Bâzı Mûteber Kitaplarda “Şu Duâyı Okuyan O Gün Ölmez” Şeklinde Geçen Rivâyetleri Nasıl Anlamalıyız?

Ecel gelince ileri yapmaz, geri yapmaz. Tamam. Şu izahatı okuyayım burada yaptığı.. Şu bilinsin ki ömür uzatılsa da, eksiltilse de bunların hepsi daha önce Levh-i Mahfûz’da kaydedilmiş midir? Kaydedilmiştir. ilm-i ezelîde bilinmiş midir? Bilinmiştir. Allâh-u Teâlâ kimin ilm-i ezelîde bu duayı okuyacağını bildiyse, yani kim okuyacaksa o gün Allah onu ezelden bilir mi okuyacağını, okumayacağını?…

KADERİMİZİ BİLEN ALLAH, NEDEN BİZİ DENİYOR?

Bu akşam Rabbim nasip ederse Muhammed Suresi 31. ayeti kerime, bunun tefsirini yapacağız. Ayeti kerimenin hülasası, özeti: Allahü Teala hazretlerinin bizi neden sınav ettiği? Bu akşam bunu anlayacağız. Neden Allah bizi sınav etme ihtiyacı hissetti? Buradaki herkesin cenneti mi gideceğini cehenneme mi gideceğini Allah biliyor mu bilmiyor mu? Aranızdan bir tanesi derse ki “bilmiyor” zaten…

Azrail’le anlaşan adam! – Sözünü yut! Anlaşmaya uy!

İhtiyarlarımız bir mesele anlatıyor. Nakletmeden geçemeyeceğim. Sözünde durmakla alakalı. İhtiyarlarımız derken, “Kuzular Ovası”ndaki ihtiyarlar değil. Karıştırmayın. Arnavut ihtiyarlar. Bir olay anlattı, onu nakledeyim. Azrail aleyhisselam bir gün bir yere doğru giderken bir adam görüyor, fakir bir adam. Duvara yaslanmış, aç açıkta, elbiseleri pejmürde… Adamın haline acıyor ve şöyle diyor; Ey kardeşim! Sana bir sanat öğreteyim…

“Fazla dalma, hızlı gitme, derine inme, daha gençsin. Namazı sohbeti bırak!” – Ecel

“Acaba bu Allah yoluna erken mi girdim?” diyor. “Çok mu erken yaptım? Yirmi beş yaşındayım. Hele bir kırka, elliye kadar gelseydim. Ondan sonra dönüş yapardım.” diyor. Vesveselerle dolu kalbi. Şeytan devamlı oynuyor. “Daha eken kardeşim, daha erken.” diyor. ”Kırktan, elliden önce girilmez Allah yoluna. Dönme Allah’a, istediğin gibi yaşa.” diyor. Sanki ecelle anlaşma yapmış gibi.…