Mastürbasyonu alışkanlık haline getirirsen çeşme kurur!

Kardeşler bilimsel bir tespit naklediyorum. İşin haram helal boyutunu söylemiyorum. Zaten yazılarımda ve sohbetlerimde bu konuyu anlattım. İstimna, İslamiyet’te caiz değildir. Ancak en zor ihtimalde yani zina etme tehlikesi oluşursa kişi kendisini tatmin edebilir. Bir şeylere bakmadan. Bunun dışında kişinin zevk almak için kendini tatmin etmesi caiz değildir. Bu işin dini boyutu. Bir de işin sıhhi boyutu var. Bir erkek hayatı boyunca ortalama dört bin ila beş bin defa boşalabilir. Dört bin, beş bin arasıdır. İstatistikler bunu söylüyor. Şimdi eğer bu erkek, gençliğinde kendisini çok fazla zorlarsa ve bu istimnayı alışkanlık hâline getirir de çok fazla boşalırsa kırk beş yaşlarına geldiğinde, elli yaşlarına geldiğinde ne olur? Çeşme kurur. Daha açık söyleyebilir miyim? Yok! Daha açığa gitmeyelim kardeşler. Kırk beş yaşında hanımı kendisine geldiğinde “ya bey hadi gel biraz sportif faaliyet yapalım” dediğinde bu adam ne der? -Hatun ben jübileyi yaptım bee! Sportif faaliyet bitti. Kırk beşte jübileyi yaptım dersen rezil olursun.

Bol bol mastürbasyon yapın gençler!

Günümüzde bir çok cahil insan var ki kendisini âlim zannediyor. Sadi-i Şirazi’nin sözü ile taksim edeyim. “Sorun cahil olman değil. Sorun kendini âlim sanman.” Yoksa ülkemizde birçok cahil insan var, öğrenmek için ilim ehlinin kapısına gidiyor. Bu adamda sorun yok. Her gün kendisini geliştirir. Ama bir çok cahil de var ki eçhel. Cahil hem de eçhel. Eçhel ne demek? Cahil olduğunun farkında değil. Kendini âlim sanıyor. İşte büyük sorun budur. Sorun, kendisini âlim sanan cahillerde. Bakın, bir mesaj geldi iki hafta önce. Şimdi naklediyorum. Gençler diyor ki: “İki, üç arkadaşımla beraber, mahallenin köşesinde oturuyorduk, sohbet ediyorduk. Yatsı ezanı okunacak, arkadaşlar ile muhabbet yapıyoruz. Bir abi, mahallenin hürmet ettiği, saygı duyduğu bir abi geldi ve dedi ki: “Gençler ne yapıyorsunuz, ne ediyorsunuz?” konuya girdi ve peşinden bize nasihatte bulundu.” İmamlarınıza dikkat edin! Mahallenin abisine bakın, nasıl bir abi. Nasihate bakın: “Gençler, bol bol istimna yapın.” Onun tabii daha kötü bir tabiri var, biliyorsunuz halk arasında söylenen. İstimna İslami tabiridir. Kişinin kendi kendisini tatmin etmesi, boşaltması. Şimdi, bu abi ne diyor bu üç tane gence? Az sonra namaza gidecekler ha. “Gençler bol bol istimna yapın. Bu kuvvetinizin, bu gençliğinizin kıymetini iyi bilin. Bol bol istimna yapın. İlerde gücünüz, takatiniz kalmaz.” Abinin verdiği nasihate bak! Bu adamı imam yaparsan ne olur, nereye götürür bu adam seni? Bir, dünyadayken rezilliğe götürür. Kardeşler, bilimsel bir tespit naklediyorum. İşin haram, helal boyutunu söylemiyorum. Zaten yazılarımda ve sohbetlerimde bu konuyu anlattım. İstimna, İslamiyet’te caiz değildir. Ancak, en zor ihtimalde yani zina etme tehlikesi oluşursa; kişi kendisini tatmin edebilir. Bir şeylere bakmadan. Bunun dışında kişinin zevk almak için kendisini tatmin etmesi caiz değildir. Bu, işin dini boyutu. Bir de işin sıhhi boyutu var. Sıhhi boyutu nedir? Bir erkek hayatı boyunca ortalama dört bin ila beş bin defa boşalabilir. Dört bin, beş bin arasıdır. İstatistikler bunu söylüyor. Şimdi, eğer bu erkek gençliğinde kendisini çok fazla zorlarsa ve bu istimnayı alışkanlık hâline getirir de çok fazla boşalırsa; 45 yaşlarına geldiğinde, 50 yaşlarına geldiğinde ne olur? Çeşme kurur. Daha açık söyleyebilir miyim? Yok daha açığa gitmeyelim kardeşim, çeşme kurur. 45 yaşında hanımı kendisine geldiğinde, “ya bey hadi gel biraz sportif faaliyet yapalım” dediğinde; bu adam ne der? “Hatun, ben jübileyi yaptım be.” Sportif faaliyet bitti. Neden? Çünkü, yapmaman gereken bir fiili yaptın. Allah bize bir şeyi yasak ettiğinde; muhakkak o yasak ettiği şeyin fıtri olarak da sıhhi olarak da bize bir zararı vardır kardeşler. Yasak ettiği her şeyin bize bir zararı var. Bunun zararı ne? Bu kardeşim devlet çeşmesi değil. Eninde sonunda kuruyacak bu. Ama kuruması senin planlamana bağlı. 60’ta da kuruyabilir, 40’ta da kuruyabilir. Sen gencim, çok kuvvetliyim ben, şudur, budur deyip de istimna yapmaya devam edersen ve bunu alışkanlık hâline getirirsen ne oluyor? 45’te hanıma diyorsun ki: “Jübileyi yaptım hatun.” 45’te, jübileyi yaptım dersen rezil olursun. Rezil olursun. Hanımının da hanımlık hakkını veremezsin. Erkeğin erkeklik hakkı olduğu gibi kadında, kadının da şehvet ihtiyacı var. Senin şehvet ihtiyacın olduğu zaman ne yapıyorsun? “Hatun gel biraz spor yapalım be.” diyorsun değil mi. Hatunun bu hakkı yok mu? Onun da istediği ve senin hiç istemediğin zamanlar olacak. “Ya hocam biz erkeğiz, bizim istemediğimiz zaman olmaz.” Hayır. Her evlenen erkeğin hoşuna gitmediği anlar, moralinin bozuk olduğu anlar, stresli olduğu anlar, istemediği anlar olur. Her kadının olacağı gibi. İkisi birbirini idare edecek. Şimdi, erkek şehvet istediği anda hanımı ona yaklaşmazsa; hadislerin deyimi ile sırtını dönerse ne oluyor? Lanetlenmiş bir kadın oluyor. Efendimiz aleyhisselâm: “Sabaha kadar Allah’ın melekleri bu kadına lanet eder.” diyor. Neden? Erkeğin şehveti ihtiyacını gidermediği için. Aynı şey erkek için de geçerli. Kadın senden istedi ve sen de hanımına sırtını döndün. Bu kadının ihtiyacı yok mu? Bu kadın insan değil mi? Sen de bu kadını zinaya teşvik etmiş oluyorsun. Kadın da kocalık hakkını vermediği için seni zinaya teşvik etmiş oluyor. Bu iş nereden geldi buraya? İstimnadan geldi. Şu anda bu istimna denen melanete öyle alışmış insanlar var ki; hanımıyla evli, on yıllık evli, hanımı ile cima yapmak yerine köşeye çekiliyor, kendisini tatmin ediyor bilgisayarın başında. Bize gelen mesajları bir okusanız; ağlarsınız, ağlarsınız. Öyle bir alışmış ki, kanına bu pislik öyle bir girmiş ki; hanımı ile cima edecek, helalin var orada senin, yapacağın iş her saniye ibadet ama burada haram olan yolu tercih ediyor. Çünkü hastalık. Artık bir hastalık hâline gelmiş. Sonra da şikayette bulunuyor, “çocuğum olmuyor” Allah’ın istemediği fiili yaparsan senin nasıl çocuğun olabilir müslüman kardeşim? İşte bakın, o abi ne yaptı? Dedi ki: “Bol bol istimna yapın.” Gençlerin kısır olmasını sağlayan bir abi. Sapık abi. Sapkın abi. Sen bu adamı dinlemeyeceksin. Sen İslam’a bakacaksın. İslam ne diyor? Bunu yapma! İslam bir şeye bunu yapma diyorsa orada bizim faydamız vardır. Bizim, bu açıdan bakmamız lazım kardeşler.

Şehvet duygumuz olmasaydı ne olurdu?

İnsanın fıtratında Allah Teâlâ, hem erkekte hem bayanda, dişide cinsi münasebet isteği koymuştur. Bizim içimize Allah Teâlâ bu isteği vermiştir. İsteseydi böyle bir imtihan vermeyebilirdi. Şehvet denilen sınavla bizi sınav etmeyebilirdi. Ama Rabb’imiz böyle bir sınav verdi. Bu kuvveti içimize koydu, birbirimize mecbur olalım diye. Kadın ve erkek birbirine mecbur olsun diye. Şimdi, erkeğin önünde eğer İslam fıtratına uyarsa bir seçenek var. Bu şehvet isteğini kapatabilmek, örtebilmek, tatmin edebilmek için bir seçenek var. Tek seçenek. Nedir o? Nikah. Nikah helaldir, zina haramdır. Ama erkek fıtratının bozulmasını müsaade ederse, kötü arkadaşlarla beraber olursa, karşı cinsle yakın irtibat halinde bulunursa başka iki yolla bu cinsi isteğini ortadan kaldırabilir. Bu serbestliği de vardır. Bu iki yol nedir? Bir; zina, bedeni zina. İki; el zinası, istimna. Bedeni zina, bildiğiniz karşı tarafla anlaşmalı olaraktan birbirini tahrik etmeler ve ondan sonra nikahsız bir şekilde cinsi münasebete girmeler. Büyük günahlardan bir günah işleme. Fıtratını bozmuş demektir bu adam. Allah’ın dediği meşru yolu seçmedi, şeytanın dediği naneyi yedi. Çok kötü bir yola girdi, fıtratını bozdu. Zina öyle bir tatlı gelir ki bu adama artık evlenmek istemez. Çünkü haram, haramdaki ilişki, haramdaki şehvet duygusu; helalinle yaptığın şehvetten, birleşmeden, cinsi münasebetten daha lezzet vericidir. Daha fazladır. Bu şeytandan gelir. İkinci yol nedir? İstimna. Yani kadın ya da erkeğin kendi kendini tatmin etmesi duygusu. Bu da İslam’da caiz olmayan bir meseledir. İnsanlar bu yola tevessül edip fıtratını bozarsa yine evlenme ihtiyacı ortadan kalkar. Allah neden yasak etti bunları? Çünkü bu yola tevessül etme. Şehvetin biriksin, şehvetin kuvvetlensin, kendini evlenmek zorunda hisset. Yükün altına gir ve bir kadınla nikahlan. İşte bu İslam fıtratıdır. Bu fıtratı yerine getirmezsen sapıtırsın, bozulursun. Bozulduktan sonra bir gün sen de toprağın altına gireceksin. O toprağın altında nice yiğitler var. Nice ağalar paşalar var, belinde iki tane silahla gezen adamlar var, nice reisler var toprağın altında. Solucanlar tarafından yeniyor şu anda, solucanlar parçalıyor. Dur reis şuradan da biraz kopartayım, diyor. O ağalar paşalar, o belinde silahla gezenler de hiçbir şey diyemiyor. “Aman akrep kardeş beni sokma, beni sokma, ben çok itibarlı bir adamdım.” diyemiyor. Toprağın altında nice paşalar var, nice başbakanlar var. Nice cumhurbaşkanları var, kemiriliyor. Çıyanlara karşı gelemiyor. Efendiler, bu bizim de başımıza gelecek. Bu toprağın altına girecek miyiz, girmeyecek miyiz? Gireceğiz. O zaman buraya bir hazırlık lazım gelir. Bu hazırlık İslam’a uymaktır. İslam’a uymadığın zaman Twitter Müslüman’ı olursun, Facebook Müslüman’ı olursun. Hafta arası haberleri seyrettim. İntihar vakası gördüm. Onu da anlatayım, kapatalım. İki tane kız, bir su kanalının yanında oturuyorlar. Okuldan çıkıyorlar. Okul çantalarının içine… İnşallah onlar bizim yaptığımız okul çantaları değildir. Okul çantalarının içine not bırakmışlar. “Mutsuzuz.” İkisi de aynı notu bırakmış, çantalarının içine atmışlar. Hani boş gitmeyelim, bir iki mesaj bırakalım muhabbeti. İkisi de beraber ya Allah bismillah kanala atlamışlar. Tabii sesi duyunca, bağırış çağırışı duyunca… İntihar eden herkes pişmandır. Kesin ve kesin intihar etmeye teşebbüs eden herkes intihar işini yaptıktan sonra pişmandır. Bunlar da başlamışlar bağırmaya. Bağırırken oradan birileri duyuyor. Koştura koştura onlar da suya atlıyorlar, kızlardan bir tanesini çok şükür kurtarıyorlar. Kız dışarı çıkıyor ama diğerini kurtaramıyorlar. Diğeri suda sürükleniyor, boğularak ölüyor. İntiharla gitmiş oluyor. Bıraktıkları not ne? Mutsuzuz! Niye mutsuz? Çünkü kalbini İslam’la tatmin etmemiş. Kalbini boş şeylerle tatmin etme peşinde. O gün o erkekle gezmiş, öteki gün öbür erkekle gezmiş, o ona kızmış, bu buna küsmüş. O ona demiş ki: “Niye o erkekle gezdin?” Hiçbir nikah bağı olmadan hep birbiriyle gezen erkekler ve kızlar… Kadınlı erkekli gezmeler… Nikah bağı yok, bu görüşmeler haram! Kalp devamlı kirleniyor, fıtrat devamlı bozuluyor. Sonra ne oluyor? Ondan sonra mutsuzum! Çünkü kalp haramla tatmin olmaz, kalp Allah’ın diniyle tatmin olur. Onu tatmin etmenin başka bir yöntemi yoktur. Mutsuz oluyor, keyifli olmuyor, kaygılı oluyor. Ne yapalım, nasıl kurtulalım? İntihar edelim. Şeytan geliyor, kuruntuyu kafasından veriyor, diyor ki: “İntihar edelim.” Kızlar da karar veriyor intihar etmeye ve atlıyorlar. Atlamadan önce bir tanesi Facebook’una mesaj yazmış. Bak mesajı getirdim, ne kadar hikmetli. ”Varlığımla terbiye olmayanı, yokluğumla terbiye ederim.” Vay be! Ne kadar ibretlik bir söz değil mi? Tamam bütün dünya terbiye oldu. Bravo, intihar ettin, çok güzel bir mesaj bıraktın. Bunu gören erkek, bunu gören o çocuk, bunu okuyacak biraz üzülecek. “Vay be! Hakikaten beni terbiye etti.” diyecek. İki gün sonra üç gün sonra unutacak seni. Sen öldüğünle kalacaksın. Kabrinde kıyamete kadar Hadis-i şeriflerle beyan edilmiş üzere, beyan edilmiş olduğu üzere, kıyamete kadar intihar ediş şeklinle yani boğulmayla azap göreceksin. Eğer imanlı olarak öldüysen inşallah af olursun. İnşallah. Ama imansız gittiysen kimse seni kurtaramaz. Bu sözü yazmış Facebook’una üç beş dakika önce. Tamam, mesajımı da bıraktım. Er odur ki dünyada koyar bir eser, esersiz kişinin yerinde yeller eser. ”Benim de eserim bu, terbiye ettim milleti, mesajı da bıraktım, boş gitmedim.” diyor. Lup! Suyun içine atlıyor. Ondan sonra? Ondan sonra intihar etmiş olarak gidiyor. Bütün millete haberlerde konu oluyor. İki gün sonra herkes unutur. Mesele şudur: Fıtratını bozduğun zaman sapıkça fikirlerde olursun. Fıtratını bozduğun zaman tatmin olmazsın. Kendini dünyevi şeylerle tatmin etmeye çalışırsın ama tatmin olmazsın. Geçen hafta ateş misalini verdim. Hiçbir erkek kalbini haram zina işleriyle tatmin edemez. Bütün bu haram zina işleri, bütün bu karı kız işleri, odun demektir odun! Odunu istediğin kadar ateşe koy, tatmin olmazsın. Siz hiçbir orman yangını gördünüz mü, ateş şöyle desin: “İsmail, tamam kardeşim bak ormanın yarısına kadar yedik, içtik, ormanı bitirdik, bundan sonrasını yemeyelim yeter be! Bir dahaki yaza artık, bir dahaki yaza yeriz kalanını.” Böyle bir ateş gördünüz mü? Ateş yakaladımı ormanı bitirir, kül eder. Ateş yakaladı mı bir yeri bitirir, yok eder. Bu ateştir. Nefis böyle bir şeydir, doymaz, tatmin olmaz. Üç tane kız arkadaşın olsa dördüncüyü ister. Gözü hep dışardadır. Bu nefsi tatmin edemezsin, iş sapkınlığa gider. Avrupa’da niye aile içi ilişkiler arttı? Niye eşcinsel ilişkiler arttı Avrupa’da? İki tane kız arkadaşı oluyor, üçüncü kız arkadaşını buluyor. İstediği her zaman zina yapabiliyor. Tatmin olmuyor, daha ötesini istiyor. “Dur ya, bir erkek erkeğe deneyeyim, bakayım.” diyor. Fıtrat bozulmuş kardeşim. Bu adamların fıtratı bozuldu. Avrupa’nın fıtratı bozuldu. Yahudi’nin fıtratı bozuldu, ateistin fıtratı bozuldu. Müslümanlar, bizim fıtratımız bozulmasın. İslam’ı yaşayalım ki Allah bizi bozmasın. (Amin) Allah’ımız ayeti kerimede buyuruyor ki: “Ey Habibim sen onların üzerine bir muhafız değilsin.” (En’âm, 107) Bak bu ayet-i kerime çok önemlidir. “Sen onların üzerine bir vekil de değilsin.” (En’âm, 107) Ne demek bu? Bize tebliğini yaptı mı? Vallahi yaptı, şahidiz. Ayet ortada, binlerce hadis ortada, binlerce mucize ortada, tebliğ açık. O görevini yaptı ama Allah’ımız diyor ki: “Sen kendini yıpratma. Boşu boşuna kendini yıpratma, sen muhafız değilsin ki onların başına. Tebliğini yaptın, onlar nasıl yaşarsa yaşasın.” Allah’ın Peygamberi Aleyhisselam görevini yaptı. Soru şu? Ey Müslüman, sen görevini yapıyor musun? Sen Allah’ın peygamberinin sana tebliğ ettiğini insanlara karşılıksız, çeksiz, senetsiz, menfaatsiz tebliğ ediyor musun? Allah Teâlâ bizleri, hayatının sonuna kadar İslam’ı karşılıksız olarak tebliğ eden kullardan etsin. (Amin) Amin.

Mastürbasyon yapmanın hükmü nedir?

Arkadaşın sorusu, elle boşanmaya caizlik olabilir mi diye? Arkadaşlar o zaman çok efkarlanıyorum Yemen olaylarından Suriye’deki olaylardan ben delireceğim bir miktar alkol kullanayım diyene ne demeliydim ben? Ona da izin vereyim mi? Sadece doktorun belli hastalıklardan dolayı elle boşalmak zorundasın dediği evli insanlar bile var. Tıbbi bir konu bu. Bir arıza, bünye arızası. Onu, şeriatımız doktorun emrini, müftünün emri kabul eder İslam. Uzman bir doktorun emri, müftünün emridir. Şeriat’ımız böyle bir şeriattır. Ama uzman olacak tabi. Artı, zindana düşmüş, veya zindanvari bir yerde bulunan bir Müslümana da şeriatımız bu konuda ruhsat veriyor. Fetvası bu. Ancak ben kardeşlerim olarak, ağabeyiniz sıfatı ile, şeriatımızın ayıp, utanma diye kabul etmediği bir konu olduğu için size söylüyorum. Gençlerin abisi olmakla iftihar ediyorum. Kıyamet günü işime yarayacağını düşünüyorum. Gençlere en pratik cevaplarımdan biri arkadaşlar, buna bulaşan evlendikten sonra da kurtulamayabilir bundan dikkat edin! Aile huzursuzluklarının, evlendikten 6 ay sonra, ulan boş bir karı ile evlenmişiz biz diye kabadayılık numaralarının temel nedenlerinden biri bu hastalıktır. Sigara gibidir. Doktora gider, hastanenin önünde son çekişini yapar, söndürüp öyle gider onkoloji bölümüne. Doktor da sigaraya devam ediyor musun? Abi ara sıra işte, ara sıra dediği, hastanenin önünde bile içiyordur. İnsanoğlunun alışkanlıklarını bırakması çok zor arkadaşlar. Bu alışkanlıklar, ne kadar erken yaşta başlarsa, o kadar geç yaşta bitiyor. Bazen de bitmiyor. Yaşın geçi yok çünkü. Yaş 60 deyince, hala genç olabiliyor insanların kafası. Yani bu hastalığı, hastalık bu. Evlilikten sonrasının temel sorunlarından biri olarak kabul edebiliyorsa kafa o zaman ona bir çare buluruz. Yani bir açık kapı bulunabilir. Boşanma en basit sonucu olabilir bu hastalığın.

Masturbasyon ne zaman caiz olabilir?

Bismillâh elhamdülillah Vessalatu vesselamu alâ Resûlillah cinsellik bu hayattaki en ağır imtihanlarımızdan biridir ve biz isteyerek eczaneden cinsellik almadık öyle yaratıldık kadını da erkeği de evlilik hayatı cinselliği dizayn için Allah’ın koyduğu en büyük kanunlardan biridir evlilik vaktine kadar veya evlilikteki bir olağanüstü engelden dolayı boşalamayan bir Müslüman cinsel tatminini dışarı atamayan sperm atamayan bir insan elle boşalabilir mi? sorusuna net bir cevap vereceğiz elle boşalmak caiz değildir elle boşalmak haramdır doktor bazı gençlerdeki hastalıklara şu yaşa kadar elle boşalman lazım şu kadar haftada mesela dediği zaman bu alkolle tedavi edecek bir ilacı kullanmak durumunda câiz olur bunun dışında ulemamız şu zor şartlarda caizdir gibi fetvalar vermişlerdir bu doktor tavsiyesi dışında evet doğru cevaz vermişlerdir amma akşama kadar şu internetin bu televizyonun başında vakit geçirdikten sonra zor şartlar diye herkesin kendi fetvasını verdiği bir din yaşarsak biz âhiretimizi berbat ederiz Velhamdülillahi Rabbi’l-âlemin

Masturbasyon İstimna Yapmak Günah Mıdır?

suistimal etmek günah mıdır diye soruyorlar? ne demek? neyi? – istimna – masturbasyon yapmak? istimna günahtır velâkin zina tehlikesi varsa milletin karısına kızına kötü gözle bakma tehlikesi varsa o tehlikeyi aşmak için cevaz vardır evet orada müsade vardır tabi canım öbür türlü kebâir günaha gireceksin – yani zina yapacağına öyle yapmak daha iyi yok zaten tam zinaya diyor mecbur kaldı o zaman yapması farz olur diyor farz olur çünkü dayandı kapıya artık haramdan kurtarması lazım