Menzil, İsmailağa ve gerçek Süleyman Efendi cemaati ihvanlarının selamlarını getirdim!

2-3 haftadır söyleyeceğim söyleyeceğim, sohbete dalıyorum unutuyorum. Üzerimde borç olarak kaldı. İnternetten devamlı bize, farklı cemaatlerden Farklı Müslüman kardeşlerimizden, farklı cemaatlerde, mezheplerde bulunan, Şafii’si, Hanbeli’si, Maliki’si… Bu kardeşlerden Farklı tarikatlarda bulunan Müslüman kardeşlerimizden, mesajlar geliyor. Mesajların içeriğinde hep şu söyleniyor: Hocam sohbetinize gelen bütün kardeşlerimize selam edin. “Aleyküm Selam” Süleyman Efendi cemaatinden, derviş kardeşlerinizin size selamı var. Üzerimde kalmasın! Menzil cemaatinden derviş kardeşlerinizin, size selamı var kardeşler. İsmailağa cemaatinden, en çok da bunlar mesaj yolluyor bana. İnternetten devamlı sohbetlerini seyrediyoruz hocam. “Allah, sizden razı olsun. Ehli tarik hocaların böyle sohbetler vermesi bizi çok keyiflendiriyor”, diye mesajlar yolluyorlar. Ama sanki sözleşmişler, hepsi sözlerinin sonunda “Sohbetinize gelen bütün Müslüman kardeşlerimize selam edin” diyorlar. Ben de bu selamı ulaştırdım kardeşler, borç üzerimden gitti. Şimdi bakın! Bu bize selam verenler var ya! O size, selamını ulaştırmamı isteyenler var ya… Bunlar bizim birçok yerden kardeşimiz oluyor. 1) “İnnemel mü’minune ihvetün” diyor. Müslümanların tamamı kardeştir. Kur’an ayetiyle sabittir. Hocam, Şii ve Vehhabi olsa bile mi? Mutezile olsa bile mi? Mücessime olsa bile mi? Evet kardeşler. Sapık fırkada bile olsa! Ben Müslümanım diyorsa ve Kabe’ye yöneliyorsa. Buna, Ehli Kıble denir. Bunlar bizim kardeşimizdir ama hayırsız kardeştir. Ne gibi? Kabil gibi. Şimdi, Adem aleyhisselamın iki tane oğlu var. Biri hayırlı evlat, Habil Biri çapulcu, Kabil. Kardeş mi bunlar? Kan bağı var. Kardeş. Ama hayırsız kardeş. Ağabeyine taş kaldıracak kadar, el kaldıracak kadar hayırsız kardeş… Kabil. Bu ehli sünnet dışı, sapık fırkalardaki kardeşlerimiz de kötü kardeştir, ama kardeştir. Asla reddetmeyeceğiz, hidayetleri için devamlı dua edeceğiz. Beddua etmeyeceğiz, lanet okumayacağız. Allah’ım şeytan vesilesiyle kalplerini batılda sabit tuttuğun gibi… Bu senin için çok kolaydır. Bizim duamız vesilesiyle, Muhammed Aleyhisselam, vesilesiyle, bu sapkın kardeşlerimizin, Bu senin peygamberinin yolunu terk eden, kardeşlerimizin kalbini yoluna döndür. Amin Ya Muin. 73 fırka, Muhammed Aleyhisselamın ümmeti. 1400 sene önce söyledi ve sözü yine çıktı. 72 tanesi cehennemdedir, 1 tanesi cennettedir. Cennet’te olan kimlerdir, Ey Allah’ın Resulü? Benim ve Eshabım’ın gittiği yolda gidenlerdir. Allah Teala, bu yoldan ayaklarımızı kaydırmasın. Amin. Bu kardeşler birinci olarak, ayeti kerimeyle kardeşlerimizdir. 2) Bu dervişler nereden kardeşimiz oluyor? Ehli sünnet itikadında. Dünyadaki Müslümanların %90’ı On Müslüman’dan dokuzu, Ehli sünnet vel cemaat’tir. Dört mezhep’ten birisine tabidir. Buna, Ehli Sünnet Müslüman’ı denir. 3. noktada nereden kardeş? 3. noktada Nakşi kardeşidir, tarikattan kardeş. Manevi yoldan kardeş. Tarikat imamlarımız silsilemiz, aynı insanlardan oluşuyor. Buradan da tarikat ihvan kardeşimiz, mesela… İsmailağa cemaati, Menzil cemaati, Süleymanefendi cemaati, İhramcızade cemaati. Bunlar hangi tarikatta? Nakşibendi tarikatında. Bu kardeşler, bizim üç yerden kardeşimizdir. Bu kardeşlerimizin selamını size ulaştırdım, borç üzerimden gitti. Bundan sonra gelirse yine ara ara, selamları biriktirip biriktirip size söyleyeceğim haberiniz olsun. Selam borçtur kardeşler. Nakledilmek zorundadır. Bir adam size derse ki, Ahmet’e selam söyle, o borçtur. Ve aleyküm selam demezsen, bir adama Sana selam veren bir adama, ve aleyküm selam demezsen nasıl borç içindesin. O sünneti işledi, sen farzı işlemek zorundasın. Ve aleyküm selam demedin, inat yaptın. Demedin! Farzı yerine getirmedin anlamına gelir, hesap vereceksin. Bir adam sana dedi ki: Kubilay’a selam söyle hocam. Tamam kardeşim, dedin mi? Dedin. Borçlusun. Kubilay kardeş! Bak aklıma geldi, İsmail sana selam söyledi haberin olsun. Aleyküm selam hocam. Allah razı olsun. Sen de selam söyle hocam, dedi o şimdi. Şimdi, boyuna git gel. Boyuna git gel. Ama ne oluyor biliyor musun? İslamiyette asla ve asla hiç bir sünnet, farzın yerine geçmez. Ama bir ibadette, sünnet farzın ötesine geçer. Sünnet, farzdan daha fazla sevaptır. Bir ibadette. Hangi ibadet bu? Selam vermek. Selam vermek sünnet, almak farzdır fıkıhta. Peki hocam niye selam veren, alandan daha çok sevap işlemiş oluyor? Veren sünnet işliyor, alan farzı işlemiş oluyor. Alan daha fazla sevap alması lazım. Selam veren, karşı tarafın farz işlemesine vesile oluyor. Sebep olan işleyen gibidir, Hadis-i ortaya çıkıyor burada! Aracı ne burada, aracı? Aracı, boyuna getirip götürüyor ya! Bütün bu sevap alanların, sevabının bir misli de kime geliyor? Aracıya geliyor. Bu İslam böyle bir din! Allah Teala bizi Cennet’e koymak için, bin türlü bahane uyduruyor. Bin türlü bahane. Bir taraftan gir be, kulum diyor! Tutturamıyoruz kardeşim. İşimiz yok, yani sonsuz yaşamla uğraşmıyoruz. İşimiz gücümüz bu dünya! Kaptırmışız gidiyoruz. Allah bizi kurtarsın ya! Amin.

Allah, kiminle evleneceğimizi bilmez mi?

Yine, günümüzde sapık hocaların çok savunduğu bir mesele… Buna şahit oldum internetten bazı videoları izlerken. Sapkın profesörlerden bir tanesine, yine Mutezile akımını benimsemiş gibi görünen Vehhabi kafalı profesörlerden bir tanesine internet üzerinden bir tane adam telefon açıyor. Diyor ki: ”Hocam, bir sualim var.” Telefonun ucundaki cevaplayacak olan profesör şöyle diyor: ”Kardeşim, buyur.” ”Hocam, ben evlenmek niyetindeyim. Benim kim ile evleneceğimi Allah bilir mi bilmez mi?” Soru bu! Hocanın verdiği cevap şu: ”Allah senin kim ile evleneceğini bilmez. Eğer bilirse seni zorlamış olur.” Kaderi anlayamamış sapık adamlardan bir tanesi. Kader ilmini çözememiş, ehl-i sünnet âlimlerinden kopmuş, mezhepsiz, mesnetsiz sapıklardan bir tanesi, işte! Ne diyor? Bilmez! Şimdi, soruyu soran şöyle diyor, ilave ediyor: ”Hocam, yani çok garip bir şey söylediniz. Peki mezhep imamlarımızın bu konudaki görüşü nedir?” Bak, sen kopuksun. Madem kopmuşsun bari mezhep imamlarımızdan bana bir delil getir, diyor. Profesör şöyle diyor: ”Boş ver onları ya!” Aynen dinledim bak cevap bu: ”Boş ver onları ya!” Kim o boş ver dedikleri? İmam-ı A’zam, İmam Şafii, İmam Ahmed, İmam Malik. ”Boş ver onların kader görüşlerini, benim dediğim doğrudur.” Onların hepsi yanlış, peygamber dönemine en yakın olanlar, milyonlarca hadis bilenler… İmam Ahmed bin Hanbel, bir milyon hadisi ravileriyle beraber ezbere bilir. Dört mezhep imamı içinde en çok hadis bilen İmam Ahmed bin Hanbel’dir. Hadis ilminde zirvedir. Sen diyorsun ki: ”Ben İmam Ahmed bin Hanbel’den daha iyi bilirim. İmam-ı A’zam’dan daha iyi bilirim.” Diyorsun ve bunları aşağılıyorsun. Televizyona çıktı ehl-i sünnet hocalarından bir tanesi, Diyanet’e bağlı. Allah razı olsun, inşallah. Allah razı olsun! Bir sual sordu bu sapık profesöre, münazaraya çıkmışlar. ”Hocam, elimde bir kağıt var. Bu kağıt, sizin bir kardinale yazdığınız mektuptur.” dedi. Bu sapık profesör, kardinale bir mektup yazıyor. Mektuba şöyle başlıyor: ”Ekselansları (falanca) Kardinal Hazretleri” ”Ekselansları (falanca) Kardinal…” Ne demek ekselansları? Hazretleri, mukaddes insan, yüce insan demek. Üç tane Allah var diyen bir adama karşı hitabetine bakın: ”Ekselansları…” diye başlıyor. Ama hayatlarını tevhid yoluna harcamış olan mezhep imamlarına karşı nasıl tabirde bulunuyor? ”Boş ver onları ya!” Allah’ın dinine hizmet eden mezhep imamlarına: ”Boş ver onları!” Üç tane Allah var diyen, bu kadar sakal bırakmış adama: ”Ekselansları…” Bu nasıl bir sapıklık? Bu nasıl bir ikiyüzlülük? Bu nasıl bir İslam’ın arkasından bıçak sallama? Bu nasıl bir hainlik? Bu nasıl bir ajanlık? Sen neyin peşindesin? Allah hidayet etsin! (Amin) Amin ya Muin.

ALLAH YAMUK MÜSLÜMAN GÖRMEK İSTEMİYOR!

Kardeşlerim peki nedir bu dümdüz olmak? bir.. yüzde yüz tartışmasız iman sahibi olmaktır gerçekçi bir iman biri çıkıp bir televizyonda filan âyet aslında şöyleymiş deyince sen acaba öyle mi ya? bir soralım bir müftüye diyorsan imanda sorun var senin birisi Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem’in hanımlarına, analarımıza dil uzatırken yahu hoca doğru değil bunlar değil mi? diyorsan bile sen eğri Müslümansın kendi namusunla ilgili bir itham yapılsa, dünyayı yıkarsın Resûlullah’ın namusu acaba diye soruluyor ve sen soruyorsun, doğru mu bu diyorsun senin ananla ilgili, eşinle ilgili sorulsa, yok canım öyle değil bile demezsin sen demek ki imanda kalite sorunu var yüzde yüz iman olacak Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem’in Hadis-i Şerifleri herhangi bir Müslümanın oyuncağı olmadığını bilen bir Müslüman olacaksın Ümmet-i Muhammed’in Ebû Hanîfe ile, Şâfiî’ ile, Mâlik ile, Ahmed bin Hanbel ile açtıkları o çığırın helal, mübarek ve gerçek olduğunu düşüneceksin çağlar, modernizasyon ve kitleler senin imanın üzerinde oynama yapamayacaklar iman buna diyoruz biz Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem’in sünneti Allah’ın kitabı Kur’an senin sağ gözün ve sol gözün gibi olacak bir.. iki.. haram senin için kurşun demek olacak gözüne mi sıkalım kurşunu, kulağına mı sıkalım? dendiğinde ulan deli misiniz? gözüme de sıksan, kulağıma da sıksan beynime gidiyor bu kurşun ve öleceğim der gibi internetten müstehcen bir şeye bakınca harammış ama ben haberlere bakıyorum demeyeceksin bak gözüne sıkılmasına izin veriyorsun haram haramdır alkolünden, kumarından, zinasından, faizinden, yalanından, rüşvetinden vakıf adına bile alsan rüşvet haram ne için alırsan al Müslümandan al, gavurdan al rüşvet haram her türlü harama karşı kilitli Müslüman olacaksın dosdoğru olacağız ya peki bir kerecik bir haramcık olursa biraz bükülmüş olursun o birazcık bükülme 10 metre gidince seni başka yöne çevirir merak etme çünkü bütün eğrilikler, küçücük bir eğrilik ile başlar kesinlikle haramlarla bağlantın olmayacak olduysa kaliteli bir tövbe ve istiğfarla onu sileceksin meleklerde silecekler onu kayıtlardan ki.. sonra sana hoş geldin demeye gelsinler ve üç.. Allah’ın farz ettiği şeylerle asla ve kat’a tavizin olmayacak farz mı? bitti ne demek farz? ciğerim demek kalbim, böbreğim demek peki namazı mı kastediyoruz? bunu herkes biliyor başka bir şey daha kastediyorum annen ve babanın kapısında durmak da farz Emr-i bi’l ma’rûf ve nehy-i anil münker de farz farzlar sadece namazdan ibaret değil e ben sadece namaz kılabiliyorum tamam, karşılığında cennete girersin inşallah ama sana müjdeli bir ölüm yok biz müjdeli ölüm kalitesinde bir Müslümanlık konuşuyoruz ve dördüncüsü.. bir Müslüman olarak hayırların olacak senin nedir hayırların? paran varsa paradan, paran yoksa ağzından, elinden, insanlar hayır görecekler kendisi için yaşayan Müslüman olamazsın ümmeti için yaşayan Müslüman olacaksın kendin de o ümmetten olduğu için kendin de istifade edeceksin becerinden kabiliyetinden bunların hiçbirini yapamıyorsan nafile ibadetler yapacaksın fazladan oruç tutacaksın fazladan Kur’an okuyacaksın fazladan zikir yapacaksın ama boş duran Müslüman olmayacaksın ve bir başkası Dengeli Müslüman olacaksın aşırı gitmek yok namazda da, oruçta da, zekatta da, hiçbir şeyde aşırı gitmek yok geri kalmak da yok, hızlı gitmek de yok neden? çok hızlı gidersen şeytan seni bir trafik kazasında bitirir 10 senede yetişecek çocuğunu, 10 günde yetiştirmeye kalkarsam sen uyuşturucu kullanan çocuğun babası olursun fark edemezsin bunu dengeli, adım adım ben nasıl bileceğim dengeli gitmeyi? ee doktora sağlığını sorduğun gibi çocuk yetiştirmeyi de soracaksın kendi tutumlarını da soracaksın hocaya soracaksın âlime soracaksın kim kime ulaşıyorsan soracaksın ve en önemli şartımız Müslüman insan üç günlüğüne Müslüman olmadığı gibi, üç günlük projelere de girmez وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتّٰى يَأْتِيَكَ الْيَق۪ينُ “Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.” (Hicr/99) ölüm gelinceye kadar mücadeleye devam bunu başka türlü yaptığın zaman yani ölüm gelinceye kadar değil de, Hacca gidince Mekke’de full Müslüman, uçuyor mübarek yahu yani iyi ki kanatları yanında değil uçacak, oradan Mekke’den Arafat’a uçarak gidecek İstanbul’a geldiğinde, neredesin sen ya? Mekke’de değil miydin dün? o adam ne oldu? mevsimlik kulluk yok ömürlük kulluk var bizde inşaallah وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتّٰى يَأْتِيَكَ الْيَق۪ينُ “Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.” (Hicr/99) son, ölüm geldiği dakikaya kadar mücadele nerede mücadele? haramlara karşı mücadele, farzları yerine getirmeye karşı mücadele, aile işinde mücadele, çevrede mücadele, Emr-i bi’l ma’rûf’da mücadele, anaya babaya hizmette mücadele, Allah nerede görmek istiyorsa bizi her yerde mücadele devam Biiznillâhi teâlâ bunu yapan mü’min Allah’ın izniyle اِنَّ الَّذ۪ينَ قَالُوا رَبُّنَا اللّٰهُ ثُمَّ اسْتَقَامُوا تَـتَنَزَّلُ عَلَيْهِمُ الْمَلٰٓئِكَةُ اَلَّا تَخَافُوا وَلَا تَحْزَنُوا وَاَبْشِرُوا بِالْجَنَّةِ الَّت۪ي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ Şüphesiz “Rabbimiz Allah’tır” deyip de, sonra dosdoğru olanlar var ya, onların üzerine akın akın melekler iner ve derler ki: “Korkmayın, üzülmeyin, size (dünyada iken) vadedilmekte olan cennetle sevinin!” (Fussilet/30) dür üstüne melekler yağmur gibi inecekler onun korkma be, ne.. biz seni götüreceğiz diyecekler bu müjde kardeşlerim melekler için değil meleklerin zaten cennet, cehennem diye bir dertleri yok bu kim için? sadece Ashâb-ı Kirâm için mi? hayır! Rabbim Allah’tır! deyip dosdoğru devam eden herkes için Biiznillâhi teâlâ herkes için

Oral meselesi hakkında bilgi, harammıdır, mekruhmudur?

yine Ali Rıza geçen gün işte olay çıktı bayağı bir gazetelere yani müstehcen karı çıplak karı resimleri basan boy boy gazetelerde bu mevzu olmuş geçen gün burada işte oral bilmemne şey ile ilgili bir soru sormuş kadın ona o da demiş ki katiyen haramdır demiş haramdır deyince işte o da gülme krizine girmiş nasıl konuşuyorsun hocam şöyledir böyledir neyse e şimdi bu milletin çoğunun başında böyle bir imtihan var çoğunun sen şimdi bunu haram derken nereye dayandın? duvara dayandın nasıl haram diyorsun buna şimdi? haram başka, caiz değil başka şimdi اَلْسِنَتُكُمُ الْكَذِبَ Ve la tekulu lima tesifu elsinetukumul kezib dillerinizi yalana alıştırıp da هٰذَا حَلَالٌ وَهٰذَا حَرَامٌ haza halaluv ve haza haramun şuna haram buna helal demeyin bu Kur’an’ın Nahl suresi لِتَفْتَرُوا عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَۜ li tefteru Alellahil kezib Allah’a yalan uydurmuş olursunuz Allah adına yalan uydurmuş olursunuz الَّذ۪ينَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ innellezine yefterune Alellahil kezibe Allah adına yalan uyduranlar لَا يُفْلِحُونَۜ la yuflihûn asla felâh bulamayacaklar مَتَاعٌ قَل۪يلٌۖ metaun kalil dünyada az yaşarlar geçinirler وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ ve lehum azabun elîm çok acıklı, acı veren azab onları bekliyor (Nahl Suresi – 116,117) şimdi kardeşim evvela şunu konuşalım Şâfiî mezhebinde buna ruhsat verilmiş çünkü Şâfiî mezhebinde meni temizdir pis değildir kan pistir çıkarsa abdest bozulmaz Şâfiî’de ama elbisene değerse elbisende kan olursa pistir necâset hükmündedir elbise bakımından namaza mani olur dirhem miktarını el ayasını geçen bir kan varsa şimdi abdesti bozmamak başka pislik, pis olup olmamak başka anlatabildim mi? peki meni nedir? meni çıkarsa gusül icâb eder tabii ki şehvetle çıkarsa orada da ihtilâflar var meni çıkarsa gusül icab eder ama meni Hanefî’ye göre pistir ama elbiseden ufalanabilir yani sertleşirse şey olursa kurursa ufalanabilir yıkamadan da temizle olabilir eğer ki görünen bir noktadaysa ufalarsın izale edersin ama hani Şâfiî mezhebinde meni temizdir ne demek temizdir? Yani bütün peygamberler ondan doğdu diyor nasıl pis diyeceğim diyor e Kur’an-ı Kerim’de اَلَمْ نَخْلُقْكُمْ مِنْ مَٓاءٍ مَه۪ينٍۙ Elem nahlukkum mim main mehîn (Mürselât Suresi – 20. Ayet) “Biz sizi alçak bir sudan halk etmedik mi?” buyuruyor o alçaklık yani itibarsız birşey yani insanın sevmediği birşey manasındadır alçak başkadır necis başkadır diyor Şâfiî diyor bunu Hanefi mezhebinde meni necistir anlatabildim mi? Şâfiî mezhebinde meni necis olmadığı için de bu oral meselesinde de meni şey olsa da bile pis saymıyor onu bir ikincisi Mâlikî’de de bu hususta bayağı bir genişlik var yani Endonezya Malezya vesaire oralardakilerin çoğu Mâlikî’dir ve bir kısmı Şâfiî’dir oralarda bu iş tamamen hacı hoca yani herkesin normal gördüğü bir şey mezhep meselesinden dolayı Hanefî mezhebine gelince yani biz ekserimiz Hanefî’yiz tümümüz Hanefî değiliz şurada 50 kişi 100 kişi cemaat geliyor 3-5 en az 10 tane Şâfiî de çıkar yani onun için Şâfiî’yi konuşmak lazım Türkiye’de Şâfiî var Mâlikî, Hanbelî yok ama Şâfiî var onların da fetvâsını vereceğiz e şimdi geldik Hanefî mezhebine Hanefî mezhebinde nedir? Hanefî mezhebinde Fetâvâ-yı Hindiyye’nin Kerâhiyye bahsinde yani Kerâhiyye demek mekruh işler bahsinde Fetâvâ-yı Hindiyye’nin ki Hanefî’de muteber bir fıkıhtır bu kitap burada diyor ki “Ve kıyle” denilmiştir ki “lâ be’se bihî” bunda beis yok ha beis yok demenin altında ne yatıyor? mekruhluk yatıyor kerahat var beis yok yani bir kerahat var ama haram asla denemez “Ve kıyle” bir kıyl de var ki “lâ-yecûzü” caiz değil diyor bak haram demiyor hiçbir fıkıhta haram demiyor ben size ne dedim? her haram caiz değildir ama her caiz olmayan haram değildir çünkü haram demek çok zordur sigara gibi sen sigaraya nasıl haram dersin? nasıl haram dersin Efendi Baba Ali Haydar Hazretleri: “Oda dolusu altın verseniz bir tane içiremezsiniz, oda dolusu altın verseniz haram dedirtemezsiniz” çünkü derdi “haram işi çok tehlikelidir evladım” derdi haram denmez bir şeye kuvvetli nas lazım çok kuvvetli nas lazım hele ki ihtilâf varsa Şâfiî ve Mâlikî gibi ihtilaf Hanefî’de bile lâ yecûz var lâ be’se var böyle bir durumda haram hangi mezhebe göre, hangi hadise göre haram diyorsun? hangi? ayeti bıraktım ayet yok. hangi hadise göre haram diyorsun? şimdi o zaman efendi kardeşlerim mekruhluk var mı? var “Ağızlarınızı temiz tutun.. Kur’an’ın yollarıdır” sen Kur’an okuyorsun bu ağza bu yakışmaz e çünkü kadın da Kur’an okuyor e bu Kur’an okuyor, namaz kılıyor bu temizlik olmuyor ondan sonra mikrobik bölge tıbben uygun bir şey değil ondan sonra dinen uygun bir şey değil yani Hanefî mezhebinde uygun bir şey değil hatta lâ-yecûz diyelim caiz değil tarafını alalım biz velâkin sen buna haram demen için nas lazım nereden buldun haramı? atıyor ortaya bir haram haram çok zor demek bu işlerde en çok ileri giden benim ama takvâ başkadır fetva başkadır takvâyı soruyorsan hiç böyle işlere yanaşılmaz ama fetvayı soruyorsan e caiz değildir ama haram diyebilir miyim? e diyemem