etsin. (Âmin) Âmin ya Muin. Aranan hazinenin yolunu gösterdim sana, belki sen kavuşursun biz varamadıksa da. Kardeşler, ben buna karşılık bir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak beni yaratana aittir. Velhamdülillahi Rabb’il âlemîn el-Fâtiha.

Darbe başarılı olsaydı, asılacak 4 Hoca?

Ne olacaktı peki? Binlerce, binlerce insan öldürülecekti. Kardeşim arabada gelirken bana diyor ki: “Hocam bundan daha ileri gidemezler herhâlde.” diyor. “Kardeşim bu ilk adım. Eğer başarılı olsalardı sen o zaman katliamı görecektin o zaman.” dedim. Hemen ne olacağını size söyleyeyim. Üç ayrı dalga hâlinde asılmalar başlayacak, asılmalar. Önce numaradan yargılamalar… İlk grupta kim yargılanacak? Reis-i cumhur, başbakan, bakanlar, milletvekilleri yargılanacak. Bazı üzerilerine polemikler uydurulacak. Hepsi şu kadar zengin, şu kadar parayı kaçırmaya çalışıyorlardı… Tıpkı Abdülhamid gibi, tıpkı Adnan Menderes gibi. Ne dediler Adnan Menderes’e? Bir uçak dolusu altınla beraber kaçarken yakalandı. Uçak dolusu altın… Yalan at, izi kalsın. İftirayı salla, izi kalsın. Astılar. Koca başbakanı astılar. Bu adamlar hakkında da ilk dalgada, bir sürü yalan uyduracaklardı, teker teker asacaklardı. İkinci dalga kim? Gazeteciler. Kim paralelcilere giydirdiyse, kim paralel hakkında ağır konuştuysa, planlarını deşifre ettiyse, nasıl mağdur olduğunu anlattıysa dar ağacında sallandıracaklar. Hapishanelere götürülecekler, işkence çektirilecekler, faili meçhuller olacak, binlerce faili meçhul. Alacaklar, götürecekler, Kerem hoca yok. Aylardan beri Kerem hoca piyasada yok. “Uçtu, uçtu. Evliya oldu, uçtu o.” diyecekler. Nerede bu? Ya asit kuyusu ya öldürülmüş ya parçalanmış ya kıyma makinesine konulmuş… İş bitmiş. Bu ikinci dalga. Bir ülkeyi yönetenler, ikinci dalga gazeteciler, üçüncü dalga hocalar, din adamları. Din adamlarının bu millet üzerinde etkisi büyüktür. En önce alacakları dört tane hocanın ismini veriyorum. Bak, bu benim kişisel tahminim. Kağıtlarda, gazetelerde çıkar mı çıkmaz mı bilmiyorum. Şimdi, yavaş yavaş belgeler çıkacak. Paralelcilere ve diyalogculara, bu ülkede en çok reddiye yapan dört tane hoca: Ebubekir Sifil, İhsan Şenocak, Cübbeli Ahmet, Kerem Önder. Bak, bu dört tane hoca, kafa hocalardır. En çok paralelcilere, diyalogculara kim reddiye yapar bu ülkede? YouTube videolarına bakın. Paralel, diyalog yazın bu dört tane adam çıkar. En önde bunlar çıkar. Kelleyi koltuğa alan adamlar. Bunlar takla… Bizi artık ziyarete gelirdiniz orada. Gelirken de biraz irmik helvası, biraz kestane getirirdiniz bize kardeşler. Biz de orada, işte arada keyif yapardık. Namazlarımızı kılacağız, orada diğer hocalarla oturacağız, sohbet yapacağız falan… Öldürülseydik ne olurdu? Şehit olurduk. Biz gece gündüz ne için dua ediyoruz kardeşler? Şehitlik için dua ediyoruz. Allah bize nasip etsin.(Âmin) Âmin. Âmin.

Cübbeli Ahmet Hoca kumpası çöktü! – FETÖ tuzakları başlarına döndü!

Altı aylık bebeğini Facebook’tan sattı. Bu Facebook ne işlere yarıyor, görüyor musunuz? Bak! Facebook hem melek olabilir, hem şeytan olabilir kullanan kardeşler. İslam’a davet edersen insanları, o facebook melek olur. Yapan kişi bir ateist olabilir. Facebook’u kuran kişi Yahudi’ymiş önceden, sonra tövbe ettim diyor Yahudiliğe, ateist oldum diyor 🙂 Baktım nerede bir felaket varsa, nerede bir zulüm varsa, Yahudi var. Bıraktım diyor Yahudiliği. Dine inanmayı bıraktım, ateist oldum diyor Facebook’u yapan kişi. Şimdi, bu Facebook’u iki şekilde de kullanabilirsin. Ya kadın kız peşinde koşturmak için kullanırsın. Ya ateist sayfalarını geliştirmek için kullanırsın, insanları dinsiz yaparsın, cehenneme sürüklersin. Yahut da insanları İslam’a sevk edersin. Olay Bolivya’da geçiyor. Bu adamlar ise neyde kullanıyor. İnsan ticaretinde. Bebek yapmışlar, bakmak istemiyor ve onu satıyor para karşılığında. Bolivya’da Facebook ilanıyla altı aylık bebeğini sattığı tespit edilen anne ile bebeği satın alan kadın tutuklandı. Facebookta durum güncellemesi var ya üst tarafta. Biz ne yazıyoruz oraya? Bu akşam Kerem Hocanın sohbeti vardır, saat bilmem dokuzda. Durum güncellemesi… Bu ne yazmış durum güncellemesine? “Altı ay önce bir tane çocuk doğurdum, paraya ihtiyacım var, satmak istiyorum. Alacak kişiler bana özelden mesaj atsın.” Facebook durum güncellemesi… Beyin bitmiş. Bolivya’da facebook üzerinden, bebek alım satımı yapan iki kadının tutuklandığı bildirildi. Yetkililer altı aylık kız bebeğini sosyal medya ilanıyla 250 dolara… 250 dolar! 2500 falan değil ha! Çocuğu 250 dolara satmış. 250 dolara satan anne ile, bu bebeği satın alan iki kadının, insan kaçakçılığı suçundan tutuklandıklarını belirtti. Bak! Satana ceza var, satın alan da ceza aldı. İkisini de tutukluyor. Sen biliyorsun bunun suç olduğunu, çocuk sahibi olamıyorsan normal yöntemlerle, gidersin devlete başvurursun diyor. Bakım yurtlarından bir tane çocuğu evlat edinebilirsin. İslamiyet’te yoktur ama diğer batıl dinlerde vardır. Evlat edinebilirsin. Bu şekilde satın alamazsın diyor. Santa Cruz’un çocuk koruma yetkilisi Rosie Valencia: Bebeğini satın alan 18 yaşındaki kadının, bebeği; kendisini terk eden adama karşı, koz olarak kullandığını söyledi. Bebeği satan ne diyor? Bu bebeği benden satın alan kadın, bir adamla ilişkiye girmiş. Bir dönem ilişkisini sürdürmüş sonra adam demiş ki ben senden ayrılıyorum. Kadın da buna demiş ki, benim senden çocuğum var benden ayrılamazsın. E çocuk yok. Çocuğu nereden almış? 250 dolara bu kadından almış. Komplo, komplo, komplo… İnsan ticareti komploları… Şimdi, ehl-i sünnet hocamız, Ahmet hoca ne oldu? İnsan ticaretinden dolayı -insan ticareti değil düzeltiyorum- fuhuş için kadın ticaretinden dolayı paralel örgüt tarafından bir sene hapis yattı. Ne oldu mahkemenin sonucu? Allah’a hamd olsun beraat etmiş. Geçen hafta kardeşlerim haberini verdiler. Ehl-i sünnete kurulan bir komplo… Ehl-i sünnetten bir hocanın üzerine, herhangi bir hocanın üzerine bir yafta bir iftira atıldığını zaman bu iftira kime atılmış olur? Bütün ehl-i sünnete, ümmetin yüzde doksanına. Bu iftira atıldıktan sonra ülkemizdeki mezhepsizler, reformistler, vehhabi selefiler, şiiler ne dediler? Ne kadar sarıklı cübbeli hoca varsa, hepsi p… dır. İşte bakın davayı görüyor musunuz dediler. Üstüne atılan dava var. Kadın ticaretinden dolayı bu adam bir sene yattı. Sonuç ne oldu? Hakimlerin hepsi içeride. Hakimler bir değişiyor, bir bakıyorlar delillerin hepsi uydurma, hepsi kurgu. E peki, bu yatılmış bir sene ne olacak? Ahirete kaldı. Ahirete kaldı. Allah zulmetmez. Allah, haksızlık etmez. Burada belki bu zulmü işleyenler bu şantaj montajlar bu resimleri, bu videoları montajlayanlar kurtulabilir. Bu şebekenin bir çoğu, bu yaptığı işten sıyrılabilir. Sıyrılamayacağı bir yer var. Mahşer günü… Mahşer günü bunun hesabını verecekler. Elhamdülillah. Hocamız beraatını almış. Parelelciler de yavaş yavaş, bu şantaj montajları yapan paralelciler, yavaş yavaş içeriye tıkılmaya devam ediyor. Benzer bir tehdidi, bir sene önce almıştım. Tehdidi yapan kişi şöyle demişti. Fake bir hesaptan bana mesaj yolladı. Dikkat et! yakında senin de kasetin çıkmasın hoca. Diye, bana mesaj yollamıştı. Bir sene yada bir buçuk sene önce. Ben de buna bir cevap yazdım. Benim ne kasetim çıkacak ki? Benim bulsanız bulsanız ‘Oğluyla pes oynarken yakalandı.’ Anca bu kasetimi bulursunuz dedim. Oradan da size malzeme çıkmaz. Bir buçuk sene oldu hala malzeme çıkartamadılar. Demek ki bir malzeme çıkmadı bu Arnavut’tan. Hala uğraşıyorlar. Bundan sonra çıkartma ihtimalleri de düşük. Bizim gibi kurcaladıkları sohbetlerine baktıkları hayatlarını inceledikleri yüzlerce hoca var. Ufak bir açık bulurlarsa hemen şantaj montaj, birleştirme, yapma etme…. Kadın ticareti… Bak bak! hocaya attıkları iftiraya bak. Normal bir iftira da değil. Fuhuş için kadın ticareti. Kadınlar ne hocayı görmüş, ne hoca kadınları tanıyor. Kimsenin birbirinden haberi yok. Ama hoca fuhuşçu. Hoca kim? Nakşibendi, Ehl-i sünnet, Hanefi mezhebine mensup, Maturidi akidesinde. Haa, Ne demek bu? Ülkemizdeki Müslümanların yüzde doksan beşi, yüzde sekseni Hanefi Maturidi. Büyük kısmı tarikatçı, tarikatçıların da büyük kısmı Nakşibendi’dir. Nakşibendilerin tamamı böyledir işte! Bu imajı ve bu algıyı vermek… Tuzakları başlarına döndü. Allah ne kadar tuzak kuran varsa, tuzaklarını başlarına çevirsin. Amin. Mevla Teala diyor ki: “Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır. Onların tuzakları varsa, Allah’ın da tuzağı vardır.” Döndü mü tuzakları başlarına? Döndü elhamdülillah. Döndü elhamdülillah. Bunların da suçu ne? İnsan ticareti. Valencia; adamın polisi araması üzerine, kadınların gözaltına alındıkları ifade etti. Bu şantaja uğrayan adam polisi arıyor, iki tane kadın gözaltına alınıyor. Yetkililer, bebeğini satan 32 yaşındaki kadının, bebeğin doğum masraflarını karşılamak için bu yola başvurduğunu açıkladı. Bebek senin evinde mi ? Evinde. Demek ki, doğum masrafı olayı palavra. Hastaneden almışsın çocuğu. Ama suçu hafifletmek için ne yapıyor? Doğum masrafları için sattım diyor. Başka bir amacım gayem yoktu diyor. Asıl amacı gayesi şantaj yapıp, adamı tekrar kendisine bağlamak.

Mahmut Efendi Hazretleri Fethullah Gülen İçin Ne Dedi?

Şimdi Efendi Hazretleri’ne ben dedim ki; Burası önemli! Böyle istirhatteydi. Bilmiyorum yanında kimse var mıydı, yok muydu? Onu tam hatırlamıyorum. Sanki.. çok kalabalıkta kimse olmadığını biliyorum ama. Dedim Efendi Hazretleri.. Bu Muhammedurrasulullah işte demeyenlere merhamet edelim, Yahudi, Hristiyan cennete girecek gibi işlerde bu Fetullah hocanın fetvaları var, bazı konuşmaları var, işte buna ima ediyor. Adamları, gazeteleri, vesaire böyle bir durum var. Ama evvelce de hakikatten Hacı Salih Efendi Hazretleri’nden, diğer ulamadan, evliyadan görüşmeleri var, okumuşlukları var, talebelikleri var. Bunlara karşı biz dedim ne anlayacağız? Bunu hani.. korkudan mı yapıyor? Tehdit altında mı, zorla mı, rehin mi, nedir anlamadık dedim yani, Efendi Hazretleri bizzat şu kulaklarımla duydum; Şahit ister mi bana? (hayır) Yalan konuşur muyum? (hayır) Bizzat şu kulaklarımla duydum. Şeytan insanı, saptırabilir dedi. Hiç yumuşak bir tabir değil bu. Şeytan, insanı saptırabilir. Hocalık da para etmez, hacılık da para etmez, ilim de sökmez, dolayısıyla en büyük alim iblis. Efendi Hazretleri bana şeytan insanı saptırabilir dedi. Bunu da beyan edelim ki Efendi Hazretlerinin eski sözleri şu andaki yeni sözüymüş gibi ne yapılmasın? ortaya atılıp da insanlar saptırılmaya çalışılmasın. Bundan dolayı şu anda durum ortadadır. Millete bu silahı çeken ve milleti bu şekilde katliama uğratmak için emir veren, fetva veren bir insanı şeytanın saptırdığı aşikârdır. Biz artık bundan öte bir şey diyecek halimiz kalmamış ancak Allah’ım kalplerimizi kaydırmaya Ya Rabbi! (amin) Allah’ım bizi hidayete erdirdikten sonra Ya Rabbi! maddi menfaat için, mertebe için, itibar için, para için.. hangi hırsla, tutsak olarak, korkutularak, şantaj ile, tehdit ile.. hangi surette olursa olsun, bizi yolunda sabit eyle Ya Rabbi! (amin) Kalplerimizi kaydırma Ya Rabbi! (amin) tarafından rahmetini bahşeyle Ya Rabbi! (amin) Vehhab sensin Allah’ım (Celle Celalüke). Korkuyorum, ödüm kopuyor, tiril tiril titriyorum. Bu kadar sene vaaz edip, ağlayıp, ağlatan bir insan şimdi gelip millete silahı çekin, herkesi öldürün, tarayın nasıl der? Buna benim aklım duruyor, mantığım, havsalam da almıyor.

Yemek Kanalını 700.000 Kişi Takip Ediyor, Allâh İçin Yapılan Tebliğlere Neden Abone Olmuyorsunuz?

Kaç takipçisi var biliyor musun? O gece 2’de yemek yapanın.. Yedi yüz bin! Benim kaç takibim var şeyde? Youtube’da? Yüz bine zor çıktı. Ne diyeyim size şimdi? Fatiha okuyacağım ama.. hayatınıza okuyacağım ya.. Allah sizi ihya etsin yani! (amin) Ya biraz canlanın! Kıpırdaşın ya! Bir kıpırdaşın ya! Millete ayet, hadis okuyoruz, tebliğ yapıyoruz. Para mı topluyoruz ya? Allah için üye olun diyoruz, Youtube’a diyoruz.. Daha yüz bin olmuşuz, Demesinlermiki gecenin ikisinde yemek programı var. Yedi yüz bin üyesi var. Bizim cemaate dedim.. Yani artık ruhuna.. 🙂 Ne yapayım ben size? İhya olmanız için okuyabilirim yani Fatiha. Fatiha ölülere okunmaz hep yani. Dirilere de okunur yani. Allah hepimizi ıslah etsin! (amin) Ya bu 100.000 olacak iş mi ya? Bu kadar ayet, hadis okuyan.. Efendim.. Daha ne pis programlar var, onlarınki kaç milyone gider, onları da demeyim yani. Hadi yemek meşrudur diye yemeği söylüyorum. Anladın mı? E yani ya insaanlarda heves yok! İlme merak yok! Ayet-hadis bana ulaşsın, haber gelsin, paylaşılan videodan haberdar olayım, birine atayım, yok! Ne var? Bir tuşla üye oluyorsun. Onu da yapmıyorsun! Ee bugünün cihadı bu. Bugünün tebliği bu. Nasıl ulaşacağız, ulaştıracağız hakkı kardeşim biz? Ne yapabiliriz tek başımıza evde oturuyoruz? Ancak okuyoruz, okutuyoruz, yazıyoruz, sohbet yapıyoruz. Ee sen ulaştırmıyorsun! Kendin de ulaşmıyorsun. Ama dünya bütün milletin gözünü, gönlünü boyamış. Kaplamış! Ondan sonra “bereket yok”. Nasıl bereket olacak? Nasıl bereket? Zaten o şeyden, internetteki şeyleri takip eden adamın vaktinde bereket olur mu? 5 saat bir anda geçer. Ne yaptığından haberin olmaz. Ne teheccüdün kalır, ne işrağın kalır, ne kuşluğun kalır. Luzümsuz ancak bakıyorsun, o yana bakıyorsun, bu yana bakıyor, şu haber var, kim ne yapmış, kim ne etmiş, kim ne içmiş, ne işimiz var ya? Zaruri bi haberler o da namuslu kanal bulursanız, namuslu.. yalan konuşmayan, dürüst, namuslu varsa bir şey belki bir haber en fazla O da zaruri haberler, o da karı, kız meselesi çıkmayacak yani.. Nerede zaten internet.. bir çoğu haberlerin yalan dolan.. (intro)

Her İftar Öncesi Bu Duayı Mutkala Okuyalım (Fotoğraflı)

Şimdi, Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem buyuruyor ki; “Size bir dua öğreteceğim, oruçlu kişi bu duayı okursa, eğer sofra başında okursa, çoluk çocuğunuza da öğretin” buyuruyor. “Allah bu duayı çok seviyor.” diyor. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem kendisi için; “Ben de çok seviyorum, bu öyle duadır ki” buyuruyor Sallâllâhü Teâla Aleyhi ve Sellem. Oruçlu kişi iftardan önce iftar yaklaştı, bir kaç dakika kaldı. Hurmayı hazırlayın. Zeytinle değil haa. O kadın çıktı, kadın bir doktor.. Peygamber diyor zeytinle.. Hiçbiri, uydurma rivayette bile yok. Zeytinle yok. Uydurmada da görmedim yani. Hurma, yoksa su. Hurma, yoksa su. Sünnetimiz bu. Sünnetle ve amel edeceğiz inşallah. “Anasından doğmuş gibi günahtan sıyrılır, dünya ve ahiret bütün işleriniz bu dua ile yoluna girer. Allah ve Resûlü bunu çok sever.” Dualarım, ramazan risalesinin 380. sayfada ramazan. Dergide de var. Dergide bulursunuz, ben yazmışım. 380. sayfada. Şimdi cem’i hatalarımızdan “Estağfirullah, Estağfirullah Estağfirullah el azim ellezi la ilahe illa hü el hayyel kayyume ve etubü ileyh” Bu mübarek dua ile sizi iftara teslim edelim inşallahürrahman. Siz de benimle birlikte takip edin. Ama emir var. “Çocuklarınıza öğretin” buyurdu Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem Mutlaka çoluk çocuk birlikte sofrada bunu dergiden kitaptan bulun yani. Ama biz bu gece beraber başlayalım. Yâ Azîm (Yâ Azîm) Yâ Azîm (Yâ Azîm) Ente ilâhî (Ente ilâhî) lâ ilâhe ğayruke (lâ ilâhe ğayruke) iğfirli (iğfirli) ezzenbel azîm (ezzenbel azîm) feinnehû (feinnehû) lâ yağfiru (lâ yağfiru) ezzenbel azîm (ezzenbel azîm) illel azîm (illel azîm) Ey büyük Allah! İlahım ancak sensin! Senden başka hiçbir ibadete layık ilah yok! Ya Rabbi çok büyük günahlarım var! O büyük günahlarımı mağfiret eyle! (amin) Bu saatte, iftar saati boyunlarımızı cehennemden azad eyle! (amin) Beraatlarımızı ihsan eyle! (amin) Büyük günahları ancak, Büyük Allah affedebilir. (Celle Şânuhü ve Celle Celâlühü) Böylece şimdi dualarınızı hazır edin kalbinizde siz de kendiniz dua edin. Ne dua ederseniz, bir dua verilmiş size. Kabul olacak. Bir dua var Her iftarda bir dua var! Bir tane dua eden içinizden, kalbinizle niyet edin. Allah niyetlerinizi kabul eylesin. Amin. Sallâllâhü Aleyhi Seyyidina Muhammed ve Alâ Ali Seyyidina Muhammed