Namaz Kılamıyorum Diyorsan Akıl Almaz Çözüm

Dinliyoruz. (Kahkaha) Kimi çok seviyon? Beni çok seviyon mu? Çikolata verdiğim için çok seviyon di mi? Deme (Kahkaha) Şş.. Bir şey soracağım Yiğithan Bu kırmızıyı giymeyecektin hani? Adı ne bu taktığının? Con… (Kahkalar) Şşt.. Yiğithan Bugün sümüğün yok mu? + Var mı? – Var. Geçen gün ne sildin ama be! Yiğithan bir şey soracağım sana. Senin peygamberin kim? Haa.. Şöyle.. Adam ol. Peki sen bir Allah’a inanıyon di mi? Deme? (Kahkaha) İnanıyon di mi gundi? Peki Yiğithan? Şimdi ikinci dersimiz namaz. Olmaz değil, namaz. (Gülmeler) Yiğithan namaz kılmayan abilerine bir şey demek istiyor musun? Söyle bakayım. Vay Allah senden razı olsun. Şşt.. Ben gidiyom ha, odaya gidiyom. Gel çikolata vereyim. Yıldırım Beyazıt zamanında Yıldırım Beyazıt bir tane Sırp kralın kızıyla evleniyor. Tabi kız müslüman olmuyor. Çok da entrikacı bir kız. Yıldırım Beyazıt’a biraz sorunlu birkaç yıl geçirtiyor abi. Tabi Yıldırım Beyazıt, Caner (oradakilerden birine hitap etti), ondan sonra biraz üzülüyor. Belki biraz gönlü üzülüyor, daralıyor. Ve.. yani bunlardan kimi tarihçiler af dilemek için kimi tarihçiler tövbe için diyor, Bursa Ulu Camii’yi yaptırıyor Yıldırım Beyazıt. Şu anki o meşhur Bursa Ulu Camii’ni Tabi cami yapılırken çok çok önemli bir hadise var. Camide çalışan ne kadar adam varsa tek bir yerden ekmek yiyorlar: Somuncu Baba’dan. Tek bir yerden Mehmet abi. Neyse… Cami yapılıyor, çalışıyorlar. Ekmek tek yerden geliyor. Sadece Somuncu Baba’dan. Neyse cami bittikten sonra Yıldırım Beyazıt, Molla Fenari’yi çağırıyor. Emir Buhari’yi çağırıyor. Bunlar inanılmaz zâtlar… Yani alleme-i cihan abi. Bu Molla Fenari, Emir Buhari… Efsanevi isimler. Çağırıyor yanına. İşte cami bitmek üzere, şöyle bir Cuma’dan sonra vaaz verin diyor. O zaman namazdan sonra vaaz dediğin iki saat, üç saat, dört saat abi… Yani insanlar aç, daha o kadar kopmamışlar. Ahir zamanın şiddetini yaşamamışlar. Üç saat, dört saat vaaz. Sonra Molla Fenari diyor ki, ”Padişahım bize düşmez.” diyor. (Padişah) ”E nasıl düşmez? Kime düşecek ya?” diyor. ”Bir kutb-u azam var Somuncu Baba diye, ona düşer.” diyor. Abi tevazuya bakar mısın? Biz bir tane şöyle meşhur biri, bir bürokrasi… şöyle böyle biri gelsin de resim çektirelim diye milleti ezeriz. Padişah, koca Padişah yanına çağırıyor.. ”Bana düşmez, ona düşer.” diyor. Böyle bir tevazu Mehmet abi, akıllara zarar. Elhamdülillah ya.. Molla Fenari diyor, Somuncu Baba’ya düşer diyor.. Neyse Padişah diyor, madem öyle ikna edin diyor. Alttan giriyorlar, üstten çıkıyorlar. Tabi Somuncu Baba sırrı faş olsun istemiyor. Yani insanlar onu ekmek dağıtan mübarek bir mümin diye bilsin istiyor. Böyle evliya —-… sırrı faş olsun istemiyor abi. Neyse diyorlar ya belli olmaz, şöyle olmaz, böyle olmaz… Somuncu Baba’yı ikna ediyorlar. Somuncu Baba Cuma’dan sonra çıkıyor. Fatiha’nın tefsirini yapıyor, 7 mertebede. Birinci mertebede anlatıyor. Fatiha’yı şerh ediyor. İkinci mertebe anlatıyor, üç anlatıyor, dört anlatıyor, beş anlatıyor derken derken Molla Fenari tutamıyor kendisini. Cemaatin arasında, halkın arasında ayağa kalkıyor. ”Vallahi,” diyor ”Ben böyle şey görmedim.” diyor ”Biz yıllardır okuruz, araştırırız. Şu Fatiha’nın üçüncü mertebesinden öteye gidemedik… …Bu nasıl bir kutb-u azamdır böyle, 7 mertebe birden çıktı!” diyor. Somuncu Baba, ”Eyvah! Sırrım faş oldu.” diyor. Birden hızlıca hutbeyi irhaz ettiği kürsüden iniyor ve ondan sonra herkes yemin tillah ediyor ki… Ulu Cami’de kaç kapı var? Dört kapıdan birden bekliyorlar hangisinde çıkar diye. Ve dört kapıdan birden her biri yemin tillah ediyor biz Somuncu Baba’nın elini öptük diye. Bir anda 4 kapıdan birden çıkıyor… O zamanlar insanlar aman bana makam vermesinler, mevki vermesinler, fakir bir somuncu bilsinler diye sürekli kim üste gelirse onlar kaçıyor. Biz bu zaman, ahir zaman olduğundan maalesef Mehmet abi, tam zıttını yapıyoruz. Yani ne kadar teveccüh var, aman daha fazla üstüme alayım. Aman başkası almasın. Ve bu da bizde git gide git gide amellere güvenmeyi oluşturuyor. Ucub diye bir kelime duyan var mı? Ucub. İslam terminolojisinde çok mühim bir kelime. Duydunuz abi hiç ucub? Var mı abi bilen anlamını? Yeni kardeşlerden rica edeceğim. Var mı? Duydunuz mu hiç kardeşim? Bektaş? Ha duydun mu? Ne anlamı? Oturanlardan biri: Derste duymuştuk çarşamba şimdi şey de yanlış da olmasın. Ee anlamı ne? Korkuyla ilgili bir şey. Ha yooğ. Ohoo oğlum… Yunus’un dersi di mi bu? (Gülüşmeler) Ohoo 😀 Yavrum benim. Doğan söyle kardeş. Doğan: Abi ameline güvenmek Adamsın. Amele güvenmek demek ucub. Yani bizde bu asrın hastalıklarından biri – Yunus iyi dinle. Kelimeleri yanlış nakletme sonra Amele güvenme ucub hastalığı var Muhammed abi. Yani adama baktığında ahiretle ilgili bir mesele açıyorsun ve meselenin ikinci cümlesi ”Ya biz zaten şerif soyundanız.” , ”Biz zaten seyid soyundanız.” + Kardeşim sen namaz kılıyor musun? – Ya ben bir hanım aldım. Gece gündüz.. Seccadeye böyle yapıştırdım karı kalkmasın diye. Gece gündüz… Yani nasıl — nasıl kılıyor biliyor musun? Günde kaç tane- Ya biz Kabe Tv sarılıp uyuyoruz böyle evde. + Peki sen namaz kılıyor musun? – Yav ben kılamıyorum, biliyor musun? + Sebep? Sağlığında sorun vardır. İşi gücü çok yoğundur. – Yav 200 tane adam bakıyorum. Rızık kapılarını mı kapatayım? Bir de rezzak oldu. Bir de rezzak oldu hakikaten. Bizde ucub denen bir hastalık var ve bu hastalık çok sıkıntılı. Bu hastalık imandan sonra en çok vurduğu yerlerden bir tanesi namaz oluyor. Bunların en büyük sebebi Kur’an’ı okuyup içindeki emirleri uygulamaya tenezzül etmiyorlar bir zahmet. Kur’an’ı okumak sünnettir. Anlamak FARZDIR. Ne oldu o emirler? Kime geldi o emirler? Kime inecek o emirler abi? Bu azap sureleri kime geliyor? Kim için yazılmış? Biz cenaze namazının arabasının arkasına bile merhum yazıyoruz yani. Ne demek merhum? Allah’ın rahmet etmesi demek. Nereden biliyorsun o adamın akıbetini? Yani bu kadar amele güvenilir mi? Bu kadar ucub olur mu? Yani bu azap ayetleri kime indi? Az önce konuştuk… Uhud’ta bin kişiden peygamber görmüş üç yüz münafık dönüyor ya. Bin tanenin üç yüzü. Onda üç demek bu rakam. Bunlar Peygamber aleyhisselamı görmüş adamlar. Sen ben ne ya? Sen ben tebliğ etmişsin, kimsin ya peygamberin yanında? Peygamber görmüş adamlar Mustafa Hoca. Binde üç yüzü dönüyor bu adamların, münafık olarak. Sen neye güveniyorsun? Daha namaz yok yani.. masaya oturduğunda sahabelerin üstü bir adamsın. Masada hiçbir şey bırakmıyorsun. Amele baktığında başını secdeye eğdirmeyen iman neyine yarayacak? Ahirette nasıl kurtaracak? Ya bu namaz bu kadar kötüye atılabilir mi? Bu kadar kuytuya atılabilir mi? Üstad diyor ki, her günahta küfre giden bir yol var diyor. Yani bugün dişin çürüdüğünde bir anda çürümüyor dişin. Bir mikrop geliyor, bakıyor, buraya yuva yapılır diyor. Diğerlerine de referans oluyor Seydi abi. Diğer mikroplar geldiğinde dişi iptal ediyor. Amelde güzellik de aynı şekilde. Bir güzellik diğerine referans olur normalde İslam’da. Yani bir adam namaz kılıyorsa düzgün, içinden zekat verme isteği gelir. Onu da güzel yapıyorsa şu komşuma tebliğ edeyim isteği gelir. Onu da güzel yapıyorsa ”Ya bugün Rabbimi tanıyacak, marifettullah ilmiyle — bir kitap daha okuyayım.” isteği gelir. Bizimki Ali Veli Osman namazı kılıyor, yarın faizde. Namazı kılıyor, ertesi gün iftiranın, gıybetin… Ya bu esnaf abiler… Yani muhabbet ediyorum da bazen… Sizleri tenzih ediyorum. Yani herkesi tenzih edeyim, ortaya atayım. Bir kıyafet.. kime giyilirse artık. Yani o namaz ikame edildikten sonra mal satılırken o kadar yalan söylenir mi üç kuruş için? Olur mu yani bu? Yani o işleriniz için söylediğiniz yalanlar ne demek biliyor musun? Benim namazım olmamış demek. Zaten ayette namazını ikame et diyor, kıl demiyor. Namaz tam olsa işin devamında silsile silsile evleneceğin eşin doğru seçilmesine, çocuğunun ahlakına kadar Yani ulaşmadığı, elinin yetmediği hiçbir şey olmaz. Ama bizde ucub var. Amele güveniyoruz. Neyi unutuyoruz? İslam’ın temel disiplinlerini unutuyoruz. İslam öyle bir dindir ki Seydi abi, bir köleyi (yanlış anlamadıysam) birey yapar. Peygamber amcasını Ebu Leheb yapar. Sen neye güveniyorsun? İslam budur abi ya. Yani Cenab-ı Allah bunları anlayalım diye beş tane duyu veriyor. Biz hala başka noktalarda ısrar ediyoruz. İmandan sonraki en mühim hakikat: namaz ya namaz. Yani birazdan.. bugün çok ağır ders okuyacağız. Yani biraz insafın varsa gece rahat uyuyamayacaksın bugün Gökhan. Sadece namaz kılmayan değil, boş kılanlara da bugün çok laf gidecek. Yani.. Hele iki tane hadis sakladım heybemde. Benim aklım çıktı abi bakalım sizin ne olacak yani? Ama dünyayı yaşayayım ondan sonra öleyim. Yanımda biri namaz kılar, yanımda biri Kur’an okur. Yani bir adam trafik kazasından ölse yanına gidip trafik kurallarını hatırlatsan olur mu? E sen dünyada Kur’an’ı yaşamamışsın. O Fatiha’nın sana faydası olur mu? Yanında bin tane namaz kılsalar Fatih, faydası olur mu ondan sonra? Olmaz abi. Ama biz güveniyoruz abi… Ben öncelikle bir şey söylemek istiyorum. Namaz kılamıyorum lafına ben inanmıyorum Muhammed abi. Ben niye inanmıyorum? Çünkü ben Allah’a inanıyorum. Allah Bakara Suresinde diyor ki, Allah kimseye gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemez diyor ayette. Yani ne yok diyor Yunus? Teklif-i mala yutak.. Yutmaktan aklınızda kalsın. Yutacağından fazlasını, yani yükünün üstünü Cenab-ı Allah birisine yüklemez diyor. Ama sen hala diyorsun ki ben namaz kılamıyorum. Şimdi soruyorum… Turgay abi sana sorayım. Allah kılabilirsin diyor, o da ben kılamıyorum diyor. Kime inanıcan? Hangisine inanmak istiyorsun? Hadi öbürüne inan da şirke depar at. Hangisine inanmak istiyorsun? Ben de Allah’a inanıyorum. O zaman namaz kılamıyorum lafı namaz günahının üzerine bir de yalan oluyor, bir de Allah’ı tenkide giderse iftira oluyor. Cenab-ı Allah, abicim günlük kaç nefes aldığımızı biliyor değil mi? Sorun yok. Peki kaç yaşına kadar yaşayacağını biliyor mu? Biliyor. İleride kiminle evleneceğini? Kaç kere hastalanıp hangi hastanelere gideceğini? Vücudunda kaç tane hücrenin seyredeceğini? Saçının ne kadar uzayacağını ve ölene kadar kaç defa kestireceğini? Kaç şehir gezeceğini ve ayağının hangi denizde kaç gram su ayağına değeceğine kadar hepsini biliyor mu? E bunları bilen Allah namaz kılabileceğini de biliyor. Biliyor ve kainatı ona göre dizayn etmiş. Ve sen hala diyorsun ki ben namaz kılamıyorum diyorsun. Şimdi ben iki tane hadis okuyacağım. Birincisi Taberani’nin hadisi, sahih. Namaz kılmayanlar veya şekilci kılanlar bunu dinleyecek abi bugün. Bura sıkıntılı. ”Kıyamet günü kulun ilk sorguya çekileceği ibadet namazdır.” Devam edeceğim, rica ediyorum dikkatinizi — Bir de, ya beni idare edin, anladın mı abi? Kusurum olur, bir şey olur. Kardeşinizim. Ama şuna kabirde işimize yarayacak. Bana hakkınızı helal edin. Böyle.. anladın mı abi? Ama mesele çok mühim. ”Kıyamet günü kulun ilk sorguya çekileceği ibadet namazdır. Namaz düzgün ise diğer ibadetleri kabul edilir.” Namaz kılıyorsa demedi di mi? Namazı düzgün olacak. Yani bir ayette ikame diyor. Başka bir ayette namaz kılanlardan olmak diyor. ”Namaz düzgün değil ise diğer ibadetler kabul edilmez.” Ebu N–‘in ”Namaz kılmayanın ibadetleri kabul olmaz.” Abi sen tehlikeyi anladın mı? Bak hayatınıza bireysel bir soru. Hayatında namaz yok, kurban kesiyorsun. Kabul olmaz diyor. Nasıl oluyor biliyor musun Mehmet abi sistem? Sen hayatında namaz yokken kurban kestin diyelim. Borçtan düştü. Hiçbir ekstrası yok, kabul olmadı. O da Allah razı olursa borçtan düşüyor. Namazın yok, zekat verdin. Kabul oldu mu? Olmuyor. Borçtan düşüyor, hiçbir ekstrası yok. Hayatında namazın yok. Yok işte şunu yapmak sünnettir, misvakı böyle yapmak sevaptır. Var mı onların ekstrası? Hiçbirine bakılmıyor. Ya namazın önemini daha ne anlatabilir abi? Namaz kılmayanın Cici (Fatih Cici) hiçbir ibadetine bakılmaz diyor. Adam diyor ki, ya namazım yok belki. Arada sırada kılıyorum ama cennette de birkaç tane köşküm eksik olsun. Lan ne köşkü! Ahireti kaybedeceğin diyor ya komple. Ya şundan önemli bir mesele var mı abi? Ya şu namaza bak ya. Siz bugün dünyada bir adama baksanız Süleyman yüzüne bakıp adamın hangi günahları işlediğini anlayabilir misiniz? Anlaşılmaz bu. Ahirette adamın azap şekli ve mertebesine baktığın anda hangi günah işlediğini anlayacaksın. Her günahın azap şekli ayrı. Azap şeklinden ne günahı işlemiş onu anlayacaksın. Ve bu azap şekillerinden en şedid en şiddetli olanlarından biri namazında sıkıntı olanlar olacak. Nerden biliyorsun? Sahabe-i Kiram birçok ibadet şeklinde sıkıntı olsa oruçta, kurbanda, şunda bunda Ya işte kardeşimiz günah işliyor, derlermiş. Namazı olmayanın dini sıkıntılı gözüyle bakıyorlarmış. Namaz çok önemli değildir. Dinin kendisidir abi. Çok önemli, az önemli derecesini düşüremezsin. Dinin ta kendisi bu namaz dediğin. Ama bizim hayatımıza o kadar önemli değil. Niye? E çünkü zaman değişti Mehmet abi. Yani artık çok fazla işim var, üç yüz beş yüz adama ekmek veriyorum. Bir de rezzak oluyoruz orada. Öyle değil mi abi? ”Ey nefsim! Deme zaman değişmiş, asır başkalaşmış.” Ben şunu duydum bak kulaklarımla. Şigan ne duydum biliyor musun? Ben yoga yapanları duyuyo- görüyorum diyor. Saatlerce muazzam bir şekilde odaklanıyorlar diyor. Ama namaz kılana bakıyorum üç dakika odaklanamıyor diyor. Demek ki namaz biraz asimile olmuş.. Tamam bir Allah’a inanalım da Biraz namazla da yogayı karıştırmak lazım çünkü zaman değişti diyor. Ya bu bu kadar kafa karıştırabilecek bir şey mi gerçekten? Cenab-ı Allah şeytana verdiği müsaade esnasında şeytan bir adamın yoga yapıp şirkinde boğulmasından mutlu oluyor, adamı ellemiyor. Namaza da hiç tahammül edemiyor, her dakika vesvese veriyor sana. 1400 yıl önce de şeytan aynı şeyi yapıyordu, 1400 yıl sonra da aynı şeyi yapıyor. Sen o mücadeleyi kazanmaya bakacaksın. ”Ey nefsim! Deme zaman değişmiş, asır başkalaşmış, herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder. Derd-i maişetle sarhoştur.” Şimdi abi bura çok sıkıntı. Bazı kardeşler, abiler geliyor. + Namaz kılıyon mu hacı? – Kılıyom. Sıkıştırıyorum biraz. + Beş vakit mi, delikanlı gibi. – Ya sabahları çok kalkamıyorum diyor. Şimdi nereden anladın? Ya amelinden biraz anlıyorsun, gevşekliğinden, ipi ne kadar tuttuğundan anlıyorsun biraz yani. Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. Artık göre göre anlıyorsun biraz. Şimdi desen ki kardeş sabah altıda senin işinle ilgili bir uçak var. Her türlü kalkar. Her türlü. Desen ki kardeş sabahın beşinde hanım doğum yapacakmış. Her türlü kalkar. Erken kalkar. Dün bir tane haber geçse yarın sabah altıda deprem olacak. Herkesi Mersin’de hallaç pamuğu gibi çevirip atacak diye gözüne uyku girmez, o saatte on kere kalkar. Çocuğu doğsa kalkar, çocuğu acıksa gene kalkar. Ama mesele Allah’ın rızası olunca kılamıyormuş. Sebep? Sebebi imanı zayıf. Ve namaz kılmayan bir adam lisan-ı haliyle diyor ki, ”Ben kendi dünya cennetimde mutluyum, Senin vereceğin cennete ihtiyacım yoktur. Kendi işim, eşim, çevrem beni mutlu etmeye muktedirdir. Sen tamam Allah’sın, işte başım sıkışınca sana dua ediyorum. Sen bununla yetin. Ama ben sana günde bir saatimi ayırmayacağım. Ben günde ciğerimi on saatliğine ayda iki bin liraya patronuma satarım ama sana günlük bir saatimi satamam.” diyor lisan-ı haliyle. Soruyorum şimdi. Patronuna mı tapıyorsun Cenab-ı Allah’a mı tapıyorsun? Kime daha çok amel ediyorsan ona tapıyorsun. Bu adamlar, nefsimize söylüyorum hiçbir kişi değil yani. Bizim kişiyle işimiz yok. Sıfatla ilgili. Bunu böyle yaşayan kim varsa ya namazını kılmayan ya da kılarken sürekli aklından çek defteri geçti, şuradan müşteri mi geçti bu borcu n’apacağım, şu kızı n’apacağım, eşi n’apacağım, çocuğu n’apacağım deyip Allah’a ayırması gereken vakti esbaba ayıran zihniyete diyorum. Bunlar peşin vereni seven adamlar. Kendi nefsim dahil. Hiçbir fark yok. Benim yok mu zannediyon öyle aceleci kıldığım namaz? Bu nefis de bu muhabbetten beri değildir. Bunlar peşin seven adamlar. Yani al gülüm, ver gülümcüler. Allah bana bir şey verir, ben onun karşılığında veririm. Yani namaz kıldığımda ahirette verecekmiş, o bana gelmez Sabri abi. Bana şimdi vermesi lazım. Madem sen peşin seversin, madem her şeyi karşılıklı yaparsın şu an bulutlarda duran yirmi üç trilyon ton suyu, günlük soluduğun sekiz bin sekiz yüz litre havayı, vücudunda otoyol gibi döşenmiş doksan altı bin beş yüz kilometre damarları ahirette hadi öde de bunları diye adamın gırtlağına sokarlar Seydi abi. Madem karşılıklı seviyorsun, bunların karşılığını nasıl vereceksin? Versene Allah’ın verdiği bir nefesin karşılığını? Nerde abi sıkıntı? Patron arasa kırk döneriz. Allah için.. idare etsin artık (hâşâ) Öyle olmuyor mu? Kılmadığın namaz.. aceleyle kıldığın namaz.. namazın bitince yandakini tenkit edecek kadar nasıl dikkat verebiliyorsun, kendi namazından ona nasıl vakit kalıyor? ”Ey nefsim! Deme: ”Zaman değişmiş, asır başkalaşmış, herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş ediyor. Derd-i maişetle sarhoştur.” Niçin deme? Çünkü ölüm değişmiyor. Yarın ne giyeyim derken aklına kefen geliyor mu hiç? ”Firak, bekaya kalbolup başkalaşmıyor. Acz-i beşeri, fakr-ı insani değişmiyor, ziyadeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sürat peyda ediyor. Hem deme: ”Ben de herkes gibiyim.” Benim liselerde.. bir öğretmenim biliyorsunuz, liselerde en çok duyduğum cümle. Doğru mu? Baksana abi sınıfta hangi arkadaş kılıyor ya? Hangi arkadaş kılıyor namazı? Ben neden kılayım namazı yani? Yani orada diyor ki etraf ne yapıyorsa ben de aynısını yapayım. Seydi abi senle kırk kişiyi bir dama çıkarsam bizim elli ikinci katlayı.. o kırk tanenin otuz dokuz tanesi aşağıya atlayıp intihar etse onlar ediyor diye sen de eder misin? Etmezsin değil mi abi? Bak nefsin oyununa bak. Namaz olunca iyi de onlar kılmıyor. Ama canına kast olunca ben onlar gibi yapamam oluyor. Ne çıkıyor buradan? Buram buram nefis kokuyor. Buram buram… Başka ne diyorlar abi? Ya kardeşim siz namaz namaz diyorsunuz da bu namaz dediğin olay Allah’la kul arasında bir ibadet. Sizin girmemeniz lazım. Neydi isim? Ha? Sami, Allah’la kul arasında değil mi namaz? Öyle değil işte kardeş. Ben şurada gidip bir parkı yaksam abi devlet bana bir suç açar mı- dava? (Kamu davası) Çok güzel. Kamu, amme davası. Ne için bana kamu davası açıyor? Seksen milyonun hakkını müdafaa için doğru mu? Nasıl bir maddi düzeni bozduğunda seksen milyon kişinin hakkını devlet senden istiyor, aynen öyle de kılmadığın her namaz kainatta zerre atomların koca galaksilere kadar her birinin üzerinde bulunan müekkel melekler, zi-ruhlar, canlılar, çiçekler, böcekler, bütün bunların muazzam bir şekilde manevi ahengini, dinamiklerini bozduğundan ve sabote ettiğinden ahirette bunların küllisi senden hesap talep edeceğinden dolayı altmış yıllık bir hayatta sonsuz cehennemi hak ediyorsun. Defter kabarık abi. Bir daha sorayım. Allah’la kul arasında mıymış namaz? Onu da kakalamışlar aradan. ”Hem deme ben de herkes gibiyim çünkü herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder. Herkesle musibette beraber olmak demek olan teselli ise kabrin öbür tarafında pek faydasızdır.” Urve b. Zübeyr var. Hz. Ebu Bekir’in torunu. Aişe validemizin yeğeni. Urve’nin bir gün bacağı rahatsızlanıyor abi. Hemen Şam’a gönderiyorlar. O dönem Şam’da tabipler çok efsane. Neyse tabipler bakıyor Bektaş, allem ediyor kullem ediyor. Diyor ki bu biz bu dizden altını kesmek zorundayız diyor Urve’ye. Nasıl olacak diyor Urve. Bir tane ot var, onu çiğneyeceksin. Bir gün boyunca uyumuş olursun, yani anesteziyi bahsediyor. O dönem tıpla çok ilgileniyorlar. Mesela bir yerin yara olduğunda kırmızı başlı karıncalar var. Ateş karınca. Onu böyle kıskacıyla ısırtıyor, kafasını koparıyor. Isırtıyor, kafasını kopartıyor. O senin dikişin oluyor. Zaten karınca kafası organik. Eriyor gidiyor orada. Yani tıpta çok araştırıp — bir şekilde şey yapıyorlar. Bu zaman narkoz anestezi dediğinin bitkisini bulmuşlar Fatih. Urve’ye diyorlar ki sen bu bitkiyi çiğneyeceksin, çiğnedikten sonra bir gün boyunca aralıksız uyuyacaksın diyorlar. Yani bir gün boyunca Rabbimi anamayacak mıyım? Yani bir gün namazımdan uzak mı kalacağım? Evet, öyle olacak. Ben buna razı değilim diyor. İyi de Urve kesmemiz lazım bu bacağı. Dayanamazsın böyle acıya. Çözeriz diyor, çözeriz. Hele beni bir kıbleye çevirin diyor. Namazını kılarken bacağını kestiriyor. Ve bunu hissetmiyor. Namaz müminin miracıdır ne demek oldu mu abi? Urve’nin şu hassasiyetinden sonra artık kime tapıyor, kime biat ediyorsan git onun ibadetini yap kardeşim. Allah ananıza, babanıza cehennemi haram kılsın. Lillahi tealel El-Fatiha, maassalavat. Dünyada bu hakikatlere muhtaç binlerce insan var. Bunlardan biri sizin çevrenizde de olabilir. Paylaşıp onlara da ulaşmasını sağlayabilirsiniz. Allah rızası için El-Fatiha.


Almanca

Ich will was sagen. Wir hören dir zu. – Hayalhanem ich liebe dich sehr. (Gelächter) Wen liebst du sehr? – Hayalhanem liebe ich sehr. Liebst du mich sehr? – Ich liebe dich sehr. Du liebst mich doch nur so sehr, weil ich dir immer Schokolade gebe, stimmt’s? – Stimmt’s? Stimmt’s? (Gelächter) Pscht.. Ich will dich was fragen, Yigithan; Ich dachte du wirst das rote hier nicht tragen? Wie nennt sich das, was du trägst? – Con con con Con… (Gelächter) Pscht.. Yigithan, – Was? Hast du heute keinen Rotz? – Hab ich. + Hast du? – Ja. Wie du ihn letztens aber weggewischt hast ey! – Hab ich. Yigithan, ich werde dich was fragen. – Was? Wer ist dein Prophet? – Hz. Muhammed (Sav.) Aah.. Genauso; Sei ein Mann. Und du glaubst an Allah, stimmt’s? – Stimmt’s? + Stimmt’s. (Gelächter) Du glaubst das, stimmt’s Gundi? (Dorfmensch) – Das tue ich uvhdlkjvd Gundi. (Dorfmensch) Also Yigithan? – Was? Unser zweiter Unterricht ist das Gebet. ( Er macht ein Wortspiel [Gelächter] ) Yigithan, willst du den Brüder, die das Gebet nicht verrichten, etwas sagen? – Das will ich. Dann sag mal. – Was soll ich sagen? – (Ein türkischer Spruch, der einen Vorwurf/eine Beschuldigung andeuten soll) Wow, möge Allah mit dir zufrieden sein. Pscht.. Ich gehe ins Zimmer, okay. Komm, ich gebe dir Schokolade. – Los gib. Zu den Zeiten von Yildirim Beyazit, heiratet Yildirim Beyazit mit der Tochter eines serbischen Königs. Und das Mädchen wird kein Muslim. Zudem ist sie auch eine starke Intrigantin. SIe lässt Yildirim Beyazit ein paar problematische Jahre erleben. Natürlich wird Yildirim Beyazit nach diesen Jahren wahrscheinlich etwas traurig. Wahrscheinlich ist sein Herz ein bisschen traurig und bedrückt. Und.. manche Historiker sagen, dass er es getan hat, um um Gnade zu bitten; Andere sagen, um Reue zu zeigen: Er lässt die Bursa Ulu Moschee bauen. Die heutzutage so berühmte Bursa Ulu Moschee Natürlich gibt es dabei eine sehr wichtige Geschichte vom Moschee-Bau: All die Männer, die beim Bau tätig waren, aßen vom selben Bäcker – Von Somuncu Baba. Von einem Ort, Mehmet Bruder. Wie auch immer.. Die Moschee wird gebaut, sie arbeiten. Das Brot kommt von einer einzigen Quelle. Nur von? Nur von Somuncu Baba. Wie dem auch sei.. Nachdem die Moschee fertig ist, ruft Yildirim Beyazit Molla Fenari und Emir Buhari. Das sind unglaubliche Personen.. Sehr gelehrte Menschen, Bruder. Molla Fenari, Emir Buhari… legendäre Namen. Er ruft sie zu sich. Er sagt, dass die Moschee fast fertig ist, und dass sie nach dem Freitagsgebet eine Predigt halten sollen. Das, was man zu der Zeit als Predigt nach dem Gebet genannt hat, ging drei, vier Stunden, Bruder.. Die Menschen sind hungrig nach Wissen, sie haben noch nicht so sehr den Faden verloren wie wir; Und auch nicht die Brutalität der heutigen Zeit/Endzeit (Die letzte Ära vor der Apokalypse) erlebt. Drei, vier Stunden Predigt. Dann sagt Molla Fenari “Sultan, das steht uns nicht zu”. (Sultan) “Wie, es steht euch nicht zu? Wem soll es denn sonst zustehen?”, sagt er. Es gibt einen geistlichen Führer namens Somuncu Baba. Ihm steht es zu”, sagen sie. Bruder, guck dir mal die Bescheidenheit an Wir würden die Leute zerquetschen, wenn jemand berühmtes kommen würde, damit wir ein Foto machen können. Der Sultan, der große Sultan ruft DICH zu sich; Und du sagst “Es steht nicht mir zu, sondern ihm”. Stellt euch das mal vor. So eine Bescheidenheit, Mehmet Bruder, es ist unglaublich/nicht zu fassen. Gott sei Dank.. Wie dem auch sei. Also, Molla Fenari sagt, dass diese Aufgabe Somuncu Baba zusteht.. “Na gut. wenn es so ist, dann überredet ihn”, sagt der Sultan. Daraufhin gehen sie zu ihm und reden drunter und drüber um ihn zu überreden. Natürlich will Somuncu Baba nicht, dass sein Geheimnis gelüftet wird. (Das Geheimnis, dass er einer der Menschen ist, der durch Hingabe und Liebe zum Erschaffer, vom Grad her, Allah sehr nahe ist.) Er will, dass die Leute ihn nur als einfachen, guten Gläubigen kennen, der Brot verteilt. Und nicht, dass er ein -vom Grad her Allah sehr Nahe stehender- Geistlicher ist…er will nicht, dass sein Geheimnis gelüftet wird, Bruder. Wie dem auch sei. Sie sagen ihm, dass es schon nicht bemerkbar sein wird… Sie überreden Somuncu Baba. Und dann kommt der Tag: Somuncu Baba tritt nach dem dem Freitagsgebet nach vorne um die Prädigt zu halten. Er macht eine tiefgründige Übersetzung zur Sura Fatiha – In sieben Stufen. In der ersten Stufe erklärt er. Er erläutert die Fatiha. Er erläutert die zweite Stufe, die dritte, die vierte, die fünfte Stufe, bis Molla Fenari sich letztendlich nicht mehr zurückhalten kann. Er steht zwischen der Menge/dem Volk auf und sagt: “Ich schwöre auf Allah; Ich hab noch nie so etwas gesehen,” “Wir lesen und erforschen schon seit Jahren, doch haben wir es bei der Sura Fatiha nicht weiter als bis zur dritten Stufe geschafft.. ..was für ein geistlicher Führer muss er nur sein, dass er sieben Stufen auf einmal gestiegen ist!”, sagt er. Somuncu Baba daraufhin: “Oh nein, mein Geheimnis wurde gelüftet”. Auf einmal steigt er so schnell es geht herunter vom Pult, von dem er die Predigt gehalten hat; Und danach schwören alle darauf.. +Wie viele Türen gibt es in der Ulu Moschee? – Vier. Sie verteilten sich alle an allen vier Türen auf und warteten, um zu gucken, aus welcher Tür er rausgeht. Und die gesamten Menschen aus allen vier Türen schwören bei allem, dass jeder einzelne von Ihnen seine Hand geküsst hat. (Die Hand zu küssen ist im Islam ein Zeichen des Respektes/der Liebe) Er geht gleichzeitig von allen vier Türen auf einmal raus.. Die Menschen, die zu der Zeit gelebt haben sind -weil sie nicht wollten, dass ihnen ein Amt, eine hohe Stellung gegeben wird, damit sie nur als arme Bauer bekannt sind- ständig von der Spitze/hohen Stellung geflohen. Wir jedoch tun heutzutage, weil es die Endzeit (Die letzte Ära vor der Apokalypse) ist, leider genau das Gegenteil, Mehmet Bruder. Also; “Je mehr Huld es gibt, desto mehr nehme ich es auf mich auf.. Niemand außer mir soll die Lorbeeren ernten.” Und das führt bei uns immer mehr dazu, dass wir auf unsere eigenen Taten vertrauen. (Dass man sich z.B. denkt: “Ich tue ständig so viele gute Dinge, ich habe mir bestimmt locker das Paradies verdient.” / Ego) Es gibt das Wort Ucub, hat es schon mal jemand gehört? Ucub. Es ist in der islamischen Terminologie ein sehr wichtiger Begriff. Habt ihr dieses Wort ‘Ucub’ schon mal gehört? Kennt jemand die Bedeutung? Ich möchte die neu dazugekommenen Brüder darum bitten. Gibt es jemanden? Schon mal gehört, Bruder? Bektas? Ja? Hast du’s schonmal gehört? Was ist die Bedeutung? [Einer, aus der Gruppe:] “Das haben wir am Mittwoch im Unterricht gehört. Nicht, dass es jetzt falsch ist..” Und was ist die Bedeutung? “Etwas, bezüglich Angst?” Ahh nein. Ohooo (Ohoo: In vielen Fällen ein öfters benutzter türkischer Slang, welches schwer zu übersetzen ist. Kann man aber so ähnlich verstehen wie: ‘Was kommt denn jetzt noch?’) Das ist der Unterricht von Yunus, oder? (Gelächter) Ohoo, mein lieber Scholli. Dogan, sag es Bruder. [Dogan:] “Auf seine Taten vertrauen, Bruder” Du bist ein Mann. Ucub heißt; ‘Auf seine Taten vertrauen:’ Das ist eine der Krankheiten dieses Jahrhunderts – Yunus, höre gut zu. Erzähle die Wörter später nicht falsch weiter. Es gibt die Ucub Krankheit; Sich auf die eigenen Taten verlassen, Muhammed Bruder. Du öffnest jemandem ein Thema, das mit dem Jenseits zu tun hat und sein zweiter Satz darauf ist; “Wir stammen doch eh vom edlen Stamm ab”, “Wir stammen doch eh vom Seyyid-Stamm ab” + Bruder, verrichtest du dein Gebet? – “Ich habe so eine unglaubliche Frau geheiratet. Sie betet Tag und Nacht.. Ich habe sie auf den Gebetsteppich geklebt, damit sie nie wieder vom Beten aufsteht. (macht einen Witz) Tag und Nacht.. Weißt du wie unglaublich sie betet? Wie oft am Tag? Wir umarmen zu Hause die Kabe Tv (islamischer TV-Sender) und schlafen so ein.” + Und betest DU? – “Ach weißt du, ich kann nicht..” + Warum? Er hat gesundheitliche Probleme. Er hat viel zu tun. – “Ich beschäftige 200 Menschen. Soll ich die Türen zu deren Lebensunterhalt schließen, Bruder?” Er ist auch noch Rezzaq geworden. (Er-Rezzaq: Einer von Allah’s 99 Namen. Bedeutung: Der Versorger) Wir tragen eine Krankheit namens ‘Ucub’ in uns. Und diese Krankheit ist sehr problematisch. Diese Krankheit greift zuerst den Glauben, daraufhin dann am meisten das Gebet an. Der größte Grund dafür ist, dass sie den Koran lesen, aber sich nicht dazu herablassen den Befehlen darin zu folgen. Wenn sie sich doch bloß die Mühe dazu machen würden.. Den Koran zu lesen ist Sunnah (Sunnah: Die Handlungsweisen des Propheten [Sav.], denen man als Moslem so gut es geht nachstreben sollte). Ihn zu verstehen ist Farz (Farz: Pflicht/Vorschrift im Islam). Was ist mit den Befehlen? An wen sind diese Befehle gerichtet? An wen wurden sie heruntergesandt, Bruder? Für wen sind diese Koranverse bezüglich der Qual? Für wen wurden sie geschrieben? Wir schreiben sogar hinter das Beerdigungsauto “Merhum”. Was heißt “Merhum”? Es heißt: “Die Gnade Allah’s” (also, dass Allah Gnade haben wird). Woher kennst du das Ende/Schicksal dieses Mannes? Kann man sich wirklich so sehr auf seine Taten verlassen? Sollte es denn wirklich so viel Ucub geben? Also an wen sind diese Koranverse bezüglich der Qualen herabgesandt worden? Wir haben das gerade besprochen.. ..Vom Uhud Krieg kehrten von insgesamt 1000 Menschen, 300 als Heuchler wieder zurück; Trotz der Tatsache, den Propheten gesehen zu haben. 300 von 1000. Das bedeutet DREI ZEHNTEL. Drei Zehntel an Männern, die den Propheten (Sav.) höchstpersönlich gesehen haben. Wer sind da du und ich schon? Du und ich versuchen Botschaften rüberzubringen (sarkastisch). Wer sind wir schon neben dem Propheten (Sav.)? Männer, die den Propheten höchstpersönlich gesehen haben, Mustafa. 1000 von 300 dieser Männer kehrten als Heuchler wieder zurück. (Die Sorte ‘Heuchler’ ist im Islam vom Grad her der niedrigste, den ein Mensch erreichen kann. Niedriger als ein Ungläubiger) Auf was vertraust du? Du verrichtest noch nicht einmal das Gebet; Doch wenn du dich an den Tisch setzt, bist du der Mann, der den Sahaba (Weggefährten des Propheten) um Meilen voraus ist. Du lässt am Tisch nichts übrig (sarkastisch). Wenn es aber um die Performance geht: Was nützt dir ein Glaube, der deine Stirn nicht auf den Gebetsteppich neigen lässt? Wie soll es (dein Glaube) dich im Jenseits retten? Kann das Gebet denn auf so fatale Art vernachlässigt werden? Darf man es denn so sehr in die Ecke stellen? Der Meister/Lehrer (Bediüzzaman Said Nursi) sagt: “In jeder Sünde liegt ein Weg zum Unglauben.” Also, wenn du heute einen verfaulten Zahn siehst, ist das nicht auf einmal passiert. Es kommt ein Bakterium und checkt die Gegend nach einem möglichen Sitz ab. Und er wird dann daraufhin zur Referenz der Anderen, Seyid Bruder. Sobald die anderen Bakterien dann dazukommen, setzen sie den Zahn außer Gefecht. Bei der Schönheit in den Taten ist das genau so. Eine Schönheit wird im Islam für gewöhnlich zur Referenz der anderen Schönheit. Also, wenn ein Mann ordnungsgemäß betet, dann entsteht in ihm auch der Impuls, spenden zu wollen. Wenn er auch das schön macht, wird der Wille kommen, seinen Nachbarn zu predigen (sie auf den rechten Weg leiten zu wollen). Wenn er auch das schön macht, wird der Wille kommen: “Ey lass mal heute noch ein Buch lesen, mit dem ich Allah viel näher kennenlernen kann.” Doch unsere Jungs -sei es Ali, Veli oder Osman- beten zwar vernünftig, aber beziehen am nächsten Tag Zinsen. Er betet, doch am nächsten Tag Verleumdung, Lästerei.. Ey diese Kleinhändler; manchmal quatsche ich mit ihnen.. Ich schließe euch alle jetzt mal aus und rede einfach in die Mitte daher: Ein Kleidungsstück.. Spielt keine Rolle welches. Wie kann man, nach dem das Gebet verrichtet wurde, für ein paar lausige Cents so viel lügen, während man eine Ware verkauft. Geht das in Ordnung? Wisst ihr, was diese Lügen die ihr für eure Arbeit erzählt, bedeuten? Das heißt, dass dein Gebet nicht akzeptiert wurde. Im Koran wird deswegen betont, dass man das Gebet AUFRICHTIG verrichten soll. Sobald du es aufrichtig machst, gibt es danach nichts, wo deine Hand nicht hinreichen wird! Sei es bei deiner andauernden Arbeit, bei der richtigen Partnerwahl, bis hin zur Moral deiner Kinder, bei ALLEM. Aber bei uns ist eben Ucub vorhanden. Wir verlassen uns auf unsere Taten. Doch was vergessen wir? Die grundlegenden Disziplinen des Islams vergessen wir. Islam ist so eine unglaubliche Religion, Seyid Bruder: Es macht aus einem Sklaven ein legendäres Individuum (Bilal Habashi). Und aus dem Onkel des Propheten macht es Ebu Leheb (Er hat sich zum Feind des Propheten gemacht und wurde von Allah verdammt.) Worauf vertraust du? Das ist der Islam, Bruder. Allah gibt uns fünf Sinne, damit wir das verstehen. Wir aber bestehen immer noch auf andere Punkte. Die wichtigste Wahrheit, was nach dem Glauben kommt, ist das Gebet. DAS GEBET. Wir werden heute schwierige Lehren im Unterricht beziehen. Wenn du also ein bisschen Einsicht/Gnade in dir trägst, wirst du heute Nacht nicht in Ruhe schlafen können, Gökhan. Das betrifft nicht nur jene, die nicht beten, sondern auch jene, die nicht aufrichtig/bedeutungslos beten. Vor allem habe ich zwei Hadithe in meiner Satteltasche versteckt (Redewendung). Ich konnte es nicht fassen, mal sehen wie es euch ergehen wird. “Aber lass mich doch mein Leben leben und nachdem ich gestorben bin, wird es sicher neben mir (meiner Leiche) jemanden geben, der betet, und einen anderen geben, der Koran liest”. Wäre es denn logisch, einen Mann, der bei einem Verkehrsunfall gestorben ist, an die Verkehrsregeln zu erinnern? Du hast auf dieser Welt nicht mit dem Koran gelebt. Wird dir da die Sura Fatiha noch was bringen können? Wenn 1000 Leute für dich beten würden, Fatih, würde es dir was bringen? Würde es nicht, Bruder. Aber wir vertrauen darauf… Ich möchte vorerst etwas sagen. Ich glaube nicht an die Aussage: “Ich kann das Gebet nicht verrichten,” Muhammed Bruder. Warum glaube ich nicht daran? Weil ich an Allah glaube. Allah sagt in der Sure Bakara (286): “Allah legt keiner Seele mehr Last auf als die, die er tragen kann.” Also, was gibt es nicht Yunus? Teklif-i mala yutak.. Also sagt er, dass Allah niemandem Lasten auferlegen würde, die er nicht (er)tragen kann. (Also nicht mehr als die Kapazität, die er tragen kann.) Aber du sagst immer noch: “Ich kann das Gebet nicht verrichten.” Nun frage ich.. Turgay Bruder, lass mich dich fragen. Allah sagt, dass du das Gebet verrichten kannst; Doch er sagt, dass er nicht beten kann. Wem glaubst du? +Wem willst du glauben? – Allah. Los glaube dem anderen und fange mit Schirk an. (Schirk: Jemanden oder etwas an der Einzigkeit Gottes teilhaben zu lassen -> Da es im Islam nur einen Gott gibt, darf man Ihm nichts gleich- oder überstellen.) Wem willst du glauben? “Ich glaube auch an Allah.” Somit wird mit dieser Aussage -neben der Tatsache/Sünde nicht zu beten- auch noch die Sünde draufgesetzt, gelogen zu haben. Wenn er zusätzlich darauf auch noch Allah kritisiert, wäre das Verleumdung. Bruder. Allah weiß, wie viele Atemzüge wir pro Tag machen, stimmt’s? Kein Problem. Weiß er auch, bis wann du leben wirst? Weiß er. Mit wem du in der Zukunft heiraten wirst? Wie oft du krank wirst und in welche Krankenhäuser du alles gehen wirst? Wie viele Zellen insgesamt in deinem Körper erneuert werden? Wie lang deine Haare werden und wie oft du sie bis zu deinem Tod schneiden lassen wirst? Weiß er, wie viele Städte du bereisen wirst und wie viel Gramm an Wasser insgesamt an welchen Ozeanen alles, deinen Fuß berühren wird? Weiß er das alles? Der Allah, der das alles weiß, weiß doch auch dass du dazu fähig bist, das Gebet zu verrichten. Er weiß es und hat das Universum dementsprechend für dich gestaltet. Und du sagst immer noch: “Ich kann nicht beten.” Jetzt werde ich euch zwei Hadithe vorlesen. (Hadith: Die Überlieferung der Aussprüche und Handlungen des Propheten [Sav.]) Der erste Hadith ist von Taberani. Er ist Sahih (echt/die Wahrheit). Diejenigen, die das Gebet nicht verrichten oder es unaufrichtig verrichten, werden sich das heute anhören. Die jetzige Stelle ist beunruhigend/problematisch. “Am Tag des Gerichtes, wird die erste Tat die befragt wird, das verrichten des Gebetes sein.” Ich werde gleich weitermachen. Ich bitte euch um eure vollste Aufmerksamkeit. Und bitte haltet mich heute ein wenig aus (drückt das Auge mal zu). Vielleicht habe ich Makel/Fehler oder irgendetwas anderes. Ich bin euer Bruder. Aber das hier jetzt wird für uns im Grab vom Nutzen sein. Vergebt mir all meine Taten und Fehler -> (Eine Redewendung, weil man vermeiden möchte, dass die Menschen sich im Jenseits über einen beschweren und ‘Schadensersatz’ für die jeweiligen Rechte verlangen, die man hat. [Sagt man meistens beim Abschied, beim Fehler machen, wenn man jemanden verletzt oder gekränkt hat, Unrecht getan hat, die Rechte missbraucht hat oder wenn man möglicherweise unbewusst einen Fehler gemacht hat oder vielleicht noch machen wird.]) ..verstehst du? Aber dieses Thema ist sehr wichtig. “Am Tag des Gerichtes, wird die erste Tat die befragt wird, das verrichten des Gebetes sein. Erst wenn das Gebet ‘angemessen/richtig/ordungsgemäß’ verrichtet wurde, werden die anderen Religionsübungen/guten Taten angenommen.” Er hat nicht gesagt “Wenn man das Gebet verrichtet” stimmt’s? Er hat gesagt; Wenn man das Gebet ‘ordungsgemäß/richtig/angemessen’ verrichtet. Also in einem Koranvers wird davon gesprochen angemessen zu beten (Also mit der Vorstellung/mit dem inneren Frieden zu beten, dass Allah dich immer sieht und bei dir ist). Und im anderen Vers wird davon gesprochen, von den Gebet-Verrichtenden zu sein. “Wenn das Gebet nicht richtig/ordnungsgemäß ist, werden die anderen Taten nicht angenommen.” “Es werden die guten Taten/Religionsübungen derer nicht angenommen, die das Gebet nicht verrichten.” Begreifst du die Gefahr, Bruder? Ich stelle euch jetzt eine individuelle Frage. Es gibt kein Gebet in deinem Leben, aber du opferst (z.B. Ziege, Rind beispielsweise für das Opferfest). Er sagt, dass diese Tat/Religionsübung nicht angenommen wird. Weißt du wie das System funktioniert, Mehmet Bruder? Nehmen wir an, du opferst (z.B. eine Ziege, Rind usw.), obwohl du das Gebet nicht verrichtest. Er hat zwar seine Schulden (bei Allah) beglichen, doch erhält keine Extras. Es wurde nicht akzeptiert. Seine Schulden werden auch nur dann beglichen, wenn Allah das akzeptiert/mit ihm zufrieden ist. Du betest nicht, aber hast Zakat (Almosen) gegeben. Wurde es akzeptiert? Wird es nicht. Er ist der Verschuldung zwar entfallen, aber erhält kein Funken Extras. Du hast kein Platz für das Gebet in deinem Leben? Aber sagst: “Dies zu tun ist Sunnah, Miswak (Baumwurzelstück, welches zur Zahnreinigung benutzt wird) zu benutzen ist Sunnah..” usw. Kriegst du Extras (Also die Belohnung/entgegenkommen) dafür? Nichts von all dem wird beachtet/geschätzt! Bruder, was könnte die Bedeutung und Wichtigkeit des Gebetes denn im Moment noch besser darstellen? Nichts von seinen Taten werde beachtet/geschätzt, wenn er das Gebet nicht verrichtet, Cici Bruder. Der Mann sagt: “Ich verrichte das Gebet zwar nicht, nur gelegentlich, ab und zu mal. Aber was solls; Dann fehlen mir im Paradies halt ein paar Schlösser.” Alter von was für einem Schloss redest du!? Du verlierst das komplette Jenseits/Paradies, wird hier gesagt! Ey, gibt es denn ein wichtigeres Thema als das hier Bruder? Begreifst du die Wichtigkeit des Gebetes? Wenn du heute auf dieser Welt einen Mann betrachten würdest, könntest du an seinem Gesicht erkennen, welche Sünden dieser Mann alles begangen hat? Das ist natürlich unverständlich. Im Jenseits jedoch wird man man an der Art und dem Grad der Peinigung/des Folters dieses Mannes erkennen, welche Sünde er begangen hat. Die Peinigung/Folter jeder einzelnen Sünde ist unterschiedlich. Du wirst anhand der Peinigung verstehen, welche Sünde der Jeweilige begangen hat. Und einer der schmerzhaftesten und brutalsten Peinigungen wird es bei Jenen geben, die Schwierigkeiten mit dem Gebet hatten. Woher weiß ich das? Die Sahabe-i Kiram (Weggefährten des Propheten) zu diesem Thema: Wenn es Probleme in den jeweiligen Religionsübungen gibt; beim Fasten, beim Opfer, usw.. ..dann sagten sie: “Unsere Brüder sündigen.” Doch die, die nicht Beten betrachteten sie als problematisch/zweifelhaft was ihren Glauben betrifft. “Das Gebet ist nicht sehr wichtig..” – Es ist die Religion höchstpersönlich/selbst, Bruder! “Viel wichtig, wenig wichtig.” -Du kannst es nicht auf so einen Niveau senken. Das was sich ‘Gebet’ nennt, ist die Religion selbst! Aber in unserem Leben spielt es nicht so eine große Rolle. Warum? Weil sich die Zeiten geändert haben, Mehmet Bruder (sarkastisch). Jetzt habe ich viel zu viel Arbeit. Ich sorge für das Brot von dreihundert-fünfhundert Männern. Jetzt bin ich auch noch Rezzaq geworden (Einer von Allah’s 99 Namen: der Versoger) stimmt’s Bruder? [sarkastisch] “O mein Ego/meine innere Triebseele! Behaupte nicht: ‘Die Zeiten haben sich geändert, das Jahrhundert hat sich geändert.’ ” Ich habe was gehört. Weist du was ich gehört hab, Sigan Bruder? “Ich sehe mir die Menschen an, die Yoga praktizieren. Sie können sich stundenlang enorm fokusieren/konzentrieren”, sagt er. “Aber dann schaue auf die, die das Gebet verrichten: Sie können sich keine 3 Minuten fokusieren/konzentrieren. Also ist das Gebet heutzutage ein wenig assimiliert. Okay, glauben wir natürlich an Allah.. ..doch ich finde wir sollten Yoga mit dem Gebet ein wenig zusammentun/vereinigen, weil sich die Zeiten geändert haben”, sagt er. Ey kann das denn wirklich etwas sein, was so sehr für Verwirrung sorgt? Nachdem der allmächtige Allah dem Teufel die Erlaubnis gab, (im Laufe der Existenz dieser Welt, die Menschen vom Rechten Weg abzuleiten) freut sich der Teufel doch, wenn jemand Yoga macht und dabei im eigenen Schirk ertrinkt. (Schirk: Etwas oder jemanden Allah gleich- oder überstellen) Also stört der Teufel ihn nicht dabei. Das Gebet jedoch kann er überhaupt nicht tolerieren und gibt dir daher bei jeder Gelegenheit Vesvese (Dass der Teufel dir Dinge zuflüstert/einflöst, wie z.B. Angst, Bedenken, Argwohn). Der Teufel hat vor 1400 Jahren schon dasselbe getan, und tut 1400 Jahre später immernoch dasselbe. Du musst drauf schauen, diesen Krieg/Kampf zu gewinnen. “O mein Ego/meine Triebseele! Behaupte nicht: ‘Die Zeiten haben sich geändert; das Jahrhundert hat sich geändert; jeder verliert sich in diese Welt; jeder ist diesem Leben extrem ergeben/begierig; jeder ist in die Schwierigkeiten des Unterhaltes/des Auskommens versunken.’ ” Also Bruder, hier wird es problematisch. Einige Brüder und Schwestern kommen. + Verrichtest du das Gebet? – “Tue ich.” – “Ich quetsche es ein bisschen in den Tag hinein.” + Fünfmal am Tag wie ein Ehrenmann? – “Ich kann morgens nicht aufstehen”, sagt er. Du frägst dich woher ich das durchschaut habe? Man durschaut das ein wenig von der Art und Weise, seinem Sachverhalten, wie locker er drauf ist; Daran, wie fest er sich an das Seil klammert. (Redewendung) Taten sprechen lauter als Worte. Je mehr man sieht, desto erfahrener wird man. So. Würde man jetzt sagen: “Bruder, um sechs Uhr morgens steht ein Flugzeug für dich bezüglich der Arbeit bereit.” -Egal was kommt, er würde aufstehen. Egal was. Würde man sagen: “Deine Frau wird um fünf Uhr morgens gebären.” -Komme was wolle, er würde aufstehen. Er würde sogar noch früher aufstehen. Wäre gestern in den Nachrichten gekommen, dass es morgen um sechs Uhr früh ein Erdbeben geben wird, das jeden in der Stadt Mersin auseinander streuen wird, dann würde er keinen Funken Schlaf in die Augen kriegen und würde zehnmal pro Stunde aufwachen. Wenn sein Kind auf die Welt kommen würde, würde er aufstehen; Wenn sein Kind hungrig wäre, würde er ebenfalls aufstehen! Sobald es jedoch darum geht, Allah seine Treue/Liebe zu beweisen (sodass er zufrieden mit dir ist), kann er auf einmal das Gebet nicht verrichten. Der Grund? Ein schwacher Iman (Glaube). Jemand der das Gebet nicht verrichtet, sagt mit seinem Verhalten: „Ich bin glücklich in meinem Welt-Paradies; ich benötige das Paradies nicht, was du mir geben möchtest! .. ..Meine Arbeit, meine Frau, meine Umgebung sind dazu fähig, mich glücklich zu machen. Okay, du bist zwar Allah (der, der mich erschaffen hat); Also mache ich Dua (spreche ein Gebet), wenn ich mal in der Klemme stecke; Damit solltest du dich auch schon zufrieden stellen. Ich werde für dich jedoch keinesfalls täglich eine Stunde meiner Zeit zur Verfügung stellen, Ich habe meinem Chef für 10 Stunden am Tag und 2000 Lira pro Monat, meine Seele verkauft. Aber dir kann ich eine meiner Stunden pro Tag eben nicht verkaufen“, sagt das Verhalten dieses Menschen mit seiner eigenen Sprache. Jetzt frage ich dich: Vergötterst du deinen Chef oder den allmächtigen Allah? Du vergötterst den, für den du mehr tust. Ich rede jetzt von dem Ego/der Triebseele dieser Menschen. Ich meine nicht den Menschen an sich, sondern das, was er darstellt (sein Abbild/seine Erscheinung). Wer Erfahrung mit all dem gemacht hat; Also entweder nicht betet oder während dem Gebet an sein Scheckbuch, an seine Kunden, an seine Schulden, an sein Mädchen, an seinen Ehepartner, an sein Kind etc. denkt und die Zeit, die er eigentlich Allah widmen muss, den ‘vergänglichen’ Dingen widmet. Ich rede von den Menschen dieser Mentalität. Das sind eben Menschen die den Vorschuss (Cash/Vorzeitige Belohnung) lieben. Einschließlich meinem Ego/meiner inneren Triebseele. Da gibt es keinen Unterschied. Glaubt ihr, ich bete nicht ab und zu auch mal zu hastig? Meine innere Triebseele/Ego ist nicht ausgeschlossen von all dem Besprochenen. Das sind Menschen, die den Vorschuss lieben. Menschen, die gleich eine Anerkennung/einen Gegenwert für ihren Gefallen erwarten. “Ich gebe Allah nur etwas zurück, wenn er mir auch etwas gibt. Die Belohnung für mein Gebet wird mir erst im Jenseits gegeben? So läuft das nicht, Allah muss mir die Belohnung JETZT geben.” Es beruht also alles für dich auf Gegenseitigkeit? Du erwartest also für alles einen Gegensatz? Die 23 Billionen Tonnen an Wasser beinhaltenden Wolken am Himmel; Die 8800 Liter Luft, die du tagtäglich ein- und ausatmest, Die insgesamt 96500 km langen Adern, die wie eine perfekt strukturierte Autobahn in deinen Körper ausgestattet worden sind: Glaubst du, sie werden dir im Jenseits nicht an die Kehle gehen und sagen: “Bezahl DAS doch alles zurück wenn du kannst.” Du sagst also, du liebst gegensätzlich. Wie, gedenkst du, den Wert von all dem zurückgeben zu können? Gib doch den Gegenwert eines Atemzuges zurück, den Allah dir geschenkt hat. Wo liegt das Problem, Bruder? Wenn der Chef anruft, spielen wir verrückt. Aber wenn es um Allah geht..; “Er soll damit klarkommen.” Hâşâ (Gott bewahre). Ist es nicht so? Das Gebet, das du nicht verrichtest.. Dein in Eile verrichtetes Gebet.. Deine Kritik -beim Gebetsende- über deinen Bruder nebenan. Wie kannst du, statt auf dein eigenes Gebet zu achten, die Zeit und Aufmerksamkeit für so etwas besitzen? “O mein Ego/meine innere Triebseele! Behaupte nicht: ‘Die Zeiten haben sich geändert; das Jahrhundert hat sich geändert; jeder verliert sich in diese Welt; jeder ist diesem Leben extrem ergeben/begierig; jeder ist in die Schwierigkeiten des Unterhaltes/des Auskommens versunken.’ ” Warum sollte ich das nicht behaupten? “Weil sich der Tod nicht ändert.” Immer wenn du dich frägst: “Was soll ich morgen anziehen?”, ist dir da jemals ein Leichentuch in den Sinn gekommen? ”Die Trennungen wenden sich nicht zum unvergänglichen/anbleibenden und verändern sich nicht dadurch. Die Unfähigkeit/Schwäche und die Bedürftigkeit/Armut der Gesellschaft ändert sich nicht, es steigt an/verstärkt sich. Die Reise/der Lebensweg des Sterblichen wird nicht unterbrochen, das Tempo/die Geschwindigkeit kommt zum Ausdruck. [Übersetzerin: Türkisch/Osmanisch ist eine sehr umfassende und komplexe Sprache, trotz allem habe ich versucht die Abschnitte aus dem Buch ‘Risale’ so gut es geht zu übersetzen. Ich entschuldige mich schon im voraus für eventuelle Fehler.] “Sag zudem nicht: ‘Ich bin wie alle anderen.’ ” In meinen Gymnasien.. Wie ihr wisst, bin ich Lehrer. Es gibt einen Satz den ich in den Gymnasien am meisten höre. Stimmt’s? “Sieh dich doch mal um, Bruder. Wer, aus dieser Klasse betet schon?” “Welcher meiner Freunde hier betet schon? Also warum sollte ich dann beten?” Also sagt er damit eigentlich: “Ich mach genau das selbe, was alle anderen auch machen. (Mitäufer)” Seyid Bruder, würde ich -dich mit eingeschlossen- 40 Männer auf ein Dach steigen lassen. Auf unseren 52’sten Stockwerk.. Und 39 von diesen 40 Männern stürzen sich hinunter und begehen Selbstmord. Würdest du auch springen, nur weil sie es tun? Würdest du nicht, stimmt’s Bruder? Jetzt sieh dir mal nur dieses Ego-Spiel an. Sobald es ums Gebet verrichten geht: “Ja aber die anderen beten doch auch nicht.” Aber sobald es um dein Leben geht: “Ich kann nicht tun, was die anderen auch tun.” Was kommt also dabei raus? Das riecht mir sehr stark nach Ego/innerer Triebseele. Was sagen sie noch, Bruder? “Ey Bruder, ihr redet zwar die ganze Zeit über das Gebet, doch das Gebet ist eine Aktion zwischen mir(dem Diener) und Allah. Ihr solltet euch da nicht einmischen.” Wie war dein Name? Ja? Sami. Das Gebet ist doch etwas zwischen Allah und dir(dem Diener), stimmt’s? NEIN, so ist es eben nicht Bruder. Würde ich jetzt gehen und einen Park in Brand setzen, würde der Staat ein Rechtsverfahren für mein Verbrechen gegen mich einleiten? [Jemand aus dem Saal] “Ein öffentliches Rechtsverfahren.” Sehr schön. Ein öffentliches Rechtsverfahren. Warum leiten Sie eine öffentliche Verhandlung gegen mich ein? Weil ich das Anrecht von 80 Millionen Menschen missbraucht habe, stimmt das? Und genauso, wie die Regierung den Preis/die Berechtigung von 80 Millionen Menschen, aufgrund vom materiellen Missbrauches deinerseits, von dir zurückverlangt, Genauso wird im Jenseits, für jedes Gebet, das du nicht verrichtet hast und dadurch die immens spirituelle Harmonie und die dynamisch perfekte Ordnung und den Zusammenhalt von jedem Engel, jeder Seele, jedem Lebewesen, jeder Blume, jedem Insekt missbraucht hast, welche sich im gesamten Universum -angefangen von den Atomen, bis hin zur gigantischen Galaxie- ausstrecken/befinden; Und weil diese Geschöpfe deshalb, restlos, vollkommen und sogar noch darüber hinaus den Preis und den Gegenwert deiner Sabotage und deinem Missbrauch gegen ihren natürlichen und spirituellen Lebensraum verlangen werden; Wirst du nach deinen vergänglichen 60 Jahren auf dieser Welt, die endlose ewige Hölle verdient haben. Unser Führungszeugnis quillt über, Bruder. Lass mich die Frage nochmal stellen. Ist das Gebet wirklich nur etwas zwischen Allah und dir(dem Diener)? Diese Lüge haben sie den Leuten auch so nebenbei angedreht. ”Sag zudem nicht: ‘Ich bin doch nur wie alle anderen.’ Weil jeder dich nur bis zu deiner Grab-Tür begleiten wird. Doch auch der Trost/die Belohnung, welches im Beisammensein des Unglücks/der Trauer von Jedem liegt, wird auf der anderen Seite des Grabes sehr nutzlos sein.” Es gibt jemanden Namens ‘Urve b. Zübeyr’. Der Enkel von Hz. Ebu Bekir; Der Neffe von Hz. Aisha. Eines Tages erkrankt Urve’s Bein, Bruder. Sie schickten ihn sofort nach Damaskus(Syrien). Die Mediziner in Damaskus waren zu der Zeit sehr legendär. Wie dem auch sei, die Ärzte untersuchten ihn und sagten zu Urve: “Wie müssen das Bein amputieren.” Urve frägt, wie das ganze Vorhaben stattfinden soll. Sie sagten, dass es ein Kraut gibt, welches dich für einen kompletten Tag schlafen lassen wird, nachdem du es gekaut hast. Sie sprechen hier von der Anästhesie. Zu dieser Zeit beschäftigten sie sich sehr mit Medizin. Wenn du beispielsweise irgendwo eine Wunde hast dann holten sie rotköpfige Ameisen. Feuerameisen. Sie ließen ihn mit seiner Beißzange abbeißen und rissen ihm dann den Kopf ab. Die Ameise beißt; Er reißt den Kopf ab. Das wurde dann dein deine Naht. Der Kopf der Ameise ist sowieso organisch/biologisch. Es schmilzt daraufhin dann weg. Sie forschten also sehr viel in der Medizin. Irgendwie klärten sie schon alles. Und damals fanden Sie eben ein Kraut, welches heute der Narkoseanästhesie gleicht, Fatih Bruder. Sie sagten zu Urve, dass er dieses Kraut kauen soll und daraufhin dann einen Tag lang pausenlos schlafen wird. “Also werde ich einen ganzen Tag lang Allah nicht gedenken können? Also werde ich einen kompletten Tag getrennt von meinen Gebeten bleiben?” – “Ja, so wird es sein.” “Das möchte ich nicht akzeptieren”, sagt er. – “Schön und gut Urve, aber wir müssen dieses Bein schneiden. Du könntest solch einen Schmerz nicht ertragen!” “Das kriegen wir schon hin. Dreht mich doch mal bitte zur Qibla”, sagt er. (Gebetsrichtung der Muslime in Richtung Kaaba). Während er sein Gebet verrichtet, lässt er sich das Bein amputieren. Und er fühlt es nicht. “Das Gebet ist der Aufstieg/das Erbe des Gläubigen.” Gewinnt der Satz jetzt für euch an Bedeutung, Bruder? Nachdem du gerade die Hingabe und Sensibilität von Urve gesehen hast; Geh und bete den an, dem du die Treue geschworen hast, Bruder. Möge Allah die Hölle für eure Mütter und Väter unantastbar machen. Lillahi Teala El-Fatiha, Maassalavat. (Nach diesem Satz, grüßt jeder den Propheten [Sav.] und liest daraufhin die Sura Fatiha) Es gibt auf dieser Welt tausende von Menschen, welche dieser Wahrheiten bedürfen. Einer von ihnen könnte in eurem Umfeld sein. Du kannst dieses Video teilen und somit dafür sorgen, dass es Sie auch erreicht. Um Allahs Willen; El-Fatiha. (Nach diesem Satz liest man die Sura Fatiha)

Niye Sevmiyorsun Ki Beni – Kadirşinas

İngilizce

what is the important one for you the Quran or your ideas or are you using Quran for improve to your ideas if you are making this that way is very dark way dude if the Quran is the important one we cannot choose the verses like “this verse is very important but the others isn’t like this”hasha we cant think like this especially when we are talking about the other muslims sentences of what we use are very efficient on our life and we can suppose like “ooh if this guy saying this it needs to be truth” or “ahh i saw this guy on the social media all these guys are harmful” or”look it that after three years they will show us their harmful face” we can use on a deformation we need to leave from the stories and we need to trust Quran so we need to say”my ideas are unimportant against Quran’s main diciplines” Allah say’s in the Quran If a wicked person comes to you with any news, ascertain the truth lest ye harm people unwittingly, and afterwards become full of repentance for what ye have done. infact all the chapters in the Quran are guides to us so we need to be more respective to Quran and we needn’t to search Quran to be harmful on muslims we need to look all the chapters as united and we need to open our hearts all of the verses unfortunately we’ve got another problem ofcourse it’s not on all the muslim groups maybe its making from 3-5 persons that type of person’s tell all the time who enter to islamic way new”the only right way is ours this type of groups got habits they always tell from the other group like”ohh they’re harmful they’re wrong” but they doesn’t tell about their pretty sides if u look their good sides may u cant find a their good sides but they need to improve themselves somehow they need to say “we are here” so they’re prefer to tell about themselves as good they’re making this with deformation about the other islamic group if a person using Quran for making himself good and if he uses Qor’an for deformation about the other people u must stop at there dude Allah says in the Quran”And hold fast, all together, by the Rope which Allah (stretches out for you), and be not divided among yourselves; and remember with gratitude Allah’s favor on you; for ye were enemies and He joined your hearts in love, so that by His Grace, ye became brethren; and ye were on the brink of the pit of Fire, and He saved you from it. Thus doth Allah make His Signs clear to you that ye may be guided” if we really be faithful we convert to be unity so why we’re splitting because we’re dont understand the Quran there’re a lot of islamic group and if its inside borders of ehl-i sünnet(hz.Mohammed’s way)it means we’ve got a lot of good kind of think how the military is united but it splits on ground,air and marine forces this is reason of another ways of islam well its like if a group tells to young guys it doesnt works on old people how a group works in first city and it doesn’t works on at the second city’s citizienship well infact all of this another islamic gruops has got another good taste’s if they’re in the ehl-i sunnah especially teenagers can be effected of this movements and when he tried second after first may he can think wrongful about the first one from the wrong management and he ask by himself “first one has got mistakes but the second is correct” but when he passed to the third one then he’ll be think all of this for the both of two if he pass to the 4’th movement of islam he will thinks all of three so we need to understand it struggle of islam won’t continue from one way and islam won’t be the only groups struggle we’re saying only one ways time century of happiness only at that time we had one source and he was Mohammed(pbuh) well that time we had a one way well how they’re a big persons for islam even if we tell the Abubekir the loyal if we talk about Omar the fair if we talk about the Ali the wise nobody can be prophet Mohammed(pbuh) cause the one way time was his time at his time islam was just one thing and all people got one nationality if people live a disagreement in themselves they always went to him all the problems solved from him and this was very possible but now we’ve got as muslims there are very different islamic groups and all these are in borders of ehl-i sunnah and if these groups live a disagreement nobody can solve problems like Mohammed(pbuh) yes we’ve got same Qor’an and sunnah but we’ve got another ideas on commentary of the Quran but do you know there’s a big wisdom on this commentaries and this unbeleivable wisdom as well as this wisdom is a kind of exam Allah says in the Quran “He it is Who has sent down to this the Book: In it are verses basic or fundamental (of established, clear meaning); they are the foundation of the Book: others are not entirely clear. But those in whose hearts is perversity follow the part there of that is not clear, seeking discord, and searching for hidden meanings in it, but no one knows its interpretation except Allah And those who are firmly grounded in knowledge say: “We believe in the Book; the whole of it is from our Lord:” and none will grasp the Message except men of understanding.” unfortunately some people still look to this subject like fanaticism of football unfortunately they says”the only right movement is mine and the others is wrong,they’ll go to the hell and you need to stay away from them” when you’ll be a ripe person you’ll be understand islamic struggles won’t be goods of only one group about this splitting and about brotherhood we’ve got excellent two verse one of them is “they became divided only after Knowledge reached them it came from just between in their enmity and their ambition” it means just a thin can be split peoples after knowledge its just ambition well knowledge can be innocent till they are racing against themselves but after that jealously the main subject is goes to very different point the real knowledge need to be like in this verse “Say: “Whether ye believe in it or not, it is true that those who were given knowledge beforehand, when it is recited to them, fall down on their faces in humble prostration” it means the real knowledge is makes people modest it doesn’t turns to an argue if you havent got the real knowledge knowledge doesn’t like usable from you it doens’t make you cry and it doesn’t make you sadder for another peoples faithless if you havent got the real knowledge you are just a chatty you’re not another thing it means you know a lot of islamic great persons a lot of commentary of Quran but it doesn’t changes you’re cruel this is indepent thing from academic information heart shakes and you cannot stop yourself and you find yourself at prostrarion well guys we’re talking on this subject a lot of times for example some people be effected on when a person read Qor’an from his mind or risale-i nur or another commentaries of Qor’an like İbn-i kesir’s commentary or hadith’s that group of people thinks like”ooh look at this guy he’s got knowledge” or “ohh this guy has got verses on his memorization and whatever he say it needs to be truth” but they’re making mistake when they’re think like that but as we know there’re a lot of faithless people can read Qor’an perfectly well its not our main criteria well if a person can talk wery well its about his abilities is it true if a person saying verses from his memorization its about his mind well this abilities doesn’t makes people the wise one it means some people doesn’t talk like wise but they’ll enter to heaven but some chatty’s always talk’s like wise but they’ll go to hell like faithless because they aren’t act with their islamic knowledge well it’s possible do you understand like “look it that guy he’s translating Arabic verse to Turkish” these are very well abilities but if that guy is faithful or if that guy smothering with his lore that knowledge is very harmful for muslims i repeat today as we know lot of faithless people can read Qor’an very well they can prey as well as you and me we should think from this side we’re making mistakes century after century from we aren’t think like this Bediüzzaman Said Nursi Says at the commentaries of Quran “you can say the best way is my way,but you cannot say the only right way is my way well it means for example Mr.ulusoy who is the best mom in the world?” Mrs.Hatice(Mohammed’s(pbuh)wife) ahh you’re using joker dude 😀 you need to say from other moms who is the best mom for you Suna Ulusoy she’s your mom well is she the only good mom in the world? nope Yunus has got another good mom 😀 well we cant like that hah? for example if you ask me i have got the best mom in the world but it doesn’t means the other are bad well we need to look islamic ways like that if you ask me the best way is Hayalhanem’s way to me but the only no i can’t talk like that well people could love his job and his islmaic way so he can stand at there may he can give his life to there so then we can say the best way is my way but you can’t say the only good way is my way and even if you love there it doesn’t means the other ways are bad you must to understand this bro so at this point we need to follow the truth wo needn’t to be a fan of a group for example Yunus there’s a İslamic building at Mersin and another one at İstanbul or another where maybe it’s at Urfa it doesn’t matter for example there’s an agreement Mersin’s İslamic guys and Urfa’s but very big problem OK there’s very harmful guys u understand and think about it Urfa’s people will be a fan of Urfa’s guys and Mersin’s people for Mersin OK it means nobody didn’t understand anything about islam we’re not fans of football distances are unimportant for us or loving another guy tis is unimportant too we need to go to the truth but all the peoples statut’s are different why? because its about money for example Mersin is right OK there’s a lot of harmful thing maden in Urfa OK harmful for ummah but there’s guys line up with Urfa why do you know? because Urfas guy say to himself “i was talking with those guys or i was made my trade with those guys too”so he afraid for that and that guy left Allah’s consent for these but at the truth Allah’s consent is the most important thing you musnt left that for anything it’s like just beeing fenerbahçe’s or galatasaray’s fan well is it important for that guy memorization of Quran it won’t save him it means people must to go where is the thruth distance isn’t important for thruth if its important 100.000 companions doesn’t went another faithless lands it means the truth what’s the orders of Quran when a people got mistakes you must to say to your friend from 30 years “dude u have got mistakes to Quran” do you know Omar the fair was like that so people said for him “Beeing friend with Omar but when a person want a friend that person goes direct to him” because your friend must to talk direct about for your hereafter for example I describe myself a ex naugthy boy because i lived my life at clubs and i beleive if I’m working for Islam this came from from our brotherhood and I’m happy with that Alhamdulillah and i can’t explain all subjects of islam I’m not enough but i want to be help my brothers.I’m a men like that now you need to beleive me when ı see another Islamic groups at another subjects or islamic ways and I’m very proud with that well I be happy unbeleivable and I tell to myself Alhamdulillah there’re a group a that way we’re working on social media or another strange guys at university we’re working on these areas but when i see another islamic groups at another areas I be happy with that well if you collect all of the colours you can be product the rainbow do you understand well I’m looking all of these groups like organs of body for example think about it my foot is hurt and it’s bleedin but my hand laughing from there infact if foot bleed after that hand will hurt from bloodless we must to look like that OK we’re on the same ship well if a guy death at Kenya it won’t mekes me happy it’s foolishness we need to be sad we’re a body if there bleed it means all the body bleeds well I dont understand how muslim’s doesn’t think like that well I always tell this storie I was preying at mall’s mosque a guy came to my side and he said”ohh Mehmet bro I saw you at internet” and I said “come to our center maybe we can drink tea uh” but he said no because “I have contact with another Islamic group” look at that status it’s completely different thing can you beleive that we can’t drink tea as muslims if a atheist guy become a muslim we’re hugging with them but we can’t doing this as muslim how muslims can do that it’s not obeying rules of Quran Allah says in the Quran “The Believers are but a single Brotherhood” we’re nothing outside of brothers what are you doing with your main bro you need to make that with muslims you need to hug you need to love him need to prey for him or you need to drink his soup his tea… if you don’t do that devil are entering between us some of the harmful guys be removed from their group it means their cruelty return back to them well they makes a cruelty to muslim after that some of wises understands this status and removing them for this harmfulness after that when they’re stay alone they always lies classic you know it’s like “uh my story’s like Joseph(pbuh) i fallen to a pit” but it doesn’t means all of these liars are rightful for example in our village snakes live at the pits if you look to that just Joseph(pbuh)rise from pit but all the snakes live at there and also you’ll fall to the pit but you won’t be rightful how it can be i dont know

İzlersen Ağlamak Zorunda Kalırsın ! – Yalnızlık

Geçmişe dönüp kendime birkaç birşey söyleme şansım olsaydı aynen şöyle başlardım Biliyorum her darbede masum kalbini biraz daha gizledin,daha fazla acıtmasınlar diye Kimseler görmesin diye etrafına hep surlar yapmaya çalıştın ve yaraladıklarında seni topla birazdaha gömüldün surlarına Ve gömüldükçe kalabalıklar içinde yalnız kaldın biliyorum Sevdin ama sevilemedin verdikleri gibi ve yine gizlenmek kalbine düştü Biraz daha Aileme gideyim dedin ama onlarında yetmedi gönlüne Elleri ve dilleri içine kapandın biraz daha Ve tek duyabildiğin yine yalnızlık oldu biraz daha Dostuma gideyim ondadır belki çözümüm dedin ama heybesinde yoktur senin acıların Saramadı kanadı durdu yaraların biraz daha Daha kanatmasınlar istedin ve yine surlar ördün kalbinin etrafına Birazdaha uzun süreler sonra surların kapılarından baka kaldık çünkü sen bile giremez oldun artık kendine Artık kendin olamazdın çünkü bir kez daha delinirse surların Konstantin olabilirdi yine gönlündeki İstanbul evet Gönlün İstanbuldur ama içinde Fatihsiz ve yalnız Tek kelime yazdın kalbinin surlarına Yalnızlık… Yalnızlık bulmadığın o sevgiyi,hep başka kapılarda aramak gibidir Ne yaparsan yap onu dünyada bulamayacağını bilirsin. Ama yine de denemekten hiç vazgeçmezsin Yalnızlığının boşluğunu hep farklı şeylerle doldurmaya çalışırsın. Yalnızlık aynı havayı soluyupta bir türlü yan yana olamamak gibidir Ve aldığın her nefes ciğerini acıtmaya başlar Bilirim Eski bir sandalyenin gıcırtısıdır yalnızlık Mehmedim.. Sen tek kaldığında Allah(c.c.)’a yakınlaşman için Allah’ın seni herkesten uzaklaştırdığını düşün Bilirim herkes birşeyler söyler Ama sen konuşmazsın Çünkü yalnızsın Gece ayaz olur,ısınmak için güneşi beklersin Ama alışmışsın karanlığa bir kere gelse de alamazsın ki artık yanına şemsi Zemheride hayallere sarılıp ısınmaya devam edersin. Çünkü sen yalnızsın Bir ay parçası göz yaşın daha yüzündeki surlardan uzaklaşır Biraz daha Yorgunluğun iliklerine kadar hissedilir artık Ve karar verirsin Buraya kadar artık gayr-ı nebir elçi isterim gönlüme Ne de bir Fetih isterim başka gönüle Buraya kadarmış Tek beklentin ölüm olur O da çok soğuk gelir Ecel daha çok kalır yalnız kalmış ruhunu Çünkü bilirsin değil mi Mehmet’im insanı ölümden ancak eceli korur Tüm kapılar kapanırken hayallere dalarsın Birden küçükken nenenin kucağında oynarken Nenen ezberleyeseyin diye Kulağına fısıldadığı o ayet gelir aklına Altyazı:Naim ATA Saygılarımla… Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da.DUHA-3 Birden sonbaharın yeşermeye başlar ay artık uzaklaşır güneşe terkeder yeşermeye başlar İşte güneşe terkeder Kalbinde kainatla hep aynı zikirler Onu kaybeden neyi bulmuş ki,onu bulan neyi kaybetmiş ki Peygamberin gelir artık aklına Peygambe-ri zişan Yalnızlık kötü olsa o yaşarmıydı hiç yalnız anlar Anlarsın.Allah seni her yalnız bırtaktığında dikkatini yalnızca ona vermeni istemiş meğer. Anlarsın. O yüzden almış tüm ayarı(tam anlamadım) çevrenden Anlarsın.Her an sana bir sevgilinin yolladığı gibi mektup yollamış meğer. Kimselere sildirme göz yaşlarını beni bul bulutları ağlatayım yerine demiş meğer. Kimselere yanaşma o yaralı kalbinle.Beni bul dolayım her bir zerrene şifa şifa demiş meğer. Kimselere açma emi surlarını. Beni bul göndereyim Fatih’i payitahtının tam orta yerine demiş meğer. Altyazı:Naim ATA Beni bul emi daha git ellere Mehmet’im demiş meğer. Sana şah damarından daha yakın olduğunu söyleyen. Ben varken damarlarında dolaşan bu haram sevdalar niyeymiş meğer Anlarsın yanaklarında güneş dolusu süzmeleriyle… Yalnızlıkta ısrar etmek,yalnışlıkta ısrar etmekten daha iyidir Mehmet’İm Anlarsın dimi? Ve son bir söz eder Surlarından çıkmış yüreğin Sığınırsın alemlerin rabb’ine de herkes seni sustu sanar. Anlıyorsun değil mi Mehmet’im? Altyazı:Naim ATA. Yürekleri sevgi dolu kardeşlerimize yardım edebildiysek ne mutlu bize,sağlıcakla kalın. Saygılarla Naim ATA…


İngilizce

If I had the chance to go back and tell myself a few things, I would start just like this I know you’ve hidden your innocent heart a bit more with every blow so they don’t hurt any more You always tried to make walls around you so that no one could see And when they hurt, gather you a little bit more buried in your walls And I know you’re left alone in the crowds as you get buried You loved but not loved, as they give, and to hide again fell to your heart You said I’ll go to my family a little more, but they weren’t enough You closed your hands and tongue a little more And all you can hear is loneliness again You said, let’s go to my friend, maybe it’s my solution, but it’s not in your saddle. The wound could not stop, the wounds stopped You wanted them not to bleed again, and again you knit the walls around your heart After a little longer, through the gates of the walls we remained because you could not even enter yourself anymore You couldn’t be yourself anymore because if it gets pierced once more, the walls Constantine could be Istanbul in your heart again yes Your heart is Istanbul but without Fatih and alone You wrote a word to the walls of your heart Loneliness… It’s like looking for that love you never find lonely at other doors Whatever you do, you know you won’t find it in the world. But still you never stop trying You always try to fill the void of loneliness with different things. Loneliness is like not being able to breathe the air in a way And every breath you take starts to hurt your gras I know Loneliness is the creak of an old chair My Mehmed.. When you are alone, think that Allah has removed you from everyone so that you can get closer to Allah (swt). I know everyone says something But you don’t talk Because you are alone The night becomes frosty, you wait for the sun to warm up But once you get used to the darkness, you can not take it anymore In the cold you continue to hug and keep warm. Because you are alone A piece of moon moves away from the walls on the face of tears A little more It is felt until the soaking of fatigue And you decide So far, I would like an informal envoy to my heart. Nor do I want a Fatih to another heart This is the end Your only expectation is death It feels so cold too Death is more left alone Because you know, my Mehmet only protects man from death You’re dreaming while all the doors are closing Playing in the lap of grandma when she was little So whatever you can memorize That verse that he whispers in your ear comes to your mind Subtitle: Naim ATA Regards … Your God did not leave you, nor did you take offense. DUHA-3 Suddenly autumn begins to blossom, the moon moves away, leaves the sun, begins to blossom Here he leaves the sun All the same chants with the universe in your heart What did he find that lost him, what did he find? Your Prophet comes to your mind now The Prophet If loneliness was bad, would she ever live alone? You see, God just wanted you to pay attention to him every time he left you alone. You know. So I don’t get the whole setting (I don’t fully understand) You see, every moment he sent you a letter like a lover sent you. It seems to me that instead of letting me cry the clouds find the tears of erasing on the people. Do not approach anyone with that wounded heart. Find me, healing for every part of it. Open the walls of emi to anyone. Find me, let me send Fatih to the middle of his payroll. Subtitle: Naim ATA You find me, go, go and say “I am Mehmet” to the hands. Who tells you that it is closer than a jugular vein. What are these haram lovers that roam their veins while I am there? You know, with the sun full of filters on your cheeks … Insisting on loneliness is better than insisting on loneliness Mehmet You know, right? And one last word Everybody thinks you have silenced you to the rabbits of the world, You understand, don’t you, Mehmet? Subtitle: Naim ATA. Stay happy with us, if we were able to help our loving brothers and sisters. Yours sincerely, Naim ATA …


Almanca

Wenn ich die Möglichkeit hätte, in die Vergangenheit zurückzukehren, würde ich mir Folgendes sagen: Ich weiß, nach jedem emotionalen Schlag hast du dein unschuldiges Herz zu verstecken versucht, damit sie dich nicht noch mehr verletzten. Damit dich niemand sieht, hast du in deine Umgebung mit Mauern bebaut. Und als sie dich mit Kanonen verletzten, versankst du tiefer in deine Mauern. Und als du in dieser Menschenmenge versankst, bliebst du stets allein. Du liebtest, aber wurdest nicht geliebt und hast dich wieder in deinem Herzen versteckt. Du dachtest, noch etwas Zeit mit deiner Familie verbringen zu wollen, doch auch sie füllten deine Seele nicht. Du verschlosst dich in ihre Hände und ihre Zugen Doch das einzige, was du hören konntest, war die Einsamkeit. “Vielleicht ist die Lösung ja bei meinem Freund”, dachtest du. Doch vergeblich. Deine Wunden bluteten noch weiter. Sie sollten dich nicht weiterhin zum Bluten bringen. Daher bautest du weiterhin Mauern um dein Herz herum. Nach längerer Zeit starrten wir zu den Toren der Mauern, denn nun hattest nicht einmal du selbst Zugang zu dir selbst. Du konntest nicht mehr du selbst sein, weil wenn deine Mauern erneut durchlöchert werden, könnte sich dein Istanbul wieder zu Konstantinopel verwandeln. Deine Seele ist wie Istanbul, bloß alleine; ohne Fatih. Du schriebst nur ein einziges Wort auf die Mauern deines Herzen: Einsamkeit Einsamkeit ist wie, wenn du die Liebe, die du nicht gefunden hast, in falschen Türen suchst. Egal was du tust, du wirst sie niemals auf der Welt finden. Das weißt du. Trotzdem hörst du nicht auf, weiter nach ihr zu suchen. Du versuchst, die Leere deiner Einsamkeit mit unterschiedlichsten Sachen zu füllen. Einsamkeit ist, wenn man die selbe Luft einatmet, aber nicht Seite an Seite stehen kann. Und jeder Atemzug beginnt deiner Leber zu schaden. Ich weiß es Die Einsamkeit ist wie das Knarren eines alten Stuhls. Mein lieber Mehmet… Wenn du alleine bist, denke daran, dass Allah (c.c.) dich von allen anderen entfernt hat, damit du IHM näher kommst. Jeder erzählt etwas während du schweigst Weil du einsam bist. Die Nacht ist eisig, du wartest auf die warme Sonne. Doch du hast dich bereits an die Dunkelheit gewöhnt. Du kannst die Sonne nun nicht mehr auf deine Seite ziehen. Im tiefen Winter klammerst du dich an deine Träume und wirst langsam warm Weil du einsam bist. Noch eine weitere Träne entfernt sich von den Mauern deines Gesichts. Immer mehr.. Du fühlst nun deine Müdigkeit im ganzen Leibe. Und entscheidest dich Ich wünsche mir weder einen Botschafter für mein Herz, (???) noch eine Eroberung eines fremden Herzens So viel dazu Meine einzige Erwartung sei der Tod Doch dieser erscheint mir sehr kalt Die Todesstunde umzingelt deine einsame Seele Denn du weißt: Es ist nur die Todesstunde, welche dich vor dem Tod beschützt. Während sich alle Türe schließen, versinkst du tief in deine Gedanken Eines Tages, als du auf dem Schoß deiner Großmutter spieltest, flüstertete sie Verse aus dem Koran in dein Ohr. Dieser Vers kommt dir nun in den Sinn. “Dein Herr hat dich weder verlassen, noch verabscheut.” Duha 3 Plötzlich beginnt dein Herbst grüne Farbe anzunehmen, der Mond entfernt sich nun und nähert sich der Sonne Dein Herz und das Universum üben die selbe Meditation aus. “Was hat denn überhaupt derjenige, der Ihn verloren hat und was hat dieser nur zu verlieren, wenn er doch Ihn (Allah c.c) gefunden hat” Nun kommt dir dein geliebter Prophet in den Sinn Der ruhmvolle Prophet Wenn die Einsamkeit etwas Negatives wäre, wieso wurde selbst er im Einsamkeit konfrontiert?! Doch jetzt verstehst du, wieso Allah dich alleine ließ. ER wollte, dass du nur Ihm allein deine Aufmerksamkeit schenkst. Gerade deswegen entfernte Er bestimmte Menschen aus deinem Leben von dir. Du verstehst nun, dass er dir jeden Moment Botschaften versandt, genauso wie ein Verliebter seinem Geliebtem. “Lass deine Tränen von niemanden trocknen, finde Mich und ich lasse stattdessen die Wolken für dich regnen.” “Nähere dich niemandem mit deinem verwundeten Herz. Finde Mich und ich heile all deine Wunden.” “Öffne ja keinem deine Mauern!” “Finde Mich und ich schicke dir Fatih mitten in die Hauptstadt”, versprach Er mir. “Finde Mich und kehre nicht mehr zu den Fremden zurück” Er ist es, der dir näher ist als deine Halsschlagader. Wieso also noch deine verboten Liebe, wenn doch Er bei dir steht?! Du spürst an deinen Wangen das Eindringen der Sonnenstrahlen In der Einsamkeit zu beharren ist richtiger als auf dem Falschen zu beharren mein lieber Mehmed. Verstehst du, oder? Und noch einige Worte zum Abschluss… Flüchtend aus den Mauern suchst du Zuflucht beim Herrn der Welten. Jeder denkt, du würdest schweigen. Du verstehst, oder Mehmet?

Evleneceğim Kişiyi Rüyamda Gördüm – İstihare

Sen evleneceğin insanı rüyanda gördün mü hiç birader? O kelimeyi biliyon diye onu kullanıyon değil mi? İstidracı öğrensen onu kullanırdın. Cümle içinde kullanayım diye giydiriyon arada. Ömer sen gördün mü evleneceğin insanı rüyanda hiç? Vay. Sarı sen gördün mü? Niye? Kahkaha 😀 Sarı, gördün mü lan hiç evleneceğin insanı rüyanda falan? Böyle görmek ister miydin? Sarı: Evet abi. Böyle uyanır uyanmaz, böyle ıh evet kabul olmuş… Böyle.. 😀 Şşt, böyle gördüğün rüyan var mı yani? – Var abi. + Anlat lan bir tane. Aksaray’dan Mersin’e ilk taşındığımda böyle tsunami videoları görüyordum. Böyle yani hep kalkıyordum, üç dört gün görüyordum. Böyle tsunami vuruyordu binaya böyle, yani eğlenceyle titriyorduk. Tsunami binaya vuruyor, eğlenceyle titriyorsunuz? Aynen. Yani devrilmiyordu ama titriyorduk yani öyle. Sarı, sana deseydim ki on bin dolar karşılığında on yıl sonra nerede oluyorsun, hangi işte kimle nasıl ne yapıyorsun hepsini söyleyeceğim deseydim. Sen de normal sıradan bir insansın böyle. Her şeye meraklı vesair. Yani şimdiki kadar hakikatlerle yüklü değilsin. Öyle düşün yani. On bin dolar karşılığında on yıl sonra ne yapacağını söyleyeceğim. Verir misin on bin doları? Veririm. Peki bir filmin sonunu bilseydin o filme gitmek ister miydin? Hayır. İstemezdin. Yaa.. o yüzden kendini de bilme. — Yaa o yüzden çok kötü yani, on yıl sonrayı bilmek çok kötü. Tamam? Şşt tamam, kaybol. Kaybol. Tamam. Sana on bin dolar karşılığında on yıl sonra nerede olacağını söyleyebilseydim, hakikaten gerçekten nerede olacağını eminim fal gibi bir şeye bile 50-100 milyonları dökenler her türlü verirdi o parayı. Ay kiminle evleneceğim, hangi işte olacağım, çocuğumun saçı ne renk olacak diye… Peki sonunu bildiğin bir filme gitmek ister miydin? Bence istemezdin. Bana sorarsan çok cezbedici olmazdı sonu bilinen bir film. Üniversitenin ilk yılları birçok kardeş gibi ben de böyle Lost tarzı diziler çok izliyordum yani. Ve bana sorarsan Lost gibi öyle çok sıkıcı olan bir diziyi sezon sezon izlememin tek bir sebebi vardı. Sürekli dizinin sonunda diğer bölümde ne olacağını merak ettirme hissini çok iyi uyandırıyorlardı. Buna Zeigarnik Etkisi deniliyor. Yani arkası yarın demek. Bir şeyin yarıda kesilmişi, bitmişinden daha çok akılda kalır. Mesele bunu ilk böyle bir Zeigarnik denen adam bi garsonları gözlüyor böyle. Bakıyor ki garsonlar siparişi getirene kadar aklında çok iyi tutuyorlar neler istenildiğini. Ama sipariş geldikten sonra bırak siparişi, adamı bile unutup gidiyorlar ve Zeigarnik diyor ki, hıı demek ki yarım kalmış, devamı olan, arkası yarın olan bir şeyi hatırlamak daha çok akılda kalıcı diye. Tam böyle bir dizi izliyorsun. Kahramanımız balkondadır ve arkasından bir gölge yaklaşır. Hatta gölgenin- böyle gölgeden anlıyon. Bıçak mıçak da vardır elinde. Ve birden sırtından itilir ve orada dizi kesilir. to be continue Öğrenmek için n’apıcan? Öbür haftayı bekleyeceksin. Çünkü böylesi daha heyecanlı. Bu yüzden bir insan geleceğiyle ilgili bütün meseleleri bilse şu anki gibi yarın n’olur, Rabbim nasıl yardım eder arkası yarın meseleler n’olur diye zihni uyanık olmaz. Hep zihninde bir şeyler tutma ihtiyacı hissetmez. Hatta cennetini cehennemini görür. Aman bee der, şu koltukta ömrünü geçirir. İnsanlarda devamında ne olacak hissi gerçekten çok merak uyandırıcı bir histir. Devamında ne olacak, ilerde hangi işe gireceğim acaba işimde maaş nasıl olacak.. Ve bu sorulardan en temeli geliyor: Acaba evleneceğim insan kim olacak? Hatta ben evleneceğim insanı rüyamda görebilir miyim? İşte evleneceği insanı acaba rüyamda görür müyüm, nasıl bir insandır diye merakından dolayı birçok insanın ettiği duaya istihare duası deniliyor. İstihare hayır kökünden geliyor. Yani hayır, her türlü iyi şey demektir. Köke biraz daha yoğunlaşılırsa yani istihare duası, istihare namazı.. Yani sürekli hayırlı olan bir şey var ve senin onu talep etmen manasına geliyor. Şimdi yavaş yavaş konuya girelim. Çünkü istihare algısı toplumda çok çok yanlış biliniyor. Hatta ben daha bu hafta taze yaşadığım bir olayı anlatayım. Benim bir tane öğretmen arkadaşım geldi yanıma. Mehmet abicim dedi, bir mesele var. Söyle kardeşim, hayırdır? Nedir, ne değildir falan Boşanmak istiyorum. Eşim dövüyor, saygısızlık yapıyor, iftira atıyor.. Yani inanamazsınız ve daha çok taze bir evlilik yani. Belki üç beş aylık bir evlilik. Yani hayırdır dedim yani. Bu kadar da mı tanıyamadın? Nasıl oldu bu iş derken İşte n’olmuş.. Böyle bir iki bir şey sormuş. İşte namazını kılıyo mu falan, işte kılıyor demişler. İyi tamam demiş. Bir de istihare duası, istihare namazı ve istihare uykusuna yatıyor ve uykusunun sonucunda bana diyor ki Mehmet abi ben yeşil rengi gördüm, o yüzden kabul ettim evliliği diyor. Yani bunların hepsi tamamen istiharenin temelindeki yanlış algılar. Ne renk görme vardır ne kişiyi görme vardır. İstihareyle ilgili çok temel bilgilerin yanlış bilinmesi bugün evlilik hayatına kadar etkide bulunuyor. Renk de yok. Hep yanlış biliniyor. Kişiyi görme yok, renk yok, rüyada ayan beyan görme yok. Cesaret hissinin kabulu var. Yani üç beş seçenek var tabi bunun evreleri var işte. Kendin önce bir denetliyorsun, ikinci istişare ediyorsun, üçüncü istihare noktasına geliyorsun. Devamlı böyle ısrarla istiharenin gerekliliklerini yapıyorsun yapıyorsun en son Cenab-ı Allah razı olup kabul edince uygun olan noktaya cesaret veriyor sana. Olay bu. Ya böyle istihare top sallayınca ne yapacağını söyleyen bir oyuncak değil yani. Aynen öyle, aynen öyle, aynen öyle. İstihare bir karar verme sürecidir ve bu karar verme süreci üç aşamadan oluşmaktadır. Birinci Adım: Aklı, zekayı yani kritik yeteneğini kullanmadır. Yani zekanla senin tercih yapacağın şeyleri hikmetli hikmetsiz, haram helal olup olmadığını senin anlaman lazım öncelikle. Orada güzel bir fizibilite raporuyla ayırmak zorundasın başta. İkinci bir adım ise benzer bir kökten gelen istişaredir. Yani senin hani birincide aklında şey yaptın ya- bunlar haram olanlar, bunlar helal olanlar diye bir seçenekler ayırdın. Yani en çok evlilik olduğu için evlilikle ilgili konuşabiliriz. Ardından böyle, ya şunun işte ahlakı bana uyar mı, bunun namazı uyar mı, orucu uyar mı falan filan diye sürekli böyle düşünüyorsun ya onu birileriyle düşünmen lazım. Daha önce başına bu iş gelmiş birileriyle düşünmen lazım. Buna da istişare deniliyor. Yani birinci adımımız ne oluyor? Akli fizibilite raporu çıkarıyorsun. Aklı kullanıyorsun. İkinci adım ne oluyor? İşin ehli kişilerle istişare edeceksin. Mesela araba alacağını düşün. Böyle büyük büyük araştırmalar yapıyorsun. Bu birinci – basamak. Yani aklı kullanıyorsun. Ardından üç beş tane ayıklamışsın, işten anlayanlarla istişare edeceksin bu da ikinci basamak. Anlayan insanlara gidip danışıyorsun. Meşveret. İstişare. En son bu mu olsun şu mu olsun diye mücadele ediyorsun ya hani ve bir gönül rahatlığına ihtiyacın var gönlün huzursuz yani, çok kararsız kalmışsın. Bir yere doğru böyle gönlün meylediyor ama çok cesarete ihtiyacın var senin. İşte istihare tam burada devreye giriyor. Ama maalesef çok yanlış kullanım alanları var. Yani böyle ‘Ya bir tane ev almak istiyorum da bir istihare edeyim.’ Ya n’apıcaksın yani, o evin nerede olduğunun, hangi internet sitesinde satıldığını mı internette mi göreceksin internet linki mi çıkacak rüyanda yani? Yani bunlar değil yani istihare. Bunlar yanlış kullanım. Önce iki rekat nafile namazını kılarsın. Böyle bildiğin yani, bildiğin namaz. İstihare duasını Arapça şekilde okursun. Daha sonra gelelim şu netice meselesine. Bunları yaptıktan sonra tabi bir netice bekliyorsun böyle. Böyle gece olunca Üçüncü Boyut’tan birden stajyer melek Salih çıkacak. Sana böyle eliyle- Bu değil yani. Böyle bir şey bekleme. Yani netice olan böyle ayan beyan bir şey gördüm, bu yok. İstiharenin neticesi gönlün rahat olması ve karar verme cesareti olarak sirayet eder. Peki seçtiğin kararın hayırlı olmadığını nasıl anlarsın? Böyle renk mi görmen lazım? Bunlar yok. Kendini çok huzursuz hissettirir Cenab-ı Allah sana. Yani Cenab-ı Allah’ın istihareyi kabul etmesinin sirayet şekli budur. Ya cesaret verir ya kendini çok huzursuz hissettirir. İşin temel sorunuysa şurada, yani rüyalar kısmında. Rüyalar tabi ki de müminler için bir ilham kaynağı, buna diyecek laf yok. Ama karar vermek için bir disiplin değildir rüya. Yani kararlar rüyalara göre verilmemelidir. Rüya bu konuda sadece motivasyon ve cesaret kaynağından başka bir şey değildir dostum. Peki bir istihare yaptım ama hala kendimi yeteri kadar cesaretli hissetmiyorum. Ne yapmam lazım? Bir tane daha istihare yapman lazım. Onu da yaptım. Şimdi? Şimdi bir tane daha yap işte. İbadet. Sevap kazanıyorsun ne güzel. O da olmadı? Olana kadar devam edebilirsin. Bir problem yok. Abdullah bin Zübeyr bir rivayetinde bir karar için istihareye yattığını ve üç defa tekrarladığını, üçüncüsünde ise kendisini çok cesaretli hissedebildiğini söylüyor. Peki yeni bir soru. Başkası benim için istihareye yatabilir mi? Yavuz mal değilsin, buraya bir yazı yazarsın herhalde. (Arkadan kahkahalar) Araştırmalara göre böyle bir örnek yok. Yani ben bulamadım. Aksine benim okuduklarımda hep kendisinin yapması gerektiğini öngörüyor sürekli. Ve bana sorarsan bu soruyu soran kişi aslında şunu demek istiyor. Yani ben çok iyi bir insan değilim, beş vakit namazım bile yok. Ve bir sürü günahım var. O yüzden sen benden daha takvalı bir insana benziyorsun. Yani.. Sana zahmet bi benim için bir istihareye yatsan falan? Bana sorarsan madem sorun burada yani bir takva problemi var hani. Onu kendinden fazla, seni daha düşük görüyorsun. Neden Allah ile arana bir engel daha koymak yerine Allah ile aranı düzeltmiyorsun kardeşim benim ya? Çok ince bir anekdot haramlar için istihare yapılmaz ancak helal meseleler için yapılabilir. Yani tutup da ‘Bu ayki kokain sevkıyatı.. Dur Mahmut, Şehmuz bir istihareye yatalım.’ Yani bunu yapamazsın. (Arkadan gülmeler) Gel senle güzel bir duayla bu işi sonlandıralım. Ya Rab dualarımın kabul olmasını engelleyen tüm günahlarımı affeyle. Ne olursun… Amin.

Ateist Dediğin Böyle Soru Sorar

Bir şey soracağım dinliyor musun beni? Hee şşş? Dinliyorsun değil mi? Ateistin arapçasını söylesene Kafir Ooo biliyorsun ha 😀 Ateistin arapçası kafir Ne kadar şey gibi geliyor değil mi? Ateist Kafir!! Böyle çok şey gibi geliyor değil mi? Kafirdir lo 😀 Bir otoban yolunda bomboş yardırmış gidiyorsunuz,ve o esnada da radyonuz açık 5 dakika sonra gideceğiniz mesafede trafiğin sıkışacağını ve ancak 1 günde açılacağını radyo size haber veriyor. İlk yoldan otobandan çıkarmıydınız yoksa,hayır ya ben radyoya inanmam illa gözümle görmem lazım deyip o sıkışık trafiğin içine girip 1 gününüzü heba mı ederdiniz Aslına bakarsan burada insani bir özellik devreye girecek Akla yatkın,mantıklı meseleleri,güvendiği haber kaynaklarından alıp değerlendirmek insani bir özelliktir. Aynı yoldan bir köpek koşmuş olsaydı ve radyo onun için de açık olsaydı,radyodaki ikazlar köpek için hiçbir anlam ifade etmeyecekti İşte fark tam burada Bir hayvan ancak tehlikeyi gördüğünde harekete geçer. Ama insan tehlikeyi anladığı an harekete geçer. İnsanın özelliği bu olmalı Anladığı anda,aklı erdiği anda harekete geçmesi lazım. Hayır ben cehennemi gördükten sonra harekete geçeceğim dersen bu insani bir özellik değil,keçilik olur. Davar diyecektim de dedim davar şimdi. Bizim köyde davar derler Sizin köyde ne diyorlar :D. Şimdi ateist inancındaki en zirve sorulardan birine tanık olacağız. Böyle en ultra düzeyde herhalde burası denk gelebilmiş. Ben bu bardağı burdan aldım ve buraya koydum. Hatta burdan da alıyorum ve buraya bırakıyorum. Eğer bir Allah varsa buyursun şu bardağı şurdan alsın ve buraya koysun. Efsane Akıl iptal. Akıl terk efsane sorular. Burada ilk bilmen gereken bu kainatın sahibi senin istek ve arzularına göre hareket etmez dostum. İkinci olarak şunu anlamalısın. Sadece bir hücrende takriben 1 milyon atom var ve vücudunda toplam 100 trilyon hücre var. Hücrelerin dokuları,dokuların organları,organların da birleşip bir insanı oluşturuyor. Yani teorik olarak cansız atomlardan canlı bir Mehmet oluşmuş oluyor Soluduğumuz havadan şuan çekim yapan kameraya kadar bütün hepsi atomlardan oluşuyor Herşey atomlardan oluşuyorsa,aslında kainat bir atom tarlası adeta. Benim şu bardağı elime almam için bu bardağın atom yapısının bozulmaması gerek. Kol kaslarımdan hangileri vazifelerini tam yapması gerekiyorsa,onlar vazifesini kusursuz yapması gerek. İskelet sistemim kaslarımın bu hareketleri yapabilmesi için hangi ergonomik yapıya bürünmesi gerekiyorsa aynen öyle devam etmesi gerek. Beynimin bardağı kaldırmam için gereken sinyalleri vücudumun gerekli yerlere iletmesi gerek. Kalbimin atması yani hayat sahibi olmam gerek. Ve benim yaşamam için ise oksijenim %21 oranında,azotum %78 oranında ve güneşin 93 milyon mesafesini koruması gerek. Güneşin yörüngesini bozmaması için ise tüm güneş sisteminin yörüngesini koruması lazım. Güneş sistemi için ise Samanyolu galaksisinin adeta bir saat gibi dakik çalışması lazım. Bunun için ise evrendeki 850 milyon galaksinin,yüzmilyarlarca yıldız ve gezegenin tesbih taneleri gibi birbirlerine çarpmadan,olay çıkarmadan ve birbirlerine mani olmadan mükemmel bir şekilde yörüngelerinde durmaları lazım. Bunlar olmadan bu bardağı gerçekten eline alabilecek misin? Vücudundaki en ufak atomlardan koca galaksilere kadar,bunların hiçbirisini ben elimde tutamazsam bu bardağı kaldırabilmek adına hangi kasların kullanılacağını,iskelet sistemimden nerelerin çalışması gerektiğini Aynı esnada Dünyanın 1680km kendi ekseninde dönmesi ve 108.000 kilometre güneş sistemi üzerinde dönme zorunluluğunu dahi benim sağlayamayacağımdan dolayı,ben bu bardağın kaldırılmasını cüzi bir irade ile isterken kainatı elinde tutan Allah yaratıyor dostum. Allah varsa o bardağı kaldırsın diye soran kardeşim,zaten az önce bu bardağı Allah kaldırttı. Ben bu kainattaki sayısız yıldızı elimde tutabilirmiyim? Peki atomlar tutabilir mi? Peki sen tutabilirmisin? Demek,bardağın kaldırılma eylemini yaratan bir Allah olmak zorunda dostum. Çeviren: Ahmet Eymen ÖNKAL Allah için El-Fatiha…


İngilizce

I want to ask you something. Are you listening to me? Hey, you are listening, aren’t you? Can you give me the arabic translation of “atheist”? Kafir Oh so you know it! Kafir is the arabic translation of atheist It’s weird isn’t it? (The difference when you say atheist vs. kafir) Atheist Kafir (rejector, disbeliever) It has a certain ring to it, doesn’t it? He’s a kafir, dude. You are speeding on an empty highway while listening to the radio at the same time The radio is telling you that there will be a traffic jam at a destination that you’re about to reach in 5 minutes. The traffic jam will open up only after a whole day. Would you leave the highway so you don’t get stuck in that mentioned traffic jam or would you say “Oh no, I don’t believe whatever the radio is saying. I’d have to see it with my own two eyes to believe it.” and then waste your entire day? A human instinct and typical humane characteristic will take over here To take information from trustworthy sources and to evaluate them accordingly is a typical characteristic of human beings. If there happened to be a dog on the highway who would also hear about the announcement on the radio, it wouldn’t matter to that dog at all. And this is exactly where the difference is. An animal only takes action after seeing danger first-hand. But human beings take action as soon as they know about a potential danger. That should be an innate human characteristic. As soon as the human understands and processes a piece of information, he should start acting accordingly. Saying “No, I’ll only act accordingly after I have seen hellfire with my own two eyes.” is not how humans are programmed to behave. (Banter) (Banter) (Banter) Now we will face one of the principal questions present in Atheism. This happened to be the ultimate question of all questions in that belief. I’m taking this cup from its place and putting it here. And I’ll even go as far as taking it away from here as well and putting it here. “If there is a God, He should take this cup from there and put it here.” Excellent. Brain error. Questions that truly mess up the brain, huh? The first thing you need to know and understand here is that the Ultimate Owner of this entire universe does not act accordingly to your wishes, my friend. And secondly you need to understand this. There are about 1 million atoms in a single cell of yours and 100 trillion cells in your entire body. Your cells make up tissue, tissue makes up organs, and organs come together and make up an entire human being. So theoretically speaking there is an alive Mehmet (his name) that is made up entirely of lifeless atoms. From the air we’re breathing right now to the camera currently filming, all of these are made up of atoms. So if everything is made up of atoms, the universe is a field of atoms, so to speak. So for me to be able to take this cup into my hands, the atomic structure of this cup has to stay intact while I am lifting it. Whichever muslces of my arm need to fulfill their mission, have to do so without a single mistake. Whichever ergonomic structure my skeleton and my muscles are in need of, it has to proceed in the exact needed way. My brain has to send out the right signals to my body for me to be able to lift this cup. My heart has to have a beat so I have to be alive. And for me to be and stay alive I need 21% oxygen, 78% nitrogen and the sun needs to stay 93 million miles away. And for the sun to not break its orbit, the entire solar system needs to protect its current orbitual habits. And the Milky Way needs to work incredibly punctually and correctly for the solar system to stay in its orbit. And for this to happen, all 850 million galaxies that exist, millions of stars and planets, need to work in a way without disturbing each other and preventing each other from fullfilling their missions. Could you lift this cup without all of that happening? Since I do not have power over the cells in my body or the solar system to work correctly, and which muscles I need and which parts of my skeleton in order to lift this cup, and since I also cannot make the Earth spin 1680km around itself or make the Earth spin 108.000km around the solar system, while I am the one that wants to lift this cup with my free will, God, who has power over the entire universe, is the one that allows me to do so. So to my friend saying “If there is a God, He should lift this cup!”, it was God who allowed this cup to be lifted. Can I hold the infinite number of stars in this universe in my hands? Or the atoms? What about you, can you? So in conclusion, there has to be a God that creates the action of lifting this cup and allows me to lift it, my friend.


Almanca

Ich will dich etwas fragen, hörst du mir zu? Hey schh du hörst zu oder? Sag mal was Atheist auf arabisch bedeutet Kafir Das weißt du ne 😀 Atheist ist auf arabisch Kafir Das kommt einem so dings vor ne Atheist Kafir So sehr wie Das sind kafirs alter Ihr fährt ganz schnell auf einer leeren Autobahn und euer Radio läuft Das Radio informiert euch, dass es Stau auf der Strecke die Ihr in 5 Minuten erreichen werdet gibt und der Weg bis morgen nicht frei sein wird Würdet ihr diese Autobahn mit der nächsten Ausfahrt verlassen, oder euch denken nein ich glaube dem Radio nicht und somit einen ganzen Tag vergeuden Wenn man das wesentliche betrachtet, kommt hier eine menschliche Eigenschaft ins Spiel Nachvollziehbare und rationale Informationen von vertrauenswürdigen Quellen aufzunehmen und diese zu Bewerten ist eine menschliche Eigenschaft. Wäre an der Stelle des Menschen ein Hund auf dieser Strecke, würde die Warnung für den Hund keine Bedeutung haben. Und genau das ist der Unterschied Ein Tier reagiert auf eine Gefahr erst dann wenn er sie sieht. Aber ein Mensch wenn er sie begreift Das sollte ein Charakteristikum des Menschen sein. Sobald etwas erkannt, verstanden wird soll er Maßnahmen ergreifen. Wenn ein Mensch sagt “Nein ich will erst die Hölle sehen und dann werde ich Maßnahmen ergreifen” dann ist das keine humane Besonderheit, sondern das zicken einer Ziege Ich wollte eigentlich Davar sagen (Dialekt, bedeutet Rind) In unserem Dorf sagt man Davar Was sagt man in eurem Dorf? – Kuh Nun kommen wir zu der heiß gekrönten Frage des Atheismuses Die Krönung ist stößt ungefähr hier auf die Höhe Ich nehme diese Tasse und stelle sie hier ab Nun nehme ich sie sogar von hier und lasse sie hier ab Wenn es einen Gott gibt dann soll er bitte diese Tasse von hier nehmen und hier hin stellen. Legendär Das Gehirn scheidet aus. So eine legendäre Aussage, dass das Gehirn sich verabschiedet. Das erste was du Wissen solltest, das Universum richtet sich nicht nach deinen wünschen mein Kumpel. Zweitens muss du dies verstehen In nur einer deiner Zellen sind ungefähr 1 Million Atome und in deinem ganzen Körper befinden sich insgesammt 100 Trilionen Atome. Deine Atome bilden deine Gewebe, deine Gewebe bilden deine Organe, deine Organe bilden ein menschliches Wesen. Theoretisch entsteht aus leblosen atomen ein lebendiger Mehmet (Person die du dir gerade anguckst) Von der Luft die wir atmen bis zur Kamera die gerade aufnimmt, besteht alles aus Atomen Wenn alles aus Atomen besteht, ist das Universum ein buchstäbliches Atomfeld. Damit ich diese Tasse heben kann, muss gegeben sein, dass die Atommasse nicht ausartet Meine Armmuskeln müssen ihre vorbestimmte aufgaben erfüllen Mein Skellet muss die ergonimische Masse beibehalten um den Muskeln die Verwirklichung dieser Bewegung zu ermöglichen Mein Gehirn muss die Signale die dazu nötig sind diese Tasse zu heben an die nötigen Stellen in meinem Körper weiterleiten Mein Herz muss schlagen, ich muss also lebendig sein. Und damit ich leben kann, muss der Sauerstoffgehalt 21% und Stickstoffgehalt 78% betragen und die Sonne muss 147 Millionen km entfernt sein. Das ganze Sonnensystem muss ihre Umlaufbahn beibehalten, damit diese Bedingungen zutreffen. Für das Sonnensystem muss die Milchstraße auf die Minute genau funktionieren. Und hierfür müssen die 850 Millionen Galaxien, über 100 Milliarden Sterne und Planetem im Universum ohne sich zu berühren und zu behindern, auf einer PERFEKTEN art auf ihren Umlaufbahnen bleiben. Kannst du ohne das alles diese Tasse überhaupt in deine Hand nehmen? Von den kleinsten Atomen in deinen Körper bis zu den riesigen Galaxien steht nichts unter meinem Einfluss, Es ist nichts in meiner Hand: die Muskeln die ich benötige um die Tasse aufzuheben, oder das drehen der Erde um seine eigene Achse mit 1650 km/h Während ich diese Tasse mit einem mikrigen Willen zu heben versuche, erschafft Gott das alles und hält es in seiner Hand ( Metapher) mein Freund. An die Frage am Anfang zurück, Wenn es einen Gott gibt dann soll er bitte diese Tasse von hier nehmen und hier hin stellen. Du hast die Tasse mit Allahs Zulassung gehoben. Kann ich die unzähligen Sterne in meiner Hand halten? Oder kann ich die Atome fassen? Kannst du es? Das bedeutet, es muss einen Gott geben, der SOGAR diesen Prozess des “Tasse hebens” erschafft mein Bruder. Für ALLAH, Al-Fatiha

Gece Gölgenin Rahatına Nasıl Bakılır – Cennet

öğrencisinizdir ve bir çok bakkalın veresiye defteri astolisti olarakdevam eder bütün alışveriş hayatınız, bir iş yerinde çalışan maaşlı bir işçisinizdir ve dışarıda ki alacaklılar maaşınızdan çok daha fazlasına taliptir. çocuğunuzu okutmak için satmaya razı olduğunuz ceket modası geçtiği için para bile etmiyordur artık. veyahut ne ceketi ne maaşı olan mazlum bir evin hanımısınızdır. üst düzey ekonomi profesörü gelse hiçbir teorem ile sizin evinizde ki parayla ay sonunu getiremezken siz aynı parayla üstüne üstlük bir de aile geçindiriyorsunuzdur. hayat zaten yeteri kadar yorucuyken kendinize ayıracak bir aynalık vakit dahi bulamazken. zihninizde nasıl daha fazla para bulabilirim düşüncesi her gününüzü korku flimlerine çeviriyordur. 1 ayda kazandığınız para iki günde nasıl biter. hiç anlayamadınız. veya başka şekilde çok fakirsiniz, ruh fakirisiniz mesela.çünkü ruhunuz çek defterinizden bile daha ufak kalmış. etrafınızda ölümünüzle birlikte ak baba gibi etinizden bir parça av olarak almak isteyen akrabalardan başka hiç samimi dost kalmamış. paranız arttıkça, ruhunuz daha fazla sıkışır olmuş mesela. geceleri bile güzeel rüyalar ve hülyalar yerine mal yüklü gideceği yere gitmesi gereken tırlar ve patlamaması gereken çekler uykunuzu bile kabusa çevirmiş adeta. ister kamyonlar dolusu paranız olsun, ister kamyona otostop çekecek kadar fakir olun. birinizin imtihanı sabırdı, e ötesinin ki ise şükür ama ikisi de imtihan dı işte. ve biliyor musun fark edemeyen her ruh fakirdir. ve biliyor musun ikisinde de bu sonsuz isteklerimiz bu sonlu dünyaya sığmıyor. ve şimdi hayal edin bir anda bir sebepten dolayı öldünüz. gözünüzü açtığınızda ise ALLAH sizden razı olmuş. beden hapishanesinden yani dünya zindanından kurtuluş vakti de gelmiş yanında. acıların artık cennet bahçelerinde , izledikçe şükür edeceğin birer dizi olmuş sadece. para derdin yok, sabah erken uyanma derdin yok, elektrik /su faturan yok. şu videoyu çekerken ki terleme sıkıntın bile yok. terledim ya (gülme) daha nasıl anlatabilirim diye düşünüyordum. böyle mesaj vereyim dedim. rabbiniz artık “gel kulum, şimdi kavuşma vakti, gel, gel de cemalimi temaşa et” diyor. kabir meleklerine kadar ulaşmış namınız, “o gencecik yaşta başkaları haramlara dalarken, Ömer’e, Ebubekir’e , Osman’a, Ali’ye, gencecik yaşında ki Musab’a benzemeye çalışan haramların içinde RABB’ini anlatmaya çalışan o genç sendin değil mi?” diyor öyle bi mekana gelmişsin ki yüzler çarşısında beğendiğini takıyorsun armut yiyorsun ve çilek tadı gelsin istiyorsun. o da oluyor biliyor musun Mahsun? (gülme) zaten hamileler için anlatıyoz bunu (gülme) tabii çok ilginç Hz. ALİ diyor bedenler çarşısı var diyor.geliyosun böyle yüz görüyorsun o hoşuma gitti onu giyiyorsun Böyle birden diyorsun işte pazular genişlesin. Böyle şişiyorsun. İşte şuraya 3 derece buraya 5 derece her türlü yapıştırıyorsun. Tabi burası hikmet dünyası. karpuz istersen ekersin beklersin toprağı yağmuru çamuru. ora kudret dünyası çık dedin mi karpuz. burada şu an 3 arkadaş var, 3 arkadaşla sarılmak için sıra bekliyorsun. orada 3 arkadaşla muhabbet edip sarılmak için sıra bekleme bile yok. artık telepati mi var ne varsa. aynı anda bütün hepsinin merkezden lezzetini alıyorsun. yani burda mesela senle konuşsam senin lezzetini alırım. ömerle ömer ömer pek lezzet vermez yunusla ayyy bunla cennette ne konuşcan. orada aynı anda üçünüzle beraber konuşcam aynı anda lezzeti alıyosun sen bile lezzet veriyon yani (gülme)nasıl bi cennet sen bile lezzet veriyon yunus. o kadar ölmemiz lazım. biraz fazla ölmemiz lazım.yani yunus ne kadar lezzet versin. sıfatını saklama bak da oraya sıfatını da görsünler. ama inanın bu halde cennete giremezsiniz. yaşınızın bile 33 olması lazım. 33 mersin plaka neden mersinde hizmet ediyoruz. yaaaaa vücudunuz hiç bir kıyafetin veremeyeceği kadar ince, narin ve yırtıksız. bıçakla kessen dahi yırtıksız. sesiniz bir anka kuşu gibi.(gülme) şimdi birisi dese ki duydun mu la Anka kuşu orada bittik. siz konuştuğunuzda davud (as) ile şarkı söyleyen cibal dağı gibi alem size senkronize olur. dünyada insanlar Yusuf’a bakarken ellerini keserdi. şimdi cennette sizi görenler soluklarını kesiyorlar. güzelliğinizden utanan güneşler dahi batmaya diziliyor. Ve inanın artık inşallah cennettesiniz. isteseniz bile eski dertlerinize üzülemiyeceksiniz ama çok şükür edeceksiniz. ve kulağınızda aynı cümleler fısıldanıcak. “bitti kulum inan hepsi bitti dertlerinin hepsi geçti , artık benimlesin ve inan artık güvendesin. ve anlarsın ki dünya meğer serapmış ve seni hepsinden kurtaracak olan tek şey rabbine kavuşmakmış. YA ALLAH.