Mahmut Efendi Hazretleri Fethullah Gülen İçin Ne Dedi?

Şimdi Efendi Hazretleri’ne ben dedim ki; Burası önemli! Böyle istirhatteydi. Bilmiyorum yanında kimse var mıydı, yok muydu? Onu tam hatırlamıyorum. Sanki.. çok kalabalıkta kimse olmadığını biliyorum ama. Dedim Efendi Hazretleri.. Bu Muhammedurrasulullah işte demeyenlere merhamet edelim, Yahudi, Hristiyan cennete girecek gibi işlerde bu Fetullah hocanın fetvaları var, bazı konuşmaları var, işte buna ima ediyor. Adamları, gazeteleri, vesaire böyle bir durum var. Ama evvelce de hakikatten Hacı Salih Efendi Hazretleri’nden, diğer ulamadan, evliyadan görüşmeleri var, okumuşlukları var, talebelikleri var. Bunlara karşı biz dedim ne anlayacağız? Bunu hani.. korkudan mı yapıyor? Tehdit altında mı, zorla mı, rehin mi, nedir anlamadık dedim yani, Efendi Hazretleri bizzat şu kulaklarımla duydum; Şahit ister mi bana? (hayır) Yalan konuşur muyum? (hayır) Bizzat şu kulaklarımla duydum. Şeytan insanı, saptırabilir dedi. Hiç yumuşak bir tabir değil bu. Şeytan, insanı saptırabilir. Hocalık da para etmez, hacılık da para etmez, ilim de sökmez, dolayısıyla en büyük alim iblis. Efendi Hazretleri bana şeytan insanı saptırabilir dedi. Bunu da beyan edelim ki Efendi Hazretlerinin eski sözleri şu andaki yeni sözüymüş gibi ne yapılmasın? ortaya atılıp da insanlar saptırılmaya çalışılmasın. Bundan dolayı şu anda durum ortadadır. Millete bu silahı çeken ve milleti bu şekilde katliama uğratmak için emir veren, fetva veren bir insanı şeytanın saptırdığı aşikârdır. Biz artık bundan öte bir şey diyecek halimiz kalmamış ancak Allah’ım kalplerimizi kaydırmaya Ya Rabbi! (amin) Allah’ım bizi hidayete erdirdikten sonra Ya Rabbi! maddi menfaat için, mertebe için, itibar için, para için.. hangi hırsla, tutsak olarak, korkutularak, şantaj ile, tehdit ile.. hangi surette olursa olsun, bizi yolunda sabit eyle Ya Rabbi! (amin) Kalplerimizi kaydırma Ya Rabbi! (amin) tarafından rahmetini bahşeyle Ya Rabbi! (amin) Vehhab sensin Allah’ım (Celle Celalüke). Korkuyorum, ödüm kopuyor, tiril tiril titriyorum. Bu kadar sene vaaz edip, ağlayıp, ağlatan bir insan şimdi gelip millete silahı çekin, herkesi öldürün, tarayın nasıl der? Buna benim aklım duruyor, mantığım, havsalam da almıyor.

İyi ki İlahiyat Okumamışım!

Aklı kenara koymadan, vahye uymadan, Cennet’e gidemeyeceğiz iyi ki okumamışım okul falan ya iyi ki okumamışım belki ben de çok sivri bir akıllıyım ya ben de Kur’an’ı bir inceleyelim derdim yani şöyle öyle, manyaklığın sınırı yok ki iyi ki okumamışım şu okullar nasip olmamış şu diplomalar nasip olmamış Allah’ıma ne kadar hamd etsem azdır Allah saptırmadı bugüne kadar bundan sonra saptırmasın – Amin iyi ki Efendi Hazretleri gibi mürşid bulmuşum iyi ki o beni bulmuş gerçi çocukluktan iyi ki ben o zatı dinlemişim diploma alma Ahmet demiş söz tutmuşum anamı babamı dinleseydim bile helak olmuştum anacığım rahmeti çok diploma işini severdi illa al Ahmet, illa al Ahmet.. zor yutturuyorduk ona aldık, alacağız falan 🙂 yutturuyorduk ona, çok.. 🙂 Rize’ye bile okumaya göndermiyordu beni iki bavul hazırladım gidiyorum ne zaman geleceğim belli değil hoca olana kadar kalacağım yav diyorum bir iki ay Karadeniz’de tatil yapacağım anne falan Ahmet diyor bu bavullar 2 aya benzemiyor 🙂 kadıncağız hastanelik oldu yani okulu bıraktım diye severdi okulu kadınlar çok sever diploma işini böyle bir hikmet-i ilahi.. aslında bunu çok severler bu da diplomaya bağlı 🙂 ya.. yine babam akıllı çıktı yani.. Ben seni dedi Efendiye ver.. dedi ki.. bu Ahmet’in terbiyesini bize bırak karışma bu ben dedi, tamam, size verdim Efendim dedim dedi küçük yaşta yani o kadar da malı vardı, işi vardı, gücü vardı çok da imkanları vardı bir oğlu da bendim okul şeyine pek zorlamadı beni Allah razı olsun ondan – Amin Anama da rahmet etsin kabri nur olsun – Amin sonra hoca olduğuma çok sevindi ama ha tabi hoca olduğuma çok sevindi ama ne bilsin kadın ne olacağımızı tabii ki yani ama laf dinleyeceksin laf dinleyeceksin illa diploma al illa şunu olayım, illa memur olayım, ilaa muvazzaf olayım, illa bir şey olayım yav kardeşim Er-rızku Al’Allah Müslüman ol, Ehl-i Sünnet itikadında ol gerisi Allah Kerim be kardeşim

Namaza Gelince Halsiz Olan Adam Horona Gelince Yerinde Duramıyor !

Ali Haydar Efendi Babamız öyle sorardı Mahmut, evladım derdi iblis uyur mu? tarla kazar mı? çoluk çocuğuna mama yapar mı? bütün millet de şaşırırmış yani Ali Haydar Efendi susarlarmış bazı kere tam bilmediği zaman Efendi Baba tabi hemen bir şey der diye, susarlarmış Evladım dermiş şeytanın bir işi olsa biz de bir nefes alırdık anlasana hiç nefes alamadığımıza göre devamlı bizimle uğraşıyor işi olsa o arada biz de şeytanlıktan kurtuluruz ama oturmuyor onun için adam yorulmadan şeytan yorulmaz ne diyor, adam diyor şarkı, türküye başladığı zaman horon, halay yahu başlıyorlar oynamaya, oynuyor oynuyor.. iki dakika oynasam, felç gibi yatarım aşağıya yahu iki rekat namaz kıl desen oram ağrıyor, buram ağrıyor, nasıl sıvışıyor, musluk var mı? abdest yok, su uzakta.. bir de baktın düğün, dernek, bilmemne haydi bir cemaatle kılalım diyorsun yav 50 kişi var, 5 kişi cemaatte kalmış hepsi sıvışmış bir tarafa ya sapasağlam adamlar ya horon var desem var ya, 50 ye 50 daha gelir 🙂 nasıl oynuyorlar ya! çünkü Hadis-i Şerif’de buyuruyor ki.. adam diyor şarkı söylemeye, oynamaya başladığı zaman İblis gelir omzundan bir ayağını buradan sarkıtır, bir ayağını buradan sarkıtır, buradan diyor onu harekete geçirir o anlamıyor oynadıkça oynayası geliyor, oynadıkça.. yahu diyor zor kalktım diyor, şimdi de duramayrum diyor yani böyle 🙂 mübarek, iblis oturmuş buranda bir buranda, bir buranda şeytan haa ne diyor? adam yorulmadan iblis yorulmaz diyor ben teheccüd kılacağım diyor kaç rekat? 12 rekat 20 kılayım? kıl 50 kılsam? kıl 100? Resûlullah buyuruyor ki Sen yorulmadan Allah sevap vermekten yorulmaz diyor e iblis de.. sen günah yaptık.. sen yorulmadan iblis yorulur mu seni saptırmaya? iblisin ne işi var ki nereye gitsin? uykusu gelmez ki yine sonunda sen yorulursun yani hışırım çıktı, biraz oturalım ya! e tabi öyle

Rasûlüllâh Sallellâhu ‘Aleyhi Ve Sellem Masada Yemek Yedi mi-?

İşte.. Efendi Baba’ya sordum dedi, bir kere dedi Ali Haydar Efendi Hazretlerine işte efendim babam.. masada yemek yemek caiz midir? diye Efendi Baba da caiz değil demez tabi fıkıh olarak caiz değil denilmez de.. yemesen sormazdın demiş 🙂 Ali Haydar Efendi bu yani Efendi Hazretleri yemezdi tabi masa şeyinde ama o zaman sağlığı yerindeydi tabi şimdi zaten tekerlekli şeyde oturmak zorunda kaldı ayrı dava insanın zarureti olursa yani bacağı ağrır, beli kalkamaz kibir için olursa e kibir şöyle yani ben yemeğe eğilmeyim de, yemeği bana kaldırayım hesabı eğilmeyeyim, bükülmeyeyim, bilmen ne bilmem ne.. veyahut da rahat yiyemiyorum, burada daha rahat yiyorum felan bunlar tabi caiz şimdi masada yemek yemek caiz değil diye bir fetvâ yok biz bunu zaten demeyiz ama Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem yedi mi? yemedi Sünnet’e ittiba ayrı bir mesele anladınız mı? caizdir, değildir ayrı bir mesele ama şimdi biz bunu dersek diyanet açıklama yapar diyanet reisi zora düşer beni de zaten ortaya çekme kararı almışlar ben biraz yanda duruyormuşum sivri uç muşum böyle bir rapor hazırlanmış Cübbeli ortaya çekilmesi lazım diye ben şu anda tam ortadayım yani daha ortaya çekilirsem bu sefer öbür tarafa yamulmuş olurum onun için hiç ortayı mortayı düşünmüyorum durduğum yer tam orta Dünya’nın da ortası dedi Nasrettin Hoca inanmayan ölçsün ben tam ortada şu anda duruyorum tamam yani şey değil ama rapor.. ortaya çekilmem hakkında bir rapor varmış yani felan raporlarını da kendilerine saklasınlar Allah mübarek etsin raporlarını ben kitabın ortasından konuşuyorum he Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem masada yememiş ama caiz değil dedim mi şimdi? caiz yani yiyen yesin Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem yememiş