O Fondöten’i Çıkar da Yüz Yüze Konuşalım – MAKYAJLI TESETTÜR

Bana sorarsanız müslüman bayan kardeşler kendilerine gerekli olan değeri vermiyorlar. Özellikle böyle… dışarda güzel giyinmiş birşeyleri gördükleri zaman bak ya görmüyor musun ? bunların hepsi ama hepsi istedikleri gibi güzel şık giyinebiliyorlar ama ben böyle giyinemiyorum adeta mahkum hayatı yaşıyorum diye düşünüyorlar ben neden onlar gibi giyinemiyorum ? neden kısayım ? neden şişmanım ? neden sıskayım ? neden burnum büyük ? neden dişlerim önde ? neden neden neden neden.. aynanın karşısına geçiyorsun dakikalarca kendine üzülüyorsun bence bu işin ilk başlangıcında kendinle barışık olmayı, kendine teselli vermeyi iyi çözmen gerek biliyor musun ? hani hasetle dönen o arkadaş ortamında bunu aldım bunu giydim muhabbetleri bunlar hep senin böyle şeyleri arzulamanı damarlarının açılmasını daha fazla talep etmeni sağlayan meseleler bütün bu meselelere karşı kalbine şunu alman lazım birde Allah’ın, bazısına diğerlerinden fazla verdiğini şeyleri istemeyin! keşke şuyum olsaydı, keşke buyum da olsaydı. bunları başkalarına bakarak, başkalarını kıskanarak talep etmemen lazım. Sevgili pamuk anneler, pamuk babalar evlatlarınızın, dostlarınızın yani dostlarınız derken de o bayan kardeşlerin yanına geçen dostları kastediyorum bunların yeterince iyi olmadığı algılarından bir geçin onları motive edin onlara güç vermeye çalışın. Hanginiz direksiyona geçer geçmez araba kullanmayı becerdi ki ? Onlardan da kendine hemen gerçekleştirmelerini bekliyorsun. İslamda anne baba hakkından çok fazla bahsederiz. Biz severiz bunu ama anne ve babaların sorumluklarıda fazla Siz evladınıza karşı özellikle gözü dışarda, fikri dışarda ah onlar niye böyle değilim diye de düşünen evlatlarımıza karşı yeteri kadar.. o islamda geçen sorumluluklarınızı yerinize getirmeyince o güzel gül çiçekleri kesmeyi bilmeyen bahçıvanların eline düşüyoruz. Verebilecek misin hesabını ?! Kendine özgüveni olmayan yetmeyen bayan kardeşleri demorolize eden başka bir durum daha var o kardeşlere lakap takma. Var mı böyle aklınıza gelen lakap pişt! -tombiş, gelsene yavrum felan şişt! -yer elması var mı böyle sinan -aklına gelen böyle aşağılayıcı ? Mesela yunus sana ne derlerdi küçükken, var mı böyle aklına gelen ? (gülme) otuz bir buçuk dijimon felan diyorlar mıydı ? çok üzülüyor mussun ya. Ömer var mıydı bir lakabın ? Gevezeydi ya. Geveze ? Neden acaba ?. Sedef var mıydı senin ?. Eski gayrimeşru hikayelerine bakarsak. Kumarbazlar ustası. İşte papazın kızı falan var mıydı öyle lakabın ? Vasuf senin var mıydı ?. Faça diyarbakırlı yirmi bir otuz üç yaralı dj falan ha yok muydu ? Hiç ! hadi canım lakabı olmayan çocuk mu olur ya ? Başkan peki senin ki neydi ? (gülme) Söyleyemem. Sinan var mıydı lakabın ? Takoz kafalı diyorlardı abi bana. Ne diyorlardı ?. -Takoz kafalı. Peki etrafınız da duydunuz mu böyle çok gerçekten.. ..gurura dokunacak lakaplar ? Mesela bizim köyün varmış. Samanlar. Papilinin köpeği derlermiş. Gözü bitli hanzel derlermiş. Bunlar ne demekse gözü bitli. Altı parmaklı bilmem kim böyle garip garip lakablar. Var mıydı lisede yunus böyle aklına gelen hatırladğın ? Ayyaş vardı başkan Bu gurura dokunucu mu ?. Mersinde bu ünvandır ya. (gülme) Adama ayyaş desen. -Elhamdülillah.. Der Heralde ya! (gülme) Var mı ? Sedef Yok abi. Sizin köyde maşallah şairmiş abi. Gözü bitli hanzel ne demek ya! Siz insalara lakablarıyla seslendiğiniz zamanda Hani dostluğundan dolayı sizi seviyor. Ve rahatsız değil gibi davranıyor ya sizlere? Hesap gününde herkesin ama herkesin çok iyi amellere ihtiyaç olan günler gelecek. O zaman senden hakkını isterse eğer! Sence senin o iyi amellerini.. ..kim alacak ? Sinan banada oluyor yani. Hayalde oluyor özellikle. Böyle çok komik sahne oluyor. Mesela Sinan adam geliyor böyle kapıdan girmiş. Oo babacım hoşgeldin falan filan. Memo naber ya ? Dedi. Memo diyebilirim demi dedi. Diyemezsin kardeş dedim. Direk o samimiyetle girmiş Annem bile demiyor, ablamda demiyor. Şişt. Memo mutfaktan su getir. Bunları demiyor. Onlar bunları diyemezken Ve ben: Şişt. Memo lafından hoşlanmazken Sende diyemezsin anladın demi erdo (gülme) Bence siz bundan rahatsızsanız ve size biri bunu yapıyorsa. Lakabla ortamda malzeme.. ..ediyor ve bu sizi sindirtiyorsa Demoralize ediyorsa bunu şimdi uyarın ahirete kalmasın Kardeşim. Allah katında lakap caiz değil Benim gönlümde buna çok uygun değil. En iyisi mi sen bana: -Mehmedim de, hayatım de. (gülme) Direk ismi söyle. Canım de. (gülme) Şimdide o insanları demoralize eden diğer insanlara bakalım. Sizin ağzınızdan çıkan sorunlarda da kontrol problemi varsa eğer.. Sizde maneviyat problemi de var demektir. Çünkü her an Allahı, Rabbini bir ahiret gününde hesap vereceğini ciddi manada idrak edersen.. ..birinin bundan alınabileceğini ortamda bozulabileceğini kendi içine daha fazla.. ..kapanabileceğini düşünebilirsin değil mi ? Yani müslüman bir insanı üzecek kötü sözler söylemek zaten caiz değil.. ..ama insanların tamammında da.. bu şey uygun değil yani. Bir insanın gönlünü kırdın, ama müslümanı.. ya bunlar zaten caiz ve uygun şeyler değil. Ya bence bile bile kötülük yapan adamlara bile lakabıyla.. ..yada belli başlı betimlemelerle bahsetmeyin ki.. ..dilinizi şerre kabiliyeti gelişmesin. Dilinizin şerre kabiliyetini geliştirmezseniz Bir gün dalıp o çok sevdiğiniz kardeşinizinde gönlünü param parça etmezsiniz. Şimi bu konuyuda köşeye koyalım Eş, dost dedik, arkadaş dedik lakab dedik. Önemliydi yani mesela. Konumuz neydi hatırlıyorsunuz değil mi yani ? Konu şuydu: Bir müslüman bayan kardeşin özel olarak bu yani genel tüm kardeşlere de vurulacak.. ..alanlar var. Sürekli dışarda bu güzellikler var bende neden yok bunlar diye.. ..kendini demoralize ettiği haller vardır bunun sebeplerini konuştuk. Bunun diğer bir sebebide dış faktörler Şimdi dış faktör ne demek ? Şu desinler diye.. ..yapan, -ay dışardaki elalem ne der bilinciyle yaşayan insanlar çok daha ciddi demoralize olacak. Ya ama dışarının ne dediğininin ciddi bir önemi benim hayatımda mevcut değildir. Ama rabbim neder ve nasıl benden razı olur aha şurada hissedeyim.. ..bana yeter dersen dışarı senin moralini bozamaz zaten. Benim için dışarının ne dediği çok önemli değil. içten içe yüreğimin en derininde Rabbimin rızası daha önemli demenin en güzel.. ..yoluda tesettürdür. Ve tüm içtenliğimle hatırlatmam lazım Üç çeşit tesettür var kardeş. -Birincisi Atadan, dedenen görülen kültürel bir tesettür vardır.. .. ve bu tarz tesettür hiçbir şekilde ibadet heyecanı taşımaz. ..dikkat edin tesettürlü olup.. namazını kılmayan o kadar ciddi bir zümre var ki yani bana sorsanız estafirullah kıyaslamak düşmez yani hani amiyane bir tavırla tesettür namazdan daha zor gözüküyor derim hani örtünüyorsun sıcaklaşıyor böyle ama o tesettürü başarmış namazla hiç lakası yok neden ? tamamen kültürel bir tesettür gelmiş ve içi o kadar boş ki imandan sonra en önemli adım olan namaza bile ihtiyaç duymamış.. garip. İkincisi: Hadiste giynik çıplaklar.. ..diye geçen başlarıda deve horgücü .. ..gibi olan ahir zaman tesettürü.. çok var değil mi? çok aklına geldi değil mi ? Bu tesettür makyaj doludur. Dikkat çekicidir. Albenisi yüksektir.. ..yani bakan bir insanı bir daha baktırıp kendine teşhir.. etmeyi arzulayan bir tesettür çeşitidir. Yani bazen insan hakkaten makyajlarla dolu böyle gök kuşağı gibi deve hor gücü gibi yani Hadise mualif olan bu tesettürü görüğünde insan bazen şunu demek istiyor. Kardeşim kurban olayım şu makyaja da ehliyet versinler. e sürmesini bilmeyen.. ..sürmesin ve birader. Üç: İşte o haklili tesettür. Bakanı davet etmez. Kıyafetin kendisi ziynet değildir. Aksine onun içinde bir ziynet vardır. Kıyafetleriyle bunu korumaya örtmeye çalışır. Vucuda yapışmaz. Hatları belli etmez. Korunan bölgeleri göstermez. En komiği ne biliyor musun ? Buna sahip olanlar ya bir kere evleneceğiz diyip, düğün günü açılmaz, düğün günü tesettürünü abartmaz. Düğün günü tesettürün şerefiyle oynamaz. Aksine düğün bir defadır. Oda imtihandır. Ahirette de hesabı vardır der Tesettürünü bozmaz! ve çünkü imtihan. -Kardeşim. Tabiki de güzel giyinin ama kışkırtıcı değil. Şimdi işin bir başka mesuliyetide annelere geliyor lütfen bütün söylediklerimi.. ..zevkle üstünüze alınabilirsiniz. -Bir zaman bir yazı okumuştum. İmamın manken kızı isminde ne zaman böyle dindar.. ..bir anne görsem, ama o dindarlığına uymayan bir kız görsem. Ve o anneyi biraz tanıma fırsatım olsa, Hakikaten taklitte kalmış kültürellikte.. ..kalmış ama kızının ahiretine el uzatamamış.. ..bir islamiye malesef altında hep görüyorum.. ..e burası çok üzücü oluyor e mesuliyetini hesapla oda ciddi bir hadise. Anladığım kadarıyla şöyle olurmuş yani anneye baktığımda olabildiği en güzel tesettürü var -ama kızına baktığımda.. ..e kızım iş buldu emekli mağaşı garantide.. ..e evin borcunuda geçen bitirdi. Torunada yatırım yaptık zaten biraz. E tabiki bu şartlarda bu kız nasıl tesettüre girsin. Diye bir mantık başladı annede. Kızın dünyevi artıları olunca anne diyor ki; daha ne olsun .? Daha ne olsun değil mi ? Yani kız dünyada belli başlı muafakkiyetler elde ettikten sonra. Daha ne olsun ?. Zaten öğretmen ettin. Zaten diş hekimi ettin. Zaten zengin bir kocaya yoldaş ettin. Torunların geleceğine kadar garanti altında. Daha ne olsun değil mi? Ümmet kan ağlarken, ve biz bu mügmin kardeşlerden mesulken önce kendi nefsimize daha sonra bu arkadaşlara yetişmemiz şartken.. ..daha ne olsun değil mi ?. İslam alemi bir olamadığından birçok yerde süriyede, filistinde Müslüman diğer arkadaşlarımıza, kardeşlerimize.. ..yeteri kadar el uzatmazken birlik olamamışken ve daha kötüsü bunun üzüntüsünü bile yüreklerimizde yaşayamamışken. Daha ne olsun değilmi ya ? ..acaba.. alemlere rahmet olarak gelen o zatın zatı şahanenin derdi neydi de bize dünya nasıl yetti ? Daha ne olsun değil mi ? Yatak odasında bile giyinemiyecek kıyafetlerle.. ..dışarı çıktılar ve bunun adına tesettür dediler. Peki Ebu Cehilin karısının bile giymediği şeylere. Tesettür denilir mi ? bu vebalin altından kalkılır mı ? Evladı gönlü belki ahireti viran olmuş şekilde bu halde ama.. ..anne ümrede yeter mi ? yetiyor mu ?, yetecek mi ? Neredesin anne kızın bu haldeyken, Rabbin kızından razı değilken. Neredesin anne ? diye bağırmaz mı bunlara müşahade eden melekler. Biliyor musun anne evinin mobilyalarıdnan.. ..daha önemli meseleler var. -Biliyor musun ? Ölürken bile bütün evlatlarıma daire bıraktım. Artık gözüm açık değil diye ölüyoruz. Böyle deme benim evlatlarımın namazı tam gönlü imanlı asıl şimdi rahat göçebilirim. Diyeceksen asıl bu cümleyi de. Burada verilen daireler cennetteki saraylara. Ne ara değişir oldularda böyle diyorsun deme deme… Unutma! Şeytan insanın kıyafetleriyle.. ..birlikte haysiyetini de kaydebedeğini çok iyi biliyor. Bu gün ne giyem diye düşünürken aklına.. ..kefen geldi mi hiç ?!

MUTLU İNSANLARIN UYGULADIĞI 4 VAZGEÇİLMEZ KURAL! (İMMEA)

Geçenlerde bir cafeye gittim.Tabi orada kardeşimle beraber çay içiyordum , muhabbet ediyordum. Bir tane abinin, bir bardak çay içiyor ve karşısında kimse yok, kendi kendine böyle; hee…heee deyip böyle şey yaptığını gördüm, çok mutlu olduğunu gördüm. Adamın karşısında kimse yok hal bu ki Ama o kadar mutlu ki! Dediğim gibi dünyanın en zengin insanını getir En varlıklı insanı yani Cristiano Ronaldo’yu mesela getir Bu abimizin güldüğü kadar güzel gülemez Çünkü abimizin gözlerinin içi gülüyordu.Yani burasıyla(Yüzü ile) gülmüyordu! Burasıyla (Kalbi ile).Sonradan baktım ki abimiz down sendromlu, bir abimiz Kendi kendime şunu sordum “Dedim ki; O kadar malımız var, mülkümüz var, arkadaşlarımız var, çevremiz var, aktivitelere katılıyoruz, sosyal bir hayatımız var ama bu abi kadar mutlu olamıyoruz” diye bunu sordum Bazı zengin insanlarda mesela bu kadar mutlu olamıyor Yani tabi Salih Abi bu fakir tesellisi değil. Cristiano Ronaldonun milyar dolarları var Ama benim yediğim makarna daha lezzetli.Bu manaya gelmiyor bu Hakikaten o abiyi gördüğümde dedim ki” Ben bu abi kadar neden mutlu olamıyorum” Dedim bir araştırma içerisine girdim İşte bu gün konuşaçağımız konu bunun ile alakalı 4 tane madde karşıma çıktı.Biz neden mutlu olamıyoruz? Malımız var, mülkümüz var, sosyal bir hayatımız var Ve bu abi kadar mutlu olmak için ne yapabiliriz. 4 Tane madde var.Bunları uygularsak İNŞALLAH bu abimiz kadar mutlu olabilir.Mutluluğun formulü çok açık 4 tane formülü var.Hemen bahsedelim. Girelim..! 1. Maddemiz “RIZÂ-İ İLAHΔ yani sade ve sadece amellerimiz de Allah’ın rızasını gözeterekten hareket etmek demek manasına geliyor Abdullah İbn-i Mesud (r.a) sahabelerle beraber oturur iken Şu ifadeyi dile getiriyor Diyor ki sahabelere” Sakın biriniz İMMEA olmasın” Orada bulunan sahabeler diyolar ki; “İmmea nedir?” Abdullah İbn-i Mesud (r.a) diyor ki :” İmmea uydum kalabalığa hastalığıdır” diyor. Bakın çok tehlikeli bir hastalık, uydum kalabalığa hastalığı Günümüze vuracak olur isek, el alem ne der hastalığı Malesef bizler el alem ne der diye hareket ettiğimiz için Hakiki mana da bulunduğumuz anın tadını çıkartamıyoruz Hakiki ömrümüzü bulunduğumuz gün bilemiyoruz Ve el alemin rızasına göre hareket ediyoruz Bu da toplumumuzu, bizleri bir çok günaha sevk edebiliyor Mesela bakıyoruz. Babası oğluna para veriyor. Neden para veriyor “Al oğlum bu parayı, bu parayı al ki git kız arkadaşınla bu parayı harca Çünkü benim arkadaşlarımın oğullarınında sevgilisi var Sende bu para ile beraber git sevgilinle ne yapıyor isen yap” Diye oğluna bu parayı veriyor.Ne kadar tehlikeli Neden çünkü diyor” Toplumumuz bunu yapıyor herkesin sevgilisi var benim oğlumunda olsun” diyor. E tabi oğluda Oğlununda tabi işine geliyor parayı alıyor,kız arkadaşı olucak, çünkü onunda arkadaşları öyle Kalabalıkları uydukları için Malesef Allah’ın rızasının dışına çıkıyorlar Faiz meseleside öyle Mesela diyorlar ki aileler Bizim koltuk takımımız eski Komşumuz koltuk takımını yeniledi Akrabalarımız koltuk takımını yeniledi Bey bizede “Al sana”diyo eşine mesela hanım ablalar Eşide ne yapıyor, parası olmadığı için o koltuk takımını karşılayamayacağı için Faize girerekten koltuk takımı alıyorlar , televizyon alıyorlar Vs .Ev alıyorlar faizle Bi tanıdığım var benim, ev aldılar yakında 30 Yıllık takside girdiler, hemen hemen yalan olmasın tabii 30 yıla yakın bi rakamdı 30 Yıllık takside girdiler Ve faizli bir ev aldılar Ve bu anlattığım kişilerin yaşları 30-35 arasında yaşları var Zaten 30 yıl sonra 65 yaşına gelecekler kullandıkları faiz de çabası Namaz meselesi de aynı, bi ortama giriyoruz. Ben mesela diyorum “Namaz kılacağım” Ya sen “Namaz mı kılıyorsun?”diye o ifadeleri mesela görebiliyoruz Şaşırıyorlar Hal bu ki benim şaşırmam lazım.” Yaa siz namaz kılmıyor musunuz? Allah Allah..! Bir müslüman olarak Allah’a karşımı geliyorsunuz” Diye benim tepki göstermem gerekir iken Malesef Onlar bana aynı tepkiyi gösteriyorlar Çünkü bunun kaynağı İnmea hastalığı Uydum kalabalığa hastalığı Kalabalıklar Namaz kılmadığı için, namaz kılmamak normal bir şeymiş gibi algılanıyor Hal bu ki namaz kılmamak bırak normal bir şeyi Bir Müslümanın ahirette cennete girmesini engelleyebilecek Çok sıkıntıya düşürebilecek bir mesele Bunun ile alakalı bir ayet var çok sevdiğim bir ayet onuda okuyayım Onlara “Allah’ın indirdiğine (Kur’ân’a) ve Resûl’e gelin.” denildiğinde;”Babalarımızı üzerinde bulduğumuz şey (dîn) bize yeter( kâfi)” derler. İşte toplumsal olarak düşülen sıkıntıda bu zaten Babalarımızı, Atalarımızı, akrabalarımızı, toplumumuzu üzerinde bulduğumuz din bize yeter Yaa faiz” Faiz haramdır kardeşim diyorum mesela” Yaa diyor ki” Herkes faize giriyor” Kardeşim namaz kıl..! “Tek benmiyim herkes namaz kılmıyor” Kur-ân’ı Kerim’de Cenab-î Allah “Herkesin sevgilisi varsa sizinde olabilir diye” buyur muyor ki HAŞA!” İşte bu İmmea hastalığından ötürü bizler Allah’ın rızasından uzaklaştık ve asıl mutluluğu kaçırdık..! 1. Maddemiz neymiş Hamit! “RIZÂ-İ İLAHΔ Yanlızca ve yanlızca Allah’ın rızasını gözeteceğiz Çünkü Bediüzzaman diyor ki; “O RAZI OLSA BÜTÜN DÜNYA KÜSSE EHEMNİYETİ YOK” “O razı olduktan ve kabul ettikten sonra Hikmeti iktiza ederse, halklara da kabul ettirir” buyuruyor. Ben bunu bizzat yaşadım etrafımda ki bazı kişiler benim bu durumundan, Çay Hause’ da bulunup bu hizmet içerisinde bulunmamdan rahatsızlardı Ben onları razı etmek için uğraşmadım. Allah’ı razı etmek için uğraştım ve Elhamdülillah etrafımda ki o kişilerde benim burada olmamdan gayette razılar Allah Onlarıda Razı Etti Önce Razı et el alem derdine düşmeden Hakkı, sen istemesende o kabul ettirendir halkı..! Şuan da ben burda gülüyorum, kendi kendime konuşuyorum Elalem bana ne der ve yahut elbiselerim şu an kötü olabilir, şu an para olmayabilir Ama dışarıda ki insanlar benim hakkımda ne der diye düşünmediği için O abimiz dünyanın en mutlu insanından bile daha mutlu bi hale girmiş Dedim gibi gözlerinin içi gülüyordu Vallahi biz böyle gülemiyoruz O abimiz gibi olmak için ne yapıyoruz Hamit? Tekrar edelim Rızâ-i İlâhî gözetiyoruz Elalemi bi kenara bırakıyoruz 2. Maddemiz nedir Hamit? Teslim olmak “Cenab-ı Allah’ teslim olmak demek” ne demek? Sebepleri bir araya getirdikten sonra İşi Allah’a bırakmak demek değil. Biz teslimiyeti yanlış anlamışız Teslimiyet sebepleri bir araya getirmeden önce Allah’a teslim olup, sonra sebepleri bir araya getirmek TEVEKKÜL etmek demektir Burada bir ayrım var! Yani işini hallediyor adam mesela Hamit Hallet hallet işini ondan sonra Allah’ım gerisi sende, yani ben yaptım yapacağımı Bu değil..! Sen en başta Allah’a sığınacaksın “Rabbim ben sana güveniyorum, birazdan gerçekleştireceğim işimde bana başarı nasip et, Hayırlısı ise” diyorsun Sonra sebepleri bir araya getiriyorsun Asıl tevekkül budur zaten Bu kafirlerde olmadığı için mesela onlar mutlu olamıyorlar İşte o Down sendromlu abimiz, inanılmaz bir teslimiyet içerisine girdiği için Yine böyle mutlu olabiliyor Yani ben yarın aç kalırmıyım Ondan sonra ki acaba evim olur mu?, arabam olur mu? İşte çoçuklarım aç kalır mı gibi bir derde bürünmemiş O yüzden mutlu Ama bakıyoruz bizim toplumumuza mesela dolar bir yükseldi, inanılmaz bir teslimiyetsizlik ortaya çıktı Aslında doların yükselmesi bir çok insana imtihan oldu Aç mı kalacağız? Çoçuklarımızı nasıl doyuracağız? Nasıl yapacağız? Evimiz olmuyacak mı? Arabaların benzinleri daha fazla zamlandı falan, filan derken İnsanlar Allah’a olan teslimiyeti unuttular Kardeşim hani biz müslümandık Hani biz Mümin idik Hani biz Allah’a teslim olucakdık Bu arada buraya not geçeyim de sonra buraya eleştiri gelmesin Doların yükselmesi ve onunla alakalı siyasi bir şey söylemiyorum.Burada biz Müslümanların nasıl bir duruş sergilemesi gerektiğinden bahsediyorum Mesela arabanın yanından geçerken “Ya bu araba keşke benim olsa, keşke paramı biriktirsem de bu arabayı alabilsem” Gibi bir dertde bürünmemiş Onda var olan şeylerine şükrediyor Neyi varsa o an Mesela 2 tane Tişörtü mü var, 1 tane pantalonu mu var ona şükrediyor abimiz Orada bir çay içiyor onunla mutlu oluyor Ama biz öyle değiliz.Asrımız bizi tamahkar hale getirmiş Hayatımıza o kadar çok madde sokmuşuz, madde perest olmuşuz ki Yetmiyor bize artık maddeler 3’ü alalım, 4’ü alalım, 5 gelsin veya arabamız daha iyi olsun Evimiz, çünkü akrabalarımızın evi 4 oda 1 salon, bizim ki 3 oda 1 salon Bizim ki de 4 oda 1 salon olsun Daha Fazlası olsun derken! Allah’a(c.c) olan teslimiyetimizi unutmuşuz Aldığımız maaş bize yetersiz bir hale gelmiş Aynı durumun daha kötüsü kafirlerde de geçerli Kafirler yerin kilometrelerce altına inip Kıyametten korunmanın yollarını arıyorlar veya işte Mars’a çıkıyorlar mesela Mars’a çıkmakta ki sebep ne Nedir? Kıyametten korunmak Dünyada yarın öbür gün bir sıkıntı olur Yani bizde salağız zaten, fakirler kalsın dünyada Çay House’de kiler kalsın, Türkiye kalsın Biz Amerika olarak hep beraber Mars’a taşınalım, oradan çekirdekle beraber dünyada kıyametin kopuşunu izleyelim Mars Cennet Mars Güzel, Mars’ta hayat var, Türkiye’de hayat yok Böyle saçmalık olabilir mi? Biz fakirler burada, kıyamet bize kopacak, siz orada rahat edeceksiniz ohh..! Yerler mi? Yemezler, Yer mi Anadolu çoçuğu Heyy Yavrum O yüzden teslim olamadıkları için, Benim burada kastettiğim şey, bilimsel araştırmalara girmeyelim değil! Elbette girelim Ama adamlar o kadar çok bu meseleden korkuyorlar ki! Yerin altına kaçmaya çalışıyorlar Yerin dibine inmeye çalışıyorlar Ama biz müslümanlar Ne yapmalıyız? Allah’a (c.c) öyle bir teslim olmalıyız ki! Kıyamet kopsa bile yani, kıyameti koparan kim Cenab-ı Allah Eee Bu musibetleri gönderen kim bana Cenab-ı Allah O zaman teslim olacağız kardeşim Allah’ın bir bildiği vardır. Hani İbrahim Hakkı’nın çok güzel bir sözü varya; “Mevla görelim ne eyler, Ne eylerse güzel eyler” Pencerelerden seyredip içlerine girmememiz lazım İşte o Down sendromlu abimiz Cenab-ı Allah’a böyle teslim olmuş gibi davrandığı için Mutlu 3. Maddemiz ve en önemlilerinden bir tanesi gündemi takip etmeği bırakacaksınız O abimiz gibi mutlu olmak istiyorsanız Kafaya bir şey takmamayı istiyorsanız, gündemi takip etmeyi bırakacaksınız Yaa kardeşim öyle şey mi olur? Haberleri izlemeyelim mi biz yani o zaman dünyadan nasıl haberimiz olacak? Diyenler olabilir Merak etme bir şekilde dünyadan haberin olur Haberlerde mesela çok büyük bir olay olduğunda, yakınında ki etrafında ki insanlardan olayların nasıl gerçekleştiğini duyabiliyorsun Ama sen gündemi ne kadar çok taki edersen Kalbin ve ahvalin ve imanın kadar çok bozuntuya uğruyor Bunun içine siyaset geçerli, futbol geçerli Gündemden kasıt sadece haberler değil Bazen akrabaları mı ziyaret ediyorum Haberler çıkıyor karşıma Ya o kadar çok içinde kalbi böyle ifsad edecek insanın moralini bozacak haberler geçiyor ki! O yüzden bir adamın ne yapması lazım mutlu olabilmesi için? Bu gündem takibini bırakıp Asıl gündemi olan ben imanımı nasıl kurtarabilirim Yani yarın öbür gün benim hayatım son bulacak, Ben bu dünyada geçiçiyim O zaman bu dünyadan ahirete imanlı göçebilmem için Nasıl imanımı kurtarabilirim Nasıl cennete girebilirim Allah’ın rızasını nasıl kazanabilirim diye Bunun derdine girip En önemli gündemine bunu taşıması lazım insanın ki! O down sendromlu abimiz gibi mutlu olsun Çünkü o down sendromlu abimiz gündem takip etmiyor, dolar ne olacakmış, Galasaray Fenerbahçe ne yapmış İşte şu dizilerde ne olmuş gibi bir derde düşmemiş Tek gündemi o içtiği çaydan almış olduğu lezzet ve o an ki mutluluğu Bedüizaman Hz. Diyor ki; “Hakiki ömrünü bulunduğun gün bil” diyor Bizler hakiki ömrümüzü bulunduğumuz gün, an bilemediğimiz için Yarını düşündüğümüz, gündemi düşündüğümüz için, yaşadığımız andan Şu anda bulunduğumuz andan lezzet alamaz hale gelmişiz O yüzden hakiki anlam da mutlu olamıyoruz Kafamız çünkü hep başka yerlerde Hep gündemde Bu arada gündemi takip etmeyin derken Demek istediğim şey şu; Elinizin yetişemediği şeyleri takip etmeyin, irdelemeyin Bi haberden haberin oldu mesela, dolar 7 olmuş öğrendin bitti Bunu oturup saatlerce konuşma abi Veya Gs-Fb maçını izledin bitti, bunu saatlerce konuşma Onun yerine konuş de ki ; Ben Allah’ı nasıl tanıyabilirim Marifetullah ilminde ilerle Allah’ı tanıma ilminde ilerle Senin tanıdığın, şu an tandığın Cenab-ı Allah acaba gerçekten tanıdığın gibi mi Maçtan sonra bakıyorum spor yorumcuları oturmuşlar saatlerce konuşuyorlar Talisca şunu yapmış, Sabri Sarıoğlu şunu yapmış falan filan konuşuyorlar böyle Abi bu topa girme ne gerek var İzle maçı bitir orada, ondan sonra Çay Hause gibi yerlere sohbete git veya kitap oku Kuran-ı Kerim oku, hadisleri araştır Kastetdiğim şey bu anlaşılmıştır, İnşAllah burası da Ve 4. Maddemiz en önemli maddemizde diyebiliriz NAMAZ KILMAK Hakiki manada mutlu olmak istiyorsak namaz kılacağız Namaz kılmayan bir insan hakiki manada mutluluğu yakalayamaz Bazen görüyoruz ama öyle diyorsun ama kardeşim adam namaz kılmıyor çok mutlu Mesela bana bunu annem demişti Demişti ki; “Bak şunlar çok mutlular” demişti Ben demiştim ki; -Anne, o mutlular dediğin kişiler, namaz kılıyorlar mı? -Yoo -Tesettürüne dikkat ediyorlar mı -Yoo -Çoçuklarına Ahlaki değerlerden bahsediyorlar mı? -Yoo -Ehli Dünya bir Hayat mı yaşıyorlar -Evet O zaman anne dedim kusura bakma, onların maddi durumları iyiler ama Onlar mutlu değiller, sadece yapmacık bir mutlulukları var Böyle burada gülüyorlar ama Kalpleri mutlu değil Çünkü yine Bedüizaman Hz. Diyor ki” Nasıl ki bizim bedeni olarak ihtiyaçlarımız var” Mesela su gibi, su olmazsa yaşayamayız İşte ekmek olmazsa yaşayamayız Hava olmazsa yaşayamayız Öyle değil mi bunlar bizim zaruri ihtiyaçlarımız Aynı şekilde Namazda bizim ruhumuzun gıdası Bu bedeni ihtiyaçlarımızın olduğu gibi Ruhumuzunda bir ihtiyaçı var O olmazsa Allah muhafaza bizler mutlu olamayız Ve iş intihara kadar gider Baktığımızdabazı zenginlerin çoçukları Mesela Henry Ford’un oğlu adam fabrikalar bırakıyor Ford’un oğlundan bahsediyorum Ama intihar ediyor İntihar etmesinde ki sebebi de diyor ki mektubunda; “Baba Sen bana ulaşabileceğin her şeyi bıraktın ben artık bunlardan ötürü mutlu olamıyorum” diyo O yüzden her şey maddeden ibaret değil Bide bizim ruhumuz var Ruhumuzu gıdalandırmamız lazım Ruhumzu gıdalandırmamızın da, en büyük bir yolu Namaz kılmaktan geçiyor Bazen ruhi bir sıkıntı içersine girebiliriz Psikolojik olarak, ruhi olarak böyle daralıyorum, içim sıkılıyor dediğimiz anlar olabilir İşte o anları sebebi bizim namazsızlığımız Ruhumuzun gıdasız kalması Ruh diyor ki ” Ben açım beni doyur, aç kaldım ” diyor Bedenimi doyuruyorsun diyo ruh, benide doyur diyor O zaman ne yapacağız Namazımızı kılacağız, ibadetimizi gerçekleştireceğiz İphone’u en iyi kim bilir (insanlar arasında) Onu tasarımcıları bilir değil mi? Bizi en iyi kim bilir? Cenab-ı Allah biliyor O zaman namazımızı kılıp inşAllah mutlu olacağız Ama ben namaz kıldığım halde mutlu olmuyorum diyenler olabilir Evet olamayabilirsin işte buda işin intihamı Demek ki sen ruhunu tam manasıyla doyuramadın ki mutlu olamıyorsun O zaman daha fazla namaz kılman lazım Marifetullah’ ta daha fazla derinleşmen lazım O zaman saydığımız diğer maddeleri Neydi diğer maddeler Rıza-i İlahi’yi gözetmen lazım Allah’a tevekkül etmen lazım Gündem takibini bırakman lazım Namaza sımsıkı sarılman lazım ki Hakiki mutluluğu yakalayabilesin Ve şunu da sormadan edemeyeceğim Acaba Tonlarca malı olduğu halde,sosyal hayatı, mülkü, arsası, arabası, parası, çevresi olduğu halde Gülmeyi beceremeyen bizler mi engelliyiz Yoksa hiç bir şeyi olmadan sadece 1,5 Liralık çay içerken mutlu olabilen o abimiz mi engellli? Yalvarıyorum Engellerimizi kaldıralım Vesselam