Hazreti Musa ve İsa Peygamberlerin kavimlerine hitap şekli – Kur’an mucizesi

Bir Kur’an mucizesinden bahsedelim. İki tane peygamberden… ve gelmiş oldukları bir kavimden bahsedelim. Peygamberlerden bir tanesi kim? Musa Nebi. Allah’ın selamı üstüne olsun. Musa Nebi nasıl hitap ediyor kavmine? Ve-iż kâle mûsâ likavmihi yâ kavmi (Saff, 5) Musa kavmine dedi ki: ”Ey kavmim!” Saff suresi 5. ayet. Allah’ın peygamberini kim tarif ediyor? Son kitapta Allah Teala geçmişten sahneleri bize anlatıyor. Şimdi, bazı ilahiyatlarda bazı sapık profesörler türemiş. Bu hafta bir video seyrettim. Sapık bir profesörü ilahiyatta öğrencilerin önüne getirmişler. Öğrencilere konferans veriyor. Konferans esnasında oradaki ehl-i sünnet öğrencilerden bir kalabalık.. o profesörün o sapık profesörün kitabından bazı paragrafları almışlar.. Kağıtları önlerine koymuşlar. Soru sorma vakti geliyor. Sapık profesöre öğrencilerden bir tanesi ayağa kalkıyor ve şöyle diyor: ”Hocam, sizin kitabınızda diyor ki: Kur’an’daki geçen geçmiş kavimlere ait bütün hikayeler İncil’den ve Tevrat’tan çalıntıdır.” Yani size göre Muhammed Aleyhisselam… Son peygamber bu hikayeleri… Kur’an’da bir sürü hikaye anlatılır. Geçmiş kavimlerden Musa Nebîden İsa Nebîden.. Davut Aleyhisselamdan, Süleyman Aleyhisselamdan onlarca hikaye anlatılır. Ama bunlar günümüzdeki Dede Korkut masalları değildir. Bunlar Allah’ın, bozulmaktan koruduğu kitapta anlattığı hikayelerdir. Yani yaşanmış olaylardır. Bunlar yaşanmış hikayelerdir. Bu profesör ne diyor? Hayır, bunlar İncil’den ve Tevrat’tan çalınmış olan uydurma hikayelerdir… ve bu alıntıları, çalıntıları son peygamber Muhammed yapmıştır. Yani bir peygamberin yalancı olduğunu, hırsız olduğunu, sahtekar olduğunu söylüyor profesör. Oradaki öğrenciler de bu suali o hocaya soruyorlar. ”Siz son peygambere yalancı dediğinizin farkında mısınız?” diyorlar. ”Siz bu kitaba korunmamış, çalıntı bir kitap dediğinizin farkında mısınız?” diyorlar. İşte reformist, işte mezhepsiz ilahiyattaki bir hoca. Bu hocanın yetiştirdiği talebeler nasıl olur? Ehl-i sünnet mi olur yoksa peygambere ve sahabilere küfreden bir nasipsiz mi olur… bir mealist mi olur? Bugün ülkemizde gördüğünüz ne kadar peygamberimize ve sahabeye küfreden mealist varsa bu kafalı adamlar yüzünden yetişiyor. Bunlar yetiştiriyor. Ve onlar devamlı reddediyorlar. Peygambermiş, mucizeymiş, sahabeymiş, yalan söylemezlermiş hepsi yalan. Meali oku. Bunun dışındaki her şey sahte, her şey yalan. ”Meali oku” diyorsun da buna da yalan diyorsun? İşi artık Kur’an’a kadar götürdün. Allah’ın Peygamberine küfrettin yetmedi sahabelere küfrettin yetmedi, artık Kur’an’a küfrediyorsun. Ve diyorsun ki: ”İçinde geçmiş kavimleri anlatan bütün hikayeler uydurmadır, çalıntıdır.” Oradaki öğrenciler bu tepkiyi koyunca, oradaki nasipsiz adam, oradaki İslam düşmanı cevap veremiyor ve rezil oluyor. Kardeşler! Allah, Musa Nebînin kavmine hitabetini gösteriyor bize. Bakın nasıl hitap etmiş: Ve-iż kâle mûsâ likavmihi yâ kavmi Musa kavmine dedi ki: ”Ey kavmim!” Bir sonraki gelen ayette de, ondan sonra gelen peygamber… -arada yüzyıllar vardır- İsa Nebiden bahsediyor. Ve-iż kâle ‘îsâ-bnu meryeme yâ benî isrâ-île (Saff, 6) Dikkat buyrun! Musa Aleyhisselam ile İsa Aleyhisselam hangi kavme peygamber olarak gönderildi? Beni İsrail, Yahudilere gönderildi. İkisi de yahudilere gönderilmiş peygamberlerdir ve yahudidir ikisi de. Ancak, Musa Aleyhisselam kavmine hitap ederken ne diyor? ”Ya kavmi!” ”Ey kavmim!” Peki, İsa aleyhisselam hitap ederken ne diyor? ”Ya Beni İsrail!” ”Ey Beni İsrail!” İsa Nebi yahudilere hitap ederken asla ”Ya kavmi!” dememiştir. ”Ey kavmim!” dememiştir. Hep Beni İsrail, ey İsrailoğulları! Ey İsrailoğulları! Allah size bunu emrediyor ey İsrailoğulları! putlara tapmaktan vazgeçin! Bak, kavmim demiyor. Ama aynı insanlara, Musa Aleyhisselam hep kavmim diye hitap ediyor. Neden? Peşi peşine gelen Saf sûresinin 5 ve 6. ayetleri. Neden böyle yapıyor? Bakın, insanlık tarihi boyunca ilk insandan beri bütün insanlar babasının adıyla süregiderler. Günümüzde bile ülkemizde soy isim kimden gelir? Babanın soy ismi neyse, kız ve erkek evlat soy ismini ondan alır. Hatta ve hatta evlendiği kadın da soy ismini kimden alır? Kocasından alır. Çünkü insanlığın başındaki ilk insandan beri insanlara ‘Ademoğulları’ denmiştir. Havvaoğulları değil. Bu kitapta Allah Teala bütün insanlara seslenirken nasıl sesleniyor? ”Ya Beni Ademe!” ”Ey Ademoğulları!” Niye ”Ya Beni Havvae!” demiyor? ”Ey Havvaoğulları!” demiyor. Hayır.. Soy babadan devam eder. Sen nereye aitsin, sen nerelisin? Annen Bursalı, baban Arnavut. Sana ne derler? Sen Arnavutsun. Neden? Baban nereliyse sen de oralısın. Şimdi… Musa Aleyhisselamın babası nereli? Beni İsrail, Yahudi. Musa Nebinin babası da Yahudi. İsa Aleyhisselamın babası nereli? İsa Nebinin babası yok. Babası olmadığı için ne diye hitap ediyor? ”Ya Beni İsrail!” ”Ey İsrailoğulları!” Bu Allah Teala hazretlerinin Kur’an’da beyan ettiği mucizelerden bir tanesidir. Bu, aynı zamanda, İsa Nebînin Kur’an’ın diğer ayetlerinde kavmine olan hitabet şekli bir gerçeği de ortaya koyuyor. İsa, babasız olarak sadece bir kelime ile dünyaya geldi. ”İsa Allah’tan bir kelimedir.” ayeti bunun bir delilidir. Anası Meryem bir bakireydi hiçbir erkekle temas etmedi.. Hiçbir erkekle evlenmedi. Hatta Cebrail Aleyhisselam Kur’an’ın anlatımına göre.. Cebrail Aleyhisselam Hz. Meryem’e: ”Senin bir çocuğun olacak.” dediğinde, Hz. Meryem ne cevap verdi? Bana hiçbir erkek eli değmemişken… Bakın! “Bana hiçbir erkek eli değmemişken benim nasıl çocuğum olabilir?” Kur’an yine bilimsel bir tespit ortaya koyuyor. Bir kadının çocuğunun olabilmesi için ne gerekiyor? Bir erkeğin ona temas etmesi gerekiyor. Buradaki temas nedir? Cinsi münasebet. Hazreti Meryem diyor ki: ”Bana bir erkek eli bile değmedi, bırak münasebeti. Benim nasıl çocuğum olacak? Allah’tan korkarım.” diyor. Bu Allah’ın takdiridir… O’nun demesiyle olacaktır. Allah, sadece bir ”ol” demeyle Hz. Meryem’i hamile bırakmıştır. Ve Hz. Meryem’den kim dünyaya geldi? İsa Nebi dünyaya geldi. “‘îsâ-bnu meryeme” diyor Kur’an’da… Mesela bütün insanlar babasının adıyla anılıyor. Ama İsa Aleyhisselam kiminle anılıyor? “Ve-iż kâle ‘îsâ-bnu meryeme” ”Meryem oğlu İsa dedi ki:…” Bakın, annesinin adıyla anılıyor çünkü babası yok. Halbuki bugün, İncillere baktığınız zaman İsa Aleyhisselamın soy kütüğünü ortaya koymuşlardır. Babası Yusuf’tu onun babası şuydu onun babası buydu. İncil’de İsa’nın soy kütüğü var. Babası olmaz diye bir şey olmaz, mantığımıza uymuyor bu, bir baba koyalım demişler Yusuf’u koymuşlar. Böyle iş olur mu?

İyi ki İlahiyat Okumamışım!

Aklı kenara koymadan, vahye uymadan, Cennet’e gidemeyeceğiz iyi ki okumamışım okul falan ya iyi ki okumamışım belki ben de çok sivri bir akıllıyım ya ben de Kur’an’ı bir inceleyelim derdim yani şöyle öyle, manyaklığın sınırı yok ki iyi ki okumamışım şu okullar nasip olmamış şu diplomalar nasip olmamış Allah’ıma ne kadar hamd etsem azdır Allah saptırmadı bugüne kadar bundan sonra saptırmasın – Amin iyi ki Efendi Hazretleri gibi mürşid bulmuşum iyi ki o beni bulmuş gerçi çocukluktan iyi ki ben o zatı dinlemişim diploma alma Ahmet demiş söz tutmuşum anamı babamı dinleseydim bile helak olmuştum anacığım rahmeti çok diploma işini severdi illa al Ahmet, illa al Ahmet.. zor yutturuyorduk ona aldık, alacağız falan 🙂 yutturuyorduk ona, çok.. 🙂 Rize’ye bile okumaya göndermiyordu beni iki bavul hazırladım gidiyorum ne zaman geleceğim belli değil hoca olana kadar kalacağım yav diyorum bir iki ay Karadeniz’de tatil yapacağım anne falan Ahmet diyor bu bavullar 2 aya benzemiyor 🙂 kadıncağız hastanelik oldu yani okulu bıraktım diye severdi okulu kadınlar çok sever diploma işini böyle bir hikmet-i ilahi.. aslında bunu çok severler bu da diplomaya bağlı 🙂 ya.. yine babam akıllı çıktı yani.. Ben seni dedi Efendiye ver.. dedi ki.. bu Ahmet’in terbiyesini bize bırak karışma bu ben dedi, tamam, size verdim Efendim dedim dedi küçük yaşta yani o kadar da malı vardı, işi vardı, gücü vardı çok da imkanları vardı bir oğlu da bendim okul şeyine pek zorlamadı beni Allah razı olsun ondan – Amin Anama da rahmet etsin kabri nur olsun – Amin sonra hoca olduğuma çok sevindi ama ha tabi hoca olduğuma çok sevindi ama ne bilsin kadın ne olacağımızı tabii ki yani ama laf dinleyeceksin laf dinleyeceksin illa diploma al illa şunu olayım, illa memur olayım, ilaa muvazzaf olayım, illa bir şey olayım yav kardeşim Er-rızku Al’Allah Müslüman ol, Ehl-i Sünnet itikadında ol gerisi Allah Kerim be kardeşim

Bakara Sûresine Saygısızlık Eden Edepsiz İlahiyatçılar

Bakara sûresi ne demek? İsrail oğullarında mucize eseri olan inekten bahseden sûre inekten bahseden sûre kalkmış oraya tefsir yazmış, meal yazmış ondan sonra diyor ki öküz sûresi öküz sûresi dersen sana da.. yani sen o sûreye öküz sûresi dersen, ben de sana domuz derim yani böyle bir şey Kur’an a hakaret gibi öküz sûresi diye birşey olur mu ya? e ne demek Bakara sûresi? Benî İsrâil’de mucize olan inekten bahsedilen sûre arıdan bahsedilen sûre Ankebut örümcekten bahsedilen sûre örümcek konu edilen sûre incir – vet tîn incir konu edilen sûre sakın edepsizlik etmeyin bu edepsiz adam ilahiyatçıların bazıları böyle meal yazmış inek öküz sûresi diye falan böyle tam bir hakaretvari yani bunlar terbiyesiz adamlar! şimdi onun için yani ilmi var da işte numara da yapıyor ee yanlış mı mana verdim? Bakara ne demek? bir de öyle soruyor şimdi Bakara ne demek? ben de sana hınzır ne demek? hah ben de sana öyle mi diyeyim şimdi? yani o özel bir inek bir mucize onun kemiğini değdirince ölü dirildi ve bir cinayet çözüldü bunu anlatıyor Kur’an Kur’an bunu anlatıyor öküzlerden bahseden bir sûre değil ki o o özel bir ineğin mucize zuhur eden bir ineğin hadisesinden bahsediyor ne cahil adamsın cahil değiller bunlar hainler de.. ben size söylüyorum cahillerden olmayın