İNSAN YİYEN BU VAHŞİLERİ İYİ TANIYIN! – SERKAN AKTAŞ

Evet, gıybet şöyle bir şey ki gıybet yapan adam hiçbir zaman gıybet yapmaz yani yaptığını kabul etmez, binbir türlü tevil yapar ona bir kılıf uydurur hatta şöyle başlarlar ve şöyle söylerler ben yüzüne de söylerim ama yüzüne de söyledim ama bunu herkes biliyor ama haklıyım ve ezan okununca gıybete son verilir. Aman aman susun günahını almayalım derler. ve özellikle şöyle başlarlar benden duymuş olma ama üç nokta (…) İntro evet bunlardan herhalde 1. si kıymalı kuşbaşılı elbette böyle değil ama gıybeti eğer lokantada yapıyorsa herhalde böyle olabilir orasıda ayrı bir durum neyse gıybet çeşitlerini konuşacak olursak bunlardan birtanesi bizzat kişi hakkında yapılan dedikodu, gıybet 2. si mimiklerle yapılan gıybet 3. sü fitne doğuran, vesvese verdiren gıybet ya Alperen aslında sana bir durum anlatmam lazım ama ya bizim Eyübü Kent meydanında gördüm yani nasıl anlatayım ya? Aslında iyi çocuk ya, yani kötü niyeti yoktu ama anlatsam şuan aklım çıkar yani ama anlatmıcam ya boşver e bilader saten yani anlatmadan sen şüpheye düştün demi? acaba lan ne oldu yani? bir sürü kötü haller aklına geçti demi işte ne kadar dehşetli bi hal yani? o durumda bile sana birsürü şüpheler verdirdim. Suizan’a düşürttüm seni. İşte buda dehşetli bi gıybet oluyor anladın mı? o yüzden çık git hadi. yürü. bi video çekicez diye kendini hemen ünlü havalarına sokuyorsun. Yüzüne söyledim burda, gıybet olmadı. neyse 4. sü iftira ile beraber yapılan gıybet bide tabii bunun kullanıldığı, yapıldığı ortamlar var bunlardan en yaygın olanları, kadınların altın günleri kahvehaneler siyaset ortamları ve maalesef.. Teyzelerden oluşan komşular konseyi, bunu annesi olanlar iyi bilir futbol, ve ırkçılık. ve sonuncusu hırslı ve düşmanlık besleyen ve kıskanç ve suizan yapan insanların bulunuğu ortam en dehşetlisi şimdi ayeti hatırlıyalım. اَيُحِبُّ اَحَدُكُمْ اَنْ يَأْكُلَ لَحْمَ اَخ۪يهِ مَيْت ölmüş kardeşinin etini yiyor musunuz yani sizden biri ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? arkadaşlar, malum oldu üzere, biliyorsunuz ki ayetin başındaki “ء” sormak yani ağya manasındadır ordaki “ağya” “acaba” demektir. o zaman gel ayetin başına koyalım. acaba sizden biri ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? işte oradaki o sormak mânası su gibi ayetlerin bütün kelimelerin arasına böyle teker teker giriyor. yani her kelimede gizli bir huküm varmış gibi bize onu gösteriyor. işte 1. ء ile der ağya yani acaba sual ve cevap mahalli olan aklınız yok mu ki? Bu derece çirkin bir işi anlamıyor. yani kuranın bize hitabında gıybet işini akılsız insanlar yapar diyor. ayetin 2. kelimesi sever misiniz bundada ağya yani yine acaba sevmek ve nefret etmek mahalli merkezi olan kalbiniz bozulmuşmu ki en menfur, tiksinç işi sever yani kalbi bozulmuş kişiler gıybet yapar diyor. arkadaşlar 3. kelime olan sizden biri buda, cemaatten hayatını alan hayat-ı içtimaiye’ye, bulunduğu sosyal hayata ve medeniyetiniz’e ne olmuş ki? böyle hayatınızı zehirleyen bir ameli kabul eder işte suizan besleyen adam gıybet eder. işte böyle bir “insafsız” toplum içinde fesat aleti olur. Bulunduğu ortamı her zaman bozar. 4. Kelime olan Şimdi ise bir şey’i yemek yani insaniyetinize ne olmuş ki? böyle canavarcasına arkadaşınızı dişle parçalama için yapıyorsunuz gıybet yapan adam bu 4. Kelimeye göre vahşi leş yiyen hayvan hükmüne geçiyor. çünkü parçalama işini kim yapar? Sırtlanlar Akbabalar Vahşi hayvanlar 5. Kelime olan “kardeş”‘i konuşcaz buda hiç rikkat-i cinsiyeniz, hiç sıla hira ilminiz, akrabalarla bağınız yok mu ki? böyle çok ciyetlerle kardeşiniz olan bir mazlumun şahsı manevisini onun, Hayatını insafsızca parçalıyorsunuz, dişliyorsunuz. yani hiç aklınız yok mu ki? kendi ağzanızı, kendi dişinizle divane gibi ısırıyorsunuz. işte akrabasına, anne babasına, öz kardeşlerine faydası olmayan, onlar hakkında gıybet eden sence ne kadar hayırlı bir insan olabilir? ve son kelime olan; “ölü, ölmüş halde” burdada şunu söylüyor aslında vicdanınız nerede? fıtratınız bozulmuş mu ki? en muhterem bir halde bir kardeşinize karşı, etini yemek gibi en müstekbir’e, en çirkin bir işi yapıyorsunuz. vicdanı olmayan adamın mizan ve muvazene’si o dengesi kaybolur. ve mihenk taşı olmaz doğruyu yanlışı ayıramaz işte vicdansız adam, Allah korkusundan uzak olduğu için Kork Allah’dan korkmayanlara yani kardeşim, KORK! Gıybet yapandan! işte gıybet ehli adavet yani düşmanlık hissiyatı besliyenler ve kıskançlıkla inatla hareket edenlerin en çok kullandıkları alçak bir silah dır izzet-i nefis sahibi, bu pis silaha tenezzül etmeyip onu kullanmaz yani düşmanımı gıybetle ceza vermekten nefsimi yüksek tutuyorum ve öyle pis bir şeye tenezzül etmiyorum der. çünkü gıybet, zayıfların ve aşırı ruhlu olanların silahıdır. gıybet o dur ki gıybet edilen adam o anda hazır olsaydı, burada bulunsaydı ve işitseydi çirkin görüp, darılacaktı. ve şöyle bir durumda var aslında Eyüp şimdi Adam diyor ben doğru söylüyorum diye yahu adam zaten burda değil ve sen o yaptığı şeyi söylerken arkasından konuşurken bu doğruysa E gıybet doğru mu? ve bu dediğin doğru değilse hem gıybet hem iftira oluyor iki katlı çirkin bir günah oluyor. bu kısmı kaçırıyor insanlar yani o kişi hakkında doğruyu söyleyince gıybet olmuyormuş zannediyo sen doğruyu söylesen bile o gıybet oldu, dedikodu oldu bide yalan karışırsa işte iftira oldu ve beni en çok korkutan yer bence sende bundan titremelisin yoksa gıybet, ateş odunu yer bitirir. gıybet dahi bütün salih amellerini yer bitirir. eğer bir ortama girdin orada gıybet edildi ve sen o durumdan hoşnut olmadın ve oradan da ayrılmıyorsun o gıybeti duyuyorsun ya gıybet’e ortak oldun ya kardeşim ondan tövbe etmek gerekiyor ve gıybet ettiğin kişiye rast geldiğin zaman veya o gıybet edilen kişiye rast geldiğin zaman şunu söyle kardeşim bana hakkını helal eder misin? diyerek ondan helallik al kardeşim bide arkadaşlar şu durum var mesela bilmeden gıybet günahına girdiniz veya bilerek girdiniz ve bazen öyle hal oluyor ki o kişiye gidip helallik istiyemiyorsunuz o kadar çok gıybet etmişsiniz ki ona söylemeye yüzünüz yok dimi? o zaman şöyle yapın her namazınızda her dua ettiğinizde o gıybet ettiğiniz kişi için Cenab-ı Hak’dan af dileyin o kişiye bizzat ismine dualarda bulunun inşallah Cenab-ı Hak ahirette sizleri helalleştirir. Altyazının hepsi : GaripBilgiler (1 saat 30 dakika emek verdim)

MÜSLÜMANLAR Seçimlerde Hangi Tarafta Olmalı ? ( AÇIKLIYORUZ ! )

EVET MALUMUNUZ SEÇİMLER YAKLAŞTI. PEKİ BİZ BU SEÇİMLERDE NEYİ SAVUNACAĞIZ? HANGİ TARAFTA OLACAĞIZ? KİMİ,NEYİ DESTEKLİYECEĞİZ? ARKADAŞLAR MALUMUNUZ SEÇİMLER YAKLAŞIYOR. BİZLER İNSALLAH ÜLKEMİZİ YÖNETECEK OLAN LİDERİ SEÇECEĞİZ RABBİM İNŞALLAH ÜLKEMİZ İÇİN EN HAYIRLISI NEYSE ONU NASİP ETSİN. BİZLER; EVET BİR SEÇİM YAPACAĞIZ EVET BİR TARAFTA OLACAĞIZ EVET KENDİ İDEOLOJİLERİMİZ FİKİRLERİMİZ OLACAK AMA BU SEÇİME GİDEN YOLDA MÜSLÜMAN OLARAK BİZLERİ İLK VE HER ZAMAN VE EN ÖNEMLİ TARAF OLACAĞIMIZ ŞEY İMANIMIZ OLACAK. YANİ ‘İMANIMIZIN KONUYLA NE ALAKASI VAR KARDEŞİM’ DEMEYİN. VALLAHİ DE ÇOK ALAKASI VAR. İKİ ŞEY SÖYLEYECEĞİM İKİSİDE BİZİM İMANIMIZI DERİNDEN SARSAN VE MAALESEF AHİRETİMİZİ SIKINTIYA SOKACAK MESELELER. SOSYAL MEDYADA OLSUN GÜNLÜK YAŞANTIMIZDA OLSUN SÖYLEMLERİMİZE ,YORUMLARIMIZA VE EN ÖNEMLİSİ PAYLAŞIMLARIMIZA ÇOK DİKKAT ETMELİYİZ EĞER Kİ SÖYLEMLERİMİZ PAYLAŞIMLARIMIZ BİZİ İFTİRAYA, GIYBETE GÖTÜRÜYORSA MÜSLÜMANLIĞIMIZI SORGULAMAMIZIN VAKTİ GELDİ DEMEKTİR. GEÇEN BİR PAYLAŞIMDA GÖRDÜM. MÜSLÜMAN OLDUĞUNU SÖYLEYEN HATTA NAMAZ KILDIĞINI SÖYLEYEN BİR SİYASETÇİNİN İÇKİ MASASINDAKİ RESMİ PAYLAŞILMIŞ. BİNLERCE KİŞİ DE MAALESEF BU RESMİ PAYLAŞMIŞ VE BİR ÇOK KİŞİ DE DAHA DA ACIMASIZLAŞARAK BU KİŞİNİN ANNESİNE,AİLESİNE AĞIZA ALINMAYACAK LAFLAR SÖYLEMİŞ. EN ACINACAK HAL NE BİLİYOR MUSUNUZ? RESİM ASLINDA FOTOMONTAJMIŞ. YANİ O YORUM ATAN VE BU RESMİ PAYLAŞAN BİNLERCE KİŞİ BU GIYBETE VE İFTİRAYA ORTAK OLDULAR. NASIL Kİ ATEŞ ODUNU YER BİTİRİR, GIYBET DAHİ SALİHAMELLERİ YER BİTİRİR KAİDESİNCE BU RESMİ PAYLAŞAN YORUM ATAN KAHVEHANEDE YORUMLAYAN BİNLERCE KİŞİNİN KILDIĞI NAMAZLAR, BELKİ DE RAMAZANDA TUTTUĞU ORUÇLAR AMEL DEFTERİNDEN SİLİNDİLER KAYBOLDULAR. DAHA DA VAHİMİ NE BİLİYOR MUSUN? ONU DA SÖYLEYEYİM. GIYBET SALİHAMELLERİ YER BİTİYOR BU OLAYSA GIYBETTEN DE ÖTE İFTİRAYA GİRİYOR. YANİ İFTİRA İSLAMİYETTE ‘KEBAİRLER’BÜYÜK GÜNAHLAR ARASINDA YANİ BU GÜNAHA ORTAK OLANLAR İÇKİ İÇKİ İÇMİŞ KADAR GÜNAHA GİRDİLER. YANİ BÖYLE DAHA İYİ ANLAŞILIR SANIRIM. BAŞKA BİR OLAYDA DA ÇARŞAFLI BİR BACIMIZA YİNE BİZLER MÜSLÜMANIZ DİYEN BİNLERCE TWİTTER TROLLERİ KENDİ GÖRÜŞLERİNE LAF GELDİĞİ İÇİN BU BACIMIZA AĞIZA ALINMAYACAK İFTİRALAR, HAKARETLER ETMİŞLER. DOLAYISIYLA KARDEŞLERİM KENDİ GÖRÜŞLERMİZİ ELBETTE SAVUNACAĞIZ, ELBETTE FİKİRLERİMİZİ TARTIŞACAĞIZ AMA BUNU KENDİ ÇİZGİMİZİ YÜKSELTMEK İÇİN BAŞKALARININ ÇİZGİLERİNİ KISALTARAK YAPMAYACAĞIZ ! ‘UNUTULMAYACAK HAYAT DERSİ’ VİDYOMUZU İZLEYENLER DEDİĞİMİ DAHA İYİ ANLADILAR ZATEN. İKİNCİSİ VE DAHA ÖNEMLİSİ İSE KARDEŞLERİM BİZ SİYASİ İDEOLOJİLERİMİZİ SAVUNUP ONLARIN DERDİNE DÜŞTÜĞÜMÜZ KADAR, EBEDİ HAYATI KAZANDIRACAK OLAN İMANIMIZIN DERDİNE DÜŞTÜK MÜ? ‘ACABA BENİM PARTİM NE DURUMDA?’ DİYE SORARKEN BENİM İMANIM NE DURUMDA? ŞUAN ÖLSEM ACABA AHİRETİ KAZANMIŞ BİR ŞEKİLDE Mİ ÖLÜRÜM YOKSA KAYBETMİŞ BİR ŞEKİLDE Mİ ÖLÜRÜM? DİYE KENDİMİZE SORDUK MU? SİYASETE SAATLERCE ZAMAN AYIRMIŞKEN İMANIMIZA KAÇ SAAT AYIRDIK?! HELE Kİ BU RAMAZAN AYINDA !! GEÇEN SERKAN ABİ ANLATTI HUTBE DİNLİYORMUŞ HUTBE DİNLERKEN GÖZÜNE ÇARPMIŞ BİTANE AMCA HABER SİTESİNE GİRMİŞ, YANİ ORDAKİ HABERLERİ OKUYOR. İŞTE O SİYASİ PARTİ LİDERİ ONA NE DEMİŞ,O ONA NASIL BİR LAF SOKMUŞ, HANGİ KONUDA HANGİ GÖRÜŞÜNÜ BELİRTMİŞ.. ORDA CUMA VAAZI OKUNUYOR FARZ OLAN BİR ŞEY DİNLEMEK FARZ. AMA O AMCA CUMA İLE ALAKASI YOK YANİ, O SİYASİ HABERLERE DALMIŞ YANİ DURUM NE KADAR VAHİM DEĞİL Mİ? BİR DE BENİM YAŞADIĞIM BİR OLAY VARDI: BAZI YAKINLARIMI ZİYARETE GİTMİŞTİM. ARALARINDA BÖYLE HARARETLİ BİR MUHABBET VARDI. SONRA DEDİLERKİ ‘YA SAMET GEL’İŞTE ‘SENDE KENDİ GÖRÜŞÜNÜ BİLDİR’ DEDİLER BANA SİYASET KONUŞUYORLARDI BENDE DURDUM DEDİM Kİ BENDEN YAŞÇA BÜYÜKLER TABİ ‘ABİ YANİ İKİ SAATTİR KONUŞUYORSUNUZ SEN İŞTE ŞU PARTİDENSİN,SENİN GÖRÜŞÜN DEĞİŞTİ Mİ?’ DEDİ Kİ ‘YOO,PEKİ SENİN GÖRÜŞÜN DEĞİŞTİ Mİ DEDİM ABİ? DEDİKİ ‘YOO’ YANİ İKİ TARAFINDA GÖRÜŞLERİ DEĞİŞMEMİŞ. SONRA DEDİM Kİ PEKİ ÖĞLEN NAMAZINI KILDINIZ MI? DEDİLER Kİ ‘KILMADIK’ İŞTE KARDEŞLERİM BURDA BÜYÜK BİR PROBLEM VAR DEMEKTİR. EĞER Kİ SİYASETİ KONUŞABİLDİĞİNİZ, PARTİMİZİ TANIYIP BİLDİĞİNİZ KONUŞABİLDİĞİMİZ KADAR CENABI ALLAH’TAN PEYGAMBERİMİZ ALEYHİSSALATÜ VESSALAMDAN İMANA NAMAZA DAİR MESELELERDEN BAHSEDEMİYORSAK BİZİM İMANIMIZDA ÇOK BÜYÜK PROBLEMLER VAR DEMEKTİR. EVVELA BUNU SORGULAMAMIZ LAZIM. KABİRDE ‘MEN RABBÜKE? RABBİN KİM?’DİYE SORULDUĞUNDA EN AZ SİYASET KONUŞABİLDİĞİMİZ KADAR RABBİMİZDEN BAHSEDEMEDEN İŞTE RABBİM ALLAH DİYİP KURTULABİLECEĞİMİZİ Mİ ZANNEDİYORUZ? VALLAHİ DE BİLLAHİ DE YANILIYORUZ!! ÖMÜR SERMAYESİ PEK AZDIR . LÜZÜMLU İŞLER PEK ÇOKTUR ON DEFA DÜNYA DİYOR SİYASET DİYORSAK BİN DEFA ‘ALLAH’ DEMEMİZ LAZIM. ÇÜNKÜ ACABA SIRF DÜNYA İÇİN Mİ YARATILDIK Kİ TÜM VAKTİMİZİ ONA SARF EDİYORUZ?! ÜÇÜNCÜ VE SON OLARAKSA KARDEŞLERİM AĞABEYLERİM ABLALARIM SENİN TARAFINI TUTMAYANLARA BU ŞUCU O BUCU DİYE BAKMAMALI, AYRIŞMAMALIYIZ. HEPİMİZ BU ÜLKENİN VATANDAŞIYIZ. BİZİM GÖRÜŞÜMÜZÜ TUTMUYOR DİYE KİMSEYİ KİN İLE BAKMAMALIYIZ PEYGAMBERİMİZ ALEYHİSSELATÜ VESSELAMIN CEHENNEMİN EN DİBİNİ HAK EDEN EBU CEHİLİN KAPISINA BİLE YÜZLERCE KEZ TEBLİĞE GİTTİĞİNİ NE ÇABUK UNUTTUK?! KİMSEYE DARILMAYALIM,KÜSMEYELİM. EĞER Kİ BİZ AYRIŞIRSAK DİŞ MİHRAPLARIN BİZİ ALT ETMESİ O KADAR KOLAY OLUR. 3 ELİF İTTİHAT ETMESSE 3 KIYMETİ VAR. AMA İTTİHAT ETSE 111 KIYMETİNİ ALIR. BİZ OLALIM BİR OLALIM BİZİM BU TOPRAKLARDAN BAŞKA GİDECEK BİR YERİMİZ YOK. BİZ BERABER YÜZERİZ. ÇÜNKÜ BİZ ‘TÜRKİYEYİZ’ !! VESSELAM…

Şii’ler neden kendilerine sopa vuruyor? Hz. Aişe annemize iftira ettikleri için! – İlahi adalet

Allah’ın dinine uymadığın yol, şeytanın yoludur. O feyiz, feyiz değildir o. Sekinet, sekinet değildir. O şeytanın gazıdır. Şeytan sana gaz vermiş. Şeriattan kıl kadar ayrılan, tarikattan dağ kadar ayrılır. Sapar o adam, ayağı kaymış demektir. Bid’at ehli ile görüşen adam, yılanla görüşen adam demektir. Hocam bid’at ehli adamlar buldum. Şia, Vehhabiye… Bid’at ehli, çok feyizli sohbeti var. O feyiz değil o. Şeytanın verdiği bir gazı almışsın sen. İmam Rabbani Hazretleri ne buyuruyor? “Bid’at ehliyle arkadaşlık etmen, kobra yılanıyla arkadaşlık etmenden daha kötüdür. Neden? Kobra yılanı bir kere sokar. Zehrini toparlayıncaya kadar birkaç hafta geçer. Ama bid’at ehli, bir saat içinde onlarca defa sokar ve seni zehirler. Kobra yılanı soktuğu zaman ölürsün, imanlı isen cennete gidersin. Bid’at ehli; Mutezile, Mürcie, Vehhabi, Şia… Bunlar soktuğu zaman ölürsen cehenneme gidersin.” İmam Rabbani soruyor? “Hangisi daha tehlikeli? Kobra yılanı mı bid’at ehli mi?” Kardeşler, Allah Teâlâ Hazretleri bizi bid’at ehlinden korusun. (Amin) Kurtarsın. (Amin) Amin. Bak, adamlar şimdi Muharrem ayı vesilesiyle kendilerine sopayla vuruyorlar. İnsan kendi bedenine zarar verir mi? İslamiyet’te caiz midir bu? “Kendinizi bile bile tehlikeye atmayınız.” Ayet-i Kerimesini bilen bir adam, kendisine böyle eziyet verir mi? Mümkün değil vermez. Hazreti Hüseyin Efendimizi kestiler diye zalim sapıklar, bunlar ne yapıyor? O acının aynısını benim de çekmem lazım diyor. Alıyor sopaları, alıyor zincirleri böyle sallıyor kendisine. Haberlerde gördüm. Yine başlamışlar yapmaya. Kim bunlar? Şia ve uzantısı Caferiye. Kendilerine zarar veriyorlar. Ben bunu bir şeye bağlıyorum. Neden bu adamlar kendilerini sopayla dövüyor? Kardeşler, İslamiyet’te bir namuslu kadına iftiranın cezası had’dir. Celde denir buna. Yüz sopa. Yüz sopadır. Namuslu bir kadına, bir adam dedi ki: “Ben bunu zina yaparken gördüm.” Ama kadın namuslu, zina yapmamış. Sırf kadınla beraber olmayı istedi, kadın reddettiği için bu adam ne diyor? “Ben bu kadını zina ederken gördüm.” diyor ve iftira ediyor. Ama üç tane daha şahit getiremiyor. Bu adama ne cezası verilir? Celde. Had cezası, yüz sopa. İftira ettiğinden dolayı. Şimdi bu Şia, bunlar kime iftira ettiler? Kur’an’ın on beş ayetle akladığı Âişe anamıza hâlâ kötü kadın diyorlar. Zina etti diyorlar Âişe anamıza. Allah Teâlâ diyor ki: “Bu yalan haberi ortaya çıkaranlar, içinizden bazı münafıklardır.” Ayettir. Yalan haber diyor Allah Teâlâ. Bunlar ne diyor, bu Şia? Yalan değil. Zina etmiştir. Rasulullah’a ihanet etmiştir, diyor. Âişe anamıza, namuslu kadınların en üstününe ne diyorlar? Zina etti diyorlar. Bu iftiranın en büyüğü değil midir? Şimdi bu Şia efsanesine, bu Şia batakçılarına Müslümanlar sopa vuramıyor. Sopayı kim vuruyor? Kendi kendilerine vuruyorlar. Allah Teâlâ bunlara öyle bir lanet etmiş ki kendi kendilerine her sene sopa vuruyorlar. Boyuna vuruyorlar sopayı, boyuna. Sebep? Güya Hazreti Hüseyin için vuruyor. Hayır. Sen o sopayı, sen o zinciri, sen o kılıcı, bıçağı Hazreti Hüseyin için vurmuyorsun. Âişe anamıza iftira ettiğin için vuruyorsun. Allah sana lanet etmiş kardeşim. İnşa’Allah kurtulursun.

Gıybet dörde ayrılır: Kafir eden gıybeti dinle!

Gıybeti 4’e ayırmışlardır. 4 ayrı maddede ele almışlardır. İbn-i Abidin Reddül Muhtarda şöyle der: Birinci gıybet küfür olan gıybettir. Gıybetin bir kısmı adamı kafir ediyor. Bak nasıl kafir ediyor? Bir kimse bir müslümanı gıybet edip de benimki gıybet değil olanları söylüyorum derse kafir olur. Bak şimdi Mirsad’la yan yanayım. Semih kardeş de yanımıza geldi. Mirsad’la konuşuyoruz ki Aziz abi şöyle Aziz abi böyle boyuna sallıyoruz Hacı abiye. Semih geldi dedi ki kardeşler mevzuyu değiştirelim gıybet yapmayalım. Biz de dedik ki Semih’e ben dedim ki: Semih kardeş biz olanları söylüyoruz gıybet yapmıyoruz. Yani biz günah işlemiyoruz olanı söylüyoruz. Allah’ın Peygamberi Aleyhisselam buyuruyor ki: Zaten olanı söyledin mi gıybet oluyor. Olmayanı söylersen iftira oluyor. Sen şimdi Allah Teala’nın haram kıldığı bir şeye helal kıldığın için ne oluyorsun? Kafir oluyorsun. Allah bizi korusun. Amin. Şu halde herhangi bir mecliste dalarsanız ve biri hakkında gıybete başlarsanız. Birisi de hasbelkader gelip sizi uyarırsa ve şöyle dese kardeşim bu gıybete giriyor heralde belki de. Gıybet yapmayalım dese siz sakın gıybet yaptığınızı inkâr etmeyin. Olabilir ki bu çok hâssas bir meseledir. Belki gıybet yapmışsınızdır. Kardeşim Allah razı olsun inşâllah yapmayacağız. Allah bizi affetsin de ve geçiştir. Çünkü ben gıybet yapmıyorum dediğin zaman bu günah değil demek istemiş oluyorsun. Bu günah değil dediğin zaman da kafir oluyorsun. İbn-i Abidin Hazretleri diyor ki: Bu kafir eden gıybettir bu birinci maddedir. En tehlikeli gıybet budur. İkinci madde: Nifâk olan gıybet. Bilinen bir müslümanı gıybet edip, gıybet olmasın diye ismini söylemiyorum diyerek takva ehli olduğunu göstermek. Bak şimdi yine ben Mirsad’la biz bu gıybet etmeyi çok severiz. Yine ben Mirsad’la beraberim. Yine birisine sallıyorum. Ama sallarken o salladığım şahsın ismini vermiyorum. Mirsad kardeş şu şu âhlaklar çok kötü âhlaklar bak. Mahallemizden Murat arabaya binen bir arkadaşımız var biliyorsun. İsmini vermeyeyim gıybet olmasın. Senin mahallende Murata binen tek bir adam var: İsmail. Ve sen de bütün işaretleri ortaya koyuyorsun ve takva ehli olduğunu serd ediyorsun. Sallama yapıyorsun. Bütün işaretleri ortaya koyuyorsun. Kimden bahsettiğin belli ve şöyle diyorsun: İsmini vermek istemiyorum. Ben takva ehliyim ya! Bunun adı nifâk gıybetidir. Münâfıklar böyle yaparlar. Ara bozucular! İsim vermediğini ve tâkva ehli olduğunu iddia eder. Ama o kişiyi gıybet edinmekten sakınmaz. Bu nifâk olan gıybettir. 3. gıybet günah olan gıybet. Hepimizin bildiği gıybet. İsmen İsmail’i Niyaziyi Mehmet’i anlatmak. Ondaki kötü âhlaklardan bahsetmek. Buna günah olan gıybet denir. Bir de 4. gıybet vardır. Bu da mübâh olan gıybet. Yani bize günah yazılmaz. Bize ne sevap yazılır ne de günah yazılır mübâh olan gıybettir. Bunu da âlimlerimiz şöyle açıklıyor. Fâsık olanı gıybet etmek zarar vermesin diye bu hâllerini anlatmak mübâh olan gıybettir. İslamda fâsık denen bir kavram vardır. Fâsık ne demektir? Açıktan günah işleyen kişi. Böyle bir adamdan bahsetmek mübâhtır. Bize günah yazılmaz. Hocam örnek verebilir misin? Tabii. Bir arkadaşınız geldi sizden borç istedi. Borç verdiniz. İki ay içinde ödeyeceğini söylemesine rağmen 1 sene geçti ödemedi. Bu adama ne denir? Borcuna sâdık olmaya adam denir. Başka birisi geldi ve şöyle dedi. Ya kardeşim falanca benden borç istedi senin diyaloğun biraz daha fazla bununla. Verebilir miyim acaba? Alabilir miyim? Eli nasıldır dedin. Sende ona şöyle dedin: Kardeşim gıybet yapmak istemiyorum. Bu caiz mi? Hâkikati gizlemiş olursun. Bu hâkkını kullanacaksın ve bu adamın bir ağır elli olduğunu borç istenen kişiye anlatman gerekiyor. Söylemen gerekiyor. Bir örnek daha vereyim. Mahallenize geldi bir tane adam. Dediler ki kardeşim hayırlı bir iş var kızını istiyor. Kim? Mahallenden şu kişi. Bu adam nasıl bir adamdır? Zina var içki var kumar var. İddia var piyango var ne pislik istesen var. Sen de dedin ki ya abiciğim ben Allah’tan korkarım gıybet yapmak istemiyorum dedin. Caiz mi? Hâkikati gizlemiş olursun. Kul hâkkıdır vebâldir. Açıklamak zorundasın. Bu adamı tanıyorum: Şu şu iyi âhlakları vardır. Ama şu şu şu ve şu kötü âhlakları vardır. Bu günahları açıktan işlediği için şâhidim. Biliyorum. Görenleri de duyuyorum. Buna fâsık denir yani günahı açıktan işleyen adam. Mahallenizden bir komşunuz olsa mahalleye naralarla girse içki içtiği belli olsa buna ne denir? Fâsık! Açıktan içki içiyor ve sarhoş bir şekilde mahalleye geliyor. Dolayısıyla bu gibi adamların hatalarını günahlarını insanlara söylemek gıybet değildir. Bir madde daha var. Bidât ehlinin bidâtlerini alışverişte hile yapanların bu hilelerini müslümanlara duyurup, bunların şerrinden sakınmalarına sebep olmak ve müslümanlığı yanlış anlatanların bu iftiralarını söylemek gıybet olmaz, Emr-i bil mâruf olur. Burada iş tam tersine dönüyor. İbadete dönüyor. Emr-i bil mâruf Allah’ın bize emrettiklerini emretmek. İnsanlara anlatmak bütün müslümanların üstüne farzdır. Şimdi bidât ehli sapık bir hocaya rast geldin. Bu sapık hoca sohbetlerinden bir tanesinde şöyle dedi: Erkekler abdestsiz bir şekilde Kur’an tutabilirler. Bizim dinimizde var mı böyle bir şey? Kur’an abdestsiz tutulur mu? 1400 senedir bir tane ehli sünnet âlimi böyle bir şey vermemiştir. Allah’ın peygamberi hadislerinde Kur’anın abdestsiz tutulamayacağını zikretmiştir. Allah’ımız Kur’an’da: “Ona temiz olandan başkası dokunamaz” buyurmuşken. Sapık yeni yetme reformist kafalardan bir tanesi çıkıyor ve şöyle diyor: Kur’an’ı abdestsiz de tutup okuyabilirsiniz. Hiçbir sakınca yoktur. Kendi kafasından şâz bir görüş uydurma bir görüş serd ediyor. Şimdi başka bir müslüman arkadaşın diyor ki: Ya geçen gün televizyonda bir hoca gördüm. Falanca hoca tanır mısın bilgin var mıdır diyor. Sana soruyor o hocayı soruyor. Senin biraz daha islami bilgin olduğu için bu meclislere geldiğin için. Sen de şöyle diyorsun: Kardeşim ben gıybetten korkarım. Ne oluyor? Yine hâkikati gizlemiş oluyorsun. Yine bidât ehlinin fâsıklığını pisliğini gizlemiş oluyorsun. Vebâl altındasın. Bu adam Allah’ın bir tek emrini bir tek hükmünü inkâr etse senin söylememenden dolayı sen de vebâl altındasın. Bu çok tehlikeli bir şeydir. Kesinlikle bunu söylemek zorundasın. Ticaret ehli. Adamın ticareti bozuk. Alışveriş yapıyor ödemesini yapmıyor. Açıklamak zorundasın. Esnaf geliyor ve sana şöyle diyor: Bu adama mal verebilir miyim? Açık hesap mal verebilir miyim? Çeki senedi alınır mı? Sen ne diyeceksin? Alınmaz! Çünkü başımdan böyle böyle bir mesele geçti. Bu şekilde bırak günâhkar olmayı sevaba girersin. Emr-i bil mâruf yapmış olursun. Gıybeti bu 4 madde içinde anlamaya çalışalım.

İsa Mesih, Allah’ın oğludur sözü açık bir iftira!

Direkt olarak Allah’ın oğlu demeleri, Allah’ın oğlu demeleri. Ama Allah’ımız, bu iftirayı Kur’anda çürütüyor, reddediyor. Şöyle buyuruyor; “O, gökleri ve yeri örnekleri yokken yaratandır.” Bak şimdi. Örnekleri yokken yaratandır. Biz birşey yapmak istediğimiz zaman, bize bir örnek lazımdır. Mesela; bir adam bizden bir çanta isterse, biz ona deriz ki kardeşim nasıl bir çanta istiyorsun? O adam da bize der ki, numunesini getireceğim. Örnek. O adam bize numuneyi getirmedi mi, biz o adamın kafasındaki numuneyi, örneği bilemeyiz. Örnek getirecek bize, örneği getirir, biz de o örneği alırız, sökeriz, aynı çantayı yaparız. Ona teslim ederiz. Allah’ımız burada gücünü anlatıyor. Diyor ki; Yerleri ve gökleri örneksiz yarattım. Bunu yaratırken bir örneğe ihtiyacım yok çünkü benim ilmim sınırsız. Size verdiğim gibi sınırlı bir ilmim yok benim sınırsız. Örneksiz yaratandır ayet devam ediyor. Onun bir eşi olmadığı halde nasıl bir çocuğu olabilir? Şimdi, aranızdan herhangi bir evli kardeş dese ki, hocam benim bir oğlum var. Ama bu çocuğu evlenmeden yaptım. Bir kadına ihtiyacım olmadan yaptım dese, bu adamı Bakırköy’e kapatırlar mı kapatmazlar mı? Olur mu böyle bir şey? Mümkün mü? Bir hanım lazım sana nikahlanacağın bir kadın lazım. Onunla anlaşacaksın Hayatımın sonuna kadar sana ben bakacağım Ey Hatun! Benimle evlenip, bu İslam’a, bu davaya hayırlı nesiller yetiştirmeye var mısın yok musun? Dedin mi nikahlandın demektir. Bunu yaptıktan sonra çocuk sahibi olabilesin, eğer Allah verirse. Bunu yapmadan çocuk sahibi olamazsın. Olamazsın. Şimdi Allah’ımız diyor ki; Allah’ın bir eşi yok ki çocuğu olsun. Çocuğu olabilmesi için denk kuvvette bir eşi olması lazım. Yani bir hanımı olması lazım. Hanımı yok. Hristiyanlar bunu da kapatıyor. Heee bir hanım olması lazım ne yapalım? “Meryem Allah’ın hanımıdır.” Haşa ve Kella. İnkar ediyoruz ve kabul etmiyoruz tam aksini söylüyoruz. Böyle bir şey olmaz. Haşa ve kella. Bu iftiradır. Kafir olmalarının bir sebebi de oğlu ve hanımı var demeleridir.