Karantinadakileri Bekleyen Büyük Tehlike!

Karantina sürecinde evde nasıl vakit geçirmeliyim, nelere dikkat etmeliyim? Eve kapandığım halde beni bekleyen bir tehlike var mı? Bu videoda sizin için cevapladık. (Kalemle çizme sesi (sürtünme)) (müzik sesi) Korona virüs salgını sebebiyle dünya genelinde yüz binlerce insan hastalandı. Virüs kiminde kalıcı hasar bırakırken pek çok ülkede binlerce ölüme sebep oldu. Dünya genelinde ekonomik ve sosyal etkileri o kadar büyük oldu ki açıkçası pek çoğumuz bunu ön görememiştik belki de. Daha önce tecrübe etmediğimiz bir yaşam şekline geçiş yaptık. Virüsün hızlı yayılmasına engel olabilmek için karantina uygulamaları yapılıyor. Sokağa çıkma yasakları uygulanıyor, her kes bu süreçte haftalardır evlerinde. Bu da beraberinde bir takım zorlukları getiriyor. En büyük zorluk ise alışkanlıklarımızın değişmesi. Dışarı çıkıp gezmeye, dolaşmaya, arkadaşlarımızla buluşmaya o kadar alışmışız ki, evde kaldığımız zamanı belki de hapis gibi hissedenlerimiz de oluyordur mutlaka. Dolayısıyla evde geçirilen sabır döneminde süreci iyi yönetemeyen kişiler maalesef süreçten zararlı çıkabilir. İnsan ruhu büyük bir amaç ve gaye üzerine yaratılmıştır. Rabbini bulmak ve ebedi hayatına hazırlık yapmak gayesi ruhunun daima aradığı bir hakikattir. Ruhun da gıdası bu arayıştadır. Kur’an da geçen “Kalpler yalnızca Allah’ı anmakla tatmin olur.” ayeti bize aradığımız cevabı veriyor. Eğer insan bu amacı bulamazsa derin bir ruhi boşluk ve depresyona düşer. Rabbini tanımayan insan ruhundaki bu arayışı tatmin edemediği ve o boşluğu dolduramadığı için kendini başka şeylerle oyalayarak meşgul etmeye çalışır. Zaten batıl olanın, hak olmayanın da böyle bir özelliği vardır. Sen kendini hak ile meşgul etmezsen, batıl seni işgal eder. (gümbürtü) İnsan aradığı cevabı bulamazsa kendini nefsani şeylerle meşgul etmeye hatta kendini sarhoş etmeye çalışır. Ta ki düşünmekten kurtulsun. (Gümbürtü sesi) ve buna yalnızlık da eklenirse şeytan devreye girer. Yalnız kalan insan şeytana adeta oyuncak olur. Ve insanın bu savunmasız halinden istifade eden şeytan insanı günahlara iter. Üstad Bediüzzaman der ki: “Sıkıntı sefahatin muallimidir.” İnsan boş kaldıkça şeytan doldurur derler. Evet ibadetle, ilimle meşgul olmadıkça, dizi film izledikçe, bilgisayar oynadıkça bir süre sonra ruh kararmaya başlar. Ve insanı içten içe sıkar. İnsan onda boğulur, nefes almak ister. Eğer ibadetle, nefes de alamazsa yavaş yavaş günaha meyli artar ve Allah muhafaza bazı müstehcen videoların veya görüntülerin ağına düşer. (Giyotin sesi ve çınlama) Zaten bu izlenilen diziler ve filmler adeta buna hazırlık için düzenlenmiş tuzaklar gibi. İnsan düştükçe düşer ve sonuçta fırsata çevirebileceği bu zamanları aleyhine çevirir. Evet aslında bir açıdan bakıldığında bu süreç bir fırsata dönüştürülebilir. Evde kaldığımız bu süreç zaman bulamadığımız nice hedeflerimiz için bize sunulmuş bir fırsata da dönüşebilir. Hangimizin ruh detoksuna ihtiyacı yoktu ki? Şehir hayatı ve koşuşturmaca bizi yormuştu. İşte sana fırsat, değerlendiresin diye önünde. Rabbine yakınlaş, konuş Rabbinle. Derdini ona dök. Hani hep bahanen di ya. Zaman bulamıyorum diyordun. Fırsat olsa neler yaparım da vakit yok diyordun. İşte vakit. Haydi! Dizinin, filmin karşısında uyuklaşanlar gibi olma.(Gümleme sesi) Kalk! Ser seccadeni ve huzura koş. O seni bekliyor zaten. Musibetle ve imtihanlar sana atılmış bir kement gibi seni ilahi aşka çeken vesilelerdir. Eğer imtihanlar olmasa hatırlar mıydın Rabbini? Unutmuştun değil mi? İşte sana fırsat! Yüzünü dönme vaktin gelmedi mi? Her şeye vakit ayırdın ama vakti verene ayıracak vaktin olmadı. (Kuvvetli gümleme sesi) Ama hala geç değil. Yönel Rabbine, aç yüreğini. Göreceksin kalbine huzur dolacak. Her göz yaşın aktığında, her damlasında hüzünlerin sevince dönecek. Biliyorum belki de yüzüm yok ona koşmaya diyorsun. Merak etme. O zaten senin her halini biliyor. Kalbindeki o sızıyı da biliyor. Senin samimiyetle huzuruna gelmeni bekliyor. Gell kulum!! Gell seni affedeceğim! Geç kalmadan gel diyor. Ne kadar günahın olursa olsun o seni tövbenle kabul ediyor. Söyle; bu kadar sonsuz merhamet seni çağırırken gitmemek, Rabbine olan sevgine ihanet değil midir? Öyleyse gel açalım ellerimizi ve yalvaralım. “Ey bu yerlerin hâkimi, senin bahtına düştüm, sana dehalet ediyorum ve sana hizmetkârım ve senin rızanı istiyorum ve seni arıyorum. Ey Rabbi Rahimim ve ey Hakık-ı Kerimim, benim su-i ihtiyarımla ömrüm ve gençliğim zayi olup gitti. Ve o ömür ve gençliğin meyvelerinden elimde kalan elem verici günahlaar, zillet verici elemler, dalalet verici vesveseler kalmıştır. Ve bu ağır yük ve hastalıklı kalp ve hacâletli yüzümle kabre yakınlaşıyorum. Hususan benim gibi nefs-i emmareyi taşıyanların şu dünya çok gaddardır, mekkârdır, bir lezzet verse bin elem takar çektirir. Bir üzüm yedirse yüz tokat vurur. El emaaan, el eman. Ya Hannan, Ya mennan beni günahlarımın hacâletinden, utancından kurtar. Beni günahların ağır yüklerinden halâs eyle. Günahların çirkin yüzünden ve mâsiyetin vahşi şeklinden ve o mekânın darlığından bütün kuvvetimle nidâ ediyorum. El Emaaaan, el eman Ya Rahmaaan, Ya Hannaan, Ya Mennaan, Ya Deyyan, Beni çirkin günahlarımın arkadaşlıklarından kurtar. Yerimi genişlettir. İlahî, senin rahmetin melceimdir. ve Rahmetllil âlemîm olan Habîbin (s.a.v.) senin rahmetine yetişmek için vesilemdir. Senden şekva değil, belki nefsimi ve halimi sana şekva ediyorum. Eğer ki Kemâl, Rahmetinle onu kabul etsen mağfiret edip, rahmet etsen zaten o senin şânındır Çünkü Rahman ve Rahimsin. Erhamürrâhiminsin. Eğer kabul etmezsen senin kapından başka hangi kapıya gideyim? Hangi kapı var? Senden başka Rab yok ki dergahına gidilsin. Senden başka hak Mâbud yoktur ki ona iltica edilsin.” Selametle. Altyazı M.K.

Namaz kılıyorum ama porno bağımlısıyım hocam! – Tetikçiyi bul!

Allah Teâlâ Hazretleri başka bir ayeti kerimede “Sana tâbi olan müminlere kanadını indir.” buyuruyor, Resulullah hakkında. Kardeşler, Efendimiz aleyhisselam’ın kanadı var mıdır? Bu bir melek değildir bu bir peygamberdir. Peygamberlerin kanadı olmaz, insanların kanadı olmaz. Allah Teâlâ niye müminlere “Sana tabi olan müminlere kanadını indir.” diyor? Mecaz yapıyor. Mecaz… Başka bir şeyin varlığının temsiliyle başka bir varlığa örnek getirme… Buna mecaz sanatı denir. Allah Teâlâ Hazretleri Efendimiz aleyhisselama diyor ki “Müminlerden bazı sıkıntılar ve bazı yanlışlar gördüğün zaman sen onlara şefkatle yaklaş.” Çünkü insan demek hata eden demektir, insan demek yanılan demektir. Düşer, kalkar; elbisesini kirletir, gider başka bir gömlek giyer. Kirlenmiş olan elbiseyi temizler. İnsan böyle bir şeydir. Ben bir kere hata yaptım bir kere bu pisliğe bulandım bundan sonra yapmaya da devam edeceğim diyen insan değildir, bu şeytanın askeridir artık. Şu anda müslüman kardeşlerimizden en çok aldığım sıkıntı: “Erotik film izleme bağımlılığım var hocam. İki yıldır, üç yıldır, beş yıldır izliyorum” Nasıl izliyorsun kardeşim? İnternetten. Annem ve babam evi terk ettiği anda benim aklıma tek bir şey geliyor. Maç seyretmek değil, kitap okumak değil, film seyretmek değil, tek bir şey… Bilgisayarı açmak ve cinsel kanallara girmek. Ruhumu bozmak, fıtratımı bozmak, aklıma sadece bu geliyor. Nasıl geliyor kardeşim, nasıl oluyor bu iş? Bir sohbet meclisin yok mu ibadetin yok mu? Ben namaz kılıyorum hocam diyor beş vakit namaz kılıyorum… Beş yıldan beri beş vakit namaz kılıyorum ama iki seneden beri müptelayım, bu pislikten kurtulamıyorum. “Yalnız başıma kaldığım anda aklıma gelen ilk şey bu” diyor. Şu anda müslümanların en büyük sıkıntılarından bir tanesi bu bilgisayardır. Bu internettir. Kardeşler, psikolojide bir mesele vardır. Bir kişi bir fenalığa gittiği zaman, bir kötülük yaptığı zaman bu kötülüğün çıkış noktasını yani tetikleyen sebepleri bulmak zorundadır. Tetikleyen sebepleri bulamadığın zaman bu pisliği ortadan kaldıramazsın. Şimdi sen evinde oturuyorsun, bilgisayarını açtın ve bir aksiyon filmi seyrediyorsun. Aksiyon filmini seyrederken orada yarı çıplak bir kadın çıktı ve bir yakınlaşma sahnesi oluştu ve senin şehvetin galebe çaldı. Hemen filmi durdurdun ve başka bir sayfaya geçtin. Aksiyon filmi seyrediyorken erotik kanallara girdin. Seni ne tetikledi? Müslüman kardeşim seni ne tetikledi? İzlediğin bir film, bir amerikan filmi tetikledi. Senin bu noktayı bulman lazım. Zihnindeki ve nefsindeki şehveti tetikleyen, galebe çaldıran, harekete geçiren noktayı bulman lazım. Ha beni film izlemek tetikliyor. Benim bu filmleri terk etmem lazım. Başka birisini ne tetikliyor? Arkadaşlarının yanına gittiği zaman şehvet muhabbeti yapıyor. Arkadaşlarıyla beraber cinsel filimler seyrediyor ya da çıplak klipler seyrediyor.

Kalbimizden geçen kötü düşünceler günah olarak yazılır mı?

Şimdi, Efendimiz aleyhisselam gizli günah konusunda bir hadis-i şerif buyuruyor. Allah için iyi dinleyin bunu. ”Günahlarını açıklayanlar hariç, bütün samimi tövbe eden insanlar affedilmiştir.” Bak bak bak! Kim hariç diyor? Açıklayanlar hariç. Samimi olarak tövbe edenlerin tamamı affedilmiştir. ”İnsanlardan birisi geceleyin bir günah işler, Allah Teâlâ günahını örtmüştür. Ancak sabaha çıkınca, Allah Teâlâ’nın örttüğü perdeyi açar ve günahını insanlara anlatırsa işte bu kul affedilmez.” Geceleyin günah işledin. Yalnız başına kaldın müslüman kardeşim annen, baban komşuya gitti. Sen kiminle kaldın? Bilgisayar ile baş başa kaldın. Bilgisayar, çifte ajandır. Double agent. Çifte ajan. 1) Aynı bilgisayar şeytan olabilir. 2) Aynı bilgisayar bir melek de olabilir. Bu senin kullanımına bağlıdır. Evde kimse yokken senin kaliten, iman gramajın işte o an da bellidir. Hemen bilgisayarın karşısına oturan müslüman genç kardeşim istediği erotik siteye girebiliyor mu giremiyor mu? Engellenmiyor, hepsi açık hepsi serbest. Haberleri bile izlerken sağdan soldan çıplak kadınlar giriyor mu girmiyor mu? Ben bu iş ile uğraşıyorum. Size her hafta burada haber okuyorum. Ama en detaylı en önemli haberi bile kopyalayıp yapıştıracakken sağ taraftan çorap reklamı, çorabı göstermiyor kadını pazarlıyor. Çıplak bir kadın. Sağ taraftan araba lastiği reklamı ama lastik yok kadın var. Bu ne sapıklık ya? Sonra da televizyonlara pompalıyorlar; ”kadın hakları, biz kadın haklarını koruyoruz.” Yalancı sahtekarlar sizi. Araba lastiği reklamında kadını çırılçıplak soymuşsun ve diyorsun ki ”biz kadınları koruyoruz.” Mekkeli müşrikler ne kadar aşağılıksa, kadınların çıplaklığıyla para kazananlar da o kadar aşağılıktır. Kadınları pazarlayan insanlar da o kadar aşağılıktır. Biz bu ülkede 28 şubat gibi büyük zulümler gördük kardeşler. Bizim müslüman kardeşlerimiz okullarda, imam hatipte okuyan bizim kardeşlerimiz gözümüzün önünde başörtülerini açtırmamak için polisten job yediler. Polis, garibim yukarıdan emir alıyor yapacak bir şey yok. ”Açacaksın” diyor. Başörtülerine ellerini attılar o müslüman kızların. Sonra on sene geçti, on beş sene geçti başa müslümanlar geçti şimdi herkes serbest başörtülü adam hakim oluyor, milletvekili oluyor, savcı oluyor. Başörtülü müslüman kadın her şey olabiliyor artık. Ama moda denilen bir rezalet, o 28 şubatta başını açtırmayan müslüman kız kardeşime, moda denilen rezalet her tarafını açtırıyor. Kullanıyor, tesettürü kullanıyor daracık elbiseler giydiriyor müslüman kadına Ne oluyor bu? Kandırılmış müslüman. Beyni boşaltılmış müslüman. Parası maddi durumu yerine geldi. Baskı da yok. Baştaki insanlar da müslüman. Şimdi, nefsleri kudurttukça kudurtalım(!) Böyle iş olur mu kardeşim? İşte o bilgisayarın karşısına oturdun müslüman kardeşim. Bilgisayarı açtın senin karşında iki yol var. Ya kitap okuyacaksın Ya ilmi sohbetler seyredeceksin ya açacaksın bir film seyredeceksin, şimdi yavaş yavaş ortaya ve kötüye doğru gidiyor. Ya da şehvet seyredeceksin. Şehvetini tatmin edeceksin. Hem melek hem şeytan. Kim var senin yanında? Anan yok, baban yok, kardeşin yok teke teksin. Rabbin ile baş başasın. İşte bu günahın gizli olanı demektir. Şimdi akşam bu çocuk açtı bilgisayarı o günahı işledi. Sabahleyin de gitti, iş arkadaşına yanındaki beraber çalıştığı iş arkadaşına dedi ki ”akşamleyin bi site buldum, süperdi. Şehvetimi tatmin ettim. Çok zevk aldım.” dedi. Yanındaki arkadaşına ne yaptı? Gizli olanı aşikar yaptı. Efendimiz aleyhisselam’ın deyimiyle Allah’ın kendisine örttüğü perdeyi gitti arkadaşına açıkladı ve perdeyi kaldırdı. Allah Teâlâ diyor ki; ”Ben bunu affetmem.” Neden? Açıkladın. İşte bu, günahın gizli olanıdır. İmam Fahreddin Razi hazretleri gizli günahı anlatırken kalbin fiillerinden de bahseder. İslamiyete göre; kalbimizden birisi hakkında bir kötülük geçtiği anda bu günah olarak yazılmaz. Bu, kalbin fiilidir ancak bir şart vardır; Eğer o kötülük devam ederse, dönmeye devam ederse, plan haline dönüşürse artık o bir vesvese değildir. Sen kuruntu yapmışsın. Ve sen mahallendeki o adama bir kötülük yapmak için plan yapıyorsun artık şeytanla ortaksın. Bu gizli günah, yani dile dökmediğin günah ne olmuş oluyor? Kalbinde kurduğun için artık kalbindeki fiil bile günah olarak yazılmış oluyor. İşte mahşere gittiğimiz zaman, o deftere baktığımız zaman ne göreceğiz? Bunları da göreceğiz. Mahallendeki ikinci arabayı almış olan adama haset ettin sen. Haset ettin. ”Allah’ım şunun arabasından bir tanesini patlat.” dedin. Beddua ettin. Müslümana beddua edilir mi ? ”Ama Allah niye bana vermiyor da ona veriyor?” Sana mı soracak? Allah kime ne vereceğini sana mı soracak ?

Sabahleyin dinç olma formülü!

Kardeşlerim, bir babaya sabahleyin çocuğu harçlık istesin, baba.. versene işte şunu alacağım desin, babanın refleksini kameraya alın. Akşam bitkin argın 11’de eve gelmiş bir babaya aynı şekilde çocuk harçlık istesin onu filme alın, sonra yan yana koyup izleyin bakalım. Hangisinde ne yapıyor baba? Başı duman olmuş bir babadan para istesen başka şey, vereceği işte onda biri ne istiyorsan onda birini, ya da geçen gene ne yaptın sorusu, ya da dur ya ellerimi bir yıkayayım patladın mı tepkisi.. Sabahleyin insan taptazedir, uyuduysa. Uyumayan akşammış gibi bir sabahla hayata başlıyor. Rabbimiz böyle bir düzen kurmuş kardeşlerim. Ormanların yerini değiştirmek suç oluyor da, gece ile gündüzün yerini değiştirmek niye suç olmuyor? Filmler için şu saatte yatsın çocuklar diye kanun yada yönerge çıkarıyorlar. Kazma kürekle çalışan insanlar için niye bu çıkmıyor? E onlar büyük kendi kendilerine kursunlar düzenini.. İnsanlarda sabır tahammül bırakılmıyor ki! Onu izle bunu bekle derken, gece bitiyor.