AFET GELMEDEN ÖNCE HERKES TEDBİR ALMAK ZORUNDADIR!

Müslüman, sağlığını, malını, ailesini ve çevresini, baştan sona kadar felaketten ve sıkıntıdan koruyacak tedbirlerle yaşayan Müslümandır, yaşayan insandır. Bunun için gerekli sebepleri kullanmak zorundadır Müslüman. Müslüman, mesela, çocuğunu balkondan kaldırıp atamayacak birisi olduğu gibi, bir hastalığa düşmesine sebep olacak yanlışı yapması da Müslümanın aleyhinde bir suçtur. Müslüman, başına, kendisi, çocuğu, ailesi, çevresi açısından, sağlığı açısından, bela gelmesin diye insanoğluna Allah ne kadar teknik, bilim, fırsat verdiyse, tamamını kullanmaya mecburdur. Sabah namazını kılmaya mecbur olduğu gibi. Yalan konuşmamaya mecbur olduğu gibi, Müslüman, sağlığı, malı, çocukları, çevresi ile ilgili tedbir almak zorundadır. Evham ve vesveseli değildir Müslüman. Ama tedbirlidir. Eğer, Müslüman zamanında tedbir almazsa; bir afet, hastalık, bela geldiğinde, tedbir o zaman için, o gün için gerekli tedbir eksikliği yaparsa, bunda muhakkak hesap verir. Müslüman hantal ve pısırık ve tembel ve vurdumduymaz birisi değildir. Bu birinci kural. Eğer bu, tıpsa tıp. Eğer bu, mühendislikse mühendislik. Eğer bu, muhasebeyse muhasebe. Hangi açıda ise Müslümanın güveni, o noktada, çok ciddi olmak zorundadır. Çünkü biz dünyada şehit olup gidelim diye arzumuz olur, ama yaşarken, bir nefes fazla yaşayıp bir sabah namazı daha fazla kılmak için uğraşır bir insanız. Şehitlik, ne zaman gelecekse ecelimiz, o kategoriden gelsin diye beklediğimiz bir şeydir. Yoksa, şehitlik adı altında hantallık, dinimizin emretmediği bir şeydir.

Cuma Namazının İptal Edilmesi Dine Uygun Bir Karar Mıdır?

Bir virüsten dolayı camiileri kapatmayı hatta ve hatta cuma namazını iptal etmeye değer miydi ? (cuma namazı basta .. olmak üzere ) ..(camii ve mescidlerde.. ..cemaatle namaza.. ara verilmesi gerekli hale gelmiştir ) (cemaatle kılınan namazların özellikle de cuma namazının bu süreçte camiide değil evde kılınması yönünde karar verdi) Efendimiz(sav) soğan ve sarımsak yiyen bir insanın kötü ağız kokusuyla etrafındakileri rahatsız etmesini istemediğinden dolayı onları yediği zaman camiiye gelmemesini ve namazı evde kılınmasını istemiş Ölümcül bir virüsü kapma veya bulaştırma ihtimali soğan ve sarımsak yemekten daha mı önemsiz acaba ? Aklınıza şu gelebilir : Bu iki konu kıyasa medar değildir birisinde koku bulaşma ihtimali kesinken ötekisinde virüsün bulaşma ihtimali zanna dayalı’ diyebilirsiniz. Ancak dünyadaki hastalığın yayılma hızına bakıldığında bu zannın , zan-ı galib olduğu anlaşılır. yani , kesin bir bilgi . Allah (c.c) her şeyin nasıl olacağını bir takım kurallara bağlamıştır . Ancak o kural gerçekleşince, beklenen sonuç olur. Mesela.. su, 100derecede kaynar .0 derecede donar Aynen öyle mikrobun bulaşmasının ve bulaşmamasının da Belli başlı sebeplere bağlılığı vardır . İşte bundan ötürü bizler bulaşmamasına gayret edeceğiz. Elbette her şeyi Allah (C.C.) yaratıyor , ama bu yaratmaları rastgele bir şekilde değil belli başlı kurallara bağlı bir şekilde yaratıyor.Mesela korona virüsün bulaşması bile Çin’de birisi önce bir yarasayı yedi ordan başka bir insana intikal etti ve o şekilde bütün dünyaya yayıldı.Baktığında adeta bu virüs de belli başlı kurallar hükmünde yayılmış’ diyebiliriz.Alimlerin fetvalarına göre virüs gibi,salgın gibi, bulaşıcı hastalık gibi risk zamanlarında ; Devletin belirleyeceği kurallar arasında Cuma ve bayram namazlarının kılındığı camiileri kapatmak gibi tedbirler alınabilir. Cuma ve bayram namazları kılınan camiilerin kapatılması gibi tedbirler uygulanıyorsa eğer , biz de cuma namazını öğle namazı olarak evimizde eda edebiliriz. Bulaşıcı hastalık kendisine isabet etmiş bir kimse , Buhari ve Müslimin ittifakla naklettiği bir hadis Bulaşıcı hastalıklar karşısında , tedbirimizin ne olması gerektiğini bize gösteriyor.İbn-i Abbas anlatıyor : Ömer b. Hattab Şam’a gitmek üzere yola çıkmıştı. Ser denilen yere vardığında onu ordu komutanları karşıladı ve Şam’da salgın bir hastalığın yayıldığından bahsetti. Hz.Ömer ilk olarak bana muhacirleri çağırın dedi. HZ.Ömer onlarla istişare etmeye çalışsa da bazıları ona karşı geldi.Ey Ömer sen bir iş için yola çıktın , ve bizler senin geri dönmeni uygun bulmuyoruz dediler. Diğer kısmı ise insanları tehlikeye atmanı uygun bulmuyoruz dediler. Hz.Ömer muhacirlerden sonra ensarı çağırdı ve onlarla da istişare etti,aynı ihtilaf ensarın arasında da çıktı.Onlarla da istişare bittikten sonra ‘Bana Mekkenin fethinden önce hicret eden Kureyşin yaşlılarından çağırın’dedi.Onların arasında hiçbir ihtilaf çıkmadı. Biz senin insanlarla birlikte geri dönmeni ve onları veba salgınına atmamanı uygun görüyoruz ey Ömer dediler . Hazreti Ömer buna karşılık ”Ben sabahleyin bineğimin üstünde olup döneceğim , sizler de bineklerinizi hazır edin ” dedi. Ebu Ubeyde bin Cerrah ; SEN ALLAHIN KADERİNDEN Mİ KAÇIYORSUN EY ÖMER ‘ deyince Hz.Ömer onun bu muhalefetinden hoşlanmadı ve şu cevabı verdi : EVET, BEN ALLAH’IN BİR KADERİNDEN ALLAH’IN BAŞKA BİR KADERİNE KAÇIYORUM . SÖYLESENE SEN DEVELERİNLE BİR VADİYE İNSEN, VADİNİN BİR TARAFI BEREKETLİ ÖBÜR TARAFI ÇORAK OLSA , SEN ONDA DA OTLATSAN ONDA DA OTLATSAN İKİSİ DE ALLAH’IN KADERİ OLMAZ MI ? SÖYLESENE dedi. Bir virüs insanlığa ne anlatabilr? Temizliğin ne kadar önemli olduğunu , tedbirin ne kadar gerekli olduğunu, sağlığın ne büyük bir hazine olduğunu , İnsanın ne kadar aciz olduğunu , Dünyanın ne kadar fani olduğunu.. Ölümün ne kadar ani olduğunu.. Ve Allah(C.C.)ın ne kadar büyük olduğunu.. Meselemiz böyle yani tedbir ve ihtiyat almak bizler için elzem,ama bunlardan korkmak değil. Biz bütün korkularımızı (bu konuda dahi olsa) tedbir aldıktan sonra yine yalnız ve yalnız Allah’a sunmak zorundayız.Ondan gayrı neyden korkarsak bu meselenin temel esprisini anlamamış oluruz . Bütün korkularınızı bi köşeye bırakın , tedbirlerinizi alın evet tamam ama bütün korkularını bi köşeye bırakın ve bütün başınıza geleni şöyle bi film gibi düşünün. Babanın,evladından kadının kocasından arkadaşın arkadaştan kaçtığı şu günler acaba size neyi hatırlatıyor ? (cızırtılar,ürkütücü sesler) KIYAMET SURESİ… …mahşer alanı .. Tam böyle hesap ve sorguya çekileceğimiz zaman değil mi ? Şimdi herkes birbirinden kaçıyor . Sanki bi şeyin provası var gibi..Neyin? Mahşer.. Kafirlerin,inanmayanların bile kabul ettiği bi ayet var , ölümle ilgili.. HER NEFİS .. ÖLÜMÜ TADACAKTIR . VE BU GÜN , YAŞANACAKTIR ..


İngilizce