Tatile gidecek olanlara tavsiyeler: Günah yüzdeni arttırma!

Yaz zamanı geldi, çıplaklar çıplaklığını yüzde elli daha arttırdı. Aranızdan bir çoğu tatile çıktı, birçoğu tatile çıkmak üzere. Allah Teala sıhhat verirse çıkacak inşallah. Ama bu kardeşiniz sizden bir şey rica eder. Tatile çıkacağınız zaman güneybatı kesimlerini tercih etmeyin, rica ediyorum. Çünkü itikadı, İslam’ı yaşama konusunda zayıf kesimler olduğu için çıplaklık orada buradan daha fazla. Bir Müslüman güneybatıya gitmemeli. Çünkü oraya gittiğin zaman muhakkak günaha düşeceksin. Muhakkak! Ben askerliğimi orada yaptım. Allah Teala bizi çıplaklar kampına yolladı. Her işte bir hikmet vardır, bir hayır vardır. Elhamdülillah bozulmadan, namusumu korumuş bir şekilde buraya gelmek nasip oldu çok şükür. Bundan sonra da bozmasın Mevla’m. (Amin) Oradan geldikten sonra on üç sene oldu askerliği bitireli, daha bir kere gitmedim. Tatile çıkma hakkımız var, çıkabiliriz ama gitmedim. Niye tercih etmiyorum? Çünkü bozuk mekan. Günah işleme ihtimalinin yüksek olduğu mekan, yüzdem artıyor orada. Ne kadar fazla çıplaklık, o kadar fazla günah yüzdesi. “Hocam, ben Allah’ın yarattığı güzellikleri görmeye gidiyorum.” Kardeşim, Allah’ın yarattığı güzellikler her yerde var. Git Karadeniz’e. Yeşillikleri bir gör bir için açılsın ya. Bir tane çıplak kız göremezsin. Fesferah olur gelirsin. Git umreye, orada harcadığın paranın yarısını harcarsın umrede. “Hayatımda görüp görebileceğin şu dünya denen gezegende en güzel yer neresi hocam?” Ben çok yere gittim. Kabe ve Ravza kadar güzel bir yer yok kardeşim, yok. Kimse bana laf anlatmasın. Git oraya, bak tatil nasılmış görürsün. Tatil yeri buralardır, güneybatı tehlikeli mekandır kardeşim. Aman dikkat et. “Hocam, yani oraları da görmek lazım. Bu dünyada bunu da yapmadım dememek lazım.” Bunlar yanlış fikirler kardeşim. Bak… Rabb’ime hamdolsun hayatımda hiç zina etmedim. Rabbime hamdolsun hayatımda bir damla içki içmedim. Rabbime hamdolsun hayatımda bir kere kumar oynamadım. Üç tane Allah’ımızın çok kötü dediği şeyi hiç yapmadım. Ve bugüne kadar hayatımda böyle bir eksiklik hissetmedim. Yani, “Bunları yapsam mı acaba? Bir deneyeyim ya, tövbe kapım da açık. Ölmeden önce tövbe edebilirim, bir deneyeyim.” Hiç böyle bir eksiklik hissetmedim. Ne gereği var ya. Allah Teala bu üçü hakkında Kuran’da bahsediyor mu? Bahsediyor mu? Ediyor. “Ve lâ takrabûz zinâ” (İsra, 32) Zinaya yaklaşmayın, o hayasızlıktır. Allah Teala bir şeye hayasızlıktır diyorsa bunda pislik var demektir, yapmayacağım. Allah Teala bana bundan sonra nasip etmesin inşallah. (Amin) Amin ya Muin. Allah Teala Kuran’da içki ve kumara, “Şeytan işi birer pisliktir.” tabirini kullanıyor mu, kullanmıyor mu? Kullanıyor. Allah pislik diyorsa ben bunu yapsam ne olur, yapmasam ne olur? Belli bunun ne olduğu, pislik diyor. Bunu yaratan Allah olduğuna göre benden daha iyi bilmez mi? Ben mi daha iyi bilirim, Yaratıcım mı da iyi bilir? Ayetle cevap vereyim. “Allah bilir siz bilemezsiniz.” (Bakar, 216) O zaman bunları yapmayacaksın kardeşim. Sabredeceksin, sabırla hareket edeceksin ve ahirette hiç kimsenin görmediği nimetleri göreceksin. Allah Teala bize nasip etsin inşallah. (Amin)

KABE’DEN CEHENNEME, DESTE DESTE PARA İLE CENNETE

Ben kulum beni yaratan Allah’ım da benden kulluk istiyor e namaz kılarken, sen ve ben Ey Rabbim! şehit olurken, sen ve ben ey Rabbim! doğum yaparken o, ticaret yaparken o, ya bu ne biçim iş şimdi? biz ticaret yapacağız deste deste paraları akşam kasaya koyacağım sen ve ben Rabbim inanır mı buna melekler? ağzımdakine inanmazlar ama içimdekini anlarlar nasıl anlarlar? çok basit bunun için derin bir bilgisayar incelemesi yapmak da gerekmiyor laboratuvara gitmek de gerekmiyor o maldan zekat veriliyor mu? o mala haram karışıyor mu? o malda pintilik, cimrilik var mı? bulaştığı faiz var mı? işçi hakkı var mı? hileli malla mı elde edilmiş? yoo O ve Allah başka kimse yok zaten bu kadar basit Müslüman, Allah’ın rızasını kazanmak, saf mü’min olmak için illa Kabe’nin dibinde, Kabe’ye yapışıp, ölene kadar burada bekleyeceğim demesi gerekmiyor ki Kabe’nin dibine yapışıp, Allah’ı bulamayabilir bir insan, Cehenneme yuvarlanır Ebû Leheb öyle gitti zaten Ebû Leheb Antartika’da ölmedi, Kabe’nin dibinde öldü Güney Kutbunda da ölmedi, Kabe’nin dibinde öldü ama cehennemin dibini boyladı para kasasına yaslanıp, şu vaziyette oturup, oradan da cennetin Firdevs-i Âlâ’sına girer kasada haram var mı? işçi hakkı var mı? kimseyi aldatmış mı? bu orijinal japon malıdır deyip, çin malı mı satmış? yoo hiçbir şey yok zekat veriyor mu? veriyor sadaka veriyor mu? veriyor bir mü’min dara düştüğünde filanca abiye gidelim onun parası var diye bir güven hissediyor mu? ediyor anasının sütü ona o kadar helal olsa cennete girerdi zaten anasının sütünden daha helal o kasa onu Kabe’ye uçuran kanadıdır çünkü biz kasamızın başındayken de Allah ile beraberiz ihlastan konuşuyoruz ihlasın teknoloji çağındaki başlığını kullanıyoruz

Memlekete Dönünce Sana da Hacı Derler Bana da

tartışma yok diyor Mina’da kurban keseceğine herif bıçağı almış birbirinin peşine dolanıyor adamı keseceğim diyor niye? hacı kızdırmış onu otobüste şimdi adamcağız biraz rahat oturuyor biz de biraz tabi gözümüzü böyle önümüze baktırıyoruz felan ama.. e dedim ki Hacı Efendi biraz toplu otur derli toplu otur niye dedi derli toplu oturacağım dedi.. donum var içimde hoş dedi 🙂 aa özrü kabahatinden büyük sen dedim buraya kadar donla mı geldin ya? eyvah o yandaki hoca da onu getirene baktı bu sefer.. “niye donla gelmeyeyim? don çıkartılır mı ya?” dedi yav kardeşim dedim dikişli yasak burada.. hikmeti nedir? ölüye benzeyeceğiz kefenliye benzeyeceğiz kefendeki ölüye don giydiriyor muyuz? yav geldik tavaf ediyorun felan “ne döndürüyorsun beni burada?” diyormuş 🙂 Allah Allah.. diyor bana diyor bir kızıyor diyor ne döndürüyorsun beni burada? yav yapma etme sen.. dönmüyor dönmüyorsun.. buraya tavaf da.. tavaf dönmek demek.. sen.. ondan sonra sahaya geldik “ne koşturuyorsun beni burada?” diyor şeytana da gelince diyor.. hepten raydan çıktı diyor “yav ne şaytan var, ne birşey var..” “taşı taşa kondurduk geldik” demiş şimdi işte buna ne denir? “Müslüman gitti, gâvur döndü” denir – Anladım Araplar, diğer Milletler.. gürül gürül Kur’an okur ben hep seyrederim onları bizim Millet.. hemen nerelisin? neredensin? tamam.. 🙂 Nevşehirliyim, Konyalıyım Allah kabul etsin. Tamam – Türk muhabbeti 🙂 oradan bir muhabbete başlarlar bir koyu muhabbetten dedikodulara kadar siyasete kadar – Evet şu şunu yapmış, bu bunu yapmışa kadar girer yav kardeşim.. Kâbe’ye bakmak bile başka yerdeki namazdan efdal sen sırf bişey yapamıyorsun, Kur’an bilmiyorsan bari bak ya hacı Cemal Efendi dermiş ya bu erkekler cennete girecek ama bu kadınlar olmasa e şimdi kadınlar olmasa Cemal Öğüt dermiş, rahmetli hocamız da.. – Ee.. hayvan katli, hatta bir yazar da.. – ee “hayvanları keserek bayram kutlamak.. nasıl birşeydir? Anlamıyorum.” demiş “böyle bir dini, böyle bir din anlayışı” diyor.. “Böyle bir şey varsa..” diyor “Allah kabul etsin” diyor dalga geçiyor dinimizle, imanımızla, kurbanımızla.. yani.. – Bunların dini hükmü nedir bunlara göre.. – baktı yani. bu fotoğrafa baktı, bu manzaraya baktı – “böyle bayram mı olur?” dedi, “böyle Din mi olur?” dedi.. önceden birisi işte demiş ya işte.. “ben böyle bir dini anlayamıyorum” ben de dedim, demişim ya.. geçiyor işte Facebooklarda, Twitter’da da ben sonra laflarımı unutuyorum diyorum kim demiş bunu? diyorlar “sen demişsin” ha işte senin yediğin etler babanın tarlasında mı yetişiyor diyorum yani hayvan kesmeden gökten sana et mi iniyor? e yani eti yutarlar köfteye yumulurlar Efendim.. Kurban bayramı Allah’a ibadet.. bir de fakir fukara yiyecek sen gidiyorsun, etin kilosu kaç lira olmuş.. istediğin zaman alıyorsun, hem de en pahalısından alıyorsun bilmem bekletilmişinden bilmem.. Kadının bütün bedeni avrettir kadına niye avrat diyorlar? zaten avrat avret demek tümü avret.. avrat yani – İlk günü hatırlıyor musunuz? – cezaevinde ilk gün? ilk gün akşam gittik zaten – hı hı akşam gittik, hemen de.. ben de hasta, şekerim çok yüksek, revire hemen revire aldılar zaten orada işte dostluklarımız oldu işte Aziz Bey oradan geçiyordu işte.. – hı hı hoca dedi.. oradan bir ilk biz tanımıyoruz hiç – Ondan önce hiç tanışıklık? hiç tanışmam canım “hoca” dedi.. “şikenin aleyhinde, şike yapanların..” “aleyhinde konuşuyor musun? konuşur musun?” dedi sen de gelirsin dedi böyle.. ben de dedim ki, “e sen şike yaptın mı ki?” dedim. e yapmadığını söylüyorsun, yapmadınsa dedim ben senin aleyhine konuşmadım ki o zaman dedim 🙂 bu sefer durdu – diyalog bu yani 🙂 e tabi sen şke yapmadım diyorsun o zaman sana gelmiyor bu iş dedim 🙂 yani öylece, ilk diyalog bu tabi ondan sonra yani sohbet, muhabbet gelişti ama.. hacca gitmiş bizim hacı efendim.. farz tavafın günü gelmiş.. Mina, Arafat, Müzdelife.. ee.. yorulmuş, yorulmuş, yorulmuş.. şeytanı da taşlamış çadıra gelmiş, “canım çıktı iflahım kesildi” demiş gelmiş şey.. grup amiri.. “haydi arkadaşlar, Mekke’ye..” “ne oldu ya?” demiş, “yatacağız, kaç gündür perişanım!” tavafa gidiyoruz “ne tavafı” demiş ya? demiş ki “farz tavafı” demiş farz tavafı çünkü ancak bayram günü yapılabiliyor farz tavafı.. nedir demiş, bu farz tavafı.. bu olmazsa olmaz mı demiş? olmaz demiş üç farzdan biri demiş ihram, Arafat bitti, üçüncü farz tavaf “kardeşim o zaman ne dolaştırdınız? Müzdelife, Cemerat, Şeytan” “e canımız çıktı, farz varken niye onlarla yordunuz?” demiş kardeşim demiş bu sırası, o da vacipti, sünnetti demiş şimdi farzın vakti geldi demiş “kardeşim benden buraya kadar” ben kesinlikle gelemem demiş yav demiş hacı olamazsın demiş kardeşim demiş “yav memlekete dönünce sana da hacı derler, bana da hacı derler.. “ne fark eder?” demiş