Allah-u Teala bütün kullarına akıl vermiş. Bu verdiği aklı kullanabilen kulları var, kullanamayan kulları var. Allah-u Teala bütün kullarına irade vermiş. Nedir irade? Planlama yapıyorsun, o planlamanın gereklerini yerine getirmeye çalışıyorsun. Bazı kulları bu iradeyi kullanamıyorlar. Kullanamaması akıl kıtlığından kaynaklanıyor. Tamamen deli ise Allah ona bir şey sormuyor zaten. Ama parayı tanıyan, yemeyi içmeyi bilen, keyifli uyumayı bilen, gezmeyi bilen, dostunu, düşmanını anlayan birisi benim aklım yetmiyor diyemez. Evet çok büyük aklı yoktur ama keyfini biliyor. Acıktığını anlıyor. Üşüdüğünü anlıyor. Bir insan, kar üstünde oturuyor, üşüdüğünü anlamıyor. E garibim, bunda hiç akıl yok. Buna Allah hesap sormuyor ki zaten. Üşüdüğünü anlıyorsun, acıktığını anlıyorsun, tatlı ile biberi anlıyorsun, Türk lirası ile Dolar arasındaki farktan anlıyorsun, Az verilince kabul etmiyorsun, e maşallah epey deliymişsin sen ya. Melekleri inandıramayız benim aklım azdı, süper akıllı değildim diye. Evet filanca akıllı kadar akıllı değildin, ama sende de akıl vardı. Ona göre de iraden vardı zaten. Şiirlerden sonraki bölüme geçelim. Böylece sen, Allah yolunda cihad edenlerden ol, Allah-u Teala’nın o kullarıma dokunamazsın dediği, özel kullarından ol Allah’ın. Şeytan konusunda, nefis konusunda. Dünya ve ahiret ne demekti, dünya ve ahiret, dünya ve ahiret mutluluğunu yakalayan, takva kullarından ol. Çok önemli bir cümle, bu dört şeyi kontrol edebilirsen dünya, insanlar, şeytan ve nefis, o zaman olursun, daha değerli. Allah katındaki o büyük meleklerden daha değerli olursun. Çok önemli, hedef gösterdi. Meleklerle yarışıp, meleklerden daha iyi olmayı hedef olarak gösteriyor. Şöyle içki içmez, sigara tüketmez, çalmaz, böyle değil özellik. Meleklerden daha kaliteli iş, adam, fazilet sahibi olmak için, uğraşan birisi olmak. Meleklerin, mukarrabîn meleklerin, bir şehvetleri yok. Bir nefisleri yok ki onları kötülüğe çağıran. Allah onları yaratmış, melek gibi duruyorlar. Sen nefsini, şehvetini, şeytanı, dünyayı ve insanları, şeytanlaşmış insanları, kötü insanları aşarak o seviyelere geldiğin an, o meleklerden daha üstünsün. Allah’ın izniyle. Aşama aşama, vadi vadi diyoruz ya bu 3. vadiyi de geçmiş olursun. Hani nasıl ilim vadisinden başlamıştık, vadi vadi vadi Rabb’imizin cennetine doğru gidiyorduk, 3 vadide biter. Nedir 3. vadi? Ne zaman bitecek? Dünyayı aşacaksın, şeytanı aşacaksın, nefsi aşacaksın, insan etkenini aşacaksın. Aştın mı, Şu şiddetli, uzun, çetin vadiden de kurtuldum. Sen böylece, büyük meşakkatleri de geçmiş olacaksın, onlar seni korkutmayacaklar. Yani neden? Dört büyük tehlikeyi aştın mı bu geçtiğin vadi biraz daha cennet hedefine seni yaklaştıracak. Sanki uzakta cenneti görür gibi olacaksın. Seni korkutmasın. Sen Allah’tan yardım ister, Allah’a sarılırsan bu kolay bir iştir. Olmaz zannetme. Bize ne hedef veriyor? Şeytan, dünya, insanlar, nefis, tamam bunlar büyük tehlikeler koca bir vadi oluşturuyor ama bunlar Allah ile berabersen zor şeyler değil korkma. Allah’tan dileriz. En güzel istenecek olan Allah’tır. O’ndan isteriz. Sana yardım etsin, bize yardım etsin, başarıyı, yardımı ve kolaylaştırmayı bize ihsan etsin. O her dert için yeter. Allah her derde yeter, çare olarak. Bütün kördüğümlerde ondan yardım istenir. Yaratmak da, emretmek de onun elindedir. Her şeye kadir olan Allah’tır. Bu 3. vadide sana anlatmak istediğimiz bunlardır. Yüce ve Azim olan Allah’tan başka güç kuvvet sığınak da yoktur. Evet böylece 3. vadiyi de bitirtti bize. Bu dört büyük tehlikeden hep konuştu. Yani insanlar sana bir barikat oluşturmasınlar, nasıl oluşturuyor, şimdi özetleyelim zihnimizde. Arkadaş çevresinden kurtulamıyorsun, akraba çevresinden kurtulamıyorsun, aile çevresinden kurtulamıyorsun. Niye kurtulamıyorsun? Nefsine hakim olamadığın için. Nefsine niye hakim olamıyorsun? Şeytan seni bırakmıyor. Niye şeytan seni bırakmıyor? Dünyayı sen bırakmıyorsun, ondan dolayı. Hem cennette hurilerle oturup, kuş eti, kebap eti yiyeyim istiyorsun, sonra da cennet şaraplarından içeyim istiyorsun, dünyadaki ziyafetleri, düğün ziyafetlerini bırakamıyorsun ama. Elbiseyi bırakamıyorsun. Helal haram demeden giyiyorsun. Ama cennette de ipek giyeyim istiyorsun. Yani kurnazlık yapıyor insan. Hem dünya bir avucumda, hem cennet öbür avucumda olsun istiyor, bunu da Allah vermiyor. Sen dünyada iki yüzlülük yaptın mı Allah-u Teala’ya? Hemen cennetlik kulum Ya Rabbi deyip de, dünyalık kul olarak yaşadın mı, bu sefer Allah-u Teala şeytanı başına bela ediyor. Şeytan nefsini kudurtuyor, nefsin insanlarla seni harman yapıyor. Hem büyük büyük laflar yapıyorsun, hem küçük küçük hatalar ile şeytanın avucunda kalıyorsun. İşte bunlardan nasıl kurtulacağınızı Allah rahmet etsin Gazali’miz böyle sayfalar dolusu bize anlattı. Elhamdülillâh. Okuduk. Bundan sonra inşallah dördüncü vadisine geçeceğiz. Arızalar, sorunlar, afetler vadisi.
Tebliğ et!






