Ahireti Gözünle Görmek İster Misin? İşte 7 İşaret

Ölüm hepiniz için kaçınılmaz bir gerçek. Ölümü düşünmek kimisini tedirgin ediyor, kimisini sevindiriyor. Tabii bu kişinin ahirete olan inancındaki kuvvete de bağlı. Peki ölümden sonra bir hayatın yani ahiretin varlığı aklen de ispat edilebilir mi? Görür gibi inanmak herhalde daha güzel olurdu. Şimdi her gün karşılaştığımız ama belki de fark edemediğimiz 7 farklı işaretle ahiretin ispatını yapalım. Bir binayı ilk defa inşa etmek mi daha zordur yoksa ona benzer 2. bir binayı inşa etmek mi? Veya bir orduyu ilk defa düzenleyip kurmak mı daha zordur yoksa dinlenmek için dağılmış olan bir orduyu tekrar bir araya toplamak mı? Elbette bir şeyin ilk defa yapılması daha zor, 2. defa yapılması daha rahat ve kolaydır deriz. Peki evrendeki bütün atomlar emrinde birer ordu gibi çalışan… “Allah bu orduyu dağıtıp 2. defa tekrar toplayamaz.” denilebilir mi? Evreni 1. defa zaten yaratmış olan Allah’ın bunun tekrar bir benzerini yaratması neden akıldan uzak olsun? Ayrıca Allah her saniye nice varlıkları yaratarak zaten dikkatimizi çekiyor ve yeni bir yaratılışın delillerini bizlere sürekli sunmaya devam ediyor. Etrafınıza bakmanız zaten bunları görmeniz için yeterli. Her bahar yeniden yeniye tazelenen yeryüzünü, çeşit çeşit bitkileri, çeşit çeşit hayvanların yaratılışlarını bir düşünün. Kışın ölen yeryüzünün her bahar yeniden canlanması, yeni bir yaratılışın da işareti aslında. Üstelik sonsuz güce sahip olan Allah için kolaylık ve zorluk gibi kavramlar zaten yokken, yeni bir yaratılış elbette Allah için sonsuz kolaylıkta olacaktır. Yani evrende gördüğümüz tüm yaratılışlar, yeni bir yaratılışın da delilidir. Cömert bir insan zenginliği derecesinde ikramlarda bulunur. Mesela cömert bir öğrenci bir bardak çay ısmarlayabilirken, cömert bir padişah ise geniş ve zengin bir sofra ile ikramlarda bulunur. Yani cömertliğin ve zenginliğin seviyesi arttıkça, ikram da o nispette artar. Peki ya cömertlik ve zenginlik sonsuz olursa? İşte sonsuz zenginlik ve sonsuz cömertlik sahibi olan Allah’ın ikramının da sonsuz olması gerekir ama bu özellik bu dünyaya sığmıyor çünkü bu dünya geçici ve sınırlıyken, insanın kendisi de geçici ve sınırlıdır. Mesela 2. baklavadan sonra 3. baklavayı ne kadar istese de insan yemekte zorlanır ya da insanın ruhunda sonsuzluk isteği varken ne kadar istese de bu nimeti tadamaz. Yani bir yanda Allah’ın sonsuz zenginliği ve sonsuz cömertliği varken, diğer yanda ise kısıtlı bir dünya ve kısıtlı bir insan yapısı var. O zaman mantık çıkarımıyla diyoruz ki: ”Allah’ın bu sonsuz cömertliğinin ve sonsuz ikramının tecelli edeceği bir ahiret diyarı gereklidir.” Ebedi bir güneş ebedi yansıyacak bir aynayı gerektirir. Dualar sadece dil ile yapılmaz. İhtiyaçlarımızın varlığı da aslında bizim dualarımızdır ve ihtiyaçlarımızın karşılanması da dualarımızın kabul edildiğini bize gösterir. Mesela bir bitki suya ve güneşe ihtiyaç duyarken, tam da gereken şekilde yağmur ve güneş onun yardımına yetiştirilir veya güçsüz yavru bir kuş. Hayatta kalmak için yiyecek ve korunmaya ihtiyaç duyarken, annesine verilen şefkat hissiyle tüm istekleri karşılanır veya insanın sadece midesinin ihtiyacı bile binler çeşit yiyeceklerle karşılanmış. Demek ki her bir canlının ihtiyaç duaları, ince ince ayarlanarak şefkatle kabul edilir. Kimsenin duasına sessiz kalınmıyor. Bir insanın sadece midesinin ihtiyacı için bile milyon çeşit yiyecek sunan Allah, o halde insanın en büyük isteği olan ahiret ihtiyacını, sonsuz bir hayatın varlığı ve sevdikleriyle orada buluşma duasını hiç kabul etmez ve görmezden gelir diyebilir miyiz? Küçücük bir sineğin bile küçücük isteklerini karşılayan Allah, varlıkları arasında en kıymetli olan Peygamberimiz (asm)’ın en büyük duasını kabul etmez denilebilir mi? Evrende gördüğümüz tüm dualar ve onların kabul edilmesi, ahiret duasının da kabul edileceğine birer delildir. Dünyaca meşhur Mimar Sinan seneler sürecek masraflı bir iş almış ve yeni bir saray yapıyor olsun. Şimdi Mimar Sinan’dan bahsetsek, herkes onun ne kadar mantıklı işler gören birisi olduğunu zaten bilir. Yapacağı yeni saray için de 19 sene uğraşmış, geriye sadece çatıyı yapmak kalmış olsun. Bu durumda biri çıkıp gelse dese ki ”Mimar Sinan çatıyı yapmadan, işi tamamlamadan burada bitirecek. Yani her şeyi heder edip sarayı da yağmura, rüzgara hedef yapıp bırakıp gidecek.” dese inandırıcı olur mu? Tabii ki olmaz. Hayatında hep hikmetli işler yapan Mimar Sinan’ın böyle mantıksız ve israflı bir iş yapması elbette beklenemez. Özellikle 19 sene uğraşıp, bunu boşa çıkaracak bir adım elbette atmayacaktır. İşte buradaki mesele hikmettir. Allah ise Hakim-i Mutlak’tır. Yani yaptığı her işte en hikmetli olanı yapar. Organlarımızın görevlerinden tutun tüm canlılara verilmiş ayrı ayrı kabiliyetlere veya gezegenlerin düzenli hareketine kadar her yerde hikmet delillerini görebiliriz. Dünya gibi bir sarayı inşa eden Allah içerisine sayısız masraf yapıp büyük amaçlar için varlıkları yaratmış. Elbette bu sarayın çatısını yapmadan yani ahireti getirmeden, bir sonuca bağlamadan yaptığı tüm masrafları boşa çıkarmayacaktır. Yani israf yapmayacaktır. Her işinde hikmet imzasını gördüğümüz Allah, hikmetin tam tersi böyle bir israf elbette yapmaz. Yani kısaca, kainat sarayının çatısı olan ahiret elbette gelecektir. Şimdi çocukluk anılarınızı bir düşünün. Belki 5 yaşında yaşadıklarını hatırlayanınız bile vardır. Anılarımızda ve hafızamızda saklanan bu bilgilerin aslında ahiretin ispatı olabileceğini hiç düşündünüz mü? Evrende gözümüze çarpan bir muhafaza edilme, saklanıp korunma delili var. Allah her şeyi koruyup saklıyor. Mesela bir sonraki baharda çıkacak meyveler tohum ve çekirdeklerinde ya da hayvanlar yumurtalarında, insanların hayat boyu yaşadıkları anıları ise hafızalarında saklanıyor. Demek Allah evrende her ayrıntıyı muhafaza ediyor ve önemsiyor çünkü bir şey korunuyorsa, onun değerli olduğuna işarettir. O zaman madde itibariyle geçici ve önemsiz görünen şeyler bile böyle düzenli bir şekilde korunup muhafaza edilirse, en kıymetli varlık olan insan öldükten sonra muhafaza edilmez diyebilir miyiz? Ve insanın her yaptığı amelleri hiç korunmaz olur mu? Hafızamızda geçmişte yaşadıklarımızın bir defter gibi kaydedilmesi ahirette büyük bir hesap defterinin varlığına delildir. Bir tohumun toprak altında korunup baharda tekrar yeşerdiği gibi insan da toprak altında korunup ahirette dirilecektir. Allah Adil-i Mutlaktır. Yani tam bir adalet sahibidir. Zaten en ufak bir haksızlıkta bile içimizde oluşan adalet arayışı, Allah’ın kendisinin adil olduğunu anlamamız için bizlere verdiği bir histir. Allah’ın adaleti 2 türlü tecelli eder. Birisi her şeyi bir ölçü içinde yerli yerinde yaratmasıdır ki bunu her yerde görebiliyoruz. Havadaki oksijen azot dengesinden tutun veya gezegenlerin bir ölçüyle dönmesi ya da canlılara verilen belli miktarlarda güç ve özellikler buna örnek olarak verilebilir. Adaletin diğer tecellisi ise haksız ve zalimleri cezalandırmaktır. Kavimlerin helak edilmesi birçok insanın yaptığı zulümlerin karşılığını dünyada bulması da yine buna örnek olarak verilebilir ama dünya üzerine baktığımızda nice zulümler nice haksızlıklar dünyada tam olarak karşılığını bulamayabiliyor. Düşünün milyonlarca insanı öldürenler bu dünyadan rahatça geçip gidebiliyorlar ya da tam tersi hayatı boyunca iyilik yapan masum insanlar birçok haksızlıkla ve zulüm görerek buradan göçüp gidebiliyorlar. Demek ki tüm olaylar adaletin tam bir şekilde gerçekleşmesi için büyük bir mahkeme salonuna erteleniyor. Burada hesabı görülmeyen her mesele orada tam bir adaletle karşılık bulmayı bekliyor. Küçük suçlar küçük mahkemelerde, büyük suçlar büyük mahkemelerde görülür. Mesela iki kişi aralarında ufak bir tartışma yaşasa hemen o anda barıştırılabilir ama birbirini yaralamayla biten ciddi bir tartışma varsa bu artık daha büyük bir mahkemeye taşınır. Bunun gibi de dünyada gerçekleşen büyük suçlar hemen dünyada değil daha büyük mahkemeye erteleniyor. Evrende her yerde gördüğümüz Allah’ın Adl isminin tecellisi de bize ahireti ve oradaki büyük mahkemeyi ispat eder. Yangında esir kalmış bir çocuk düşünün. Annesi de hemen gelip yangından çocuğunu kurtarıyor. Devamında ise tüm ihtiyaçlarıyla birebir ilgileniyor. Sağlığından tutun yemesinden içmesine kadar her ihtiyacını gideriyor. Hatta ona özel 10 katlı bir ev alarak hayatı boyu mutlu olacağı bir ortam hazırlıyor. Annesinin çocuğuyla bu kadar ilgilendikten sonra evin 10. katına gelip de bir anda çocuğunu terastan aşağıya atması beklenir mi? Elbette beklenmez. Bu çok mantıksız olur. Eğer böyle bir niyeti olsaydı zaten yangından hiç kurtarmaz ve bunca ikramlarda bulunmazdı. Annenin şefkat duygusundan hiç bahsetmiyorum bile. Yani böyle bir şey asla beklenemez. Aslında insanda bu örnek gibi yokluk karanlıklarından varlık alemine getirilip, hayatı boyunca birçok ikramla karşılaşır. Eğer ölümden sonra yeni bir hayat olmazsa yapılan tüm ikramlar, gösterilen tüm şefkat hiçe iner. Aynı 10. kattan çocuğu atmak misali insana bu kadar kıymet verip onu ebedi hiçliğe atmak da mantıksızdır. Hem eğer insan yokluğa gidecekse neden varlık alemine getirilmiş olsun? Bu mantıklı değildir. Zaten şefkate de ters düşer çünkü şefkati şefkat yapan ahiretin varlığıdır. Allah madem şefkatli olduğunu sayısız nimetleriyle bildiriyor, annelere şefkat özelliğini veren dahi madem ki Allah’tır. O zaman elbette insanı ölümden sonra hiçlik karanlıklarına bırakmayacaktır. Çok güzel bir söz var aslında tüm olayı özetliyor:

NAMAZA BAŞLATAN KISA FİLM

Fakirlik,yokluk.. (arka fonda söyleniyor) bir türlü nefes aldırmadı ruhuma. Sandım ki tersi olsa… Zenginlik olsa… Ruhum kavuşacaktı huzura. Arabanın otomatik vitesi.. Evin balkonu kapalısı… Sipariş ettiğim pizzanın en ismini söyleyemediğim çeşidi… Dondurmanın el yapımı külahlısı… Patatesin sen görmeden doğranmışı da doyurmadı karnımı. Bunlar varlıksa, hala kalbimdeki darlık nedendir? Ah dünya! Sana sunduğum muhabbeti taşa sunsaydım. Taş bile çiçek açardı. Neye teşne bugün? Nasıl aydınlanacak içimdeki zindan? Birkaç yıllık dünya için etrafımdakileri memnun etme çabası geldi aklıma. Basit bir hocanın gözüne girmek için ezberlediğim kitaplar… Saatine 100 lira vermesi karşılığında sözünden çıkmadığım patronum… Ve birkaç kahve sohbeti hariç uğruna hiç mücadele etmediğim ALLAH (c.c). Maçın devre aralarına sıkıştırılan namazlarım… Oysa kılınmamış her namaz… Yırtılan bir cennet bileti değil mi? Ah Mehmet’im Ah! Çalışmak ibadettir dedin, çalışmak uğruna bütün ibadetleri terkettin. Ah Mehmet’im Ah! Koskoca kainatın sahibinin gündeminde ben varım… Benim gündemimde 3 kuruşluk mesele var.. Ah! Araştırmalara göre İnsan cüzdanını kaybettiğinde 4 saatte… Telefonunu kaybettiğinde ise 15 dakikada farkediyormuş. Ama imanının kaybettiğini farkına varmadan ölüp gidiyormuş. Yoksa.. yoksa.. Artık gözlüğüm bile beni boğuyor. Çantam… ağır geliyordu. Denizden gelen havayı hissetmek için sıvadım kollarımı… Artan kalp ritmim beni terletmişti. Hızlıca yüzümü suyla buluşturdum. Artık dünyadan bir beklentim yoktu. Eğer beklentim yoksa çaresizde kalamazdım. Biliyordum ki birisi ile savaşım bittiğinde, ona karşı umudum da biter. Düşündükçe beynimde yeni sekmeler açılıyor. Bedenimi daha fazla taşıyamıyordum. Dizlerim yer çekimine dayanamaz haldeydi. Başım herzamankinden daha çok ağırlaşmıştı. Ve başardım! Bu benim özgürlüğümü ilan ettiğim, hür olduğum ilk andı. Meğer secdelerdeymiş aşk… Bulmak ise anlıma düşmüş. Gözlüğüm beni boğuyordu. Çünkü uzağı ahireti görme vaktim gelmişti. Çantam çok ağırdı. ve taşımak istediklerim ahiret azığıydı artık. Yüzümü suyla buluşturdum. Zira bu ateşi ancak abdestin suyu söndürebilirdi. Başım ağırdı. Çünkü kaldırabileceğimden fazla cümle taşıyordum, içimde. Yükünden eğildi başım. Secde de yere fısıldadım. Ve arşı aladan duyuldu. ALLAH (c.c) herkese namaz kılmayı nasip etsin.


İngilizce

Poverty, hardship…My soul couldn’t find any happiness. I thought if I got rich… My soul will reach to peace.. automatic shift car.. closed balcony flat.. (enumeration of luxury items) pizza whose name I can’t pronounce… ice cream with a handmade cone.. potato which is chopped before you saw.. all of those couldn’t satisfy my heart.. If this is wealth ? Why do I have still shortage in my heart ? Ah world ! If I had given all of my love to stone instead of you (world life) Even the stone would have blossomed.. How will my soul be enlightened ? All of my efforts to satisfy people, came to my mind. For such a short life… The books that I memorized just for winnig an ordinary teacher’s favour.. The boss I am obeying, only to earn 100 TL in an hour… And for ALLAH… That you only talked about in short tea circles and never made another efforts… Your prayers which you are putting between the football advertising In fact .. Every unperformed prayer… Isn’t it a torn ticket for heaven ? Ah Mehmet ah ! You said working is a kind of pray.. and leaved all of the prayers for working.. Ah Mehmet ah ! I am on the agenda of the owner of the universe… But my agenda is full of worthless issues.. Ah .. According to studies… A person who lost his wallet, will realize it within 4 hours… If he loses his smartphone, he will realize it within 15 minutes. But..He dies without realizing that he lost his faith. Even my glasses started bothering me… My bag is a load for me anymore.. I pulled up my shirt to feel the air coming from the ocean increasing hear beats sweated me.. I bring my face together with water rapidly.. I don’t have any expectations from the world anymore… If I don’t have expectations,I can’t become helpless.. I know that if your war finishes with someone, then your hopes will also finish… As I think more,new topics are occuring in my mind. I can’t carry my body anymore. My knees won’t stand up to gravity anymore.. My head became heavier than usual.. and I have achieved it ! This is the fist time that I declare my freedom and I feel free.. It seems that love is in the prostration.. Finding it was job for my forehead.. My glasses were bothering me, because it was time to be farsighted… To see the afterlife My bag was so heavy. What I want to carry are provisions for afterlife anymore. I bringed together my face with water because this fire can blowed out just with water of ablution My head was heavier than usual because I was carrying more sentences inside of my head than I could carry.. because of its load,my head bended down What I whispered in prostration were heared from the sky…


Almanca

Armut, Not … Meine Seele konnte einfach nicht frei werden. Ich dachte, dass meine Seele frieden fände, wenn ich reich wäre… Automatikgetriebe des Autos… Wohnung mit einer Loggia… (Aufzählung von luxuriösen Gegenständen) Exotische Pizzen, dessen Namen ich schwer aussprechen kann Eis mit handgemachter Waffel Exotische Kartoffel-Sorten All dies konnte mein Herz nicht zufriedenstellen. Wenn dies Reichtum ist… Wieso fühle ich mich dann immer noch so leer ? Warum ? … Oh Welt! Wenn ich die Liebe, die ich dir gab, einem Stein gäbe… würde sogar der Stein anfangen zu blühen. Wie wird meine Seele erleuchtet werden? All meine Bemühungen, um die Menschen in meiner Umgebung – für solch ein kurzes Leben – zufrieden zu stellen, kommen mir in den Sinn. Die Bücher, die ich auswendig gelernt habe, um in den Augen eines Lehrers gut zu stehen… Der Chef, dem ich gehorche, nur um 100 TL in einer Stunde zu verdienen… Und für ALLAH. Über den Ich nur in kurzen Teekreisen spreche und mich weiter nicht bemühe. Die Gebete, die ich schnell zwischen den Werbepausen bete. Doch ist jedes nicht verrichtete Gebet, ein zerrissenes Ticket richtung Paradies ? Ah Mehmet, Ah! Sie sagten, Arbeiten sei eine Art des Gebets… Doch du hast alle Gebete für die Arbeit verlassen. Ah Mehmet, Ah! Ich stehe auf der Tagesordnung des Besitzers des gesamten Kosmos. Auf meiner Tagesordnung stehen wertlose Themen. Ah! Recherchen haben ergeben… dass eine Person innerhalb von 4 Stunden realisiert, dass sie Ihre Brieftasche verloren hat. Und innerhalb von 15 Minuten den Verlust seines Handys bemerkt Doch stirbt er, ohne zu merken, dass er seinen Glauben verloren hatte. Oder .. oder .. mehr Sogar meine Brille engt mich ein. Und meine Tasche wird mir zu schwer. Ich krempel meine Ärmel hoch, um die frische Meeresluft zu fühlen. Mein erhöhter Herzschlag, hat mich schwitzen lassen. Ich kühle mein Gesicht mit Wasser ab. Ich hatte keine Erwartungen mehr an die Welt. Wenn ich keine Erwartung habe, kann ich auch nicht hilflos sein. Ich wusste, dass mit dem Ende des Konflikts mit einer Person, auch die Hoffnung an ihm stirbt. Je mehr ich dachte, desto mehr Themen kamen mir in den Sinn. Ich konnte meinen Körper nicht mehr tragen. Meine Knie konnten der Schwerkraft nicht mehr standhalten. Mein Kopf. Er war schwerer als je zuvor. Und ich habe es geschafft! Hier habe ich meine Freiheit erklärt. Es war der erste Moment, in dem ich frei war. Ich realisierte, dass die Liebe in der Niederwerfung ist. Und diese Liebe zu finden, war die Aufgabe meiner Stirn. Meine Brille engte mich ein, weil sie meine Weitsicht einschränkte. Denn es war Zeit das Jenseits zu sehen. Meine Tasche war zu schwer. Denn ich wollte einzig Belohnungen für das Jenseits tragen. Ich traf mein Gesicht mit Wasser. Denn nur diese Waschung konnte dieses Feuer löschen. Weil ich mehr Sätze trug, als ich tragen konnte. Mein Kopf beugte sich von all dieser Last. Ich flüsterte niedergeschlagen zu Boden. Und wurde aus dem Himmel gehört. Möge Allah (swt) jedem erlauben zu beten.


Azerice

Kasıblıq,yoxsulluq Bir rahat nəfəs aldırmadı ruhuma Eləbildim ki, tam tersi olsa… Varlı olsam… Ruhum sakinlik,rahatlıq tapacaq. Maşının ovtamatik qolu… Evin bağlı balkonlusu… Sipariş ettiğim pizzanın en adını diyəbilmədiyim növü… Marojnanın əldə elenme külahlısı… Kartoşqanın sən görmədən doğranmışı da Doyuzdura bilmədi qarnımı. Bunlar varlıqdırsa, hələ də qəlbimdə olan darlıq Nədəndir? Ah Dünya! Sənə sunduğum məhəbbəti daşa sunsaydım. Daş belə gül açardı. Nece aydınlanacaq içimdəki zindan? Bir neçə illik Dünya üçün ətrafımdakiləri məmnun etmə çabası gəldi ağlıma Normal, elə-belə bir müellimin gözünə girməkdən ötəri əzbərlediğim kitablar… Saatına 100 Türk Lirası verməsi qarşılığında sözündən çıxmadığım müdürüm… Və bir neçə qəhvə söhbəti xaricində Uğruna heçnə etmədiğim ALLAH (C.C) Futbolun yarı aralarına soxuşturulan Namazlarım… Ama ki qılınmamış hər namaz… Cırılan bir Cənnət bileti değil mi? Ah Mehmet’im Ah! İşdəmək ibadəttir dedin, işləmək uğrunda bütün ibadətlərini tərk elədin. Ah Mehmet’im Ah! Bu boyda kainatın sahibinin gündəmində mən varam… Mənim gündəmimdə 3 qəpiklik məsələ var… Ah! Araştırmalara görə İnsan kaşlokunu itirdiğində 4 saatda… Telefonunu itirdiğində isə 15 deqiyqede fərqinə varırmış. Ama imanını itirdiğində fərqinə varmadan ölüb gedirmiş. Yoxsa… Yoxsa… Artıq Gözlüğüm belə məni boğur. Çantam… Ağır gəlirdi. Dənizdən gələn havayı hissetmək üçün toparladım,qətlədim qollarımı Çoxalan qəlb ritimim məni tərlədmişdi. Tez üzümü su ilə buluşdurdum. Artıq Dünya’dan gözlədiyim bir şey yoxdu. Əgər gözlədiyim bir şey yoxdu isə Çarəsiz qalabilməzdim. Bilirdim ki birisi ilə savaşım qutardıqında, Ona qarşı ümidim də qutarar. Fikirləşdikcə beynimdə Təzə bölmələr açılırdı. Bədənimi dafa fazla daşıyabilmirdim. Dizlərim yer çəkiminə dayanabilməz bir halda idi. Başım Hər vaxtkindən daha çox ağırlaşmışdı. Və başardım! Bu mənim bağımsızlığımı elan ettiğim, ilk an idi. Səcdələrdəymiş eşq… Tapmaq isə Alnıma düşüb. Gözlüğüm məni boğurdu. Çünkü uzağı Ahirəti görmək vaxtım gəlmişdi Çantam çox ağır idi. və daşımaq istədiklərim ahirət yükləriydi artıq. Üzümü su ilə buluşturdum. Çünkü bu yanğını ancaq dəsdəmazın suyu söndürəbilərdi. Başım ağır idi. Çünkü qaldırabiləcəğimdən daha çok cümlə daşıyırdım, içimdə. Yükümnən əyildi başım. Səcdədə ikən yerə fısıldadım. Və arşı aladan eşidildi. ALLAH (C.C) hamıya namaz qılmağı nəsib eləsin. AMİN…

Corona Virüs Türkiye’ye Gelecek Mi? Kabe Kapatıldı!

Tüm dünyanın dehşetle izlediği korona virüs salgınında ölü sayısı gün geçtikçe artıyor. İşin kötüsü daha da ağırlaşacak gibi görünüyor. Kapmızda bir salgın olduğunu biliyoruz. Peki Türkiye için risk ne? Bu süreçte bu virüsü taşıyan içimizde insanlar da olabilir. Merhaba arkadaşlar. Son günlerde bu korona virüsü üzerine pek çok spekülasyonlar yapılıyor. Ve insanlar merak ediyor. Dünya çapında bu kadar vakaya rastlanan Ve bu kadar çok kişinin ölümüne sebep olan bu virüs ”Acaba ülkemize de gelir mi ? Acaba bizim ülkemizde bizlere de bulaşır mı? Bizlerin de ölüm sebebi olur mu?” diye insanlar ciddi manada korkular yaşıyorlar. Hatta dükkanında maske satışı yapan bir arkadaşımla konuştum. Maskelerin fiyatları yani eskiden 7 TL sattıkları maskeleri şimdi 130 TL ye kapış kapış satıldığını hatta artık tedarik edemediklerini söyledi. Yani ciddi manada Türkiye’de de böyle bir korku var. Türkiye gündemine korana virüsü ocak ayında düştü. Ocak ayından beri , şimdi biz mart ayındayız hala gündemimizde. Neden bu kadar çok konuşuluyor? Neden bu kadar çok merak ediliyor? Çünkü ; Dünya çapında özellikle en sarsılmaz dediğimiz ekonomileri sarsacak , dünya çapında pek çok siyasi gelişmeye sebep olan bir virüs. Hatta biliyorsunuz son zamanlarsa Suudi Arabistan Umre’yi kapattı. Pek çok ülkeyi ilgilendiren pek çok hadise yaşanıyor. Zaten ufak ufak da onlardan da bahsederiz. Öncelikle bu virüs Çin’in Wuhan şehrinde yayıldı. Wuhan şehri 20 milyon kadar nüfusu bulunan bir şehir. Daha sonra virüs hızla yayılınca ve pek çok ölüme sebep olunca Pek çok şehir karantina altına alındı , şehirlere giriş çıkışlar yasaklandı, kara yolları , hava yolları kapatıldı ve insanlar bazen evlerinde hapsedildi bunu görüyoruz. Tabi bizim aklımıza hemen Doğu Türkistan’daki yapılan zulümler geldi. Buna yönelik Cenab-ı Hak’ın gönderdiği bir tokat olabilir mi? Evet olabilir. Ama bunun da ötesinde başka mesajları da var İsterseniz zaten onu da biraz sonra konuşuruz. Dünya çapında 92.000 görülmüş.Bu vakaların içinde 3.000 den fazla ölüm hadisesi var ve 48.000 kişi sağlığına kavuşmuş. Şimdi bakınca dünya nüfusuna oranla bazı insanlar çok az olduğunu söylüyor. Ama ilerleyen günlerde nasıl olacak tabi bunu gözlemlemek lazım. Daha önce de Dünya’nın 3’de 1’ini , her üç insandan birisini öldüren ”kara veba” salgını tarihte bundan belki 600 sene kadar evvel tarihe damgasını vurmuş büyük bir olay olarak yerini almıştı. O da enteresandır yine Wuhan kentinden çıkmıştı. Demek ki bir salgın olsan dünyaya yayılacağın ilk yer Wuhan olması gerekiyor herhalde. Avrupa nüfusunun da yarısı bu kara vebadan ölmüştü. Yani bu çok ciddi manada dünyayı sarsmıştı. Hatta pek çok edebi eserde yerini alan unutulmaz bir hatıra oldu insanlık tarihinde. Şimdi de yine” acaba benzer bir virüs , benzer bir tehlike insanları tehdit mi ediyor?” diye her yerde önlemler alınıyor. Çin gibi devasa ekonomiye sahip sarsılmaz, bizi kimse yıkamaz tarzında duruşu olan bir ekonominin bugün ne hale geldiğini görüyoruz. Ciddi manada dünya çapında bazı şeylerin yer değiştirdiğine şahit oluyoruz. Aslında bu bize şu mesajı veriyor Demek ki insan olarak biz ne kadar aciziz , gözle göremediğimiz mikroskopta ancak görebildiğimiz kadar küçük bir mikrop bizi ve yıkılmaz sandığımız şeyleri yıkıp geçiyor. Bu noktada aslında bazen Allah insanın acizliğini fark ettiriyor. Dünya çapında bu hastalık ciddi manada hızla yayılıyor. Acaba ülkemize ne zaman gelecek? Tabi öncelikle şunu söyleyelim. Genelde çocuk ve bebeklerde ölüm oranı şuan %1 civarında. Genellikle ölüm oranları yaşça 60’ın üzerindekilerde daha yüksek oranda gözüküyor. Şuan dünyada biliyorsunuz Çin’de en fazla ölüm vakaları var. Bakınca zaten o coğrafyada daha hızlı yayılıyor. Bize yakın olan coğrafyaya bakacak olursak İran’da 77 ölüm vakası var ve hastalığın hızla yayıldığını yani devlet görevlilerinin de yeteri kadar tedbir almadığını insanlar söyleyerek şikayette bulunuyorlar. Hatta enteresan bir durum. Korona virüsü ile ilgili açıklama yapan sağlık bakanı yardımcısı korana virüse daha sonra yakalanıyor. Hatta İran’da sanayi ve ticaret bakanı da korona virüse yakalanmış.Bu da enteresan bir bilgi yani. Gündemde sıkça adını duyduğumuz bir başka ülke de 79 ölüm vakası ile İtalya Avrupa’da da korona virüsü hızla yayılıyor.Her yerde tedbirler alınsa da Özellikle toplu taşımaların içinde, özellikle toplu kalabalığın yaşadığı yerlerde bu virüs hızla yayılıyor. Neden? Çünkü; solunum yolu ile insanlara bulaşıyor. İlk belirtileri neler? Öksürük ,yüksek ateş halsizlik gibi belirtileri var. Aslında ilk bakışta normal her sene yakalandığımız griplere benziyor. Fakat yüksek ateşiniz var ise veya çevrenizde de bu tarz belirtiler varsa hem kendinizin hem de çevrenizin sağlığı için hemen bir hastaneye,bir sağlık birimine başvurun. Çünkü; medyada çok fazla konuşulunca insanlarda bir tedirginlik oluşuyor. Bu tedirginlikten dolayı insanlarda ters tepki oluşabilir. Hastalığa yakalandığını fark edip hastaneye gitmemek gibi. Sakın böyle bir şeye kapılmayın derim. Şimdi esas konumuza da yavaş yavaş geliyoruz. Şimdi Türkiye’nin coğrafyasının etrafında hemen hemen her ülkede görüldü. Şimdi Irak’da , İran’da görüldü. Pek çok yerde görüldü. Şimdi ”acaba Türkiye’de görülür mü? Acaba Türkiye’de görülecek mi?” Ben bundan daha ötesi bir şey söyliyeyim. Zaten halihazırda bu salgının bir ayağı Türkiye’de yayıldı. Hem de ocak ayından beri. Nedir o ayak? Virüs gibi yayılan yanlış bilgiler. İnsanları paniğe itecek ,insanların korkuya kapılmasına sebep olacak , sürekli gelecek kaygısı duymalarına sebep olacak , huzursuz yaşamalarına sebep olacak bir korku insanlar arasında yayılıyor. Hani bir vesvese diyebilirim buna. Genellikle de komplo teorileri var bu işin perde arkasında. Sürekli komplo teorisi üreten ve bundan ne çıkarı var bilmiyorum ama zevk alan insanlar var. Peki Türkiye’ye tam anlamıyla ne zaman gelecek bu virüs. Allah belki bu virüsü Türkiye’ye hiçbir zaman sokmayabilir. Belki Türkiye’de görülebilir. Bu da mümkündür. Ne yapıcaz? Dikkat edeceğiz.Hem kendi sağlığımıza dikkat edeceğiz.Hem kişisel temizliğimize dikkat edeceğiz. Ama her şeyden öte şunu bileceğiz. ”İnsan bir kere ölür” derler ya hani. Ecel birdir değişmez. Kaderimizde ölüm bir sefer var. Biz bu işin korkusuna kapılırsak , Allah’a tevekkül etmezsek Üstümüze düşeni yerine getirme noktasında tembelliğe düştüğümüz gibi aynı zamanda çok fazla elimizdeki şu hayatın kaçacağına dair bir korku yaşarsın. Sanki hiç ahirete gitmeyecekmişiz gibi , sanki bu dünyada ebedi kalmamız gerekiyormuş gibi bir psikolojiye girersek biz bundan zarara uğrarız. Çünkü bir gerçek var. Evet. Hepimiz bir gün öleceğiz. Belki korona’dan öleceğiz , belki başka bir sebepten öleceğiz bilmiyoruz. Cenab-ı Hak bizim için kader planında bir ömür tayin etti. Ve bu ömür herhangi bir esbap ile bitecek. O yüzden aslında diyorlar ya ”Korkunun ecele faydası yok.” Çok fazla korkuya kapılıp da paniğe kapılıp da insan hayatını çekilmez ve yaşanmaz bir hale getirmesinin de her halde bir mantıklı tarafı yok. Şunu bileceğiz. Hey şeyin dizgini Allah’ın(c.c) elindedir. Biz üstümüze düşeni yaparız. Bunun aşısını , tedavisini tıbben , bilimsel olarak bulmaya çalışırız. Kendi temizliğimize dikkat ederiz ki insanlar zaten baktığın zaman uzmanlar tarif ettiğinde sanki o kişisel temizlik bizzat abdesti tarif ediyor gibi Evet. Bu bizi teşvik etsin. Abdest alalım namaza başlayalım. Çünkü arkadaşlar şu bir gerçek. Bakın kısacık hayatımız için bu kadar paniğe kapılıyoruz. Bu kısacık , hani en fazla yaşayacağımız kaç sene olabilir ki. Bunun da zaten 3’de 1’i uykuyla geçiyor , başka şeylerle geçiyor. Yani kısacık şu dünya hayatımızın muhafazası için bu kadar çalışıyoruz. O hayatımızı koruma , o hayatımızda düzgün yaşamak , zarar görmemek için bu kadar o hayatın muhafazasına koşturuyoruz. E karşımızda ebedi bir hayat var. Sonsuz bir hayat var. Onun muhafazasına , orada saadet içinde yaşamaya neden çalışmıyoruz. Aslında bu bize bir ders veriyor , bir mesaj veriyor. ”Ey insan kendine gel!”diyor. Bak ne kadar aciz olduğunu fark et seni ancak sonsuz kudret sahibi olan bir Allah(c.c) koruyabilir. Ve hayat senin kontrolünde değil. Sen ebedi bir aleme gideceksin. O alemde göreceğin rahat ve lezzet bu dünyada yaptıklarına bağlı. Hakiki lezzet ve saadet hep diyoruz ya kabrin öbür tarafındadır. Onun için çalışmak gerekir. Aslında şöyle kamuoyuna baktığımızda bize bariz bir ders olduğunu görebiliriz. İstikbalde Cenab-ı Hak bizi başka musibetlerle imtihan edebilir. Bütün hepsine karşı bizim Allah’a tevekkül edip Allah’a yönelmemiz gerekiyor. Bunları bir vesile olarak görüp ebedi hayatımıza yatırım yapmamız gerekiyor. Geç olmadan fırsat varken Allah’a koşun ”Fafirrū İlallāh”sırrınca Allah’a firar edin. Allah’a Emanet olun.

Suriyeli Çocuktaki İmana Şok Olacaksınız!

İngilizce

Belief Obedience When a child died or a child was bereaved him parents, him siblings, one of him relatives, (death as a biological reality) how do you explain the child that death? Honestly “your mother will disappear, putrefy, rotten and scorpions, snakes, centipedes will eat her.” Can you say that? But is not it in real life? Science says it. This is the truth. “Your mother will dissociate into atoms. Plant, tree, animal will be manure They will be food for us.” Can you explain like this? What can you bind up his terrifying wounds with? All scientists come together, they can’t give psychological support given to that child by Islam All doctors, psychologists come together, (under the name of science), tell it the truth. They leave the child in torment. Let’s see brothers the influence of belief in the hereafter on a child aged 6-7 with this video. Alhamdulillah, Alhamdulillah! Nothing happened to anyone Because this is the will of Allah, the Lord of the worlds. the Lord of the worlds’s predestination, no one else dies except the ones he wrote. He wrote that three of my siblings will die, they died. May Allah accept them martyr, may have mercy upon. Amin! My sister was with me. I said her, come and ride with me, she didnt come. She didn’t want to ride because the Lord of the world wrote that she would die. He wrote to take her to heaven. He wrote like this. The day my grandma said that to my brother will not you come to us. Will not you come to me? Alhamdulillah , nothing happened to my brother. He is at my grandparents’ house. What did happen to you? My head was completely split like that, they cured my injury. Well, you hadn’t died. Because that was the Lord’s of the worlds will. masha’Allah the Lord of the worlds wrote everythings who will die, who will live. This is Allah’s of One will. One and Only. Yes, One and Only. For example, denial, non-prayer a infidel, so neither maghrib nor isha praying someone. Oh my Allah! I ask for forgiveness from the mighty Allah. Infidel is staying like that. Anyway, he does not care about us… Oh May Allah Allah wrote that he will die. Infidel will go to hell. E.g. Allah has written that a religious believer was going to die too. Where will he fly? He will fly to heaven, won’t he? If Allah wills. If Allah wills. (Inshallah) If Allah wills, we will continue to resist with tenacity at here. masha’Allah Till the end we will continue to resist with tenacity at here. Inshallah. ALEPPO IS OURS! OURS! Here is not bashar’s. Not bashar’s! He is under my foot (slipper), Inshallah. The child is too young. Maybe in Musa(?) ages. They cannot speak 99% of the people who are aware of these events like by this child used words and founded sentences, The Doomsday (Near-death years and days), in Turkey. But what is he saying with him belief in the hereafter and him consciousness? “My sister died, she flied.” Saying. “Allah wrote and willed like that in destiny.” Saying. “What about unbelievers, non-prayers? I’m sorry for them.” Said. “My siblings got rid of the world.” In fact he’s thinking the fate of people who live without praise. Look at the child consciousness. And look at mischief-makers at here. May Allah protect. Now I’m repeating about his consolation “Which science can give consolation?” “Which psychologist can cure to the child?” Look now “It is only with the thought of Paradise that children, who form almost a half of mankind, can endure all the deaths around them, which appear to them to be grievous and frightening, and strengthen the morale of their weak and delicate beings. With the thought of Paradise they find hope in their vulnerable spirits, prone to weeping, and may live happily. The frequent deaths before their unhappy eyes of other children like themselves” -Seeing his sister’s death, he says that my sister, my brother died. “The frequent deaths before their unhappy eyes of other children like themselves or of grown-ups will otherwise destroy all their resistance and morale, making their subtle faculties, such as their spirits, hearts, and minds, weep together with their eyes; they will either decline utterly or become crazy, wretched animals.” -Would that be? Happens. We talk to many atheists, brother. We are talking to children aged 14-15. We talk to atheists aged 30-40 Do you know what is that trauma? They always had family problems while they was young. Dying a close relative. Happening many events like that -giving examples- His psyche begins to be a torment tool. With the thought of Paradise they find hope in their vulnerable spirits prone to weeping, and may live happily. For example, thinking of Paradise, a child may say: “My little brother or friend has died and become a bird in Paradise…” -What did the boy say? Flied to Paradise said. Who is flying? Birds Look at this boy’s consciousness. May Allah destines to us like that consciousness.(Up to %1) Alhamdulillah- “…become a bird in Paradise. He is flying around Paradise and living more happily than us.” “And my mother died, but she went to the mercy Divine, She will take me in your lap and will love me in heaven And I will see my compassionate mommy” For all of these he can live in a manner worthy of humanity. Elhamdullillah t/n: i couldnt be sure some sentences, because of this, i didnt translate.


Arnavutça

IMAN Nenshtrimi Kur nje femije vdes Ose nje femije kur humb nenen bababin apo ndonje te aferin e tij Si do te ja tregosh vdekjen biologjike atij femiut Ne te vertet atij femiut duhet thuhet : Nena yte do te zhduket , do te kalbet , do ta hane akrepet , insektet A mund ti thuash Por raeliteti eshte keshtu Keshtu e thot shkenca Kjo eshte e verteta Nena yte do te ndahen ne atome , do te behet bime , dru , pleh a mund t’ia tregosh keshtu Me qka mund t’ia sherosh ato plaga te tmershme A ka ndonje mundesi Mbeshtetjen psikologjike qe ia jep Islami atij femiut te gjith shkenctaret e botes le te mblidhen nuk mund t’ia japin Le te mblidhen te gjith doktoret , psikologet nuk mund t’ia japin Nese ia tregojne te verteten shkencore ate fimije e len ne vuajte te madhe Ja besimi ne boten tjeter i nje femiut te vogel 6 apo 7 vjet qfar ndikimi ka krijuar ta shohim ne kete video Elhamdulilah , elhamdulilah Askujt nuk i ndodhi asgje Sepse Zoti i boterave Allahu ashtu urdheroi Nuk vdes askush tjeter pervec atyre qe e kane pasur te shkruar nga Zoti i boterave E ka shkruar te vdesin te tre vellezerit e mi dhe ata vdiqen Allahu i befte rahmet dhe i pranofte si shehid ( deshmor) Motra ime ishte me mua i thash eja ulu ngat meje nuk erdhi Nuk erdhi sepse Zoti i boterave e kishte shkruar qe te vdiste E kishte shkruar qe te hyje ne xhenet e keshtu e ka shkruar Gjysha ate dite i kishte thene vellaut tim a nuk do te vini me ne A nuk do te vini afer meje Elhamdulilah vellaut tim si ndodhi asgje Ai eshte tek shtepia e gjyshit Ty qfare te ndodhi Koka kryesisht me ishte plagosur edhe ma mjekuan Po ti nuk paske vdekur Sepse ashtu deshti Zoti i boterave Sy te kam (mashallah) Kush do te jetoje kush do te vdese e ka shkruar Zoti i boterave Kjo eshte deshira e tij (Allahut) Nje dhe tek qe eshte po… Shembull nje mohues qe nuk ben namaz nje kafir, qe se fal as jacine as akshamin ai ben kufer shemull mbet ashtu kafir … sidoqofte neve nuk na intereson per kafiret … Allahu e ka shkruar qe te vdes ai Do te hyje ne xhehenem Shembull e ka shkruar qe te vdes nje besimtar Ku do te fluturoje ? Ne xhenet apo ? Nese do Allahu Me lejen e Allahut ne do te vazhdojme me kembengulje qe te qendrojme ketu Do te qendrojme ketu deri ne fund me kembengulje HALEPI ESHTE I YNI! I YINI! NUK ESHTE I BESHARIT . NUK ESHTE I BESHARIT Nese do te donte Allahu beshari do te ishte nder kemben time Mosha e femiut eshte shume e vogel Ndoshte ne moshen e Musaut Fjalet qe i perdor ai femij Ne kohet e fundit 99% e njerzve qe jetojne ne Turqi te informuar nga kjo gjendje nuk mund te flasin keshtu Por besimi i atij femiut per boten tjeter qfare thot vellau im vdiq ai fluturoi Allahu e ka caktuar Allahu keshtu ka dashur thote Po ato qe mohojme thote ato qe nuk falin namaz Mua ato me dhimbsen Vellezerit e mia shpetuan nga kjo bote Po ato qe mbeten ne kete bote e nuk jane falenderues qfar do ti ndodhe atyre mendon Shikoje diturine e ketij femiut dhe njerzve qe jane ketu Allahu na ruajte Tani ne lidhje me kete d.m.th ngushlimin e ketij femiut po e perseris cila shkenc mund te ia jep Cili psikolog mund t’ia jep’ate tajtim Femijet te cilet e perfaqesojne nje te katerten e njerzimit mund te jetojne si njerez me besimin e botes tjeter Dhe pajen njerzimin mund ta mbajne vetem me kabrijet Apo po te mos ishte besimi i ketij femiut per boten tjeter po te mos ishte ajo dije Duke fjetur I dorezuar ne shqetsime Me lojerat Femijerore do ta kishte jetuar nje jete te prape Sepse cdo moment rreth tij duke vdekur femij sikurse ai Shif e she vellaun motren e tij te vdekur Cdo moment duke vdekur femij sikurse ai Tek imani i tij fisnik Ne mendjen e tij dhe deshirat e medhoje qe i mba ne zemren e tij per te ardhmen te paarsyeshme , te padurueshme , qe ndjehet shpejt , qe shpejt dorezohet , i krijon nje tejesir te tille qe jeta dhe mendja e tij atij femiut te pafuqishm mjet denimi dhe kur do ta torturoje a behet keshtu , behet me shume ateiste flasim vellezer , flasim edhe me femije 14 dhe 15 vjec Flasim edhe me ateistin 34 vjec a edi cila eshte ajo trauma qe e ka kaluar Te gjithe problemet familjare qe i ka kalur si femije qe e ka humbur ndonje te afert shum ndodhin kesi lloj gjerash ja ndodhi keshtu , ne familje me dodhi keshtu , pesova ndeshje , ashtu keshtu ajo mendje fillon te behet mjet vuejtes Ne kete koh te tille siq jeton ky femije me mesimin e imanit te botes tjeter Keto shqetesime qe jane fshehur nder lodra per te mos i pare nje gezim dhe nje gjeresi e ndjen dhe thote ky vellau im apo shoku im vdiq , u be nje zog i xhenetit . Qfar tha fluturoi ne xhenet apo , kush fluturon ? Zogjte. A e shihni kete ndergjegje te keti femiut , Allahu na mundofte te pakten 1% te ndergjegjes te ketij femiut o vella , Elhamdulilah u be nje zog i xhenetit , ben qejf me mire se ne dhe shetitet dhe nena ime vdiq por shkoi ne meshiren hyjnore perseri do te me mare ne preher ne xhenet do te me doje do te rrij me vellaun motren time do te flas dhe me deshiren qe ta shohe nenen e tij te meshirshme jeton me nje humanizm qe i takon nje njeriut . Elhamdulilah Nje fjale e ahiretit e ndalon kete femije nga nje gjendje te ketille te keqe Abonohu ketu

2020 Mayıs’ta Büyük Deprem Olacak Mı? Kehanetleri Tutan Kitap!

Birkaç gündür sosyal medyada, özellikle whatsapp’da bir görsel dolaşıyor. Bize atıldı ve insanlar deli gibi merak ediyor. Acaba bu gerçek mi? Fotoğrafta olan kitabın aslı nedir? Kaynağı var mı? Gerçekten de mayıs ayında insanlığın 3’de 1’ini öldürecek büyük bir deprem gelecek mi? Sizin için araştırdık ve sonuçlara ulaştık. İnsanoğlu en zor imtihanlardan birisini veriyor. Bir milletin değil, tüm dünyanın çaresizce bekleyişi ve umudunu görüyoruz. Her şeyin başlangıcı olduğu gibi bir de sonu vardır. Peki milyar yaşında olan dünyanın artık sonuna mı gelindi? Bitmeyen depremler, krizler, yanardağ patlamaları, çekirge istilaları, yangınlar, seller, kabe ve camilerin kapatılması, son olarak binlerce kişinin ölümüne sebep olan ve tedavisi olmayan korona musibeti ile dünyanın sonuna mı gelindi? Evet, son günlerde kıyamet ve kehanetler çok konuşulmakta. Bu ikisinin bizim için önemi nedir? Biraz bunlardan bahsedelim Sosyal medyada birtakım, gelecekten haber veren kitaplar, metinler dolaşıyor. Bunların doğruluğu tartışılır, gaybı Allah(c.c) bilir. Bunlardan bir tanesi ”Kehanetler” isminde bir kitap. 2005 basımı, 2100’e kadar olacak olan olaylar ile ilgili tahminlerde bulunmuş. Kitabın diğer tahminleri isabetli olmasa da, 2020’lerde akciğer hastalığına, zaturreye yol açan bir salgından dolayı herkesin maskeyle, eldivenle dolaşacağı iddiası var. Ve bu kısım şaşırtıcı biçimde bugün onları yansıtıyor. Fakat 10 yıl süreceğini Sebebininde tedavisininde bulunamadan Kendiliğinden yok olacağını söylemiş Elbette şunu söylemekte yarar var Piyasada yüzlerce, binlerce böyle geleceğe dair tahmin yürütenler komplo teorileri yürütenler var Virüs salgını ile ilgili oyunlar filmler yapılıyor yıllardır Elbette birileri yılıda tutturmuş olabilir Ama o kişinin Gaybtan haber verdiği anlamına gelmez Yani hemen mistik bir hava oluşturupta kapılmayalım Gaybı sadece Allah’ın bildiğini unutmayalım Herşey Allah’ın dizgininde O istemedikçe hiçbir şey olmaz Bir diğeride son zamanlarda sosyal medyada dolaşan Özelliklede Whatsapp’da herkesin birbirine attığı bir paylaşım Özellikle babannelerimiz mübareklerinde Bu platformu kullanmaya başlamasından bu yana bu tarz bilgiler Virüsten çok daha hızlı yayılıyor Paylaşımı sizde görmüşsünüzdür Ahbaruzaman isminde bir kitaptan alıntı yapıldığı iddaa ediliyor Kitabın yazarının da İbrahimin Salûkuye deniliyor İki rakam eşit olunca, o zaman hastalığı yayılınca, hacılar ziyaretten men edilince Velveleler gizlenince, çekirge istilası olunca Rum Meliki ani bir hastalıkla ölünce Kardeş kardeşten korkunca Çöldeki yahudiler gibi olduğunuz zaman Fiyatlar yükselip işler kesata uğradığı zaman Çocukların saçlarını ağartan insanların 3’te 1’inin öleceği Temelleri yıkan Mayıs depremini bekleyin Şimdi biz araştırdık, böyle bir müellif yok Böyle bir yazar ismi yok Ahbaruz Zaman isminde iki eser var. İslam Kütüphanesinde onlarda bu tarihten çok alakasız zamanlarda ve kehanet değil tarih kitabı yani Geleceğe değil geçmişe yönelik bilgiler ihtiva ediyor Kavlike Arapça metin kısmında Sayılar Arapça yazılmamış Resmen okuyan kişi gizemi görsün Arapça anlamıyorsa bu rakamdan hemen inansın diye Bizim sayılarımız kullanılmış Gördüğünüz üzere şuan olan her hadise yazılmış Taki şunu diyelim Aa buraya kadarkiler oldu demek ki isabet etmiş Bundan sonrakilerde olacak Aa acaba Rum Meliki ABD başkanı mı Yoksa eski Arap Anadolu’ya bizimkiler Rumeli derdi Bizim Ükemizden mi bahsediliyor diye düşünsün istenmiş olabilir Ve bunu yazan kimse geleceğe yönelik Korku pompalamaya çalışıyor olabilir Mayıs’ta büyük deprem olacak vs. diyerek Panik oluşturulmak isteniyor Bundan iyi niyetli olmadıkları görünüyor Size tavsiyemiz sakın böyle şeylere inanmayın Sizin duygularınızı suistimal etmek sizi paniğe düşürmek isteyenlere Asla fırsat vermeyin Herşey Allah’ın dilemesiyle olur unutmayın Bize düşen sadece tedbir ve tevekküldür Ve eğer gerçekten kesin haber almak istiyorsanız Buna yönelik zaten haberler verilmiş Ve bu haber inanlar için müjdelidir İnanmayanlar için dehşet verici,düngeli ve uhrevi hakimiyeti var İnsan ne garip bir varlık değilmi.Kehanetleri merak ediyor,evet İnsanlarda en kuvvetli damarlardan birisi meraktır Şu kısacık dünyadaki geleceğini ne kadar merak ediyor Ama şu dünyanın peşinde Ebedi yaşayacağı ahireti merak etmiyor Orada başına neler gelecek akîbetinden endişe etmeyenin akîbetinden endişe edilmez mi? Bir tatile daha giderken kaç tane bavul hazırlayan Evraklar hazırlayan insan ahiretinde ne kadar hazır (ne diyon la?) (Yanda yazılanları okuyor) (Yanda yazılanları okuyor) (Yanda yazılanları okuyor) (Yanda yazılanları okuyor) (Yanda yazılanları okuyor) Başına ne geleceğini öğrenmek için birisine tüm servetini dahi verirsin Peki Resûlullah bizleri ahiretten geleceğimizden haber vermiyor mu? Eğer Allah’ın emirleri dairesinde Helalleri gerçekleştirirsek bizi karşılayacak saadetten bahsediyor Geleceğini merak ediyorsan şimdiki amellerine bak sen hep kıyameti merak edip duruyorsun Kıyamet ne zaman diye soruyorsun Şimdi de biz soruyoruz.Peki sen kıyamete HAZIR MISIN?

İDDAA VE SAYISAL LOTO OYNAYANLARA MÜJDE!

Yeni yıla yepyeni bir sayfayla başlamak istiyoruz. Eski hayatını geride bırakıp tertemiz bir geleceğe başlamak Borçsuz, faizisiz ve günahlarına tevbe ederek. Yoksa şeytanın koluna girip Allah’a isyan ederek mi? İlk amelin günahların en çirkini olan kumar mı? Ne dehşetli ve ne çirkin bir hal? Piyango kuyruklarında yüzbinlerce hatta milyonlarca insan Yaşlısı genci herkes Ve çoğu müslümanlardan var Hırs, tamah açgözlülük ile herkesin kendini masumca göstermesi ne acı O kuyruklardaki insanlara soruyorlar haram değil mi bu yaptığınız? Allah Kuran’da yasaklamamış mı? Bu şeytan işidir vazgeçin almayın diye uyarıyorlar Umrunda değil ki kimsenin o söylenen ayetler Ey İman Edenler! İçki,kumar,dikili taşlar(putlar) ve fal okları şeytan işi birer pisliktir; bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi? Diye Cenab-ı Hakk’ın bizleri uyardığını unuttuk mu acaba? Yoksa kulağımızı mı tıkadık? Devekuşu gibi davranıp kanadın var uç denildiğinde Ben deveyim Madem devesin yük taşı denildiğinde ben kuşum diyerek alay eder gibi Kendi nefsinin istedği tarafa olayları çeker gibi Allah’la alay mı ediyorsun sen? Haram dediğine helal demeye mi çalışıyorsun? Ya da biz de biliyoruz haram olduğunu, biz de biliyoruz o ayetleri ama diye başlayan Boş nefis avukatkatlıkları… O pis hırs ile haram malı kabul eden Maalesef kaza belayı kendine celb ediyor Kazanmayı emel ettiklerine bedel kaybettiklerin ne olacak? o pis hırs ile 30-40 yıllık bir hayatın rahatı için Sonsuz ebedi hayatını tehlikeye atmak akıl karı mı? Cenab-ı Hak bize seslenmişti di mi? Yâ eyyuhâllezîne âmenû mâ lekum Ey İman Edenler! Size ne oldu? Ne oldu bize? Harbi ya bize gerçekten ne oldu? Bize ne oldu da dünyayı ahirete tercih eder olduk? Diye Cenab-ı Hakk bize sesleniyor Buarada bak sana ne diyeceğim İyi dinle Ebu Cehil’i biliyorsun İslam düşmanı Peygamber Efendimiz’in(sav) en büyük düşmanı Allah’ı inkar etmemişti İsim ve sıfatlarında hata yapıyordu ve sapkınlığa gitmişti Taptığı putlar vardı çünkü Ayetleri işittiği halde gördüğü halde inkar etti Bence senin ondan bi farkın olmalı Çünkü acaba dilin ile diyemediğini halin ile demiş mi oluyorsun? Allah’ım sen kumarı yasak ettin ama kusura bakma rızkımı sen mi veriyorsun? Geleceğimi sen mi temin ediyorsun? Benim hastam var şifayı sen mi veriyorsun diyerek Rezzak ve Şafi ismini o piyango biletine, şans oyunlarına veriyorsun farkında mısın? Bir de buna ‘Nimet Abla’ diyorsun ? Vay be haram olan paraya da Allah’ı ortak ediyoruz ya Hatta çıkması için ‘İnşallah’ bana çıkar diyerek ortak ediyoruz ya Söylesene senin Ebu Cehil’den farkın olmalı değil mi? Allah var deyip yokmuş gibi hareket etmek Soruyorum sana imanın hangi şartında var? Bir Allah var demekle sen inkar etmemiş oldun Peki haram olduğunu bile bile pişmalık hissetmeden Bu şeytan işi olan kumara yönelmen ile Hakiki iman etmiş oluyor musun? Çünkü öyle biliyorum ben Büyük günahları serbest işleyip pişman olmamak Tövbe etmemek O imandan hissesi olmadığa delildir diyor Bediüzzaman Hatta şöyle ki; Büyük günahlar münafıkları rahatsız etmez. Bence bu günah seni rahatsız etmeli Çünkü hangisine sorulsa herkes alıyor Ben de herkes gibiyim diyor O yüzden diyor ya Deme ben de herkes gibiyim. Herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder Musibetlerde sıkıntılarda beraber olmak denilen teselli ise Kabrin öbür tarafında beş para etmez Şimdi sana bu yönden destek verenlere sorsana; Ölümü öldürebilmişler mi? Kabir kapısını kapatabilmişler mi? Her gün 300 bin insanın ölüm var diyişini yalanlayabilmişler mi? Allah’ın karşısında şu pis günahtan dolayı Şu günahlardan dolayı Seni savunacaklarına söz mü verdiler? O zaman kanaatsizlik etme İktisatla kısmetine razı ol ki rahat edesin Dünyanın az bir haram malına mukabil Ebedi hayatını kaybetme kaybettirme O yüzden dostlar Ben ya işte aldım ama zaten bana çıkmaz ki diyerek Kendini masum gösterme Senin o günaha doğru meyletmen ve onu alman Sadece çıkınca günah olarak yazılmayacak Alman yeterli zaten ve ona meyletmen yeterli O yüzden bu videoyu Piyango almasan dahi paylaş ki Alanlara ve alma niyetinde olanlara ulaşsın Selametle