ERKEK ÇOCUK BEKLEYEN ANNE BABALAR İZLESİN!

Anne ve babaların, bu bahsettiğim, büyük projeye, bir çocuk doğurma projesine ters düşecekleri ilk nokta, çocuğun erkek çocuk mu, kız çocuk mu olduğunu ultrasonla öğrenmeleri ile başlar. Veren Allah olduktan sonra, doktora bak bakalım, bu kız mıdır, erkek midir sormaz bir Mü’min. Bir şey değişecek mi? Erkek olsa, kız olsa, ne fark edecek? Orada zafiyet başlıyor. Doktor kendisi söyledi. Sen merak etmeseydin söylemezdi. Doktor aslında müjde almak için bunu sana söylüyor, müjde oğlunuz olacak diyor. Hanım kardeşlerim, bu bir çocuk doğurup, doğurduğunu cennete göndererek kendisi de peşinden onun şefaati ile gidecek diye umut besleyen bütün hanım kardeşlerim, ilk muayeneye gittiğinizde, doktora tembih edin bana cinsiyetten söz etmeyin, Rabbim sağlıklı mı yarattı onu söyleyin. Aişe anamız, Radıyallahu Anha, Medine-i Münevvere’de çocuk doğduğu müjdesi verildiğinde filanca Mü’min’in çocuğu doğdu dediğinde, sağlam mı vücudu? Anası sağlıklı mı? diye sorarmış. Evet sağlam dendiğinde, Elhamdulillah! Elhamdulillah! der, kız mı erkek mi sormazmış özellikle. Çünkü ona, bu ümmetin çoğalacağı bir doğum müjdesi lazım. Bizim ağabey hazretlerine ise, oğlunun oğlu lazım. Allah’ın verdiği değil, onun beğendiği. Çünkü marketten alıyor ya. Zaten o çocuk yapmaya karar vermişlerdi ya en başta, kendileri üretiyorlar zaten. Hasbinallahu ve nimel vekil. Allah’a iman, Allah’a tevekkül, gaybı bilen Allah’ın bilgisine teslim olmak başka şey. Mü’min ana, Mü’min baba, cinsiyet tanımaz. Allah’ın emanetini tanır. Erkek, erkek. Kız, kız. Rabbimin emaneti dedikten sonra, Rabbimin, kaderine ben razı olduktan sonra, bu imtihanı kazanayım, ondan sonra, ister kız olsun, ister erkek olsun, ister bir kolu olsun, ister dört tane kolu olsun, ister kör doğsun, ister büyük gözlü doğsun. Kıvırcık saçlıymış, sarı saçlıymış, bana ne. Ben mi hesap yaptım? Ben mi boyasını döktüm de, eyvah fazla boya döktük çok koyu saçlı oldu bu diyeceğim? Ne verdiysen Ya Rabbi, hamden leke ya ya Allah! Bitti. Rabbim sana hamd ederim, sen ne verdin? Sakatsa sakat. Acaba Allah, özürlü bir çocuk verdikten sonra, o ananın sevabını, normal ana gibi mi tutuyor ki, merak edeceğim niye bana özürlü çocuk verdin diye? Sağlam çocuğu olanlar kıyamet günü yüzleri gülecek diye bir garanti mi var? Niye boşuna eziyet çekiyorum diyeceğim ben o zaman. Üç günlük dünyada kalmamı, arzu ediyorum ben, böyle hep burada kalacağım diye mi bir, kararım var ki, ahiret hesaplarımı altüst edecek kader itirazı yapayım ben.

Tebliğ et!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir