Ateist VS. Müslüman 2 – Sebepler (Kısa Film)

İyi güzel anlatıyorsun Allah yarattı felan da… senin Allah yarattı dediğin her şeyi bugün bilim açıklıyor zaten Mesela bir elmayı Allah yarattı diyorsun değil mi sen ? Evet Hıh işte bilimde diyorki bu elmanın oluşması için tohum toprağa düşünce… ona hemen gerekli olan su, ısı, oksijen sağlanır ve tohum çimlenmeye başlar. Sonrasında topraktaki minerallerden faydalanarak filizlenip ağaç olmaya başlar ve büyüdükçe artık en sonunda elma veriyor yani bılg diye içten oluşmuyor. Gördünmü yani tabiat bu işleri sırayla yapabiliyor zaten. Bunun için illa biri yarattı demek şart mı ? Şimdi beni dikkatli dinle tamam mı ? Sanatlı ve hikmetli birşey oluşması için 3 şey lazım… bilgi, irade ve güç Bunlardan bir tanesi bile eksik olursa sanatlı ve faydalı bir şey yapılamaz Mesela masa Ben bu masayı yapabilmek için masayı yapmayı bilmem… masayı yapacak güce sahip olmam ve masayı yapmayı seçebilmem lazım Otursana Mesela benim masayı yapacak iradem ve gücüm var ama bilgim yok. Masa yapmayı bilmiyorum masayı yapamam. yada masayı yapacak bilgim ve gücümde var ama iradem yok … masa yapmayı seçemiyorum yine masa yapamam Bunun gibi bu unsurlardan bir tanesi veya birden fazlası eksik olursa… ben sanatlı ve hikmetli bir iş yapamam… cansız bir masa olsa bile şimdiii sen ne okuyodun ? biyoloji o zaman tohum yapısını falan incelemişsindir yani peki tohumu incelerken içinde beyin, akıl gibi bir şeye rastladın mı ? yada toprakta, güneşte, suda, havada sadece akılda değil yani ilim, irade, güç gibi unsurlara da rastlamamız gerekiyor bunlardan herhangi birisini gördünmü ? hayır tabi ki de onların çoğu cansız varlıklar İşte olayda bu zaten onlar cansız maddeler toprakta bunu yapacak ilim, irade ve güç yok ve sadece toprakta değil ne havada ne güneşte ne suda hiçbirisi yok En basit masayı oluştururken bile birisi yoksa yapamayız demiştim yani bunun hiç birisi bu unsurlarda yoksa bu işler nasıl yapılıyor? Demekki bu unsurlar elmanın meydana gelmesinde sadece birer sebepler… sebepleri ise tesiri yani bir etkileri yoktur sadece birer perde hükmündedirler Aynı kanunlar gibi mesela bugün kapalı alanlarda sigara içmek yasak . ama birisi kapalı alanda sigara içtiği zaman ordaki tabela kalkıp müdahale edemez değilmi çünkü kanunlar iş yapmaz Kanunları koyan kişi iş yapar. Öyleyse kanunlara, sebeplere, ağaçlara, topraklara bunlara hepsini… bu mükemmel işleri yaptıran sonsuz ilim, irade ve güç sahibi… bir zatın olması şarttır . Sonsuz diyorum çünkü bir elma çekirdeğini bütün kainata hizmet ettiren senin benim gibi tabiat gibi, atomlar gibi aciz olamaz o yüzden biz ona her şeye gücü yeten Kadir-i Zülcelal’ i olan Allah diyoruz Sen ne diyorsun? Yani bilemiyorum dediğin şeyler doğru ama biraz düşünmem gerekiyor. İyi düşün ama biraz acele et çünkü toprak altına girdikten sonra düşünmek için çok geç olacak…


İngilizce

-So, it’s OK dude, but the science explains everything that you say “Allah created them” For example, you say that Allah created the apple right? +Yes -So, the science says that when an apple seed falls to soil, the water,heat,oxygen which it needs are supplied and the seed starts to grow up. Afterwads, it uses the minerals within the soil to sprout and becomes a tree. And in the end, it fruits as it grows. So it doesn’t come into existence suddenly from absence. You get what I mean,right? The nature can do these stuff by itself already Do we have to say “Somebody created it” ? Now, listen to me carefully, OK? An artistic and wise work needs 3 things to become existence: Information, determination and power. If one of them is absent, an artistic and useful thing can not be done. For example, the table. I have to know how to make it, have to have the power to make it, and have to be capable of choosing making a table, to make this table. Have a sit, please. For example, I have the will (determination) and power to make the table. But I don’t have the info, I don’t know how to make a table. I can not make the table. Or, I have the power and the info But I don’t have the will. I’m not capable of choosing to make it. Again, I can not make it. As you see, if one or more of these 3 elements is absent, I can not make an artistic & wise work. Even if it is a lifeless table. Now, what are you studying? -Biology. +So, you’ve examined the structure of the seed, right? -Of course I have examined. +So, did you find something like brain or mind while you were examining? Or in the soil, sun, water, air? Not only the mind, we have to find the info, the will and the power also. Did u find one of these in the seed? -No, of course. Many of them are lifeless things. +So, this is the matter! They’re lifeless! The soil doesn’t have the info,the wiil and the power to make this. Not only the soil, but none of them(air,sun,water) has these 3 elements. We talked before, if one of these 3 elements is absent, we can not make even this simple table. So if they(sun,water,air,soil etc.) don’t have these 3 elements, how are all these works done? So, these are only REASONS for an apple’s existence. And reasons have no effect on work. They’re like just a curtain. (someone else actually does the work) Just like the laws – for example, Smoking is forbidden in closed areas. But when somebody smokes there, the prohibition sign on the wall can not intervene that person,right? Because the law doesn’t do the work, the lawmaker does it. So, there MUST be someone with the infinite info, will and power to make these laws,reasons,tress,soil work in an excellent way. I say “infinite” because that somebody who makes the seed serve to the whole world CAN NOT BE incapable like you,me,the nature,the atoms etc. So, we call this “someone” as “Allah- The All Powerful,The Lord of Majesty.” So how do you call that “someone”? -I don’t know what to say. The things you’ve just said are true but, I need to think about them. +Think well. But be quick. Because when you enter under the soil(grave), it will be too late to think. “And We did not create the heaven and the earth and that between them aimlessly. That is the assumption of those who disbelieve.” The Holy Qur’an, 38/27 This film was inspired from Nature Tractate ( The 25th Flash,Risali Nur Collection)

Sen De Mi İkiyüzlüsün? (NAMAZ) – Serkan Aktaş

Tahmin ediyorum ki çevrenizde hatta en yakınınızda dahi iki yüzlü , sahtekar , yalan söyleyen insanları barındırmazsınız. Öyle insanları gördüğünüz zaman , başkalarını da onlardan uzak tutmaya çalışırsınız. Bu akrabanız dahi olsa, ailenizden birisi dahi olsa. Çünkü onlar zararlıdır, yani dili ve hâli aynı şeyi söylemiyordur. Mesela şöyle söylemek istiyorum İnsanlar duygularını Lisan-ı Hâl ve Lisan-ı Kâl yani hâl diliyle ve diliyle ifade ederler. Şimdi diliyle ve hâliyle söylediği birbirini tutarsa biz bu insanlara dürüst deriz, doğruyu söylüyor deriz, ve iki yüzlü demeyiz bunlara. AMA hâli başka bir şekilde ve dili başka şekilde davranıyorsa biz bu insanlara iki yüzlü deriz. yalancı deriz, sahtekar deriz. ve onlara itibar etmeyiz onlara güvenilmez, ve onlardan uzak dururuz. Talha kardeşime dilimle “Seni çok seviyorum.” desem bu lisan-ı kâl olur. Yani dilimle bunu ifade etmiş oldum. Aynı şekilde ona dilimle seni seviyorum demeden de ona iyi davranarak, ona sevdiği tarzda hareketler yaparak, Ayakkabısını boyayarak, güzel yemekler yaparak, güzel, taze çay vererek, ikram ederek veya istediği lokantaya gidip ona en güzel yemekleri ısmarlayarak ve ona tebessümlü bir hâlde bulunsam ” Seni seviyorum. ” demeden de hâl ve davranışımla seni sevdiğimi ifade etmiş oldum mu ? Evet. Peki ben bu anda dürüst müyüm ? Dürüstüm. Çünkü dilim ve hâlim aynı şeyi söyledi. Bunun tam tersini düşünelim ” Talha senden nefret ediyorum,seni sevmiyorum. ” diyorum böyle dediğimi düşünün arkadaşlar yine Lisan-ı Kâl ile ne yaptım dilimle sevmediğimi ifade etmiş oldum. şimdi davranışlarımla da aynısını sergileyebilirim. Benden yemek ister bayat yemeği veririm, O benden tebessüm beklediği anda hep somurtuk bir vaziyette yani suratım asık bir vaziyette ona bakıp, veya çay istediği zaman bayatlamış, buz gibi çayı vererek, uykun geldiğinde ” Git nerde uyursan uyu, şu tuvaletin önünde uyuyabilirsin. ” tarzında, Talha sana bu davranışlarda bulunsam aynı şekilde ” Seni sevmiyorum. ” demeden de, ” Nefret ediyorum. ” demeden de hâl ve tavrımla aynısını göstermiş oldum sana Yani yine dürüst oldum farkında mısınız ? Olumsuz bir hâdise olsa dâhi bir dürüstlük sergiledim burda. Peki sormak istiyorum beni izleyen kardeşim. Allah’ı seviyor musun ? Elbette bu soruyu duyduğunda bana verdiğin tepkiyi tahmin edebiliyorum. ” Elhamdülillah Müslümanım, elbette seviyorum. ” diye karşılık verdin ve bu karşılığı dilinle söyledin. Peki hâl ve tavrınla namaz kılmadığın anda ben sana yardımcı olayım mı ne demeye çalıştığını ? yani haşa ve kella Beş vakit ezan okunduğu zaman yani acaba şunu mu söylüyor namaz kılmayan birisi ” Ya ben gerizekalı değilim ki , aptal bir adama bir şeyi beş kere söylersin, yani kaçmıyoruz bir yere eğer ailemle aram bozulursa, eğer işlerim yolunda gitmezse, ve sınavlarımdan kötü not alırsam, ve dostlarımdan gerekli olan teselliyi bulamazsam kaçmıyoruz ya elbette caminin yerini biliyoruz çıkar gelirim.” demekten farkı oluyor mu sence ? Evet, bunu dilin söyleyemez ama namaz kılmadığında o lakayt davranışlarınla hâl ve tavrın sanki bunu söylüyor gibi. O zaman şimdi videodan sonra aynanın karşısına geçip DÜRÜSTLÜĞÜNÜ SORGULAR MISIN ? – Altyazı: Murat ÖZBAYIK


İngilizce

I guess that you escape from people who are hypocrite,forger,liar-even if these are your closest ones. When you see them, you also warn the other people about them. Yes,you do – even if these hypocrite,forger,liar people are your relatives, are from your family. Because they are harmful. By harmful,I mean that what they say and what they do don’t match. For example I wanna say that, people express their feelings with their body languages and words. Now, if a person’s behaviours match with his/her words, we call them “honest”. We say that “He’s saying the truth.” And we don’t call them as “hypocrite”. But, if their behaviours and words don’t match we call them “hypocrite”. We call them as “liar”, “forger”. And we don’t respect them, they are unreliable. And we keep them away from us. If I tell my bro Talha(cameraman) that I love him,this is verbal way to express my feeling. I also can express my love for him without words. By behaving him good, by doing acts which will make him happy, for example by dying his shoes, by cooking him good meals,serving fresh tea,or paying for his dinner at his favourite restaurant and smiling to him. I’ve expressed my love for you without words,right Talha? Yes. So am I honest at that moment(about my claim)? I’m honest. Because my words and behaviours match. Let’s think the opposite. Talha I hate you. I don’t love you, I say to you. Let’s asuume that I tell him this. Again, with my words, I express that I don’t love him. And now, I can express it with my behaviours. I can give him stale meal when he wants delicious one, I can sulk while he’s expecting a smiling face. Or I can give him cold,stale tea instead of fresh,hot one. Or I can break his heart by saying “Go and sleep wherever you want,I don’t care, you can sleep even in front of the WC” when he’s sleepy. Talha,in the same way, I can express my feelings without saying “I hate you, I don’t love you” I can express it just with my behaviours,right? So I’m still honest, are you aware of that? – even if it’s a negative behaviour, I’ve displayed honesty. All right, I want to ask you my brother,you – who is watching me at the moment, Do you love Allah? Of course I can imagine the reaction that you give to me when you hear this question. “Alhamdulillah, I’m Muslim, I ,of course, love Allah!” , you’ve responded me. And you’ve given that respond with your tongue. (with verbal way) Would you like me to help you to understand what you actually want to say when you don’t pray (your salah)? (God forbid) When the Adhan calls out 5 times in a day,does someone who don’t pray say that “I’m not stupid, you say something 5 times only to an idiot man” “I don’t escape, if I fall out with my family, if I go bankrupt if I fail in my exams and if my friends don’t console me I don’t escape,right? Of course I know where the mosque is. I’ll come one day if all these “if”s don’t accure.” Do you think that is there any difference between saying these and not praying your salah? Yes, your tongue can’t (dare to) say this, but it’s like, as if your unconcerned behaviours say this when you don’t pray. Then, my friend, I request you to interrogate your honesty after this video. Just stand by a mirror and do it. “They (think to) deceive Allah and those who believe, but they deceive not except themselves and perceive (it) not.” (Surah Al-Baqarah, Verse:9)

Akıl Almaz Çin İşkenceleri (Doğu Türkistan)

Ben o zamanlar 13 yaşındaydım. Yaklaşık 15 kişi küçük bir odada Kur’an ezberlemeye çalışıyordu. Odanın ışığını açamıyorduk. Çünkü yerimiz askerlere belli olabilirdi. Kapının köşesinde küçük yuvarlak bir delik açmıştık. Oradan süzülen ışıkla ezber yapıyorduk. Ben dışarı çıktığımda belli bir süre ışığa bakamazdım. Gözlerim kamaşırdı, sanki kör olmuş gibi çok acırdı. Akşam karanlığı çöktüğü zaman gelirdik buraya. Sabaha doğru da hava aydınlanmadan tekrar çıkardık. Yolda askerlere yakalanıp arkadaşlarımın (dijital cızırtı sesleri ve gümleme) öldürülmesine şahit olmuştum. (Silah sesi) Akrabalarımdan da ölenler vardı. Sağ eline yüzük taktığı için hapse atılan insanlara şahit olmuştum. Hani erkeklerde sağ ele yüzük takmak sünnettir ya; Müslüman olduğunu belli ettiğin anda (dijital cızırtı) direk hapse gidiyorsun. (yankılı sesle) Hapis ölümden de beter bir şeydi. Hiç duydunuz mu Çin işkencelerini? Normal bir yatağı olan mahkumların vakit doldurduğu bir hapishane gelmesin aklınıza. Mahkumların kıyafetlerini çıkarırlardı, çırılçıplak bir arada bekletirlerdi insanları. Dinden dönmemiz için her türlü işkence yapılırdı. Şöyle bir hedefleri vardı: Hapisteki insanları işkencelerle (dijital ses), zulümlerle etkisiz hale getirip karşılık vermeyecek halde bırakarak, kendi düşüncelerini asimile etmeye çalışıyorlardı. Hapse giren iyi Müslümanların iyi birer kominist, ateist olmasını istiyordu. (Gök gürlemesi) 24 saat boyunca işkence uyguluyorlardı. Bir yandan Müslüman insanları dininden döndürmeye çalışırken bir yandan da henüz inanç kavramı tam oluşmamış yeni yetişen zihinlere Çin tohumu ekiyorlardı. (Dijital gürültüler) Hapse atılan insanların çocuklarını alıp (dijital cızırtı) Çinlileştiriyorlardı. Okulda ateist bir eğitim veriliyor, ateist şarkılar ezberletiyorlar çocuklara. (Dijital çınlama) Çocuğun ilk öğrendiği şey Çin başkanı yücedir (gümleme), Allah yoktur (gümleme), Çin başkanı vardır. Haşa! (Giyotin sesi ve çınlama) Aile dağılınca (dijital cızırtı) geriye kalan yaşlı, kadın, çocukların evlerinde de zorla kalıyorlardı. Amaç aileyi sürekli gözetim altında tutmak, ibadet ediyorlar mı? Sağ elleriyle mi yemek yiyorlar? Veya sofralarına domuz etinden yemekler koyunca yiyorlar mı? Dil ile söylettiklerini kalbimizle de tasdik etmemizi istiyorlar (hafif gümleme) Hangi insan böyle bir şeyi kabullenir. (Yankılı sesle) Annenle, kardeşinle yabancı bir erkeğin aynı evde yaşamasını ister misin? (Gök gürültüsü) Bekar kızları da zorla Çin’li erkeklerle evlendiriyorlar, zorla dans etmeye, inançlarını, değerlerini bir tarafa bırakıp onların sarhoşhane safsatalarına bizi de uydurmaya çalışıyorlardı. Çin bizim vatanımızı işgal etti ama zihinlerimizi işgal edemedi (Giyotin sesi) (Yankılı sesle tekrar) Çin bizim vatanımızı işgal etti ama zihinlerimizi işgal edemedi Hapiste ibadet etmek de çok zor oluyordu. Abdesti teyemmümle zor alırdık. Aldırmazlardı. Normal şekilde başımızı secdeye koyarak kılmamız mümkün değildi. Ancak göz imasıyla kılınırdı; onu bile fark ederlerdi. Fark ettikleri an işimiz bitti (gümleme sesi). Bir Çin’li nasıl olur da bir Müslümanın göz imasıyla namaz kıldığını anlardı. İşte onlar bizi bizden iyi tanıyorlardı. Hapiste verdikleri yemekleri hayvanların önüne koysanız yemez. Buna rağmen verdikleri yemeği yemenin de şartı vardı. Önce Allah yok. Çin başkanı sonsuz yaşasın diyeceksiniz, ondan sonra yemek verilirdi (Gök gürültüsü). Benim yaşadığım ev hemen caminin yanındaydı, duvarlarımız bitişikti. (Fonda çok hafif ezan sesi) Daha çok küçükken hatırlıyordum gelen ezan seslerini. Ancak sonra bir daha duyamadım. Ben oradan çıkınca haberini aldım, evimizi, camiyi yıkmışlar; yürüyüş parkı yapmışlar. Şehirdeki çoğu caminin durumuda o şekildeydi. Ya yıkıp yerine başka bir şey yapıyor ya da ahır haline getirilip içinde domuz besliyorlardı. (Gümleme sesi) (Kalemle çizme sesi.) İşte! Doğu Türkistan! Ümmetin kanayan yarası. Müslümanım dediği için insanların öldürüldüğü coğrafya. Nasıl bir histi Allah’ım dinin ve canın arasında tercih yapmak (dijital cızırtı). Bize uzak olan bir duygu. Ancak tanıdık. Asırlar öncesinden şahidiz! Firavunun kızının hizmetçisi Maşita’nın da canıyla dini arasında bir tercihe zorlanarak işkence çektiğine şahidiz (Hafif gümleme) İnandığı İslam davasında her türlü eziyete rağmen zerre kadar taviz vermeyen Hazreti Bilal’in (r.a.) merhamet yoksunu efendisi tarafından kavurucu sıcaklar altında sırtını güneşin sıcaklığından ateş parçası haline gelmiş (gümleme sesi) kızgın taş ve kumlara sürttürüp göğsüne kocaman bir kaya parçası koydurarak “And olsun sen ölmedikçe yahut Muhammed’i (s.a.v.) ve dinini inkar ederek lât ve Uzza’ya tapmadıkça (gümleme sesi) bu azabı üzerinden eksik etmeyeceğim.” diyen (gök gürültüsü) ve Bilal’in de (r.a.) “Allah birdir, Allah birdir.” diye inlediği davasından şahidiz. İslam’ın ilk şehitlerinden peygambere tabi olduğu için hem karısının hem kendisinin türlü işkencelere, eziyet edilerek öldürülen Sümeyye (r.a.) ve Yâsir (r.a.) çiftinin inleyişinden şahidiz (Gümleme sesi) İşte iman ile inkarın davası asırlar boyunca hep vardı. Öyle ya bir yandan nur akıyordu, bir yandan kir. Peki ya biz hangi saftayız? Şahidiz ama neye şahit olduğumuzu biliyor muyuz? Yoksa sadece lafta mı şahidiz? Bizim için bu mesele gördüğümüz bir kaç resimle okunan bir kaç yazıyla üzülüp ardından unuttuğumuz bir meseleyse eğer biz sadece lafta şahidiz demektir. (Ağır düşen Giyotin sesi) Sen bu videoyu izleyen kardeşim şimdi sor kendine En son ne zaman korkarak ibadet ettin? Kur’an okuduğun için gözlerin acıdı mı? Senini için namaz kılmak ölümle eşdeğer oldu mu hiç hayatında? Annen, kız kardeşin yabancı erkeklerle bir arada kalmak için zorlandı mı? Hayır! Hayır Yaşamadık Allah’ım! Bu yüzden bilmiyoruz. Bu yüzden hala kendi küçük dertlerimizi dert sanıyoruz ve şımarıkçasına bir tavırla geçiyor günlerimiz. Davamız yok, derdimiz yok. Nasıl bir ümmetin en büyük sorunu sıkılmak olabilir? Nasıl gündüzlerimiz, gecelerimiz kulağımızı, gözümüzü kapatarak sadece heva ve heveslerimiz üzerine kurulu olarak geçebilir? Derttir insanı yürüten. İçin yanacak ki anlayacaksın kardeşinin halini. Sen kardeşim, sen! Sana ne oluyor ki İslam’ı çürütmeye çalışan bu zalimlere karşı durmaktan bî habersin. Ne zaman Kur’an’ı dinleyeceksin? (Gök gürültüsü) “İnnemel mü’minine ihvetün” demiyor mu ayet? “Mü2Minle ancak kardeştirler.” Peki sen kardeşim? Sen bu acı çeken kardeşlerini ne zaman düşünmeye başlayacaksın? “Mü’minler birbirlerini sevmeleri ve birbirine karşı merhametleri bakımından bir vücut gibidir. Vücudun bir uzvu hastalanırsa bütün uzuvları o hastalığın acısını duyar.” demiyor muydu Peygamber Efendimiz (s.a.v.)? Yoksa merhametimizi mi kaybettik? Kardeşlerimiz acı çekerken bizler nasıl acı çekmez hale gelmişiz böyle. Nasıl da uyuşturulmuşuz. Hayır! Hayır! Bilmiyoruz Allah’ım.. ve hiç bir zaman da tam anlamıyla bilemeyeceğiz. Peki bunun sebebi bize sorulmaz mı sanıyorsun? Rahat geçen günlerde Allah’a kul olmak ile yaşam ve ölüm arasında kul olmak bir mi sanıyorsun? (Gök gürültüsü) İşte kardeşim şimdi bize düşen farkında olmak. Hayat sadece gezip eğlenmekten veya bilgisayar oyunlarından ibaret değil. Kalbini saran gaflet perdesini yırt artık. Aç gözünü, bak etrafına. Onlar nasıl bizim imanımızı elimizden almaya çalışıyorlarsa biz de tam aksine iman kalemizi güçlendirmeye çalışalım. Onlar nasıl eğitime çocukluktan başlıyorsa biz de çocuklarımızı öyle bir şuurla yetiştirelim. Hakkı hak olarak gösterelim, batıla batıldır diyelim ve (batıla) taraftar olmayalım. Bizim inandığımız hakikatler utana sıkıla söylenecek şeyler değil. (Gümleme sesi) Bir Müslüman başı önde, rencide olmuş bir halde gezemez (giyotin sesi). “Zulmü engelleyemiyorsan sessiz de kalma.” demiş Hazreti Ali (r.a.) Ben ne yapacağım ki? Kime faydam olur? Daha kendime bile yok! DEME! Herkesin yapabileceği bir şey vardır. Eğer biz işe kendimizden başlarsak inan bana kardeşim bütün ümmet değişir. Sen susmazsan tüm susanlar da konuşmaya başlar. SEN! bu videoyu izleyen kardeşim madem Allah’ımız bir.. Peygamberimiz bir, dinimiz bir, kıblemiz bir.. Bir bir, yüze kadar bir bir. Öyleyse kilometrelerin bir önemi yok. Bizim kardeşliğimiz daimi, davamız aynı. Buradan zalimlere de sesleniyoruz. Ve siz ey zalimler Rasulullah Salliallahu Aleyhi Vessellem Efendimizin buyurduğu gibi: “Allah size mühlet verdi. Sizi yakaladığı zaman da kaçmanıza fırsat vermeyecek.” (Gök gürültüsü) Önünüzde kabir kapısı kollarını açmış sizi bekliyor. Sakın zalimlerin yaptığından Allah’ı gafil sanma. O sadece onları gözlerin dehşetten donup kalacağı, bir noktaya dikilip bakacağı bir güne erteliyır.” (gümleme sesi) Evet sizler kardeşlerimizin üzerine bir tuzak kurdunuz; Allah da sizler için bir tuzak kurdu. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır. Sizler kendi yaptığınız zulümlerde boğulacaksınız (gümleme). Firavunun sarayında Hazreti Musa’yı (a.s.) yine o zalimin eliyle yetiştiren Allah sizin sonunuzu da o toplama kamplarında işkence ederek asimile ettiğinizi zannettiğiniz kardeşlerimizle getirecek (gümleme sesi) (Dijital cızırtı) “Zalimler için yaşasın Cehennem.” (Kuvvetli giyotin sesi ve çınlama) Ve sen Doğu Türkistan’lı kardeşim belki bizleri duymuyorsun şu anda. Belki çektiğin eziyetler, işkenceler sebebiyle çok acı çekiyorsun. Sana karşı çok mahcubuz bizler de Fakat kalbimizden geçirdiğimiz şu cümlelerimizi senin de kalbinin duyduğunu biliyoruz. Umudu kaybetme “Şu istikbal inkılabı içinde en gür sada İslam’ın sadası olacaktır. (Dijital cızırtı) Sen de bir gün özgür olacaksın. Dinini rahatça yaşayacaksın. Müslüman bir şairin dediği gibi “kanadı kırık bir kuş değiliz ki bundan dolayı zelil görünüp öldürülelim.” Kanadınız kırık değil sizin kardeşim. Tam tersi sizler Allah’ın izniyle İslam’ın sancağı altında, çift kanatlı şehit Cafer-i Tayyar gibi Cennet’e ve arşa uçacaksınız. Elbetteki Allah vaadini tamamlayacaktır. Ezanlar yükselecek minarelerden, (fonda ezan sesi) Allah birdir sadaları her yeri kaplayacak. Bizlerin şahitliği de artık sadece lafta değil kalpte olacak. Belki bu acı hatıralar hiç silinmeyecek zihinlerden. Silinmesin de zaten. Hatırlayalım ki asıl gayemizi unutmayalım, hedefimizi şaşırmayalım. Unutma kardeşim ne zulüm varsa Allah zalimi kahreder. (Gümleme sesi) Mazlumu da korur (gümleme sesi). Bize Allah yeter (gök gürültüsü) Biz birbirimize yeteriz. Bu videoyu izleyen kardeşim harekete geçme zamanı. Dualarımızda kardeşlerimizi eksik etmeyelim ve bu videoyu sesimizi duyurmak için paylaşalım. Selametle Altyazı M.K.

Soramazsın 7. Bölüm Ateist Sorularını Müslümana Sorduk – ATEİSTLERİ MÜSLÜMAN YAPAN 10 SORU !

İngilizce

-How do you determine your moral? As Müslims. (Repeats the question) -Being a human. You may say “everybody is human”! No To be born as human is not enough to be a human. For example, killers who kill people. Wild ones… Today, Do you think are baby persecuters are included in human category? Then, after we talk about the facts that make humans, human… of course this human must has a user user guide. So, How do i determine my moral ? After i become a human, i determine the moral with obeying that human’s user guide. And what is it? You remember sometimes we talk about, “even a basic thing has a user manual… so, is it possible a being, a human which has million times more art on it, alive and… trying to read the universe, without a user guide? Look, even your shirt has one, wash this like that etc… It has its own rules. So my brother, is it possible to be a human without a user manual at exhibition of universe -Ok so, Can’t we determine our moral values with comparing other human’s values? For example.. “If you don’t steal from me and i won’t steal from you.. okey, we have a deal”. Is it necessary to declaration from holy books? -So there is an understanding like ” Guide is not necessary” , right? (He is clarifying the question ) So you mean ” Isn’t it possible to moral structures can emerge without prophets and celestian religions.” Is that true? It would be very limited. But yeah it can be. For example, tribes that without prophet effect… “don’t steal my wife, that thing neither, etc.” These things are already in humanity. It is in human data, it comes with genesis. For example, an African clan and a clan from other side of the world have mostly the same moral values. Eventhough they both didn’t see each other. So it means the thing that determines the values is “conscience”. Islam and religion (not most of the religion, true and real one), educates the conscience. If we examine this point, maybe this African clan didn’t need help that much. in the modern times eventhough people are at the top level of civilization, consciences are getting rust. Education, but what kind of education. Education of conscience, my beautiful brother. For example, Medicine. After long and hard years a man finishes his education and achieves many levels, but he may still trick his patients. What kind of education can we talk about? We have to educate our consciense first! How we can educate the conscience the best way? Religion, i mean existing a prohibitionist in the heart. And there is a question like “But i am a good person, i don’t do things like that, i am educated etc. My moral is…” It is not enough because there is a thing named “nafs”. It likes things good for him and tries to keep things not good for him away. We are not talking about the morality within the framework of our benefit. Moving by morality even in the situations that don’t consider our benefit is sign of the existence of police in the heart. It reminds you, “there will be an interrogation of this.” Islam is a whole. Not just a religion. Faith in hereafter, prophet and God make a whole. And sometimes they say “All wars etc. are because of religion” Troçki, Lenin, Stalin, Hitler World War 1-2.. Are those because of Islam? Mongol invasion is because of Islam? If there is not a decisive rule, everybody makes their own rules. And this is more dangerious situation. Everybody begins to clash their own morality structure with each other. What kind of order and system is this? One of them will accept and other one won’t. Whose is true and why is it? Then whole law system will collapse. This time, making his own rules for his own benefit he’ll make soap made by human. So that’s true(!) He kills people with guillotine. Puts the child 50 times in front of the parents to torture them. Which structure of morality? Has a benefit come from ateism? This mind becomes a torturer for him nothing different. What if you are wrong? What if God, hereafter and prophet don’t exist? I am not wrong in it? Because i have nothing to lose in this situation. Let me tell you the second situation and you will see. Being exist in this world with the fear of to dissapear anytime. “Everything is gonna end!” Let’s say he convinces himself to that by canceling the feelings. “Ok i’ll end, no problem.” Because he sees other persons like him. It makes him comfort to see other failed studens. But when he goes the near of his father it doesn’t help him. That’s what people say. ” Everybody is going to end” Do you know when will he feel the fear of the ending? When the moment of he hugs his child. The moment he is attached to something, his wife, his parents. The moment when he feels the extreme love and mercy. When he is about to hug his lover somebody whispers his ear, … “He-she is going to be dissapear forever and you are not going to see him-her again!” Let’s make it 3 minutes. In this 3 minutes, can he continue to hug and kiss them with same peace and happiness? They are trying to believe themselves but human genesis doesn’t accept this. And they contradict with themselves… “They say if there is, he will take me to paradise.” Why? Because “I’ve been questioning”. He’s looking for faults while questioning. Questioning is to betest things by if they are true or false. -Cannot they decide? -Yes of course, because he hasn’t got a judge. His nafs became his judge. What is good for it, true. And the otherwise is not. Like we say, the existence of my stomach is a proof of the existance of foods. Just like the relation between my thirsty and water’s existence. Therefore, if there is a desire for infinite in me, it shows us there is an infinite place. I don’t have a thing to lose. I have been living by some rules and while living like it.. because of the obedience and worship, i have felt the peace. I haven’t lost anything. If there is something i have lost, i have won a hundred things. And even in here i have lived with the consolation of the existence of infite place. if i’ve vanished, there is nothing i have lost. But other guy always carries the pain of this. And WHAT IF THERE IS?! Oh no! And there is… Some people asks a ostrich to carry to something. it says “i am a bird”. They says “then fly!””. It says now “i am a camel.” (ostrich in Turkish -> camel-bird) Just like this, they cannot decide. If there is, we’ll go to heaven. If there is not, like this… What do they decide? They need to decide. -So, an atheist that lived as a good person cannot go to heaven? In any places, is a document without the seal.accepted in a office? -Atheists says that; ” the universe is full of flaws”. -Hmm. -And i want to ask you that If there is a God, why we see things bad and imperfect around us? Sometimes imperfection is a part of perfection. Just think of a table with glasses. You see the perfect ones by comparing with the imperfect ones. You got it? Beauty of beautiful things appears with the ugliness of ugly things. For example, some shops, put a very valuable shoe in a pile of grass and dry leaves. Why? Because of the contrast. Ugliness makes beautiful, beautiful. Universe is just like that. The thing is in here, to see and read the beautiful things between bad and complicated things. And it is connected to how you look at the meaning. Everything is beautiful itself, or they are beautiful due to their consequenses. Human counts non-benefited thing bad, because of his selfishness. -Atheists say; every living kind could be fed by the solar system. Not by eating each other and hurting any other spicies like lion and gazelle. In this way we could live in peace and happy. If the system was like they say, then they would looking for something different again Because these guys are not looking for order. They accept the situation in disorder as a proof for themselves. You remember, we said; human likes whatever good for himself and the otherwise he counts ugly. Also human is kind of officer to universe. People consider everything even the thing isn’t related to him directly. Therefore, there are somethings that look bad but inside of the situation is the other way, Just like snow. They call snow “white nightmare” but it is actually “white mercy”. Because it kills microbes in the air. It becomes a blanket for plants on the earth. They become water storage for us etc.. In this situation what did human do? He looked at the side that concerns him and counted the difficulties. But he need to see the whole universe picture. Because of his tiny perspective he sees like that. If he turns his perspective to other side, if he looks with wisdom… But he won’t look, because he counts himself as the engineer of the universe A man that cannot even manage himself properly and unaware from himself, tries to manage the universe. Tries to make his rotten mind, judge of the universe. If someone looks for bad things withbad intentions, he will find. So he is going to find a proof. Even to a little sign, he has to grab and hold tightly because he has no other exit point. Therefore he’ll ask: “why just one of the millions of human sperms and fish eggs?”… “Like it has to be!” it is as far as you know. For example fish eggs sometimes become food for other spicies, right? Then today, why does he eat lamb meat or cow meat? Eats grass? He is damages(!) He wastes, as he says. There is a system. He doesn’t speak about things against his benefit. His clothes are property of animals. It is because the benefit of his. Because of the selfishness, he considers the things are not useful for him as bad and ugly things. But whatever you see in the universe, is a part of a whole when you look at widely. Everything is beautiful as itself or because of the consequences. A rose with thorns! He looks at it bad and ugly because of his benefit. But thorns are experienced soldiers which cover the rose. Why don’t you see it like this? Thorns exist in order to the cover from dangerous animals. “There are thorns, they are not necessary. It is ugly.” Everything is just like that. -Isn’t it possible that the Bing Bang had been started by coincidence. They end the matter by saying “Isn’t it possible?” Mostly like this. Therefore questions are not going to end. Isn’t it possible to be become everything available from a explosion. They are picking out the irregularity from this. However, i did not see even anything perfect from any kind of explosion. If you put a dynamite after a demolotion of a house. What becomes as regular thing? Even there, there is a “exposion” action. Is it possible to be an action without a subject? “Because of the coinsidence” What are you trying to make comfort? Is there anything regular formed by coinsidence? -So as Muslims, isn’t it an exit point from everything by giving everything to a God? No, it’s not like that. Our perspective is not like you say. It is “this and that happens like that and it requires a Powerful God” And now, they say “this and that happens like that and they are because of a consequences”. There is no one to say something. They say “they have become by themselves” There is no one to say something. But when we say “they are because of a omniponent” there are people to say. So, you are giving divinity to all atoms which has no knowledge, no will, no power. Applauses.. We say everything is because of a God. And he cannot accept, huh? At least we belive one, you are giving to everything divinity. Isn’t it ridicilous? It is like, giving a soldier to hundred commanders vs. giving a commander to hundred soldiers. -Do you think that holy books are flawless? -If you mean changed ones.. -Let’s consider Quran al-Kareem. -Of course other heavenly holy books are flawless. The reason of flaw is humans. -What about Quran? They were preparation for Quran. Allah didn’t promise to protect them. In the Quran he says it and he does it. Atheists say that they found faults in Quran. He cannot even read surah al-Fatiha If you read it like a historical book or a literary book… …or you read it for finding flaws, of course… Because you don’t understand, you don’t know. For example,surah al-Hucurat 11-12 There are two years between them. But he thinks they came in the same time He doesn’t even know that this verse was sent to who, why, which purpose, when, where. The problem of reading translation is this. To look at the just meaning of words. It is because read meaning without commentary. He doesn’t know meanings of allegorical verses deeply, explainations… What is told here, eloquence etc. Because of lack of understanding in here… He will listen to it again but he won’t understand. -They say, “in Quran He says “we hold the sky in our hand”. But we got there and we saw nothing. There is no Allah” Do you know what do that pathethic feels? He thinks that god is like characters in cartoon he watch. Bearded, speared uncles… Utopic, fantastic films etc. (repeats) What do you understand by saying “hand”. We are human, of course he’d say with human-kind examples. Suspension of stars, of the world without posts… …burning of sun without oil, gas etc. Moving planets are like they are a rosary. Show us the existence of a power hand and happening in his permition… in his knowledge and will. He doesn’t even know what is will. How he can know how is that. Actually, if he wants to find what is true there are many things to show him but… Because of his intention even the reality is hidden to him. Mention of future subjects and miraculaus things… …he will find things for them also. “Sumerians and Egiptians used to have those” Thing is they are going back to thousands or millions years instead of thousand and four hundred years… Be reasonable, let’s go back to 1400 years only. There is a closer time but… no.. -What is the purpose of life as a Muslim then? -Meaning and purpose of life is to do worship duty to my creator. I will earn the approve level of human’s acceptance when i got his approve level. And my all moral structure is built on that. Because a respect occurs in you. In my behaviour to people or to any creature; “there is someone sees me”… -So the purpose is not heaven? -It is following matters my brother. Firstly we try to earn his approve. We are not Muslims because of fear. Fear of Allah requires reverence. Respect consists of love and fear . It is not just because we fear from Allah. Of course we fear from his majesty and anger. But when they combine to love, become reverence. Heaven is following matter. Why? Today if you are going to come my house as guests with your parents, I fear you to come. Not because you will eat to much. You are my lovely brother, my Naile aunt… “Can i make them comfort” fear it is. And i love you . When they come together, it becomes reverence. If we try to save our reverence to Allah and act like it.. …then the universe will perfect, you know that? And i think it is the main matter of the moral structure. Main matter is that rejecting my own benefits because of Allah’s claims sometimes. -Ok, for an atheist what is the purpose? He has a short life, here is heaven for him. He has to do everything in his heaven. If he lives till his 80s. Notice himself is at 15-16 years old. it makes 64-65 years. Some years of 65 are spent with sleeping. Some of it goes with illnesses and disasters. Because unhappy times are more than happy times for human. You cannot laugh for a thing for 4 days but it is easy to cry for 4 days with horrible sadnesses. In a life like that, where are you going to fill happiness to? -What if they say “i think the purpose is to contribute to civilization a little bit”. What would you say? -Civilization that they try to contribute it, pushing them to hell. Isn’t everything because of “civilization”? They don’t be as they really are. They live for the civilization and it limits the freedom. “I must be like that, i must do this and that in a short life” How can you be? You sprint to death… …to vanish, to end. You are gonna be a carrion. .. gonna be decay, you don’t exist, ZERO. -So there is no meaning. -Absolutely, he goes a level that even lower than animals’. Their situation is just like, do you know? An execution place is prepared. And he is walking right there. While he walks, there are every kind of pleasure and taste next to him. And he knows that he is going to the execution. Their situation is just like that man trying to enjoy himself while he walks to execution table. They are trying to trick themselves by saying “we are happy.” and getting use to. “Probably the situation like this, let’s cheer ourselves.” they find people like them. Strong ones. “because he thinks like me, he’s gonna vanish too.” If just he vanish, he wouldn’t do that. But he sees some people like him and this encourages him. For example, that person must kill himself when he got sick. Just think, you lose everybody you love. Your child, wife, parents… Why do you still live? Are you retard or stupid. Everyone has vanished and you couldn’t get rid of the memories. You better give yourself out of your misery. – Hasha! What would you do if you see there is no another world after you die? I didn’t think that because there is. Besides i have lived a life by that. I have continued because of i see the pleasure. A demo of the heaven, i live even in this world. What he say’s?; “The real pleasure, a taste without anypain, joy without grief and happiness in life… is in the faith and in the framework of the trues of the faith only. Otherwise if you chase world’s pleasure, you get 10 slaps for 1 piece of grape. I am in the first section. I live the pleasure part easily and i see. What if there is no an hereafter, then i have nothing to lose. And the question doesn’t make sense. There is no time to think that. If i vanished i vanished. But when we look at the world’s scenario, who is happier? He fought against vanish. But i fought for the heaven. I think even this is enough. (Food talk) – Is the purpose of scientists, make Allah unnecessary? -Scientists have become their God. Some of them have not been to even once in lab, has not held a beaker once, has not looked through a microscope, only thing he looks throuht is the window of his house… Scientist, scientists… Who even are you? Just two article you read. Why is he marginal you got it? “I am different!” Two arguments “mitochondrion and endoplasmicreticulum” When he use them in speech, some of people say” Oh, he knows”. He knows what? We are in argument fight, you know. A kind of reputation for scientists. Yes, he is a scientist and in an effort. But he better with his science. Do you go to machinist when you have a bellyache? Do you go to an engineer when you have toothache. Everybody better while doing their job. How can a man that drowned in substances understand a subject that almost fully consisting of metaphysic. What are you gonna do with it? With arguments that tries to demolish the religion. Therefore the science and Islam never contradicts. They both proof each other. Actually we have no trouble with the science. It’s science philosophy. I love science and scientist. They introduce me my Lord with the documentary that they made. They take me to many discoveries that i cannot do it myself. And the names and adjectives, the unlimited power and endless knowledge of his, i learn and think by documentaries. I kind of thank them . – You can wave your hand here. Ok, what do you think about the evolution as a muslim. -There is no an expression muslimly. In Islam there is no transition from a kind to another, an explanation that without a creator.. They say, with an explosion, in water, at non-oxygened place, ext. by the concentration of gases, a protein, an aliveness, and from an aliveness, reproduction, after that differentation and landing. Landing and walking etc.. Hocus-pokus They explain it so well. -What about intermediate-forms? I have many things to tell but we don’t have time for it. fortunately a documentary about to be featured about it. I want to ask you something, an atom and atom community without knowledge and will and power… Let’s say they have become spontaneously. 1- Where the life has come from? Will we come down to here? Was not the Experiment of CERN for it? Let’s go until that? We cannot even answer this. Where did the life come to this in your scenario? Who plugged-in? When we ask that, they say, “we are not interested in life, just the evulation process” Your biggest proof requires millions of years. What kind of proof is that? Millions of years, billions of years… “It has become transformed.” Ok, what about while it’s happening… Have not showed up wings on us! How decided it that choice? “oh, i wish i have legs” and while it is happening… how is it possible these legs to be as perfect as possible. I repeat, it is a very deep subject so i am going to talk about just a little piece of it. While this is happening why have not these legs showed up on our heads? Have not they showed up on a place that they didn’t want? Do not residuals exist like that? How is that possible? They think and think… Yeah, the consensus. Eyes are here, feet are here. Who did decide those choices? Did not do they trial-and-error? Where is the residuals of the experimentals? -As bonus, What will happen to YOU and to an ATHEİST when you die?… …for example Stephan Hawking died. -Flashes popped. -What will happen to him and to you, inshallah? With short sentences please. I can’t give this question a certain answer. because i live in this struggle. -Ok then. Stephan Hawking… He made many good things for human kind as an atheist. and other atheists take him as an idol. Like Elon Musk… many favours. -Yeah but he did what he did for world. “World’s best scientist, world’s the most helpful human, world’s..” He already took his award, what does he want more? We consider the situation because of our good intention (conscience). For example if you say to an atheist, ” Hey brother (or sister) what will happen your situation?” i am not talking about in Turkey only. Like Stephan Hawkins… They will say “none of your business… …I do not even believe his award system, why would i think the rest?” It’s because our conscience. He lives for here afterall. World, world, world; applauses, awards. He took his awards already. -Thanks (Closing speech) What do you think about atheism??

Allah neden bütün insanları Müslüman yapmıyor?

Rabbimiz şöyle dedi: “Velev şâe rabbuke…” “Senin Rabbin var ya, senin Rabbin…” Senin diye hitap ediyor. Direk muhatap kim burada? İnsanlığa hitap etmiyor, bize hitap etmiyor. Senin diyor. Muhammed Aleyhisselam vahiy alan olduğu için direk muhatap Allah’ın peygamberi. “Velev şâe rabbuke…” “Senin Rabbin var ya eğer dileseydi…” Allah’ımız herhangi bir ayette ‘şâe’ irade etseydi, dileseydi, isteseydi tabirini kullandığı zaman, peşinden kudretini gösteren bir şeyler söyleyecek demektir. Şunu şunu yapardı, bunu bunu yapardı anlamında bir şeyler gösterecek demektir. Allah’ımız bu ayete öyle başlıyor. “Eğer Rabbin dileseydi…” Allah’ımız dileseydi, tek bir kelimesiyle bütün dünyadaki insanların tamamının Müslüman olmasını gerçekleştirebilir miydi? Gerçekleştirirdi. Bunda kimsenin şüphesi yok. Allah’ımız dileseydi… Yaşanılacak olan tek yer Dünya şu anda gezegenler içinde, bilinen, araştırılabilen yerler arasında. Hayatın bulunabildiği, hava ve suyun bulunabildiği tek yer Dünya. Dileseydi Mars’ı, Venüs’ü, Jüpiter’i, Satürn’ü, Uranüs’ü ve hatta Güneş’i yaşanabilir bir yer kılabilir miydi kılamaz mıydı? Sadece bir “ol” demesine bakar. Bu onun için çok basit bir şeydir. Ama Allah, sınav için sadece bu Dünya’yı seçti. Diğer gezegenleri sadece bu Dünya’nın birer uydusu, birer yardımcısı… Hayatını devam ettirebilmesi için bu Dünya’nın, diğer gezegenlerin atmosfer çekimlerine, yer çekimlerine, o dizayna ihtiyacı var. Onları bu şekilde kullandı ve hayatı sadece bu Dünya’da mevcut kıldı. İnsanları ve cinleri bu Dünya’da sınav etti ve kıyamete kadar da etmeye devam edecek. Eğer Rabbin dileseydi, insanlara öyle teknolojik bir bilgi verirdi ki on bin yılın sonunda ulaşabildiği şu teknolojik bilgiyi Allah dileseydi on ay neticesinde verebilir miydi? Allah bazı çalışan kullarına bir anda ışık verir. Hani buldum derler ya dahiler, yeni bir şey bulmuş. Adam telefonu keşfetmiş. Buna ışık denir. Allah Teâlâ onun peşinde çok fazla çalıştığı için, çok fazla odaklandığı için meleklerini yardımcı gönderir. Ne yapması gerektiğini bir kâfir bile olsa ona ilham eder ve adam telefonu bulur. Ve adam dokunmatik telefonu çözer. Bak bu bir icattır. Kim hangi işte uğraşırsa biz onu o işte başarılı kılarız, diyor Kur’an. Hangi işte çok uğraşırsa. Bir hırsız, bir bankamatik soyma konusunda ne kadar fazla odaklanırsa, o işte ne kadar fazla uğraşırsa Allah onu o işte başarılı kılar. Yapar. Kul hakkına girer ve sonunda cehenneme de atar. Çünkü bu işte iyi olmayı sen seçtin. Sen bu işte kendini iyi yapmaya çalıştın ve o bankamatiği soyma konusunda bütün kriterleri değerlendirdin. Google’daki bütün siteleri araştırdın ve hırsızlık olayını buldun ve bunun üzerine kafa yordun, çalıştın. Ben de tamam, madem bu kadar çok istiyorsun cehenneme girmeyi, kul hakkına girmeyi tamam dedim ve yarattım. Tercihi kul yapar, yaratışı Allah yapar. Bunu bir örnekle açıklayayım. Bir adam başka bir adama silah çekti, sıktı. Üç kurşun, dört kurşun ve dört kurşun da bu adamın vücuduna girdi, bak. Bu adam ne tercih etti? Öldürmeyi tercih etti. Sabredebilirdi. Öfkesi ve düşmanlığı ne kadar fazla olursa olsun, Allah’tan korkardı çünkü. Kur’an diyor ki: “Bir insanı haksız yere öldürmek bütün insanlığı öldürmek gibidir.” “Ben Allah’tan korkarım. Bütün insanlığın vebalini alamam.” derdi. Sabrederdi ve vebali Allah’a bırakırdı. “Allah’ım bunun hesabını sen al. Benim bunda hakkım var.” derdi. Ama adam öfkelendi ve sıktı kurşunu. Tercihini yaptı mı? Yaptı. Şimdi ölüm yaratışını, öldürmeyi Allah yapacak mı yapmayacak mı? İşte bu Allah’ın elindedir. Kurşunun girme olayını, bedenine sokacak mı yoksa teğet mi geçirecek? Bu Allah’ın hükmündedir. On tane kurşun sıkarsın adamın tam karşısından üç metreden, on kurşun adamı teğet geçer. Bunlar yaşanmış olaylardır. Haberleri seyretmeniz yeterlidir. Yahut da on kurşun da vücuduna girer ve adam ölmez. Bakın, bu sefer kurşunların girmesini irade etmiş ama canı alanın sadece kendisi olduğunu bütün insanlığa bir kez daha ispat etmek için adamın canını almamış. Buna yaratış denir. Tercih bizden, hamleyi yapmak bizden yaratış Allah Teâlâ ‘dandır. Şimdi Allah’ımız diyor ki: “Eğer Rabbin dileseydi…” Ey Muhammed Sallallâhu Aleyhi ve Sellem “…le âmene men fîl ardı kulluhum cemîân.” “…insanların tamamı, topyekûn bir şekilde iman ederlerdi.” Neredeki? “men fil ardı” “yeryüzündeki insanların tamamı toplu bir şekilde Allah’a iman ederdi. Eğer Rabbin dileseydi.” Ama Rabbin böyle olmasını dilemedi. Şimdi, sen de İslam’ı etrafındaki insanlara anlatmaya çalışan birisi olarak, peygamber mesleğine talip olmuş birisi olarak… Biliyorsunuz İslam davetçiliği peygamber mesleğidir. Peygamberlerimiz; yüz yirmi dört bin ya da iki yüz yirmi dört bin, iki tane rivayet vardır Hadis-i Şeriflerde. Bu kadar peygamber geldi ve herhangi bir tanesi insanlardan ücret aldı mı? Almadı. Sen de bir peygamber mesleğinin takipçisi olmak istiyorsan, insanları İslam’a davet etmek istiyorsan tesirin olması için ücret talep etmeyeceksin tıpkı onlar gibi. O zaman sen Peygamberin halifesisin, Kur’an’ın halifesisin, Allah’ın yeryüzündeki halifesisin demektir.

Kur’an’da Türklerle ilgili ayet var mı?

Allah’ımız devam etti. “Eğer onun yolunda sefere çıkmazsanız elem verici bir azap size gelecektir.” ”ve yestebdil kavmen gayrakum” “Bunu yapmazsanız, cihad etmezseniz Allah sizi helak eder, yerinize başka bir kavmi getirir.” Burası çok enteresan! Kardeşler, Allah’ımız için herhangi bir şeye ol demek, yok etmek ya da var etmek çok kolay birşey değil midir? Bak Kur’an’dan bir tane örnek vereceğim. Rabbimiz Teâlâ buyuruyor ki: “Allah için bir insanı yaratmak bütün insanlığı yaratmak gibidir.” Tek bir insan ve bütün insanlık, bütün insanlık milyarlarca insan demek tek insan bir insan demek. Bizim için bir çantayı yapmakla yüz bin çantayı yapmak bir olabilir mi? Olamaz. Ama Allah için bir diyor Kur’an. Şu gücün kudretin sonsuzluğuna bakın. Allah’ımız diyor ki bizi tehdit ediyor, cihad etmezsen ne olur diyor, azap veririm. Peşinden de diyor ki senin cihadına da ihtiyacım yok. Peygamberim seni savaşa çağırdığı zaman, seni İslama davete çağırdığı zaman, seni insanların İslama sevk olması için Allah’ın dinini anlatmaya çağırdığı, davet ettiği zaman sen bunu yapmazsan sakın gurura kapılma. Bak peygamberin bana ihtiyacı var, bu dini yaymak için bana ihtiyacı var, Allah’ın bu dini yaymak için bana ihtiyacı var diye gururlanma kendinle. Allah, “ve yestebtil: tebdil eder.” Türkçe’mizde kullandığımız bir kelime. Tebdil eder. Sizi yok eder, başka bir kavimle tebdil eder. Bu din hani kavme indi? Araplara indi. Sonra Araplar yayıldılar, dünyaya yayıldılar İslamı anlattılar. Sonra Yemenliler Müslüman oldu, İranlılar Müslüman oldu, Şamlılar, Iraklılar Müslüman oldu, Türkistanlılar Müslüman oldu İslama hizmet ettiler, sonra Türkler Müslüman oldu, İslama hizmet ettiler. Risale-i Nur’un müellifi Said Nursi Allah ona rahmet etsin. Büyük bir ehli sünnet alimidir. Mübarek diyor ki: “Ben bu ayet-i kerimedeki bahsedilen kavmin kim olduğu konusunda çok konuştum.” Kendisinin ırkı nedir? Said Nursi hangi ırktandır? Kürttür Kürt. Müslüman mıdır? Müslümandır. Müslümansa Kürt’ü, Türk’ü, Arnavut’u, Laz’ı yoktur. Kardeştir ve hepimiz eşitizdir. Hiçbirimizin diğerimize üstünlüğü yoktur. Said Nursi hazretleri diyor ki: “Ben ayet’n bu kısmını okurken devamlı düşündüm. Acaba ‘sizi yok eder başka bir kavmi getirir’deki kavim hangi kavim? İslama çok hizmet eden kavim hangi kavim? Ve ben kanaat ettim ki bu kavim Türk kavmidir.” Çünkü Allah Anadolu’yu Türklerle açmıştır. Anadolu’ya İslamı Türklerle getirmiştir. Çünkü Allah Avrupa’ya İslamı Türklerle getirmiştir. Muhammed aleyhisselam, olay daha vaki olmadan yüzlerce yıl önce, İstanbul’un fethini bize bildirdi mi kardeşler? Vaki oldu mu bu olay? Allah’ıma hamd olsun vaki oldu. Sorum şu hangi ırka nasip etti Allah bunu? Türklere nasip etti. Sultan Fatih bir Türk komutandır. Kudüs’ün fethini Allah kime nasip etti? Bir Kürt’e nasip etti. Selahaddin Eyyübi bir Kürt komutandır. İslama hizmet edersen Allah ırkına bakmaz. Müslümansan seni yüceltir, yükseltir. Said Nursi diyor ki: “Benim görüşüme göre ayet-i kerimedeki burada anlatılan ırk, Türk ırkıdır ve ben bu ırka hizmet eden bir İslam davetçisi olmaktan onur duyuyorum, gurur duyuyorum” diye eserine bunu da yazmış. Bana göndermiş kardeşlerim. Çok hoşuma gitti. Bunu da nakletmeden geçemedim kardeşler. ”Eğer yapmazsan” Türk olmasaydı ne olurdu? Allah bunu başka birine nasip ederdi. ”O komutan ne güzel komutan, o asker ne güzel askerdir” diyor Muhammed aleyhisselam hadis-i şerifinde İstanbul’u fethedenler için. Peki Türkler yapmasaydı, Cihada girişmeseydi, bu zor şartlara göğüs germeseydi, Sultan Fatih etrafındaki o laçka vezirlerinden bazılarını dinleseydi… Vezirlerin bir kısmı ehl-i sünnet mü’min, bir kısmı da laçka. Her yöneticinin yanında muhakkak zayıf insanlar vardır. Zayıf karakterli adamlar vardır. Ne dediler Sultan Fatih’e? “Biz bunu başaramayız, başaramayız. 29 defa fethedildi bu İstanbul yapamadılar biz mi yapacağız ya?” “Otuzuncuyu biz yapacağız ve Allah da bize yardım edecek” dedi. Etti mi? Allah’ıma hamd olsun etti. Ve Mevla Teâlâ hazretleri en güzel komutan tabirini ona yakıştırmış oldu. En güzel asker tabirini de onun askerlerine yakıştırmış oldu. Bu ne kadar güzel birşeydir. Allah Teâlâ o askerlerle, o komutanlarla karşılaşmayı bize nasip etsin. Amin ya Muîn. İşte yaptığın hiçbir işten gururlanmayacaksın, sakın ola İslamın bana ihtiyacı varmış gibi hissetme, sakın Allah’ın yaptığım şu işe ihtiyacı varmış gibi hissetme! Kerem yoksa İsmail var. İsmail yoksa Mehmet var. Sen gidersin öbürü gelir. Ben bu Zeytinburnu’nda hizmet yapmazsam bütün gençler cahillikten ölür. Hiçbirisi namaz kılmaz, helak olur bunlar. Boş muhabbet, boş muhabbet. Allah her zaman birilerini bulmuştur. Sen gözünü aç, uyanık ol, haris ol, açgözlü ol bu nimeti senden başka birisinin almaması için var gücünle çalış. Eğer kibir, gurur yaparsan Allah bildiğin her şeyi sana unutturur. Dilini bağlar, göğsünü darlaştırır, ilmini unutturur. Bu ilmi bize Allah verdi, istediği anda almak onun elinde değil midir? Bir anda hafızanı kaybedersin. Yolda gidiyorken kafana bir top gelir, mahallede çocuklar top oynarken bir top gelir. Toptan ne olur hocam? Fazla bir şiddeti olmaz. Bir damara gelir o, küçük bir kılcal damara gelir. Damar da tıkanır bir hafta açamazlarsa kurur, kuruduktan sonra da hafızan yerine gelmez. Böyle tonla örnek var. Adamın kafasına tuğla düşüyor ya! Kafasına tuğla düşüyor, geçmişindeki 30 seneyi hatırlamıyor. Hoca adam. Başına gelemez mi yani böyle bir garantin var mı Müslüman kardeşim? Yok. O zaman sen ne yapacaksın? Allah’ın bana ihtiyacı yok, ben olmasam bile Allah bu dini her şekilde yayacaktır. Ben ama niye bu kadar koşturuyorum, niye bu kadar çalışıyorum? Ben bu nasibi başkasının almasını istemiyorum. İşte sen böyle aç gözlü olacaksın, dilencilik yapacaksın. Kardeşim bu hafta vaazımız vardır. Gelir misin? Üç beş kelime belki bir şeyler öğrenirsin. Etrafındaki insanlara faydan olur. Neden böyle? O adam senin sohbetine gelip bir şeyler öğrenirse bunun vesilesi sen olmuş olursun. Öğrendiği şeyleri kaç kişiye aktarırsa sen onlara gitmişsin sanki klonlanmışsın böyle 8-10 tane Kerem olmuş orada 8-10 kişiye aynı anda anlatıyormuş gibi olur. Aynı sevabı alırsın. İslam budur kardeşler. İslam’da kes yapıştır yoktur. Kopyala yapıştır vardır. Kopyala yapıştır. Aynı dosyanın birden fazla yerde bulunması. Sen vesile ol. ”Hayra sebep olan hayrı işleyen gibidir.” İşte ayetin bu kısmı bunu söylüyor. “Sakın ola gururlanmayın, kibirlenmeyin. Sizi yok etse bile, eğer tembellik sebebiyle cihad’a gitmezseniz Allah sizi yok eder, bir anda yok eder. Peşinize sizden çok daha hayırlı bir kavim, bir topluluk getirir. O topluluk islamı bütün dünyaya yayar.” Osmanlı dünyanın her tarafına İslam’ın işaretlerini götürdü mü götürmedi mi? Dünyanın her tarafında şu anda islamın işaretleri vardır. Sebebi Osmanlıdır. Güçlü Devlet. Güçlü Devlet olursan işaretlerini her tarafa bırakabilirsin.

Bütün iyiler Cennete gider mi? – Cennetlik Papaz (!)

Cennetlik papaz… Kardeşler cennetlik papaz olur mu? Brunson var ya o Brunson, Amerikalılar diyor ki: ”Cennetlik o adam. O papaz cennetlik.” O Brunson’u bana getirselerdi bir saat konuşsaydım, kapalı bir odada bir saat. Ortadan bir tane kukla geçecek. İki, üç tane de televizyon ekranı… Ben bir saat o Brunson ile konuşsaydım Müslüman olurdu Allah’ın izni ile. Amerika’nın kara kutusu o adam. Bütün her şeyi bülbül gibi öterdi. Ama bizi konuşturmuyorlar. Malikaneye koymuşlar Brunson’u. Etrafında on tane polis bunu koruyor. ”Cennetlik Papaz” Muhasebeci bir arkadaş geldi ve şöyle dedi, Başımdan geçen bir olayı aktardım bu yazının başında. ”Hocam, düşünüyorum düşünüyorum çözemiyorum.” Muhasebeci bize söylüyor. ”Haberlerde bir papaz gösterdiler. Yirmi bir tane yatalak çocuğa bakıyor. Hayatını bu işe adamış hocam. Bu adam Müslüman olsa ne olur, ateist olsa ne olur? Bu papaz kesin cennetlik hocam.” Ne oldu bu? Ne sözü bu? Bu söz şirktir. Elfâz-ı küfürdendir. Bir, ”Ateist olsa ne olur, Hristiyan olsa ne olur, Müslüman olsa ne olur?” dediğin anda kâfir olursun. İnsanlar ikiye ayrılıyor: İmanlılar, imansızlar. Bu saydığın diğer gruplar imansızlardır. İmansızlar ebedi olarak cehennemdedir. Kur’an’da yüzlerce ayet var. Sen şimdi bu ayetlerin tamamını ne yaptın? Öyle olsa ne olur, böyle olsa ne olur dedin bu ayetlerin tamamını inkar ettin. Bu bir. İki, adamın sonu hakkında bir hüküm veriyor. Kimin sonu ne olacak, kim hüküm verebilir? Allah hüküm verebilir. Muhammed Aleyhisselam’a geldi sahabinin biri, dedi ki: ”Ben birini öldürdüm. Savaşta ben onu sıkıştırdım köşeye. Yalancıktan ‘Lâ ilahe illallah muhammeden rasûlullah’ dedi. Ben inanmadım Ey Allah’ın rasûlü, öldürdüm.” ”Sen nasıl öldürürsün ya? Sen kalbini yarıp baktın mı içeride iman var mı, yok mu diye?” dedi. ”Bakmadım ey Allah’ın rasûlü.” ”Kalbini yarıp bakamayacağına göre, sen bu adamı öldüremezsin. O kelimeyi söylüyorsa Müslüman kardeşindir. Asla vuramazsın.” dedi. Bu iş böyle. Şimdi Muhammed Aleyhisselam bile bir adamın sonu hakkında hiçbir şey söyleyemezken, hatta ”Ben bile yarın başıma ne geleceğini bilmiyorum.” derken, yanında cariye kızlar şarkı söylerken, ”Aramızda gaybı bilen bir peygamber var, aramızda yarın ne olacağını bilen bir peygamber var.” diye şarkı söylerken onları susturan, ”Hayır! Yarın ne olacağını Allah bilir. Ancak Allah bilir.” diyen bir peygamber. Ve sen böyle bir Peygamberin ümmeti olduğunu iddia ediyorsun ve diyorsun ki: ”Bu papaz kesin cennetlik hocam.” Orada hemen kardeşimi ikaz ettim, tövbe etti. İnşallah şehadetini de getirmiştir. Ben cevap verdim kardeşime: ‘Kardeşim! Sen muhasipsin, bilirsin. Muhasebecisin yani. Ne kadar iyi bir insan olursan ol, devletten vergi kaçırırsan hapse girersin ve ‘kötü vatandaş’ damgası yersin. Pamuk Dede görün Pamuk Dede. bu ülkede bütün televizyonlar o adamdan bahsediyor. Ama adamın bir patladı olayı. Vergi kaçırıyormuş. Devletin bu adama bakışı ne olur? Sahtekâr, vatan haini… Vergi kaçırmak vatana ihanet gibidir. Devletin bu adama bakışı bu olur. İstediği kadar Pamuk Dede rolü yapsın bu adam. Devlet bu adama bir sahtekâr gözüyle bakar ve hapse atar. Bir fabrikatör düşün. Çok iyiliksever, melek gibi bir adam ama devletten vergi kaçırıyor. Şimdi söyle bana. Devletin nazarında bu adam iyi midir, kötü müdür? Fabrikatör ya. Binlerce insan çalıştırıyor ama vergi kaçırıyor. Biliyorsun ki her ülkede vergi kaçakçılığı ciddi bir suçtur. Devlet bu işverene mali bir ceza verdikten sonra hapse atar. Çok kimseye faydalı mıydı, çok hayırsever miydi devlet buna bakmaz. Aynen bunun gibi, Allah’ın yanılmaz kanunlarına uymayan ve son Peygamberine tabi olmayan kişi de ne kadar iyi olursa olsun, Allah’ın nazarında bir vergi kaçakçısı hükmündedir. Allah’tan kaçırıyor. Yaptığı iyi işlerin tamamı küfür asidi ile silinip gidivermiştir. Allah’ımız buyurdu: ”De ki: ‘Size, yaptıkları işler bakımından en çok ziyana uğrayanları bildireyim mi?” İşler yapıyor ama çok ziyana uğramış. En çok ziyana uğrayan kim şimdi, Allah’ımız söylüyor. ”Bunlar iyi işler yaptıklarını sandıkları hâlde dünya hayatında çabaları boşa giden kimselerdir. İşte onlar, Rablerinin ayetlerini ve ona kavuşmayı inkâr eden, bu yüzden amelleri boşa giden kimselerdir ki biz onlar için kıyamet gününde hiçbir terazi tutmayacağız.” (Kehf, 103-105) hükmü bu gibi iyi insanlardan bahsediyor. Kıyamet günü kâfirlere terazi var mı kardeşler? ”Biz onlar için kıyamet günü terazi tutmayacağız.” Çünkü kâfir olarak öldü. Terazi Müslümanlar içindir. Sevap-günah dengesi. Kâfirin sevabı yok ki terazi olsun. Yine Allah’ımız buyurdu: ”İnkâr edenlere gelince, onların amelleri ıssız çöllerdeki serap gibidir ki susayan onu su zanneder. Nihayet ona vardığında orada herhangi bir şey bulamamış, üstelik yanı başında da inanmadığı, kendisinden sakınmadığı Allah’ı bulmuştur. Allah ise onun hesabını tastamam görmüştür. Allah hesabı çok çabuk görür.” (Nur, 39) ayeti ise kâfirlerin kurduğu cennet hayalinin, çölde görülen bir yanılsama, serap gibi onları karşılayacağını bize vadediyor. O çöl filmlerini bilirsiniz. Adam yüz metre, iki yüz metre ileride bir vaha görür. ”Tamam, suyu buldum.” der koşar. Sonra suyun içine atlar. Ama bir atlar ki toprağın üstüne, kumların üstüne atlamış olur. Buna serap denir. Kâfirlerin dünyada yaptığı iyilikler de bunun gibidir. Serap gibi olacak ahirette. Olayı başka bir temsille yakınlaştırayım sana. Bir Fransız vatandaşı bilim adamı Türkiye’ye gelse ve milletimiz için çok faydalı işler yapsa fakat Türk vatandaşı olmasa, vatandaş olmadığı için Türklere tanınan bir çok hakka sahip olmaz, olamaz. Mesela oy veremez ya da milletvekili olamaz. Bak ne kadar çok faydalı iş yaparsa yapsın, ne oy verebilir, başa kendi istediği bir adamı geçirebilir ne de o devlet içinde yönetici olabilir. Çünkü Türk vatandaşı değil. Keşfettiği yeni kanser tedavisi tekniği ile binlerce insanın hayatını kurtarsa ama vatandaş olmasa, seçip seçilme hakkını elde edemez. İşte bu misaldeki vatandaşlık ‘Müslümanlık’ demektir. Müslüman olmadın mı sen bitiksin. Ahirette cennete alınamazsın. Müslüman olmadıkça, imanın altı şartını kabul etmedikçe, muharref dinleri reddedip İslam’a girmedikçe, Allah katında yaptığı iyilikler şiddetli rüzgarda elde biriktirilen kum tanecikleri gibi hükümsüz olur ki Allah Teala Kur’an’da bu sahneyi şöyle anlatır: ”Rablerini inkâr edenlerin durumu şudur: Onların amelleri fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu küle benzer. Kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. İyiden iyiye sapıtma işte budur.” (İbrahim, 18) İbrahim Suresi ayeti. Kâfirleri mahşer günü nasıl göreceğiz biz? Ellerinde iyilikleri var ama kül. Küller… Hani sobayı yaktığınızda, eski sobaları, gece üstüne kömür atmazsınız, odun atmazsınız, ne kalır orada? Kül kalır. Saat on ikide birde kül olur onlar. O külleri ne yaparsınız? Atarsınız dışarıya. Çöpe atarken ama rüzgâr gelir, küllerin bir kısmını uçurur. Kâfirler o külleri kucaklarında taşıyacaklar, mahşere böyle gelecekler. Allah’ımız seslendiği anda bir rüzgâr gelecek ve külleri tutmaya çalışacaklar. ”Bunlar bizim iyiliklerimiz. Bizi bunlar kurtaracak.” diyecekler. Ama hepsi uçup gidecek. Allah’ın verdiği şu örneğe bakar mısınız ya? Bundan daha açık nasıl anlatılabilir? Devam ediyorum. Allah’a ve Rasulüne iman etmeyen iyi insanlar, işi inada götürüp yüz tane camiyi yaptırsalar da bu kabul görmez. Allah’ımız ayette bunu şöyle açıklar. Hani var ya o, ”Piyango bileti alacağım, çıkarsa cami yaptıracağım.” diyen tiyatrocular… Bak bütün piyangoculara gidin. O piyango kuyruğuna girenler var ya, cehennem sırasına giriyor onlar. Cehenneme girmek için bilet bekliyorlar. Bütün hepsine gidin deyin ki: ”Çıkarsa ne yapacaksın?” Biraz bakarsa, senin şöyle yüzün nurlu falan, alnın düzse -namaz kılma işareti bunlar, secde işareti- hemen şöyle der: ”Abi çıkarsa ilk işim cami yaptıracağım. Kalanla da ev, araba işte dükkan mükkan bir şeyler alırız artık.” Hepsinin kafasındaki plan bu. ”İlk işim cami yaptıracağım.” Rahmetlik Timurtaş hocamız derdi ki: ”Sidikle abdest alınır mı oğlum?” Şu sözdeki inceliğe bak ya. Tokat gibi, yumruk gibi, döner tekme gibi. Sidik ile abdest olur mu oğlum? İdrar bu, pislik. İdrar gibi pislik bu. Kumar. Milletin hakkını gasp et. Parasını al cebine koy. Yüzüne gül bir de bilet adı altında bunu yapıyorsun. Kul hakkına gir ondan sonra ”Ben cami yaptıracağım.” Kabul olmaz senin yaptığın iş. “Allah’a ortak koşanlar, kendi kâfirliklerine bizzat kendileri şahitlik ederken, Allah’ın mescitlerini imar etmeye layık değildirler. Onların bütün işleri boşa gitmiştir. Ve onlar ateşte ebedi kalacaklardır.” (Tevbe, 17) Mescid-i Dırâr diye bir mescid yapıldı. ”Mescid-i Dırâr” Muhammed Aleyhisselamın mescidinin tam karşısında. Münafıklar, Müslümanların kendi mescitlerine gelmesini istiyordu. Peygamberimizin mescidi kalabalık olmasın, sohbet yaparken kalabalığa vaaz vermesin diye. Bakın tamamen fitne, bölücülük. Buna, ”Mescid-i Dırâr” denir. Peygamberimiz Aleyhisselamın dünyada yaktırdığı tek mescid budur. Münafıkların mescidi. Ayet onlar hakkında iniyor. Konu hakkında İmam Nevevi de şöyle demiştir: ”Kim İslam dininden başka dinlere mensup olan kimseleri tekfir etmez veya onları tekfir etme hususunda şüpheye kapılır ya da onların yollarının doğru olduğunu kabul ederse… Hristiyanlar, ”Acaba onların yolları doğru olabilir mi ya? Olabilir be onlarda iyilik yapıyorlar. Bak papazlarda iyilik yapıyor.” falan derse, Müslüman olduğunu ortaya koysa veya İslam inancını kabul ettiğini söylese dahi, yine de kâfir olur. Ravzatü’t- Tâlibîn eserinde İmam Nevevi böyle söylüyor. ”Ya canım bana göre Hristiyanlar da cennete gidecek.” diyen o sahte hocalar… ”Bana göre Yahudiler de bizdendir. Aynı dinin çocuklarıyız. Aynı Allah’ın çocuklarıyız.” Şirk sözüdür bu. Allah’ın çocuğu olmaz. Olsaydı Hristiyanların İsa’sı olurdu. Kim diyorsa bunu; onların dinlerinden, akidelerinden tahrif edilmiş inanışlarından beri olmadıkça, Müslüman olsan bile, yirmi defa hacca gitsen bile, trilyonlarınla otuz tane cami yaptırsan bile kabul olmuyor. Çünkü şirktesin. Ve şirk en büyük zulümdür. Son paragraf. Bu konuda son sözü, sözlerin sultanı Muhammed Aleyhisselam söylesin. ”Muhammed’in canı kudret elinde olan Allah’a yemin olsun ki, -dikkat- bu ümmetten, Yahudi veya Hristiyan herhangi bir kimse beni duyar da, sonra benimle gönderilen dine inanmadan ölürse, benimle gönderilen dine inanmadan ölürse mutlaka cehennem ashabından olur.” Müslim hadisidir. Ama Yahudi ve Hristiyan’a bu ümmet diyor? Muhammed Aleyhisselam peygamberliğini ilan ettikten sonra dünyadaki bütün insanlar bu ümmettir. İkiye ayrılıyorlar: İcabet edenler, icabet etmeyenler. Yahudi ve Hristiyanlar da icabet etmeyenlerden. Ama bu ümmetten. ”Benim adımı duyduktan sonra, benim son peygamber olduğuma ve getirdiğim dini yani Kur’an’ı kabul etmezse gideceği yer cehennem ashabıdır, bu kesindir.” diyor Efendimiz Aleyhisselam. Hâl böyleyken, papaz bırak yirmi tane çocuğa bakmayı, iki bin tane çocuğa baksa, bütün ihtiyaçlarını giderse; hatta şu anda dünyanın en zalim ülkeleri Amerika, İsrail, İngiltere, Almanya… Dünyaya terörü bunlar dağıtır. Bunlar bir karar alsa ortak. ”Afrika’daki bütün fakirleri, Osmanlı yapıyordu düne kadar. Biz de Osmanlıyı yıktık. Bu insanlar açlıktan ölmeye başladı. Afrika’daki bütün fakirleri bundan sonra biz doyuracağız.” dese bu dört zalim. Ortaya böyle bir karar atsalar ve anlaşsalar ve doyursalar, Afrika’daki açları doyursalar… Yapmak istese yaparlar. Sadece bütün bu ülkeler, silaha, silahlanmaya harcadıkları paranın yüzde onunu fakirlere verseler açlıktan bir tane adam ölmez dünyada. Bütün mesele, her şeye para var, fakir fukaraya para yok. Onlara bakmaya para yok. Bütün sıkıntı buradan çıkıyor. Bunu yapsalar bile Allah onlardan bu işi kabul etmiyor. İşte kardeşler, bu ayet-i kerimeyi okudukça imanı doğru bir şekilde anlayalım. Allah’ımızın yanına herhangi bir ilahı koymayalım. Herhangi bir ilah tasavvurunu koymayalım. Kim ne kadar kuvvetli ve mahir olursa olsun herhangi bir işte, sakın ”Onu yücelteceğim.” diye ilahlaştırmayın. ”Hocam insan ilahlaştırılmaz ya, bu adamlar tuvalete giden insanlar.” İslâm tarihine bakın, insanlık tarihine bakın. İlahlaştırılmış bir sürü insan var. Nemrut demedi mi ”Ben Allah’ım. Senin Allah’ından daha hayırlıyım?” Firavun demedi mi ”Ben senin Allah’ından daha hayırlıyım?” ”Senin Allah’ın da yaratır, öldürür. Ben de yaratırım, öldürürüm. Bak ben de Allah’ım.” dedi İbrahim Aleyhisselam’a Nemrut. Bak, insanlar ilahlık iddia ediyor. Dünyada şu anda ilahlık iddia eden bir sürü insan var. Geçmişte de bu oldu, kıyamete kadar da olmaya devam edecek. Bakın, neden oldu bu? Allahu Teala kendisine bazı nimetler verdi ve bu şımardı. Nimetler bazısının şükrünü arttırır, bunlar azınlıktır. Bazısının da küfrünü arttırır, bunlar büyük çoğunluktur. Nimetler verdiler bunlar şımardı ve artık ilahlığını ortaya koydu. İlahlık iddia etti. Amerika demiyor mu ”Dünyanın tanrısı biziz. Dünyanın efendisi biziz?” İlah yerine koyuyor kendini. Allah kimi çıkarttıysa indirdi, sıra sizde. Kimi çıkarttıysa indirdi. Mevla Teala hep böyledir. Bazılarını yükseltir, bazılarını alçaltır. Allah’ın adeti böyledir. Amerika’yı yükseltti. Elli-altmış senedir dünyanın süper gücü. Ondan önce Birleşik Krallık’tı, İngiltere’ydi. Ondan önce bizdik. Biz düştü, üç tanrıcı İngiltere geldi. Üç tanrıcılardan sonra yine üç tanrıcı Amerika geldi. İngiltere’den de düştü Amerika’da şu anda. Şimdi onun çöküş vakti başlamıştır. Allahu Teala tez zamanda İslâm düşmanlarını, Allah ve Peygamber düşmanlarını çökertsin. Tekrardan Osmanlı çocuklarını dünyaya hükmettirsin. (Amin) Amin ya Muin. Dünyanın her tarafına adaleti, aç kalmamayı, mutluluğu ve huzuru bizim ellerimizle Allah ulaştırsın. (Amin) Atalarımız bunu yaptılar, elhamdülillah. İnşallah sıra bizdedir. Allah’ım sen bize nasip et ya Rabbi. (Amin)

Cennet, ancak bu kadar güzel anlatılabilir…

…”Biz, bu Kuran’da öyle bir şey indiriyoruz ki onda müminler için bir şifa vardır bir rahmet vardır.” Şimdi bu Kitap neymiş? Bu Kitap bir şifaymış. Kur’an iki şeye şifa diyor. Bir, bal. İki, Kur’an, Ayetler. Şimdi balın şifası nereye? Balın şifası bedenedir. Bir adam bazı hastalıkları olsa balda 70 bin peygamberin duası var buyuruyor Allah Resulü Aleyhisselam. Bu adam mütemadiyen bal yese, sadece peygamberlerin üzerinde duası olduğu için. Bal bereketli bir nimettir. Dünyada bozulmayacak tek nimettir bal. Bütün nimetler durdukça bozulur, gerçek bir bal kıyamete kadar bozulmaz. Allah’ın ona verdiği bir özelliktir. Bununla aynı zamanda Allah Teâlâ bir şey, bir mesaj verir. Nedir o? ”Ben istediğim bazı şeyleri kıyamete kadar bozmam.” Mesela bir altın parçası. Bak! Altın yenilecek bir nimet değildir. Altın değerli, pahalı bir maddedir. Bir cisimdir. Altın da kıyamete kadar durur ve bozulmaz. Mücevher,cevher, elmas kıyamete kadar olduğu yerde durur ve bozulmaz. Allah’ın ahiret hayatı hakkında bize verdiği delillerden bir tanesi bu. ”Ben ahirette hiç bozulmayan, hiç eskiyemeyen, hiçbir evin yıkılmayacağı, depremin olmayacağı hiçbir şeyin köhnemeyeceği bir yaşam yarattım size.” Cennet diye bir vaadi var Allah’ın Kur’an’da, yüzden fazla ayette Cennet’ten bahsediyor. Bize vaatlerde bulunuyor Cennet’le alakalı. İnsan da şunu düşünüyor. -Ya hiç bozulmayacak bir yaşam nasıl olabilir ya? -Kimsenin hastalanmayacağı bir yaşam nasıl olabilir? -Hiç köhnemeyecek bir ev nasıl olabilir? Hepimizin evleri var. Aramızdan bazılarının evleri çok kaliteli. Allah Teâlâ bazımıza çok zenginlik vermiş. Onların evleri çok kaliteli. Boyası üst sınıf, duvarları üst sınıf, kerpiçleri üst sınıf, çatısı üst sınıf, pencereleri üst sınıf, kapıları farklı ama bu evler bile köhnemek ve yıkılmak zorundadır. Neden? Dünya yapısı, kul yapısı… Allah yapısı değil. Şu halde Allah Teala hazretleri cennet nimetlerinin sonsuz oluşunu, bozulmayacak ve yıkılmayacak oluşunu bize dünyadaki bazı nimetlerle beyan ediyor. Bir örnek daha vereyim, Güneş. Ne zamana kadar bozulmayacak? Saati dakikası ve saniyesi şaşmadan kıyamete kadar dönüp durmaya devam edecek. Kıyametin kopmasına yüz yirmi yıl kala sistem değişecek. Dünyanın etrafında diyelim ki sağa doğru dönen bir güneş Allah’ın ol demesiyle yüz yirmi yıl boyunca artık sola dönmeye başlayacak. Ve bu neyi ortaya çıkartacak? Güneşin batıdan doğması. Bu kıyametin son alametidir. Artık bir tane Müslüman yeryüzünde kalmayacak. Şu halde bunlar Allah’ın yarattığı cennet hayatının, o sonsuz hayatının dünyadaki küçük temsilleri. -Bunu yapmaya gücüm yetiyorsa orada çok daha kalitelilerini yapmaya, size hazırlamaya gücüm yeter ey kulum bak bunu böyle kıyas et. Ben sana akıl verdim. ”Efela tefekkerun. Efela ta’kilun” buyurdum Kur’an’da.Düşünmez misiniz, akletmez misiniz buyurdum. Şu halde bu iman kitabına kayıtsız şartsız iman edeceğiz. Peşinden bizi yönlendirdiği noktalarda, Allah Resulü Aleyhisselam nasıl ibadet yaptıysa onu takliden onun gibi ibadet yapacağız. Onun gibi yaşayacağız ve cennete talip olduğumuzu Allah Teâlâ’ya fiili olarak ispat edeceğiz. Sokaktaki Müslümanlara çıkın. Kağıt üstünde yüzde 99. 98’e indirdiler şimdi Vehhabiler,Şiiler, Hristiyanlar şu, bu çok bozuldu itikatlar, 98 olmuş. Yüzde 98’miş ülkemizin Müslüman sayısı. Bu yüzde 98’e sorun. Bu 98’in dörtte biri beş vakit kılıyor, dörtte üçü namaz kılmıyor. Cumadan cumaya ya da bayramdan bayrama gidiyor. Bu adamlara sorun. Deyin ki: ”Cennet’i istiyor musunuz?” Tamamı der ki: -Cennet’i istiyoruz. Hepsi inanır. Ancak; ”Seni Cennet’e götürecek olan amelleri tam olarak yerine getirebiliyor musun?” sorusunu sorduğunda, karşı taraf kitlenip kalıyor ve şöyle diyor: “Şuan da tam olarak yapamıyorum.” Şuan da tam olarak halı saha maçına gidebiliyorsun. Şuan da tam olarak piyano kursuna gidebiliyorsun, vücut geliştirme yapabiliyorsun. Ama Allah’ın hükümlerini yapamıyorsun. Sende bir problem var kardeşim, sende bir sıkıntı var. Şu halde Cennet’e talip oluşumuzu Allah Teala’ya ispat etmek zorundayız. Cennet’i biraz yakınlaştırayım ben size. Bir misalle yakınlaştıracağım. Dünyada bir ada olsa, bir ada… Bu adada ölmek yok, bu adada yaşlanmak yok, bu adada hastalanmak yok, bu adada çalışmak yok. Bak dört tane madde saydım. Dünyada böyle ufak bir ada olsa, bu dört tane özelik olsa bu adada yaşayanlar için. Ölmeyecekler, yaşlanmayacaklar, hastalanmayacaklar, çalışmayacaklar. Bu adadan bir ev, bir toprak parçası satın almak için ne kadar para verilmesi lazım? Para geçer mi? Bu adadan bir toprak parçası almaya insanların parası yeter mi? Bu adadan bir tapu almaya kan gerekir, kan. Millet birbirini öldürür, bu adadan toprak almak için. Neden? Hastalık yok, yaşlılık yok, ölüm yok, çalışmak yok. Hep tatil. Hep keyif. Devamlı genç kalacaksın. Bir adadan bahsediyorum. Allah Teala hazretleri bize adadan bahsetmiyor. Bize, on dünya büyüklüğünde Cennet vaat ediyor ahiret hayatında. ”İmanla öl, ibadetlerini yerine getir, ben senin hastalanmayacağın, yaşlanmayacağın hiç çalışmayacağın ve ölmeyeceğin, ebedi olarak yaşayacağın cennet denilen bir mekana koyacağım.” diyor. Teklif budur. Tercih nedir? Bu Allah’ın teklifidir. Allah’ın teklifi bu da senin tercihin ne Müslüman kardeşim? Tercihin bu mu? Şimdi dünyadaki adaya geri dönelim, temsili bitireyim. Adamın biri gelse ve şöyle dese: ”Kardeşim böyle bir ada var. Ben sana bu adadan bir tane ev vereyim, ister misin?” dese. Adamın böyle bir gücü olsa yetkili bir adam adadan iki tane ev almış, bir tane evini bize vermek istiyor ama bir teklif söylese. Bir şartım var dese. -Şartım seni evire çevire güzel bir döveceğim. -”Sana bu adadan bir ev vereceğim ama seni temiz bir döveceğim. Sen de elini bile kaldırmayacaksın.” dese kabul eder misiniz? Biraz kafası çalışan bir adam asla reddetmez böyle bir teklifi. Neden? Bir iki saat dayak yiyecek belki, adam yorulacak bu adam robot değil ki oradan vuracak, buradan vuracak, yorulacak, nefesi tükenecek. Ondan sonra hiç ölmeyeceği, kıyamete kadar ölmeyeceği o adacıkta bir ev sahibi olacak. Böyle bir teklifi kabul eder misiniz? Böyle bir ada varsa bu teklifi ilk bana yapsın. Ben bir tekvando hocası olarak. Bende iki hocalık var. Hem din hocasıyım hem tekvando hocasıyım. Gelsin beni dövsün, söz veriyorum ayağımı kaldırmayacağım. Hem beni dövdükten sonra çok güzel bir şekilde övünebilir etrafındaki insanlara. Bugün bir hoca dövmüşüm. Hem tekvando hocası hem din hocası. İki hocalık birden var ama bir temiz dövdüm adamı. Övünür, etrafındaki insanlara övünür. Böyle bir teklifi olan bir adam varsa gelsin bana teklifi yapsın. Gözüm kapalı kabul ederim. Ama böyle bir şey yok. Dünya’da böyle bir yer yok. Ama Allah’ın vaadi var bu Kitapta. Ben ahirette size böyle bir yer hazırladım ve bu kitaptaki vaadinde bir kelime kullanıyor, bak bir cümle kullanıyor. Bu cümleye ben kafamı yoruyorum ve işin içinden çıkamıyorum. Bak şimdi… “Allah, müminlere cennette akılların eremeyeceği hayallerin ulaşamayacağı nimetler hazırlamıştır.” Ayettir. Öyle bir nimetler yapmış ki: Bir, akıl erişemiyor. İki, hayal ulaşamıyor yani hayalini bile kuramıyorsun. Allah’u alem artık nasıl nimetler hazırlamışsa… Allah’ım sen bize imanla ölmeyi nasip et. Amin. İşte kardeşler bu kitaba kayıtsız şartsız iman edersek ve kitabın gereçlerini, kanunlarını yerine getirirsek Allahu Teala vaadi olan o ebedi hayat doğru; adım adım, yavaş yavaş ayaklarımız sağlam bir şekilde yere basarak biizniallah gideriz. Rabbim imanla ölmeyi çene kapamayı ve Efendimiz Aleyhisselam’la beraber o sırat köprüsünü geçmeyi bize nasip etsin inşallah.

Hristiyanlıkta baba, oğul ve kutsal ruh inancı! – Teslis şirktir!

Çin’e gitti esnaf arkadaşım. Diyor ki: “Hocam Çin’de sahabe kabri ziyaret ettim.” Ben de düşünüyorum. Bu adamın Çin’de ne işi var? Uçak yok! Aylar sürer, bir adamın oraya gitmesi aylar sürer. Şu anda uçakla yirmi dört saatte gidiliyor. Bu insan Kabe’de oturup namaz kılmak varken, Kabe’de oturup Allah’ı zikretmek varken, ilim öğrenip bulunduğu mekanda durmak varken, Çin’e niye gitmiş bu insan? Tek bir derdi var. Cehenneme doğru koşturan insanları, Allah’a doğru sevk etmek. Tek derdi bu. Ama senin Müslümanın, mahallesindeki Hristiyanlaşmış Müslümanları İslam’a sevkedemiyor. Hristiyan, kendi dinine sevk ediyor ama Müslüman İslam’a sevk edemiyor. Neden? İlmi yok. İlmi yok! Karşındaki adam şöyle diyor: “Biz üç tane Allah’a inanıyoruz. Baba, oğul, kutsal ruh.” Hristiyanların inancında ne vardır? Teslis vardır. Şöyle derler: “Baba ilahtır. Oğul İsa’dır, o da ilahtır. Anne Meryem, o da ilahtır.” Baba şahıstır, oğul şahıstır, anne şahıstır. Ama aslında üç değildir. Üçü birdir. Teslis inancı budur. Bir, artı bir, artı bir eşittir bir derler. Matematiği kökten inkar ederler. Müslümanları kandırırlar. Neden kanar Müslüman? Çünkü İncil’in arasında elli dolar görüyor. Çünkü çok kolay bir şeriat görüyor karşısında. Madem Yahudi ve Hristiyanlar da cennete girecekmiş (!) Sapık bir grup türedi ya şimdi, diyorlar: “Yahudi ve Hristiyanlar da cennete girecek.” Vay arkadaş ya… Nereden çıktı bu? Bin dört yüz senedir bir tane İslam alimi böyle bir şey söylememiş. Siz bunu nereden çıkarttınız? Ayetler ve hadisler tam tersini söylüyor. “fi nari cehennem…” (Tevbe, 35) Yahudi ve Hristiyanlar ve puta tapanlar, “fi nari cehennem…” (Tevbe, 35) Onlar cehennemdedir. “…hum fiha ḣalidûn.” Ebedi olarak ateşte kalacaklardır. Allah Teâlâ onlar hakkında, cehennemdedirler ve ebedi olarak ateşte kalacaklardır, diyor. Müslüman diyor ki: “Yok hocam onlar da girecekmiş.” Müslümanlar söylüyor! Bunlar da kitap okuyor. Bunlar da namaz kılıyor. Diyorlar ki: “Yahudi ve Hristiyanlar da cennete girecek. Bu nasıl bir şey hocam?” Efendiler! Cahil Müslüman kadar tehlikeli bir adam dünyada yoktur. Cahil Müslüman’ın İslam’a verdiği zararı, kafir bile veremez. Kafir bile veremez! İşte bundan dolayıdır ki İngilizler, Osmanlı Hicaz’a, Arabistan bölgesine sahipken, Osmanlı’yı yıkamadıkları ve zarar veremedikleri için Arabistan’da Necid bölgesinde, Abdulvehhap denen sapık bir adamı bulmuş ve Vehhabilik mezhebini kurdurarak, İslam’ı bölmeye çalışmıştır. Alternatif bir din üretmeye çalışmıştır. Neden? Dini az bilen, hükümleri tam olarak bilmeyen insanlara, Vehhabilik denen yeni bir akımı beyan edelim, farklı bir din söyleyelim. Daha kolay bir din. “Hadisleri reddeden, bize sadece Kur’an yeter.” diyen bir din, Vehhabilik dini. Kendi görüşlerinin dışında olan bütün Müslümanlara kafir diyen bir mezhep, Vehhabilik mezhebi. Kanlı bir mezhep. “Vehhabiliğe girmeyen insanların tamamının kanı, canı, malı ve namusu bize helaldir.” diyen kanlı bir mezhep. “Böyle bir mezhep kuralım ve İslam’ı bölelim.” demişler. Ve cahil Müslümanlar arasında başarılı olmuşlardır. İşte Müslümanlar, “Sadece ben kendi inancıma bakarım, komşum ne yaparsa yapsın.” diyen Müslümanların birçoğu, savunmada kaldıkları için buna aldanmışlardır.

Reynmen İslami Versiyon – Ela ( Official Video )

MESKEN REYMEN – ELA İSLAMİ VERSİYON PARODİ UYAN MÜSLÜMAN NAMAZA KALK HADİ! UYAN MÜSLÜMAN NAMAZA KALK HADİ! UYAN MÜSLÜMAN NAMAZA KALK HADİ! NAMAZA KALK HADİ! NAMAZA KALK HADİ! NASIL OLDU GAFLETE BÜRÜNDÜM? NASIL OLDU GAFLETE BÜRÜNDÜM? ÖMÜR SONUN BELLİ ÖLÜME YÜRÜDÜM. ÖLÜME YÜRÜDÜM. ÖLÜME YÜRÜDÜM. YARDIM ET! YARDIM ET! YARDIM ET! YARDIM ET! YARDIM ET! YARDIM ET! BİLİRSİN BU KULUN DALGIN HEP DALGIN HEP DALGIN HEP DALGIN HEP DALGIN HEP! YARDIM ET! YARDIM ET! YARDIM ET! ALLAHIM! YARDIM ET! YARDIM ET! BİLİRSİN BU KULUN DALGIN HEP DALGIN HEP DALGIN HEP DALGIN! SEBEPLERE YAPIŞIYORUM. KADER YAZDI TESLİM OLURUM. CEVAPLARIM RİSALE-İ NUR’DAN. UYAN UYKUDAN UYAN! UYAN! UYAN! TEK BENDE SUÇ, NEFSİM ÖNER GEÇER AÇAR AVUÇ. AH BİR KONUŞ. AÇ KALIRIM YİNE DE İSTEMEM ARTIK HİÇ BİR KURUŞ. GEÇMEZ GURUR. HARCAYIP ÖMRÜMÜ TÜKETTİM YOLUN SONU UÇURUM. NERDEN BULUR? GİRDİM BU GÜNAHA BİR KERE AMA RUHUM ARAR SONSUZ. ARAR SONSUZ. ÇIKSA BİR KERE TÖVBE DUDAKLARIMDAN. BOŞA GEÇTİ ÖMRÜM YOK MU YOLU UZATMANIN DA? BURUK BİR TAT KALDI DAMAKLARIMDA. ŞEYTAN İNAN BIKTIM GEÇİLMİYOR TUZAKLARINDAN! TUZAKLARINDAN! UYAN MÜSLÜMAN NAMAZA KALK HADİ! UYAN MÜSLÜMAN NAMAZA KALK HADİ! UYAN MÜSLÜMAN NAMAZA KALK HADİ! NAMAZA KALK HADİ! NAMAZA KALK HADİ! UYAN MÜSLÜMAN NAMAZA KALK HADİ! UYAN MÜSLÜMAN NAMAZA KALK HADİ! UYAN MÜSLÜMAN NAMAZA KALK HADİ! NAMAZA KALK HADİ! NAMAZA KALK HADİ! NASIL OLDU GAFLETE BÜRÜNDÜM? NASIL OLDU GAFLETE BÜRÜNDÜM? ÖMÜR SONUN BELLİ ÖLÜME YÜRÜDÜM. ÖLÜME YÜRÜDÜM. ÖLÜME YÜRÜDÜM.