Uygun Damat Adayına Kızını Vermeyen Baba Vebale Girer mi? / Bir fetva

Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillah vessalatu vesselamu alâ Resûlillah. Uygun bir Müslüman, yani evlilik açısından dinen sorun yok, ahlaken sorun yok, böyle bir Müslüman bir kızı istiyor. Kızın babası olmaz deyip tutturuyor. Kız da evliliğe razı. Peki burada ne yapılacak? Babanın, uygun bir Müslüman genci, reddetme hakkı esasen yoktur. Uygun bir Müslüman, uygunla dinini ve ahlakını kastediyoruz. Sağlık açısından engel olmadığını kastediyoruz. Baba engelliyorsa, yapılması gereken şey şudur: Aile büyüklerinden birisi, hakem kabul edilmeli. Eğer aile büyüğü mesela dede, mesela büyük amca, mesela büyük dayı, bu uygun bir evliliktir diyorsa, baba buna rağmen, bir inattan dolayı mesela olmaz diyorsa, bu yaptığı caiz değildir, vebale girmektedir. Asla kıza babasını çiğneyip evlenmesini tavsiye edemeyiz. Baba yanlış yolda olduğu için. çünkü o da, yanlışa yanlışla karşılık vermiş olur. Ama baba, haram işlediğini bilmelidir. Bakara suresinin 232. ayetinde, Allâh-u Teâlâ’nın Müslümana emri gayet açıktır. Engellemeyin, buyuruyor. Baba ne zaman engelleyebilir? Uygun olmayan bir evliliktir, bu uygun olmama da bizim sülaleden değil, filan yerlidir gibi bir gerekçe olmaz. İmanında sorun vardır, ahlakında sorun vardır. Aile, sağlığı açısından bir sorun söz konusudur, bunun dışında, baba yanlış yoldadır. Velhamdülillahi Rabbi’l-âlemin.

Saç Tıraşında Şekil Sınırlaması Var mıdır? / Bir fetva

Bismillâh elhamdülillah. Vessalatu vesselamu alâ Resûlillah. Saç traşı konusu çok yoğun soruluyor, merak ediliyor. Dinimiz, saç tıraşını serbest bırakmıştır. Ancak Yahudilere, Hristiyanlara, ve ahlaksız tiplere, benzemeyi sağlayacak özellikle simgeleşmiş, saç tıraşı konusunda sorun var. Mesela, başın bir bölümünü kesip, gerisini adacık gibi bırakan, işte tepede bir saç bırakıyor, gerisini tamamen alıyor. Yanda bırakıyor, öbür tarafı alıyor. Bu tip başın bir bölümünü alıp, gerisini bırakan saç tıraşı, kerih görülmüştür. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem’in bu konuda hadis-i şerifleri var. Kaza’, yasaktır diye hadisler var, Bu konuda fukahanın ittifakı var. Hangi saçı konuşuyoruz? Buna kaza’ deniyor arapça ifadesi ile. Saçın mesela sağ üst tarafında avuç içi kadar bir yer bırakıyor, gerisini alıyor. Dikkat çekici. Bu tarihten beri, insanların belli kötülükleri simgeleyecek, belli gruplaşmaları simgeleyecek tarzlardan birisi olduğu için yasaklanmıştır, buna dikkat etmek lazım. Bunun dışında, saç tıraşı ile ilgili olarak çok fazla söylenecek bir kural yoktur. Velhamdülillahi Rabbi’l-âlemin.

Hanefiler, şafi imamın arkasında namaz kılabilirler mi? / Bir fetva

Bismillâh elhamdülillah. Vessalatu vesselamu alâ Resûlillah. Zor bir soru sormuş kardeşimiz: Ben hanefiyim. Şâfiî bir imamın arkasında namaz kılsam caiz olur mu? Bu soru çok zor. Neden? Çünkü bu soruda, yani bu ümmetimizin bu kadar dağınık olduğu bir zamanda, fıkhın ayrıntılarını dikkate alarak cevap vermek gerekiyor. Ama, zaten bir arada değiliz, bari camilerde bir arada duralım şuurumuz, düşüncemiz diyor ki: Ashab-ı Kiram, Allah onlardan razı olsun, birbirlerinin arkasında namaz kılıyorlardı ama farklı düşündükleri fıkıh meseleleri de vardı, namaz hakkında da farklı düşünüyorlardı mesela. Ama, ümmetin birlik olmasını, camilerin birleştiriciliğini çok önemsiyorlardı. Bu sebeple, çok bariz namazın asla olmayacağı bir hata söz konusu değilse, bu dönem ümmet, birbirinin mezhebine Şafii, Maliki, Hanbeli, Hanefi mezhebine, bakmamalı diye düşünüyoruz. Ulemamızın Hanbeli mezhebinin uleması olarak bu konuda gayet rahattırlar, namaz kılınabilir, diyorlar. Hanefi mezhebinden de buna izin verenler var. Dolayısı ile bu namaz olmaz sözünü, kullanmak istemiyoruz. Ümmetimizin hassas durumuna, dikkat ederek. Velhamdülillahi Rabbi’l-âlemin.

Görevli imam, kıldırmadığı namazların maaşını iade etmeli mi? / Bir fetva

Bismillâh elhamdülillah. Vessalatu vesselamu alâ Resûlillah. Diyanet işlerinde müezzin olarak kardeşimiz görev yapıyor bir camide. Çok sık işim oluyor. Cemaatimizden sesi düzgün birisine görevimi bırakıp işime bakıyorum. Bu kardeşime, o görev bıraktığım, devrettiğim, emanet ettiğim vakitlerin, maaşıma tekabül eden bölümünü ücret olarak vermem gerekir mi? diye soruyor. Ayda 1 kere, 2 kere bir müezzinin acil bir işi çıkıp, gitmesinin, yerine de bir başka Müslümanı ezan oku diye bırakmasının hiçbir sakıncası yok. İnsan bu, ayda 1 defa 2 defa böyle bir acil durumu olabilir. Ama bu, her ayın belli günleri, 3 gün 5 gün devam ediyorsa, her şeyden önce bu görevi veren makamdan izin alınarak bu görev başkasına emanet edilmeli. Ve o emaneti alan, senin yerine ezan okuyan kişi de, bugünlerin sana tekabül eden ücretini ver diyorsa vermek zorundasın. Velhamdülillahi Rabbi’l-âlemin.

Evlenme teklifini kabul etmeyen vebale girer mi? / Bir fetva

Bismillâh elhamdülillah. Vessalatu vesselamu alâ Resûlillah. Evlilik yaşında genç bir kız, evlilik tekliflerini geri çevirerek günaha girmiş olur mu? Hiçbir kız, teklifi kabul edip evlenmeye mecbur tutulamaz. Ne annesi babası mecbur tutabilir, ne de akrabaları böyle bir baskı yapabilirler. İstediği zaman evlenir, istemediği zaman da evlenmez. Evet evlenmek, vakti gelince geciktirmeden evlenmek daha üstün olandır ama, farz değil, vacip değil, genç kız için. Özellikle de, dini zayıf, ahlaki sorunları olan, aile geçindirmekte problem oluşturacak kadar tembel olan, veya çok fazla gezi yaptığı için, evinde hanımını yalnız bırakacak karakterde birisi ya da eli sopalı diye denebilecek çapta kadını ezecek bir evlilik teklifi yapan adamı, bir bayan geri çevirmekle hiç yanlış bir iş yapmış olmaz. Asıl olan vakti gelince evlenmek, ama her kız istediği, beğendiği, razı olduğu biriyle evlenmelidir. Açık hadis-i şeriflerde talimatı böyledir. Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem Efendimizin. Velhamdülillahi Rabbi’l-âlemin.

Günah olan ezberlenmiş sûre ve ayetlerin unutulmasında unutma ölçüsü nedir? / Bir fetva

Bismillâh elhamdülillah vessalatu vesselamu alâ Resûlillah. Kur’an-ı Kerim’in bütününün, bir suresinin, 1 ayetinin, bir kelimesinin ezberledikten sonra unutulmasına yönelik Peygamber Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem’in, büyük bir tehdidi vardır, büyük günahlardan sayıyor Efendimiz sallallahu aleyhi sellem, unutmayı, Kur’an’ı, 1 suresini, 1 ayetini, bir kelimesini. Peki buradaki unutmak, ne demek oluyor? Mesela Yasin suresini biliyordum, ne zaman bunu unutmuş sayılırım ben? Cevap: Hiç ezberlemediğimle, daha önce ezberlediğim aynı düzeye geliyorsa, ben unuttum demektir. Mesela Yasin-i şerifi biliyordum, ezberledim. Fatır suresi’ni ezberlememiştim. Ben, Fatır suresi ile Yasin suresi’ni, aynı duruma getirmişsem kafamdan, Yasin-i şerif’i unuttum demektir, o günah hasıl olmuştur, çaresine bakılması lazım. Velhamdülillahi Rabbi’l-âlemin.