İMAM HATİPLİ MERVE VE ŞEYTAN – ÇAKMA İMAM NİKAHI

İnsanoğlu yanlışlarına, hatalarına, kusurlarına onları doğru gibi göstermeye çalışılan teviller yapmaya, sürekli kıılflar bulmaya bayılırlar. Bu tevillerin en prefosyenellerini genellikle toplum ilişkisini en ciddi seviyede bozan yasak ilişkilerde görürüz. Bugün Behzat Ç.’yi izleyin üç bölümünün ikisi yasak ilişkiden dolayı cineyat. Behzat Ç.’de bile, yaa çünkü bu bir polisiye film. Son dönemlerde benim karşılaştığım en ciddi trend şu oluyor: Maddi durumu normalin biraz üstünde olan, yaşam standartları normalin biraz üstünde olan İslamı şekilcilik cihetin de yaşayan insanların eşlerini aldatarak ”Ne aldatması be abi ben ikinciyi imam nikahıyla aldım.” gibi bir tevil ile buna kılıf bulmaları oluyor. Bu katranı üstüne bulaştırdıktan sonra var olan aile ilişkileride maalesef artık temiz kalamıyor. Burada bahsetmek istediğim esas şeyi ciddi manada anlatmam lazım çünkü benim yanıma gelip bundan bahsedildiğinde inanın yıkılıyoruz ve çok üzülüyoruz. Evli olukları halde zina ediliyorlar. Bazen hem erkek hem bayan maalesef evli oluyor, bazen bu durumdan bir de çocuk ortaya çıkıyor. Hatta ve hatta biliyorum yani duyunca sizde şok olacaksınız ama çocuğu evli olan kadının, evli olduğu kocasından gibi göstermeye kadar giden, filmlere konu olacak olaylara şahit oluyoruz maalesef Bu durum biraz etrafdan duylunca da hemen imam nikahı urbası giydiriliyor. Ve çok kısa süre içerisinde hemen ben buna ”Boş ol.” derim Diye bir plan yapılıp. Eski aile düzenine tekra dönme niyeti taşınılıyor. Yani adeta baktığında ortada bir muta nikahı gibi bir şey görüyorsun. Çok daha üzücü bir şey söyleyeyim. Böyle bir durum ortaya çıktığında kişi bir pişmanlık duyuyor ama duyduğu pişmalık ”Yahu ben ahirette Rabbimin karşısına nasıl cıkacağım?” pişmanlığı değil. ”Yav benim yuvam bozulmasın.” ”Hanımın beni geri alsın.” pişmanlığı oluyor maalesef. Ne bileyim Alah’ın sana kızması hesaba katılınca diğer tüm dertler cam kırıkları gibi oluyor. Nikah; bir akit, bir sözleşme, bir anlaşmadır. Bunun için ortaya çıkması gereken bazı şartlar vardır. Birazdan sayacağımız şartlardan bir tanesi dahi olmazsa o nikah sahih olmuyor. Yani ”Evet, kendi irademle kabul ettim demeleri.” 4.madde tabi buda hanefi mezhebi hariç diğer mezheplere göredir. Bu şahitler ya iki erkek veyahut bir erkek iki kadın olmak zorundadır. Burada işin arkasında ciddi bir suistimal var. Namazın, abdestin şartlarını bilmeyen insanlar nefisleri doğrultusunda nikahın şartlarını olmadan başka birini yani zina diyebileceğimiz bir şekilde bir birliktelik yaşayabilmek için aklın ermeyeceği fetvaları kendi nefislerinden verebiliyorlar. Maalesef İslam namına hiçbir bilgisi olmayan niceleri az önce bahsettiğim nefsi durum için İmam Ebu Hanife eğer yaşasaydı onu hayterlere düşürecek seviyede içtihadlar verebilecek bir müçtehid makamını kendine koyuyor. Ne için? Nesfinin bu yasak ilişkiye girmesi için resmi kayıt yaptırmasam melekleri de nikahıma şahit tutsam gibi tevillerle belli başlı şekilde gönül eğlendiriyorlar. Ve kafada mutlaka şu plan oluyor: ”Benim gönlümün eğlencesi bittikten sonra bu iş çok kolay.” -Nasıl? Üç tane ”Boş ol.” ile ona da yol veririm. Yani üzülerek söylüyoruz bu işi tam bir muta nikahına çeviriliyorlar. Osmanlının son dönemlerinde aile hukuk karar namesi çıkarırlar. Ve Osmanlıda kadıya müracat edilmeden yapılan nikahların tamamını geçersiz saymışlar. Yani az önce saydığımız beş tane hüküm cem olacak, toplu olacak, bütün şartlar sağlanmış olacak bunun yanında Osmanlıda kadı yani ne demek? Bu dönemim belki hem hakimi hem de valisi hükmünde bir mertebe. Kadıya başvuru yapılmazsa o nikahları geçersiz saymışlar. Demek ecdat ta o zamandan birilerinin nefislerini bol teviflerle, bol nefsi kılıflarla karışaraktan yaşanacak sorunları görmüş. Bizim günümüzde yaşadığımız o sorunları ecdat o zamanda öngörmüş. İnanın bize günlük binlerce mesaj geliyor. Ve o mesajlar içerisinde o kadar üzücü mesajlar geliyor ki Birden birirsi mesaj yolluyor veyahut arıyor. ”Abi merhabalar ben imamhatipten Merve. Ben İbrahim ile çok iyi anlaşıyordum. Bildiğin gibi değil abi namazlarımızı kaçırmıyor. Birbirlerimizi devamlı sabah namazına kaldırıyorduk telefonla. Biz aramızda imam nikahı yaptık ve bu işi ilerlettik. Bir ömür boyu göz göze diz dize yaşayacaktık ama abi bir yerde anlaşamadık ve İbrahm beni boşadı. Ben bu hal ile genç yaşımda şimdi kim ile evleneyim abi.” Daha ilginç mesajlarda geliyor. Bir tanesi şöyle dedi. ”Abi ben yıllar önce nişanlanmıştım. Ve nişanlımla alışverişleri vs. işleri rahat yapabilmek için biz öncelikle aramızda evlendik. Yani nikah kıydık. O kişi ile anlaşamadık abi ayrıldık. Ama benim nikahımı geri vermedi. Ve ben şuan başka birisi ile evliyim. Ne yapmalıyım? Bu iş nasıl olacak.” Sahi kardeşim Allah’ın ayetleri Efendimiz Aleyhisselamın sünneti yerine sürekli nefsini, sürekli hissiyatını dinlerisen bu iş nasıl olacak?

Mut’a nikahı çok faziletliymiş! (Haramın fazileti olur mu?)

Kalbi en kirli olan iki tane sapkın grup vardır. İki sapık fırka. 72 sapık fırkalardan, kimdir birisi? Şia, Şiiler. Diğeri nedir? Vehhabiler. Bu Şiiler ne der? “Muta nikahı haktır.” Süreli nikah… “Bu nikâhı kıydığı zaman bir insan, şahidi olamasa bile o nikah geçerlidir. İki saatlik, bir saatlik fark etmez, bu nikah kıyılabilir.” Bir de şöyle diyorlar: “Muta nikahı öyle bereketli bir nikâhtır ki hayatında iki üç defa yapan, ne kadar fazla yaparsa Allah katında alacağı mükafat da o kadar fazla olur.” Uydurmalara bak! Zinayı ne kadar fazla yaparsan Allah katındaki mükâfatın o kadar fazlaymış! Bunu diyen Şii’ye şöyle deyin: “Senin hanımın, kız kardeşin bu sünneti ne kadar yapmış? Bağlılar mı bu sünnete acaba?” deyin. Bakın bakalım ne cevap verecek? Utanmaz adam! Utanmaz adam! İslam’ın ilk yıllarında geçici nikah helaldi, caizdi. Sonra Allah Resulü Aleyhisselam ne buyurdu? “Allah muta nikahını ümmetime haram kılmıştır. Her kimin eli altında muta nikahlı eşi varsa boşasın.” Bu hadisten dolayı ne oldu bize muta nikahı? Haram oldu. Ama Şii’ler ne yapıyor? Kolayına geldiği için, “Biz o hadis-i şerifi kabul etmiyoruz. Biz böyle gördük, böyle gelmiş böyle gider. Atalarımız böyle diyor.” Diyorlar ve İslam’ın içinde olmayan bir şey yapıyorlar. Dolayısıyla bunun sünnet olduğunu, bunu yapanların faziletinin artacağını söyleyen bir adamın kalbi temiz olabilir mi? Kalbi selim sahibi olabilir mi? Allah’ın karşısına temiz bir kalple gidebilir mi bu adam? Gidemez. Bu adam yalan söylüyor. Bu adam İslam’da olmayan bir şeyi, bir haramı, helalmiş gibi addediyor. Herhangi bir harama helal diyen ne olur dinimizde? Mesela… İki gün önce bir esnaf arkadaşım öfke anında bir söz söyledi: “Hocam, bu adamlara küfretmek helaldir, sevaptır hocam.” Bir şeye kızmıştı, bir adama salladı ve şöyle dedi: “Bu adamlara küfür etmek helaldir, sevaptır.” İslamiyet’te küfür caiz midir? En büyük İslam düşmanına bile küfür etmek haramdır. Daha kötüsü ne? Herhangi bir harama helal dersen ne olur? Kâfir olursun. Kâfirler, Yahudi ve Hristiyanlar gibi edebi olarak ateştedir. Dolayısıyla, bu Şia’nın tehlikesi ne? Şia’nın en büyük tehlikesi harama helal demeleri. Muta nikahı başlı başına bir rezalet.

Diyanet tefsirinde Muta nikahına ruhsat mı veriliyor? (Şia zinası: Muta)

Bir meseleye daha bakalım. Bu çok önemli! Ülkemizde, Diyanetin bastığı bir kitapta, muta nikahına ruhsat verilmiş. Muta nikahı nedir kardeşler? Süreli nikah. Şia’nın caiz saydığı süreli nikah. Yani bir kızla zina etmek istiyorsan kızı alıyorsun ve bir imama gidiyorsun, Şii imama. Kıza yüz lira iki yüz lira para veriyorsun. Şii imama diyorsun ki: “Ben bunu iki saatliğine nikâhlayacağım.” Şii diyor ki: “Tamam. Şu kadar paraya anlaştınız mı?” “Anlaştık.” “Benim de paramı ver.” diyor. İmam da parasını alıyor, ikisinin nikahını kıyıyor. Şahitsiz! Nikah kıyılması için ne lazımdır İslam’da? İki tane şahit lazımdır. İki erkek. İki erkek yoksa bir erkek iki kadın. Bu şahitler olmadığı zaman o nikah geçerli midir? Geçersizdir. Muta nikahı şahitsizdir. İki, sürelidir. Bu iki sebepten dolayı bu nikah değildir, zinadır. Şimdi, ülkemizde ehl-i sünnet olarak bildiğimiz Diyanetimizin bastığı bir kitap var. Diyanet İşleri Başkanlığının Kur’an Yolu isimli beş ciltlik tefsirinde mutaya ruhsat verildi. Kur’an Yolu isimli bir tefsir yazmışlar, beş cilt. Tefsirde cümle aynen şöyle geçmiş. “Devamlı evlilik kurma imkanından mahrum bulunan fakat cinsi tatmin ihtiyacı içinde bunalıma düşen müminler için böyle bir zarurete dayalı olarak muta nikahına ruhsat verildiği ve bunun da istisnai olduğu anlaşılmaktadır.” Kitabın ikinci cildi… Cilt II, sayfa 34. Kur’an Yolu isimli tefsir kitabı. Diyanet basmış. Ne diyor? Diyor ki: Eğer gençlerde cinsi yönden büyük bir eğilim varsa, şehveti kuvvetlenmişse, psikolojik olarak rahatsızlık ortaya çıkıyorsa psikolojisi bozulmasın, gitsin muta yapsın. Ruhsat var, diyor. Yani psikoloji ile işi kurtarmaya çalışıyor. Psikolojin bozuluyorsa ister muta yap, ister içki iç, ister küfür et. Yeter ki psikolojin bozulmasın (!) Bir tane kardeş geldi. “Hocam.” dedi. “Saç ektirmem lazım, bak saçlarım baya bir döküldü hocam.” dedi. “Ektirmem caiz mi?” Geldi fetva sordu. Kardeşim dedim caiz değildir. Üzerinde bir değişim yapmak istiyorsan, bir ameliyat olmak istiyorsan bu ameliyatı yapabilmen için bir tek şart vardır: Bir kaza geçirmiş olacaksın. Çok çirkin bir görüntü olacak ya da doğumdan kalan bir kesik, bir çirkinlik olacak yüzünde. Bunu düzelttirmek için estetik operasyon caizdir. Ama saç, bunun içine girmez. Çünkü kel olmak ayıp değildir. Kel olmak bir edepsizlik değildir, çirkin bir görüntü değildir. Dolayısıyla, “Yapamazsın!” dedim. Adam bana ne dedi biliyor musun? “Hocam psikolojim zarar görüyor. Psikolojim bozuluyor.” dedi. Yani fetvayı değiştir, başka bir şey bul. Kardeşim psikolojiye mi bakacağız biz ya? O zaman benim de psikolojim zarar görüyor. Her gün üç tane kadınla zina etmek istiyorum. Psikolojim bozulmasın. Bu kadar zenginler, bu kadar artistler her gün zina ediyor. Ben de edeceğim. Psikolojim zarar görüyor benim kardeşim! Böyle iş olur mu? Allah’ın dini bellidir, binlerce kitap yazılmıştır. Bunların dışına çıktığın zaman saparsın. Sapıtırsın! İşte muta… İşte Şia… Diyanet buna nasıl izin veriyor? Diyanet Müslümanlardan topladığı paralarla bu tefsiri nasıl yazabiliyor? Ve gençlere bunu nasıl aktarabiliyor? Bir tane genç kardeşim aldı bu tefsiri, okudu. Gitti üniversiteye, bir kızla görüştü dedi ki: “Ya bir dairenin kirasını karşılayamıyorum tek başına. Gel ev arkadaşı olalım?” “Nasıl olacak? Aynı yerde yaşayamayız, haram. Halvet denilen bir şey var İslam’da.” “Muta var, sen bilmiyorsun. Ben fıkıh konusunda iyiyim. Muta var. Necla, Ayşe, Fatma! Muta yapacağız.” “Nasıl olacak o iş?” “Bu evi altı aylığına kiraya tutacağız. Hem cinsi ihtiyacımızı zina etmeden karşılayacağız hem de ev kirasını bölüşmüş olacağız.” Şu anda üniversite gençleri bunu yapıyor. Şiileştirme operasyonu zinadan başlıyor, zinadan. Bir kolaylaştırma olarak, Allah’ın dinini yıkma adına mutayı caiz gösteriyorlar. Üniversite gençleri şuanda bunu yapıyor ve zina ediyorlar. İşin daha tehlikeli boyutu: Allah’ın haram kıldığı bir şeye helal dediğin zaman ne olur? Küfür olur, kâfir gidersin. Bunlar ne diyor şimdi? Resulullah Aleyhisselam ne buyurdu? Muta bu ümmete neden haram kılındı? Allah’ın Peygamberi şöyle buyurdu Sallallahü aleyhi ve sellem: “Allah ümmetime muta nikahını haram kılmıştır.” Çünkü bir süreye kadar serbestti. Daha sonra Allah Resulü Aleyhisselam’ın ağzından Allah Teâlâ’nın haram kıldığı ortaya çıktı. Resûlullah ne buyuruyor? “Kimin elinin altında muta ile evlendiği hanımı varsa boşasın.” Hüküm bu. Bundan dolayı 1400 senedir ümmeti Muhammed, icma-ı ümmetle bütün ehl-i sünnet ne der? Muta nikahı haramdır. Çünkü şahitsizdir. İki, sürelidir. Bir erkek bir kadınla evlenmek istediği zaman, “Seni elli yıllığına hanımlığıma aldım.” derse ne olur? Bu nikah geçersiz olur. Çünkü evlilikte ölümsüz olarak alacaksın. “Seni ebedi olarak hanımlığıma aldım.” diyeceksin. Niyette bu olacak. Niyette zaman sınırı olduğu zaman bu nikah geçersiz oluyor. İşte muta, zamanla kıyılan nikah demektir. Şimdi siz İran’a gidin. Orada genelevler var, İran’da. Muta evleri deniyor. Şimdi buradaki genelevler. Oradaki kadınlarla röportaj yapıyorlar. “Hiç zina yaptınız mı?” diyor röportajı yapan kişi. Kadın ne diyor? “Ben Allah’tan korkarım. Ben hiç zina yapmam. Muta yaparız. İki saatliğine, bir saatliğine.” Kuralları varmış bir saat ya da iki saatmiş minimum. Muta yapıyoruz, paramı alıyorum. Cimayı yapıyoruz, birleşiyoruz, helalleşiyoruz. İki taraf da memnun. Harama helal demiş oluyor. Harama helal demiş oluyor! Hadi o Şia! O, sahabe düşmanı. Allah’ın dinini tahrif etmiş. Yahudi ibni Sebe’nin dinine uymuş. Sen ehl-i sünnetsin ey Diyanet! İçindeki bu çürük elmaları ne zaman temizleyeceksin? Bak, tefsirde önce muta ile ilgili rivayetler aktarılıyor. Sonunda mutaya ruhsat izin verilmiştir denilmiyor da… Ruhsat verildiği anlaşılmaktadır. Yani istiyorsan yap. Yapabilirsin. Ruhsatı da var, diyor. Yani biz veriyoruz, demiyor. Ruhsatı belli, net, demiyor. Yapabilen yapar. Yapmak isteyen yapar, diyor. Açık kapı bırakıyor. Sulandırıyor, sulandırıyor, bırakıyor. İsteyen yapsın, isteyen yapmasın diyor. Allah’ın dinini tahrif etmek istiyorlar. Diyanet, ehl-i sünnettir. Allah rızası için bak! Rica etmiyorum, yalvarıyorum. Kim varsa içinizde sapık hoca, Allah rızası için temizleyin. Bu vebalin altından kalkamazsınız.

Muta nikâhı caiz mi? – Süreli nikâh aldatmacası!

Muta nikahı dört mezhepte de haramdır. Caiz diyen tek mezhep, Şii mezhebidir. O da zaten mezhep değildir, bir akımdır, bir görüştür, sapık bir gruptur. Ne demek muta nikahı? Süreli nikah demek muta nikahıdır. Süreli… Nasıl yapıyorlar? 1 saat ile 50 yıl arası, yok düzeltiyorum 49 yıl arası… 1 saat ile 49 yıl arası süreli bir nikah kıyıyorlar. Zinanın sürelisi. Herhangi bir Müslüman, Ehli Sünnet Müslümanı dese ki: ”Ben ey hanım! Seninle evlenmek niyetindeyim. 60 sene boyunca seni nikahıma alıyorum.” dese bu nikah geçerli midir? Geçersizdir. Çünkü süre koymuştur. Nikahta süre olmaz. ”Ben seni ölene kadar hanım olarak alıyorum.” diyeceksin. Ancak nikah, bu sefer nikah olur. Mutada ne geçerlidir? Bir adam bir kadından hoşlandı, zina haram ne yapıyor bunlar? Biz ne yapalım? ”Seninle 2 saat boyunca nikah kıymak istiyorum, muta yapalım.” Gidiyorlar bir tane çakma Şii hocaya. Atıyor orada biraz para. Hoca da bunlara, ”Allah’ın huzurunda sizi evlendirdim. 2 saat boyunca kadından istifade edebilirsin.” diyor. 2 saat zina yapıyorlar, sonra diyor ki: ”Seni boşadım.” Boşadıktan sonra parasını veriyor kadına, yolluyor. Bu zinadır! Efendimiz Aleyhisselam: ”Kimin eli altında muta nikahlı hanımı varsa boşasın, Allah bunu benim ümmetime haram kılmıştır.” buyuruyor. Daha önce caizdi, helaldi. Allah Teâlâ bunu haram kıldı. Dolayısıyla ehlisünnetin icmaı, muta haramdır. Şimdi üniversite gençleri arasında bu çok yaygınlaşmış. Şiilik diye bir mezhep yok bizim ülkemizde. Ama o da bir mezheptir deyip bunu aktarmaya çalışıyorlar. Bir erkekle, bir kız birbirini seviyor ondan sonra ne yapıyorlar? ”Ya biz günaha girmeyelim. Böyle el ele tutuşmalarımız, görüşmelerimiz, konuşmalarımız haram oluyor. Ne yapalım biz? Şii mezhebine göre muta kılalım.” Ya, Şiilik mezhep diye bir şey değil ki, Şiilik sapık bir yoldur. Sahabeye küfreder, sahabeye kâfir der. Şiilik budur. Sen bunu nasıl delil alırsın? Zinadan kurtarırız diye güya, süreli nikah kıyıyorlar. ”Okulumuz ne kadar sürecek?” diyor. Bir sene. Gidiyorlar bir tane Şii imama, normal bir ehlisünnet imamına, Diyanet imamına gitse kıymaz. Çünkü normal imam resmi nikah ister, belge ister. Ama bu Şiilere, bu Caferilere gidiyorlar, o da kıyıyor nikahı. Alıyor 100 lirayı, koyuyor cebine. ”Ne kadar zina ederseniz edin.” diyor. Şimdi geldik hadisi şerife. ”Şerre sebep olan şerri işleyen gibidir.” Bu gençle bu kız 1 sene boyunca zina etti. Bu zinanın günahının bir misli kime yazıldı? Bu nikahı kıyan sapık Şii’ye yazıldı, o sapık hocaya yazıldı. İşte bu iş böyle bir şeydir. Dolayısıyla muta nikahı, ümmetin icmaıyla, Efendimiz Aleyhisselam’ın hadisleriyle haramdır. Allah bizden uzak etsin. (Amin) Amin.

Bid’at ehlinin kalbinden, Peygamber sevgisi ve hadis sevgisi alınır önce!

Günümüzde bazı sapkın hocaları televizyonda görebilirsiniz. Allah’ın bütün günleri eşittir, derler. Hiç özel gece yoktur, derler İslam’da. İslam’daki beş özel geceyi, bin dört yüz senedir kutladığımız beş özel geceyi yok etmeye çalışırlar. Buna, sünnet düşmanlığı, hadis düşmanlığı denir. İmama Nevevi hazretleri şöyle buyurur: “Bid’at ehlinin en büyük alameti hadis düşmanlığıdır. Bir adam bir bid’at çıkartırsa, İslam’ın temel kaidelerinden birisini reddederse Allah Teâlâ onun kalbinden hadis sevgisini yani peygamber sevgisini çekip alır.` Bir adamın kalbinden hadis sevgisi çıktığı zaman sapık sapık fikirler ortaya koymaya başlar. Sapık sapık! Ne diyor sapık bir profesör televizyonda? Bir ilişkinin zina olabilmesi için kişilerden birisinin o işi istememesi lazım. Ne demek istiyorsun hocam? Yani bir kızla bir erkek yolda karşılaşsa, ikisi de dese ki: “Haydi beraber olalım, bir yere gidelim ve zina edelim.” İkisi de alan razı veren razı olduğu için bu zina değildir, diyor. Profesör bu adam. Dikkat edin! Profesör! İslam’ı vagon yapmış, arka tarafa koymuş. Kendisi tren, ön tarafta… İslam benim dediğim gibidir. Ben nereye gidersem oraya gelmek zorunda, diyor. Kur’an’ın ve sünnetin peşinde gitmezsen işte böyle sapıtırsın. İşte böyle şaşkına dönersin. Allah’ın zinayı tarif ettiği şeye sen dersin ki: “Bu, zina değil. Çünkü alan razı, veren razı.” Aynı profesör ne diyor? İran’da ‘müt’a nikahı’ vardır. Geçici nikahtır. “Bu insanların ikisi de bu işten razı olduğu için bu nikah da geçerlidir.” diyor. Ama Efendimiz Aleyhisselam ne buyuruyor? “Allah, mute nikahını bize haram kılmıştır. Kimin eli altında böyle bir hanımı varsa hemen boşasın.” Ne demektir mute nikahı? Bir erkekle bir kadın niyetlense nikahlanmaya, erkek dese ki: “Ben seni elli seneliğine hanımım olarak alıyorum.” Bak uzun bir zaman elli sene. Bu nikah geçersizdir. Ne diyecek? Ölene kadar Fenerbahçe, ölene kadar. “Ben seni ölene kadar nikahıma alıyorum.” diyeceksin. Bin sene desen bu nikah geçerli mi? Geçmez. Sınırlama koymayacaksın. Çünkü nikahta sınırlama olmaz. “Hanımımla ölene kadar evli kalacağım.” diyeceksin. Mute nikahı nasıl yapıyorlar İran’da? Bir haftalık nikah… “Ben seni çok beğendim. Gel bir imam bulalım, bir hafta beraber olalım. Sonra ben sana ufak bir mehir de veririm. Zina yapmamış oluruz. Biz zina yapmıyoruz ki, biz nikah kıyıyoruz.” Allah Resulü Aleyhisselam’ın ağzından ‘Allah bunu haram kılmıştır’ kelimesi çıktı mı çıkmadı mı? Sahih hadistir. Bütün ehl-i sünnet alimleri bin dört yüz senedir buna icma ettiler mi? Ettiler. Sen daha neyin peşindesin, neyin hesabındasın? İşte hükümleri Allah’tan değil de kendi kafandan almaya başladığın zaman böyle sapıtırsın. Böyle bozulursun. Allah hidayet etsin inşallah. (Amin)