Sen acele ettiğin için Allah acele etmez! Deli gibi ne koşturuyorsun?

İşte, hayat bu. Bu kadar kısa. Biz eski ümmetler gibi 500 sene, 600 sene yaşamıyoruz kardeşler. Allah Muhammed ümmetine (sallallahu aleyhi ve sellem) 60, 70 sene ömür vermiştir. Kısa! Bu kadar kısa bir zaman dilim içinde Allah’a başkaldırmaya değer mi? Allah Teâlâ’ya kafa tutmaya değer mi? Kime şekil yapıyorsun? Bak! Muhammed Aleyhisselam’ın bir hadisi şerifini getirdim. Allah Resûlü Aleyhisselam buyurdu: “Muhakkak ki işler Allah’ın izniyle cereyan eder.” Ne kadar iş varsa, O izin vermedikçe o iş ortaya çıkmaz, cereyan etmez. “Sakın herhangi bir işin gecikmesi sizi onu acele yapmaya itmesin.” Bir işi yapmak istiyorsun, bir şeyi başarmak istiyorsun, bir dükkan açmak istiyorsun ama gecikiyor. Devamlı gecikiyor. O konuda seni aceleye itmesin o iş. Allah ol dememiş daha. “Çünkü Allah Teâlâ hiç kimsenin aceleciliği için acele etmez.” Sen istediğin kadar acele et o işi yapmak için, Allah sen acele ettiğin için; “Dur bakayım ya bu kulum çok acele ediyor bu işte. Hadi ben de acele edeyim.” demez. O işin bir zamanı vardır. O zaman yerine gelmedikçe Allah ona ol demez. Şu hâlde sendeki bu telaş, bu acele, bu koşturma neden? Kendi kendini niye yıpratıyorsun? Zaten kaderinde varsa senin çalışman da ortada; çalışmanın sonunda Allah sana verecek. Neden daha erken olmasını istiyorsun ikinci evinin, ikinci arabanın? Geçen hafta da anlattım. Yalı sahibi oldu. Kadın, yalı sahibi, yalıdan kira alıyor. Hayatı garanti. Gündüz vakti telefonunda oyun oynarken; gemi giriyor ya, yatak odasına gemi giriyor, kocaman gemi. O videoyu gördünüz kardeşler. Hayatı garanti olan bir insan telefonunda oyun oynarken; “Bir baktım” diyor, “yatak odama gemi girdi.” diyor ya, “kocaman gemi girdi.” diyor ya! Bak! Garantin yok. Her an evinden içeri bir ufo dalabilir haberin olsun. Şu hâlde güvenecek hiçbir şeyin yok. Ölüm sana bu kadar yakın. Musibet sana bu kadar yakın, her an gelebilir. Her an gelebilirse Allah’ın kitabından yüz çevirme! Öleceksen bari adam gibi öl. Mümin gibi öl, Müslüman gibi öl. Bu kitabın deyimiyle: “Müslüman olmaktan başka hiçbir din üzere ölmeyin. Son nefesinizi vermeyin hiçbir din üzerine. Verdiğiniz zaman ben sizi ebedi olarak ateşte yakarım, ebedi olarak. Çıkamazsın! Seni peygamber bile kurtaramaz.” Şu hâlde, şu özel gecede yapacağımız en önemli dualardan bir tanesi ne? ‘İmanla ölmeyi istemek.’ “Allah’ım son nefesimize geldiğimizde Muhammed Aleyhisselam’ı yanımıza temessül ettir. (Amin) Bize şehadeti Efendimiz Aleyhisselam yaptırsın.” (Amin) Amin ya Muin. İşte bu! Allah Resûlü Aleyhisselam öyle buyurdu: “Kimsenin aceleciliği için Allah acele etmez. Kim Allah ile pençeleşirse Allah onu mağlup eder.” Pençeleşme tabiri nedir? Araplar da bunu kullanır. Şimdi gençlerde bir güç göstergesi var kardeşler. Ne yapıyor iki tane spora giden genç? Ver diyor bileğini. Eskiden eski insanlar ne yaparmış? Bilek güreşi yaparmış. Şimdi işler değişti. Pençeleşme yapıyorlar. İki tane eli, Muhammed kardeşim gel. Ben tekvandocuyum kendine dikkat et! Bak! Bu, pençeleşme bu. Şimdi, o bileğini bana doğru bastıracak, ben bileğimi ona doğru bastıracağım. Hangimiz daha kuvvetli pençeleşmeden ortaya çıkacak tamam mı? Muhammed’in kollarını kırmamam lazım. Bu, sosyal medyada faal bir kardeş. Aman kardeşim! Böyle biraz ittiğin zaman ben baskın çıkarsam ne ortaya çıkıyor burada? Hoca daha kuvvetliymiş. Ben de orada ego yapıyorum. Buna pençeleşmek denir. Şimdi bunu kul kula yapabilir. Sen kulsun, her gün tuvalete gitmek zorunda olan bir adamsın ya! Allah ile nasıl pençeleşirsin? Nasıl ona dik başlılık yaparsın? Sabahları ezan okunuyor ama ben kalkmam! Ben kalkmam! Beş vakit namazını kılmayan bu gece nasıl affolmayı bekleyebilir? Allah’ın kendisine merhamet nazarıyla bakmasını nasıl bekleyebilir? Üç vakit yemeğini sektirmiyorsun ama beş vakit namazı her gün sektiriyorsun. Utanmıyor musun Allah Teâlâ’dan? O midene o gıdaları öğütme kuvvetini veren, o aklını her gün çalıştıran ve sana işine gidip para kazanma nimetini öğreten Allah’a karşı biraz utanman yok mu ya? Resullulah buyurdu: (sallallahu aleyhi ve sellem) “Secdeleri çoğaltınız. Çünkü her secdede Allah bir günahınızı siler, size bir sevap verir ve derecenizi bir kademe arttırır.” Her secdede ya! Dört rekatlı bir namazda biz kaç defa secde yapıyoruz? Sekiz defa. Her rekatta iki tane secdemiz var kardeşler. Sekiz defa secde yapıyorsun; sekiz günah siliniyor, seksen sevap kazanıyorsun ve sekiz derece… Maneviyattaki dereceler asla sonu yoktur. Ölünceye kadar dereceler yükselmeye devam eder. Böyle bir nimet var, bu secde nimetleri var. Neden bu nimetlerin peşinde koşturmuyorsun? Muhammed Aleyhisselam’ı duymadın mı hiç, işitmedin mi? Hadi kitap okuma sevdan yoktu. Hayatında eline bir tane siyer kitabı almamışsın. Boyuna roman okuyorsun ama Muhammed Aleyhisselam… Ya bir tane peygamberim var benim. Allah binlerce mucize vermiş. Dünyanın en çok sevilen insanı. Kendisine ondan daha çok tabi olan bir insan yok. Kıyamete kadar gelecek olan insanlar ona tabi olmazsa ebedi cehenneme gidecek. Kâfir olarak addediliyor Kur’an’da. Bu insanı benim tanımam lazım ya! Filmlere verdiğim önemin ve değerin küçük bir kısmını benim bu insana vermem lazım, demedin! Bilmiyorsun, onu tanımıyorsun. Ben sana ufak bir tanıtma örneği vereyim. Muhammed Aleyhisselam’ın peygamberliğinin en önemli delillerden bir tanesi, Aişe anamız anlatıyor: “Berat gecesi Muhammed Aleyhisselam’ı gördüm, gece yatağa gelmedi.” Özel gecelerde Efendimiz Aleyhisselam yatağa hiç girmezdi, hep ibadette. Hani o Mealciler diyor ya: “Ya özel gece falan yok. Kandil nedir ya!” diyorlar ya, tamamı yalancı bu sahtekârların! Hepsi yalancı! Hoca hoca diyorsun. Hoca hoca deyip Darth Vader diye bildiğin adam bir bakıyorsun sonra çıkıyor ki Anakin Skywalker. Şekil Darth Vader, siyahi bir elbise giymiş. Ama meğer bizim Anakin Skywalker’mış bu. Dönüşüm geçirmiş, karanlık taraf bunu dönüştürmüş Darth Vader olmuş. Bizdendi bu adam ya! Hocaydı bu adam. Yurt dışına çıkmadan önce ehli sünnetti bu adam. Ama yurt dışına bir çıkıyor, bir anlaşma yapıyor iki tane yabancı devletle. İki tane anlaşma yapıyor, küçük bir dünya menfaatine Allah’ın ayetlerini satmaya başlıyor. Şu ayet yoktur, bu ayet mucize değildir. Peygamberlerin mucizesi yoktur, hadislerin hepsi yalan. Sahabilerin hepsi yalancıdır. Darwin’e iman etmiş adam. Darwin ya! Yüz sene önce gelmiş bir adam. Darwin’in sözlerine iman etmiş. “Kayıtsız inanıyorum ben. Ben Darwinist evrimci bir teistim.” diyor adam. Profesör. İlahiyatta profesör bu adam. “Evrimci bir teistim.” Bir adam ben evrimciyim derse ne olur? İlk insan Adem değildir demiş olur ve Allah kitabında bize yalan söyledi demiş olur. İlk insan kim diyor bu kitap? Adem. Allah’ın selamı onun üstüne olsun. (Amin) Kim dese ki ilk insan Adem değildir, maymundan geldik. Vallahi Bruce Lee gibi kâfirdir. Stalin gibi kâfirdir. Ama adam ilahiyatta hoca, “ben evrimci bir teistim” diyor. Hem dinlere inanıyorum hem de maymundan geldiğimize inanıyorum diyor. Bir çıkıyorlar yurt dışına. Bir dolaşıyorlar, bir geliyorlar; Anakin Skywalker oluyor Darth Vader. Oğlum sen Anakin’din, bizdendin, beraber savaşıyorduk. Işın kılıcı falan muhabbeti ya. Ne oldu ya? Karanlık taraf beni de ele geçirdi, orası daha tatlı. Orası çok tatlı, çok güzel. Allah bu insanlara hidayet versin kardeşler. (Amin) Amin. İşte bu iş böyle. “Kim Allah ile savaşırsa Allah ona karşı galip gelir. Allah onu yener.” Hadis bitiyor: “Kim Allah’ı kandırmaya çalışırsa Allah onu kandırır.” Sen Allah’ı kandırmaya çalışıyorsun. Allah’ın ayetlerini okuyorsun, taklalar attırıyorsun. Ve diyorsun ki sarhoş olmayacak kadar içki içmek helaldir, devam edin diyorsun. Ben bunu Kur’an’dan böyle anladım diyorsun. Milleti kandırmaya çalışıyorsun. İçkinin helal olduğunu iddia ediyorsun. Efendimiz Aleyhisselam buyurdu: “Çoğu sarhoş eden şeyin azı da haramdır.” Bir damla bile içmek içki haram oluyor mu olmuyor mu bu hadisi şerife göre? Haram oluyor. İstersen sarhoş olma problem değil. Ama bu ilahiyatçı hocanın deyimine göre: “Sarhoş olmayacak kadar birkaç kadeh içebilirsin. O senin kuvvetine bağlı.” diyor. Vallahi bu adam gâvur gider. Tövbe etmeden ölürse bu adam gâvur gider. Aişe anamız anlatıyor: “Allah’ın peygamberini gördüm. (sallallahu aleyhi ve sellem) Gece uzun zaman namaz kıldı. Ayakları şişinceye kadar namaz kıldı. Secdede çok fazla kaldı. Namazını bitirince ben ona dedim ki: “Ey Allah’ın Resulü, geçmiş ve gelecek bütün günahların affolmuş olmasına rağmen neden bu kadar ibadet yapıyorsun?” Bakın ortada bir peygamber var; bize beş vakit namazı farz kılmış, “Allah beş vakit namazı farz kıldı.” diyor bize. Biz beş kılıyoruz. Altıyı tövbe billah! Altı, nafile falan yok bizde. Millete beşi kıldırsak zaten biz kendimizi evliya zannedeceğiz. Nafile falan söylemiyorum ben, beşi kıl kardeşim! Kıl beşi kurtar başı. Efendimiz Aleyhisselam herkese beş vakit namazı tavsiye ediyor ama kendisi on vakit kılıyor. Ayakları şişinceye kadar namaz kılan bir peygamber. “Ben” diyor, “peygamberimize dedim ki: “Niye bu kadar fazla ibadet yapıyorsun? Senin geçmiş ve gelecek bütün günahlarını Allah affetti. Sen onun peygamberisin. İmanla öleceğin de kesin. Peygamberlere imanla ölmek kesindir. Neden? Bana dedi ki: “Allah’a çokça şükreden bir kul olmayayım mı ey Aişe? Çokça şükreden bir kul olmayayım mı?” Şimd, bu Muhammed Aleyhisselam’ın Allah’ımıza bakışı, Allah’ın kendisine verdiği nimetlere karşı bir şükür ifadesi. Herkes kendini check etsin. Allah sana herhangi bir nimet verdi. Yeni bir elbise giydin. Bir hastalığın vardı Allah şifanı verdi. Yahutta çalıştın bir araba verdi Allah sana, araba aldın. Şükür secdesi yaptın mı? Allah’a şükrettin mi? Allah’ımın bana verdiği bu arabaya karşılık ben de beş vakit namaza başlıyorum ya! Söz verdin mi? Yok. Yok! Parti yapalım dedin, kutlayalım dedin, kutlayalım dedin. Ve Allah’a daha çok yaklaşacağına Allah’tan daha bir fazla uzaklaştın. Bu nasıl bir Müslümanlıktır? Allah’ımız Kur’an’da buyuruyor ki: “Şükrederseniz elbette nimetimi arttırırım. Ama nankörlük ederseniz bilin ki azabım çok şiddetlidir.” Ne kadar çok şükür o kadar çok Allah’ın nimeti arttırması. Neden şükretmiyorsun? Neden bu nimetleri arttırması için ona biraz daha fazla yönelmiyorsun? Muhammed Aleyhisselam, Allah’ın peygamberi…

Kandil kutlamak caiz mi? Deliller

Mevlit kandili diye bir şey yoktur. Mevlit bidattır, diyenlere cevabı Efendimiz Aleyhisselam veriyor: “Ey Allah’ın Rasulü, siz neden pazartesi ve perşembe oruç tutuyorsunuz?” Sahabi, Allah’ın Rasulü Aleyhisselam’a soruyor. Efendimiz Aleyhisselam ne buyuruyor? “Allah, beni pazartesi günü dünyaya getirdi ve bana peygamberliği pazartesi günü verdi. Bundan dolayı pazartesi günü oruç tutuyorum.” Allah’ın Peygamberi Aleyhisselam doğum gününü her hafta kutluyor. Dikkat buyurun! Bizim doğum günlerimizi senede bir defa kutluyoruz. Onu da nasıl? İbadetsiz… Allah’ın Peygamberi namazı daha fazla kılıyor, şükrü daha fazla yapıyor, secdeyi daha fazla yapıyor. Övgüler ve selam üstüne olsun. (Amin) Biz ne yapıyoruz? Yahudi ve Hristiyan usulü bir pasta, bir de yine Hristiyan usulü üzerine mumlar… Hadi bakalım üfle! Bir de Hristiyan şarkısı, “Happy birthday to you.” Ne oluyor bu? Onlara benzemiş oluyorsun, peygambere benzemiş olmuyorsun. Var mı aranızda doğum gününde oruç tutan? Benim sualim, merak ettim. Aranızda doğum gününde oruç tutan var mı ? Hocam o gün bizim keyif günümüz, eğlenme günümüz. Dünyaya geldik, insanların bizi şımartma günü, o gün oruç tutmayız. Ama Allah’ın Peygamberi Aleyhisselam oruç tutuyor. İşte kandil kutlamak bidattir diyen sapıklar, Allah’ın peygamberine karşı gelmiş oluyor. Peygamberiz Aleyhisselam’ın kendisi, kendi doğum gününü kutlarken biz niye kutlamayalım? Sonra, kaldı ki Allah’ın Peygamberi Aleyhisselam’a bu gece normalden çok daha fazla Salavat-ı şerife getirilecek. Bu gece Sahabe-i kiram efendilerimizin de yaşadıkları hadis-i şerifler, onun bize rivayet ettiği ayet-i kerimeler çok daha fazla anlatılacak. Senin bundan gocunduğun ne var? Niye sana batıyor Allah’ın peygamberini övmemiz? Onu methetmemiz, onun sahabilerinin yüceliğinden ahlakından bahsetmemiz sana niye dokunuyor, batıyor? Sanatçıları övsek batmaz ama! Sıkıntı olmaz. Senin tabi olduğun sapkın âlimleri övsek, methetsek hiç batmaz. Allah’ın Peygamberi’ni mehettiğimiz zaman sana batıyor. Bu yüzden mevlit bidat diyorsun. Bu yüzden mevlit diye bir şey yok diyorsun. Bu yüzden mevlit kutlayanlar müşrik olur diyorsun. Ey mezhepsiz kardeşim! Allah’ın Peygamberi’ne savaş açmışsın. Allah’ın Peygamberi’ne savaş açanların burnu yerde sürtünür. Asla doğrulamazlar! Bu mezhepsizlerin en sevmediği ayetlerden bir tanesi söyleyeyim. Hocam, Müslüman ayet sevmez olur mu? Bunların gizlediği ve sevmediği ayetler vardır. Benden işitin. “Vemâ erselnâke illâ rahmeten lil’âlemîn.” (Enbiyâ, 107) Ey Rasulüm biz seni gönderdik. “…illâ rahmeten” Muhakkak ki bir rahmet olarak gönderdik. “…lil’âlemîn.” Âlemlerin tamamına bir rahmet olarak gönderdik. En sinir oldukları ayetlerden bir tanesidir. Neden? Çünkü Allah Teâlâ Efendimiz Aleyhisselam’ı bir rahmet olarak nitelendiriyor. Ve bütün âlemlere gönderdiğini beyan ediyor. Sadece belirli bir bölgeye değil. Bu onu, evrensel bir peygamber yapıyor. İsmini işitip de kötülenmeden, vasati olarak adını işitip de “Ben o peygamberi kabul etmiyorum.” diyenlerin tamamı mesul oluyor. Dünyanın neresinde olursa olsun. Artık son peygamber gelmiştir. Bu peygambere tabi olmak zorundasın. Allahü Teâlâ, Efendimiz Aleyhisselam’ı Kur’an’da bir rahmet olarak nitelerken, onun isminin anıldığı yere rahmet suları akın akın gelirken, onun övüldüğü, methedildiği her an ibadet olurken… Allah’ın Rasulü Aleyhisselam’ı methetmek ibadettir. Onu övmek ibadettir. Ama bugün bazı sapkınlar diyorlar ki: “Onu methetmek bidattır. Onu öven şiirler söylemek bidattır.” Bizim Efendimiz Aleyhisselam’ın üç tane şairi vardı .En sevdiği üç şair… Bunlar ne zaman Efendimiz Aleyhisselam’ı ve İslam’ı ve Rabb’imizi methedici şiirler yazsa hemen Medine’de duvara astırırdı. Mekke’de duvara astırırdı, o şiirleri. O şairlerden bazılarını gördüğü zaman… Hassân bin Sâbit Allah’ın rahmeti üstüne olsun. (Amin) Şairlerden bir tanesi. Ey Hassân, şu geçen gün söylediğin şiiri bir daha söyler misin? Dikkat buyurun, şiirde Efendimiz Aleyhisselam’a methiye var. Bizzat Peygamberimiz Aleyhisselam yüzüne karşı övülmek istiyor. O şiiri oku, diyor. Ve şiir dinlemekten keyif alıyor. Mevlitlerde okunan ilahiler, kasideler nedir? Allah’ın Peygamberi’ne bir övgüdür. Mevlidlerde ne okunur en çok? Salavat-ı şerife okunur. Allah’ın Peygamberi’ne salavat-ı şerife getirmek sana neden batıyor ki? Senin ne derdin var? Dolasıyla bu mezhepsizlerin, bu Vehhabi Selefilerin kandillerle problemi yok. Bunların problemi Peygamberimiz Aleyhisselamla. Tahammül edemiyorlar, çekemiyorlar. Hâlbuki bu sapkınların tamamı cuma namazına gidiyor. Bu sapkınların derecelerinden üstün olanlar, Dâru’l-harpçiler cumaya gitmezler. Dâru’l-harpçiler vardır, Vehhabi Seleficilerin aşırıcıları. Dâru’l-harp! Kim diyorsa ki bu ülke Dâru’l-harptir, ben cuma namazına gitmem, vakit namazlarına camiye gitmem; bu adam bir İngiliz uşağıdır. Ya bir İngiliz ajanı ya da bir ajanın uşağıdır. Hücre tipi yapılanmayla bir üstünden haberi var, bir üstün bir üstünden haberi yok demektir. Bu ülke içinde yaşayan bir cahil, bir gafildir. Kullanılan bir maşa konumundadır. Ne diyor? Bu ülke Dâru’l-harp, ben bankadan faiz yerim. Dâru’l-harp burası. Müslüman bir ülke değil, kâfir bir ülke, diyor. Fetvayı veriyor. Bu ülke Dâru’l-harp ben cumaya gitmem, diyor. Cumada imamlar, o en sinir olduğum ayet-i kerimeyi okuyor, diyor. Müslüman ayetten sinir olur mu? Ayetten kim sinir olur, kim öfkelenir ayete? Yahudi öfkelenir, Hristiyan öfkelenir. Müslüman ayetten öfkelenir mi? Ama ne zaman ki cuma vaazında: “İnnallâhe ve melâiketehu yusallûne alen nebiyyi, yâ eyyuhellezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ.” (Ahzâb, 56) Her cuma vaazında, imam hutbedeyken biz bu ayet-i kerimeyi işitiyoruz. Bu ayette Allah Teâlâ bize ne diyor? Muhakkak ki Allah ve melekleri Rasul’e salât ederler, onu överler. Onu methederler. “…yâ eyyuhellezîne âmenû” Ey iman edenler! “sallû aleyh…” Siz de onun üzerine salat edin. Siz de onu övün. Allah, kendisinin ve meleklerinin onu övdüğünü beyan ediyor. Peşinden de bizim övmemizi istiyor. Bu ayet-i kerimeyle Peygamberimiz Aleyhisselam’a salavat-ı şerife getirmek ve onu övmek ne olmuş oluyor? İbadet… İbadet olmuş oluyor. Peki bu mezhepsiz Vehhabi Selefiler neye karşı gelmiş oluyor? İbadet yapmamıza karşı gelmiş oluyor. Allahü Teâlâ bu cahillere hidayet nasip etsin. (Amin)

Dualarım neden kabul olmuyor? – Fırıncı ve sıcak ekmek hikayesi / Kerem Önder

Bu geceler dua gecelerdir, bol dua etmek lazım. Benim duam kabul olmadı dememek lazım. Çünkü duası kabul edilmeyenler,benim duamı Allah kabul etmedi diyenlerdir. Bunlar hadis ile acele edenler sınıfına girerler. Bak Mevlanamız konu hakkında ne diyor; Allah’a dua ettim de, Allah benim duamı kabul etmedi deme! Bir fırıncıya gittin. Fırıncı ile sohbet etmeye başladın. Fırıncının sohbeti tatlı geldi, o da seni sevdi. Ama o fırıncıya diğer insanlar gelip gittiğinde hep ekmek verdi. Sen ekmek istedin, sana ekmek vermedi. Fırıncı ile sohbete devam ettin. Seni bekletti bekletti, bekletti, bekletti… Diğer gelenlere ekmek verdi, verdi, verdi.. Ama sana ekmek vermedi. Sonra tandırdan yeni çıkan taze taze yanık ekmeği, sana getirdi ve verdi. En güzel ekmeği sana verdi. İşte dua eden kulda, sabır olursa, en güzelini alır. En güzelini alır. Sabır olmazsa, Allah benim duamı kabul etmedi der! Kabul etmedi dediğin anda, Allah ile bağlantı kopuyor. Çünkü; Hiçbir dua yoktur ki icabet görmesin. Hiçbir dua! Aranızdan en gafil adam. En gafil kimdir? Bayramdan bayrama namaza giden demektir. Gafiller sıra sıradır. Cumadan cumaya giden, Bu haftalık gafil demektir. Bayramdan bayrama giden, bu yıllık gafil demektir. Gafilden gafile fark var. Kandil’den kandile giden, bu kandil gafili demektir. Kandillerde İslam’a gidiyor, kandillerin dışında 360 gün yok ortada. En gafil adam bile Allah’a dua etse, ellerini açsa, geri dönmez! O eller geri dönmez, bir şart var. Allah’a dua ettim de Allah benim duama icabet etmedi demeyecek. Bu kelimeyi zikretmeyecek.

Kandil geceleri, dedemiz Osmanlı tarafından sistemleştirilmiştir

Dedemiz Osmanlı, hep bu Kandil gecelerinde çok büyük ihtimam göstermiştir. Bunun tek bir sebebi vardır. Peygamberimiz (sav) Aleyhisselam’ın şu hadisine müştehak olmak, Tek sebebi budur. Ne buyuruyor Sultanım Aleyhisselâm? Unutulmuş olan bir sünnetimi ihya edene 100 şehit sevabı vardır. Kandil geceleri zaman geçtikçe halk tarafından unutuldu. Peygamberimizin (sav) hadislerinde geçen, Berat gecesi unutuldu! Kadir Gecesi unutuldu! Regaip gecesi unutuldu! Ceddimiz Osmanlı ne yaptı? Hemen alimlerini, ulema heyetini topladı. Biz bunu nasıl ihya edebiliriz? Çünkü hadis var. 100 şehit sevabı var! Ben buna müştehak olmak istiyorum. Bu müjdeye nail olmak istiyorum. Bir fetva bulun. Bir sistem yapın. Bir konuşma yapın aranızda. Biz bu geceleri nasıl halka yayabiliriz? Halkın unutmamasına nasıl vesile olabiliriz ? Diye padişahlarımız, dedelerimiz, fetva heyetini topladılar. Ve bu 5 geceye Mevlit Kandili üç ayların dışındadır. Yani Peygamberimizin (sav) doğum gecesidir. Bir Müslüman’ın beş tane özel gecesi vardır. 365 gün içinde. Bu 5 geceye, Ceddimiz Osmanlı aşırı ihtimam göstermiştir. Saray nezdinde büyük kutlamalar yapmıştır. Dünyadaki en kaliteli hafızları getirip Kur’an okutmuştur. Dünyadaki en kaliteli hatipleri getirip sohbet yaptırmıştır. Neden? Çünkü, Peygamberimizi (sav) nasıl daha fazla methedebiliriz? İslamı nasıl daha fazla yüceltebiliriz? Bu gecelerde yapacağımız dua adedini nasıl daha fazla arttırabiliriz? Tek gaye, amaç bu. Elhamdülillah ki Bunları bir sisteme bağladılar. Ve bu zamana kadar, bu 5 tane kandil gecesi, bize gelmiş bulundu. Allah Teâlâ kıyamete kadar kutlamayı nasip etsin. – Amin Amin, Ecmain. Şu anda dünyada bu 5 geceyi kutlayan en fazla ihtimam gösteren ülke hangi ülkedir? Türkiye’dir. Sebebi nedir? Osmanlı’dır. Bu adet bize ceddimizden kalmıştır. Gecelerin bereketli olması hadislerle sabittir, ama insanlar hadislere olan sadakatini, bağlılığını kaybettiği için bu gecelere artık ihtimam vermemeye başlamıştır. Vermedikleri zaman da Osmanlı sultanları, alimlerle beraber bu gecelerin önemini hadis ve ayetlerle zikrederek, beyan buyurmuştur. Bize ne düşer? Bize aktarmak, anlatmak düşer. Bize yaşamak düşer. Normal günde ne kadar dua ediyorsak, bu gecelerde daha fazla dua etmek düşer. Bu geceler özel gecelerdir.

Kandil Gecelerine Bakışımız Nasıl Olmalıdır?

ben adı çıkmış birisiyim Ashâb-ı Kirâm’dan başkasına hayran değilim elhamdülillah ama Ashâb-ı Kirâm’ın birincisinden sonuncusuna kadar hayranıyım Rabbim onlardan herhangi biri ile beni buluştursun Cennette başka bir temennim de yoktur Ashâb-ı Kirâmın yaptıklarını ibadet ve cihat görürüm yapmadıklarını da bilmem Ashâb-ı Kirâm da kandil kutlaması yoktur yüreklerine Kur’an’ı kandil gibi takıp Allah yolunda kâinatı dolaşmak vardır ne yazık ki İslam Ashâb-ı Kirâm’dan uzaklaştıkça Müslümanlar da Ashâb-ı Kirâm’la aralarında asırlar girdikçe kandiller türedi Kur’an’ın Nuru’nun kıymeti azaldı insanlar 5 kandil gecesini abarttılar 365 günün 360’ını keyfine göre, 5’ini de kandile göre yaşadılar ben de diyorum ki eğer başka bir şey yapılmıyorsa gerçekten güzel, bari 5 geceyi kurtaralım hayır bu diğer gecelerin karanlıkta geçmesinin sebebi olacaksa ne demek istediğim inşallah anlaşılıyordur yani bu meleklere vereceğimiz bir rüşvet içinse bize kandil gecesi lazım değil bari o gece meyhaneye gitmesin insanlar deniyorsa elhak güzel bir şey ama biz bütün gecelerimizi Rabbimizin kulluğu için geçirmek zorundayız özellikle Kadir gecesi Kur’an-ı Kerim’le sabittir ama diğer gecelerin rüşveti değildir Kadir Gecesi atılım gecesidir bu geceleri atılım gecesi istiğfar edip yeniden bir hayata dönme gecesi olarak ihya edeceksek bu muhteşem bir kandil olur hayır diğer gecelerde bildiğimizi yapacağız da, o gece sadece televizyonu kapatacaksak bunun da bir ekonomik değeri olabilir, bundan da anlamam bunu başka bir hocaefendiye sorabilirsiniz