Sapık Bir Erkeğin En Belirgin Özellikleri

şşt ufaklık kıvırcık şşt naber gel gel ders yapalım gel gel hadi, senin adın ne? Az önce şşt gel buraya gel gel azcık neyse hadi tamam uslu dur ozaman, gelmeyeceksen uslu dur bak gel gel 🙂 Valla çocuğum olsa böyle bişey olabilir ha dimi? Dersimizin konusu abazanlık, abazanlıkla ilgili ders yapcaz Aramızda bazı arkadaşların el kitapçığını yazmışlığı bile olabilir yani bunla ilgili Yani şimdi bi derste filan özel kendi aramızda filan yapıyoruz dersi herkes bi yorum katıyor, herkesin bilgisi var arkadaş, herkesin bir yorumu tabi bi geçmişi var. e hepimizin bi dönem hormonlarının ayağa kalktığı, yürüyüp şahlandığı günler olmuştur yani illaki ama şimdi abazanlık diyince şöyle kelime anlamı çıkıyor karşı cinsten hoşlanmak abazanlık mı? değil Bu Allah ın koydugu bişey bizim içimize, bizim bahsettiğimiz şey bu karşı cinsten hoşlanmayı kontrol edememek problem, problemi ilk önce tanımlayalım. Ve bu gerçekten ciddi bir problem mesela bize gelen mesajardan biliyorum, toplumun bir çoğunda böyle bir problemin olduğunu nerden biliyosun; bize gelen birçok mesajda insanlar böyle ümitsizlik içinde Mehmet, yani abi çok özür dileyerek söylüyorum abi ben mastürbasyon hastalığından kurtulamıyorum ne bileyim abi ben o kötü videoları pis videoları izlemeden duramıyorum. Yani irade edemiyorum diyor Mehmet ya bak irade edememesi nasıl bisey biliyor musun ya burda kötürüm bi kardeşimiz olduğunu düşün şurdan şuraya gitmek istiyor, arkadaşın yanına gitmek istiyor, gidemiyor ama yani. irade edemiyor, veya eroin bağımlısı birisini düşün, evet yapmaması gerektiğini biliyor sonunun ölüme doğru gideceğini biliyor ama yinede içmek zorunda kalıyor, kafayı çekmek zorunda kalıyor doğru muyum Maalesef ki Öyle, demek ki ilim yetmiyor bırakmak için, demek ki iradeyi güçlendirmek lazım veya başka şeyler lazım. Ve nasıl bir ortamda yaşıyoruz.. abi bundan 500 yıl önce, Caner, sence böyle problemler var mıydı? Böyle rezillikleri düşünen insanlar var mıydı? Bence yoktu abi. Neden? Çünkü insanlar 15 -16 sında zaten evleniyor yani. E düşünsene zamanında evlenmiş olsaydım o zamanlarda yaşasaydım Furkan yaşında böyle az önceki kardeş gibi kıvırcık kıvırcık çocuklarım olurdu yani. şöyle birşey var helâl dairede bu yaşamamız gereken şeyleri yaşayabilirdik. Ve helâl dairesi var yani bunun. Evet şimdi islamdan bahsederken “şunu yasaklıyor“ “bunu yasaklıyor şöyle oluyor böyle oluyor“ diyoruz ya, yok abi; yasakladığı yerde bi sınır koyuyor sadece Sana onun helâl dairesini vermiş, sen o helâl dairesinde kalmanı istiyor senden. Mevzu orda yani Eger o helâl dairesinde keyfe kâfi olan o helal dairede hayatını sürdürürsen hiç bir sıkıntı yok hatta hayatın daha düzenli daha iyi ilerliyor Günümüze geldiğimizde, 500 yıl önce evet helâl bi dairede insanlar evleniyordu, ama günümüze geldiğimizde bir evlilik yaşı nerelere geldi Mehmet? 24, 25, 30 yaşına kadar sürüyor di mi, neden? iyi bir kariyeri olsun çocuğun, arabası olsun, evi olsun, şöyle olsun böyle olsun derken 30 yaşı buluyor. şimdi bu istekler arzular bizi ergenlik döneminden itibaren başlıyor 15 yıllık, bi cinselliğe aç bir topluluk oluşuyor. 15 yıl boyunca evlenene kadar cinselliğe aç bir topluluk oluşturursan, cinselliği rahatça pazarlayabilirsin Ne oluyor abi, gazetede, billboardlarda, televizyonda, internette instagram da, ya fotoğrafım beğenilsin diye bile cinsellik pazarlanıyor Böyle bir asırda yaşıyoruz yani, maalesef böyle bir asırda yaşadıgın zamanda bu kardeşler düşünüyor ve şeytan bu kardeşlerin kulağına fısıldıyor. diyor ki “ya böyle bir ortamda böyle işler dönerken sen nasıl bırakabilirsin ki böye birşeyi?“ ve ümitsizligi damarlarına kadar hissediyor çocuk ve bunu bırakamayacağını falan düşünüyor. Yok Mehmet öyle birşey, yok yani. Yapılıyor abi Gerçekten hayâ sahibi, terbiye sahibi helâl dairede yaşayan insanlar olunabiliyor abi Bundan şimdi örnekler sunacaz inşallah. Bismillahirrahmanirrahim “55 sene evvel, ben 20 yaşlarındayken, üstad Bediüzzaman hz. kendisinin bir hatırasından bahsediyor yani bu makaleyi yazdıktan 50 – 55 sene önce üstad Bediüzzaman hz. kim? Bir molla, hakiki bir molla Yani 7 fen ilimini biliyor aynı zamanda kuran ilimlerinede vâkıf ve gece ibadetler, şunlar bunlar, gerçekten evliya yani şimdi böyle bir insan kendi hatırasından bahsediyor. “55 sene evvel ben 20 yaşlarındayken Bitliste merhum vâli Ömer paşa hanesinde iki sene onun ısrarıyla ve ilme ziyade hürmetiyle kaldım“ şimdi Caner üstad burda neden bahsediyor? üstad, ilim aldığı dönemde 20 li yaşlarında hepimiz 20 li yaşlarındayız hemen hemen. Zıpkın gibi olduğumuz çağdayız, doğru muyum. Kuvvetliyiz yani, böyle bir çağda, Ömer paşa hanesinde ilime çalışıyor demek ki orda imkanlar daha el verişli olduğundan orda ilim tahsil ediyor Ömer paşa hanesinde iki sene onun ısrarıyla ve ilme ziyade hürmetiyle kaldım. Onun altı adet kızları vardı, üçü küçük, üç büyük kızı varmış Ömer paşanın Ben üç büyükleri, yani üç büyük kızı iki sene beraber bir hanede kaldığımız halde, birbirinden tefrik edip tanımıyordum” Ne demek istiyor biliyor musun Caner, Ömer paşanın kızları var üç büyük. Ayşe, Fatma Hayriye olsun, hangisi büyük, hangisi Fatma hangisi Hayriye bilmiyor. Bir kere bile bakmamış Mehmet. Kaldırıp kafasını bakmamış, birbirinden ayıramıyor yani; hatta olayın devamında âlim bir arkadaşım geldi iki günde onu tanıdı diyor, öyle bahsediyor şimdi Mehmet biz bi kendimize soralım ya, lise de aynı sınıfta yaşadığımız insanların herşeyini biliyorduk, özellikle kız arkadaşlarımızın yani. Güldün bak, sen biliyon kesin. Bak yav kardeş böyle bişey olama yaz, hangi renkten hoşlanır, hangi yemekleri yer, hangi diziyi izler hangi muziği dinler bu kadar iyi biliyoruz bırak birbirinden ayırt etmeyi, hangisinin hangisi olduğunu bırak herşeyini biliyoruz ya. Bizim dönemde öyle bir arkadaş vardı ya sınıfın muhtarı gibiydi yani Kaç tane abisi var onu biliyor anladın mı, o kadar iyi yani Yav kardeş üstad böyle bir âlim, molla, böyle bir islam âlim’i olduğu halde nefsine güvenip bakmıyor üstad. Biz bakıyoruz ama “ ne olcak ki arkadaşım ya, ne var ki bunda?” “ ne var ki bu diziyi izlememde, bişey yok ki. Bir öpüşme sahnesi yani ne var?” doğru değil mi Caner? Biz işte kendimize dikkat etmiyoruz üstad kendi nefsine güvenmiyor, bakmıyor, meyil edebilirim diye, burası da çok önemli Mehmet, Furkan bak burası çok önemli, meyil edebilmek. Bizim fiillerimiz, yaptığımız işler meyillerimizden oluşur. Meyiller neden oluşur biliyor musun abi, sen duyu organlarını neyle besliyorsan onla oluşur. Yani sen gözünü kulağını ağzını dilini neyle meşgul ediyorsan hangi ortamda tutuyorsan onunla meyillerin oluşur. Mesela biz Hayalhanem’e gelen arkadaşlara, gelen kardeşlere deli gibi namaz dersi filan yapmıyoruz yani. Ya kardeş otur kalk nolursun namaza başla şöyle yap böyle yap, baskı falan yok. Çocuk buraya geliyor gidiyor bu ortamda nefes alıyor, bu ortamdaki arkadaşlarla arkadaş oluyor, bir bakmış namaza başlamış. Yani ekstra bi mücadele gerekmiyor. Peki ya abi aynı şekilde kuşimato sokağı var şurada alkollerin rahatça içildiği, barların olduğu bir sokak. Oraya takılsa, “ya abi ben bişey yapmıyom ki, içmiyom ki, yani masada oturuyom sadece“ dese sadece o ortamda bulunduğu için zamanla evine yatağına yanlız gitmemeye başlar bu çocuk, çünkü orayla besliyor kendini Gözünü kulağını dilini, ve meyilleri bu şekilde oluşuyor. Meyilleri oluşunca, fiilleride hareketleri de bu şekilde oluşuyor. Bizim meyil etmememiz için kendimize dikkat etmemiz gerekiyor abi, bakmamamız gerekiyor kendi nefsimize güvenmicez abi, bu kadar net. Ve kendimizle savaşacağız. Fakat bugün kendi nefisleriyle aslanlar gibi savaşanların hikayelerini anlatacağız islam kahramanlarının hayâ kahramanlarının hikayelerini anlatacağız Birisi üstad Bediüzzaman Said Nursî hazretleriydi. Diğer bir örnek Kuran’nın en güzel örneklerinden biri olan Yusuf as.’ ın kıssası. Yusuf as. Bulunduğu evin sahibesi tarafından inanılmaz bir şekilde ilgi Alanı olmaya başlıyor daha doğrusu aşık olunuyor yani Yusuf as bilindiği üzere herkesin bildiği gibi güzelliğiyle yakışıklılığıyla bilinen bir peygamberimiz, dolayısıyla ona olan ilgisi evin sahibesinin, yani Züleyha’nın ona olan ilgisin artık sınırı aşıyor ve onu elde etmeye çalışıyor Bir gün sarayın kapılarının sıkı sıkı kapandığı bir anda, pencerelerinin sıkı sıkı kapandığı bir anda, yani kimsenin dışarda görmeyeceği bir anda, öyle bir zamanda Yusuf as.’ ı elde etmeye çalışıyor Züleyha Kuran bu olayı şu şekilde bahsediyor: Bismillahirrahmanirrahim “Doğrusu, hanım ona sahip olmayı iyice aklına koymuş ve buna yeltenmişti de. Eğer Rabbinin bürhanını, yani Rabbinin delilini, görmeseydi o da kadına meyledecekti. Biz ondan kötülügü ve fuhuşu uzaklaştırmak için işte böyle yaptık çünkü o ihlâsa erdirilmiş kullarımızdandı.” Gerçekten bu çok sert bi imtihan yani gerçekten zor. Neden biliyor musun, mesela şundan bahsedeceğim Züleyha yaşlı veya çirkin bi kadın olsa bu kolay bi imtihan olur doğru muyum veya Yusuf as. genç olmasa, yaşlı bir dede olsa veya 50-60 yaşlarda olsa bu daha kolay bi imtihan olur di mi? Ikisininde gençlik dönemi, ve çok soylu bir kadın karşı taraftaki ve böyle bir imtihanda Allah Yusuf as.’a seçenek sunuyor kendi arzularına karşı koyup orda hayır diyebiliyor anladın mı kendi arzularına hayır demek kolay bişey değil. Bizde buralarda yeniliyoruz zaten kendi arzularımıza hayır diyemediğimizden yeniliyoruz arkadaşlara dönelim reele dönelim şimdi de günümüzde şöyle bi durum oluyor, arkadaşlara diyoruz ki ya tamamda abi yani reelde ben napmam lazım bu illetlerden bu hastalıklardan kurtulmam için yani o videonun başına geçmek istemiyorum ama irademi nasıl koruyacağım? Bunu zaten Resûlullah as. 1400 yıl önce zaten söylemiş bize tavsiye etmis, demiş ki oruç tutun, ama bizde ne oluyor biliyor musun ya oruç tutuyozda yani işte o gün keyifsiz geçiyor, o gün sınavım oluyor, o gün işim oluyor şu oluyor bu oluyor bir sürü şeyle bahane edip kendimizi nefsimizi terbiye edecek şeyden kaçıyoruz abi. diyoruz ki “ben zorlanıyorum” bak çok acayip bişey bu, çok kötü bi kelime bu “zorlanıyorum” ne demek biliyor musun bu Mehmet, ya kardeş bu zamana kadar neler neler için zorlandın ya yani şu okulu kazanmak için zorlandın, ne bilim ailen güzel bi işin olsun dedi zorlandın işe girmek için 5 takla attın patronun gözüne girmek için ya zorlandında zorlandın ömrün boyunca herşey için. Bi kızı tavlamak için haftalarca peşinden koştun, herşey için zorlandın da Allah için zorlanmaya gelince neden böyle birşey çıkıyor şimdi? Mükafaatı mı az geliyor abi? Hem sana kolay olacağını kim söyledi? kolay olsa mükafaat cennet olur mu? abi biz Allah için zorlanmayı kalbimize koyamıyoruz yani bizim burda problemimiz var Yusuf as. ihlasa erdirilmiş kullarımızdandır diyor değil mi Kur’anı Azimü’ş-Şan şundan bahsedicem; Yusuf as. zindana düşüyor abi, zindana düştüğünde ellerini açıyor ve Rabbine şükrediyor “Allahım senin beni koyduğun bu zindan, bana onların tekliflerinden daha şirin daha sevimli gözükür” diyor daha dünyadayken zindana râzı bi gönül yapmış bi iman bulmuş yani Yusuf as. daha dünyadayken zindana girecek gönlün var mı? öyle bi imanın var mı Allah için zindana girecek kadar? biz zindana girsek binbir türlü isyan çekeriz ya peki ya abi senin gün içinde bi oruç tutman dünyanı zindan ediyorsa, sende bu zindana râzı degilsen tabii ki kurtulamazsın evet senin için oruç bi zindansa, tabii ki oruç kötü bişey değil bundan bahsetmiyorum ama “benim günümü kötü geçiriyor, benim günümü zindan ediyor” diyorsan senin bu zindana râzı olman lazım bu şehvetini dizginlemen için işte liseden örnek verdik az önce, lisede ki bi çocuk kızlarla arkadaşlık etmeyi keserse arkasından ne derler abi muhtemelen gay derler, öyle bi zamanda yaşıyoruz maalesef Arkadaşlarının gıybet zindanına girmeye râzı olcak bi gönlün varsa sende bunlardan uzak durabilirsin kardeşim Veya açık saçık bir düğün olduğunda, arkabalarının gıybet zindanına girmeyi göze alacak bir gönlün varsa sen ordada inşallah ihlâsa erdirilmiş kulllarından olabilirsin iç arzuların seni bastırdığında da Allahı hatırlayabiliyorsan sen orda kul olabiliyorsun böyle ihlâsa erdiliyor. Efendimiz as. bir hadisle bütün dersi özetliyor: “dünya müminin zindanıdır” bize dünyayı cennet yapmayı öğrettiler, oysa bizim dünyamızı gerekirse zindan etmemiz lazım ki ahirette Resûlullah’a komşu olabilelim. Allah rızası için el-Fatiha


Almanca

Könnt ihr bitte dieses Video liken und teilen ? Hey Kleiner! Wie geht’s dir? Komm her, wir machen zusammen Unterricht! Na komm doch her. Wie heißt du eigentlich? Komm ruhig her. Naja egal, dann nicht. Wenn du nicht kommen möchtest, dann bleib aber brav. OK? Dann komm also doch. (Gelächter) Wenn ich ein Kind hätte, dann könnte es wirklich so in der Art aussehen. (Gelächter) (Musik) Das Thema unseres heutigen Unterrichts ist die Perversion im ugendlichen alter und Allgemein. im jugendlichen Alter und Allgemein. Es könnte sogar sein, dass einige Freunde unter uns darüber ein Handbuch geschrieben haben darüber, Wir machen den Unterricht speziell unter uns und jeder gibt einen Kommentar ab, jeder hat Ahnung, jeder hat eine Vergangenheit. von allen von uns haben die Hormone eine Zeit lang rebelliert, eine Zeit, in der sie am Höhepunkt waren. Aber wenn man jetzt Perversion sagt, bekommt man folgende Definition, Ist es pervers, wenn man das andere Geschlecht mag? Ist es nicht, das ist etwas, was Allah uns gegeben hat, das, was wir meinen, ist dieses Mögen nicht unter Kontrolle zu haben, das ist ein Problem, lasst uns das Problem erst mal definieren. Und das ist wirklich ein ernstes Problem, ich weiß es z.B. von den Nachrichten, die wir bekommen, woher wisst ihr, dass dieses Problem beim Großteil der Gesellschaft auftaucht; von vielen Nachrichten, die wir bekommen, die Menschen sind in Hoffnungslosigkeit, Mehmet, Bruder ich sage es mich sehr entschuldigend, ich werde die Masturbations-Krankheit nicht los, was weiß ich.. ich halte es nicht aus ohne schlechte dreckige Videos zu gucken sagen sie, Mehmet weißt du wie es ist, dass er sich nicht kontrollieren kann, stell dir vor, hier ist ein gelähmter bruder, der von hier nach da gehen will, er will zu seinem Freund, er kann aber nicht gehen, er kann es nicht, oder denke an einen Heroin-süchtigen, ja, er weiß, was er nicht machen sollte, er weiß, dass er am Ende sterben wird. Aber er muss es trotzdem weiter nehmen, stimmt’s? Leider ist es so, das heißt, das Wissen reicht nicht, man muss den Willen stärken, oder es ist etwas anderes nötig. Und in was für einer Umgebung leben wir? Caner, vor 500 Jahren, meinst du, es gab damals solche Probleme? Menschen, die an solche Niederträchtigkeiten dachten? Ich denke nicht, Bruder. Warum? Weil die Menschen mit 15 16 Jahren eh geheiratet haben. Stell dir mal vor, wenn ich jung geheiratet hätte, wenn ich zu der Zeit gelebt hätte, hätte ich so wie der Bruder von vorhin lockige kleine Kinder. Wir hätten diese Dinge, die wir erleben sollten, auf erlaubter Weise erleben können. Es gibt eine Halal Art davon. Ja, wenn wir vom Islam reden, sagen wir “er verbietet dies” “er verbietet das”. Nein, Bruder; er verbietet nicht, er setzt nur Grenzen. Er hat dir die erlaubte Art davon gegeben, er will, dass du in diesem halal-Kreis bleibst. Das ist die Sache, wenn du dein Leben in dieser erlaubten Art führst, gibt es keinerlei Probleme, dein Leben verläuft sogar besser. Wenn wir zur heutigen Zeit kommen, ja, 500 Jahre vorher haben die Menschen halal geheiratet, aber wo liegt das Heiratsalter heutzutage, Mehmet? 24, 25, 30 Jahre dauert es, oder? Warum? Er soll eine gute Karriere haben, ein Auto, ein Haus, dies haben, das haben und so kommt man zu 30 Jahren. Nun, diese Wünsche und Begehren fangen mit der Pubertät an, Und es entsteht eine Gesellschaft, die 15 Jahre lang diese Wünsche nicht befriedigt hat Wenn du 15 Jahre lang bis zur Heirat eine Gesellschaft bildest, die an Sexualität verarmt ist, kannst du die Sexualität einfach vermarkten. Was passiert, Bruder, in der Zeitung, auf Tafeln, im TV, im Internet, auf Instagram, selbst damit dein Bild geliked wird, wird die Sexualität vermarktet. Wir leben in so einem Jahrhundert, und weil wir leider in so einem Jahrhundert leben, denken diese Brüder und der Teufel flüstert zu. Er sagt: “Wie willst du in so einem Milieu, während solche Sachen abgehen, mit so etwas aufhören?” Und der Junge fühlt die Hoffnungslosigkeit bis zu seinen Adern, und er denkt, dass er es nicht schaffen wird, aufzuhören. Mehmet, so etwas gibt es nicht. Man kann es schaffen, Bruder Man kann ein Mensch werden, der wirklich Schamgefühl besitzt, sich benimmt und im erlaubten Umkreis lebt, Jetzt werden wir, so Gott will, einige Beispiele darstellen. Im Namen Gottes, es Allerbarmers des Barmherzigen, “Vor 55 Jahren, als ich in meinen Zwanzigern war-” Der Meister Bediüzzaman spricht hier von einer seiner Erinnerungen, also 50-55 Jahre bevor er diesen Aufsatz verfasst hat. Wer ist der Meister Bediüzzaman? Ein Theologiestudent, ein wahrhaftiger Theologiestudent, er kennt die 7 Naturwissenschaften und gleichzeitig beherrscht er die Wissenschaft des Korans. Nachts betet er, dies und das, er ist also wirklich ein Gerechter, Nun redet so ein Mensch von seinen eigenen Erinnerungen: “Vor 55 Jahren als ich in meinen Zwanzigern war, bin ich in Bitlis im Haus des verstorbenen Provinzgoverneur Ömer General durch sein Bestehen und seine Hochachtung für die Wissenschaft zwei Jahre lang geblieben.” Also Caner, wovon redet der Meister hier? Er ist in seinen Zwanzigern zu der Zeit, in der er Wissen aneignet, wir sind alle so in unseren Zwanzigern. Wir sind im Lebensalter, in dem wir stark sind, stimmt’s? Wir sind kräftig, er arbeitet in so einem Lebensalter im Haus des Ömer General an der Wissenschaft, wahrscheinlich sind die Möglichkeiten dort noch geeigneter, weshalb er dort Wissen aneignet. Durch sein Bestehen und seine Hochachtung für die Wissenschaft bin ich zwei Jahre lang im Hau des Ömer General geblieben. Er hatte sechs Töchter”, drei kleine, drei große Töchter hatte Ömer General, “Ich kannte dir drei Großen nicht” -also die drei großen Töchter- “obwohl wir zwei Jahre lang in einem Haus geblieben sind, konnte ich sie nicht voneinander unterscheiden” Weißt du, was er sagen will, Caner? General Ömer hat drei große Töchter. Sagen wir mal, sie heißen Ayse, Fatma und Hayriye; er weiß nicht, wer die älteste ist, wer Fatma oder wer davon Hayriye ist. Er hat sie nicht ein Mal angeguckt, Mehmet. Er hat seinen Kopf nicht gehoben und geguckt, er kann sie also nicht differenzieren; Er sagt sogar im weiteren Verlauf der Geschichte, dass ein gelehrter Freund kam und sie in zwei Tagen kannte, so spricht er davon. Nun Mehmet, lasst uns uns selbst hinterfragen, wir wussten alles über unsere Mitschüler in der Oberstufe, vor allem bei unseren weiblichen Mitschülern. Du lachst, du weißt bestimmt alles über sie. Bruder, das darf nicht sein, Wir wissen, welche Farbe sie mögen, was sie gerne essen, welche Serien sie gucken, was für Musik sie hört, so gut kennen wir sie. Lass das voneinander unterscheiden, wir wissen alles über sie. In unserem Jahrgang gab es so einen Bruder, er war so etwas wie der Gemeindevorsteher der Klasse Er weiß, wie viele Brüder sie hat, verstehst du, so gut also, Bruder, obwohl der Meister so ein Gelehrter, Theologiestudent, so ein Gelehrter des Islams ist, guckt er nicht, indem er auf seine Triebe vertraut. Aber wir gucken. “Was soll schon passieren man, was ist denn dabei?” “Was ist denn dabei, dass ich diese Serie gucke, ist doch nichts. Es ist nur eine Kuss-Szene, was ist denn daran?” Stimmt’s Caner? Wir passen nicht auf unsere Handlungen auf, der Meister vertraut nicht auf seine Triebe und guckt deshalb nicht, weil er dazu neigen könnte, das ist auch sehr wichtig, Mehmet. Furkan, guck das hier ist sehr wichtig, dazu neigen. Unsere Handlungen, die Taten, die wir begehen, entstehen aus unseren Neigungen. Weißt du, woraus unsere Neigungen bestehen, Bruder? Aus den Nahrungen, mit denen du deine Sinnesorgane fütterst. Also mit dem, womit du deine Augen, Ohren, Mund, Zunge beschäftigst, wo du sie aufhältst, damit entstehen deine Neigungen. Wir machen zum Beispiel mit den Freunden, die zu uns zu Hayalhanem kommen, nicht Gebets-Unterricht wie verrückt, Ey Bruder, sitze bitte, bitte fange mit dem Gebet an, mach dies, mach das, bei uns gibt es keinen Druck. Der Junge kommt, geht, atmet hier in dieser Umgebung, freundet sich mit den Freunden hier an, und siehe da, er hat mit dem Beten angefangen. Also ist ein zusätzlicher Kampf gar nicht nötig. Und Bruder, auf gleicher Art und Weise gibt es hier die “…”-Straße, in der gemütlich Alkohol getrunken werden kann, wo Bars sind. Wenn jemand sich dort aufhält, und sagt: “Bruder, ich mache doch gar nichts, ich trinke nicht, ich sitze nur am Tisch” Wird dieser Junge, nur weil er sich in diesem Milieu aufhält, mit der Zeit anfangen, nach Hause und in sein Bett nicht mehr alleine zu gehen, weil er sich damit füttert. Seine Augen, Ohren, Zunge, und seine Neigungen entstehen auf diese Art. Wenn seine Neigungen entstehen, entstehen seine Handlungen und Aktionen auf der selben Weise. Wir müssen, damit wir nicht dazu neigen, auf uns selbst aufpassen, Bruder, wir dürfen nicht gucken, wir dürfen uns nicht auf unsere Triebe verlassen, das ist so deutlich. Und wir werden mit uns selbst kämpfen. Aber heute werden wir die Geschichte derer erzählen, die mit ihren eigenen Trieben wie Löwen gekämpft haben, Wir werden die Geschichten der Islam Helden, der Schamgefühl Helden erzählen. Einer war der Meister Bediüzzaman Said Nursî. Ein anderes Beispiel ist eines der schönsten Beispiele im Koran, die Geschichte des Yusuf (Josef) aleyhisselam. Yusuf alehyisselam fängt auf unglaublicher Weise an, das Interessengebiet der Besitzerin des Hauses zu werden, in dem er sich befindet, um genauer zu sein, verliebt sie sich in ihn also, Yusuf aleyhisselam ist bekannterweise ein Prophet, der für seine Schönheit und sein gutes Aussehen bekannt war, daher überschreitet ihr Interesse an ihm, von der Hausbesitzerin, also Züleyhas Interesse an ihm die Grenze und sie versucht, ihn für sich zu gewinnen, An einem Tag, an dem die Türe des Palastes fest geschlossen werden, die Fenster fest verschlossen werden, also in einem Moment, an dem niemand draußen etwas sehen könnte, in so einer Zeit versucht Züleyha, ihn für sich zu gewinnen. Der Koran spricht von diesem Geschehen folgendermaßen: im Namen Allahs des Allerbarmers des Barmherzigen “Und sie begehrte ihn, (und) auch er hätte sie begehrt, wenn er nicht ein deutliches Zeichen von seinem Herrn gesehen hätte. Das geschah, um Schlechtigkeit und Unsittlichkeit von ihm abzuwenden. Wahrlich, er war einer Unserer auserwählten Diener.” Das ist wirklich eine sehr harte Prüfung, also wirklich schwierig. Weißt du warum? Wenn Züleyha zum Beispiel eine alte oder hässliche Frau wäre, wäre es eine einfache Prüfung, oder wenn Yusuf aleyhisselam nicht jung, sondern ein alter Opa oder 50-60 Jahre als wäre, wäre es eine einfache Prüfung stimmt’s ? Es ist das Jugendalter beider, und die ihm gegenüberstehende ist eine sehr edle Frau, und in so einer Prüfung bietet Allah Yusuf alyhisselam Alternartiven an. Er kann sich seinen eigenen Wünschen widersetzen und dort nein sagen, seinen eigenen Wünschen nein zu sagen ist nichts leichtes. Und wir werden eh hier besiegt, Wir werden besiegt, weil wir unseren Wünschen nicht widerstehen können, Freunde, lasst uns nun zur Realität zurückkehren, Heutzutage gibt es so eine Situation, “Ja, ist ja okay Bruder, aber was muss ich nun tun, damit ich von diesem Leiden, von diesen Krankheiten befreit werde, also ich will mich nicht vor dieses Video setzen aber wie soll ich meinen Willen bewahren? Das hat der Prophet bereits vor 1400 Jahren beantwortet, er hat uns empfohlen, dass wir fasten, aber wisst ihr, was bei uns passiert? wir fasten, aber dieser Tag verläuft missmutig, an diesem Tag schreibe ich eine Klausur, ich habe zu tun… wir finden Vorwände und fliehen vor dem, was unsere eigenen Triebe erzieht, Bruder. Wir sagen: “Mir fällt es schwer”, das ist etwas sehr merkwürdiges, ein sehr schlechter Ausdruck, dieses “Mir fällt es schwer” Weißt du, was das heißt, Mehmet? Bruder, mit was hatten wir bis jetzt Schwierigkeiten? Du hattest Schwierigkeiten, um in der Schule angenommen zu werden; deine Familie hat gesagt, dass du einen guten Job haben sollst, dafür hattest du Schwierigkeiten, du hast fünf Purzelbäume geschlagen, um den Job zu bekommen und die Zuneigung deines Chefs zu erlangen, du hattest Schwierigkeiten über Schwierigkeiten, dein ganzes Leben lang für alles. Du bist einem Mädchen wochenlang hinterher gerannt, um sie herumzukriegen, du hattest für alles Schwierigkeiten. Warum ist es anders, wenn du für Allah Schwierigkeiten hast? Ist die Belohnung nicht ausreichend, Bruder? Und wer hat dir gesagt, dass es einfach wird? Wäre die Belohnung das Paradies, wenn es einfach wäre? Wir können also nicht vom Herzen für Allah Schwierigkeiten haben, hier haben wir ein Problem. Der Koran sagt, dass Yusuf a.s. einer Unserer auserwählten Diener war, oder? Ich möchte hiervon sprechen; Yusuf wird in den Kerker geworfen, Bruder, als er in den Kerker geworfen wird, öffnet er seine Hände und bedankt sich bei seinem Herren. “Allah, dieser Kerker, in den du mich geworfen hast, erscheint mir lieber und niedlicher als ihre Vorschläge”, sagt er, noch auf der Welt ist sein Herz einverstanden mit dem Kerker Yusuf a.s. hat also den Glauben gefunden. Hast du ein Herz, dass noch auf der Welt in den Kerker gehen könnte? Hast du so einen Glauben, dass du sogar für Allah in den Kerker gehen würdest? Wenn wir in den Kerker gehen würden, würden wir uns in jeder möglichen Art empören, nun Bruder, wenn dein eintägiges Fasten dir die Welt zum Kerker macht, und du mit diesem Kerker nicht einverstanden bist, wirst du natürlich nicht befreit- Wenn für dich das Fasten ein Kerker ist, natürlich ist das Fasten nichts schlechtes, davon rede ich nicht; aber wenn du “Es lässt meinen Tag schlecht verlaufen, es macht mir den Tag zum Kerker”, sagst, dann musst du mit diesem Kerker einverstanden sein, damit du diese Begehrlichkeit zügelst. wir haben gerade ein Beispiel von der Oberstufe gegeben, wenn ein Junge damit aufhört, sich mit Mädchen anzufreunden, werden sie ihn wahrscheinlich hinter seinem Rücken schwul nennen, wir leben leider in so einer Zeit. Wenn du ein Herz hast, dass damit einverstanden ist, in den Läster-Kerker deiner Freunde zu gehen, kannst auch du von diesen Dingen fernbleiben, mein Bruder. Oder wenn du, während eine halbnackte Hochzeit stattfindet, ein Herz hast, das wagt, in den Läster-Kerker deiner Verwandten zu gehen kannst du dort – so Gott will – einer Unserer auserwählten Diener werden. Wenn du, wenn deine inneren Wünsche dich bezwingen, dich immer noch an Gott erinnern kannst, dann kannst du dort Diener werden, so wird man auserwählt. Unser Prophet fasst mit einem Hadith den ganzen Unterricht zusammen: “Die Welt ist ein Gefängnis für den Gläubigen” Sie haben uns gelehrt, die Welt ein Paradies zu machen, dabei müssen wir, wenn es nötig ist, unsere Welt zu einem Kerker machen, damit wir im Jenseits der Nachbar unseres Propheten sein können.

MASTÜRBASYONUN HÜKMÜ NEDİR ? – KURTULMAK İÇİN KESİN YÖNTEM

Azerice

İNSAN ÖLECEYİNİ BİLİMİR YAŞAYACAĞINI SANARAQ ÖLÜR ÖLMEDEN ÖNCE ONLARA ÇATMAĞIMIZ ÜÇÜN VİDEONU BEYENİP PAYLAŞIN BELİ ÇOX PİS BİR MESELE VAR QADIN DOSTLARIMIZIN BACILARIMIZIN ARTIQ BİR EŞYA SATMAQ ÜÇÜN CİNSEL OBYEKT KİMİ İSTİFADE EDİLDİYİ BİR DÖVRDEYİK MEN HEQİQETEN ÇOX TEECÜBLENİREM BELE ŞEYLERİ GÖRDÜKDE MESELEN İSLAMLA ELAQELİ BAŞADÜŞÜLMEYEN EN SADE MESELEYİ QADINA DEYER VERMEDİYİ ÜÇÜN BU QEDER CİDDİ TEXRİB EDEN İNSANLAR GEREK AVROPADAN OLSUN TÜRKİYEDEDE ÇOX VAR BİR CİPS REKLAMINDADA BİR QADIN TEXRİB EDİLİR BİR MAŞIN TEKERİ SATAN ADAM BİR QADINI TEXRİB EDİR BURDADA BEZİLERİ BU QADININ GÖZELLİYİNİN ÖN E ÇEKMEK İSTEDİYİNİDE DEYE BİLER AMMA TEESÜFKİ BU BELE DEYİL

Mastürbasyonu alışkanlık haline getirirsen çeşme kurur!

Kardeşler bilimsel bir tespit naklediyorum. İşin haram helal boyutunu söylemiyorum. Zaten yazılarımda ve sohbetlerimde bu konuyu anlattım. İstimna, İslamiyet’te caiz değildir. Ancak en zor ihtimalde yani zina etme tehlikesi oluşursa kişi kendisini tatmin edebilir. Bir şeylere bakmadan. Bunun dışında kişinin zevk almak için kendini tatmin etmesi caiz değildir. Bu işin dini boyutu. Bir de işin sıhhi boyutu var. Bir erkek hayatı boyunca ortalama dört bin ila beş bin defa boşalabilir. Dört bin, beş bin arasıdır. İstatistikler bunu söylüyor. Şimdi eğer bu erkek, gençliğinde kendisini çok fazla zorlarsa ve bu istimnayı alışkanlık hâline getirir de çok fazla boşalırsa kırk beş yaşlarına geldiğinde, elli yaşlarına geldiğinde ne olur? Çeşme kurur. Daha açık söyleyebilir miyim? Yok! Daha açığa gitmeyelim kardeşler. Kırk beş yaşında hanımı kendisine geldiğinde “ya bey hadi gel biraz sportif faaliyet yapalım” dediğinde bu adam ne der? -Hatun ben jübileyi yaptım bee! Sportif faaliyet bitti. Kırk beşte jübileyi yaptım dersen rezil olursun.

Bol bol mastürbasyon yapın gençler!

Günümüzde bir çok cahil insan var ki kendisini âlim zannediyor. Sadi-i Şirazi’nin sözü ile taksim edeyim. “Sorun cahil olman değil. Sorun kendini âlim sanman.” Yoksa ülkemizde birçok cahil insan var, öğrenmek için ilim ehlinin kapısına gidiyor. Bu adamda sorun yok. Her gün kendisini geliştirir. Ama bir çok cahil de var ki eçhel. Cahil hem de eçhel. Eçhel ne demek? Cahil olduğunun farkında değil. Kendini âlim sanıyor. İşte büyük sorun budur. Sorun, kendisini âlim sanan cahillerde. Bakın, bir mesaj geldi iki hafta önce. Şimdi naklediyorum. Gençler diyor ki: “İki, üç arkadaşımla beraber, mahallenin köşesinde oturuyorduk, sohbet ediyorduk. Yatsı ezanı okunacak, arkadaşlar ile muhabbet yapıyoruz. Bir abi, mahallenin hürmet ettiği, saygı duyduğu bir abi geldi ve dedi ki: “Gençler ne yapıyorsunuz, ne ediyorsunuz?” konuya girdi ve peşinden bize nasihatte bulundu.” İmamlarınıza dikkat edin! Mahallenin abisine bakın, nasıl bir abi. Nasihate bakın: “Gençler, bol bol istimna yapın.” Onun tabii daha kötü bir tabiri var, biliyorsunuz halk arasında söylenen. İstimna İslami tabiridir. Kişinin kendi kendisini tatmin etmesi, boşaltması. Şimdi, bu abi ne diyor bu üç tane gence? Az sonra namaza gidecekler ha. “Gençler bol bol istimna yapın. Bu kuvvetinizin, bu gençliğinizin kıymetini iyi bilin. Bol bol istimna yapın. İlerde gücünüz, takatiniz kalmaz.” Abinin verdiği nasihate bak! Bu adamı imam yaparsan ne olur, nereye götürür bu adam seni? Bir, dünyadayken rezilliğe götürür. Kardeşler, bilimsel bir tespit naklediyorum. İşin haram, helal boyutunu söylemiyorum. Zaten yazılarımda ve sohbetlerimde bu konuyu anlattım. İstimna, İslamiyet’te caiz değildir. Ancak, en zor ihtimalde yani zina etme tehlikesi oluşursa; kişi kendisini tatmin edebilir. Bir şeylere bakmadan. Bunun dışında kişinin zevk almak için kendisini tatmin etmesi caiz değildir. Bu, işin dini boyutu. Bir de işin sıhhi boyutu var. Sıhhi boyutu nedir? Bir erkek hayatı boyunca ortalama dört bin ila beş bin defa boşalabilir. Dört bin, beş bin arasıdır. İstatistikler bunu söylüyor. Şimdi, eğer bu erkek gençliğinde kendisini çok fazla zorlarsa ve bu istimnayı alışkanlık hâline getirir de çok fazla boşalırsa; 45 yaşlarına geldiğinde, 50 yaşlarına geldiğinde ne olur? Çeşme kurur. Daha açık söyleyebilir miyim? Yok daha açığa gitmeyelim kardeşim, çeşme kurur. 45 yaşında hanımı kendisine geldiğinde, “ya bey hadi gel biraz sportif faaliyet yapalım” dediğinde; bu adam ne der? “Hatun, ben jübileyi yaptım be.” Sportif faaliyet bitti. Neden? Çünkü, yapmaman gereken bir fiili yaptın. Allah bize bir şeyi yasak ettiğinde; muhakkak o yasak ettiği şeyin fıtri olarak da sıhhi olarak da bize bir zararı vardır kardeşler. Yasak ettiği her şeyin bize bir zararı var. Bunun zararı ne? Bu kardeşim devlet çeşmesi değil. Eninde sonunda kuruyacak bu. Ama kuruması senin planlamana bağlı. 60’ta da kuruyabilir, 40’ta da kuruyabilir. Sen gencim, çok kuvvetliyim ben, şudur, budur deyip de istimna yapmaya devam edersen ve bunu alışkanlık hâline getirirsen ne oluyor? 45’te hanıma diyorsun ki: “Jübileyi yaptım hatun.” 45’te, jübileyi yaptım dersen rezil olursun. Rezil olursun. Hanımının da hanımlık hakkını veremezsin. Erkeğin erkeklik hakkı olduğu gibi kadında, kadının da şehvet ihtiyacı var. Senin şehvet ihtiyacın olduğu zaman ne yapıyorsun? “Hatun gel biraz spor yapalım be.” diyorsun değil mi. Hatunun bu hakkı yok mu? Onun da istediği ve senin hiç istemediğin zamanlar olacak. “Ya hocam biz erkeğiz, bizim istemediğimiz zaman olmaz.” Hayır. Her evlenen erkeğin hoşuna gitmediği anlar, moralinin bozuk olduğu anlar, stresli olduğu anlar, istemediği anlar olur. Her kadının olacağı gibi. İkisi birbirini idare edecek. Şimdi, erkek şehvet istediği anda hanımı ona yaklaşmazsa; hadislerin deyimi ile sırtını dönerse ne oluyor? Lanetlenmiş bir kadın oluyor. Efendimiz aleyhisselâm: “Sabaha kadar Allah’ın melekleri bu kadına lanet eder.” diyor. Neden? Erkeğin şehveti ihtiyacını gidermediği için. Aynı şey erkek için de geçerli. Kadın senden istedi ve sen de hanımına sırtını döndün. Bu kadının ihtiyacı yok mu? Bu kadın insan değil mi? Sen de bu kadını zinaya teşvik etmiş oluyorsun. Kadın da kocalık hakkını vermediği için seni zinaya teşvik etmiş oluyor. Bu iş nereden geldi buraya? İstimnadan geldi. Şu anda bu istimna denen melanete öyle alışmış insanlar var ki; hanımıyla evli, on yıllık evli, hanımı ile cima yapmak yerine köşeye çekiliyor, kendisini tatmin ediyor bilgisayarın başında. Bize gelen mesajları bir okusanız; ağlarsınız, ağlarsınız. Öyle bir alışmış ki, kanına bu pislik öyle bir girmiş ki; hanımı ile cima edecek, helalin var orada senin, yapacağın iş her saniye ibadet ama burada haram olan yolu tercih ediyor. Çünkü hastalık. Artık bir hastalık hâline gelmiş. Sonra da şikayette bulunuyor, “çocuğum olmuyor” Allah’ın istemediği fiili yaparsan senin nasıl çocuğun olabilir müslüman kardeşim? İşte bakın, o abi ne yaptı? Dedi ki: “Bol bol istimna yapın.” Gençlerin kısır olmasını sağlayan bir abi. Sapık abi. Sapkın abi. Sen bu adamı dinlemeyeceksin. Sen İslam’a bakacaksın. İslam ne diyor? Bunu yapma! İslam bir şeye bunu yapma diyorsa orada bizim faydamız vardır. Bizim, bu açıdan bakmamız lazım kardeşler.

Şehvet duygumuz olmasaydı ne olurdu?

İnsanın fıtratında Allah Teâlâ, hem erkekte hem bayanda, dişide cinsi münasebet isteği koymuştur. Bizim içimize Allah Teâlâ bu isteği vermiştir. İsteseydi böyle bir imtihan vermeyebilirdi. Şehvet denilen sınavla bizi sınav etmeyebilirdi. Ama Rabb’imiz böyle bir sınav verdi. Bu kuvveti içimize koydu, birbirimize mecbur olalım diye. Kadın ve erkek birbirine mecbur olsun diye. Şimdi, erkeğin önünde eğer İslam fıtratına uyarsa bir seçenek var. Bu şehvet isteğini kapatabilmek, örtebilmek, tatmin edebilmek için bir seçenek var. Tek seçenek. Nedir o? Nikah. Nikah helaldir, zina haramdır. Ama erkek fıtratının bozulmasını müsaade ederse, kötü arkadaşlarla beraber olursa, karşı cinsle yakın irtibat halinde bulunursa başka iki yolla bu cinsi isteğini ortadan kaldırabilir. Bu serbestliği de vardır. Bu iki yol nedir? Bir; zina, bedeni zina. İki; el zinası, istimna. Bedeni zina, bildiğiniz karşı tarafla anlaşmalı olaraktan birbirini tahrik etmeler ve ondan sonra nikahsız bir şekilde cinsi münasebete girmeler. Büyük günahlardan bir günah işleme. Fıtratını bozmuş demektir bu adam. Allah’ın dediği meşru yolu seçmedi, şeytanın dediği naneyi yedi. Çok kötü bir yola girdi, fıtratını bozdu. Zina öyle bir tatlı gelir ki bu adama artık evlenmek istemez. Çünkü haram, haramdaki ilişki, haramdaki şehvet duygusu; helalinle yaptığın şehvetten, birleşmeden, cinsi münasebetten daha lezzet vericidir. Daha fazladır. Bu şeytandan gelir. İkinci yol nedir? İstimna. Yani kadın ya da erkeğin kendi kendini tatmin etmesi duygusu. Bu da İslam’da caiz olmayan bir meseledir. İnsanlar bu yola tevessül edip fıtratını bozarsa yine evlenme ihtiyacı ortadan kalkar. Allah neden yasak etti bunları? Çünkü bu yola tevessül etme. Şehvetin biriksin, şehvetin kuvvetlensin, kendini evlenmek zorunda hisset. Yükün altına gir ve bir kadınla nikahlan. İşte bu İslam fıtratıdır. Bu fıtratı yerine getirmezsen sapıtırsın, bozulursun. Bozulduktan sonra bir gün sen de toprağın altına gireceksin. O toprağın altında nice yiğitler var. Nice ağalar paşalar var, belinde iki tane silahla gezen adamlar var, nice reisler var toprağın altında. Solucanlar tarafından yeniyor şu anda, solucanlar parçalıyor. Dur reis şuradan da biraz kopartayım, diyor. O ağalar paşalar, o belinde silahla gezenler de hiçbir şey diyemiyor. “Aman akrep kardeş beni sokma, beni sokma, ben çok itibarlı bir adamdım.” diyemiyor. Toprağın altında nice paşalar var, nice başbakanlar var. Nice cumhurbaşkanları var, kemiriliyor. Çıyanlara karşı gelemiyor. Efendiler, bu bizim de başımıza gelecek. Bu toprağın altına girecek miyiz, girmeyecek miyiz? Gireceğiz. O zaman buraya bir hazırlık lazım gelir. Bu hazırlık İslam’a uymaktır. İslam’a uymadığın zaman Twitter Müslüman’ı olursun, Facebook Müslüman’ı olursun. Hafta arası haberleri seyrettim. İntihar vakası gördüm. Onu da anlatayım, kapatalım. İki tane kız, bir su kanalının yanında oturuyorlar. Okuldan çıkıyorlar. Okul çantalarının içine… İnşallah onlar bizim yaptığımız okul çantaları değildir. Okul çantalarının içine not bırakmışlar. “Mutsuzuz.” İkisi de aynı notu bırakmış, çantalarının içine atmışlar. Hani boş gitmeyelim, bir iki mesaj bırakalım muhabbeti. İkisi de beraber ya Allah bismillah kanala atlamışlar. Tabii sesi duyunca, bağırış çağırışı duyunca… İntihar eden herkes pişmandır. Kesin ve kesin intihar etmeye teşebbüs eden herkes intihar işini yaptıktan sonra pişmandır. Bunlar da başlamışlar bağırmaya. Bağırırken oradan birileri duyuyor. Koştura koştura onlar da suya atlıyorlar, kızlardan bir tanesini çok şükür kurtarıyorlar. Kız dışarı çıkıyor ama diğerini kurtaramıyorlar. Diğeri suda sürükleniyor, boğularak ölüyor. İntiharla gitmiş oluyor. Bıraktıkları not ne? Mutsuzuz! Niye mutsuz? Çünkü kalbini İslam’la tatmin etmemiş. Kalbini boş şeylerle tatmin etme peşinde. O gün o erkekle gezmiş, öteki gün öbür erkekle gezmiş, o ona kızmış, bu buna küsmüş. O ona demiş ki: “Niye o erkekle gezdin?” Hiçbir nikah bağı olmadan hep birbiriyle gezen erkekler ve kızlar… Kadınlı erkekli gezmeler… Nikah bağı yok, bu görüşmeler haram! Kalp devamlı kirleniyor, fıtrat devamlı bozuluyor. Sonra ne oluyor? Ondan sonra mutsuzum! Çünkü kalp haramla tatmin olmaz, kalp Allah’ın diniyle tatmin olur. Onu tatmin etmenin başka bir yöntemi yoktur. Mutsuz oluyor, keyifli olmuyor, kaygılı oluyor. Ne yapalım, nasıl kurtulalım? İntihar edelim. Şeytan geliyor, kuruntuyu kafasından veriyor, diyor ki: “İntihar edelim.” Kızlar da karar veriyor intihar etmeye ve atlıyorlar. Atlamadan önce bir tanesi Facebook’una mesaj yazmış. Bak mesajı getirdim, ne kadar hikmetli. ”Varlığımla terbiye olmayanı, yokluğumla terbiye ederim.” Vay be! Ne kadar ibretlik bir söz değil mi? Tamam bütün dünya terbiye oldu. Bravo, intihar ettin, çok güzel bir mesaj bıraktın. Bunu gören erkek, bunu gören o çocuk, bunu okuyacak biraz üzülecek. “Vay be! Hakikaten beni terbiye etti.” diyecek. İki gün sonra üç gün sonra unutacak seni. Sen öldüğünle kalacaksın. Kabrinde kıyamete kadar Hadis-i şeriflerle beyan edilmiş üzere, beyan edilmiş olduğu üzere, kıyamete kadar intihar ediş şeklinle yani boğulmayla azap göreceksin. Eğer imanlı olarak öldüysen inşallah af olursun. İnşallah. Ama imansız gittiysen kimse seni kurtaramaz. Bu sözü yazmış Facebook’una üç beş dakika önce. Tamam, mesajımı da bıraktım. Er odur ki dünyada koyar bir eser, esersiz kişinin yerinde yeller eser. ”Benim de eserim bu, terbiye ettim milleti, mesajı da bıraktım, boş gitmedim.” diyor. Lup! Suyun içine atlıyor. Ondan sonra? Ondan sonra intihar etmiş olarak gidiyor. Bütün millete haberlerde konu oluyor. İki gün sonra herkes unutur. Mesele şudur: Fıtratını bozduğun zaman sapıkça fikirlerde olursun. Fıtratını bozduğun zaman tatmin olmazsın. Kendini dünyevi şeylerle tatmin etmeye çalışırsın ama tatmin olmazsın. Geçen hafta ateş misalini verdim. Hiçbir erkek kalbini haram zina işleriyle tatmin edemez. Bütün bu haram zina işleri, bütün bu karı kız işleri, odun demektir odun! Odunu istediğin kadar ateşe koy, tatmin olmazsın. Siz hiçbir orman yangını gördünüz mü, ateş şöyle desin: “İsmail, tamam kardeşim bak ormanın yarısına kadar yedik, içtik, ormanı bitirdik, bundan sonrasını yemeyelim yeter be! Bir dahaki yaza artık, bir dahaki yaza yeriz kalanını.” Böyle bir ateş gördünüz mü? Ateş yakaladımı ormanı bitirir, kül eder. Ateş yakaladı mı bir yeri bitirir, yok eder. Bu ateştir. Nefis böyle bir şeydir, doymaz, tatmin olmaz. Üç tane kız arkadaşın olsa dördüncüyü ister. Gözü hep dışardadır. Bu nefsi tatmin edemezsin, iş sapkınlığa gider. Avrupa’da niye aile içi ilişkiler arttı? Niye eşcinsel ilişkiler arttı Avrupa’da? İki tane kız arkadaşı oluyor, üçüncü kız arkadaşını buluyor. İstediği her zaman zina yapabiliyor. Tatmin olmuyor, daha ötesini istiyor. “Dur ya, bir erkek erkeğe deneyeyim, bakayım.” diyor. Fıtrat bozulmuş kardeşim. Bu adamların fıtratı bozuldu. Avrupa’nın fıtratı bozuldu. Yahudi’nin fıtratı bozuldu, ateistin fıtratı bozuldu. Müslümanlar, bizim fıtratımız bozulmasın. İslam’ı yaşayalım ki Allah bizi bozmasın. (Amin) Allah’ımız ayeti kerimede buyuruyor ki: “Ey Habibim sen onların üzerine bir muhafız değilsin.” (En’âm, 107) Bak bu ayet-i kerime çok önemlidir. “Sen onların üzerine bir vekil de değilsin.” (En’âm, 107) Ne demek bu? Bize tebliğini yaptı mı? Vallahi yaptı, şahidiz. Ayet ortada, binlerce hadis ortada, binlerce mucize ortada, tebliğ açık. O görevini yaptı ama Allah’ımız diyor ki: “Sen kendini yıpratma. Boşu boşuna kendini yıpratma, sen muhafız değilsin ki onların başına. Tebliğini yaptın, onlar nasıl yaşarsa yaşasın.” Allah’ın Peygamberi Aleyhisselam görevini yaptı. Soru şu? Ey Müslüman, sen görevini yapıyor musun? Sen Allah’ın peygamberinin sana tebliğ ettiğini insanlara karşılıksız, çeksiz, senetsiz, menfaatsiz tebliğ ediyor musun? Allah Teâlâ bizleri, hayatının sonuna kadar İslam’ı karşılıksız olarak tebliğ eden kullardan etsin. (Amin) Amin.

Mastürbasyon yapmanın hükmü nedir?

Arkadaşın sorusu, elle boşanmaya caizlik olabilir mi diye? Arkadaşlar o zaman çok efkarlanıyorum Yemen olaylarından Suriye’deki olaylardan ben delireceğim bir miktar alkol kullanayım diyene ne demeliydim ben? Ona da izin vereyim mi? Sadece doktorun belli hastalıklardan dolayı elle boşalmak zorundasın dediği evli insanlar bile var. Tıbbi bir konu bu. Bir arıza, bünye arızası. Onu, şeriatımız doktorun emrini, müftünün emri kabul eder İslam. Uzman bir doktorun emri, müftünün emridir. Şeriat’ımız böyle bir şeriattır. Ama uzman olacak tabi. Artı, zindana düşmüş, veya zindanvari bir yerde bulunan bir Müslümana da şeriatımız bu konuda ruhsat veriyor. Fetvası bu. Ancak ben kardeşlerim olarak, ağabeyiniz sıfatı ile, şeriatımızın ayıp, utanma diye kabul etmediği bir konu olduğu için size söylüyorum. Gençlerin abisi olmakla iftihar ediyorum. Kıyamet günü işime yarayacağını düşünüyorum. Gençlere en pratik cevaplarımdan biri arkadaşlar, buna bulaşan evlendikten sonra da kurtulamayabilir bundan dikkat edin! Aile huzursuzluklarının, evlendikten 6 ay sonra, ulan boş bir karı ile evlenmişiz biz diye kabadayılık numaralarının temel nedenlerinden biri bu hastalıktır. Sigara gibidir. Doktora gider, hastanenin önünde son çekişini yapar, söndürüp öyle gider onkoloji bölümüne. Doktor da sigaraya devam ediyor musun? Abi ara sıra işte, ara sıra dediği, hastanenin önünde bile içiyordur. İnsanoğlunun alışkanlıklarını bırakması çok zor arkadaşlar. Bu alışkanlıklar, ne kadar erken yaşta başlarsa, o kadar geç yaşta bitiyor. Bazen de bitmiyor. Yaşın geçi yok çünkü. Yaş 60 deyince, hala genç olabiliyor insanların kafası. Yani bu hastalığı, hastalık bu. Evlilikten sonrasının temel sorunlarından biri olarak kabul edebiliyorsa kafa o zaman ona bir çare buluruz. Yani bir açık kapı bulunabilir. Boşanma en basit sonucu olabilir bu hastalığın.