Müslümanın Sağ ve Sol Hassasiyeti Nasıl Olmalı? / Bir fetva

Bismillâh elhamdülillah vessalatu vesselamu alâ Resûlillah. Sünnet üzere yaşanan bir Müslümanlıkta, sağ elin ve sol elin kullanım alanlarına getirilmiş belli ölçüler var. Sağla yapmak, solla yapmak diye ifade var. Bu bir sünnettir. Bunları, bir özür yoksa, mesela mazallah sağ elinde bir sorun varsa, bu kural geçerli değil. Sol elinde bir özür varsa, engel varsa, yara varsa, kullanım sorunu varsa bu hariç, bunun dışında iyi bir Müslüman, bu kurala uymalı. Nedir bu kural? Abdeste, çift organlar yıkanırken, kol çift, ayaklar çift önce sağ yıkanır, sonra sol yıkanır. Ağıza ve buruna su verirken, sağ elle verilir, sol elle sümkürülür. İmamın arkasında, namaza durulduğunda bir kişi ise cemaat, imamın sağ tarafında durur. Mescide, yani camiye ve eve girerken sağ ayak önce sokulur, çıkarken de sol ayakla çıkılır. Tuvalete ve banyoya girerken, sol ayakla girilir, sağ ayakla çıkılır. Elbise giyerken önce sağ kol pantolonla sağ ayak, çıkarırken önce sol ayak çıkarılır. Tırnak keserken en sağdaki parmaktan başlanır en sola doğru gidilir. Sol elinde en büyük parmağı kalın parmağı kesilir, en son küçük serçe parmağında kesilir. İkram yapılırken, oturanlara, ikram eden kişinin en sağında kim varsa, ona ikram kapıdan girince sağda kim duruyorsa, su ikram ediliyorsa mesela o şekilde ikram yapılır. Yeme ve içmeler, sağ el ile olur. Sol el ile ağıza yemek götürülmez. Müslümanla musafa ederken, tokalaşma diyoruz biz şimdi, sağ eller uzatılır. Takviye için, sol el uzatılabilir. Bunlar, Medine’de Müslümanlık ve insanlık medeniyeti Kur’an, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in, sünnetidir. Müslümanca yaşamanın nezaket kurallarıdır. Velhamdülillahi Rabbi’l-âlemin.

İZMİR’DE CAMİLERDE EZAN DEĞİL ÇAV BELLA OKUNDU

Dün duyduğumuz bir habere göre, camilerden ezan yerine Çav Bella marşı çalınmış. -Çav Bella çalıyor- -Cami mi bu ? +Cami Ezan, bizim diniminiz temsili; doğunca kulağımıza ilk ezan okunur. Her vakitte giriş, ilk ezanla olur. Bir müslüman ezanla yatar, ezanla kalkar. Tam daralmışken ruhlar, caddelerden bir çağrı dayanır her kapıya. ‘ALLAHUEKBER’ diye Bu millet zaten ezanların bir dönem Türkçe okutulması gibi bir imtihandan geçti. Tanrı’dan başka yoktur tapacak! Kuran okumanın, ezan okutulmasının, cemaat olup namaz kılmanın yasak olduğu bir dönemden… Yasaklar bitip tekrar arapça ezan okutulduğunda Herkes gözyaşlarıyla minarelerden çığrılan Bilâl-i Habeşî’den beri ilk defa böyle bir ihanete uğrayan Ezan sesini ağlaya ağlaya dinledi Birkaç ay oldu camilere giremiyoruz. Uzaktan bakakaldık dinledik sadece. Allah bize camilerin kapısını kapattı diye korkmuyor muyduk en son? Şimdi ise ”Bu ezanlar ki şehadetlerin dinin temeli ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli !” Dediğimiz ezan sesinin yankılandığı minarelerden başka marşlar çalıyordu. Türkçe okutulmasından daha acı bir ihanet bu! Ezan sesleri dinmesin diye Sarıkamış’ta donarak şehit olan asker, Çanakkale savaşında şehit olan er, Kurtuluş savaşına cephane taşıyan anne görseydi bu rezaleti nasıl açıklardık ? Nasıl derdik bize emanet ettiğiniz bu vatanda işte böyle yaşıyoruz? Şu an tüm sosyal medyada bu ihaneti yapanlara zaten yeterince öfkesini kusuyor insanlar. Ama suçu biraz da üzerimize mi alsak? Biz ezana, namaza sahip çıksaydık yani ezan bizi çağırdığında camilere gidip vazifemizi yapsaydık, bu hareketi liyakatini kendilerinde bulabilirler miydi acaba? Şimdi birilerine bağırıp çağırıp insanları provoke etmek isteyenlerin isteklerini yerine getireceğimize biz namazımıza sahip çıkalım. Tabi ki bu tepkimizi göstermeyeceğimiz anlamına gelmiyor ama, ona buna bağırıp çağırmaktan kendi vicdanımızın sesini duymaz olduk. Namaz! Namaz! diye susayan o vicdanımızın sesini Gaflet perdesini yırtmanın vakti ne zaman gelecek? İslam’a bu ettiklerimiz gayri ne vakit dinecek Unutma! Bu dinin sana değil, Allah’a ait olduğunu. Kimin kime çağrısından insanları mahrum koyduğunu. Bizdeki bu iman ile sarsıldıkça yer gök ve ala Tutundukça dinin ipine çelikten sağlam bir bağla Ne şanlı ezan indirilir camilerin sedasından Ne bu bayrak dindirilir gökyüzü semasından…

Yeni bir sahte tarikat: Üveysilik ve Üveys Zikri!

Birçok insan vardır şu anda ülkemizde, birçok grup vardır, cemaat vardır, tarikat vardır, oluşum vardır, siyasi partiler vardır. Sizi Allah yolundan alıkoymak isterler. Köşe başında dururlar. Doğru yol bizim yolumuz derler. Bizim bu tarafa gelin derler. Ama hakikatte sizi götürmek istedikleri yer neresidir? Şeytanın yoludur, yani ateştir. Son zamanlarda çokça aldığım mesajlar; yeni bir sahte tarikat türemiş kardeşler. Bu tarikatın ismi ne? Üveysilik tarikatı. Üveysilik tarikatı… Bu konuda yüzlerce mesaj aldım bak mübalağa etmiyorum. Yetmiş seksen tane aldığım zaman hemen bir yazı yazma ihtiyacı hissettim. Fakat yazı yazmama rağmen yüzlerce mesaj alınca ne yaptım? Video çekmek zorunda kaldım. Şimdi bu tarikat hakkında yazdığım yazıyı burada nakledeceğim. Küçük yorumlar yapacağım hem hizmetimizi kapatacağız inşallah. Üveysilik yolu hak mıdır? Üveys zikri nedir? Bir tarikatın hakiki bir tarikat olması için ne lazımdır kardeşler? Bir silsile içinde olması lazımdır Ya Nakşibendi silsilesi ya Kadiri silsilesi; silsilesinin tepesinde de Muhammed Aleyhisselam olmak zorunda. Bu tarikatınsa bir silsilesi yok. Biz rüyalarda velilerle, şeyhlerle görüşüyoruz. Onlardan alıyoruz. Hiçbir silsileye girmemize hiçbir hoca tutmamıza gerek yoktur diyorlar. Böylelikle insanları kandırmaya ve kendi tarikatlarından uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Biliyorsunuz ülkemizde bir grup var; tarikat, cemaat düşmanlığı yapıyor.Tarikatlar şirktir, cemaatler şirktir; herkes ayrı takılsın, tek takılın. Topluluk halinde yapmayın. Allah Kur’an’da bizi her zaman cemaate, topluluğa teşvik ediyor. Bunlar ne diyor? Cemaatlerde bulunmayın, tek başınıza hareket edin. Okuyun Kur’an mealini kafanıza göre hüküm verin diyorlar. Bir grup alabildiğine tarikatları, cemaatleri kötülerken bir grup da, bu Üveysi grubu; yeni çıkmış sahte tarikat da Tarikata girmiş olan Müslümanları caydırmak için, kendi tarikatlarına adam devşirmek için sahte bir tarikata sevk etmek istiyorlar bizi. Kardeşim sormuş: ”Selamünaleyküm Hocam bir sorum vardı müsaade ederseniz. Üveysi yolu ehli sünnet yolu mudur? Bir arkadaşım var bana dedi ki: Annem rüyasında Peygamberimiz Aleyhisselam’ı görmüş. O da Aşk-ı Üveysi kitabını oku demiş. Doğru mudur? Allah razı olsun güzel hocam.” Bu kardeşimiz sual sormuş. Ve aleykümselam. ”Allah’a ulaştıran yollar mahlukatının nefesleri adedincedir.” der İmam Rabbani (rahmetullahi aleyh) Bu yollardan biri de Üveysilik yoludur. Veysel Karani Rahimehullah, Muhammed Aleyhisselam’ı göremeden ona aşık ve tabii olduğu için bu yola Üveysilik yolu denmiştir. Biliyorsunuz Hz. Veysel gidemiyor, görüşemiyor sahabeler gibi. Uzaktan ona karşı bir muhabbet serdettiği için Efendimiz Aleyhisselam hırkasını Hz. Üveys’e gönderiyor. Allah ona rahmet etsin. İslam tarihindeki en meşhur tarikat kollarından olan Nakşibendi yolu da aynı zamanda bir Üveysilik yoludur. Üveysilik meşrebiyle Nakşibendi tarikatına bağlanmak isteyen bir Müslüman, tarihte yaşamış herhangi bir mürşid-i kâmilden etkilenmiş ise Onun talebesi olmak kastıyla Allah rızası için iki rekat nafile namaz kılar ve sevabını bu mürşidin ruhuna hediye eder. Bu silsileden herhangi bir mürşid-i kâmile bağlanmak istiyorsan Allah’ım ben sana bu mürşid vesilesiyle kavuşmak istiyorum diyorsan; Kur’an diyor ya Lokman suresinde: ”Bana yönelen kimsenin yoluna uy.” Ben bu ayet-i kerimeye göre sana yönelmiş olan bir mürşid ile sana gelmek istiyorum Allah’ım diyorsan; Onlardan herhangi birinin ruhuna rabıta edeceksin. İki rekat Allah’a nafile namaz kılacaksın. Peşinden de dua edeceksin. Allah’ım ben kendime mürşid-i kâmil olarak İmam Rabbani Hazretleri’ni edinmek istiyorum. Ben mürşid-i kâmil olarak Ebubekir Sıddık’ı edinmek istiyorum diyebilirsin duanın sonunda. Bu Üveysi olarak ona bağlandığın anlamına gelir. Artık onun yolundasın demektir. Namaz sonu duasında ise şöyle der: ”Allah’ım senin kitabın Kur’an-ı Kerim’i ve Peygamberin Muhammed Aleyhisselam’ı daha iyi tanımak ve anlayabilmek için bu salih kulunu kendime mürşid edinmek istiyorum. Sadıklarla beraber olun buyurdun. Onlarla olmak istiyorum. Bana yönelen kimsenin yoluna uy buyurdun. Onların meşrebinde sana yakınlaşmak istiyorum. Beni ve mürşidimi mahşer günü Muhammed Aleyhisselam’ın livâ-i hamd sancağı altında haşret.” diye dua eder. Burada en çok dikkat edilmesi gereken mesele şudur ki; günümüzde hak tarikatlar olduğu gibi ne yazık ki batıl tarikatlar da mevcuttur. Kur’an ve sünnetten kıl kadar ayrılmayan gerçek mutasavvıfların kitaplarından okudukları bilgileri kendilerine uyarlayan Ve Allah’ın kanunları anlamına gelen şeriata uymayarak yeni bir din ihdas eden nice sahte tarikat erbabı tarih boyunca mevcut olmuş ve kıyamete kadar da olacaktır. Gerçek tarikatlar kıyamete kadar olacak, sahte tarikatlar da kıyamete kadar olacak. Ayrıştıracaksın. Biz Müslümanların buradaki ölçüsü tabii olunacak olan mürşidin adının ya da kerametlerinin büyüklüğü değil Kur’an ve sünnete ne kadar bağlı olduğu olmalıdır. Yeni türemiş olan bir gruptan ayrılan ve bize şikayetlerle müracaat eden bazı kardeşlerden işitiyorum ki bugün kendilerine Üveysiyiz diyen bazı tarikatçılar türemiş. Ve sohbetlerinde kadın erkek karışık oturuyor, sigara ve nargile eşliğinde sohbet dinliyor. Ve bizim cemaatte dişilik, erkeklik yoktur, Hepimiz aynıyız türünden uydurma fetvalarla şeriatın açıkça haram saydığı meselelerde birbirlerine yakınlaşabiliyorlarmış. İki hafta önce kardeşim mesaj gönderdi. Bunlardan ayrılmış. Hocam ben kız arkadaşımla beraber sohbetine gittim. Kol kola girdik, el ele tutuştuk oradaki hocayı dinledik. Hoca orada ayet söylüyor, tarikatının büyüklüğünden bahsediyor, kendi söylediği zikrin yapılmasını, kendi sohbetlerinin izlenmesi gerektiğini söylüyor. Ama hep kadınlar erkekler karışık ve hep birbirimize sarılıyoruz. Ah ne kadar güzel sohbet ediyor değil mi aşkım? diyoruz. Allah’ım, Allah’ım… Var mı İslamiyet’te böyle bir şey? Yok. Adamın havada uçtuğunu görsen, bak o sohbeti yapan sahte şeyh havada uçsun, bunlar da burada kız erkek karışık yan yana otursun. Şimdi biliyorsunuz yeni bir grup türedi. Kadınlar her hafta bir camiye gidiyorlar. Biz nasıl her hafta İstanbul’da bir camiye gidiyoruz sabah namazında. İstanbul’un farklı bir camisine gidiyoruz kardeşlerle beraber, yeni bir imamla tanışıyoruz, yeni bir cemaatle sabah namazını icra ediyoruz. Bir kızlar türemiş üniversiteden. Bu kızlar ne yapıyor? Her hafta bir camiye gidiyorlar. Camilerde erkeklerin yanında duruyorlar namaza. Ben bu kızları, bu ablaları uyarıyorum. Sakın benim yanımda namaza durmayın, çıngar çıkartırım. Çok sakin, yumuşak bir adamım ama kusura bakma senin yüzünden benim namazımın bozulmasını göze alamam. Ben abdestimi almışım namaza gelmişim. İki adım geride dursan… İslamiyet’te, Muhammed Aleyhisselam’ın bize anlattığı dinde, bize öğrettiği, gösterdiği dinde… Bu dinde numune Muhammed Aleyhisselam’dır. Bu Kur’an Kerem Hoca’ya uymak farzdır demiyor, Muhammed Aleyhisselam’a uymak farzdır diyor. Muhammed Aleyhisselam’ın mescit usulü nasıldı? Erkekler önde, çocuklar arkada, kadınlar en arkada. Bu usulde kadınlar istediği her camiye gelebilir, hiç sıkıntı yok. Ama sen gelir de benim yanımda namaza durursan, sen fitne çıkartmak istiyorsun. Sen dış güçlerin tazyikiyle, desteğiyle fitne çıkartmak istiyorsun. Kargaşa olsun, iç savaş çıksın. Dış güçlerin müdahalesi kolaylaştırılsın istiyorsun. Bunlarla röportaja kim geliyor biliyor musun? CNN geliyor, İngiliz kanalı. CNN mi BBC mi artık tam bilmiyorum, karıştırıyorum onları. İngiliz kanalı geliyor bunlarla röportaja. Niye bana gelmiyor röportaja İngiliz kanalı? Benim neyim eksik? Vehhabi hocayı içeriye attılar şimdi. Bu ümmetin tamamına müşrik diyen bir tane Vehhabi hoca, şimdi içeride. İngiliz kanalı geliyor, bu Vehhabi ile… Taraftarları çok az. Takipçi çok az. Önüne gelene kafir diyor. Kendisine tabii olan bir avuç dışında bütün ümmet müşrik. İngiliz kanalı ya! Ta oradan gelmiş bu adamla röportaj yapıyor. Ne işi var İngilizin bu adamla? Güçlendirmek istiyor. İçerideki sahte akımları güçlendireyim, sağlam Müslümanları bozayım. İç savaş çıkartayım ben de müdahale edeyim, ülkeyi ele geçireyim. Bütün plan bu. Bu kızlar da aynı bunlar gibi kullanılıyor. Fitne çıkartmak, kargaşa çıkartmak istiyorlar. Yeni bir FETÖ projesi gibi. Sakın FETÖ’nün bittiğini zannetmeyin. FETÖ bitmiş falan değil. Hala güçlüler. Her gün o haberlerde okuyorum. Otuz tane FETÖ’cü yakalandı, kırk tane. Arkadaş bitmiyorlar ya! Topluyoruz topluyoruz bitmiyorlar. Bataklıktaki sivrisinekler gibi boyuna ürüyorlar, bitmiyorlar. Allah bizi bunlardan kurtarsın. Amin. İşte bu sahte tarikatlar da böyle. Bir gece rüyamda… Bu da başka bir mesaj: Bir gece rüyamda diyor, ayrılan bir kardeş yine bana yazmış. Mübalağa etmiyorum, vallahi şu ana kadar dört yüz ya da beş yüz tane mesaj almışımdır. Sadece bu sahte Üveysi tarikatından dolayı. Rüyamda diyor beyaz sakallı bir hacı amca geldi diyor rüyama. Dedi ki ”Evladım senin aşkın ve muhabbetin çok artmıştır, namaz mükellefiyeti artık senden kalkmıştır.” Bu hacı amcalar bana hiç gelmiyor. Benim namaz borcum yok ya! 16 yaşımdan beri ben namaz kılarım Allah’ıma hamd olsun. Bir vakit namaz borcum yok. Niye bana gelmiyor bu hacı amcalar hep size geliyor? Ne diyor peki bunların başındaki sahte şeyh? ”Evladım ne kadar güzel, işte sen de olmak istenilen mertebeye geldin. Artık namaz kılmayabilirsin.” Bunu deyince hocam başımızdaki hocalar, abiler, ablalar ben de namazı bıraktım diyor. Ama diyor eski huzurum yok, eski muhabbetim, aşkım yok. Olmayınca da araştırmalar yaptım, senin yazını gördüm diyor sitenden. Ondan sonra da senin sosyal medya hesabını buldum. Şimdi seninle konuşuyorum, bana bu işi söyle diyor. Bu hacı amca kimdi? Niye beyaz sakallı, niye nur yüzlü? Kardeşim şeytan denilen bir olay var ya. Bin bir surat diye filmler duymadınız mı siz hiç? Adam kendi basit imkanlarıyla taklit yapıyor, maske yapıyor. Bin bir surata bürünüyor. İnsanları aldatıyor. Şeytan maske falan takmaz. Şeytan şekil değiştirebilir tıpkı cinler gibi. Allah ona böyle bir kuvvet vermiştir. Şeytan da rüyana gelir, çok nur yüzlü salih bir zat kılığında rüyana gelir ve sana der ki: ”Artık bundan sonra Ramazan orucu sana düşmüştür. Zekat vermek sana düşmüştür. Allah senin kalbinin temiz olduğunu bana söylemiştir evladım. Müjde olsun.” Sen de şimdi zayıf, sahte bir Müslümansan ne yaparsın? İşte bu be! Bitirdim artık, oldum ben! Ne oldun oğlum? Ya kardeşim, senin mürşidin Muhammed Aleyhisselam ise, Muhammed Aleyhisselam’dan namaz düştü mü düşmedi mi? Sorum basittir. Hayatının sonuna kadar, yatakta yatıyorken bile ima ile namazını kıldı mı benim peygamberim? Son on üç günü atakta ima ile kıldı namazını, o kadar ağırlaştı hastalığı. İma ile kıldı mı namazını? Kıldı. Oruçtan, zekattan düştü mü? Hiç düşmedi hayatının sonuna kadar. Muhammed Aleyhisselam’ın üzerinden bu ibadet düşmüyor da sen kimsin be! Hiç senin kafan çalışmıyor mu? Ama hocam bu kadar rüyalar falan… Ya rüya ile iş olur mu? Rüya dinde delil değildir. Şeytanlar karıştığı için dinde delil değildir. O bir işarettir, rüyayı gören adına bir işarettir. Ölçüsü de şeriata uyup uymamasıyla orantılıdır. Şeriata uymuyorsa rüya geçersizdir. Bir beldeye atanan hocanın sahte hoca mı gerçek hoca mı olduğunu anlamak için oradaki dervişlerden bir tanesi diyor ki hanımına: ”Sen git diğer hanım kardeşlerle hocaya soru sor. Kadınlar soru sorduğunda, en son sen de bir soru sor. Bakalım hoca sahte hoca mı, gerçek hoca mı.” Hocam, dün gece rüyamda, çok salih bir zat rüyama geldi dedi ki: Kocan İsmail’i boşa, bu hoca çok mübarek bir hocadır, hemen bununla nikahlan.” dedi. Yarın git bu hocayla nikahlan dedi. Hocam benim sizinle nikahlanmam lazım. Çok salih bir zat rüyama geldi dedi hocaya. Hoca da ne dedi kadına? Çok mübarek bir rüya görmüşsün. Sahte hoca… Çakal… Kolpaçino… Çok mübarek bir zatı görmüşsün. Hemen kocana de ki seni hemen boşasın. Bir kere boşadım kelimesini söylemesi yeterlidir. Yarın gel, dini nikahımızı da ben kıyacağım, seni nikahıma alacağım. Deyince kadın hocaya ne diyor? ”Sen ne utanmaz adamsın be! Sen bilmez misin bir kadın kocasından ayrıldıktan sonra yüz gün yani iddet dönemi boyunca başka bir erkekle evlenemez. Kur’an hükmüdür bilmez misin?!” Deyince hoca anlıyor ki burada bize ekmek çıkmaz. Burada dervişler, kadınları bile böyleyse kocaları kim bilir nasıldır. Buradan bize ekmek çıkmaz diyor, kaçıyor. Adamın sahtekar mı olduğu sağlam mı olduğu şeriata uymasından belli olur. Şeriata, Allah’ın kitabına uyuyorsa o adama uy. O adam sağlamdır. Ama uymuyorsa kaç o adamdan. Birbirlerine yakınlaşabiliyorlarmış. Yine bu sahte yolun yolcuları yeni gelenleri kendilerine bağlamak için bizim dışımızdaki bütün cemaat ve tarikatlar kıyamete kadar batıldır. Bak bak bak! Kendi cemaati, sahte tarikatı gerçekmiş. Bizim dışımızdaki bütün cemaatler var ya Nakşibendi, Kadiri, Mevlevi… bunların tamamı kıyamete kadar batıldır. Türünden zırvaları da salık buyuruyorlarmış. Gidin bunların sahte şeyhlerine sahte müritlerine söyleyin; benim zaten bir tarikatım var. Zaten zikrim var, Kur’an okuyorum, namaz kılıyorum, her hafta ilim meclisine gidiyorum. Ben niye terk edeyim burayı? Bunlar ne diyor? Hepsi batıl. Onların hepsi bozuk, batıl. Bize uymazsan kurtulamazsın. Sen peygamber misin ya! Uymazsak kurtulamayacağımız olan tek mürşit Peygamberdir (sallallahu aleyhi ve sellem) Bunun dışında hiçbir mürşid-i kâmil ya da alim şunu diyemez: Bana uymazsan kurtulamazsın. Hayır! Muhammed Aleyhisselam’ın sünnetine ve Kur’an’a uymazsan kurtulamazsın. Ancak bunu söyleyebilirsin. Kedicikler cemaatine çok benzeyen bu grubun iki adım sonra varacağı yer Mehdilik ve yeni peygamberliktir. Allah bunları kurtarsın. Bak şu anda hala sahte şeyh falan muhabbeti devam ediyorlar. İki adım sonrasını söylüyorum, bu sadece bir mümin basiretidir: Bir adım sonra Mehdi olacak bunların şeyhleri, iki adım sonra da peygamberliğini ilan edecek. Ya dolaylı yoldan ya da direkt olarak. Bazıları dolaylı yoldan ilan ediyor, bazıları direkt. Mesela Amerika’daki sahte peygamber Reşad Halife direk ben elçiyim dedi, ben Allah’ın peygamberiyim dedi. Yine şu anda Amerika’daki sahte peygamber Edip Yüksel, bu direk söyleyemiyor. İşte ben de öyleyim, ben de elçiyim diyor; peygamberim diyemiyor Ama okuduğum yazılarında falan Allah’tan vahiy aldığını açık açık söylediğini gördüm ve hakkında yazdığım yazıda da bunu nakletmiştim. İki adım sonra buraya varacaksın. Başka bir şeye varamazsın. Çünkü Allah’ın yollarından saptırmak istiyorsun. Allah’ın yollarından birilerini saptırmaya çalıştığın zaman Allah’ın laneti adamın üstüne gelir. Lanet geldiği zaman da Ehl-i Sünnet ve’l Cemaatten ayrılırsın. İşte örnekler ortada. Namaz kılmana gerek yok. Flörtün ile hayatına devam edebilirsin, yeter ki kalbinde evlilik niyeti olsun. İstediğin kadar üç beş sene gez, tokalaş, öpüş problem yok. Kalbinde iyi niyet olsun yeter(!) Allah’ın kitabına ve peygamberinin yoluna uymayan bu tür batıl gruplara karşı bütün Ümmet-i Muhammed’i uyarmak biz tebliğcilerin başlıca vazifesidir. Konuyu üstadım İhramcızade’nin bir sözü ile bitireyim. Üstadım diyor ki: ”Şeriatı gözetmeyenin tarikatı olmaz. Bu yolun evveli şeriattır, ortası şeriattır, sonu yine şeriattır.” Bak bu tarikatlar var ya bu tarikatlar, bu tarikatların tamamının ne gayesi var? Başı şeriattır, ortası şeriattır. Ben çok ilerledim yükseldim, yüceldim. Sonu da şeriattır! İstediğin kadar yüksel, yücel… İstediğin kadar miraç basamaklarını yüksel… Şeriata uymuyorsan, bir gram, bir karınca kadar ayrılıyorsan sen sapıttın. Ölçü bu kadar basittir. “Gardaşlarım, bizim tarikatımız ne kadar büyürse büyüsün, ne kadar incelirse incelsin şeriattan kıl kadar ayrılmasına imkan yoktur.” “Şeriatta kıl kadar noksanı olanın havada uçtuğunu görürseniz vurup kanadını kırın. İstidraçtan başka bir şey değildir.” Şeytan aldatmacası, şeytan kerametine istidraç denir. “Şeriattan kıl kadar ayrıldığımızı görürseniz de bizi terk edin.” Mürşid-i kâmil budur. Kıl kadar gördün mü beni şeriattan ayrıldım, terk et beni kardeşim. Cehenneme gidiyorum ben, seni de sürüklemeyeyim. Ayet ile bitirdim: ‘ ‘Böylece biz Kur’an’ı Arapça bir hüküm olarak indirdik. Sana gelen bu ilimden sonra eğer sen onların heva ve heveslerine uyarsan Allah tarafından senin için ne bir dost vardır ne de bir koruyucu.” (Ra’d Suresi 37. Ayet) İşte ayet çok açıktır kardeşler. Hevana uymayacaksın. Muhammed Aleyhisselam’a Allah diyor ki sana şeriat verdik. Sen buna uyacaksın. Hevana uyma. Kim varsa hevasına uyan bana göre böyle diyen, benim keyfim budur, bana uymak zorundasınız diyen, hevasına uymuş demektir. Kendi kitaplarını satmak için taklalar atıyor. Kendi tarikatına adam toplamak için, paralarla cebini doldurmak için taklalar atıyor demektir. Buraya giden kardeşlerimizin bir çoğu elhamdülillah yazılarla, sohbetlerle falan uyanmış. İnşallah kalan kısmı da uyansın. Allah bu kardeşlerimizin hepsine hidayet etsin, kurtarsın. Ülkemizde ve Dünya’da ne kadar sahte tarikat ve cemaat varsa hepsine Ehl-i Sünnet akidesine, 14 asırlık İslam’a dönmeyi nasip etsin. Amin.

Genel müdür

kardeşlerim kilise namaza ihanet etti havra namaza ihanet etti sizin namazınız var ama bizim camilerimiz de boş Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem Ebû Umâme’ye Arafat’ta veda haccında bunu söylemişti bu sözden sonra Resulullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem dünyada 81 gün kaldı sanki vasiyeti ümmetine diyordu ki öyle günler gelecek camiler, mabetler yapacaksınız onları tuğlayla boyayla imar edeceksiniz ama cemaatle imar ve ihyada kusurunuz ihmaliniz olacak beşinizi sizin namazınızı kılın sizin beş vakit namazınızı kılın başka yeryüzünde sizden başka secde edenler yok Bedir’de Efendimiz Aleyhisselam ellerini kaldırıp Rabbine öyle dua ediyordu Yarabbi! eğer şu bir avuç Müslüman burada helak olursa sana yeryüzünde secde edecek kimseler kalmayacak Allah’ım! kendi adına, evi ailesi adına değil, yeryüzünde Allah’a secde eden müminler kıyamete kadar devam etsinler hep yeryüzünde Allah Azze ve Celle tazim edilsin, tesbih edilsin Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem bunu arzuluyorlar bunu söylüyorlar bize vasiyeti bu camiiyi boş bırakmayın bela musibet geldiği zaman değil, cenaze olduğu zaman değil, müezzinler günde 5 defa sizi Allahu Ekber diyerek huzura davet ettiğinde bırakın işi bırakın projeyi her şeyi bırakın Allah çağırıyor kardeşim bir yerde memursun şube müdürü var Genel Müdür var bir de patron var patron çağırıyor deyince koşuyorsun değil mi patron çağırıyor kim çağırıyor kardeşim? Allahu Ekber! Allahu Ekber! bırak işi diyor bırak kazmayı bırak çekici bırak her şeyi bırak yer ve göklerin sahibi Allah seni davet ediyor Azze ve Celle

Namaza Gelince Halsiz Olan Adam Horona Gelince Yerinde Duramıyor !

Ali Haydar Efendi Babamız öyle sorardı Mahmut, evladım derdi iblis uyur mu? tarla kazar mı? çoluk çocuğuna mama yapar mı? bütün millet de şaşırırmış yani Ali Haydar Efendi susarlarmış bazı kere tam bilmediği zaman Efendi Baba tabi hemen bir şey der diye, susarlarmış Evladım dermiş şeytanın bir işi olsa biz de bir nefes alırdık anlasana hiç nefes alamadığımıza göre devamlı bizimle uğraşıyor işi olsa o arada biz de şeytanlıktan kurtuluruz ama oturmuyor onun için adam yorulmadan şeytan yorulmaz ne diyor, adam diyor şarkı, türküye başladığı zaman horon, halay yahu başlıyorlar oynamaya, oynuyor oynuyor.. iki dakika oynasam, felç gibi yatarım aşağıya yahu iki rekat namaz kıl desen oram ağrıyor, buram ağrıyor, nasıl sıvışıyor, musluk var mı? abdest yok, su uzakta.. bir de baktın düğün, dernek, bilmemne haydi bir cemaatle kılalım diyorsun yav 50 kişi var, 5 kişi cemaatte kalmış hepsi sıvışmış bir tarafa ya sapasağlam adamlar ya horon var desem var ya, 50 ye 50 daha gelir 🙂 nasıl oynuyorlar ya! çünkü Hadis-i Şerif’de buyuruyor ki.. adam diyor şarkı söylemeye, oynamaya başladığı zaman İblis gelir omzundan bir ayağını buradan sarkıtır, bir ayağını buradan sarkıtır, buradan diyor onu harekete geçirir o anlamıyor oynadıkça oynayası geliyor, oynadıkça.. yahu diyor zor kalktım diyor, şimdi de duramayrum diyor yani böyle 🙂 mübarek, iblis oturmuş buranda bir buranda, bir buranda şeytan haa ne diyor? adam yorulmadan iblis yorulmaz diyor ben teheccüd kılacağım diyor kaç rekat? 12 rekat 20 kılayım? kıl 50 kılsam? kıl 100? Resûlullah buyuruyor ki Sen yorulmadan Allah sevap vermekten yorulmaz diyor e iblis de.. sen günah yaptık.. sen yorulmadan iblis yorulur mu seni saptırmaya? iblisin ne işi var ki nereye gitsin? uykusu gelmez ki yine sonunda sen yorulursun yani hışırım çıktı, biraz oturalım ya! e tabi öyle

İmam Sakalsız da Olsa Cemaati Terkedip Evde Tek Kılmayın!

Dünyalıkta aza kanaat edin ilimde, dinde, fazilette, takvada aza kanaat etmeyin en iyisini bulacaksın kardeşim biz ne yapıyoruz? dünyada en iyisinin peşine düşüyoruz ahiret işlerinde.. bizim imam da idare eder.. anladım da sizin imam kardeşim Fatiha’yı yanlış okuyor öyle imam var arkasında namaz olmaz ben bazen rast gelirsem iade ediyorum adamın ne okuduğu belli değil ya ne çekme var, ne med var, ne cezm var, ne harf var ya birşey yok e şimdi ee bize yakın burası.. kardeşim takva bir alimin arkadasında kılarsa bir Peygamberin arkasında kılmış gibidir diyor Hadis-i Şerif sen niye takvayı aramıyorsun? tabi sadece takva yetmez bir fıkıh da lazım Mehâric-i Hurûf lazım şu lazım, bu lazım haramdan sakınan lazım sakalsız imamın arkasında namaz olur mu? olur yarım tutamın arkasında olur mu? olur ama bu İsmâil Hakkı Tekke’sinin sahibi Rûhu’l-Beyân sahibi İsmâil Hakkı Hazretleri ne diyor? Kerahetten hâlî değil diyor çünkü hiçbir fıkıhçı bir tutamdan aşağıyı mübâh saymamış e sen ne diyorsun? amaan şimdi.. takva adam mı kaldı? şu mu kadı? bu mu kaldı? arayana var arayan buluyor ama din işine geldi mi idare eder, zaten o zaman diyor ki bari ben evde kılayım o zaman camiyi de hepten terk ediyor hiç olmazsa bak sakalsız da olsa, kısa sakallı da olsa camide cemaatle kılmak evde tek kılmaktan 27 derece yine de efdaldir tek kılmana hiç fetva yok yecûzü caiz değil demiş adam ulan yecûzü caiz değil olur mu demiş ya o zaman la yecûzü ne? demiş o hiç caiz değil demiş zaten yani Arapça bilenler anladı tabii de size yecûzü caizdir desek de, değil desek de belki yuttururuz ama.. yutmayın da kardeşim niye yutuyorsunuz ya?