Ahireti Gözünle Görmek İster Misin? İşte 7 İşaret

Ölüm hepiniz için kaçınılmaz bir gerçek. Ölümü düşünmek kimisini tedirgin ediyor, kimisini sevindiriyor. Tabii bu kişinin ahirete olan inancındaki kuvvete de bağlı. Peki ölümden sonra bir hayatın yani ahiretin varlığı aklen de ispat edilebilir mi? Görür gibi inanmak herhalde daha güzel olurdu. Şimdi her gün karşılaştığımız ama belki de fark edemediğimiz 7 farklı işaretle ahiretin ispatını yapalım. Bir binayı ilk defa inşa etmek mi daha zordur yoksa ona benzer 2. bir binayı inşa etmek mi? Veya bir orduyu ilk defa düzenleyip kurmak mı daha zordur yoksa dinlenmek için dağılmış olan bir orduyu tekrar bir araya toplamak mı? Elbette bir şeyin ilk defa yapılması daha zor, 2. defa yapılması daha rahat ve kolaydır deriz. Peki evrendeki bütün atomlar emrinde birer ordu gibi çalışan… “Allah bu orduyu dağıtıp 2. defa tekrar toplayamaz.” denilebilir mi? Evreni 1. defa zaten yaratmış olan Allah’ın bunun tekrar bir benzerini yaratması neden akıldan uzak olsun? Ayrıca Allah her saniye nice varlıkları yaratarak zaten dikkatimizi çekiyor ve yeni bir yaratılışın delillerini bizlere sürekli sunmaya devam ediyor. Etrafınıza bakmanız zaten bunları görmeniz için yeterli. Her bahar yeniden yeniye tazelenen yeryüzünü, çeşit çeşit bitkileri, çeşit çeşit hayvanların yaratılışlarını bir düşünün. Kışın ölen yeryüzünün her bahar yeniden canlanması, yeni bir yaratılışın da işareti aslında. Üstelik sonsuz güce sahip olan Allah için kolaylık ve zorluk gibi kavramlar zaten yokken, yeni bir yaratılış elbette Allah için sonsuz kolaylıkta olacaktır. Yani evrende gördüğümüz tüm yaratılışlar, yeni bir yaratılışın da delilidir. Cömert bir insan zenginliği derecesinde ikramlarda bulunur. Mesela cömert bir öğrenci bir bardak çay ısmarlayabilirken, cömert bir padişah ise geniş ve zengin bir sofra ile ikramlarda bulunur. Yani cömertliğin ve zenginliğin seviyesi arttıkça, ikram da o nispette artar. Peki ya cömertlik ve zenginlik sonsuz olursa? İşte sonsuz zenginlik ve sonsuz cömertlik sahibi olan Allah’ın ikramının da sonsuz olması gerekir ama bu özellik bu dünyaya sığmıyor çünkü bu dünya geçici ve sınırlıyken, insanın kendisi de geçici ve sınırlıdır. Mesela 2. baklavadan sonra 3. baklavayı ne kadar istese de insan yemekte zorlanır ya da insanın ruhunda sonsuzluk isteği varken ne kadar istese de bu nimeti tadamaz. Yani bir yanda Allah’ın sonsuz zenginliği ve sonsuz cömertliği varken, diğer yanda ise kısıtlı bir dünya ve kısıtlı bir insan yapısı var. O zaman mantık çıkarımıyla diyoruz ki: ”Allah’ın bu sonsuz cömertliğinin ve sonsuz ikramının tecelli edeceği bir ahiret diyarı gereklidir.” Ebedi bir güneş ebedi yansıyacak bir aynayı gerektirir. Dualar sadece dil ile yapılmaz. İhtiyaçlarımızın varlığı da aslında bizim dualarımızdır ve ihtiyaçlarımızın karşılanması da dualarımızın kabul edildiğini bize gösterir. Mesela bir bitki suya ve güneşe ihtiyaç duyarken, tam da gereken şekilde yağmur ve güneş onun yardımına yetiştirilir veya güçsüz yavru bir kuş. Hayatta kalmak için yiyecek ve korunmaya ihtiyaç duyarken, annesine verilen şefkat hissiyle tüm istekleri karşılanır veya insanın sadece midesinin ihtiyacı bile binler çeşit yiyeceklerle karşılanmış. Demek ki her bir canlının ihtiyaç duaları, ince ince ayarlanarak şefkatle kabul edilir. Kimsenin duasına sessiz kalınmıyor. Bir insanın sadece midesinin ihtiyacı için bile milyon çeşit yiyecek sunan Allah, o halde insanın en büyük isteği olan ahiret ihtiyacını, sonsuz bir hayatın varlığı ve sevdikleriyle orada buluşma duasını hiç kabul etmez ve görmezden gelir diyebilir miyiz? Küçücük bir sineğin bile küçücük isteklerini karşılayan Allah, varlıkları arasında en kıymetli olan Peygamberimiz (asm)’ın en büyük duasını kabul etmez denilebilir mi? Evrende gördüğümüz tüm dualar ve onların kabul edilmesi, ahiret duasının da kabul edileceğine birer delildir. Dünyaca meşhur Mimar Sinan seneler sürecek masraflı bir iş almış ve yeni bir saray yapıyor olsun. Şimdi Mimar Sinan’dan bahsetsek, herkes onun ne kadar mantıklı işler gören birisi olduğunu zaten bilir. Yapacağı yeni saray için de 19 sene uğraşmış, geriye sadece çatıyı yapmak kalmış olsun. Bu durumda biri çıkıp gelse dese ki ”Mimar Sinan çatıyı yapmadan, işi tamamlamadan burada bitirecek. Yani her şeyi heder edip sarayı da yağmura, rüzgara hedef yapıp bırakıp gidecek.” dese inandırıcı olur mu? Tabii ki olmaz. Hayatında hep hikmetli işler yapan Mimar Sinan’ın böyle mantıksız ve israflı bir iş yapması elbette beklenemez. Özellikle 19 sene uğraşıp, bunu boşa çıkaracak bir adım elbette atmayacaktır. İşte buradaki mesele hikmettir. Allah ise Hakim-i Mutlak’tır. Yani yaptığı her işte en hikmetli olanı yapar. Organlarımızın görevlerinden tutun tüm canlılara verilmiş ayrı ayrı kabiliyetlere veya gezegenlerin düzenli hareketine kadar her yerde hikmet delillerini görebiliriz. Dünya gibi bir sarayı inşa eden Allah içerisine sayısız masraf yapıp büyük amaçlar için varlıkları yaratmış. Elbette bu sarayın çatısını yapmadan yani ahireti getirmeden, bir sonuca bağlamadan yaptığı tüm masrafları boşa çıkarmayacaktır. Yani israf yapmayacaktır. Her işinde hikmet imzasını gördüğümüz Allah, hikmetin tam tersi böyle bir israf elbette yapmaz. Yani kısaca, kainat sarayının çatısı olan ahiret elbette gelecektir. Şimdi çocukluk anılarınızı bir düşünün. Belki 5 yaşında yaşadıklarını hatırlayanınız bile vardır. Anılarımızda ve hafızamızda saklanan bu bilgilerin aslında ahiretin ispatı olabileceğini hiç düşündünüz mü? Evrende gözümüze çarpan bir muhafaza edilme, saklanıp korunma delili var. Allah her şeyi koruyup saklıyor. Mesela bir sonraki baharda çıkacak meyveler tohum ve çekirdeklerinde ya da hayvanlar yumurtalarında, insanların hayat boyu yaşadıkları anıları ise hafızalarında saklanıyor. Demek Allah evrende her ayrıntıyı muhafaza ediyor ve önemsiyor çünkü bir şey korunuyorsa, onun değerli olduğuna işarettir. O zaman madde itibariyle geçici ve önemsiz görünen şeyler bile böyle düzenli bir şekilde korunup muhafaza edilirse, en kıymetli varlık olan insan öldükten sonra muhafaza edilmez diyebilir miyiz? Ve insanın her yaptığı amelleri hiç korunmaz olur mu? Hafızamızda geçmişte yaşadıklarımızın bir defter gibi kaydedilmesi ahirette büyük bir hesap defterinin varlığına delildir. Bir tohumun toprak altında korunup baharda tekrar yeşerdiği gibi insan da toprak altında korunup ahirette dirilecektir. Allah Adil-i Mutlaktır. Yani tam bir adalet sahibidir. Zaten en ufak bir haksızlıkta bile içimizde oluşan adalet arayışı, Allah’ın kendisinin adil olduğunu anlamamız için bizlere verdiği bir histir. Allah’ın adaleti 2 türlü tecelli eder. Birisi her şeyi bir ölçü içinde yerli yerinde yaratmasıdır ki bunu her yerde görebiliyoruz. Havadaki oksijen azot dengesinden tutun veya gezegenlerin bir ölçüyle dönmesi ya da canlılara verilen belli miktarlarda güç ve özellikler buna örnek olarak verilebilir. Adaletin diğer tecellisi ise haksız ve zalimleri cezalandırmaktır. Kavimlerin helak edilmesi birçok insanın yaptığı zulümlerin karşılığını dünyada bulması da yine buna örnek olarak verilebilir ama dünya üzerine baktığımızda nice zulümler nice haksızlıklar dünyada tam olarak karşılığını bulamayabiliyor. Düşünün milyonlarca insanı öldürenler bu dünyadan rahatça geçip gidebiliyorlar ya da tam tersi hayatı boyunca iyilik yapan masum insanlar birçok haksızlıkla ve zulüm görerek buradan göçüp gidebiliyorlar. Demek ki tüm olaylar adaletin tam bir şekilde gerçekleşmesi için büyük bir mahkeme salonuna erteleniyor. Burada hesabı görülmeyen her mesele orada tam bir adaletle karşılık bulmayı bekliyor. Küçük suçlar küçük mahkemelerde, büyük suçlar büyük mahkemelerde görülür. Mesela iki kişi aralarında ufak bir tartışma yaşasa hemen o anda barıştırılabilir ama birbirini yaralamayla biten ciddi bir tartışma varsa bu artık daha büyük bir mahkemeye taşınır. Bunun gibi de dünyada gerçekleşen büyük suçlar hemen dünyada değil daha büyük mahkemeye erteleniyor. Evrende her yerde gördüğümüz Allah’ın Adl isminin tecellisi de bize ahireti ve oradaki büyük mahkemeyi ispat eder. Yangında esir kalmış bir çocuk düşünün. Annesi de hemen gelip yangından çocuğunu kurtarıyor. Devamında ise tüm ihtiyaçlarıyla birebir ilgileniyor. Sağlığından tutun yemesinden içmesine kadar her ihtiyacını gideriyor. Hatta ona özel 10 katlı bir ev alarak hayatı boyu mutlu olacağı bir ortam hazırlıyor. Annesinin çocuğuyla bu kadar ilgilendikten sonra evin 10. katına gelip de bir anda çocuğunu terastan aşağıya atması beklenir mi? Elbette beklenmez. Bu çok mantıksız olur. Eğer böyle bir niyeti olsaydı zaten yangından hiç kurtarmaz ve bunca ikramlarda bulunmazdı. Annenin şefkat duygusundan hiç bahsetmiyorum bile. Yani böyle bir şey asla beklenemez. Aslında insanda bu örnek gibi yokluk karanlıklarından varlık alemine getirilip, hayatı boyunca birçok ikramla karşılaşır. Eğer ölümden sonra yeni bir hayat olmazsa yapılan tüm ikramlar, gösterilen tüm şefkat hiçe iner. Aynı 10. kattan çocuğu atmak misali insana bu kadar kıymet verip onu ebedi hiçliğe atmak da mantıksızdır. Hem eğer insan yokluğa gidecekse neden varlık alemine getirilmiş olsun? Bu mantıklı değildir. Zaten şefkate de ters düşer çünkü şefkati şefkat yapan ahiretin varlığıdır. Allah madem şefkatli olduğunu sayısız nimetleriyle bildiriyor, annelere şefkat özelliğini veren dahi madem ki Allah’tır. O zaman elbette insanı ölümden sonra hiçlik karanlıklarına bırakmayacaktır. Çok güzel bir söz var aslında tüm olayı özetliyor:

Corona Virüs Türkiye’ye Gelecek Mi? Kabe Kapatıldı!

Tüm dünyanın dehşetle izlediği korona virüs salgınında ölü sayısı gün geçtikçe artıyor. İşin kötüsü daha da ağırlaşacak gibi görünüyor. Kapmızda bir salgın olduğunu biliyoruz. Peki Türkiye için risk ne? Bu süreçte bu virüsü taşıyan içimizde insanlar da olabilir. Merhaba arkadaşlar. Son günlerde bu korona virüsü üzerine pek çok spekülasyonlar yapılıyor. Ve insanlar merak ediyor. Dünya çapında bu kadar vakaya rastlanan Ve bu kadar çok kişinin ölümüne sebep olan bu virüs ”Acaba ülkemize de gelir mi ? Acaba bizim ülkemizde bizlere de bulaşır mı? Bizlerin de ölüm sebebi olur mu?” diye insanlar ciddi manada korkular yaşıyorlar. Hatta dükkanında maske satışı yapan bir arkadaşımla konuştum. Maskelerin fiyatları yani eskiden 7 TL sattıkları maskeleri şimdi 130 TL ye kapış kapış satıldığını hatta artık tedarik edemediklerini söyledi. Yani ciddi manada Türkiye’de de böyle bir korku var. Türkiye gündemine korana virüsü ocak ayında düştü. Ocak ayından beri , şimdi biz mart ayındayız hala gündemimizde. Neden bu kadar çok konuşuluyor? Neden bu kadar çok merak ediliyor? Çünkü ; Dünya çapında özellikle en sarsılmaz dediğimiz ekonomileri sarsacak , dünya çapında pek çok siyasi gelişmeye sebep olan bir virüs. Hatta biliyorsunuz son zamanlarsa Suudi Arabistan Umre’yi kapattı. Pek çok ülkeyi ilgilendiren pek çok hadise yaşanıyor. Zaten ufak ufak da onlardan da bahsederiz. Öncelikle bu virüs Çin’in Wuhan şehrinde yayıldı. Wuhan şehri 20 milyon kadar nüfusu bulunan bir şehir. Daha sonra virüs hızla yayılınca ve pek çok ölüme sebep olunca Pek çok şehir karantina altına alındı , şehirlere giriş çıkışlar yasaklandı, kara yolları , hava yolları kapatıldı ve insanlar bazen evlerinde hapsedildi bunu görüyoruz. Tabi bizim aklımıza hemen Doğu Türkistan’daki yapılan zulümler geldi. Buna yönelik Cenab-ı Hak’ın gönderdiği bir tokat olabilir mi? Evet olabilir. Ama bunun da ötesinde başka mesajları da var İsterseniz zaten onu da biraz sonra konuşuruz. Dünya çapında 92.000 görülmüş.Bu vakaların içinde 3.000 den fazla ölüm hadisesi var ve 48.000 kişi sağlığına kavuşmuş. Şimdi bakınca dünya nüfusuna oranla bazı insanlar çok az olduğunu söylüyor. Ama ilerleyen günlerde nasıl olacak tabi bunu gözlemlemek lazım. Daha önce de Dünya’nın 3’de 1’ini , her üç insandan birisini öldüren ”kara veba” salgını tarihte bundan belki 600 sene kadar evvel tarihe damgasını vurmuş büyük bir olay olarak yerini almıştı. O da enteresandır yine Wuhan kentinden çıkmıştı. Demek ki bir salgın olsan dünyaya yayılacağın ilk yer Wuhan olması gerekiyor herhalde. Avrupa nüfusunun da yarısı bu kara vebadan ölmüştü. Yani bu çok ciddi manada dünyayı sarsmıştı. Hatta pek çok edebi eserde yerini alan unutulmaz bir hatıra oldu insanlık tarihinde. Şimdi de yine” acaba benzer bir virüs , benzer bir tehlike insanları tehdit mi ediyor?” diye her yerde önlemler alınıyor. Çin gibi devasa ekonomiye sahip sarsılmaz, bizi kimse yıkamaz tarzında duruşu olan bir ekonominin bugün ne hale geldiğini görüyoruz. Ciddi manada dünya çapında bazı şeylerin yer değiştirdiğine şahit oluyoruz. Aslında bu bize şu mesajı veriyor Demek ki insan olarak biz ne kadar aciziz , gözle göremediğimiz mikroskopta ancak görebildiğimiz kadar küçük bir mikrop bizi ve yıkılmaz sandığımız şeyleri yıkıp geçiyor. Bu noktada aslında bazen Allah insanın acizliğini fark ettiriyor. Dünya çapında bu hastalık ciddi manada hızla yayılıyor. Acaba ülkemize ne zaman gelecek? Tabi öncelikle şunu söyleyelim. Genelde çocuk ve bebeklerde ölüm oranı şuan %1 civarında. Genellikle ölüm oranları yaşça 60’ın üzerindekilerde daha yüksek oranda gözüküyor. Şuan dünyada biliyorsunuz Çin’de en fazla ölüm vakaları var. Bakınca zaten o coğrafyada daha hızlı yayılıyor. Bize yakın olan coğrafyaya bakacak olursak İran’da 77 ölüm vakası var ve hastalığın hızla yayıldığını yani devlet görevlilerinin de yeteri kadar tedbir almadığını insanlar söyleyerek şikayette bulunuyorlar. Hatta enteresan bir durum. Korona virüsü ile ilgili açıklama yapan sağlık bakanı yardımcısı korana virüse daha sonra yakalanıyor. Hatta İran’da sanayi ve ticaret bakanı da korona virüse yakalanmış.Bu da enteresan bir bilgi yani. Gündemde sıkça adını duyduğumuz bir başka ülke de 79 ölüm vakası ile İtalya Avrupa’da da korona virüsü hızla yayılıyor.Her yerde tedbirler alınsa da Özellikle toplu taşımaların içinde, özellikle toplu kalabalığın yaşadığı yerlerde bu virüs hızla yayılıyor. Neden? Çünkü; solunum yolu ile insanlara bulaşıyor. İlk belirtileri neler? Öksürük ,yüksek ateş halsizlik gibi belirtileri var. Aslında ilk bakışta normal her sene yakalandığımız griplere benziyor. Fakat yüksek ateşiniz var ise veya çevrenizde de bu tarz belirtiler varsa hem kendinizin hem de çevrenizin sağlığı için hemen bir hastaneye,bir sağlık birimine başvurun. Çünkü; medyada çok fazla konuşulunca insanlarda bir tedirginlik oluşuyor. Bu tedirginlikten dolayı insanlarda ters tepki oluşabilir. Hastalığa yakalandığını fark edip hastaneye gitmemek gibi. Sakın böyle bir şeye kapılmayın derim. Şimdi esas konumuza da yavaş yavaş geliyoruz. Şimdi Türkiye’nin coğrafyasının etrafında hemen hemen her ülkede görüldü. Şimdi Irak’da , İran’da görüldü. Pek çok yerde görüldü. Şimdi ”acaba Türkiye’de görülür mü? Acaba Türkiye’de görülecek mi?” Ben bundan daha ötesi bir şey söyliyeyim. Zaten halihazırda bu salgının bir ayağı Türkiye’de yayıldı. Hem de ocak ayından beri. Nedir o ayak? Virüs gibi yayılan yanlış bilgiler. İnsanları paniğe itecek ,insanların korkuya kapılmasına sebep olacak , sürekli gelecek kaygısı duymalarına sebep olacak , huzursuz yaşamalarına sebep olacak bir korku insanlar arasında yayılıyor. Hani bir vesvese diyebilirim buna. Genellikle de komplo teorileri var bu işin perde arkasında. Sürekli komplo teorisi üreten ve bundan ne çıkarı var bilmiyorum ama zevk alan insanlar var. Peki Türkiye’ye tam anlamıyla ne zaman gelecek bu virüs. Allah belki bu virüsü Türkiye’ye hiçbir zaman sokmayabilir. Belki Türkiye’de görülebilir. Bu da mümkündür. Ne yapıcaz? Dikkat edeceğiz.Hem kendi sağlığımıza dikkat edeceğiz.Hem kişisel temizliğimize dikkat edeceğiz. Ama her şeyden öte şunu bileceğiz. ”İnsan bir kere ölür” derler ya hani. Ecel birdir değişmez. Kaderimizde ölüm bir sefer var. Biz bu işin korkusuna kapılırsak , Allah’a tevekkül etmezsek Üstümüze düşeni yerine getirme noktasında tembelliğe düştüğümüz gibi aynı zamanda çok fazla elimizdeki şu hayatın kaçacağına dair bir korku yaşarsın. Sanki hiç ahirete gitmeyecekmişiz gibi , sanki bu dünyada ebedi kalmamız gerekiyormuş gibi bir psikolojiye girersek biz bundan zarara uğrarız. Çünkü bir gerçek var. Evet. Hepimiz bir gün öleceğiz. Belki korona’dan öleceğiz , belki başka bir sebepten öleceğiz bilmiyoruz. Cenab-ı Hak bizim için kader planında bir ömür tayin etti. Ve bu ömür herhangi bir esbap ile bitecek. O yüzden aslında diyorlar ya ”Korkunun ecele faydası yok.” Çok fazla korkuya kapılıp da paniğe kapılıp da insan hayatını çekilmez ve yaşanmaz bir hale getirmesinin de her halde bir mantıklı tarafı yok. Şunu bileceğiz. Hey şeyin dizgini Allah’ın(c.c) elindedir. Biz üstümüze düşeni yaparız. Bunun aşısını , tedavisini tıbben , bilimsel olarak bulmaya çalışırız. Kendi temizliğimize dikkat ederiz ki insanlar zaten baktığın zaman uzmanlar tarif ettiğinde sanki o kişisel temizlik bizzat abdesti tarif ediyor gibi Evet. Bu bizi teşvik etsin. Abdest alalım namaza başlayalım. Çünkü arkadaşlar şu bir gerçek. Bakın kısacık hayatımız için bu kadar paniğe kapılıyoruz. Bu kısacık , hani en fazla yaşayacağımız kaç sene olabilir ki. Bunun da zaten 3’de 1’i uykuyla geçiyor , başka şeylerle geçiyor. Yani kısacık şu dünya hayatımızın muhafazası için bu kadar çalışıyoruz. O hayatımızı koruma , o hayatımızda düzgün yaşamak , zarar görmemek için bu kadar o hayatın muhafazasına koşturuyoruz. E karşımızda ebedi bir hayat var. Sonsuz bir hayat var. Onun muhafazasına , orada saadet içinde yaşamaya neden çalışmıyoruz. Aslında bu bize bir ders veriyor , bir mesaj veriyor. ”Ey insan kendine gel!”diyor. Bak ne kadar aciz olduğunu fark et seni ancak sonsuz kudret sahibi olan bir Allah(c.c) koruyabilir. Ve hayat senin kontrolünde değil. Sen ebedi bir aleme gideceksin. O alemde göreceğin rahat ve lezzet bu dünyada yaptıklarına bağlı. Hakiki lezzet ve saadet hep diyoruz ya kabrin öbür tarafındadır. Onun için çalışmak gerekir. Aslında şöyle kamuoyuna baktığımızda bize bariz bir ders olduğunu görebiliriz. İstikbalde Cenab-ı Hak bizi başka musibetlerle imtihan edebilir. Bütün hepsine karşı bizim Allah’a tevekkül edip Allah’a yönelmemiz gerekiyor. Bunları bir vesile olarak görüp ebedi hayatımıza yatırım yapmamız gerekiyor. Geç olmadan fırsat varken Allah’a koşun ”Fafirrū İlallāh”sırrınca Allah’a firar edin. Allah’a Emanet olun.

SEN BİR ÖLÜSÜN! KENDİNİ NE ZANNEDİYORSUN?

Aziz kardeşlerim. İmanımızın ne olduğunu açarak görmeye çalışıyoruz. Bir nokta çok önemli; Allah’ın Celle Celâlühü hiçbir ihtiyacı haşa, olmadığı ve olmayacağı halde, bizi kulluğuna kabul etmiş olması, يَا عِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اَسْرَفُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ diye Ey! Hata eden kullarım! diye hatamıza rağmen, bizi, kul olarak kabul buyurması, ihtiyacı olduğundan, adam topladığından değil haşa. Lutfettiğinden. Keremi bol olduğundan. Rahim olduğundan. Allah bize, kulluk payesi vermiştir. Abone toplamıyor. Üye toplamıyor Allâh-u Teâlâ. Yaratıyor, kulluk kapısını da açık tutuyor. O bizden kul olarak razı oldu ve kulluğunun resmi belgesi olarak da, Müslümanlık verdi bize. Elhamdülillâh. Müslümanlığa böyle bakıyoruz. O bize bunu yaptı. Bizim de onu ilahımız olarak yüzde yüz kabul etmemiz gerekir. Bu, Lâ İlâhe İllallah dediğimiz zamanki gerçektir bu. Herkes Lâ İlâhe İllallah demiyor mu? Diyor da, ağzı diyor, eli diyor, cebi diyor, kulağı diyor, gözü diyor, kafası diyor, yaşadığı sistem diyor, toprağı diyor, yemeği diyor, arkadaşı diyor, çevresi diyor mu? Ağızların dediği Lâ İlâhe İllallah’ı, bedenlerimiz, tavırlarımız da diyor mu? Diyorsa, o zaman kazandık. O zaman kulluk sisteminin içine girdik demektir. Elhamdülillâh. O zaman, Allah’ın büyüklüğü ile, azameti ile, bizim cılızlığımızı anladık demektir. Karşılaştırabiliyoruz demektir. Eğer sıkıştığımız yerde, onun dininden Kur’an’ından ve şeriatından taviz verebiliyorsan, kadın tesettüründen, erkek kredi konusundan, herkes bir yerinden genç gençliğinden, menfaati kadar kırpıyor, buna rağmen de Allah’ın kuluyuz diyorsa, bu söz, yerine oturana kadar bizim ömrümüz biter. Allah’ın, kulu olmaktan, lezzet duymak zorundayız. Târık suresinin, 5. ve 10. ayetleri arasında, Allâh-u Teâlâ, şu dünyaya, demokrasi, insan hakları, haklar, hürriyetler, medeniyetler getiren, insanoğlu, ölümlü insan. Getirdiğin demokrasiyi getiren nerede şimdi? Toprağın altında çürüdü. Sen bana övdüğün şeye bak. Getirdiğin makina, fabrika, para, uygarlık, medeniyet, yasa, kasa, banka, nerede bunların ilk icat edenleri? Toprağın altında. Yahu ölünün varlığını övüyorsun sen bana. Bir gerçek var! Hangi Allah’a karşı, onun dinini, şeriatını, cennetini, ahiretini, sıratını, kabir dediği şeyi, hangi Allah’a karşı sen düşünmüyorsun da, kendini ne zannediyorsun? Sen, ölü adayısın. Bir gün öleceksin. Yanındaki yüz arkadaşın da, ölü adayları. Ölüme adaylar bir aradasınız siz. Dedeleriniz ölü, onların babaları çürümüş, onların babalarından kemik de kalmamış toprağın altında. Yüz sene sonra, sizi ananlar da, çürümüş ölü diye anacaklar bunu bil..

Yeni Salgın: Mutsuzluk!

Bizler zamana bağlı varlıklarız. Zaman ise bizi dünya ile bağlamıştır. Evet, biliyoruz ki zaman geçtikçe zamanla beraber her şey yaşlanmaya başlar Ama insanın içindeki enaniyet ise hiçbir zaman yaşlanmaz. Tam tersine gençleşmeye başlar. Peki insanlar bu yeryüzünde ne yapıyorlar? Ne kadar insan var biliyor musunuz? 7.5 milyara yakın insandan bahsediyoruz. 7.5 milyar insanın diğeri de tam ayağımızı bastığımız yerin altındalar. Yani bu dünyadan o kadar çok medeniyetler o kadar çok toplumlar geçti ki biz de bu dünyadan bir gün geçeceğiz. Ama gelin bu dünyadan geçerken , bu dünyada neleri aradığımızı, neler yaptığımızı ve neler de kaybettiğimizi konuşalım. Peki 7.5 milyar tane insan bu dünyada ne yapıyorlar. Bu yeryüzünde yiyorlar, içiyorlar, giyiyorlar, üretiyorlar ve tüketiyorlar. Evet, maddi ihtiyaçlarımızın yanında manevi ihtiyaçlarımız da var. Ama maddi ihtiyaçlarımızın en başında ise tabii ki de barınma ihtiyacı karşılanması gerekiyor. Peki insanlar nasıl barınmışlar? İşte hikaye böyle başladı. Evet, insanın barınma ihtiyacından bahsettik ve bu barınma ihtiyaçlarını insanlar bu mağarada gerçekleştirmişlerdir. Evet, bu insanlar şu an gördüğümüz bu mağaranın içerisinde bir kısmı belki burada yattı , belki birçok ihtiyacını bu mağara içerisinde geçirdi. Evet, bu mağara içerisinde yaşayan insanlar da aslında hem maddi ihtiyaçlarını karşıladılar hem de manevi ihtiyaçları da vardı. Peki onların manevi ihtiyaçları neydi. Tüm insanların içindeki gibi aslında mutlu olmak, sevmek, üzülmek, hüzünlenmek gibi ihtiyaçlardı. Peki biz bu çağda yani 21.yy’da sizce mutlu muyuz? Yani şöyle bir hayatına bak bakalım ne kadar mutlusun. Halbuki burada yaşasak hiçbirimiz mutlu olamayacağız. Ama bunların katbekat üstünde kocaman binalarda, camekanlı içleri muhteşem eşyalarla dolu yerlerdeyiz. Peki gerçekten mutlu muyuz? Sor bakalım kendine ne kadar mutlusun? Barınma ihtiyacından bahsettik değil mi? Görmüş olduğunuz şu küçücük evlerde de insanlar bir dönem yaşadılar. Ve medeniyeti kendi içlerinde taşıdılar. Bizler de 21.yy’da büyük büyük plazalarda, lüks lüks evlerde, içleri şatafatlı, gayet geniş evlerde oturuyoruz. Ama mutlu muyuz sizce? Gerçekten mutlu musun? Ne kadar çok lüks bir evde otursan da… …o manevi içinde ki mutluluk duygusu var ya onu yakalayamıyorsun. Çünkü sen mutluluğu plazada, lüks bir dairede aradın. Ama hakiki bir mutluluk, hakiki bir muhabbet Allah’ı tanımakta ve onu anmakta olur. Bediüzzaman da diyor ki: ”Bir adam zindanda dahi olsa Allah’ı tanıdıktan sonra saraydadır. Ama bir adam da sarayda dahi olsa Allah’ı tanımıyorsa zindandadır, bedbahttır.” Bu dünyada kardeşim ne kadar plazalarda da otursan lüks dairelerde de otursan Allah’ı tanımıyorsan hakiki muhabbeti, hakiki mutluluğu bulamazsın. Her sabah melekler nida eder ”Şu insanın işine şaşılır şu dünyaya ölmek için gelirler ama yıkılacak , harap olacak binalar inşa ederler.” Evet, eşyalarımıza, çevremize baktığımız zaman hepsi harap olup gidiyor. Şu anda görmüş olduğunuz evlerde de insanlar yaşadı, medeniyetler yaşadı ve onlar da birtakım eşyalar, yiyecekler, mallar biriktirdiler. Şimdi soruyorum; hangi birisi burada var! Hangi biri ebediyete kadar yaşamış! Hangisi topladığı malı buralarda biriktirebilmiş! Hiçbirisi Kuran’ın ifadesiyle Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor; “Yeryüzünde dolaşıp bakın, önceki kavimlerin akıbetlerini görün.” Evet, onlarda da bir akıbet görünüyor. Onların da bize vermiş oldukları hikayeler burada mevcut. Yani demek istiyorum ki kardeş, topladığın o eşyalar var ya… …hani kalbini bağladığın tüm bu mallar, …hepsi helak olup gidici. Ahirette ise seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde… …bu dünyadaki topladığın hiçbir esere kıymet verme çünkü hepsi fani. Burada gördüğümüz gibi. Burada da insanlar yaşadı ve hepsi faniydi, gitti. Sanıyor musun ki ebediyete kadar yaşayacaksın, Sanıyor musun ki topladığın bütün mallar seni kurtaracak? Hayır! Hepsi zeval ve fenaya maruz. Ebü-Derda şam hutbesinde bir keresinde şöyle söylemişti: “Siz, dinde kardeşlerimiz, mahallede komşularımız ve düşmanlarımıza karşı da yardımcılarımızsınız. Fakat neden böyle utanmaz, sıkılmaz hareketlerle karşıma çıkıyorsunuz? Yemeyeceklerinizi biriktiriyor, oturmayacağınız evler yapıyorsunuz, …ulaşamayacağınız şeyleri istiyorsunuz. Evet, sizden önceki topluluklar da böyleydi; topluyorlar ve daha da çok toplamak istiyorlardı. Ne yazık ki gelecekle ilgili isteklerle hayallere dalıyorlardı ve ev yaparak dünyaya iyice bağlanıyorlardı. Topladıkları yok oldu gitti. İstedikleri aldanış ve evleri de kabir oldu. İşte onlar Ad kavmine mensup insanlardır.” Aden ve Amman arasını mal ve evlatlarla doldurmuşlardı. Akabinde Ebü-Derda’nın dudaklarında alaycı ve kaygılı bir tavır ortaya çıktı. Koluyla gaflet içerisindeki bütün topluluğa işaret ederek keskin bir alayla haykırdı; “Ad kavminin mirasını iki dirhem karşılığında benden kim satın almak ister? ” İşte Ebü-Derda’nın bu söylemiş olduğu söz bugün bizlere çok büyük örnekler… …hikayeler gösteriyor. Biz de acaba o toplumlar gibi mal biriktiriyoruz… …ulaşamayacağımız hedeflere mi yöneliyoruz? Eğer böyleysek büyük bir hüsrana uğramak muhtemeldir. “Güzel değil batmakla gaib olan bir mahbub. Çünkü: Zevale mahkûm, hakikî güzel olamaz. ” Bir matlûb ki, gurûbda gaybûbet etmeye mahkûmdur; kalbin alâkasına, fikrin merakına değmiyor. Evet, ne zaman güneş batsa… …ateşlere atıldığı halde yanmayan Hz.İbrahim (a.s.) geliyor aklımıza. Ne demişti İbrahim a.s: “La uhibbul afilin” Yani “ben batıp gidenleri sevmem” Evet kardeşim, sen de aynen bu güneşin battığını gördüğün gibi… …sanma ki bir gün o lüks evin, sevdiklerin, kalbinle bağladığın her şey ebedi kalacak. İşte bu güneş gibi hepsi batacak kardeşim. O halde gerçek muhabbeti kime göstereceksin, gerçek mutluluğu nasıl bulacaksın? Gerçek mutluluğu bunların hepsini yaratan ve beka sahibi olan Allah’ta bulacaksın. O halde neden yönünü ona dönmüyorsun… …neden bunun için çabalamıyorsun? Sakın zevale mahkum olanlara yönelme. Allah’a emanet olun!

Bu Videoyu İzledikten Sonra Bir Daha Asla Şikayet Etmeyeceksin !

Ama Elhamdülillah tekrardan Rabbim görüşmeyi nasip etti bize. Hoşgeldiniz. -Değil mi? Niyeti iyi tutmak lazım. Sizin burada olmanızın iki ciheti var dedik, değil mi? Hem güzel bir tarafı var hem de insanları üzen bir tarafı var. -Evet -Yani güzel bir tarafı bunca meşakkatlere katlanıp ta Antep’ten çıkıp buraya kadar gelmişsin. Ne yapalım işte Serkan kardeşimizle oturalım bir çay içelim, Çay House’a gidelim. -Bu beni sevindiriyor. Çünkü diyorum ki hamd olsun. -Kardeşlerimizin kalbine buradaki hakikatler dokunmuş. -Elhamdülillah -Biz ona vesile olabilmişiz, bu cihetle bakmak çok güzel. Bir ikincisi bu beni çok üzdü. Sizin buraya gelmenizin beni üzen tarafı var. O da şu hayatı yolunda gidip bütün uzuvları yerinde olup onları tam manasıyla kullanabilen insanlar Bugünkü sohbet ilanımızı gördüler mesela.Bursa’da olanlardan bahsediyorum, imkan dahilinde. Arka sokaklarda veya yan taraftaki binada bunu duymasına rağmen, bu ilanı görmesine rağmen, buraya gelmemesi. İşte o durumda siz öyle imtihan oldunuz aslında. Hayır, gelmemesi için belki geçerli nedenleri olabilir ama buraya gelmeyip de günahların içinde şu an boğuluyorsa, gaflete dalıyorsa, burayı önemsiz görüyorsa işte o çok sıkıntı yaşayacak. Siz böyle imtihan oldunuz. -İslamiyet için bir neden göremiyorum. Bir engel göremiyorum. Değil mi? İslamı yaşamak için bir engel göremiyorum diyorsun değil mi kardeşim? -Değil mi? İş bitiyor orada. -Allah razı olsun kardeşim. İnsanın hakikatleri bazen okuması farklı, bazen de yaşanmış halini görmesi farklı oluyor. Siz Allah’ı hatırlatan birer kitap gibisiniz aslında işte. Çünkü niye? Güzel kardeşim, bu açık, aşikar siz ehli imansınız. -İnşallah -Başımıza ne geliyorsa biz Allah’tan olduğuna biz iman ettik. Öyle değil mi kardeşim? Asıl engel Allah’ı tanımamak. Bugün insanların yani az önce dediğimiz gibi eller tutuyor ama bu eller Allah’a çalışmıyorsa o eller işlevini götürmüştür. O göz görüyor ama Allah’ı göremiyorsa o göz kör kardeşim. O perdeleri yırtamadıktan sonra göz kör, kulak duyuyor ama Ezan-ı Muhammedi’yi duymuyorsa, Allah’ın emirlerini duymuyorsa, o akıl Allah’ı düşünmüyorsa o bitmiştir, gitmiştir ya. -Evet, aynen öyle. Yakup kardeşim, ruh lezzet aldıktan sonra, insanın ruhu tatmin olduktan sonra bedeni gezdirmenin de bir manası yok biliyor musun? Ama işte ruh tatmin olmadığı için insanlar da bedenlerini her yerde gezdiriyorlar. Cismaniyete hizmet var. Bedene hizmet, maddiyata hizmet var. Hep böyle ayaklı bir cenaze gibi kendini ayakta tutmak var. Ama ruh ölmüş. Adam daha genç yaşta sadece ölmüş ama işte gömülecek yeri arıyor. İhtiyarlar var balkonda ne yapıyorlar? Ölümü bekliyor. Akşama kadar köpek gezdiriyor. Onunla vaktini, bütün dostluğunu, muhabbetini ona vermeye çalışıyor. Hayat bu değil. Hayat Allah’ı bilmektir. Hangi konumda olursan ol, mesele Allah’ı bilmek, şükrünü yapmak. Şimdi kardeşim yani, siz bana imtihan oluyorsunuz açık söyleyeyim. Bak konuştuk, muhabbet ediyoruz. İmtihan çünkü bendeki şu halin şükürsüzlüğü aklıma geliyor. Bak, ayaklar var, günahlara koşuyoruz kardeşim. Ağız var, belki Allah’ı konuşmadan günahları konuşuyoruz, gıybet ediyoruz. İftira boyutuna geliyor bak düşünebiliyor musun? Ama şimdi sağlığı yerinde olan gençlere bakıyorsun. Bazılarında sağlık tamamen ona hastalık olmuş. Bazılarında hastalıklar aslında bize sıhhat olmuş. Üstad öyle diyor ya. Bugün bir genç birisine bak Allah aşkına yani üniversite okuyan kardeşler, Görükle’nin oralar Bursa, 50000’den fazla öğrenci var orada ve bütün Barlar Sokağı ağzına kadar dolu. Baktığın zaman uzuvları tam değil mi, cismaniyetleri ayakta. Keyifleri de yerinde. Ama şimdi o adamlara sağlık onlara aslında bir hastalık olmuş, Allah’ı unutuyor insanlar , kabri unutuyor, vazifesini unutuyor. Kendini demirden, çelikten zannediyor. Ölümsüz zannediyor. Yani burada kazanılmış gibi görünüp de ebedi hayatında kaybediyor. Şimdi Yakup kardeşim, Halil kardeşim ticaretin en güzelini yapıyorlar. Hamdolsun. Diyorlar ki, değil mi, 30 yıllık bir hayat bir de ebedi bir hayat. 30 yılını, ki zaten kaybetmemişsin, Allah’ı bulduran bir hayat kaybetmek midir ya? Sonsuz + 30. O da sonsuza dahil oluyor. Sonsuzluğun güzelliği sizle daha güzel oluyor. E kardeşim, bitecek. Ölüm hepsini 0’la çarpacak biliyor musun? Sizin hayatınız ders, ben size öyle söyleyeyim yani. Allah’ı hatırlatmak için birer derssiniz, birer sohbet, birer hakikatsiniz aslında. Allah sizi en güzel şeyle tebliğ ettiriyor, biliyor musun? Biz tebliğ ederken çok yanlışlar yapıyoruz. Biz enaniyet yapıyoruz belki de. Riyakarlık yapıyoruz. Nefsimize alıyoruz. Ama sen ne yapacaksın ki. Bak yaşayışınla, duruşunla zaten en güzel tebliği yapıyorsun. İnsanlara mihenk taşı oluyorsun. Allah bize de hakkıyla yaşamayı nasip etsin. Ben sizden özel dua istiyorum. Özel dua istiyorum çünkü asıl engellere takılan benim kardeşim. Bunu açık itiraf ediyorum sana. Verilen nimetlerin uzuvlar cihetinde şükrünü yapamadığım için bunun elbette bir tokadını yiyeceğim. Yasin suresinde öyle diyor ya: O dehşetli günde, onların ağızlarını bağlarız. Elleri, ayakları işledikleri günahları anlatırlar. Şahitlik ederler. Beni böyle bir tehlike bekliyor. -İnşallah, inşallah. -Birbirimize dua edeceğiz. Sorunlu olan biziz kardeşim. Sıkıntılı olan bizleriz aslında. Sendin değil mi kardeşim? Bak onların kardeşlerisin sen onların en küçüğü sensin. Yakup ile Halil’in en küçükleri sensin. -Sen bir din harbi yapmazsan en yükümlü sen olursun. Ve sizler 5 vakit namazınızı kılıyorsunuz değil mi kardeşim? -Uzuvları yerinde olup da dünyevi meşguliyetler içinde namazını kılmayan bir kardeşimin imtihanını artıyorsunuz siz ya. Allah onlara sorarken sizi şahit gösterecek. Diyecek ki: Bak bu kullarım bu zorluk içindeyken terk etmediler. Verilen nimetlere şükrünü yaparken ben sana verdiğim bu nimetlere nasıl bana şükürsüzlük yaparsın? Nasıl nankörlük yaparsın? Nasıl sana verdiğim uzuvları, o cihazatları gasp edersin? Hain damgasını yiyeceğiz biliyor musun? O yüzden Abdülkadir senin de ağır yükümlülüğün var, benim de, izleyen kardeşlerimin de çok ağır yükümlülüğü var. Ben şimdi nasıl namazımı üşenerek kılabilirim? Ben nasıl Allah yolunda giderken böyle bahane uydururum sizleri gördükten sonra? Sizler bizle eşit misiniz kardeşim siz en güzel tebliğ edensiniz. Allah razı olsun sizden, Allah yolundan ayırmasın. -Ah kardeşim, ah. Bugün namazını kılmamak için bahane uyduran insanlar onlara ne demek istersin? veya işte böyle hali vakti yerinde olup da Allah’ı unutan insanlara ne demek istersin? Ben senden dinlemek istiyorum yani. -Siz de yapabilirsiniz diyorsun değil mi? -İstedikleri gibi. -Rabbim inşallah kardeşim bizi ahirette engeller içinde bırakmasın. -Düşünsene kardeşim.Yani şimdi insan senin tarafından bakmak var bir de benim tarafımdan bakmak var. Arasında da çok, dağlar kadar fark var aslında. Yani senin bize bakış açın inşallah hayırdır ama bazen de şu oluyor mu ? Üzülüyorsun değil mi? Sağlığı ve aklı yerinde olup da Allah’tan uzaklaşanlar hakkında ne hissediyorsun? Allah’ı tanımadıktan sonra o beden o akıl ona yük değil mi? Cenab-ı Hakk’ın kardeşim rahmeti sonsuz. Sizin gelmeniz bize çok büyük ders oldu. Bak ben böyle sporla da uğraşıyorum. Yani bakıyorsun işte ruhun kafesi olan bir bedeni sağlamlaştırıyorsun. Ruhu ferah bırakmadıktan sonra bir manası olmuyor. Aynen. Size Allah iman nasip etmiş. Size kendini buldurmuş. Bundan daha güzeli olur mu ya. İnsan tabi sebepler dairesinde acizliğini sürekli hissediyor, o hissetmesi sizi günahlardan uzaklaştırıyor. Yani fiili olarak günaha yeltenemiyorsun. Fikir cihetinde belki oluyor o da unutuluyor. Ama biz, fikrimiz bizi harekete geçiriyor işte. O bize zarar veriyor. Ya bedeni hareket getiriyor. Koşturuyor. Nefsimiz bize kelepçe takmış, vuruyor kırbacı gezdiriyor her tarafta. Köle etmiş bize kendisini. Onun peşinden koşuyoruz. Siz de işte, hamdolsun. Bu da bir nimet kardeşim, nimet. Her nimet kendine layık bir şükür ister. Sen bu halinle şükredeceksin. Şükredeceksin yani çünkü mesela şu olay yok: Ben seni görüp de işte Rabbim şu halime şükür, tamam bu bir taraftan, bir taraftan. Sen aslında görüp beni şükretmen lazım. Göreceksin bizleri. Ayaklı insanları göreceksin, gezen, dolaşan, her türlü oradan oraya zıplayan, gücü kuvveti yerinde olanları görüp Rabbim sana şükürler olsun, ben böyle olup da seni unutacağıma böyle olmuşum hamdolsun. Böyle olup da günahlara koşacağıma, ebedi hayatımı kaybedip sana isyan edeceğime böyle olduğum için sana şükrediyorum. Bunu demek lazım. Kader planını en güzel yere kurmuş sizin. Hamd olsun. Allah razı olsun kardeşim. Hakkınız helal edin. Yordum sizi, hakkınızı helal edin tekrardan. -Yormadın ki. -Ahirette dinleneceğiz değil mi kardeşim? -Yani. -Ölüm hepsini 0 ile çarpacak. En dertli adam da öldü. En sıkıntılı borç batağında olan, dünyanın bütün yükleri üzerinde olan insanlar da öldü. Efendimiz aleyhisselatü vesselam da kabre girdi Şehit oldular değil mi? En güzel yere dinlenmeye gittiler. En meşakkatli yaşayan efendimiz aleyhisselatü vesselam değil mi, peygamberler değil mi? Var mı benden bir isteğiniz? -Canının sağlığı. -Görüşelim böyle tamam mı? -Antep’e geliriz. Orada güzel böyle Beyran yeriz. Beyran içeriz. Yenilir mi içilir mi? -Abi hem yeniliyor hem içiliyor. -Aynen gideriz orada Beyran içeriz. Yuvalama çorbası. Antep’in yemekleri güzel. Patlıcan yemekleri, kebaplar ha baba? -Burada bir abiyle tanıştım. Antep tam bana hitap ediyor. Ya diyor hem tatlı hem yemek diyor. Eti de severim diyor eti de çok diyor. -Yahu en güzeli siz varsınız gundiler bundan daha güzeli var mı? Allah razı olsun. Tamam -Allah senden razı olsun. -Elhamdülillah. -Kardeşlerimize selam olsun.

Soramazsın 7. Bölüm Ateist Sorularını Müslümana Sorduk – ATEİSTLERİ MÜSLÜMAN YAPAN 10 SORU !

İngilizce

-How do you determine your moral? As Müslims. (Repeats the question) -Being a human. You may say “everybody is human”! No To be born as human is not enough to be a human. For example, killers who kill people. Wild ones… Today, Do you think are baby persecuters are included in human category? Then, after we talk about the facts that make humans, human… of course this human must has a user user guide. So, How do i determine my moral ? After i become a human, i determine the moral with obeying that human’s user guide. And what is it? You remember sometimes we talk about, “even a basic thing has a user manual… so, is it possible a being, a human which has million times more art on it, alive and… trying to read the universe, without a user guide? Look, even your shirt has one, wash this like that etc… It has its own rules. So my brother, is it possible to be a human without a user manual at exhibition of universe -Ok so, Can’t we determine our moral values with comparing other human’s values? For example.. “If you don’t steal from me and i won’t steal from you.. okey, we have a deal”. Is it necessary to declaration from holy books? -So there is an understanding like ” Guide is not necessary” , right? (He is clarifying the question ) So you mean ” Isn’t it possible to moral structures can emerge without prophets and celestian religions.” Is that true? It would be very limited. But yeah it can be. For example, tribes that without prophet effect… “don’t steal my wife, that thing neither, etc.” These things are already in humanity. It is in human data, it comes with genesis. For example, an African clan and a clan from other side of the world have mostly the same moral values. Eventhough they both didn’t see each other. So it means the thing that determines the values is “conscience”. Islam and religion (not most of the religion, true and real one), educates the conscience. If we examine this point, maybe this African clan didn’t need help that much. in the modern times eventhough people are at the top level of civilization, consciences are getting rust. Education, but what kind of education. Education of conscience, my beautiful brother. For example, Medicine. After long and hard years a man finishes his education and achieves many levels, but he may still trick his patients. What kind of education can we talk about? We have to educate our consciense first! How we can educate the conscience the best way? Religion, i mean existing a prohibitionist in the heart. And there is a question like “But i am a good person, i don’t do things like that, i am educated etc. My moral is…” It is not enough because there is a thing named “nafs”. It likes things good for him and tries to keep things not good for him away. We are not talking about the morality within the framework of our benefit. Moving by morality even in the situations that don’t consider our benefit is sign of the existence of police in the heart. It reminds you, “there will be an interrogation of this.” Islam is a whole. Not just a religion. Faith in hereafter, prophet and God make a whole. And sometimes they say “All wars etc. are because of religion” Troçki, Lenin, Stalin, Hitler World War 1-2.. Are those because of Islam? Mongol invasion is because of Islam? If there is not a decisive rule, everybody makes their own rules. And this is more dangerious situation. Everybody begins to clash their own morality structure with each other. What kind of order and system is this? One of them will accept and other one won’t. Whose is true and why is it? Then whole law system will collapse. This time, making his own rules for his own benefit he’ll make soap made by human. So that’s true(!) He kills people with guillotine. Puts the child 50 times in front of the parents to torture them. Which structure of morality? Has a benefit come from ateism? This mind becomes a torturer for him nothing different. What if you are wrong? What if God, hereafter and prophet don’t exist? I am not wrong in it? Because i have nothing to lose in this situation. Let me tell you the second situation and you will see. Being exist in this world with the fear of to dissapear anytime. “Everything is gonna end!” Let’s say he convinces himself to that by canceling the feelings. “Ok i’ll end, no problem.” Because he sees other persons like him. It makes him comfort to see other failed studens. But when he goes the near of his father it doesn’t help him. That’s what people say. ” Everybody is going to end” Do you know when will he feel the fear of the ending? When the moment of he hugs his child. The moment he is attached to something, his wife, his parents. The moment when he feels the extreme love and mercy. When he is about to hug his lover somebody whispers his ear, … “He-she is going to be dissapear forever and you are not going to see him-her again!” Let’s make it 3 minutes. In this 3 minutes, can he continue to hug and kiss them with same peace and happiness? They are trying to believe themselves but human genesis doesn’t accept this. And they contradict with themselves… “They say if there is, he will take me to paradise.” Why? Because “I’ve been questioning”. He’s looking for faults while questioning. Questioning is to betest things by if they are true or false. -Cannot they decide? -Yes of course, because he hasn’t got a judge. His nafs became his judge. What is good for it, true. And the otherwise is not. Like we say, the existence of my stomach is a proof of the existance of foods. Just like the relation between my thirsty and water’s existence. Therefore, if there is a desire for infinite in me, it shows us there is an infinite place. I don’t have a thing to lose. I have been living by some rules and while living like it.. because of the obedience and worship, i have felt the peace. I haven’t lost anything. If there is something i have lost, i have won a hundred things. And even in here i have lived with the consolation of the existence of infite place. if i’ve vanished, there is nothing i have lost. But other guy always carries the pain of this. And WHAT IF THERE IS?! Oh no! And there is… Some people asks a ostrich to carry to something. it says “i am a bird”. They says “then fly!””. It says now “i am a camel.” (ostrich in Turkish -> camel-bird) Just like this, they cannot decide. If there is, we’ll go to heaven. If there is not, like this… What do they decide? They need to decide. -So, an atheist that lived as a good person cannot go to heaven? In any places, is a document without the seal.accepted in a office? -Atheists says that; ” the universe is full of flaws”. -Hmm. -And i want to ask you that If there is a God, why we see things bad and imperfect around us? Sometimes imperfection is a part of perfection. Just think of a table with glasses. You see the perfect ones by comparing with the imperfect ones. You got it? Beauty of beautiful things appears with the ugliness of ugly things. For example, some shops, put a very valuable shoe in a pile of grass and dry leaves. Why? Because of the contrast. Ugliness makes beautiful, beautiful. Universe is just like that. The thing is in here, to see and read the beautiful things between bad and complicated things. And it is connected to how you look at the meaning. Everything is beautiful itself, or they are beautiful due to their consequenses. Human counts non-benefited thing bad, because of his selfishness. -Atheists say; every living kind could be fed by the solar system. Not by eating each other and hurting any other spicies like lion and gazelle. In this way we could live in peace and happy. If the system was like they say, then they would looking for something different again Because these guys are not looking for order. They accept the situation in disorder as a proof for themselves. You remember, we said; human likes whatever good for himself and the otherwise he counts ugly. Also human is kind of officer to universe. People consider everything even the thing isn’t related to him directly. Therefore, there are somethings that look bad but inside of the situation is the other way, Just like snow. They call snow “white nightmare” but it is actually “white mercy”. Because it kills microbes in the air. It becomes a blanket for plants on the earth. They become water storage for us etc.. In this situation what did human do? He looked at the side that concerns him and counted the difficulties. But he need to see the whole universe picture. Because of his tiny perspective he sees like that. If he turns his perspective to other side, if he looks with wisdom… But he won’t look, because he counts himself as the engineer of the universe A man that cannot even manage himself properly and unaware from himself, tries to manage the universe. Tries to make his rotten mind, judge of the universe. If someone looks for bad things withbad intentions, he will find. So he is going to find a proof. Even to a little sign, he has to grab and hold tightly because he has no other exit point. Therefore he’ll ask: “why just one of the millions of human sperms and fish eggs?”… “Like it has to be!” it is as far as you know. For example fish eggs sometimes become food for other spicies, right? Then today, why does he eat lamb meat or cow meat? Eats grass? He is damages(!) He wastes, as he says. There is a system. He doesn’t speak about things against his benefit. His clothes are property of animals. It is because the benefit of his. Because of the selfishness, he considers the things are not useful for him as bad and ugly things. But whatever you see in the universe, is a part of a whole when you look at widely. Everything is beautiful as itself or because of the consequences. A rose with thorns! He looks at it bad and ugly because of his benefit. But thorns are experienced soldiers which cover the rose. Why don’t you see it like this? Thorns exist in order to the cover from dangerous animals. “There are thorns, they are not necessary. It is ugly.” Everything is just like that. -Isn’t it possible that the Bing Bang had been started by coincidence. They end the matter by saying “Isn’t it possible?” Mostly like this. Therefore questions are not going to end. Isn’t it possible to be become everything available from a explosion. They are picking out the irregularity from this. However, i did not see even anything perfect from any kind of explosion. If you put a dynamite after a demolotion of a house. What becomes as regular thing? Even there, there is a “exposion” action. Is it possible to be an action without a subject? “Because of the coinsidence” What are you trying to make comfort? Is there anything regular formed by coinsidence? -So as Muslims, isn’t it an exit point from everything by giving everything to a God? No, it’s not like that. Our perspective is not like you say. It is “this and that happens like that and it requires a Powerful God” And now, they say “this and that happens like that and they are because of a consequences”. There is no one to say something. They say “they have become by themselves” There is no one to say something. But when we say “they are because of a omniponent” there are people to say. So, you are giving divinity to all atoms which has no knowledge, no will, no power. Applauses.. We say everything is because of a God. And he cannot accept, huh? At least we belive one, you are giving to everything divinity. Isn’t it ridicilous? It is like, giving a soldier to hundred commanders vs. giving a commander to hundred soldiers. -Do you think that holy books are flawless? -If you mean changed ones.. -Let’s consider Quran al-Kareem. -Of course other heavenly holy books are flawless. The reason of flaw is humans. -What about Quran? They were preparation for Quran. Allah didn’t promise to protect them. In the Quran he says it and he does it. Atheists say that they found faults in Quran. He cannot even read surah al-Fatiha If you read it like a historical book or a literary book… …or you read it for finding flaws, of course… Because you don’t understand, you don’t know. For example,surah al-Hucurat 11-12 There are two years between them. But he thinks they came in the same time He doesn’t even know that this verse was sent to who, why, which purpose, when, where. The problem of reading translation is this. To look at the just meaning of words. It is because read meaning without commentary. He doesn’t know meanings of allegorical verses deeply, explainations… What is told here, eloquence etc. Because of lack of understanding in here… He will listen to it again but he won’t understand. -They say, “in Quran He says “we hold the sky in our hand”. But we got there and we saw nothing. There is no Allah” Do you know what do that pathethic feels? He thinks that god is like characters in cartoon he watch. Bearded, speared uncles… Utopic, fantastic films etc. (repeats) What do you understand by saying “hand”. We are human, of course he’d say with human-kind examples. Suspension of stars, of the world without posts… …burning of sun without oil, gas etc. Moving planets are like they are a rosary. Show us the existence of a power hand and happening in his permition… in his knowledge and will. He doesn’t even know what is will. How he can know how is that. Actually, if he wants to find what is true there are many things to show him but… Because of his intention even the reality is hidden to him. Mention of future subjects and miraculaus things… …he will find things for them also. “Sumerians and Egiptians used to have those” Thing is they are going back to thousands or millions years instead of thousand and four hundred years… Be reasonable, let’s go back to 1400 years only. There is a closer time but… no.. -What is the purpose of life as a Muslim then? -Meaning and purpose of life is to do worship duty to my creator. I will earn the approve level of human’s acceptance when i got his approve level. And my all moral structure is built on that. Because a respect occurs in you. In my behaviour to people or to any creature; “there is someone sees me”… -So the purpose is not heaven? -It is following matters my brother. Firstly we try to earn his approve. We are not Muslims because of fear. Fear of Allah requires reverence. Respect consists of love and fear . It is not just because we fear from Allah. Of course we fear from his majesty and anger. But when they combine to love, become reverence. Heaven is following matter. Why? Today if you are going to come my house as guests with your parents, I fear you to come. Not because you will eat to much. You are my lovely brother, my Naile aunt… “Can i make them comfort” fear it is. And i love you . When they come together, it becomes reverence. If we try to save our reverence to Allah and act like it.. …then the universe will perfect, you know that? And i think it is the main matter of the moral structure. Main matter is that rejecting my own benefits because of Allah’s claims sometimes. -Ok, for an atheist what is the purpose? He has a short life, here is heaven for him. He has to do everything in his heaven. If he lives till his 80s. Notice himself is at 15-16 years old. it makes 64-65 years. Some years of 65 are spent with sleeping. Some of it goes with illnesses and disasters. Because unhappy times are more than happy times for human. You cannot laugh for a thing for 4 days but it is easy to cry for 4 days with horrible sadnesses. In a life like that, where are you going to fill happiness to? -What if they say “i think the purpose is to contribute to civilization a little bit”. What would you say? -Civilization that they try to contribute it, pushing them to hell. Isn’t everything because of “civilization”? They don’t be as they really are. They live for the civilization and it limits the freedom. “I must be like that, i must do this and that in a short life” How can you be? You sprint to death… …to vanish, to end. You are gonna be a carrion. .. gonna be decay, you don’t exist, ZERO. -So there is no meaning. -Absolutely, he goes a level that even lower than animals’. Their situation is just like, do you know? An execution place is prepared. And he is walking right there. While he walks, there are every kind of pleasure and taste next to him. And he knows that he is going to the execution. Their situation is just like that man trying to enjoy himself while he walks to execution table. They are trying to trick themselves by saying “we are happy.” and getting use to. “Probably the situation like this, let’s cheer ourselves.” they find people like them. Strong ones. “because he thinks like me, he’s gonna vanish too.” If just he vanish, he wouldn’t do that. But he sees some people like him and this encourages him. For example, that person must kill himself when he got sick. Just think, you lose everybody you love. Your child, wife, parents… Why do you still live? Are you retard or stupid. Everyone has vanished and you couldn’t get rid of the memories. You better give yourself out of your misery. – Hasha! What would you do if you see there is no another world after you die? I didn’t think that because there is. Besides i have lived a life by that. I have continued because of i see the pleasure. A demo of the heaven, i live even in this world. What he say’s?; “The real pleasure, a taste without anypain, joy without grief and happiness in life… is in the faith and in the framework of the trues of the faith only. Otherwise if you chase world’s pleasure, you get 10 slaps for 1 piece of grape. I am in the first section. I live the pleasure part easily and i see. What if there is no an hereafter, then i have nothing to lose. And the question doesn’t make sense. There is no time to think that. If i vanished i vanished. But when we look at the world’s scenario, who is happier? He fought against vanish. But i fought for the heaven. I think even this is enough. (Food talk) – Is the purpose of scientists, make Allah unnecessary? -Scientists have become their God. Some of them have not been to even once in lab, has not held a beaker once, has not looked through a microscope, only thing he looks throuht is the window of his house… Scientist, scientists… Who even are you? Just two article you read. Why is he marginal you got it? “I am different!” Two arguments “mitochondrion and endoplasmicreticulum” When he use them in speech, some of people say” Oh, he knows”. He knows what? We are in argument fight, you know. A kind of reputation for scientists. Yes, he is a scientist and in an effort. But he better with his science. Do you go to machinist when you have a bellyache? Do you go to an engineer when you have toothache. Everybody better while doing their job. How can a man that drowned in substances understand a subject that almost fully consisting of metaphysic. What are you gonna do with it? With arguments that tries to demolish the religion. Therefore the science and Islam never contradicts. They both proof each other. Actually we have no trouble with the science. It’s science philosophy. I love science and scientist. They introduce me my Lord with the documentary that they made. They take me to many discoveries that i cannot do it myself. And the names and adjectives, the unlimited power and endless knowledge of his, i learn and think by documentaries. I kind of thank them . – You can wave your hand here. Ok, what do you think about the evolution as a muslim. -There is no an expression muslimly. In Islam there is no transition from a kind to another, an explanation that without a creator.. They say, with an explosion, in water, at non-oxygened place, ext. by the concentration of gases, a protein, an aliveness, and from an aliveness, reproduction, after that differentation and landing. Landing and walking etc.. Hocus-pokus They explain it so well. -What about intermediate-forms? I have many things to tell but we don’t have time for it. fortunately a documentary about to be featured about it. I want to ask you something, an atom and atom community without knowledge and will and power… Let’s say they have become spontaneously. 1- Where the life has come from? Will we come down to here? Was not the Experiment of CERN for it? Let’s go until that? We cannot even answer this. Where did the life come to this in your scenario? Who plugged-in? When we ask that, they say, “we are not interested in life, just the evulation process” Your biggest proof requires millions of years. What kind of proof is that? Millions of years, billions of years… “It has become transformed.” Ok, what about while it’s happening… Have not showed up wings on us! How decided it that choice? “oh, i wish i have legs” and while it is happening… how is it possible these legs to be as perfect as possible. I repeat, it is a very deep subject so i am going to talk about just a little piece of it. While this is happening why have not these legs showed up on our heads? Have not they showed up on a place that they didn’t want? Do not residuals exist like that? How is that possible? They think and think… Yeah, the consensus. Eyes are here, feet are here. Who did decide those choices? Did not do they trial-and-error? Where is the residuals of the experimentals? -As bonus, What will happen to YOU and to an ATHEİST when you die?… …for example Stephan Hawking died. -Flashes popped. -What will happen to him and to you, inshallah? With short sentences please. I can’t give this question a certain answer. because i live in this struggle. -Ok then. Stephan Hawking… He made many good things for human kind as an atheist. and other atheists take him as an idol. Like Elon Musk… many favours. -Yeah but he did what he did for world. “World’s best scientist, world’s the most helpful human, world’s..” He already took his award, what does he want more? We consider the situation because of our good intention (conscience). For example if you say to an atheist, ” Hey brother (or sister) what will happen your situation?” i am not talking about in Turkey only. Like Stephan Hawkins… They will say “none of your business… …I do not even believe his award system, why would i think the rest?” It’s because our conscience. He lives for here afterall. World, world, world; applauses, awards. He took his awards already. -Thanks (Closing speech) What do you think about atheism??