Ne zaman teyemmüm yapmak gerekir? / Bir fetva

Bismillâh elhamdülillah. Vessalatu vesselamu alâ Resûlillah. Teyemmüm ne zaman ortaya çıkar? Cevap: Teyemmüm, su ile alakalıdır. Bir, su yok. Bir 5 kilometrelik mesafede su yok. İki, su var, sadece yemek yiyecek, yapacak kadar içecek kadar var. Fazlası yok. Üç, su var, fakat hasta suyu kullanamıyor. Suya temas etmesi yasak, veya cihaza bağlı olduğu için kalkıp lavabodan su alamıyor. Dört, su var, ama hava çok soğuk, su ile banyo yapmak mümkün değil, ısıtma imkanımız yok. Bu dört sorun bir araya geldiğinde, Müslüman, abdest almanın yerine, gusül abdesti almanın yerine teyemmüm yapar. Velhamdülillahi Rabbi’l-âlemin.

Müslümanın Sağ ve Sol Hassasiyeti Nasıl Olmalı? / Bir fetva

Bismillâh elhamdülillah vessalatu vesselamu alâ Resûlillah. Sünnet üzere yaşanan bir Müslümanlıkta, sağ elin ve sol elin kullanım alanlarına getirilmiş belli ölçüler var. Sağla yapmak, solla yapmak diye ifade var. Bu bir sünnettir. Bunları, bir özür yoksa, mesela mazallah sağ elinde bir sorun varsa, bu kural geçerli değil. Sol elinde bir özür varsa, engel varsa, yara varsa, kullanım sorunu varsa bu hariç, bunun dışında iyi bir Müslüman, bu kurala uymalı. Nedir bu kural? Abdeste, çift organlar yıkanırken, kol çift, ayaklar çift önce sağ yıkanır, sonra sol yıkanır. Ağıza ve buruna su verirken, sağ elle verilir, sol elle sümkürülür. İmamın arkasında, namaza durulduğunda bir kişi ise cemaat, imamın sağ tarafında durur. Mescide, yani camiye ve eve girerken sağ ayak önce sokulur, çıkarken de sol ayakla çıkılır. Tuvalete ve banyoya girerken, sol ayakla girilir, sağ ayakla çıkılır. Elbise giyerken önce sağ kol pantolonla sağ ayak, çıkarırken önce sol ayak çıkarılır. Tırnak keserken en sağdaki parmaktan başlanır en sola doğru gidilir. Sol elinde en büyük parmağı kalın parmağı kesilir, en son küçük serçe parmağında kesilir. İkram yapılırken, oturanlara, ikram eden kişinin en sağında kim varsa, ona ikram kapıdan girince sağda kim duruyorsa, su ikram ediliyorsa mesela o şekilde ikram yapılır. Yeme ve içmeler, sağ el ile olur. Sol el ile ağıza yemek götürülmez. Müslümanla musafa ederken, tokalaşma diyoruz biz şimdi, sağ eller uzatılır. Takviye için, sol el uzatılabilir. Bunlar, Medine’de Müslümanlık ve insanlık medeniyeti Kur’an, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in, sünnetidir. Müslümanca yaşamanın nezaket kurallarıdır. Velhamdülillahi Rabbi’l-âlemin.

ABDEST NASIL ALINIR ? (Videolu Anlatım)

İngilizce

In the universe, the most important thing that comes after faith (iman) is prayer (salah) How about before prayer (salah)? It’s Wuḍū (cleansing before prayer, ablution) Let’s go over how to perform Wuḍū… First, start with mentioning your intentions (niyyah), Say: -“I intend to perform Wuḍū” Say -“Euzu Basmala” Wash the hands including your wrists 3 times In the meantime, be careful, the space between your fingers should not be dry Take some water with your right hand to your mouth, 3 times Gargle water in your mouth very well and be sure to clean your teeth with it Take some water into your nose with your right hand, 3 times Every time you take in water, be sure to wash your nose with your left hand. Using both palms, wash your entire face from the tips of the hair on the forehead, all the way to bottom of the chin very well. First, the right elbow is cleaned 3 times, with the help of the left hand, until there’s no dry spot Then, the left elbow is cleaned 3 times, with the help of the right hand, until there’s no dry spot After wetting your right hand, with the inside of your palm and fingers, anoint 1/4th of your head After wetting your hands, clean inside of your ears with your thumb or your pinky fingers At the same time, clean the outside of your ears, around the ears, with your index fingers Without wetting your hands again, using outside of your 3 fingers, anoint the back of your neck 3 times Wash your right foot, including your ankle, 3 times Begin washing your foot by cleaning the toes and wash between your toes very thoroughly Wash the left foot same way 3 times Begin washing by the tip of the toes and clean between your toes very thoroughly Wuḍū is completed 🙂


Fransızca

Dans l’univers après la foi le plus important c’est la prière mais avant la prière les ablutions. Faisons le points sur les ablutions. Avant tout ont donne l’intention puis ont dit:”J’ai l’intention de faire mes ablutions.” puis BISMILLAH Ont donne une intention. Vos mains vous les laver 3 fois jusqu’au poignet. A cette étape il ne faut pas laisser sec entre les doigt. Avec la main droite ont prends de l’eau dans bouche 3 fois Ont rince bien la bouche ont nettoie les dents Avec la main droite ont met de l’eau dans le nez 3 fois toute fois ont ce nettoie le nez avec la main gauche Ont se lave la figure avec les main remplie d’eau du commencement de la chevelure jusqu’au bas du menton En premier l’avant bras droit jusqu’au coude jusqu’à ne pas laisser d’endroit sec ont répète 3 fois puis l’avant bras gauche jusqu’au coude avec l’aide de la main droite jusqu’à ne pas laisser d’endroit sec ont lave 3 fois. En mouillant la main droite avec nos doigt et la paume de main ont mouille le 4 quart de la tête ont remouille nos doigt avec l’index ont nettoie l’interieur en même temps avec le pouce ont nettoie une fois l’extérieur de l’oreille avec les trois doigt qui reste avec l’extérieur des doigts ont mouille le cou puis le pieds droit jusqu’au cheville ont lave trois fois ont commence a laver les bouts des doigts puis ont nettoie bien. Ont répète encore trois fois pour le pieds gauche ont commence par le bout des doigts et nettoie bien entre les doigts. Les ablutions sont fini 😉


Arapça

في هذا الكون أهم شيء يأتي بعد الايمان هو الصلاة لكن قبل الصلاة …يأتي الوضوء لنرى كيف تتم عملية الوضوء أولا…نبدأ الوضوء باستحضار (النية) و ذلك بقول : (نوية أن اتوضأ) نكون قد نوينا ثم نبدأ بالتعوذ و البسملة نغسل أيدينا ثلاث مرات الى المرفق عند غسل أيدينا علينا ان ننتبه الى منطقة ما بين الأصابع لكي لا تبقى جافة باستخدام اليد اليمنى نعطي الماء لفمنا ثلاث مرات (المضمضة) حرك الماء في الفم جيدا و احرص على تنظيف الاسنان ايضا باستخدام يدنا اليمنى نعطي الماء للأنف ثلاث مرات (الاستنشاق) بعد كل استنشاق ننظف أنفنا بيدنا اليسرى (الاستنثار) باستخدام كفينا نغسل وجهنا جيدا من منابت الشعر الى اسفل الذقن أولا…نغسل مرفقنا الأيمن ثلاث مرات بمساعدة يدنا اليسرى الى ان لا تبقى هناك أي منطقة جافة بعدها…نغسل مرفقنا الأيسر ثلاث مرات بمساعدة يدنا اليمنى الى ان لا تبقى هناك أي منطقة جافة بتبليل الكف الأيمن و ما بين أصابعنا نمسح ربع رأسنا (يجب على الأصابع أن تتخلخل بين خصلات الشعر) بعد تبليل اليدين ننظف داخل الاذنين باستخدام الخنصر و في نفس الوقت نمسح خارج الاذن باستخدام اصبع الابهام بدون تبليل اليدين مرة أخرى نستخدم الثلاث أصابع الوسطى لمسح الرقبة من الخلف نغسل القدم اليمنى مع الكعبين جيدا ثلاث مرات عند الغسل نبدأ برؤوس الأصابع و ننتبه الى ما بين الأصابع و بنفس الطريقة نغسل قدمنا اليسرى ثلاث مرات و عند الغسل نبدأ برؤوس الأصابع و ننتبه الى ما بين الأصابع اكتمل الوضوء

NAMAZA BAŞLATAN KISA FİLM

Fakirlik,yokluk.. (arka fonda söyleniyor) bir türlü nefes aldırmadı ruhuma. Sandım ki tersi olsa… Zenginlik olsa… Ruhum kavuşacaktı huzura. Arabanın otomatik vitesi.. Evin balkonu kapalısı… Sipariş ettiğim pizzanın en ismini söyleyemediğim çeşidi… Dondurmanın el yapımı külahlısı… Patatesin sen görmeden doğranmışı da doyurmadı karnımı. Bunlar varlıksa, hala kalbimdeki darlık nedendir? Ah dünya! Sana sunduğum muhabbeti taşa sunsaydım. Taş bile çiçek açardı. Neye teşne bugün? Nasıl aydınlanacak içimdeki zindan? Birkaç yıllık dünya için etrafımdakileri memnun etme çabası geldi aklıma. Basit bir hocanın gözüne girmek için ezberlediğim kitaplar… Saatine 100 lira vermesi karşılığında sözünden çıkmadığım patronum… Ve birkaç kahve sohbeti hariç uğruna hiç mücadele etmediğim ALLAH (c.c). Maçın devre aralarına sıkıştırılan namazlarım… Oysa kılınmamış her namaz… Yırtılan bir cennet bileti değil mi? Ah Mehmet’im Ah! Çalışmak ibadettir dedin, çalışmak uğruna bütün ibadetleri terkettin. Ah Mehmet’im Ah! Koskoca kainatın sahibinin gündeminde ben varım… Benim gündemimde 3 kuruşluk mesele var.. Ah! Araştırmalara göre İnsan cüzdanını kaybettiğinde 4 saatte… Telefonunu kaybettiğinde ise 15 dakikada farkediyormuş. Ama imanının kaybettiğini farkına varmadan ölüp gidiyormuş. Yoksa.. yoksa.. Artık gözlüğüm bile beni boğuyor. Çantam… ağır geliyordu. Denizden gelen havayı hissetmek için sıvadım kollarımı… Artan kalp ritmim beni terletmişti. Hızlıca yüzümü suyla buluşturdum. Artık dünyadan bir beklentim yoktu. Eğer beklentim yoksa çaresizde kalamazdım. Biliyordum ki birisi ile savaşım bittiğinde, ona karşı umudum da biter. Düşündükçe beynimde yeni sekmeler açılıyor. Bedenimi daha fazla taşıyamıyordum. Dizlerim yer çekimine dayanamaz haldeydi. Başım herzamankinden daha çok ağırlaşmıştı. Ve başardım! Bu benim özgürlüğümü ilan ettiğim, hür olduğum ilk andı. Meğer secdelerdeymiş aşk… Bulmak ise anlıma düşmüş. Gözlüğüm beni boğuyordu. Çünkü uzağı ahireti görme vaktim gelmişti. Çantam çok ağırdı. ve taşımak istediklerim ahiret azığıydı artık. Yüzümü suyla buluşturdum. Zira bu ateşi ancak abdestin suyu söndürebilirdi. Başım ağırdı. Çünkü kaldırabileceğimden fazla cümle taşıyordum, içimde. Yükünden eğildi başım. Secde de yere fısıldadım. Ve arşı aladan duyuldu. ALLAH (c.c) herkese namaz kılmayı nasip etsin.


İngilizce

Poverty, hardship…My soul couldn’t find any happiness. I thought if I got rich… My soul will reach to peace.. automatic shift car.. closed balcony flat.. (enumeration of luxury items) pizza whose name I can’t pronounce… ice cream with a handmade cone.. potato which is chopped before you saw.. all of those couldn’t satisfy my heart.. If this is wealth ? Why do I have still shortage in my heart ? Ah world ! If I had given all of my love to stone instead of you (world life) Even the stone would have blossomed.. How will my soul be enlightened ? All of my efforts to satisfy people, came to my mind. For such a short life… The books that I memorized just for winnig an ordinary teacher’s favour.. The boss I am obeying, only to earn 100 TL in an hour… And for ALLAH… That you only talked about in short tea circles and never made another efforts… Your prayers which you are putting between the football advertising In fact .. Every unperformed prayer… Isn’t it a torn ticket for heaven ? Ah Mehmet ah ! You said working is a kind of pray.. and leaved all of the prayers for working.. Ah Mehmet ah ! I am on the agenda of the owner of the universe… But my agenda is full of worthless issues.. Ah .. According to studies… A person who lost his wallet, will realize it within 4 hours… If he loses his smartphone, he will realize it within 15 minutes. But..He dies without realizing that he lost his faith. Even my glasses started bothering me… My bag is a load for me anymore.. I pulled up my shirt to feel the air coming from the ocean increasing hear beats sweated me.. I bring my face together with water rapidly.. I don’t have any expectations from the world anymore… If I don’t have expectations,I can’t become helpless.. I know that if your war finishes with someone, then your hopes will also finish… As I think more,new topics are occuring in my mind. I can’t carry my body anymore. My knees won’t stand up to gravity anymore.. My head became heavier than usual.. and I have achieved it ! This is the fist time that I declare my freedom and I feel free.. It seems that love is in the prostration.. Finding it was job for my forehead.. My glasses were bothering me, because it was time to be farsighted… To see the afterlife My bag was so heavy. What I want to carry are provisions for afterlife anymore. I bringed together my face with water because this fire can blowed out just with water of ablution My head was heavier than usual because I was carrying more sentences inside of my head than I could carry.. because of its load,my head bended down What I whispered in prostration were heared from the sky…


Almanca

Armut, Not … Meine Seele konnte einfach nicht frei werden. Ich dachte, dass meine Seele frieden fände, wenn ich reich wäre… Automatikgetriebe des Autos… Wohnung mit einer Loggia… (Aufzählung von luxuriösen Gegenständen) Exotische Pizzen, dessen Namen ich schwer aussprechen kann Eis mit handgemachter Waffel Exotische Kartoffel-Sorten All dies konnte mein Herz nicht zufriedenstellen. Wenn dies Reichtum ist… Wieso fühle ich mich dann immer noch so leer ? Warum ? … Oh Welt! Wenn ich die Liebe, die ich dir gab, einem Stein gäbe… würde sogar der Stein anfangen zu blühen. Wie wird meine Seele erleuchtet werden? All meine Bemühungen, um die Menschen in meiner Umgebung – für solch ein kurzes Leben – zufrieden zu stellen, kommen mir in den Sinn. Die Bücher, die ich auswendig gelernt habe, um in den Augen eines Lehrers gut zu stehen… Der Chef, dem ich gehorche, nur um 100 TL in einer Stunde zu verdienen… Und für ALLAH. Über den Ich nur in kurzen Teekreisen spreche und mich weiter nicht bemühe. Die Gebete, die ich schnell zwischen den Werbepausen bete. Doch ist jedes nicht verrichtete Gebet, ein zerrissenes Ticket richtung Paradies ? Ah Mehmet, Ah! Sie sagten, Arbeiten sei eine Art des Gebets… Doch du hast alle Gebete für die Arbeit verlassen. Ah Mehmet, Ah! Ich stehe auf der Tagesordnung des Besitzers des gesamten Kosmos. Auf meiner Tagesordnung stehen wertlose Themen. Ah! Recherchen haben ergeben… dass eine Person innerhalb von 4 Stunden realisiert, dass sie Ihre Brieftasche verloren hat. Und innerhalb von 15 Minuten den Verlust seines Handys bemerkt Doch stirbt er, ohne zu merken, dass er seinen Glauben verloren hatte. Oder .. oder .. mehr Sogar meine Brille engt mich ein. Und meine Tasche wird mir zu schwer. Ich krempel meine Ärmel hoch, um die frische Meeresluft zu fühlen. Mein erhöhter Herzschlag, hat mich schwitzen lassen. Ich kühle mein Gesicht mit Wasser ab. Ich hatte keine Erwartungen mehr an die Welt. Wenn ich keine Erwartung habe, kann ich auch nicht hilflos sein. Ich wusste, dass mit dem Ende des Konflikts mit einer Person, auch die Hoffnung an ihm stirbt. Je mehr ich dachte, desto mehr Themen kamen mir in den Sinn. Ich konnte meinen Körper nicht mehr tragen. Meine Knie konnten der Schwerkraft nicht mehr standhalten. Mein Kopf. Er war schwerer als je zuvor. Und ich habe es geschafft! Hier habe ich meine Freiheit erklärt. Es war der erste Moment, in dem ich frei war. Ich realisierte, dass die Liebe in der Niederwerfung ist. Und diese Liebe zu finden, war die Aufgabe meiner Stirn. Meine Brille engte mich ein, weil sie meine Weitsicht einschränkte. Denn es war Zeit das Jenseits zu sehen. Meine Tasche war zu schwer. Denn ich wollte einzig Belohnungen für das Jenseits tragen. Ich traf mein Gesicht mit Wasser. Denn nur diese Waschung konnte dieses Feuer löschen. Weil ich mehr Sätze trug, als ich tragen konnte. Mein Kopf beugte sich von all dieser Last. Ich flüsterte niedergeschlagen zu Boden. Und wurde aus dem Himmel gehört. Möge Allah (swt) jedem erlauben zu beten.


Azerice

Kasıblıq,yoxsulluq Bir rahat nəfəs aldırmadı ruhuma Eləbildim ki, tam tersi olsa… Varlı olsam… Ruhum sakinlik,rahatlıq tapacaq. Maşının ovtamatik qolu… Evin bağlı balkonlusu… Sipariş ettiğim pizzanın en adını diyəbilmədiyim növü… Marojnanın əldə elenme külahlısı… Kartoşqanın sən görmədən doğranmışı da Doyuzdura bilmədi qarnımı. Bunlar varlıqdırsa, hələ də qəlbimdə olan darlıq Nədəndir? Ah Dünya! Sənə sunduğum məhəbbəti daşa sunsaydım. Daş belə gül açardı. Nece aydınlanacaq içimdəki zindan? Bir neçə illik Dünya üçün ətrafımdakiləri məmnun etmə çabası gəldi ağlıma Normal, elə-belə bir müellimin gözünə girməkdən ötəri əzbərlediğim kitablar… Saatına 100 Türk Lirası verməsi qarşılığında sözündən çıxmadığım müdürüm… Və bir neçə qəhvə söhbəti xaricində Uğruna heçnə etmədiğim ALLAH (C.C) Futbolun yarı aralarına soxuşturulan Namazlarım… Ama ki qılınmamış hər namaz… Cırılan bir Cənnət bileti değil mi? Ah Mehmet’im Ah! İşdəmək ibadəttir dedin, işləmək uğrunda bütün ibadətlərini tərk elədin. Ah Mehmet’im Ah! Bu boyda kainatın sahibinin gündəmində mən varam… Mənim gündəmimdə 3 qəpiklik məsələ var… Ah! Araştırmalara görə İnsan kaşlokunu itirdiğində 4 saatda… Telefonunu itirdiğində isə 15 deqiyqede fərqinə varırmış. Ama imanını itirdiğində fərqinə varmadan ölüb gedirmiş. Yoxsa… Yoxsa… Artıq Gözlüğüm belə məni boğur. Çantam… Ağır gəlirdi. Dənizdən gələn havayı hissetmək üçün toparladım,qətlədim qollarımı Çoxalan qəlb ritimim məni tərlədmişdi. Tez üzümü su ilə buluşdurdum. Artıq Dünya’dan gözlədiyim bir şey yoxdu. Əgər gözlədiyim bir şey yoxdu isə Çarəsiz qalabilməzdim. Bilirdim ki birisi ilə savaşım qutardıqında, Ona qarşı ümidim də qutarar. Fikirləşdikcə beynimdə Təzə bölmələr açılırdı. Bədənimi dafa fazla daşıyabilmirdim. Dizlərim yer çəkiminə dayanabilməz bir halda idi. Başım Hər vaxtkindən daha çox ağırlaşmışdı. Və başardım! Bu mənim bağımsızlığımı elan ettiğim, ilk an idi. Səcdələrdəymiş eşq… Tapmaq isə Alnıma düşüb. Gözlüğüm məni boğurdu. Çünkü uzağı Ahirəti görmək vaxtım gəlmişdi Çantam çox ağır idi. və daşımaq istədiklərim ahirət yükləriydi artıq. Üzümü su ilə buluşturdum. Çünkü bu yanğını ancaq dəsdəmazın suyu söndürəbilərdi. Başım ağır idi. Çünkü qaldırabiləcəğimdən daha çok cümlə daşıyırdım, içimdə. Yükümnən əyildi başım. Səcdədə ikən yerə fısıldadım. Və arşı aladan eşidildi. ALLAH (C.C) hamıya namaz qılmağı nəsib eləsin. AMİN…

Corona Virüs Türkiye’ye Gelecek Mi? Kabe Kapatıldı!

Tüm dünyanın dehşetle izlediği korona virüs salgınında ölü sayısı gün geçtikçe artıyor. İşin kötüsü daha da ağırlaşacak gibi görünüyor. Kapmızda bir salgın olduğunu biliyoruz. Peki Türkiye için risk ne? Bu süreçte bu virüsü taşıyan içimizde insanlar da olabilir. Merhaba arkadaşlar. Son günlerde bu korona virüsü üzerine pek çok spekülasyonlar yapılıyor. Ve insanlar merak ediyor. Dünya çapında bu kadar vakaya rastlanan Ve bu kadar çok kişinin ölümüne sebep olan bu virüs ”Acaba ülkemize de gelir mi ? Acaba bizim ülkemizde bizlere de bulaşır mı? Bizlerin de ölüm sebebi olur mu?” diye insanlar ciddi manada korkular yaşıyorlar. Hatta dükkanında maske satışı yapan bir arkadaşımla konuştum. Maskelerin fiyatları yani eskiden 7 TL sattıkları maskeleri şimdi 130 TL ye kapış kapış satıldığını hatta artık tedarik edemediklerini söyledi. Yani ciddi manada Türkiye’de de böyle bir korku var. Türkiye gündemine korana virüsü ocak ayında düştü. Ocak ayından beri , şimdi biz mart ayındayız hala gündemimizde. Neden bu kadar çok konuşuluyor? Neden bu kadar çok merak ediliyor? Çünkü ; Dünya çapında özellikle en sarsılmaz dediğimiz ekonomileri sarsacak , dünya çapında pek çok siyasi gelişmeye sebep olan bir virüs. Hatta biliyorsunuz son zamanlarsa Suudi Arabistan Umre’yi kapattı. Pek çok ülkeyi ilgilendiren pek çok hadise yaşanıyor. Zaten ufak ufak da onlardan da bahsederiz. Öncelikle bu virüs Çin’in Wuhan şehrinde yayıldı. Wuhan şehri 20 milyon kadar nüfusu bulunan bir şehir. Daha sonra virüs hızla yayılınca ve pek çok ölüme sebep olunca Pek çok şehir karantina altına alındı , şehirlere giriş çıkışlar yasaklandı, kara yolları , hava yolları kapatıldı ve insanlar bazen evlerinde hapsedildi bunu görüyoruz. Tabi bizim aklımıza hemen Doğu Türkistan’daki yapılan zulümler geldi. Buna yönelik Cenab-ı Hak’ın gönderdiği bir tokat olabilir mi? Evet olabilir. Ama bunun da ötesinde başka mesajları da var İsterseniz zaten onu da biraz sonra konuşuruz. Dünya çapında 92.000 görülmüş.Bu vakaların içinde 3.000 den fazla ölüm hadisesi var ve 48.000 kişi sağlığına kavuşmuş. Şimdi bakınca dünya nüfusuna oranla bazı insanlar çok az olduğunu söylüyor. Ama ilerleyen günlerde nasıl olacak tabi bunu gözlemlemek lazım. Daha önce de Dünya’nın 3’de 1’ini , her üç insandan birisini öldüren ”kara veba” salgını tarihte bundan belki 600 sene kadar evvel tarihe damgasını vurmuş büyük bir olay olarak yerini almıştı. O da enteresandır yine Wuhan kentinden çıkmıştı. Demek ki bir salgın olsan dünyaya yayılacağın ilk yer Wuhan olması gerekiyor herhalde. Avrupa nüfusunun da yarısı bu kara vebadan ölmüştü. Yani bu çok ciddi manada dünyayı sarsmıştı. Hatta pek çok edebi eserde yerini alan unutulmaz bir hatıra oldu insanlık tarihinde. Şimdi de yine” acaba benzer bir virüs , benzer bir tehlike insanları tehdit mi ediyor?” diye her yerde önlemler alınıyor. Çin gibi devasa ekonomiye sahip sarsılmaz, bizi kimse yıkamaz tarzında duruşu olan bir ekonominin bugün ne hale geldiğini görüyoruz. Ciddi manada dünya çapında bazı şeylerin yer değiştirdiğine şahit oluyoruz. Aslında bu bize şu mesajı veriyor Demek ki insan olarak biz ne kadar aciziz , gözle göremediğimiz mikroskopta ancak görebildiğimiz kadar küçük bir mikrop bizi ve yıkılmaz sandığımız şeyleri yıkıp geçiyor. Bu noktada aslında bazen Allah insanın acizliğini fark ettiriyor. Dünya çapında bu hastalık ciddi manada hızla yayılıyor. Acaba ülkemize ne zaman gelecek? Tabi öncelikle şunu söyleyelim. Genelde çocuk ve bebeklerde ölüm oranı şuan %1 civarında. Genellikle ölüm oranları yaşça 60’ın üzerindekilerde daha yüksek oranda gözüküyor. Şuan dünyada biliyorsunuz Çin’de en fazla ölüm vakaları var. Bakınca zaten o coğrafyada daha hızlı yayılıyor. Bize yakın olan coğrafyaya bakacak olursak İran’da 77 ölüm vakası var ve hastalığın hızla yayıldığını yani devlet görevlilerinin de yeteri kadar tedbir almadığını insanlar söyleyerek şikayette bulunuyorlar. Hatta enteresan bir durum. Korona virüsü ile ilgili açıklama yapan sağlık bakanı yardımcısı korana virüse daha sonra yakalanıyor. Hatta İran’da sanayi ve ticaret bakanı da korona virüse yakalanmış.Bu da enteresan bir bilgi yani. Gündemde sıkça adını duyduğumuz bir başka ülke de 79 ölüm vakası ile İtalya Avrupa’da da korona virüsü hızla yayılıyor.Her yerde tedbirler alınsa da Özellikle toplu taşımaların içinde, özellikle toplu kalabalığın yaşadığı yerlerde bu virüs hızla yayılıyor. Neden? Çünkü; solunum yolu ile insanlara bulaşıyor. İlk belirtileri neler? Öksürük ,yüksek ateş halsizlik gibi belirtileri var. Aslında ilk bakışta normal her sene yakalandığımız griplere benziyor. Fakat yüksek ateşiniz var ise veya çevrenizde de bu tarz belirtiler varsa hem kendinizin hem de çevrenizin sağlığı için hemen bir hastaneye,bir sağlık birimine başvurun. Çünkü; medyada çok fazla konuşulunca insanlarda bir tedirginlik oluşuyor. Bu tedirginlikten dolayı insanlarda ters tepki oluşabilir. Hastalığa yakalandığını fark edip hastaneye gitmemek gibi. Sakın böyle bir şeye kapılmayın derim. Şimdi esas konumuza da yavaş yavaş geliyoruz. Şimdi Türkiye’nin coğrafyasının etrafında hemen hemen her ülkede görüldü. Şimdi Irak’da , İran’da görüldü. Pek çok yerde görüldü. Şimdi ”acaba Türkiye’de görülür mü? Acaba Türkiye’de görülecek mi?” Ben bundan daha ötesi bir şey söyliyeyim. Zaten halihazırda bu salgının bir ayağı Türkiye’de yayıldı. Hem de ocak ayından beri. Nedir o ayak? Virüs gibi yayılan yanlış bilgiler. İnsanları paniğe itecek ,insanların korkuya kapılmasına sebep olacak , sürekli gelecek kaygısı duymalarına sebep olacak , huzursuz yaşamalarına sebep olacak bir korku insanlar arasında yayılıyor. Hani bir vesvese diyebilirim buna. Genellikle de komplo teorileri var bu işin perde arkasında. Sürekli komplo teorisi üreten ve bundan ne çıkarı var bilmiyorum ama zevk alan insanlar var. Peki Türkiye’ye tam anlamıyla ne zaman gelecek bu virüs. Allah belki bu virüsü Türkiye’ye hiçbir zaman sokmayabilir. Belki Türkiye’de görülebilir. Bu da mümkündür. Ne yapıcaz? Dikkat edeceğiz.Hem kendi sağlığımıza dikkat edeceğiz.Hem kişisel temizliğimize dikkat edeceğiz. Ama her şeyden öte şunu bileceğiz. ”İnsan bir kere ölür” derler ya hani. Ecel birdir değişmez. Kaderimizde ölüm bir sefer var. Biz bu işin korkusuna kapılırsak , Allah’a tevekkül etmezsek Üstümüze düşeni yerine getirme noktasında tembelliğe düştüğümüz gibi aynı zamanda çok fazla elimizdeki şu hayatın kaçacağına dair bir korku yaşarsın. Sanki hiç ahirete gitmeyecekmişiz gibi , sanki bu dünyada ebedi kalmamız gerekiyormuş gibi bir psikolojiye girersek biz bundan zarara uğrarız. Çünkü bir gerçek var. Evet. Hepimiz bir gün öleceğiz. Belki korona’dan öleceğiz , belki başka bir sebepten öleceğiz bilmiyoruz. Cenab-ı Hak bizim için kader planında bir ömür tayin etti. Ve bu ömür herhangi bir esbap ile bitecek. O yüzden aslında diyorlar ya ”Korkunun ecele faydası yok.” Çok fazla korkuya kapılıp da paniğe kapılıp da insan hayatını çekilmez ve yaşanmaz bir hale getirmesinin de her halde bir mantıklı tarafı yok. Şunu bileceğiz. Hey şeyin dizgini Allah’ın(c.c) elindedir. Biz üstümüze düşeni yaparız. Bunun aşısını , tedavisini tıbben , bilimsel olarak bulmaya çalışırız. Kendi temizliğimize dikkat ederiz ki insanlar zaten baktığın zaman uzmanlar tarif ettiğinde sanki o kişisel temizlik bizzat abdesti tarif ediyor gibi Evet. Bu bizi teşvik etsin. Abdest alalım namaza başlayalım. Çünkü arkadaşlar şu bir gerçek. Bakın kısacık hayatımız için bu kadar paniğe kapılıyoruz. Bu kısacık , hani en fazla yaşayacağımız kaç sene olabilir ki. Bunun da zaten 3’de 1’i uykuyla geçiyor , başka şeylerle geçiyor. Yani kısacık şu dünya hayatımızın muhafazası için bu kadar çalışıyoruz. O hayatımızı koruma , o hayatımızda düzgün yaşamak , zarar görmemek için bu kadar o hayatın muhafazasına koşturuyoruz. E karşımızda ebedi bir hayat var. Sonsuz bir hayat var. Onun muhafazasına , orada saadet içinde yaşamaya neden çalışmıyoruz. Aslında bu bize bir ders veriyor , bir mesaj veriyor. ”Ey insan kendine gel!”diyor. Bak ne kadar aciz olduğunu fark et seni ancak sonsuz kudret sahibi olan bir Allah(c.c) koruyabilir. Ve hayat senin kontrolünde değil. Sen ebedi bir aleme gideceksin. O alemde göreceğin rahat ve lezzet bu dünyada yaptıklarına bağlı. Hakiki lezzet ve saadet hep diyoruz ya kabrin öbür tarafındadır. Onun için çalışmak gerekir. Aslında şöyle kamuoyuna baktığımızda bize bariz bir ders olduğunu görebiliriz. İstikbalde Cenab-ı Hak bizi başka musibetlerle imtihan edebilir. Bütün hepsine karşı bizim Allah’a tevekkül edip Allah’a yönelmemiz gerekiyor. Bunları bir vesile olarak görüp ebedi hayatımıza yatırım yapmamız gerekiyor. Geç olmadan fırsat varken Allah’a koşun ”Fafirrū İlallāh”sırrınca Allah’a firar edin. Allah’a Emanet olun.

Müslüman erkeğin bakımı! – On şey fıtrattandır…

Efendimiz Aleyhisselam fıtratı bir hadiste şöyle tarif eder. Üstteki başka bir tarifti. Şimdi zikredeceğim, zahiri durumumuzla alakalı, bedeni durumumuzla alakalı fıtri meseleler. Allah için bunu iyi anlayın. Bu da Müslim hadisidir. “On şey fıtrattandır: Bıyığı kısaltmak, sakalı bırakmak.” Bir, bıyığı kısaltmak. Bu kimin sünneti? İbrahim Aleyhisselam’ın sünnetidir. Sakalı bırakmak kimin sünneti? Muhammed Aleyhisselam’ın sünnetidir. “Misvak kullanmak.” Efendimiz Aleyhisselam dişleri ne yapardı? Misvakla temizlerdi. Fıtri bir meseledir bu. İnsan fıtratında diş temizliği vardır. Dişini temizlemeyen fıtratına aykırı hareket ediyor demektir. Sonra on beş yaşına geliyor, yirmi yaşına geliyor. Yemiş çikolatayı, yemiş şekeri, “Benim diş etlerim boyuna kanıyor hocam. Bana bir dua et.” Diş fırçası kullan kardeşim, misvak kullan kardeşim. Fıtratını bozmuşsun, o dişler daha çok kanar. Fıtratı bozmamak için bunları temiz tutacaksın. Bu dişler Allah’ın bize verdiği emanetlerdir. Tıpkı babanın sana verdiği para emaneti gibi. “Al bunu, şu dükkana götür, beş yüz lirayı teslim et.” Sen bu beş yüz lirayı götürürken yüz lirayı düşürürsen ne olur? Emanete ihanet etmiş sayılırsın. Bu emaneti kullanmadığın zaman, düzgün bakmadığın zaman ihanet etmiş sayılırsın. Allah senden razı gelmez. “Burna su çekmek.” Biz her gusül abdesti aldığımızda… Guslün farzlarından bir tanesi nedir? Burna su çekmek. Bir tanesi farz, diğer ikisi vaciptir. Gusül alırken muhakkak bir kere gargara yaparız. Bir kere de burna, genze su çekeriz acı verecek kadar. Normalde sünnet olan nedir? Üç defa yapmaktır. Ama bir kere bile yapsak olur mu? Olur. Efendimiz Aleyhisselam bunu üç defa yapardı, üçünü de genzine verirdi, acı verirdi. Üç defa da gargara yapardı. Ondan sonra ağzını çalkalar ve tükürürdü. Bu fıtrattandır, temizlik fıtratındadır. “Tırnakları kesmek.” Tırnakları en az haftada bir defa muhakkak kesmemiz lazım gelir. Fıtri meseledir. “Tırnaklarını kesmeyenlerin tırnaklarının altında şeytan gölgelenir.” buyuruyor Efendimiz Aleyhisselam. Adamda bu kadar sakal var, tırnakları upuzun. “Ben çok temizim hocam, bembeyaz bak! Kir yok bende.” diyor. Yani bu ne demek? Bırakabilir misin anlamına mı geliyor? Bu mu? Hayır kardeşim. Fıtratta kısaltmak vardır. Ehl-i sünnet âlimlerini anlatan kitaplarımızda ne anlatır? O kadar kısaltırlardı ki deriyle tırnağın bittiği yere kadar. Parmak uçlarına acı verirlerdi. Âlimlerimiz tırnaklarını keserken böyle yaparlarmış. Neden? Hadisten korkuyor. Şeytan uzun tırnakların altında gölgelenir, hadisinden korkuyor. Devam ediyor. “Parmak aralarını yıkamak.” Yine fıtrattan… Biz abdest alırken nasıl abdest alıyoruz? Yalap şap değil. Parmak aralarını hilalleyeceksin. Efendimiz Aleyhisselam hilallemeyen ümmetine ne diyor? “Orada cehennem ateşini görüyorum. Ateş mahşer günü bunları yakacak!” diyor. Parmak araları, ayak parmak araları muhakkak abdest alırken hilallenecek. “Koltuk altını temizlemek.” Haftada bir defa, iki haftada bir de yapılabilir. İki haftayı geçmek mekruhtur. Muhakkak bu koltuk altları temizlenecek. Esnaf arkadaşım anlatıyor. “Almanya’ya gittim hocam. Havuza çağırdılar beni.” diyor. “Tabii biz her hafta tıraş olduğumuz için havuza bir gittim, üstümü çıkarttım, koltuk altlarım sıfır.” diyor. “Bir baktım bizim Türklere, hepsinin koltuk altı Fransız, İngiliz gibi full dolu.” diyor. Bana dediler ki: “Kardeşim, sen ne yapıyorsun ya, utanmıyor musun?” “Benim koltuk altlarım temiz, bunlarınkisi full kıl dolu!” Bana diyorlar ki: “Utanmıyor musun?” Dedim ki: “Siz ne diyorsunuz ya?” Burada, Almanya’da koltuk altlarını tıraş edene eşcinsel derler. Fıtrat bozulmuş efendiler, fıtrat bozulmuş. Türkler söylüyor bunu Almanlar söylemiyor. Onları karıştırmıyorum ben, onlar zaten İslam dışı. İslam içinde olduğunu söyleyen insanlar, sorsan Müslüman’ım diyecek adamlar ne diyor? Koltuk altlarını uzun kalması lazım. Biz erkeğiz, erkeklerin işareti budur. Böyle işaret mi olur ya? Allah’ın Peygamberine mi bakacağım ben, senin kafandaki sapkın görüşe mi bakacağım? Peygamberimiz Aleyhisselam diyor ki: “Koltuk altlarını tıraş edeceksin.” İslam fıtratı budur. “Etek tıraşı olmak.” Yoruma gerek yok. “İstinca ve istibra.” Haa bunu açmam lazım. Bak, burada çok Müslüman sapıtıyor. Hacısı hocası bunu hiç yapmıyorlar. Son iki fıtrat bunlardır. İstinca ne demektir? Su ile temizlenmek. Biz Avrupalılar gibi kâğıdı sürüp kaçmayız. Su ile temizleriz, ondan sonra kurularız. Avret mahallimizdeki temizlik su ile olur. Buna istinca denir fıkıhta. İstibra nedir hocam? İstibra, defi hacetten çıktıktan sonra adım atmak demektir. Efendimiz Aleyhisselam muhakkak adımlar atardı ki tenasül uzvundan herhangi bir idrar damlası kalmışsa dışarı çıksın. Abdestten sonra dışarı çıkarsa abdesti geçersiz olur. Bundan dolayı Hanefi mezhebinin imamı Ebu Hanife ne der? İstinca ve istibra bizim mezhebimizde vacip hükmündedir. Muhakkak defi hacetten çıktıktan sonra adım atılmak zorundadır. Müslümanların çoğu malesef bunu bilmiyor. Hacılar özellikle ayakta bevletme yarışına girmiş. Ayakta bevlediyorlar. Bu rezalettir!