Sen acele ettiğin için Allah acele etmez! Deli gibi ne koşturuyorsun?

İşte, hayat bu. Bu kadar kısa. Biz eski ümmetler gibi 500 sene, 600 sene yaşamıyoruz kardeşler. Allah Muhammed ümmetine (sallallahu aleyhi ve sellem) 60, 70 sene ömür vermiştir. Kısa! Bu kadar kısa bir zaman dilim içinde Allah’a başkaldırmaya değer mi? Allah Teâlâ’ya kafa tutmaya değer mi? Kime şekil yapıyorsun? Bak! Muhammed Aleyhisselam’ın bir hadisi şerifini getirdim. Allah Resûlü Aleyhisselam buyurdu: “Muhakkak ki işler Allah’ın izniyle cereyan eder.” Ne kadar iş varsa, O izin vermedikçe o iş ortaya çıkmaz, cereyan etmez. “Sakın herhangi bir işin gecikmesi sizi onu acele yapmaya itmesin.” Bir işi yapmak istiyorsun, bir şeyi başarmak istiyorsun, bir dükkan açmak istiyorsun ama gecikiyor. Devamlı gecikiyor. O konuda seni aceleye itmesin o iş. Allah ol dememiş daha. “Çünkü Allah Teâlâ hiç kimsenin aceleciliği için acele etmez.” Sen istediğin kadar acele et o işi yapmak için, Allah sen acele ettiğin için; “Dur bakayım ya bu kulum çok acele ediyor bu işte. Hadi ben de acele edeyim.” demez. O işin bir zamanı vardır. O zaman yerine gelmedikçe Allah ona ol demez. Şu hâlde sendeki bu telaş, bu acele, bu koşturma neden? Kendi kendini niye yıpratıyorsun? Zaten kaderinde varsa senin çalışman da ortada; çalışmanın sonunda Allah sana verecek. Neden daha erken olmasını istiyorsun ikinci evinin, ikinci arabanın? Geçen hafta da anlattım. Yalı sahibi oldu. Kadın, yalı sahibi, yalıdan kira alıyor. Hayatı garanti. Gündüz vakti telefonunda oyun oynarken; gemi giriyor ya, yatak odasına gemi giriyor, kocaman gemi. O videoyu gördünüz kardeşler. Hayatı garanti olan bir insan telefonunda oyun oynarken; “Bir baktım” diyor, “yatak odama gemi girdi.” diyor ya, “kocaman gemi girdi.” diyor ya! Bak! Garantin yok. Her an evinden içeri bir ufo dalabilir haberin olsun. Şu hâlde güvenecek hiçbir şeyin yok. Ölüm sana bu kadar yakın. Musibet sana bu kadar yakın, her an gelebilir. Her an gelebilirse Allah’ın kitabından yüz çevirme! Öleceksen bari adam gibi öl. Mümin gibi öl, Müslüman gibi öl. Bu kitabın deyimiyle: “Müslüman olmaktan başka hiçbir din üzere ölmeyin. Son nefesinizi vermeyin hiçbir din üzerine. Verdiğiniz zaman ben sizi ebedi olarak ateşte yakarım, ebedi olarak. Çıkamazsın! Seni peygamber bile kurtaramaz.” Şu hâlde, şu özel gecede yapacağımız en önemli dualardan bir tanesi ne? ‘İmanla ölmeyi istemek.’ “Allah’ım son nefesimize geldiğimizde Muhammed Aleyhisselam’ı yanımıza temessül ettir. (Amin) Bize şehadeti Efendimiz Aleyhisselam yaptırsın.” (Amin) Amin ya Muin. İşte bu! Allah Resûlü Aleyhisselam öyle buyurdu: “Kimsenin aceleciliği için Allah acele etmez. Kim Allah ile pençeleşirse Allah onu mağlup eder.” Pençeleşme tabiri nedir? Araplar da bunu kullanır. Şimdi gençlerde bir güç göstergesi var kardeşler. Ne yapıyor iki tane spora giden genç? Ver diyor bileğini. Eskiden eski insanlar ne yaparmış? Bilek güreşi yaparmış. Şimdi işler değişti. Pençeleşme yapıyorlar. İki tane eli, Muhammed kardeşim gel. Ben tekvandocuyum kendine dikkat et! Bak! Bu, pençeleşme bu. Şimdi, o bileğini bana doğru bastıracak, ben bileğimi ona doğru bastıracağım. Hangimiz daha kuvvetli pençeleşmeden ortaya çıkacak tamam mı? Muhammed’in kollarını kırmamam lazım. Bu, sosyal medyada faal bir kardeş. Aman kardeşim! Böyle biraz ittiğin zaman ben baskın çıkarsam ne ortaya çıkıyor burada? Hoca daha kuvvetliymiş. Ben de orada ego yapıyorum. Buna pençeleşmek denir. Şimdi bunu kul kula yapabilir. Sen kulsun, her gün tuvalete gitmek zorunda olan bir adamsın ya! Allah ile nasıl pençeleşirsin? Nasıl ona dik başlılık yaparsın? Sabahları ezan okunuyor ama ben kalkmam! Ben kalkmam! Beş vakit namazını kılmayan bu gece nasıl affolmayı bekleyebilir? Allah’ın kendisine merhamet nazarıyla bakmasını nasıl bekleyebilir? Üç vakit yemeğini sektirmiyorsun ama beş vakit namazı her gün sektiriyorsun. Utanmıyor musun Allah Teâlâ’dan? O midene o gıdaları öğütme kuvvetini veren, o aklını her gün çalıştıran ve sana işine gidip para kazanma nimetini öğreten Allah’a karşı biraz utanman yok mu ya? Resullulah buyurdu: (sallallahu aleyhi ve sellem) “Secdeleri çoğaltınız. Çünkü her secdede Allah bir günahınızı siler, size bir sevap verir ve derecenizi bir kademe arttırır.” Her secdede ya! Dört rekatlı bir namazda biz kaç defa secde yapıyoruz? Sekiz defa. Her rekatta iki tane secdemiz var kardeşler. Sekiz defa secde yapıyorsun; sekiz günah siliniyor, seksen sevap kazanıyorsun ve sekiz derece… Maneviyattaki dereceler asla sonu yoktur. Ölünceye kadar dereceler yükselmeye devam eder. Böyle bir nimet var, bu secde nimetleri var. Neden bu nimetlerin peşinde koşturmuyorsun? Muhammed Aleyhisselam’ı duymadın mı hiç, işitmedin mi? Hadi kitap okuma sevdan yoktu. Hayatında eline bir tane siyer kitabı almamışsın. Boyuna roman okuyorsun ama Muhammed Aleyhisselam… Ya bir tane peygamberim var benim. Allah binlerce mucize vermiş. Dünyanın en çok sevilen insanı. Kendisine ondan daha çok tabi olan bir insan yok. Kıyamete kadar gelecek olan insanlar ona tabi olmazsa ebedi cehenneme gidecek. Kâfir olarak addediliyor Kur’an’da. Bu insanı benim tanımam lazım ya! Filmlere verdiğim önemin ve değerin küçük bir kısmını benim bu insana vermem lazım, demedin! Bilmiyorsun, onu tanımıyorsun. Ben sana ufak bir tanıtma örneği vereyim. Muhammed Aleyhisselam’ın peygamberliğinin en önemli delillerden bir tanesi, Aişe anamız anlatıyor: “Berat gecesi Muhammed Aleyhisselam’ı gördüm, gece yatağa gelmedi.” Özel gecelerde Efendimiz Aleyhisselam yatağa hiç girmezdi, hep ibadette. Hani o Mealciler diyor ya: “Ya özel gece falan yok. Kandil nedir ya!” diyorlar ya, tamamı yalancı bu sahtekârların! Hepsi yalancı! Hoca hoca diyorsun. Hoca hoca deyip Darth Vader diye bildiğin adam bir bakıyorsun sonra çıkıyor ki Anakin Skywalker. Şekil Darth Vader, siyahi bir elbise giymiş. Ama meğer bizim Anakin Skywalker’mış bu. Dönüşüm geçirmiş, karanlık taraf bunu dönüştürmüş Darth Vader olmuş. Bizdendi bu adam ya! Hocaydı bu adam. Yurt dışına çıkmadan önce ehli sünnetti bu adam. Ama yurt dışına bir çıkıyor, bir anlaşma yapıyor iki tane yabancı devletle. İki tane anlaşma yapıyor, küçük bir dünya menfaatine Allah’ın ayetlerini satmaya başlıyor. Şu ayet yoktur, bu ayet mucize değildir. Peygamberlerin mucizesi yoktur, hadislerin hepsi yalan. Sahabilerin hepsi yalancıdır. Darwin’e iman etmiş adam. Darwin ya! Yüz sene önce gelmiş bir adam. Darwin’in sözlerine iman etmiş. “Kayıtsız inanıyorum ben. Ben Darwinist evrimci bir teistim.” diyor adam. Profesör. İlahiyatta profesör bu adam. “Evrimci bir teistim.” Bir adam ben evrimciyim derse ne olur? İlk insan Adem değildir demiş olur ve Allah kitabında bize yalan söyledi demiş olur. İlk insan kim diyor bu kitap? Adem. Allah’ın selamı onun üstüne olsun. (Amin) Kim dese ki ilk insan Adem değildir, maymundan geldik. Vallahi Bruce Lee gibi kâfirdir. Stalin gibi kâfirdir. Ama adam ilahiyatta hoca, “ben evrimci bir teistim” diyor. Hem dinlere inanıyorum hem de maymundan geldiğimize inanıyorum diyor. Bir çıkıyorlar yurt dışına. Bir dolaşıyorlar, bir geliyorlar; Anakin Skywalker oluyor Darth Vader. Oğlum sen Anakin’din, bizdendin, beraber savaşıyorduk. Işın kılıcı falan muhabbeti ya. Ne oldu ya? Karanlık taraf beni de ele geçirdi, orası daha tatlı. Orası çok tatlı, çok güzel. Allah bu insanlara hidayet versin kardeşler. (Amin) Amin. İşte bu iş böyle. “Kim Allah ile savaşırsa Allah ona karşı galip gelir. Allah onu yener.” Hadis bitiyor: “Kim Allah’ı kandırmaya çalışırsa Allah onu kandırır.” Sen Allah’ı kandırmaya çalışıyorsun. Allah’ın ayetlerini okuyorsun, taklalar attırıyorsun. Ve diyorsun ki sarhoş olmayacak kadar içki içmek helaldir, devam edin diyorsun. Ben bunu Kur’an’dan böyle anladım diyorsun. Milleti kandırmaya çalışıyorsun. İçkinin helal olduğunu iddia ediyorsun. Efendimiz Aleyhisselam buyurdu: “Çoğu sarhoş eden şeyin azı da haramdır.” Bir damla bile içmek içki haram oluyor mu olmuyor mu bu hadisi şerife göre? Haram oluyor. İstersen sarhoş olma problem değil. Ama bu ilahiyatçı hocanın deyimine göre: “Sarhoş olmayacak kadar birkaç kadeh içebilirsin. O senin kuvvetine bağlı.” diyor. Vallahi bu adam gâvur gider. Tövbe etmeden ölürse bu adam gâvur gider. Aişe anamız anlatıyor: “Allah’ın peygamberini gördüm. (sallallahu aleyhi ve sellem) Gece uzun zaman namaz kıldı. Ayakları şişinceye kadar namaz kıldı. Secdede çok fazla kaldı. Namazını bitirince ben ona dedim ki: “Ey Allah’ın Resulü, geçmiş ve gelecek bütün günahların affolmuş olmasına rağmen neden bu kadar ibadet yapıyorsun?” Bakın ortada bir peygamber var; bize beş vakit namazı farz kılmış, “Allah beş vakit namazı farz kıldı.” diyor bize. Biz beş kılıyoruz. Altıyı tövbe billah! Altı, nafile falan yok bizde. Millete beşi kıldırsak zaten biz kendimizi evliya zannedeceğiz. Nafile falan söylemiyorum ben, beşi kıl kardeşim! Kıl beşi kurtar başı. Efendimiz Aleyhisselam herkese beş vakit namazı tavsiye ediyor ama kendisi on vakit kılıyor. Ayakları şişinceye kadar namaz kılan bir peygamber. “Ben” diyor, “peygamberimize dedim ki: “Niye bu kadar fazla ibadet yapıyorsun? Senin geçmiş ve gelecek bütün günahlarını Allah affetti. Sen onun peygamberisin. İmanla öleceğin de kesin. Peygamberlere imanla ölmek kesindir. Neden? Bana dedi ki: “Allah’a çokça şükreden bir kul olmayayım mı ey Aişe? Çokça şükreden bir kul olmayayım mı?” Şimd, bu Muhammed Aleyhisselam’ın Allah’ımıza bakışı, Allah’ın kendisine verdiği nimetlere karşı bir şükür ifadesi. Herkes kendini check etsin. Allah sana herhangi bir nimet verdi. Yeni bir elbise giydin. Bir hastalığın vardı Allah şifanı verdi. Yahutta çalıştın bir araba verdi Allah sana, araba aldın. Şükür secdesi yaptın mı? Allah’a şükrettin mi? Allah’ımın bana verdiği bu arabaya karşılık ben de beş vakit namaza başlıyorum ya! Söz verdin mi? Yok. Yok! Parti yapalım dedin, kutlayalım dedin, kutlayalım dedin. Ve Allah’a daha çok yaklaşacağına Allah’tan daha bir fazla uzaklaştın. Bu nasıl bir Müslümanlıktır? Allah’ımız Kur’an’da buyuruyor ki: “Şükrederseniz elbette nimetimi arttırırım. Ama nankörlük ederseniz bilin ki azabım çok şiddetlidir.” Ne kadar çok şükür o kadar çok Allah’ın nimeti arttırması. Neden şükretmiyorsun? Neden bu nimetleri arttırması için ona biraz daha fazla yönelmiyorsun? Muhammed Aleyhisselam, Allah’ın peygamberi…

Tebliğ et!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir