ALLAH’INI SEVİYORSAN HADDİNİ BİL!

Tarık suresinin, 5. ve 10. ayetleri, bütün insanlığı haddini bilmeye davet ediyor. Bütün insanlığa, gerçeği hatırlatıyor. İnsan, neden yaratıldığına bir baksın. O atılan bir sudan yaratıldı. O su bel ve göğüs kafesi arasından çıkar. Şüphesiz Allah, onu öldükten sonra, tekrar yaratmaya elbette Kadir’dir. Bütün sırların, ortaya dökülüp de insanın ne bir gücü, ne de yardımcısının bulunacağı gün, her şey ortaya çıkacak. يَوْمَ تُبْلَى السَّرَٓائِرُۙ O gün, yardıma çağırabileceği hiçbir acil ekip olmayacak insan için. Ama bugünkü dik başlılığı, bugünkü ayak sürtmesi, bugünkü Allah’a şu bu noktada, ortak koşma hastalıkları, başının belası olacak insanın. Mü’min insan, Allah’ın kuludur. Allah’ın kulu, iki sağlam bağla bağlıdır. Bir, yüzde yüz Allah’ın önünde, boynu büküktür ve sınırsız bir şekilde Allah’ı sevmektedir. Hem Allah’ı sever, hem Allah’ın sevdiğini sever. Allah, Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’i seviyordu diye onu sever. Kur’an Allah’ın sözüdür diye Kur’an’ı sever. Salih kulları, Allah seviyor diye onları sever. Çünkü o, Allah’ın kuludur. Kul, boynu büküktür ve aşıktır. Aşkı da, sözle değildir. Tavırlarıyladır, umuduyladır. Allah’ın sevgisinin doldurduğu bir yürekte, cennet umudu vardır. Peygamber Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem’in şefaatinin umudu vardır. Allah’ın affına dair, büyük bir umut vardır. Bir Mü’min’e, Allah’ın seni affetme ihtimali ne kadardır? dendiğinde, yüzde yüzdür der. Peki senin, cezanı çekmen günahlarının cezasını çekme ihtimalin ne kadardır? O da yüzde yüzdür der. Neden? Çünkü Mü’min, sevgisi ile bağlandığı Allah’a, o sevgiye layık olmayan bir iş yapma korkusuyla da bakar. Ortadaki denge de onu Allah’ın izni ve lutfu ile cennete koyar. Kardeşlerim, bunun için gerçekten Allah’ı seven, Allah’a kulluktan lezzet alan bir Mü’min, Allah’ı zikreden Mü’min’dir diyoruz. Hatalarından istiğfar eden mü’min’dir diyoruz. Haline şükreden Mü’min’dir diyoruz. Ve Mü’min iyi bilir ki, biz muhtaç olduğumuz için Allah’a kulluk ediyoruz. O haşa, bize muhtaç değil. Bütün insanlar, Allah’a asi olsalar, hiç kimse Allah’a, secde etmemiş olsa, Allah’ın bundan bir zararı yok ki. Bütün mahlukat, secdeye kapansa, insanlar hep secdede kalsalar, Allah’ın bundan bir kazancı, kârı yok ki. Biz bizim için secde ediyoruz, biz bizim için haramlardan, günahlardan kaçıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, günaha bulaştığımız kadar imanımız sallanmaya başlayacak. Ve günahlar bir gün mazallah, bizim imanımızı kökten giderebilecektir. O sebeple, haramlardan kaçıyoruz.

Tebliğ et!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir