Site icon TEBLIG.NET – İslami Tebliğ Platformu

Yaşlandırma Uygulamasında Büyük TEHLİKE – FaceApp

Yaşlılığımızı gösteren FaceApp göstermediği yüzünde neler var? Yaklaşık 2,5 yıl önce çıkan FaceApp yaşlandırma uygulaması nasıl yeniden gündeme oturdu? Arkasında kim var? Yaşlılığımızı göreceğiz diye bizden hangilerimizi alıyor? Aldığı bu verilerle ne yapıyor? Ten years channel akımı ile bağlantısı ne? İşte FaceApp uygulamasının görünmeyen yüzü. Sosyal medya özellikle son bir kaç gündür kullanıcıların paylaştığı yaşlandırılmış fotoğraflardan geçilmiyor. Mobil cihazlar için geliştirilen FaceApp adlı bu uygulama ile yapılan bu uygulamalar. Sporcusundan siyasetcisine, ünlüsünden ünsüzüne değim yerindeyse tüm kesimleri etkisine almış durumda. Peki nedir bu FaceApp uygulaması? Tam olarak ne yapıyor? Arkasında kim var? Ve daha da çarpıcı olanı 2,5 önce çıkmasına karşı neden Türkiye başta olmak üzere çoğu ülke de bir kaç gündür adından en çok söz ettiren uygulama oldu? Sosyal medyanın yeni akımı haline gelen FaceApp uygulamasına yakından bir göz atalım dedik. Karşımıza şunlar çıktı. FaceApp uygulamasının aslında ilk çıkış tarihi 2017 yılının başı. Merkezi Petersburg kurucusu Gonçarov. FaceApp kullanıcıları fotoğrafları üzerinden yaşlandırırken yapay zeka teknolojilerinden yararlanılıyor. Kulllanıcının uygulama üzerinden elde ettiği yaşlı hallerini gösteren fotoğrafların gerçekci yönünün arkasında bu teknoloji yatıyor. Herhangi bir fotoğraftaki yüz yapay sinir ağları kullanılarak değiştiriliyor, yaşlandırılıyor. Yaşlandırma için telefonunuzun ön kamerası ile fotoğraf çekebileceğiniz gibi cihazın galerisinde yer alan fotoğrafları da kullanabiliyorsunuz. FaceApp uygulamasında bu iki seçeneğe ek olarak bir de ünlüler sekmesi bulunuyor. Burada kullanıcıların, en çok kullandığı popüler kişilerin fotoğrafları yer alıyor. Buraya kadar her şey normal gelebilir ancak bundan sonrası biraz ilginç gitdikçe tartışmalı hale geliyor. Yüzümüzü alıyor büyük veriye veriyor. Nasıl oldu da FaceApp 2 yıl aradan sonra tekrar milyonların elinden düşmeyen uygulama oluverdi? İşte sırrı yüz tanıma ekosisteminin ihtiyaç duyduğu büyük veride gizli. Malum yüz tanıma teknolojileri hızla gelişiyor. Ve bu teknolojinin gelişmesi için en duyduğu şey de daha büyük devasa veri tabanları. İşte FaceApp gibi uygulamalarda tam bu noktada devreye giriyor. Arkadaşlarıyla eğlenceli paylaşımlar yapmak isteyen milyonlarca kullanıcı gönüllü olarak yüz fotoğraflarını sisteme yüklüyor. Büyük veri de ihtiyaç duyduğunu bedava ve hızlıca topluyor. FaceApp ve benzeri girişimlerin işletme modeli de buna dayanıyor. Özellikle FaceApp uygulamasını indirirken herkesin kabul ettiği etmezse uygulamayı kullanamadığı bir gizlilik sözleşmesi ve kullanım şartları bulunuyor. Uygulamanın ara yüzünde bu sözleşme yok ama merak edenler FaceApp.com adreslerinden bunları inceleyebilir. Ki biz biraz inceledik. En çarpıcı olanları da sizin için derledik. O yaşlılık fotoğraflarınız artık sizin değil. Kullanıcı içeriği yayınladığında veya başka şekilde paylaştığında içeriği ve ilgili tüm bilgilerin herkese görünür olacağını kabul eder. Yani bilgileriniz elden çıktı. Yani FaceApp o yaşlılık fotoğrafını istediği gibi kullanabilir. Uygulamayı telefonunuzdan kaldırıp, silseniz de verileriniz bizde kalır. Biz kaldırırsakta erişmek isterseniz bizi suçluyamazsınız. ”Benim fotoğraflarımı alıp ne yapacak ki?” diyerek konuyu hafife alanlara da şunu hatırlatmakta fayda var. Yakın geleceğin parolası yüzünüz olacak. Hatta günümüzde akıllı telefonların ekran kilidini açmaktan internet bankacılığı uygulamalarına kadar yüz tanıma oldukça yaygınlaşmış durumda. Bu yüzden bir uygulamada karşılaşılabilecek bir açık birden fazla uygulamayı etkileyip dijital güvenliğinizi tehdit edebilir cinsten olacak. Bundan sonrasın da sözü FaceApp’e bırakalım ve kullanıcıların hangi verileri aldığını özetleyelim. Hizmet aracılığıyla gönderdiğiniz kullanıcı içeriği örneğin fotoğraflar FaceApp ile aranızdaki iletişim e-posta gibi bize doğrudan verdiğiniz bilgileri topluyoruz. Bu bilgileri diğer kullanıcılardan gelen analitik bilgilerle toplar ve kullanırız. Hizmetimizi kullandığınızda sunucularımız IP adresinizi, tarayıcı türünüzü, yönlendiren çıkan sayfaları ve URL leri ve tıklama sayı bilgilerini otomatik olarak kaydeder. Ve şimdi FaceApp hakkında buraya kadar anlattıklarımızı unutun ve şu gerçeği dinleyin. İnsanın yüzünde kullanılan malzeme son derece basit ve sadedir. Tek bir deri, bir çift göz ve biraz da kıl. Buna rağmen o yüzde muhteşem bir güzellik vardır. Acaba 2 aylık bir bebeğin yüzünde o sadelik ve o basitlik içinde öyle güzel bir yüzün yaratılabileceğini eğer görmeseydiniz ihtimal verebilir miydiniz? Bir insan için bir yüz çizdikten sonra ikincisi için başka bir yüz çizmek en azından ilki kadar imkansızdır. Hepsinde aynı unsurları kullanıp her birine ayrı bir sima çizmenin zorluğunu meşhur fransız ressam Henri Matisse şöyle anlatıyor; Bir ressam için gül resmi çizmek kadar zor bir iş yoktur. Çünkü daha evvel çizilmiş bütün gül resimlerini bir yana bırakıp öylece çizmesi gerekir. Hem insanın yüzü basit bir portreden ibaret değildir. Oraya yerleştirilen her bir azanın sınırsız bir sanat kadar sınırsız bir bilgiye ihtiyaç gösteren fonksiyonları da vardır. Bütün bu fonksiyonları bir kenara bıraksak bile bu yüzde tebessüm, endişe, sevinç, korku, kahkaha gibi yüzlerce manayı dile getirmek yüzü yaratmak kadar imkansız değil midir? Okyanusu bir bardağa doldurmak ne kadar zor ise insanın ruhunu simada temsil etmekte o kadar zordur. Bir heykeltıraşın basit bir heykele o simetriği verebilmesi için bazen yıllarca çalışması gerekiyor. Buna mukabil saniyede 4 insan ve her gün 350 bin insan son derece kolaylıkla yaratılıyor. Her birine farklı bir yüz veriliyor. Şimdi soruyoruz. Birbirinden farklı bu yüzlerin yaratıcısı kim? En basit maddelerden bir sanat harikası yapıp sanatında akılları hayrete düşüren bu sanatkar kim? Kim o yüzde sayısız manayı ifade eden? Kim her ferde farklı bir yüz veren? Kim o yüzdeki cihazlara mükemmel işler yaptıran? Göze görmeyi, burna koklamayı, dile tatmayı ve kulağa işitmeyi öğreten kimdir? Bütün bu kimlerin tek bir cevabı var. Evet insan yüzü gibi yağmur damlasından kar tanesine papatyalardan karanfile parmak içinden göz bebeğine karıncalardan semanın yıldızlarına ve zerrelerden galaksilere kadar her bir mevcut kendine mahsus ve şekille yaratılmaktadır. İşte her mahluka farklı bir suretin verilmesi ve o mahlukun kendi cinsinin hiçbir ferdine benzememesi ispat eder ki Cenab-ı Hak vardır ve birdir. ilmi nihayetsiz, kudreti sonsuz, iradesi kayıtsızdır.

Exit mobile version