İNANANLAR İÇİN HER ÇAĞDA BİR NUH’UN GEMİSİ VARDIR(EFEKT İÇERİR)

Şimdi insanlar amel etmediklerinden dolayı, maalesef ahirete dolayı umutsuz oluyorlar, ahiret cihetinde ve bu yüzden birilerine makam verme ihtiyacı hissediyorlar. Ama bir insan Allah`a adım attıktan sonra ne diyor abi? “Endişelenmeyin, tasalanmayın inanıyorsanız üstünsünüz.” diyor ya ayet-i Kerime’de. Sen ona adım attıktan sonra şartlar ne kadar ağır da olsa, etraf ne kadar puslu, dumanlı ümitsiz de görünse inananlar için Allah’ın her asırda bir Nuh’un gemisi vardır. Sen Rabbine güven. bırak insanlara makam vermeyi, tek gireceğin kabirde başkalarını aramayın.


İngilizce

Because of not practicing the religion, people get worried about the afterlife. They are becomig hopeless. That’s why people think they need to give a state to someone. But when someone goes one step towards Allah. What does HE say? “Don’t worry, you surpass when you believe.” When you get closer to Him how heavy the circumstances seem to be, how fuzzy, reek and hopeless it seems to be, for those who believe, in every century Allah has a ship of Nuh there. Trust your Lord. Stop giving people states, and don’t seekfor people in your tomb – which you will enter alone!


Almanca

Weil man die Religion nicht ausübt,machen sich die Menschen Sorgen um das Leben nach dem Tod. Sie werden hoffnungslos. Deshalb glauben die Leute, sie müssten jemandem einen Zustand geben. Aber wenn jemand einen Schritt auf Allah zugeht. Was sagt Allah? “Mach dir keine Sorgen Sie Übertreffen, wenn Sie glauben. When du näher kommst, egal wie streng die Bedingungen sind, egal wie dunstig, rauchig und hoffnungslos ist Für Menschen, die glauben, hat Allah in jedem Jahrhundert ein Schiff von Noah. Vertraue auf Allah. Hör auf, Leuten Zustand zu geben. und suche nicht nach Menschen in deinem Grab, die du allein betreten wirst.

KABİRDE İLK GECE NELER OLUYOR ? (DUYUNCA ŞOK OLACAKSINIZ !)

Yine dünyada sonsuz kalacağını düşünerek sabah uyandın. İş yerinde bir türlü bitiremediğin evrak işlerindeydi aklın. Bir bitirsen, bir terfi etsen, yılların hasretini çektiğin yazlığını almana bir adım daha yaklaşacaktın. Ayakkabı ve kemer kombinine en çok yakışacak olan gömleğini o gün aldın ve seçtin dolabından. İçeride de her zamanki gibi eşinin elleri değen o omletin pişiyordu. Sonsuzu yaşayacağını düşündüğün o dünyada bir günün daha sorunsuzca tam da istediğin gibi akıp gidiyordu. Evden mutlu şekilde çıktın. Güneş tam da tependen vurunca Bir baş ağrısı aldı seni. Ama bu sebepten dolayı işe geç gidemezdin. Çünkü çekler seni bekliyordu. Eğer geç gitsen, bir çek daha yazılabilirdi. Neydi ki? Bir aspirinlik işti baş ağrısı. Çekten önemli değil. Arabana doğru yürürken, o güzel arabana, son model arabana. Uzunca açma tuşuna bastın ve bütün camlar daha sen gelmeden açılmıştı. Biraz serinlesen bütün baş ağrın geçecekti çünkü. Ama ilk ışıklarda başındaki sancı birden kalbinde çarpıntıya dönüştü. Ellerin direksiyonda titremeye başladı. Halini anlamadan arkandan basılan kornalar, seni çıldırtıyordu. Ama birazdan içine düşeceğin o savaşın habercisiydi adeta. Güneş tependeydi. Ama bu defa, gözlerinde anlam vermediğin bir karanlık. Tekrar ışığa kavuştuğunda hastanede olduğunu anladın. Giderek vücudundan kanın çekildi. Ve çekildikçe soğumaya, üşümeye başladın. Kalp krizinden dolayı ameliyattaydın. Tependeki ışık da güneş gibi saçlarını okşamıyordu artık. Annen, ameliyat masasının etrafındaydı. Ve yalvarıyordu. “Allah’ım ne olur, şimdi değil. Hayır, şimdi olamaz. Onu yanına alma. O henüz senin yolunda bile değil.” Bak işte, yine karardı her yer. Karanlığın içerisinde ateş kırmızısı bir şeyler var. Konuşsan duymuyor. Duysa da aldırmıyor. Azrail, ruhunu bedeninden ayırmaya gelmiş. Birazdan imam hayatında duyabileceğin en acıklı Kuran’ı okuyacak. Çünkü senin için okuyacak. Bu iş, hiç bu kadar acıklı olmamıştı. En sevdiklerin, üzerine en çok toprak atanlar oldu. Gardırobunda giyilebilecek onca alternatif varken, üstünde neden kefen? Dünya renkliydi, aldatıcıydı. Ama aşağısı simsiyah. Ne kaldı elinde? Söylesene, ne kadı? Çığlıklar atıyorsun. Eğer etrafındakiler duysaydı, hepsini bayıltabilecek çığlıklar. “Bu aceleniz, bu aceleniz nedir söylesenize. Yoksa benim gördüklerimi görmüyor musunuz? Gittiğim yerin bu kadar şerli olduğunu bilseydiniz, bu kadar acele eder miydiniz? Sen de mi anne? Sen de mi? Sen de mi aceleyle üstüme toprak atıyorsun? Gözünün bebeğiydim hani? Canından bir candım hani? Çaydan ağzım dahi yansa sen ateşlerde yanardın hani? Hani, ne oldu onlara?” Pişmansın ama elden ne gelir artık? “Ben Rezzak’ım.” dedi. “Rızkına kefilim.” dedi. Ama sen dinlemedin. Çekte adı yazılı olanları razı etmek Rabb’ini razı etmenin önüne geçti. Onlarla akşam yemeği, namazlarından daha önemliydi. “Ben Vedud’um.” dedi. “Sevginin, muhabbetin bütün temayülleri benim elimdedir.” dedi. Ama sen yine dinlemedin. Kalbini haram sevdalarla kirlettin. O kalbinin içerisinde çelikten araba jantı dahi vardı ama Allah yoktu. Pişmansın, ama artık ne gelir elden. “Rabb’im, Rabb’im lütfen bir şans daha ver. Sana söz, bu baş bu secdeden artık kalkmayacak. Mesleğimden daha çok Kuran’ın hakikatlerini bileceğim. Perestiş ettiğim, arkasından gittiğim insanlar faniymiş. Kabrime elleri yetişmiyormuş. Beni bir daha gönder. Artık ben buna göre yaşayacağım.” Hayır, bu film bir kez çekilir. “Nihayet onlardan birine ölüm gelince ‘Rabb’im beni dünyaya geri gönderiniz ki Terk ettiğim dünyada salih bir amel yapayım’ der. Hayır. Bu sadece, onun söylediği boş bir sözden ibarettir. Onların arkasında tekrar dirilecekleri güne kadar bir perde, yani bir berzah vardır.” Ayak sesleri var. İki kişi geliyor. Simsiyah tüyleri yerlere kadar değiyor. Baktığımda kalbimin atışını elimde hissettiren karanlıklar içerisinde iki mavi göz var. Hep ismini duyduğum ama hiç dikkate almadığım Münker ve Nekir işte bunlar. Annem, annem sesimi duymuyor musun? Hani sen bana kıyamazdın? Ben şimdi azap çekiyorum. Hani, hani… neredesin? Neden sınava kaldırdın da o sabah namazlarına beni kaldırmadın be anne. Remzi abi, Çetin abi, hani beni hiçbir kavgada yalnız bırakmazdınız? Nerede kaldı delikanlılığınız? Hani, hani şimdi, şimdi neden yoksunuz? Hanım, evin her köşesini en güzel şekilde döşedin durdun. Neden ruhuna bir ufacık tablo bile asmadın? Neden Rabb’imi tanımak için sohbetlere, derslere gidiyorum diye bana naz yaptın ki? Yoksa kabrimin evindeki koltuk takımı kadar değeri yok muydu? Söylesene, konuşsana. Hani, hani neredesiniz? Bana bu azap içerisinde şimdi yardım etsene. Şimdi anladın mı dostum, La ilahe illallah ne demek? Hiçbir şeyin gücü sen kabirdeyken sana yardım edemediğinde anlarsın. Ve kabir azabı başlar. Bunca kabir azabı yaşarsın ama yine de bitsin diyemezsin. Yine de bitsin isteyemezsin. Neden biliyor musun? Bir sonraki evrede gideceğin cehennem buradan çok daha korkunç, çok daha şerli. Ve sen bunu biliyorsun. Şimdi anlıyorsun değil mi? Mesele dünyadayken “Allah” diyebilmek. Kabirde her türlü söyletirler.


İngilizce

You woke up to another morning on Earth, thinking that you’ll live forever You were thinking about those work documents that you just couldn’t finish Only if you could finish them and get promoted, you’d be one step closer to getting that summer house you always wanted You chose the best shoes and belt combination that goes best with that shirt As always, in the kitchen, your wife was preparing a great omelette In this world which felt endless, everything was going smoothly as planned You left home happy Right when you felt the Sun’s warmth… You started feeling a headache but that couldn’t stop you from going to work… Because those checks were waiting for you. If you were late, you could miss that next paycheck After all, it’s just a headache. It can be cured by an Aspirin… As you were walking to your latest model, luxury car… You hit the button and all the windows were lowered for you before you got there Fresh air would cure your headache anyway… But in the first traffic lights… The pain in your head turned into a throbbing in your heart Your hands started to vibrate on the wheel People were honking at you without even knowing your situation. But this was the trailer for the battle you were about to fight soon… The sun was at its peak but there was a darkness that you couldn’t make sense of… When you saw the lights again, you realized you were in the hospital Blood was being withdrawn from the body and you felt colder and colder You were in the hospital for an heart attack and the light above wasn’t gently warming you like the Sun did Your mother was next to the surgery table and was begging… -“God, please not now. Please, it can’t be now” -“Don’t take him, he’s not even in your path yet (in faith)!” Again, it was dark everywhere… In the darkness, there was something bright red! If you talk, it doesn’t hear you. Even if it hears you, it doesn’t care. Azrael (Angel of death), came to separate your soul from your body In a moment, the Imam will be reciting the most touching Quran you’ll ever hear… Because he’s reciting it for you -“Every soul will taste death. Then to Us will you be returned” Surah Ankabut, Verse 57 It couldn’t get any more depressing than this… Your loved ones were the ones throwing the most soil over you. When there were so many clothes in the closet, why grave clothes? The world was entertaining, deceitful but underneath the ground is pitch black… What do you have left, tell me? What do you have left? You’re screaming… If people around you could hear it, they’d all faint -“What’s the rush? Tell me, what’s the rush for!?” -“Can’t you see what I see?” -“If you knew how bad this place was, would you ever rush to get here?” -“Even you mom?” -“Even you’re throwing soil over me in a hurry?” “Wasn’t I the apple of your eye?” “Wasn’t I a part of you? Even if my mouth burned from hot water, wouldn’t you also feel the burn?” “What happened to your mercy?” You’re regretful but what good is it now? God said “I’m al-Razzaq (The provider)” Said “I will provide you” but you didn’t listen… Persuading the names written on checks stopped you from persuading your Creator Dinner with those was more important than your salah (prayer) God said: “I’m al-Wadūd (Most affectionate)” -“I hold all the tendencies for love and conversation in my hands”… But again you did not listen! You dirtied your heart with sinful relationships In your heart, there was even a place for chrome alloy wheels but no place for God! You were regretful but what good is it now? -“God, please give me another chance. I promise this head won’t be raised up from sajdah” -“I’ll know the properties of the Quran more than my profession” -“Those people whom I idolized and followed were only mortal” -“Their hands wouldn’t reach the grave” -“Send me once more, I will live accordingly” No!!! This movie is only recorded once… [the disbelievers], until, when death comes to one of them, he says, “My Lord, send me back… -“That I might do righteousness in that which I left behind.” No! It is only a word he’s saying; and behind them is a barrier until the day they are resurrected.” Surah al-Muminun, Verse 99-100 I hear footsteps… Two people are approaching Their black hairs are touching the ground When I look, there are two eyes which make my heart feel like it’s palpating in my hands These are “Munkar and Nakir”, the names I’ve always heard but never paid attention to -“Mom, can’t you hear my voice?” -“I’m being tortured now, weren’t you merciful? -“Where are you now mom!?” -“Why’d you wake me up for exams but not for Fajr (morning prayer)” -“Brother Ramzi, Chetin brother, didn’t you say you’d never leave me alone in a fight?” -“Where’s your manliness now!? Why aren’t you helping me now?” -“My wife, you were the one who decorated the whole house… -“Why didn’t you decorate my soul?” -“Why’d you give me attitude when I was attending lectures to learn about my creator?” -“Wasn’t my grave not as valuable as the living room sofa?” -“Tell me… …Where are you all!?” -“Help me now in this torment of the grave” Now, did you understand what “La ilahe illAllah means? You’ll understand it when no one else can help you in the grave And torment of the grave will start… You’ll be in pain but you won’t be able to say stop! You just won’t be able to say stop! You know why? Because the hell you’re going to after this is much scarier, way more frightening. You know this very well… Now you get it? It’s about being able to say “Allah” when you’re alive on Earth because when you’re in the grave, they’ll make you say it in many different ways!!!


Almanca

Weer in de wereld je werd ‘s ochtends wakker en dacht je eeuwig zou blijven Op werk je gedachten zat aan documenten/ papierwerk die je niet af kon maken. Als je zou af kunnen maken, als je zou kunnen gepromoveerd worden, wat je jaren lang na hebt verlangd om een villa tekopen, ben je een stap dichter bij. Je hebt je schoen en riem combinatie die dag gekocht voor je overhemd die jouw het meest past en je hebt het uit je kast uitgekozen. En binnen kookt je vrouw joun omelet. En in de wereld waarvan je dacht dat je eeuwig zou leven ging nog een dag voorbij zonder geen probleem liep de dag voorbij. Je liep het huis blij uit. De zon stond heet precies boven op je waardoor je hoofdpijn kreeg. Maar hierdoor kon je niet telaat komen op werk. Want de checks wachte op jouw. Als je nog één keer laat zou gaan, zou er nog één check kunnen schrijven. Wat was het? Met één medicijn zou het opgelost zijn. Je hoofdpijn was niet belangrijker dan de check. En je loopt naar je prachtige auto, je nieuwste model auto. Je drukt op de knop en alle ramen worden geopend voor dat jij kwam. Want als je een beetje zou afkoelen zou je hoofdpijn verdwijnen helemaal. Maar bij de eerste stoplicht de pijn aan je hoofd werd erger en je hart klopte enorm. Je handen zitten aan de stuur en je begint te trillen. Voordat je er iets van begrijpt hoor je getoeter, en dat maakte je helemaal gek. Maar het leek wel een teken voor het strijd wat er allemaal zou gebeuren De zon stond boven op je. Maar deze keer, onbegrijpelijk is er een duisternis in je ogen. Wanneer je weer de licht ziet begrijp je dat je in de ziekenhuis ligt. En je bloed trekt terug in je lichaam. Waardoor je kouder krijgt, en begin je beetje bij beetje te vriezen. Door de hardaanval ben je in de operatie. En de licht die boven je zit voelde niet zo lekker als de zon. je moeder was rond de operatietafel. En smeekte. ‘Oh mijn Allah alstublieft, niet nu, Nee, nu kan het niet. Neem zijn leven niet. Mn zoon zit nog niet in jouw pad.” Kijk, alles is weer donker. In het donker is er iets vuur roods achtig iets. Als je praat hoort hij niet. Al hoort hij, hij negeert. Azrail, is gekomen om je geest uit je lichaam te trekken. Zometeen de imam gaat de meest droevige kuran lezen wat je ooit zou kunnen horen in je hele leven. Want hij gaat het voor jouw lezen. Iedereen zal de dood proeven.. dan zullen jullie tot Ons teruggebracht worden. (Ankebut,57) Dit was nooit zo droevig geweest. Degenen die je het meest van hield, waren de personen die de meeste aarde op je hebben gegooid. Terwijl je zoveel kledingen in je kast hebt, waarom draag ik deze lijkwade? De wereld was kleurvol, misleidend. Maar beneden is het pikdonker. Wat is er over in je hand? Zeg is, wat is er over gebleven? Je gilt. Als andere mensen jouw geschreeuw zouden horen, zouden ze flauw vallen ”Uw haast, waarvoor haast u zich. Of ziet je niet wat ik zie? Zou je ook zich haasten al zag je hoe kwaad het is waar ik naartoe ga? zou je dan ook haasten? Jij ook al moeder? Gooi jij ook zo haastig aarde op mij? Ik was toch jouw kleine baby? Ik was toch jouw lieverd? Als mijn mond van thee zou pijn doen zou jij toch ook pijnlijden? Waar is het gebleven, wat is er gebeurd aan hun? Heb je er spijt van, maar wat kun je nu doen? ”Ik ben de Schenker Van Onderhoud (Ar-Razzaq).” zei hij. ”Ik garandeer joun onderhoud.” Maar je wilde niet luisteren. De namen wat er op de check stond en hun blij maken ging voor Allah. Dinner met hun, was belangrijker dan gebed. ” Ik ben de Liefhebbende (Al-Wadud).” zij hij. ”Liefde, genegenheid ligt allemaal in mijn hand.;; zij hij. Maar jij hebt weer niet geluisterd. Je hebt je hart met haram liefdes verontreinigd. In je hart was er zelfs van ijzer een auto velg in maar Allah was er niet. Heb je er spijt van? Maar wat kun je er nu aan doen? “Oh Allah, Allah alstublieft geef me nog een kans. Ik zweer, mijn hoofd zal niet meer van de sadjah (knielende houding) komen. Ik zal de waarheden van de kuran meer kennen dan mijn beroep. De mensen die ik achtervolgde waren onecht. Hun konden me niet helpen in de graf. Stuur me nog een keer. Voortaan ga ik nu zo leven.” Nee, een film word maar één keer opgenomen. ”Uiteindelijk maar wanneer de dood aan één van hun komt (Mu´minun, 99 – 100) ”Mijn Allah stuur me terug naar de wereld zodat ik goed kan doen in datgene wat ik heb achtergelaten´ Nee. Het is slechts een woord dat hij spreekt, En achter hem een scheiding tot de Dag dat zij zullen herrijzen.´´ Er zijn voetstappen. Twee personen komen. hun zwarte veren raken de grond. Wanneer ik kijk voel ik mijn hart kloppen in mijn hand er zijn twee blauwe ogen in de duisternis. De naam wat ik altijd heb gehoord maar nooit aandacht aan heb besteed Dat zijn dus Munkar ve Nakir (twee engelen). Moeder, moeder hoor je mijn stem? Ik was toch belangrijk voor jouw? Ik kwel nu. Waar, waar ben je? Waarom heb je me voor de examens wakker gemaakt en niet voor de ‘s ochtends gebed (Fajr gebed) moeder. Broer Remzi, broer Cetin jullie zouden mij toch nooit alleen laten in een gevecht? Waar zijn jullie? waar, en nu, waarom zijn jullie er nu niet? Mijn vrouw, je hebt elke hoek van het huis op de mooist manier gelegd. Waarom heb je niks voor je ziel gedaan? Waarom heb je je aangesteld omdat ik mijn best deed om mijn Heer te leren kennen? Of heeft mijn graf niet zoveel waarde als joun bakstel in joun huis? Zeg is, praat dan. Waar, waar Waar zijn jullie? Help me dan van dit kwelling. Heb je het nu begrepen mijn vriend, wat betekent La ilahe illalah? wanneer jij in de graf bent geen enkel kracht jouw kan helpen zul je het begrijpen en de kwelling in de graf zal beginnen. Je leeft in dit kwelling maar als nog kun je niet stop zeggen. Toch wil je niet dat het beindigd. Weet je waarom? De volgende fase de hel is enger, nog meer kwader. En jij weet dit. Nu begrijp je het toch? De punt is dat je nog op de aarde ”Allah” kunt zeggen. In de graf ze laten je in ieder geval het zeggen.

Bu Videoyu İzlemeye Cesaretin Var mı?

Hayatta bazen hatalar yapabiliyoruz. Her insan hata yapar. Ama asıl mesele, yaptığımız hata değil, bu hatalardan ders çıkartabiliyormuz? Bu hatalar bazen final sınavına çalışmamak. İflas Etmek.Yemeği yakmak,İşten kovulmak gibi bünyevi(burayı anlayamadım özür dilerim)meseleler olabiliyor. Ama bu meselelerin elbette bize kabir kapısına kadar arkadaşlık ettiğini ve bunların telafisi olduğunu elbette biliyoruz. Beki ya uhleviciyet(burayı da anlamadım çok özür dilerim) yaptığımız hatalar hani şu asla telafisi olmayan hatalar Mesela bugün,asla laf söylettirmedim Ben Canımdan Çok Seviyorum Dediğin RABBİNİ SENİ 5 DEFA Haydi kurtuluşa kul ol!Haydi Huzuruma gel diyip Müddessir Suresinde onlara sorarlar Sizi cehenneme sokan sebeb neydi diye. Onlar cevap verir”Bizler Namaz Kılanlardan Değildik”diye uyardığı halde Rabbinin Huzuruna Gittin mi? Yoksa İşin,Sevdiğin Arkadaşların,Saatlerce Başından Kalkmadığın Bilgisayar Oyunları Sevdiğin Rabbin’den Daha mı Önemli ?Daha mı Yanına gidilesi birşey? Şuanda sana helal olmayan sevgilinle gezerken el ele tutuşup gözlerinin içine baka baka seni sonsuza kadar seveceğim yalanının ta kendisi olduğunu Sadakat:Henüz tanışmadığın eşini düşünerek hareket etmektir sözünü bildiğin halde ilerideki eşine ihanet ettiğini, Rabbinin ziynaya yaklaşmayın ayetiyle sana haram sevdayı yasakladığını ne çabuk unuttun. Buz gibi suyla yıkanırken kabir kapısından içeri girdikten sonra “Anne,Baba,Dostlarım Neredesiniz ?” “Yardım Edeniniz Yok mu ?” diye sesin kısılana kadar feryat ettikten sonra. Kimseden cevap gelmediğini görünce keşke dünyadayken herkes benim gibi yapıyor herkes dünyaya dalmış sözünü söylemeseydim. ÇÜNKÜ HERKES BANA KABİR KAPISINA KADAR ARKADAŞLIK ETTİ. Keşke Rabbimin ayaklarımın altına cennetini başıma ise ayetini koyduğunu. Ya beni sevdiğini ve çok değer verdiğini unutup tesettürsüz olamasaydım. Keşke beni defalarca uyardığı halde haram sevdaya bulaşmayıp helalimi bekleseydim. “Rabbim beni bir daha dünyaya gönder” diyeceğimi ne çabuk unuttun. Unutma Kardeşim Bir Daha Dünyaya Gönderilme Fırsatımız Olmayacak. O Yüzden Keşke Dememek İçin Unutma. Hayatına Yeni Bir Sayfa Aç

Mezuniyet Balosu Rezilliği! – Serkan Aktaş | #SorunÇözüldü

-Neden çay değil -Evet ALLAH’ın nimeti çoktur çay gibisi yoktur ama kahvede onun bir nimetidir o yüzden bugün geç saat oldu şuan 12:30 kahve ile başlıcaz. bilmiyorum sizlerde böyle bir olaya tanık oldunuzmu ama köylerde olan hanım kardeşlerimiz veya böyle yaşı ileri olan teyze kategorisine girenler böyle kahvehanelerin önünden geçerken erkekleri görünce yüzlerine peçe kapatırlar veya yüzlerini gizlerler veyehut ordan traktör’ün kasasında tarlaya doğru giderken veya biryere giderken sırtını,arkasını döner ve kendini bir şekilde gizler ama çok gariptir aynı kişiler şehirde bir düğün olduğu zaman o yüzünü sakladığı kişilere karşı daha farklı bir durumda çıkıp oynamaya başlıyor orda utanırken,orda utanmama sebebi nedir ? sanırım herhalde köydeki adetler gelenek görenekler islamiyetin yasaklarının önüne geçmiş yani şunu demeye çalışıyorum “ayıpdır” günahın önüne geçmiş hani günah olduğu için değil de ayıp olduğu için sanki orada gizler bir hale girmiş ve şöyle bir durum da oluyor Ya aman ne olacak ki yani. Bir kere düğün oluyor ya, Her zaman olmuyor ”E bir kerede olsun canım” diye başlayan hadise işi çok farklı boyutlara götürebiliyor Hatta misaller misalleri açıyor şunu da söylemek istiyorum çok zor durum da yalan söyleyen birisi Tekrardan zor bir duruma düştüğün de veya O durum onu zorluğa sürükleyeceği bir zaman da yine yalan söyleyecektir ! Şimdi bunları neden anlattınız dersen.. Şundan dolayı söylüyorum arkadaşlar sizi fehminize bırakıyorum.Bir yerlerden elbette sizde bunu bağlicaksınız Liseli kardeşlerimizle konuşuyoruz ,Üniversite son dönem olan kardeşlerimizle konuşuyoruz Mezuniyet balosunu öne sürüyorlar ve diyorlar ki : ”Yani işte 12 sene okudum ben, 12 senenin stresini atmak istiyorum.Zaten Dünya üstüme geliyor.Anne Baba baskısı,Sınav baskısı , Bunlardan kurtulmak için İşte nolcak ya felekten bir gece çalalım.” Yani Allahın kader planın da düzenlediği bir geceden çalalım şeytan ile beraber kullanalım der gibi konuşuyor. E sonra da” O kadar Üniversite okuduk kardeşim dirsek çürüttük biz! O şekilde de kendimizi rahatlatmamız lazım ya bunu da bize çok görmeyin kardeşim yani” Diyerek ne yapıyor.. kendince O zorluyla bir fetva buluyor He şimdi her mezuniyet balosu elbette aynı değildir bilemiyorum. Şimdi ama günümüz içinde bunu konuşurken,Mezuniyet balosun da Anne Babaların da desteklediği bir şekilde… ”Aman ne olacak ya bir kereden bir şey olmaz”Diyerek İmam Hatip okuyanlar veya İlahiyat okuyan kardeşlerimiz, Fark etmez diğer Liseler ve Üniversitelerden mezun olanlar Çok fena bir geceye adım atıyorlar Ha abi ben içmiyorum ya diyerek o ortamda günahların böyle cirit attığı bir ortamda ne kadar gözüne hakim olacaksın ve ne kadar kendini koruyabileceksin. Malesef kusura bakma kardeşim sen kendine bir şekilde fetva bulmaya çalışıyorsun. Ama bahanen neydi ? Bir kereden ne olacak. E şimdi zor durum da kalınca yalan söyleyen bir adam gibi… Bak şimdi misaller birleşmeye başlıyor Sen arkadaş ortamında her zorlandığında ”Ne olacak ya arkadaşımı kıramıyorum” Diyerek her türlü günaha o zaman meyil mi edeceksin yani. Kendine sorman gerekiyor Ve ”Herkes yapıyor ya ne olacak ki bütün arkadaşlarım gidiyor. O arkadaşlarımın yanında ben nasıl ezik kalabilirim.Onlara ayak uydurmam lazım.Beni böyle bilirler,Beni şöyle söylerler” Diyerek o köydeki insanları görünce gelenek görenekle yüzünü kapatıp sonra düğün olunca karşılarında açılıp saçılıp oynayanlardan senin farkın kalıyor mu ? Sen neye göre hareket etmeye çalışıyorsun yani. Cenabı Hakkın emirlerinin dışına arkadaşların için mi çıkmış sayılıyorsun. Bunu kendine sorucaksın sen. Şimdi bununla alakalı arkadaşlar çok kıymetli bir yer var Tam da günümüz hadiselerini eski zamandan bugüne vuruyor. ”Hem nasıl ki bir Cazibedar Sefihane ve Sarhoşhane şaşalı bir eğlence bulunsa -Bahsettiğimiz balolar gibi… Hani böyle beş yıldızlı oteller tutuluyor ya,Öyle şaşalı bir eğlence bulunsa Çocuklar ve serseriler gibi büyük makamlarda bulunan insanlar ve mesture hanımlar… -Yani dinine düşkün olanlar dindar olanlar. dahi o cazibeye kapılıp hakiki vazifelerini tatil ederek iştirak ediyorlar” Yani sanki ”Aman ne olacak ya bir gün de dindar olmayalım. Bir gün de böyle keyfimize bakalım” Diyerek o vazifesini unutup o sefihane ortama ayak uydurarak onlardan daha fena bir vaziyete düşebiliyor. ”Öyle de, bu asırda insan hayatı özellikle insanın sosyal hayatı hayat içtimaiyesi öyle dehşetli fakat cazibeli ve elim fakat meraklı bir vaziyet almış ki İnsanın O ulvi latifelerini Cenab-ı Hakkın verdiği ulvi hissiyatları kalp ve aklını nefs-i emmaresinin o kötülüğü emreden ona kötülüğü fısıldayan o nefsinin arkasına düşürüp pervane gibi o fitne ateşlerini düşüttürüyor. Hatta hakkınızı helal edin belki sizin mahallenizde veya katıldığınız düğünlerde de vardır Yahu arkadaş adam bu belki biraz ağır mesele olcak ama bunu söylemek istiyorum yani Adam normalde karısını cadde de çıkartıp oynatmaz. Buna izin vermez ! Ama, Ya öyle şeylere tanık oluyorum ki Bir gün yeni evlendiğim zamanlar da ev arıyorum arkadaşlar Bursadayız ev arıyorum Bi ara caddeye girdim binaların arasına bi Mahalle düğünü oluyor. Yahu ne göreyim ya , Tesettürlü kardeşlerim çıkmışlar orda oyun oynuyorlar ve yani belli evliler çünkü çoluk çocukları da etrafların da oynuyorlar burda bahsettiği gibi orda erkekler , Yani alkış tutarak izliyorlar. Acaba kendi karısını mı izliyor yoksa başkalarının karısını mı izliyor. Şimdi açık konuşmak gerekirse orada ki başka erkekler o adama dese ki ya kardeşim hanımın çıksa da biraz oyun oynasa Morelimiz bozuk,sonuçta düğün ortamıdır biraz bizde eğlenelim. Heralde cinayet çıkar deme ? Yani karaktersiz adam aynısını yapıyorsun be..Farkı varmı yani bu hadiseden. Biraz böyle şuurlu düşünmek lazım Hee sen ne kadar genişsin onu bilemeyiz ! Biz geniş olmayanlara konuşuyoruz burda ! Zaten Mü’minin şuurlusu bu gibi durumlarda belli olur kardeşim. Orada o arkadaşların seni Cenab-ı Hakkın karşısında savunmayacakalar. Onlar ölümü öldüremiyorlar,Kabir kapısını kapatamıyorlar. Sen neden arkadaşlarım ne der ? diye takılarak Cenab-ı Hakkın ne dediğini umursamaz bir hale düşüyorsun ! Acaba dediğim gibi imanın da biraz zayıflık olmuş olabilir mi sence. Hani hep diyoruz ya ”Ya bir kereden bir şey olmaz” Diye Arkadaşlar senin çok küçük gördüğün o bir kere meselesi var ya, Bir kıvılcımla nasıl ki bir köy yanar bir şehir yanar.senin yaptığın O cüz-i o küçücük gördüğün bir hatayla büyük felaketlere kapı açarsın farkında olmazsın. Ama dostlarından ayrılamıyorsun çünkü bütün sıkıntılarda,Musibetler de senin yanında onlar olcak dimi. Böyle bir hata yaparsam benden yüz çevirirler bir daha yüzlerine bakamam. O zaman bende sana şunu söyle söylim kardeşim. Hem deme bende herkes gibiyim. Herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık yapar. O musibetler de sıkıntılar da o sınav streslerin de beraber olmak denen teselli ise, Kabrin öbür tarafında pek esazsızdır. ”Ama arkadaşlarım benle küsecekler” Küssünler kardeşim çok mu önemli ! Yaptığın Amellerde Allah’ın rızası olması gerekiyor.Eğer O razı olsa bütün Dünya küsse ehemmiyeti yok. O kabul etse bütün halkı red etse,Bu seferde tesiri yok O yüzden gaye Cenab-ı Hakkın rızası dahilinde işler yapmaktır. O hangisinden razı olur ve hangisi hoşuna gider,Onu yapmaktır.Senin yapman gereken de budur zaten. Gençlik rehberinde izah edildiği gibi ”Gençlik hiç şüphe yok ki gidecek.Yaz Güze ve Kışa yer vermesi ve Gündüz Akşama ve Geceye değişmesi Katiyetinde gençlik dahi ihtiyarlığa veya ölüme değişecek. Eğer o fani ve geçici gençliğini İffetle,Namusla hayrata istikamet dairesin de Cebab-ı Hakkın istediği tarzda sarf etse Onunla Ebedi,Baki bir gençliği kazanacağını bütün semavi fermanlar mücde ediyorlar. Madem hakikat budur ve madem helal dairesi keyfe Kafidir. Ve, Madem haram dairesinde ki bir saat lezzet bazen 1 sene ve bazen 10 sene hapis cezasına çektirir. Elbette gençlik nimetine bir şükür olarak o tatlı nimeti iffette ve istikamette sarf etmek elzemdir. Ve lazımdır…

MÜSLÜMANLAR Seçimlerde Hangi Tarafta Olmalı ? ( AÇIKLIYORUZ ! )

EVET MALUMUNUZ SEÇİMLER YAKLAŞTI. PEKİ BİZ BU SEÇİMLERDE NEYİ SAVUNACAĞIZ? HANGİ TARAFTA OLACAĞIZ? KİMİ,NEYİ DESTEKLİYECEĞİZ? ARKADAŞLAR MALUMUNUZ SEÇİMLER YAKLAŞIYOR. BİZLER İNSALLAH ÜLKEMİZİ YÖNETECEK OLAN LİDERİ SEÇECEĞİZ RABBİM İNŞALLAH ÜLKEMİZ İÇİN EN HAYIRLISI NEYSE ONU NASİP ETSİN. BİZLER; EVET BİR SEÇİM YAPACAĞIZ EVET BİR TARAFTA OLACAĞIZ EVET KENDİ İDEOLOJİLERİMİZ FİKİRLERİMİZ OLACAK AMA BU SEÇİME GİDEN YOLDA MÜSLÜMAN OLARAK BİZLERİ İLK VE HER ZAMAN VE EN ÖNEMLİ TARAF OLACAĞIMIZ ŞEY İMANIMIZ OLACAK. YANİ ‘İMANIMIZIN KONUYLA NE ALAKASI VAR KARDEŞİM’ DEMEYİN. VALLAHİ DE ÇOK ALAKASI VAR. İKİ ŞEY SÖYLEYECEĞİM İKİSİDE BİZİM İMANIMIZI DERİNDEN SARSAN VE MAALESEF AHİRETİMİZİ SIKINTIYA SOKACAK MESELELER. SOSYAL MEDYADA OLSUN GÜNLÜK YAŞANTIMIZDA OLSUN SÖYLEMLERİMİZE ,YORUMLARIMIZA VE EN ÖNEMLİSİ PAYLAŞIMLARIMIZA ÇOK DİKKAT ETMELİYİZ EĞER Kİ SÖYLEMLERİMİZ PAYLAŞIMLARIMIZ BİZİ İFTİRAYA, GIYBETE GÖTÜRÜYORSA MÜSLÜMANLIĞIMIZI SORGULAMAMIZIN VAKTİ GELDİ DEMEKTİR. GEÇEN BİR PAYLAŞIMDA GÖRDÜM. MÜSLÜMAN OLDUĞUNU SÖYLEYEN HATTA NAMAZ KILDIĞINI SÖYLEYEN BİR SİYASETÇİNİN İÇKİ MASASINDAKİ RESMİ PAYLAŞILMIŞ. BİNLERCE KİŞİ DE MAALESEF BU RESMİ PAYLAŞMIŞ VE BİR ÇOK KİŞİ DE DAHA DA ACIMASIZLAŞARAK BU KİŞİNİN ANNESİNE,AİLESİNE AĞIZA ALINMAYACAK LAFLAR SÖYLEMİŞ. EN ACINACAK HAL NE BİLİYOR MUSUNUZ? RESİM ASLINDA FOTOMONTAJMIŞ. YANİ O YORUM ATAN VE BU RESMİ PAYLAŞAN BİNLERCE KİŞİ BU GIYBETE VE İFTİRAYA ORTAK OLDULAR. NASIL Kİ ATEŞ ODUNU YER BİTİRİR, GIYBET DAHİ SALİHAMELLERİ YER BİTİRİR KAİDESİNCE BU RESMİ PAYLAŞAN YORUM ATAN KAHVEHANEDE YORUMLAYAN BİNLERCE KİŞİNİN KILDIĞI NAMAZLAR, BELKİ DE RAMAZANDA TUTTUĞU ORUÇLAR AMEL DEFTERİNDEN SİLİNDİLER KAYBOLDULAR. DAHA DA VAHİMİ NE BİLİYOR MUSUN? ONU DA SÖYLEYEYİM. GIYBET SALİHAMELLERİ YER BİTİYOR BU OLAYSA GIYBETTEN DE ÖTE İFTİRAYA GİRİYOR. YANİ İFTİRA İSLAMİYETTE ‘KEBAİRLER’BÜYÜK GÜNAHLAR ARASINDA YANİ BU GÜNAHA ORTAK OLANLAR İÇKİ İÇKİ İÇMİŞ KADAR GÜNAHA GİRDİLER. YANİ BÖYLE DAHA İYİ ANLAŞILIR SANIRIM. BAŞKA BİR OLAYDA DA ÇARŞAFLI BİR BACIMIZA YİNE BİZLER MÜSLÜMANIZ DİYEN BİNLERCE TWİTTER TROLLERİ KENDİ GÖRÜŞLERİNE LAF GELDİĞİ İÇİN BU BACIMIZA AĞIZA ALINMAYACAK İFTİRALAR, HAKARETLER ETMİŞLER. DOLAYISIYLA KARDEŞLERİM KENDİ GÖRÜŞLERMİZİ ELBETTE SAVUNACAĞIZ, ELBETTE FİKİRLERİMİZİ TARTIŞACAĞIZ AMA BUNU KENDİ ÇİZGİMİZİ YÜKSELTMEK İÇİN BAŞKALARININ ÇİZGİLERİNİ KISALTARAK YAPMAYACAĞIZ ! ‘UNUTULMAYACAK HAYAT DERSİ’ VİDYOMUZU İZLEYENLER DEDİĞİMİ DAHA İYİ ANLADILAR ZATEN. İKİNCİSİ VE DAHA ÖNEMLİSİ İSE KARDEŞLERİM BİZ SİYASİ İDEOLOJİLERİMİZİ SAVUNUP ONLARIN DERDİNE DÜŞTÜĞÜMÜZ KADAR, EBEDİ HAYATI KAZANDIRACAK OLAN İMANIMIZIN DERDİNE DÜŞTÜK MÜ? ‘ACABA BENİM PARTİM NE DURUMDA?’ DİYE SORARKEN BENİM İMANIM NE DURUMDA? ŞUAN ÖLSEM ACABA AHİRETİ KAZANMIŞ BİR ŞEKİLDE Mİ ÖLÜRÜM YOKSA KAYBETMİŞ BİR ŞEKİLDE Mİ ÖLÜRÜM? DİYE KENDİMİZE SORDUK MU? SİYASETE SAATLERCE ZAMAN AYIRMIŞKEN İMANIMIZA KAÇ SAAT AYIRDIK?! HELE Kİ BU RAMAZAN AYINDA !! GEÇEN SERKAN ABİ ANLATTI HUTBE DİNLİYORMUŞ HUTBE DİNLERKEN GÖZÜNE ÇARPMIŞ BİTANE AMCA HABER SİTESİNE GİRMİŞ, YANİ ORDAKİ HABERLERİ OKUYOR. İŞTE O SİYASİ PARTİ LİDERİ ONA NE DEMİŞ,O ONA NASIL BİR LAF SOKMUŞ, HANGİ KONUDA HANGİ GÖRÜŞÜNÜ BELİRTMİŞ.. ORDA CUMA VAAZI OKUNUYOR FARZ OLAN BİR ŞEY DİNLEMEK FARZ. AMA O AMCA CUMA İLE ALAKASI YOK YANİ, O SİYASİ HABERLERE DALMIŞ YANİ DURUM NE KADAR VAHİM DEĞİL Mİ? BİR DE BENİM YAŞADIĞIM BİR OLAY VARDI: BAZI YAKINLARIMI ZİYARETE GİTMİŞTİM. ARALARINDA BÖYLE HARARETLİ BİR MUHABBET VARDI. SONRA DEDİLERKİ ‘YA SAMET GEL’İŞTE ‘SENDE KENDİ GÖRÜŞÜNÜ BİLDİR’ DEDİLER BANA SİYASET KONUŞUYORLARDI BENDE DURDUM DEDİM Kİ BENDEN YAŞÇA BÜYÜKLER TABİ ‘ABİ YANİ İKİ SAATTİR KONUŞUYORSUNUZ SEN İŞTE ŞU PARTİDENSİN,SENİN GÖRÜŞÜN DEĞİŞTİ Mİ?’ DEDİ Kİ ‘YOO,PEKİ SENİN GÖRÜŞÜN DEĞİŞTİ Mİ DEDİM ABİ? DEDİKİ ‘YOO’ YANİ İKİ TARAFINDA GÖRÜŞLERİ DEĞİŞMEMİŞ. SONRA DEDİM Kİ PEKİ ÖĞLEN NAMAZINI KILDINIZ MI? DEDİLER Kİ ‘KILMADIK’ İŞTE KARDEŞLERİM BURDA BÜYÜK BİR PROBLEM VAR DEMEKTİR. EĞER Kİ SİYASETİ KONUŞABİLDİĞİNİZ, PARTİMİZİ TANIYIP BİLDİĞİNİZ KONUŞABİLDİĞİMİZ KADAR CENABI ALLAH’TAN PEYGAMBERİMİZ ALEYHİSSALATÜ VESSALAMDAN İMANA NAMAZA DAİR MESELELERDEN BAHSEDEMİYORSAK BİZİM İMANIMIZDA ÇOK BÜYÜK PROBLEMLER VAR DEMEKTİR. EVVELA BUNU SORGULAMAMIZ LAZIM. KABİRDE ‘MEN RABBÜKE? RABBİN KİM?’DİYE SORULDUĞUNDA EN AZ SİYASET KONUŞABİLDİĞİMİZ KADAR RABBİMİZDEN BAHSEDEMEDEN İŞTE RABBİM ALLAH DİYİP KURTULABİLECEĞİMİZİ Mİ ZANNEDİYORUZ? VALLAHİ DE BİLLAHİ DE YANILIYORUZ!! ÖMÜR SERMAYESİ PEK AZDIR . LÜZÜMLU İŞLER PEK ÇOKTUR ON DEFA DÜNYA DİYOR SİYASET DİYORSAK BİN DEFA ‘ALLAH’ DEMEMİZ LAZIM. ÇÜNKÜ ACABA SIRF DÜNYA İÇİN Mİ YARATILDIK Kİ TÜM VAKTİMİZİ ONA SARF EDİYORUZ?! ÜÇÜNCÜ VE SON OLARAKSA KARDEŞLERİM AĞABEYLERİM ABLALARIM SENİN TARAFINI TUTMAYANLARA BU ŞUCU O BUCU DİYE BAKMAMALI, AYRIŞMAMALIYIZ. HEPİMİZ BU ÜLKENİN VATANDAŞIYIZ. BİZİM GÖRÜŞÜMÜZÜ TUTMUYOR DİYE KİMSEYİ KİN İLE BAKMAMALIYIZ PEYGAMBERİMİZ ALEYHİSSELATÜ VESSELAMIN CEHENNEMİN EN DİBİNİ HAK EDEN EBU CEHİLİN KAPISINA BİLE YÜZLERCE KEZ TEBLİĞE GİTTİĞİNİ NE ÇABUK UNUTTUK?! KİMSEYE DARILMAYALIM,KÜSMEYELİM. EĞER Kİ BİZ AYRIŞIRSAK DİŞ MİHRAPLARIN BİZİ ALT ETMESİ O KADAR KOLAY OLUR. 3 ELİF İTTİHAT ETMESSE 3 KIYMETİ VAR. AMA İTTİHAT ETSE 111 KIYMETİNİ ALIR. BİZ OLALIM BİR OLALIM BİZİM BU TOPRAKLARDAN BAŞKA GİDECEK BİR YERİMİZ YOK. BİZ BERABER YÜZERİZ. ÇÜNKÜ BİZ ‘TÜRKİYEYİZ’ !! VESSELAM…

30 YAŞINA GELDİYSEN DİKKAT ET!

Maalesef biz Müslümanlar’da bu gözünü dikme olayı, etraftaki insanlara gözünü dikme olayı, onların sahip olduğu malların sanki hiç elinden gitmeyecekmiş düşüncesi… Halbuki sen nasıl öleceksen, o da ölecek. O sütlaç yiyor, sen güllaç yiyorsun. O baklava yiyor, sen irmik helvası yiyorsun. İkiniz de tatlı yiyor musunuz kardeş? Tatlı yiyorsunuz. Ama ikiniz de ne tatlısı yerseniz yiyin, nerede yatarsanız yatın, eninde sonunda o kabre gireceksiniz. Kabre girdiğin zaman kefenim şu markadan, şu özel markadan, şu kadar para falan diyen adam yoktur. Bütün kefenler aynıdır. Hepsi aynıdır, hiçbir farkı yok. İnsanlardan bazıları da, sanki çok daha uzun bir yaşam yaşayacakmış gibi… Ben bugüne kadar 30 senemi geçirdim, 30 yaşına geldim. Artık önümde daha bir otuz sene daha var. Nasıl geçip gittiğini pek bilmiyorum, çok hızlı geçti ama bundan sonraki otuz sene bu kadar hızlı geçmeyecek, diyorlar. Vallahi burada kendi kendilerini kandırıyorlar. Çünkü hayatının ilk dönemi, tepeye çıkış, daha ağır oldu. İlk dönemi yani otuz yıl tepeye çıkış, ağır oldu. Tepeden inişin çok daha hızlı olacak. Hayatımız iki dönemdir. Bir; tepeye çıkış, ilk yarısı, bu daha ağır olur. Tepeden aşağı iniş, yaptığın şeyler çok birbirine benzediği için çok daha hızlı olacak. Ölüme yakınlığın, bu zamana gelinceye kadar ki hayatından çok daha hızlı olacak kardeşim, bunu unutma. Bir tepeye çıkarken mi daha çok zaman harcarsın, inerken mi daha çok zaman harcarsın? İnmek daha kolaydır değil mi? Tepeden aşağı iniş daha kolaydır. Hayatın da böyle. Bundan sonra önünde kalan, kağıt üstünde bir otuz senen daha var ya, otuz yaşındaki Müslüman kardeşim! Bu, geçtiğin dönemden çok daha hızlı geçecek haberin olsun, kendini buna hazırla. Ve sakın ola, ölmeyecekmişim hissiyatına kapılma. Ben bundan sonra kesinlikle hastalanmayacağım diyebilecek bir adam var mı aranızda? Ben hastalanmam kardeş. Bizim kitabımızda hastalık yok. Oğlum, Firavun musun sen ya? Hastalanmayan bir adam vardı: Firavun. Peygamberler bile hastalandı. En büyük kâfirler bile, Nemrut bile hastalandı. Allah firavuna hastalık vermedi, onu öyle sınav etti. Bir ibret olsun diye. Hastalık vermediği zaman o dedi ki: “Ben Allah’ım, ancak Allah hastalanmaz. Ben Allah’ım” Dedi. Olsa olsa benim o, başka birisi olmaz, dedi. Allah, bazılarına nimet verdiği saman şımarır, geldiği yeri unutur. Geldiğin yeri unuttuğun zaman Allah seni helak eder. Önce evladını aldı bir kere. Bir adama verilecek en büyük acı, evladını çekip almaktır. Önce Firavun’un evladını çekip aldı. Ondan sonra Firavun’un canını aldı. Biliyorsunuz, Musa Aleyhisselam’ın peşinde giderken… Bu başına gelecek, hastalık başına gelecek. Kardeşim hastalık başına gelecek diyorum vurmaya başladı bak. Allah aşkına onu daralt. Rüzgârın açısını daralt. Ha, tamam kardeşim, kapatmana gerek yok, öyle kalsın. Arada bize pöfür pöfür gelsin o.