Eski Sevgiliyi Unutmanın En İyi Yolu Nedir?

Müzik .. .. ta zamanında kürsüye ilk çıktığımda bana bu dersi vermişlerdi abi kürsüye ilk çıktığımda bu dersi yapmıştım Elhamdülillah Derste de Mehmet abi çok ilginç bir denklem var bugün onu işleyeceğiz hazır mısınız ? Mehmet abi denklemimiz şu insanlar mutlu olmak için seviyorlar İbrahim Ama sevdiklerinde insanlar üzülüyorlar azap duyuyorlar yani. Öyle değil mi ? Mesela eskiden bu kadar yoğun değildi. Niye yoğun değildi ? Çünkü eskiden her yöne sms yoktu. Avea’ lı bir erkek Turkcell’ li bır kızı sevemezdi eskiden Ama şimdi böyle değil ki operatörler bangır bangır araba depar atar gibi uğraşıyor Mesela bazı üniversiteleri duyuyorum böyle görüyorum gerçekten çok üzücü bir hadise; Hanım ablanın etrafı yeni çeri ocağı gibi Sefere çıksa Yunanistan’ ı alır. Ulan sen Gerçekten abi.. O kadar çok kendimizi kaybediyoruz Bugüne kadar hep erkek kardeşlerimin harama girmesinden çok bahsediyoruz. Bugünde biraz hanım kardeşlere de söyleyeceğim. Çünkü ben üniversite okuyan birisiyim ve üniversite de tatlı hayallerle girilen haram sevdaların – Hanım ablalar için söylüyorum bak bunu sende biliyorsun üniversitedesin- Çok fazla kanlı göz yaşıyla neticelendiğini gördüm. Bütün bu acıları dindirecek, sindirecek Allah ‘ın izniyle Çok güzel bir dersimiz var abi. Ya baki entel bakiyle Üstat şöyle başlıyor: Bu lemaya bir derece his ve zevk karışmış His ve zevkin coşkulukları ise Aklın düsturlarını, Fikrin mizahlarını, çok dinlemediklerinden ve müraat etmediklerinden bu üçü ulema mantık mizahları ile tartılmamalıdır. Arabesk sevenler, efkar sevenler bugün çok hoşunuza gidecek romantik bir ders başlıyor abi ve bir ayet veriyor Üstat. Diyor ki ayette; her şey helak olup gidicidir. Ona bakan yüzün müstesna. Hüküm sadece O’ na aittir. Sizde buradaki herkes O’ na döndürüleceksiniz Ayetinin mealini ifade eden: Ya baki entel baki Ya baki entel baki İki cümlesi mühim iki hakikati ifade ediyor. Ondandır ki mahşierin reislerinin bir kısmı Bu iki cümleyle kendilerine – hangi iki cümle ile Resul ?- Yab baki entel baki Baki olan yalnız Sensin Allah ‘ım Bu iki cümle ile Kendilerine bir hatme-i rahşe hükmünde tutana Ben bir de üniversitede özel ders veriyorum matematikten Ebrouş diye bir bölgeydi. Orada başka abilerin evi vardı böyle Namazı bir orada kılayım. Oradan özel derse geçeyim dedim abi. Bir gittim Levent abi tam namaz kılacağım abinin birinde elinde tesbih. Dedim ki abi ne çekiyorsun hayırdır dedim Kardeşim Ya baki entel baki çekiyorum diyor Kim bilir o esnada zihninde kalbini meşgul eden: arsa, mal, mülk, gelecek kaygısı, istikbal endişesi… Artık hangisi varsa Sizlerin hiçbiri baki değil. Baki olan ve ilelebet kalacak olan yalnız Allah’ tır diye zikir çekiyor abi. Tabi biz bugün zikir yönünü değil ilim yönüne bakıyoruz madem O azim ayetin mealini bu iki cümle ifade ediyor Biz bu iki cümlenin ifade ettiği hakikat-i mühimmenin birkaç nüktesini beyan edebiliriz. Gel baştan başlayalım abi. Ne işliyoruz biz Günlük hayatta kalbimize giren çok fazla sevda var: Eş sevdası iş sevdası… Ya adam demiyor ki çocuklar üniversiteyi kazanabilir miyim ? üniversiteyi kazanıyor. Bitiyor mu ? Bitmiyor sonra neye başlıyorsun KPSS başlıyor. KPSS yi kazanıyorsun bitiyor mu? Bitmiyor Bu sefere ne başlıyor? Hangi şehre atanacağım Ondan sonra ne başlıyor? Bir hanım bulayım. Daha sonra çocuk çıkar, çocuğun bezi çıkar, çocuğun düğünü çıkar… Abi ya bir türlü bitmiyor. Hele gençsen gönlün kıpır kıpır atıyorsa. Hele de dekolte bir sevdaya tutulmuşsan abi şaire bağlıyorsun Terk etmedi sevdan beni Aç kaldım sussuz kaldım Hayır karanlıktı geceler. Can garip can suskun can paramparça ben ellerim kelepçede tütünsüz uykusuz kaldım Terk etmedi sevdam beni Ya bi ‘Ya baki entel baki’ için ne yapıcan sen bu kadar şeyi ya Abi babam O zamanlarda İnsanın aklını büyüdüğü zaman hisler o sevda zamanları.. Gözlerin çok buğulu bakıyor. Sende mi yakalandın zamanında Hiç mi sevmiyordu Ciddi misin ? Vay hülyasın lan sen İsim neydi ? Yakup maşAllah ya Gittiğimizde bu çocuğun çıkışta ayağından bir öpelim ha İlk defa gördüm haram bir şeyden sonra Tebrik ediyorum kardeşim. Yakup insan Çok güzel. Hayır Bu yüzden senin eşinden alacağın lezzeti harama gitmiş bir insan alamayacak. Yakup bak o denkleme devam edelim mi ? İnsan Mutlu olmak için seviyor ama mutsuz oluyor. Bir bakalım derim ben Yakup insan neresiyle görürür ? Gözüyle. Peki neresiyle duyar? Peki neresi ile koku alır? Peki neresi ile sever? Kalp sever mi kalp dediğin pompa yapar ya İşte olum bu işlerde tecrübesiz olduğun çok belli Abi bizim kalp dediğimiz pompa olay burada bahsedilen kalp ne demek abi: RUH Ve bizim manevi organlarımız olabilen Latifelerimizden oluşmuş bir silsileye Levent abi burada kalp diyor Bedüizzaman Ve devam ediyor; Brinci nukte Birinci defa Ya baki Entel baki Bir ameliyat cerrahi hükmünde Cerrahi ameliyatı Yakup normalinden farkı var biliyor musun ? Harbi yarıyorlar Açıyorlar abi Bütün ne kadar hastalık var ne kadar problem var abi İyice işin derinine iniyorlar. Cerrahi ameliyat Birinci defa ya baki entel baki. Bir ameliyat-ı cerrahi hükmünde, kalbi masimadan yani Cenab-ı Allah ile ilişki kurulmayan herşey masimadan. Hanımını seviyorsun. Ama tamamen dünya için. Hiç Allah ile rabıtası yok Bu ne oldu Yunus Bu bile masima oldu. Masimadan teşrih yok Ses yok. Bir şey oldu mu araba, iş, ev, hanım… Duyuyor musun Mesut ? Birinci defa işe yaramadı Şöyle ki insan mahri icabiyeti itibariyle mevzuatın hemen tamamını ayağa kaldırır. Yav bu çok alaka Mesela sen buraya yeni gel Araban patlasaydı Belki buraya gelemeyecektin Araban var mı ? Araban patlasaydı buraya gelemeyecektin. Ya da beter olsaydın buraya gelemeyecektin. Birden çok sevdiğin bir yakının kanser olduğunu bilsen buraya gelemeyecektin… Çok sevdiğin bir dostunun sana Yani senin buraya gelmende o kadar çok doğruyu göstermesi gerekiyor ki. Buda sunu söylüyor abi Sen kainatın bütününe Mesut Çok fazla alakadarsın Hem insanın mahiyet-i camiasında yani Yunus yaradılış programında yaradılış algoritmasında hadsiz bir sevme kabiliyeti olmuştur. Abi burayı unutmuyoruz. Bizim yaradılış programımızda ne vardı hadsiz ne demekti ? Ucu bucağı yok. Sınırsız yani. Sonsuz sevme kabiliyeti var. Onun için insanlar onu mevcudata karşı bir muhabbet besliyor. Bize onun mevcudata karşı muhabbeti var mı bu sebebiyle sonsuz bir sevme kabiliyeti var. E sende sonsuz olunca. Bütün kainatı sevsen yeter mi? Gene yetmez. Tatmin ediyor. Bak dikkat et. Koca dünyayı Bir ailesi gibi seviyor. Peki koca dünyayı Yunus ailesi gibi nasıl sığdırabiliyor ? Çünkü sevme kabiliyeti sonsuz. Benim annem bir geliyor abi evde o gün arkadaşı bugün arkadaşı annemin bütün gün arkadaşlarını tanıyorum. Hep sanki hepsi bizim evde yaşıyor. Hele babamın televizyon izlerken göreceksin; Amerika’ da olay olmuş Filistin’ de olay olmuş Sanki bizim evde oluyor yani o kadar çok hiç evin gitmediği gözünün görmediği yada o kadar ciddi bir muhabbet meşgul ki sanki evde 500 kişiye söylüyor 3+1 evde. Çünkü her gün her biriyle ilgili ve alakalı şekilde muhabbetler ediyorlar. teyzelerine bir şey olur bir bakarsın senin evde de bir üzüntü olur Yakup sebebi bu. Sonsuz seve kabiliyeti var Ve bu kainatı ayaklandırdınız bu yüzden Ebedi cenneti bahçesi gibi muhabbet ediyor. Halbuki muhabbet ettiği mecra durmuyorlar gidiyorlar ayrılıktan daimi bir azap çekiyorlar bizde sonsuz bir sevme kabiliyeti var peki bu sonsuz sevme kabiliyetini bütün mevcudata kullanıyoruz doğru mu ? Kullanmamız sonucunda birde azap çekiyoruz çok garip ya ! Ben bazen bakıyorum abi diyorum ki ya ben gönlümü ne kadar çok şeye bağlamışım bir tane kotum vardı abi çok seviyorum. Bir gün namaz kılarken yırtıldı baktım gönlüm cız etti dedim ki yav arkadaş kota bile gönül bağlamışız demek dedim arabalara evlere, iş yerlerine, makama gelecekte seni terk ettiğinde gölünün cız edeceği bütün her şeye o kadar çok gönül bağlıyoruz ki Altuğ. Gönlümüz cız ediyor kardeşim geçenlerde başımdan bir olay geçti Altuğ. Trafikte çok sevdiğim bir tanıdığımı görüdüm Levent abi. Tanıdığım yörüngede. Şöyle kornaya bastım. Arabaları yanaştır dedim Böyle hani klasik olur ya : Hop baba naber müzik açarsın falan böyle. Daha sonra yoluna gidersin Böyle selamlaştık ama. İçim rahat etmedi abi Yani bunu kendim için söylüyorum. Sizi tenzil ediyorum. Sanki hani ablanın verdiği malla mülkle Sanki orada yani enaniyet gibi bile geliyo abi biliyor musun. O arabayı yaklaştırıyorsun falan filan Dedim ki Acaba Enainiyet mi yaptım dedim Bu şekilde. Açtım abi dua ediyorum Hamza abi Dedim ki Ya Rab Eğer benim gönlüme senin verdiğin bu mal mülk yer ediyorsa Ki sen beni Bosna ‘ da Bugün tek duası bari bugün anneme tecavüz etmesinler diye duan eden bir çocuk olarak da yaratabilirdin ama bu nimetleri verdin. Çünkü senin uğrunda kullanmam için verdin. Eğer Ya Rab Bunlar benim gönlümde yer ediniyorsa Ben gönlümle baş edemem. Ya Rab sen benim gölümü bunlarda uzak tut dedim abi haşırt iki dakika sonra adamla kaldırıma girdik elimi açtım abi Elhamdülillah Ya Rabbim dedim Çok ilginç abi. Gönlünde yer etmesindense Bu hadislerin başına gelmesi Ve bu işlerin anlama tanıma çok daha önemli sevgili abicim Sebebi şu o malı mülkü ve sevdiğin her şeyi çocuğun dahil Yusuf abi gelirken sen getirmedin giderken gitmelerine mani olamadığın için Yakup bunlara benim diyemezsin Benim diyebildiğin hiç bir şeyde hak talep edemezsin hak talep edemediğin bir şey elinden çıkıp gittiğinde de şikayet edemezsin Ve Cenab-ı Allah kainatta Bazen sağlığımızı alıyor bazen malımızı alıyor sürekli aynı şeyi söylemeye çalışıyor: Ya baki entel baki Baki olan yalnız Allahtır. Bunların hepsi geçicidir. O’na aittir Onun hadsiz muhabbeti Hadsiz bir manevi azaba sebep oluyor. O azabı çekmekle Kabahat kusur olay Bir toplayalım. Abicim isminiz neydi kırmızı kazaklı abicim Mehmet abi hoş geldiniz Mehmet abi şunu hatırlıyor musunuz ? Allah bize sonsuz bir Sevme kabiliyeti veriyor doğru mu ? E şimdi Mehmet abi sonsuz sevme kabiliyeti veriyorsa e ben bunu kullanırım abi ama yazının devamında diyor ki sen bunu kullanıp hadsiz mevcudati seviyorsun. Doğru mu abi ? ve sevmekten de azap çekiyorsun doğru mu İbrahim ve Bilal ne diyor çektiğin azapta suç sana aittir Abi çok garip değil mi ? Yani hem sonsuz sevme kabiliyeti veriyor Mehmet abi E bende seviyorum suç neden bende olsun. Şu yüzden Mehmet abi Mehmet abi oğlunuz var mı ? Var mı Allah bağışlasın. Mehmet abi düşün seninle ticaret yapalım oğlanın adı neydi Mehmet abi Batuhan’ a 50 trilyon para verdin Dedin ki Batuhan al bu parayı bir iş kur dedin. Batuhan ertesi gün geldi babacım işimi kurdum. Kurdun mu Batuhan Kurdum babacım. Ne kurdun Batuhan Seyyarcı köfte . 50 trilyonla Na’ parsın abi Ulan sana küçükken sana balıkla yoğurdu beraber mi yedirdik Mehmet abi na’parsın öldürürsün dimi 50 trilyon seyyarcı köfte oldu mu Mehmet abi olmadı. Peki Allah sonsuz sevmek kabiliyeti veriyor. Mevlayı sevelim diye biz Leyla’ yı seviyoruz Bu oldu mu ? Bu olmadı. Neyi seviyoruz abi Sonsuz kabiliyette kot seviyoruz araba seviyoruz tampon seviyoruz aman çizilmesin tampon yüzük seviyoruz aman yüzülmemiş olmasın diye bu da olmadı değil mi abi işte bu olmadığından dolayı Mehmet abi Çektiğimiz azapta suçlu biziz. Nasıl 50 trilyona seyyar köfteci açılmaz sonsuz sevme kabiliyetinde de beton demir sevilmez çünkü Mehmet abi ondan sonra na’pıyoruz ağlıyoruz böyle yıkılıyoruz kendimizi paramparça ediyoruz Allah makineyi vermiş yaratmış abi kullan bunları diye sen makineyi bozmuşsun Mehmet abi çamaşır makinesi var dizel koymuşsun e çalışır mı ondan sonra E sen çalış Mehmet abi 😀 Seni tenzil ediyorum Mehmet abi ama makineyi bozuyoruz Bu yüzdende suç bizim oluyor Mehmet Abi. Sonsuz bir kabiliyeti geçici bir şeye sunuyorsun makama sunuyorsun ondan sonra elden gitmeyen var mı ? Yunus elden gitmeyen yok; gençliğin güzelliğin hanımınla ilk 3 ay ki tatlı muhabbetlerin hepsi gidiyor ya mazi varsa hepsi bu dünyada da seni t terk ediyor çünkü kalbinde ki hadsiz muhabbet hadsiz bir yaratıcıyı sevmek için verilmiştir. Abi düşünebiliyor musun Bunun içinde azap sebebi sen oluyorsun Şöyle bir örnek daha vereyim iyice otursun Yusuf abi Düşün ki sen padişahsın Bizim de Mesut’da gariban bir yetim çocuğu Bende senin maaşlı memurun Yusuf abi bana bir gün bir külçe altın veriyorsun ve diyorsun ki Memurum al bu külçe altını Mesut’ a götür karnını doyursun diyorsun bu senin iyiliğin mi benim iyiliğim mi ? Ben zaten senin maaşlı memurum yapmak zorundayım Peki yolda giderken altını arakladım abi bu senin kötülüğün mü benim kötülüğüm mü işte Cenab-ı Allah bana sonsuz bir altın veriyor al bunu gerektiği yere götür deseydi abi yolda fabrikada iş yerinde çalışan çoluk çocuğa çalıp çalıp fani mevcutlarda sevk ettiğimiz faaliyeti yolda bu kabiliyeti çaldığım için abicim bütün çektiğim azapta ki sorumlu ben oluyorum Yakup kardeşim o insan suistimal ederek yani az önceki padişah olayındaki gibi kötü kullanarak o muhabbeti fani geçici mevzularda sarf ettiği cihet de kusur ediyor kusurunun cezasını onun terk edilişini azabıyla çekiyor. İşte bu kusurdan temelli edilip o fani mahbubattan o geçici sevdiğimiz şeylerden saati evini işini makamını neyse alakanı kesmek o mahbutlar onu terk etmeden evvel onları terk etmek cihetiyle Mahbup-u bahriye yani sonsuz olan sevgiliye Hasr-ı muhabbeti ifade eden bütün sonsuz sevme kabiliyetini odaklamayı ifade eden Ya baki Entel baki olan birinci cümlesi Bakiyat 2 Yalnız sensin Ya Rab mazluma senin alakan olmadan sevdiğim her şey fanidir Fani olan elbette sonsuz bir muhabbete Ve ezeli ve ebedi bir aşka ve ebet için yaratılan bir kabrin alakasına medar olamaz manasını ifade ediyor. madem o hadsiz mahbubat sevdiklerin faniydiler elbet geçecekler Mehmet abi elbet gazına doya doya bastığın otomatik geri vites araban seni terk edecek elbet çocuğun yarın bir gün seni terk edecek onlar seni terk etmeden önce Ya baki entel baki Baki olan yalnız sensin Ya Rab demekle ben onları terk ediyorum üniversite de bir arkadaşım vardı abi kocamandı -İkimiz Mehmet olduk ha -Mehmet abi yapılı bir çocuk deve gibi oğlandı durumu da iyi değildi Mesut Bir gün zar zor 3 yıl 4 yıl biriktirdi biriktirdi Bilgisayar aldı kendine Fakat çok zor bir şey üniversite öğrencisi için bilgisayar ne kadar kıymetli bir şey. O bilgisayarı aldı Bizde o zamanlar Ya baki Entel baki dersi yapmışız. Abi cart diye yurtta düşürüyor bilgisayarı. Köşeyi denüyor Dersi de yeni yapmışız Seydi abi Bilgisayarı almış karşısına kırık ekranına bakmış: Ya baki entel baki abi yürek cız etti diyor çocuk. Elhamdülillah. Neden ? Zaten onu terk edecek olan – eve gidince tabelanın içine patlatmayın- O kader cihetiyle kırılıyor yani Peki abi benim aklıma soru geliyor şimdi. Dedik ki siz bunları sevmeyin etmeyin. Bunlar zaten sizi ter edecek. Doğru mu Seydi abi ? Abi na’palım kullanmayalım mı yani Hanımı kapı dışarı mı edelim senin yüzünden ?Arabayı na’palım çöplüğe mi atalım ? Olay tam olarak şöyle Mehmet abi Biz kullanmak cihetiyle İşinize yarıyorsa. İsraf olmuyorsa en güzelini yapın abi. Hiç problem yok Ama kalben sevemeyiz abi Hanımı bile severken şunu demeliyiz abi Ya Rab.. Ben hanımımı Senin verdiğin emnanet olarak çok seviyorum Bir gün onu siper etmek için hiç çekinmeden gövdemi ve bedenimi feda edebilirim Ama senin rızan olmasa bu bile çekilecek çile değil diyorsan -Bekarsın dimi güldüğüne göre ?- Bunu diyorsan abi. İşte tam olarak Allah için sevmek böyle olur Ferhat abi üstadın en çok kullandığı iki tabir var: Manayı isim ve manayı harf Bunlar oturacak. Yani Allah için nasıl oluyor hacı abi Tam bunu oturtacağız Mehmet abi kafelerde vanbicin olur. Hiç bilir misin? Mesela böyle nargile kafelerde olur. Önünde ki resim olur delikli söyle kabaca baktığında abi resmini görürsün bir ayrıntılı bakarsın Levent abi delik delik arkasında dükkanın içindekini görürsün. Mehmet abi buna vanbicin deniliyor. Biz resme ilk baktığımızda deliğin arkasındakini görmüyoruz resmi görüyoruz ya Seyit abi buna Manayı isim deniliyor Ama söyle biraz dikkatli baktığında Mehmet abi O deliklerin arkasında Aa dükkanın içinde birileri daha varmış diyorsun. Buna da manayı harf deniliyor Ben Seyit abiyle yemek yiyorum ve Seyit abiyle dışarda gidip muhabbet etmişim. Ben bunu ilk Seydi abiden bilirsem buna manayı isim deniliyor Seyit abi Ama senin ağzınla ağacın dalları ile bana portakal veren Allah Seydi abinin dediği ile de bana yemek ikram etti Seydi abinin yüzüyle de tebessüm ikram etti ama odanın arkasında Cenab-ı Allah var dersem bu da manayı harf ile sevmek oluyor. Peki Mehmet abi Ya baki entel bakiyi anladık Akşam eve gittin ne anlattılar sakallı bir abi Ya Baki Entel Baki anlattı durdu Peki Mehmet abi Ne anladık yani dersten orası çok önemli Mehmet abicim Şunu anladık abi Herkesle nişanlanan dünya Hiç kimseyle evlenmez abi Özellikle gençsen dekolte bir sevdaya tutulmuşsan Seydi abi o kadar Araf da kalıyorsun ki o kadar sevdayı bıraksan dışarı çıkamıyorsun bırakmasan Rab’inin için giremiyorsun rızanın içine giremiyorsun o kadar çok arada kalıyorsun ki ve acıyı iliklerine kadar hissediyorsun sanki ateş suya düşüyor ama ne ateş sönüyor ne de su buhar oluyor ve git gide artan bir azap devam ediyor ve bir gün hasta olmasın diye dualar ettiğin bir insanın içinde ölmesi için yakarışlarda bulunur hale gelir onları geçici olduğunu anlamadan sevdiğimiz malımızda haram sevdamızda elbet bunlara dönüyor. Çünkü sevgi nefiste yaşanırsa, ihtiras gönülde yaşanırsa aşk olur abiler Mehmet abi hakkını helal et bu kardeşine postacı topal ama haberler doğru Mehmet abi

Bu Videoyu İzlemeye Cesaretin Var mı?

Hayatta bazen hatalar yapabiliyoruz. Her insan hata yapar. Ama asıl mesele, yaptığımız hata değil, bu hatalardan ders çıkartabiliyormuz? Bu hatalar bazen final sınavına çalışmamak. İflas Etmek.Yemeği yakmak,İşten kovulmak gibi bünyevi(burayı anlayamadım özür dilerim)meseleler olabiliyor. Ama bu meselelerin elbette bize kabir kapısına kadar arkadaşlık ettiğini ve bunların telafisi olduğunu elbette biliyoruz. Beki ya uhleviciyet(burayı da anlamadım çok özür dilerim) yaptığımız hatalar hani şu asla telafisi olmayan hatalar Mesela bugün,asla laf söylettirmedim Ben Canımdan Çok Seviyorum Dediğin RABBİNİ SENİ 5 DEFA Haydi kurtuluşa kul ol!Haydi Huzuruma gel diyip Müddessir Suresinde onlara sorarlar Sizi cehenneme sokan sebeb neydi diye. Onlar cevap verir”Bizler Namaz Kılanlardan Değildik”diye uyardığı halde Rabbinin Huzuruna Gittin mi? Yoksa İşin,Sevdiğin Arkadaşların,Saatlerce Başından Kalkmadığın Bilgisayar Oyunları Sevdiğin Rabbin’den Daha mı Önemli ?Daha mı Yanına gidilesi birşey? Şuanda sana helal olmayan sevgilinle gezerken el ele tutuşup gözlerinin içine baka baka seni sonsuza kadar seveceğim yalanının ta kendisi olduğunu Sadakat:Henüz tanışmadığın eşini düşünerek hareket etmektir sözünü bildiğin halde ilerideki eşine ihanet ettiğini, Rabbinin ziynaya yaklaşmayın ayetiyle sana haram sevdayı yasakladığını ne çabuk unuttun. Buz gibi suyla yıkanırken kabir kapısından içeri girdikten sonra “Anne,Baba,Dostlarım Neredesiniz ?” “Yardım Edeniniz Yok mu ?” diye sesin kısılana kadar feryat ettikten sonra. Kimseden cevap gelmediğini görünce keşke dünyadayken herkes benim gibi yapıyor herkes dünyaya dalmış sözünü söylemeseydim. ÇÜNKÜ HERKES BANA KABİR KAPISINA KADAR ARKADAŞLIK ETTİ. Keşke Rabbimin ayaklarımın altına cennetini başıma ise ayetini koyduğunu. Ya beni sevdiğini ve çok değer verdiğini unutup tesettürsüz olamasaydım. Keşke beni defalarca uyardığı halde haram sevdaya bulaşmayıp helalimi bekleseydim. “Rabbim beni bir daha dünyaya gönder” diyeceğimi ne çabuk unuttun. Unutma Kardeşim Bir Daha Dünyaya Gönderilme Fırsatımız Olmayacak. O Yüzden Keşke Dememek İçin Unutma. Hayatına Yeni Bir Sayfa Aç

MUTLU İNSANLARIN UYGULADIĞI 4 VAZGEÇİLMEZ KURAL! (İMMEA)

Geçenlerde bir cafeye gittim.Tabi orada kardeşimle beraber çay içiyordum , muhabbet ediyordum. Bir tane abinin, bir bardak çay içiyor ve karşısında kimse yok, kendi kendine böyle; hee…heee deyip böyle şey yaptığını gördüm, çok mutlu olduğunu gördüm. Adamın karşısında kimse yok hal bu ki Ama o kadar mutlu ki! Dediğim gibi dünyanın en zengin insanını getir En varlıklı insanı yani Cristiano Ronaldo’yu mesela getir Bu abimizin güldüğü kadar güzel gülemez Çünkü abimizin gözlerinin içi gülüyordu.Yani burasıyla(Yüzü ile) gülmüyordu! Burasıyla (Kalbi ile).Sonradan baktım ki abimiz down sendromlu, bir abimiz Kendi kendime şunu sordum “Dedim ki; O kadar malımız var, mülkümüz var, arkadaşlarımız var, çevremiz var, aktivitelere katılıyoruz, sosyal bir hayatımız var ama bu abi kadar mutlu olamıyoruz” diye bunu sordum Bazı zengin insanlarda mesela bu kadar mutlu olamıyor Yani tabi Salih Abi bu fakir tesellisi değil. Cristiano Ronaldonun milyar dolarları var Ama benim yediğim makarna daha lezzetli.Bu manaya gelmiyor bu Hakikaten o abiyi gördüğümde dedim ki” Ben bu abi kadar neden mutlu olamıyorum” Dedim bir araştırma içerisine girdim İşte bu gün konuşaçağımız konu bunun ile alakalı 4 tane madde karşıma çıktı.Biz neden mutlu olamıyoruz? Malımız var, mülkümüz var, sosyal bir hayatımız var Ve bu abi kadar mutlu olmak için ne yapabiliriz. 4 Tane madde var.Bunları uygularsak İNŞALLAH bu abimiz kadar mutlu olabilir.Mutluluğun formulü çok açık 4 tane formülü var.Hemen bahsedelim. Girelim..! 1. Maddemiz “RIZÂ-İ İLAHΔ yani sade ve sadece amellerimiz de Allah’ın rızasını gözeterekten hareket etmek demek manasına geliyor Abdullah İbn-i Mesud (r.a) sahabelerle beraber oturur iken Şu ifadeyi dile getiriyor Diyor ki sahabelere” Sakın biriniz İMMEA olmasın” Orada bulunan sahabeler diyolar ki; “İmmea nedir?” Abdullah İbn-i Mesud (r.a) diyor ki :” İmmea uydum kalabalığa hastalığıdır” diyor. Bakın çok tehlikeli bir hastalık, uydum kalabalığa hastalığı Günümüze vuracak olur isek, el alem ne der hastalığı Malesef bizler el alem ne der diye hareket ettiğimiz için Hakiki mana da bulunduğumuz anın tadını çıkartamıyoruz Hakiki ömrümüzü bulunduğumuz gün bilemiyoruz Ve el alemin rızasına göre hareket ediyoruz Bu da toplumumuzu, bizleri bir çok günaha sevk edebiliyor Mesela bakıyoruz. Babası oğluna para veriyor. Neden para veriyor “Al oğlum bu parayı, bu parayı al ki git kız arkadaşınla bu parayı harca Çünkü benim arkadaşlarımın oğullarınında sevgilisi var Sende bu para ile beraber git sevgilinle ne yapıyor isen yap” Diye oğluna bu parayı veriyor.Ne kadar tehlikeli Neden çünkü diyor” Toplumumuz bunu yapıyor herkesin sevgilisi var benim oğlumunda olsun” diyor. E tabi oğluda Oğlununda tabi işine geliyor parayı alıyor,kız arkadaşı olucak, çünkü onunda arkadaşları öyle Kalabalıkları uydukları için Malesef Allah’ın rızasının dışına çıkıyorlar Faiz meseleside öyle Mesela diyorlar ki aileler Bizim koltuk takımımız eski Komşumuz koltuk takımını yeniledi Akrabalarımız koltuk takımını yeniledi Bey bizede “Al sana”diyo eşine mesela hanım ablalar Eşide ne yapıyor, parası olmadığı için o koltuk takımını karşılayamayacağı için Faize girerekten koltuk takımı alıyorlar , televizyon alıyorlar Vs .Ev alıyorlar faizle Bi tanıdığım var benim, ev aldılar yakında 30 Yıllık takside girdiler, hemen hemen yalan olmasın tabii 30 yıla yakın bi rakamdı 30 Yıllık takside girdiler Ve faizli bir ev aldılar Ve bu anlattığım kişilerin yaşları 30-35 arasında yaşları var Zaten 30 yıl sonra 65 yaşına gelecekler kullandıkları faiz de çabası Namaz meselesi de aynı, bi ortama giriyoruz. Ben mesela diyorum “Namaz kılacağım” Ya sen “Namaz mı kılıyorsun?”diye o ifadeleri mesela görebiliyoruz Şaşırıyorlar Hal bu ki benim şaşırmam lazım.” Yaa siz namaz kılmıyor musunuz? Allah Allah..! Bir müslüman olarak Allah’a karşımı geliyorsunuz” Diye benim tepki göstermem gerekir iken Malesef Onlar bana aynı tepkiyi gösteriyorlar Çünkü bunun kaynağı İnmea hastalığı Uydum kalabalığa hastalığı Kalabalıklar Namaz kılmadığı için, namaz kılmamak normal bir şeymiş gibi algılanıyor Hal bu ki namaz kılmamak bırak normal bir şeyi Bir Müslümanın ahirette cennete girmesini engelleyebilecek Çok sıkıntıya düşürebilecek bir mesele Bunun ile alakalı bir ayet var çok sevdiğim bir ayet onuda okuyayım Onlara “Allah’ın indirdiğine (Kur’ân’a) ve Resûl’e gelin.” denildiğinde;”Babalarımızı üzerinde bulduğumuz şey (dîn) bize yeter( kâfi)” derler. İşte toplumsal olarak düşülen sıkıntıda bu zaten Babalarımızı, Atalarımızı, akrabalarımızı, toplumumuzu üzerinde bulduğumuz din bize yeter Yaa faiz” Faiz haramdır kardeşim diyorum mesela” Yaa diyor ki” Herkes faize giriyor” Kardeşim namaz kıl..! “Tek benmiyim herkes namaz kılmıyor” Kur-ân’ı Kerim’de Cenab-î Allah “Herkesin sevgilisi varsa sizinde olabilir diye” buyur muyor ki HAŞA!” İşte bu İmmea hastalığından ötürü bizler Allah’ın rızasından uzaklaştık ve asıl mutluluğu kaçırdık..! 1. Maddemiz neymiş Hamit! “RIZÂ-İ İLAHΔ Yanlızca ve yanlızca Allah’ın rızasını gözeteceğiz Çünkü Bediüzzaman diyor ki; “O RAZI OLSA BÜTÜN DÜNYA KÜSSE EHEMNİYETİ YOK” “O razı olduktan ve kabul ettikten sonra Hikmeti iktiza ederse, halklara da kabul ettirir” buyuruyor. Ben bunu bizzat yaşadım etrafımda ki bazı kişiler benim bu durumundan, Çay Hause’ da bulunup bu hizmet içerisinde bulunmamdan rahatsızlardı Ben onları razı etmek için uğraşmadım. Allah’ı razı etmek için uğraştım ve Elhamdülillah etrafımda ki o kişilerde benim burada olmamdan gayette razılar Allah Onlarıda Razı Etti Önce Razı et el alem derdine düşmeden Hakkı, sen istemesende o kabul ettirendir halkı..! Şuan da ben burda gülüyorum, kendi kendime konuşuyorum Elalem bana ne der ve yahut elbiselerim şu an kötü olabilir, şu an para olmayabilir Ama dışarıda ki insanlar benim hakkımda ne der diye düşünmediği için O abimiz dünyanın en mutlu insanından bile daha mutlu bi hale girmiş Dedim gibi gözlerinin içi gülüyordu Vallahi biz böyle gülemiyoruz O abimiz gibi olmak için ne yapıyoruz Hamit? Tekrar edelim Rızâ-i İlâhî gözetiyoruz Elalemi bi kenara bırakıyoruz 2. Maddemiz nedir Hamit? Teslim olmak “Cenab-ı Allah’ teslim olmak demek” ne demek? Sebepleri bir araya getirdikten sonra İşi Allah’a bırakmak demek değil. Biz teslimiyeti yanlış anlamışız Teslimiyet sebepleri bir araya getirmeden önce Allah’a teslim olup, sonra sebepleri bir araya getirmek TEVEKKÜL etmek demektir Burada bir ayrım var! Yani işini hallediyor adam mesela Hamit Hallet hallet işini ondan sonra Allah’ım gerisi sende, yani ben yaptım yapacağımı Bu değil..! Sen en başta Allah’a sığınacaksın “Rabbim ben sana güveniyorum, birazdan gerçekleştireceğim işimde bana başarı nasip et, Hayırlısı ise” diyorsun Sonra sebepleri bir araya getiriyorsun Asıl tevekkül budur zaten Bu kafirlerde olmadığı için mesela onlar mutlu olamıyorlar İşte o Down sendromlu abimiz, inanılmaz bir teslimiyet içerisine girdiği için Yine böyle mutlu olabiliyor Yani ben yarın aç kalırmıyım Ondan sonra ki acaba evim olur mu?, arabam olur mu? İşte çoçuklarım aç kalır mı gibi bir derde bürünmemiş O yüzden mutlu Ama bakıyoruz bizim toplumumuza mesela dolar bir yükseldi, inanılmaz bir teslimiyetsizlik ortaya çıktı Aslında doların yükselmesi bir çok insana imtihan oldu Aç mı kalacağız? Çoçuklarımızı nasıl doyuracağız? Nasıl yapacağız? Evimiz olmuyacak mı? Arabaların benzinleri daha fazla zamlandı falan, filan derken İnsanlar Allah’a olan teslimiyeti unuttular Kardeşim hani biz müslümandık Hani biz Mümin idik Hani biz Allah’a teslim olucakdık Bu arada buraya not geçeyim de sonra buraya eleştiri gelmesin Doların yükselmesi ve onunla alakalı siyasi bir şey söylemiyorum.Burada biz Müslümanların nasıl bir duruş sergilemesi gerektiğinden bahsediyorum Mesela arabanın yanından geçerken “Ya bu araba keşke benim olsa, keşke paramı biriktirsem de bu arabayı alabilsem” Gibi bir dertde bürünmemiş Onda var olan şeylerine şükrediyor Neyi varsa o an Mesela 2 tane Tişörtü mü var, 1 tane pantalonu mu var ona şükrediyor abimiz Orada bir çay içiyor onunla mutlu oluyor Ama biz öyle değiliz.Asrımız bizi tamahkar hale getirmiş Hayatımıza o kadar çok madde sokmuşuz, madde perest olmuşuz ki Yetmiyor bize artık maddeler 3’ü alalım, 4’ü alalım, 5 gelsin veya arabamız daha iyi olsun Evimiz, çünkü akrabalarımızın evi 4 oda 1 salon, bizim ki 3 oda 1 salon Bizim ki de 4 oda 1 salon olsun Daha Fazlası olsun derken! Allah’a(c.c) olan teslimiyetimizi unutmuşuz Aldığımız maaş bize yetersiz bir hale gelmiş Aynı durumun daha kötüsü kafirlerde de geçerli Kafirler yerin kilometrelerce altına inip Kıyametten korunmanın yollarını arıyorlar veya işte Mars’a çıkıyorlar mesela Mars’a çıkmakta ki sebep ne Nedir? Kıyametten korunmak Dünyada yarın öbür gün bir sıkıntı olur Yani bizde salağız zaten, fakirler kalsın dünyada Çay House’de kiler kalsın, Türkiye kalsın Biz Amerika olarak hep beraber Mars’a taşınalım, oradan çekirdekle beraber dünyada kıyametin kopuşunu izleyelim Mars Cennet Mars Güzel, Mars’ta hayat var, Türkiye’de hayat yok Böyle saçmalık olabilir mi? Biz fakirler burada, kıyamet bize kopacak, siz orada rahat edeceksiniz ohh..! Yerler mi? Yemezler, Yer mi Anadolu çoçuğu Heyy Yavrum O yüzden teslim olamadıkları için, Benim burada kastettiğim şey, bilimsel araştırmalara girmeyelim değil! Elbette girelim Ama adamlar o kadar çok bu meseleden korkuyorlar ki! Yerin altına kaçmaya çalışıyorlar Yerin dibine inmeye çalışıyorlar Ama biz müslümanlar Ne yapmalıyız? Allah’a (c.c) öyle bir teslim olmalıyız ki! Kıyamet kopsa bile yani, kıyameti koparan kim Cenab-ı Allah Eee Bu musibetleri gönderen kim bana Cenab-ı Allah O zaman teslim olacağız kardeşim Allah’ın bir bildiği vardır. Hani İbrahim Hakkı’nın çok güzel bir sözü varya; “Mevla görelim ne eyler, Ne eylerse güzel eyler” Pencerelerden seyredip içlerine girmememiz lazım İşte o Down sendromlu abimiz Cenab-ı Allah’a böyle teslim olmuş gibi davrandığı için Mutlu 3. Maddemiz ve en önemlilerinden bir tanesi gündemi takip etmeği bırakacaksınız O abimiz gibi mutlu olmak istiyorsanız Kafaya bir şey takmamayı istiyorsanız, gündemi takip etmeyi bırakacaksınız Yaa kardeşim öyle şey mi olur? Haberleri izlemeyelim mi biz yani o zaman dünyadan nasıl haberimiz olacak? Diyenler olabilir Merak etme bir şekilde dünyadan haberin olur Haberlerde mesela çok büyük bir olay olduğunda, yakınında ki etrafında ki insanlardan olayların nasıl gerçekleştiğini duyabiliyorsun Ama sen gündemi ne kadar çok taki edersen Kalbin ve ahvalin ve imanın kadar çok bozuntuya uğruyor Bunun içine siyaset geçerli, futbol geçerli Gündemden kasıt sadece haberler değil Bazen akrabaları mı ziyaret ediyorum Haberler çıkıyor karşıma Ya o kadar çok içinde kalbi böyle ifsad edecek insanın moralini bozacak haberler geçiyor ki! O yüzden bir adamın ne yapması lazım mutlu olabilmesi için? Bu gündem takibini bırakıp Asıl gündemi olan ben imanımı nasıl kurtarabilirim Yani yarın öbür gün benim hayatım son bulacak, Ben bu dünyada geçiçiyim O zaman bu dünyadan ahirete imanlı göçebilmem için Nasıl imanımı kurtarabilirim Nasıl cennete girebilirim Allah’ın rızasını nasıl kazanabilirim diye Bunun derdine girip En önemli gündemine bunu taşıması lazım insanın ki! O down sendromlu abimiz gibi mutlu olsun Çünkü o down sendromlu abimiz gündem takip etmiyor, dolar ne olacakmış, Galasaray Fenerbahçe ne yapmış İşte şu dizilerde ne olmuş gibi bir derde düşmemiş Tek gündemi o içtiği çaydan almış olduğu lezzet ve o an ki mutluluğu Bedüizaman Hz. Diyor ki; “Hakiki ömrünü bulunduğun gün bil” diyor Bizler hakiki ömrümüzü bulunduğumuz gün, an bilemediğimiz için Yarını düşündüğümüz, gündemi düşündüğümüz için, yaşadığımız andan Şu anda bulunduğumuz andan lezzet alamaz hale gelmişiz O yüzden hakiki anlam da mutlu olamıyoruz Kafamız çünkü hep başka yerlerde Hep gündemde Bu arada gündemi takip etmeyin derken Demek istediğim şey şu; Elinizin yetişemediği şeyleri takip etmeyin, irdelemeyin Bi haberden haberin oldu mesela, dolar 7 olmuş öğrendin bitti Bunu oturup saatlerce konuşma abi Veya Gs-Fb maçını izledin bitti, bunu saatlerce konuşma Onun yerine konuş de ki ; Ben Allah’ı nasıl tanıyabilirim Marifetullah ilminde ilerle Allah’ı tanıma ilminde ilerle Senin tanıdığın, şu an tandığın Cenab-ı Allah acaba gerçekten tanıdığın gibi mi Maçtan sonra bakıyorum spor yorumcuları oturmuşlar saatlerce konuşuyorlar Talisca şunu yapmış, Sabri Sarıoğlu şunu yapmış falan filan konuşuyorlar böyle Abi bu topa girme ne gerek var İzle maçı bitir orada, ondan sonra Çay Hause gibi yerlere sohbete git veya kitap oku Kuran-ı Kerim oku, hadisleri araştır Kastetdiğim şey bu anlaşılmıştır, İnşAllah burası da Ve 4. Maddemiz en önemli maddemizde diyebiliriz NAMAZ KILMAK Hakiki manada mutlu olmak istiyorsak namaz kılacağız Namaz kılmayan bir insan hakiki manada mutluluğu yakalayamaz Bazen görüyoruz ama öyle diyorsun ama kardeşim adam namaz kılmıyor çok mutlu Mesela bana bunu annem demişti Demişti ki; “Bak şunlar çok mutlular” demişti Ben demiştim ki; -Anne, o mutlular dediğin kişiler, namaz kılıyorlar mı? -Yoo -Tesettürüne dikkat ediyorlar mı -Yoo -Çoçuklarına Ahlaki değerlerden bahsediyorlar mı? -Yoo -Ehli Dünya bir Hayat mı yaşıyorlar -Evet O zaman anne dedim kusura bakma, onların maddi durumları iyiler ama Onlar mutlu değiller, sadece yapmacık bir mutlulukları var Böyle burada gülüyorlar ama Kalpleri mutlu değil Çünkü yine Bedüizaman Hz. Diyor ki” Nasıl ki bizim bedeni olarak ihtiyaçlarımız var” Mesela su gibi, su olmazsa yaşayamayız İşte ekmek olmazsa yaşayamayız Hava olmazsa yaşayamayız Öyle değil mi bunlar bizim zaruri ihtiyaçlarımız Aynı şekilde Namazda bizim ruhumuzun gıdası Bu bedeni ihtiyaçlarımızın olduğu gibi Ruhumuzunda bir ihtiyaçı var O olmazsa Allah muhafaza bizler mutlu olamayız Ve iş intihara kadar gider Baktığımızdabazı zenginlerin çoçukları Mesela Henry Ford’un oğlu adam fabrikalar bırakıyor Ford’un oğlundan bahsediyorum Ama intihar ediyor İntihar etmesinde ki sebebi de diyor ki mektubunda; “Baba Sen bana ulaşabileceğin her şeyi bıraktın ben artık bunlardan ötürü mutlu olamıyorum” diyo O yüzden her şey maddeden ibaret değil Bide bizim ruhumuz var Ruhumuzu gıdalandırmamız lazım Ruhumzu gıdalandırmamızın da, en büyük bir yolu Namaz kılmaktan geçiyor Bazen ruhi bir sıkıntı içersine girebiliriz Psikolojik olarak, ruhi olarak böyle daralıyorum, içim sıkılıyor dediğimiz anlar olabilir İşte o anları sebebi bizim namazsızlığımız Ruhumuzun gıdasız kalması Ruh diyor ki ” Ben açım beni doyur, aç kaldım ” diyor Bedenimi doyuruyorsun diyo ruh, benide doyur diyor O zaman ne yapacağız Namazımızı kılacağız, ibadetimizi gerçekleştireceğiz İphone’u en iyi kim bilir (insanlar arasında) Onu tasarımcıları bilir değil mi? Bizi en iyi kim bilir? Cenab-ı Allah biliyor O zaman namazımızı kılıp inşAllah mutlu olacağız Ama ben namaz kıldığım halde mutlu olmuyorum diyenler olabilir Evet olamayabilirsin işte buda işin intihamı Demek ki sen ruhunu tam manasıyla doyuramadın ki mutlu olamıyorsun O zaman daha fazla namaz kılman lazım Marifetullah’ ta daha fazla derinleşmen lazım O zaman saydığımız diğer maddeleri Neydi diğer maddeler Rıza-i İlahi’yi gözetmen lazım Allah’a tevekkül etmen lazım Gündem takibini bırakman lazım Namaza sımsıkı sarılman lazım ki Hakiki mutluluğu yakalayabilesin Ve şunu da sormadan edemeyeceğim Acaba Tonlarca malı olduğu halde,sosyal hayatı, mülkü, arsası, arabası, parası, çevresi olduğu halde Gülmeyi beceremeyen bizler mi engelliyiz Yoksa hiç bir şeyi olmadan sadece 1,5 Liralık çay içerken mutlu olabilen o abimiz mi engellli? Yalvarıyorum Engellerimizi kaldıralım Vesselam