Eşcinsellik; genetik mi, tercih mi?

Kendi ülkende, düşmanı dışarıda arama! Kendi ülkende seni anlamamış, senden kopuk, kalbi gavur tarafında binlerce İnsan var. Kalbi gavur tarafında! Çıkmış feminist diye bir grup geçen hafta. Bütün sosyal medya bununla çalkalanıyordu, bütün haberlerde bunlar var. Feministler… Bir yazılar, bir yazılar… Yani erkekliğimden utandım. İnsanlığımdan utandım. Cinselliği kullanan öyle bir pankartlar yapmışlar ki böyle. Bunlar nasıl kadın ya diyorsun, bu nasıl iş diyorsun? Eş cinselliği meşru ve normal olduğunu söylüyorlar kardeşler! Eş cinselliğin normal olduğunu söylüyorlar bunlar. Arkadaşlar; erkek var, kadın var, üçüncü cins yok. Ama şu anda ülkemizde bile üçüncü cinsi pompalamak istiyorlar. Üçüncü cins diye bir şey var, bunları normal görün. Bu bir tercih değil, bu bir yaratılış diyorlar. Hayır! Kardeşler, üçüncü cins yaradılış değildir, tercihtir tercih. Bunlar bunu tercih etti. Olayı çok basit bir şekilde ALLAH’ ın ayetleriyle delillendireyim. ALLAHU TEÂLÂ, Lut kavmini neden helak etti? Çünkü eş cinsellik yaptılar. Erkekler kadınlarını bıraktı, kadınlar kocalarını bıraktı. Sevici oldular. Kadın, kadına biz bize yeteriz dediler. Kadın, kadına ilişkiye girdiler. Erkekler de, kadınlarımıza gerek yok dediler, onları bıraktılar. Erkek, erkeğe ilişkiye girdiler. Daha önce hiç bir kavmin yapmadığı bir işi yaptılar. ALLAHU TEÂLÂ, Lut Aleyhisselam’ı peygamber olarak gönderdi. Tebliğ etti, uyardı. Dinlediler mi ? Dinlemediler! Sen şimdi orayı terk et, orayı bırak, dedi O kavimle benim aramdaki hükümden sen çıkman gerekiyor, arkana bile bakma, dedi. Lut Aleyhisselam’a tıpkı Nuh Aleyhisselam’a söylediği şeyin aynısını söyledi. Ve ALLAH bu kavmi helak etti mi etmedi mi? Sorum şimdi basit. Eğer üçüncü cins varsa, bu bir yaratılışsa, ALLAH zalim midir ki yaratılışı böyle olan insanları helak etti? ALLAH’a kim zalim diyebilir? Bunlar bunu tercih ettiler. Tıpkı arabayı çalmayı tercih eden adamın hırsızlığı gibi. Bu adam şunu diyebilir mi? Ya ben böyle yaratılmışım, ne yapayım hırsızlık benim genimde var. ALLAH beni böyle yaratmış, o yüzden hırsızlık yaptım, arabanı çaldım. Dese sen bu adama ne dersin? Önce bir güzel döversin, sonra polise teslim edersin. Bu bir tercihtir, eş cinsellikte bunun gibidir. Bilimsel delilini vereyim ben size bunun. Bilimsel delili çift yumurta ikizleridir. Aynı annenin karnından, tek yumurtadan ikiz çocuk ortaya çıkıyor. İkizlerden bir tanesi eş cinsel oluyor. Diğer kardeş eş cinsel olduğu için bu kardeşten tiksiniyor ve kardeşiyle bağları tamamen kopartıyor. Madem bu genetik, doğuştan itibaren böyle, niye ikinci kardeş eş cinselliği seçmiyor? Tam aksine onunla irtibatı kopartıyor. Bilimsel olarak da çok açık ve net bir delil getirdim, çok açık. Hem KUR’AN’dan delilini verdim hem de bilimden delilini verdim. Artık bundan sonra da üçüncü cinsi kabul ediyorsan senin genlerinde bazı sorunlar var. Senin akidende bazı sorunlar var. Sen İslam’a karşı bir tavır takınmışsın, İslam’a karşı bir hamle yapıyorsun. Hayır, Müslüman kardeşim hayır! Sakın ola ALLAH’ın yanlış yarattığını, eksik yarattığını, arızalı yarattığını iddia etme! Arıza senin yapışında olur. İnsan yapar, yaratamaz. Yapar, imar eder. Arıza senin imar etmende olur. ALLAH’ ın yaratışında arıza, hata olmaz. Ve O iki cinsten bahsediyor, üçüncü cins yok! Erkek ve kadın. ”Sizi tek bir nefisten yaratan ve peşinden onun özünden eşini var eden ALLAH’dır.” (Nisa, 1; A’râf, 189) Ayet böyle söylüyor. Ve sen belli başlı bahanelerle bunun üstünü örtüp, üçüncü cinsi de meşru göstermeye çalışıyorsun. Çizgi filmler veriyorlar. Çocukları eş cinselliğe alıştırmak için çizgi filmler, oyuncaklar… Yavaş yavaş bunu pompalamaya çalışıyorlar. Devletimizin de bu konuda uyanık olması lazım. Kitapları, ilkokul kitaplarını, ana okulu kitaplarını incelemesi lazım. Eş cinselliğe sevk eden resimleri, çizgi filmleri yürürlükten kaldırması lazım. Bu milletin menşeiyle, damarıyla oynamaması lazım. ALLAHU TEÂLÂ başımızdaki insanlara da izan versin. Zekâ, akıl fikir versin İNŞALLAH. (Amin) Amin ya Muin.

Adnan Oktar örgütü çöktü! Kedicik her şeyi itiraf etti!

Herkes gittiği yolu çek edecek. Benim gittiğim bu sohbet meclisi: 1-İslama uyuyor mu?, 2-Ehl-i sünnet mi ehl-i bid’at mı? Vehhabi seleficisi var, şiicisi var, mealcisi var, sahte peygamberi var, sahte mehdisi var. Muhammed aleyhisselam on dört asır önce söyledi: ”Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak, yetmiş ikisi cehennemde.” Bunları kontrol edeceksin, çek edeceksin. Ben nereye gidiyorum. Ben kimden ilim öğreniyorum. Kedicik her şeyi anlattı: ”Çıplak namaz kıldırmışlar.” Biliyorsunuz, fetöcülerde üç noktaya bakarak namaz fetvalarını burada anlatmıştım. Askerlere, avukatlara, hakimlere fetva vermiş hocaları. Namazları üç noktaya bakacaksınız orada, olduğunuz yerde bakacaksınız böyle üç noktaya 1- kıyam, 2- rükû, 3- secde. Tesbihatları içinizden söyleyeceksiniz. Abdest almakta suya gerek yok, botları falan çıkartmaya gerek yok; duvara elinizi sürün, teyemmüm edin yeter. Gizleyin kendinizi diye Allah’ın dinini tahrif ettiler. Bunlar ne yaptı? Bunlar bir adım ileriye gitmiş Adnan grubu. Çıplak namaz kılabilirsiniz. Fantezinin bir üst kademesi artık. Fanteziler devamlı artıyor. Subhanallah! Allah’ım ya Rabbim. Milliyet’ten aldım bu haberi. Adnan hoca soruşturması bütün hızıyla sürerken bu yapıya ilişkin geçmiş dönemde açılan soruşturmalardaki bilgiler de ortaya çıkmaya devam ediyor. Adnan Oktar ve adamları hakkında açılan ancak 2013’de zaman aşımından düşen davanın dosyasındaki gizli tanık ifadeleri örgütün o dönemdeki faaliyetlerinde ışık tutar mahiyette. Biliyorsunuz, 2013’te buna bir daha açtılar. Şikayetler, toplamaya çalıştılar bilgileri, yeterli gelmedi. Yargıda bir çok hakimi ve avukatı olduğu için zaman aşımına uğrattı, farklı davalar açtı. Kendisine dava açanlar aleyhine. Zaman aşımına uğruyor, çakıştırıyor davaları, zaman geçiyor beş sene ve davalar düşüyor; sistemi bu. Bu olmasın diye bir daha bu sefer devlet yetkilileri daha sistemli, daha ince teknik takip yaptılar. İki yıldan beri araştırmışlar, bütün bilgileri, delilleri toplamışlar, bütün ifade ve şikayetleri birleştirmişler ve davayı şimdi açtılar. Ben üç dört tanesi okudum en çarpıcı olanı, en şaşırdığımı buraya getirdim gizli tanık ifadesi. Cemaatin içinde bir süre kalmış ve kaçmış. Bu soruşturmada üç numaralı gizli tanık olarak ifaden veren bir mağdur, Adnan hoca grubunun içinde kaldığı dönemde yaşadıklarını bütün ayrıntılarıyla anlatıyor. ”Telkinlere inandım.” İfadelerdeki detaylar yapılanmanın içendeki çarpık ilişkileri ve yapının nasıl işlediğini de ortaya koyuyor. Örgüte çocuk yaşta girdiği anlaşılan ve örgüt içindeki kırktan fazla kişiyle ilişkiye girdiğini söyleyen gizli tanığın ifadeleri şöyle. Bu kız örgüte giriyor çocuk yaşta sonra kırktan fazla erkekle ilişkiye giriyor. İfadeye başlıyor: ”On altı yaşımdayken sonradan Adnan hoca grubundan olduğunu öğrendiğim bir şahısla tanıştım.” ”Bana dini telkinlerde bulundu, ibadet etmem gerektiğini ve bu ibadeti herkes tarafından bilindiği şekilde değil de günde iki vakit; sabah akşam ikişer rekat halinde ve her rekatta birkaç kelime söyleyerek yapabileceğimi söyledi.” Sapıklık, bir. Normal, aklı başında bir müslüman olsa biraz sohbet dinlemiş, biraz kitap okumuş, biraz mürekkep yalamış bir müslüman olsa bu kendisine ibadet etmesi gerektiğini söyleyen kişiye ne der? Tamam. İbadet önemli bir şey yaratılış gayemiz. Peki, nasıl ibadet etmem lazım? Ne diyor: İbadet, böyle insanların yaptığı gibi değil günde beş vakit falan yok ibadet. Bu, yanlış. On dört asırdan beri gelen ibadet sistemi yanlış. Bizim hocamızın ve bizim yaptığımız gibi ibadet yapacaksın. Nasıl yapacağız? Sabahleyin bir namaz, akşamleyin bir namaz. Birkaç kelime bile şükretsen, orada bir şeyler söylesen sen namazlarını kıldın mı kıldın, Allah seni sever diyor. Bu kardeşimiz, bu kız kardeşimiz biraz akıllı olsa yahut da etrafından birisine danışsa ya böyle bir namaz var mı hocam? Bir mesaj gönderse ya. Kardeşim, böyle bir sapıklık yoktur, kaç. Size dünyada kim diyorsa ki namaz beş vakit değildir üç vakittir, namaz iki vakittir. Vallahi Allah’ın ve peygamberin yolundan sapmıştır. On dört asırlık dini değiştiriyor demektir. Hatta çırılçıplak da yapabileceğimi söyledi. Bak! Bak! “Senin kalbin temiz olsun, için temiz olsun yeter ki namazı kılmak iste, çırılçıplak bile olsan namazı kılabilirsin.” demişler. Peki, İslamiyet’in hükmüne bakalım. Bir kadın tesettürünü giydi namaz kılarken, biliyorsunuz, kadınlar dış elbisesi giyerler, hatları belli olmayacak şekilde giyinirler, saçlarının tamamı kapalı olmak zorundadır, saçının bir kısmı bile görünse namazı bozulur; iade lazımdır. Kadın, diyelim ki namaz kılarken namazı bitirdi. Bir baktı saçının bir kısmı açıkmış; aynada gördü, gider hemen namazını iade eder. Olay, bu kadar ciddi iken bu, ne diyor? Çıplak bile kılabilirsin, Allah ona bakmaz. Oooo ne kadar güzel. Sevgi dini. Bizim dinimiz sevgi dini. Vay be! Bana mantıksız gelmişti ama yapılan telkinlerle ben de buna inanmaya başladım. Başlangıçta mantıksız geliyor ama sonra devamlı telkin, öbür genç geliyor böyle söylüyor, biliyorsunuz, Adnan Oktar grubunda on beş yirmi tane genç var: kız tavlama grubu bunlar. Bunların tek bir işi var, çalışmazlar. Gençlere altlarına en kaliteli arabalardan Yahudilerden aldıkları paralarla (en büyük maddi desteği Yahudiler veriyor), birer tane en pahalı saat, en kalite takım elbiseler ve en üst kalite arabalar. “Bunlarla gezeceksiniz. Okul giriş çıkışlarına bakacaksınız, dershane giriş çıkışlarına bakacaksınız, özellikle zengin kızları, bunları tavlamaya çalışacaksınız.” diyorlar. On altı yaşında kıza gelmiş arabasıyla bir iki tur atmış, yemeğe çıkartayım, kahve içelim falan kızı tavlamış. Peşinden de dini yüzünü kullanıyor. Bu gibi yapılar insanların kalbine girebilmek için, etki edebilmek için dini kullanıyorlar. Hocam, neden din konusunda hassasız? Çünkü Allah bizi dini arayış içinde yarattı. Dünyanın neresinde olursan ol, hayatında hiç İslam namına, din namına bir şey duymamış ol, kalbinde bir yaratıcıya açlık hissedersin. Ruhunda var bu açlık, Allah bizi böyle muhtaç yarattı. Muhakkak bir arayış içindeyiz. Allah bize her şeyi vermiş olsun, bütün nimetler önümüzde olsun, tatmin olmayız. Çünkü biz Allah’a kulluk için yaratıldık. Bu, içimizdeki boşluğu ya hak din İslamı yaşayarak dolduracağız ya da böyle sapık sapık cemaatlere, tarikatlara gireceğiz ve ebedi hayatımızı helak edeceğiz. Erkek arkadaşımın telkinleri sonucunda kendisinin grubundaki diğer arkadaşlarıyla birlikte olmamın sevap olacağına inanmaya başladım. Arkadaşı şimdi buna ne yapıyor: üç gezme, beş gezme cinsel ilişkiye giriyorlar. Sonra, artık şimdi benim cemaatimdeki diğer erkeklerle de cinsel ilişkiye girmen lazım, bu çok sevaptır. Nikahsız bir şekilde cinsi münasebet zina mıdır? Kur’an’da büyük günahlar anlatılırken zinadan bahsedilir. Her günahtan kaçın der Allah. Her günahı yapmayın, haramdır, cezası vardır der, zina için sadece der ki: “Yaklaşmayın.” Kaçın falan demez, yaklaşmayın bile. Çünkü onun yanına yaklaştığın anda mıknatıs etkisinin, o cinsel çekimin seni içeri düşürmesi ihtimali çok yüksek olur ve düşersin. Hacısı, hocası bile düşer. Bu yüzden ne yapacaksın? Uzak duracaksın, yaklaşmayacaksın. Bu ne yapıyor? Bir kere o çocukla zina ediyor, artık bir kere kapı açıldı diyor, nasılsa bir kere zina ettik. Devamlı zinanın peşi sıra devamlı geliyor. Sonra onunla bitmiyor. Benim cemaatteki diğer kardeşlerle de zina et. Bunlar, senin ahiret kardeşindir. Çok büyük sevap kazanacaksın diyor. Hastalık kaptım. Bu dönemde arkadaş grubunun üyesi olan birçok kişiyle çeşitli şekillerde ilişkiye girdim. Çeşitli şekilleri artık hayal gücünüze bırakıyorum. Her şekilde ilişkiye girmiş. Bu ilişkiler sebebiyle cinsel hastalıklara yakalandım. Farklı farklı insanlarla. Neden İslam tek evliliği tavsiye ediyor? Hastalık kapmamamız için, sağlık açısından da bu en önemlisi. Allah, Kur’an’da tek eşliliği tavsiye eder. Çok eşlilik ancak bir ruhsattır. Sıkıntı olursa, hanımında bir hastalık olursa. Cinsellikten kesilirse zinaya düşmemen için adaleti sağlayabileceğine inanıyorsan ikinci bir hanım alabilirsin. Büyük şartları var, ağır şartları var. Bu yüzden yüz tane Müslümanın doksan sekizi tek eşlidir. Hastalıklara yakalandım. Tedavi gördüm. Bu hastalıklara diğer bazı kızlar da yakalanmıştı. Doktor, bu hastalığın sebebini çok eşlilik olarak açıklamıştı. Grubun içinde cariye olarak bilinen kızların evine gidip gelmeye başladım. Abi olarak nitelendirilen Adnan hocanın yazdığı iddia edilen kitaplar sürekli okutuluyordu. Ben on beş yirmi sene kadar önce (o zaman Adnan diye ismi yoktu, Harun Yahya diye isimler vardı. Kitaplar basılıyor ve ücretsiz dağıtılıyordu her tarafta.)… …elime bunun yedi sekiz tane kitabı geçti ve hepsini okudum. Kardeşler, kitapları tamamen ehl-i sünnet alimlerinin kitaplarından, nakillerinden oluşuyor. Ehl-i sünnet alimlerinden ne okuduysam bunun kitaplarında da nakilleri gördüm, hep oradan almış, alıntılar yapmış. Hiç bize aykırı bir şey yok. Ama son dört beş seneye geldiğimizde adam tamamen bir evrim geçirdi, cemaat tamamen bir evrim geçirdi ve dış güçlerin maşası haline geldi tamamen. Kardeşler olarak nitelendirilen grubun evlerinde de sürekli ilişkiler oluyordu. Buradaki falanca falanca adlı kızlar da aynı şeyi yapıyorlardı. Tevrat, Antalya’dan çıkacak. Adnan hocadan yüz senede bir gelen kurtarıcı olarak bahsediliyordu. Biliyorsunuz, kendi cemaatinin içinde bu adama ne diyorlar? Mehdi. Spiker diyor ki buna: “Sen, mehdi misin?” “Hayır ama öyle diyorlar.” diyor. “Ben mehdiyim demiyorum ama bana da öyle diyorlar” diyor. “Bakın mesela alnım şöyle, gözüm böyle, duruşum şöyle.” diyor. Yani ben istemem ama yan cebime koy demek gibi. Ben demiyorum mehdiyim ama sen diyorsan da olur yani, olur yani. “Ne bir ayete uyuyor ne bir hadise uyuyor, ben mehdiyim.” diyor. Yüzyılda bir gelen kurtarıcı! Erkeklerle ilişkilerin kardeşlere ve Adnan hocaya itaatin bir gereği olduğu, bunun bir hizmet olduğu ve karşılığının da öbür dünyada görüleceği söyleniyordu. Fetöyü hatırlayın. “Halkı öldürürseniz hem onlar şehit olur hem de siz, bu öldürmenizin karşılığında öbür dünyada büyük mükafatlara nail olacaksınız.” demediler mi bunlar on beş temmuzda? Emirler gelmedi mi komutanlarından? Büyük mükafat var, öldürebildiğiniz kadar öldürün. Tankların altında yüzlerce adamı ezmediler mi bunlar? Arabaları falan eziyorlar, o görüntüler gözümün önünden gitmiyor. Koca tank arabanın üstünden geçiyor, arabanın yarısında insanları eziyor, öbür yarısında kalanlar ezilmiyor. Sağ tarafında ezilen arkadaşını görüyor, paramparça olmuş, tank ezmiş. Bunları, Allah rızası için yapıyorlar kardeşler! Tıpkı vehhabi seleficilerin Allah rızası için canlı bomba olması ve müslümanları katletmesi gibi. Allah rızası için! Onların arasından ayrılanın da cehenneme gideceği söylenerek sürekli baskı yapılıyordu. Hangi cemaat size diyorsa ki: “Bizim cemaatten ayrılırsan cehenneme gidersin.” Bu, cemaat değildir artık. Artık mafyadır o. Mafya! Bu işi mafya yapar. Bizim gruba girersen bir daha çıkamazsın. Bunu mafya yapar. Dünyada sadece senin cemaatin mi var ya? Muhammed aleyhisselama tabi oluyorsa, onun ümmetiyse, ehl-i sünnet olan hangi cemaate gitse kurtulur. Kur!an ve sünnet bizi cemaatlere sevk eder her zaman ama ille bu cemaat demez. Kur’an ve sünnete uysun, bulun orada, kurtulursun. Ama orada anlaşamadığın bazı insanlar var, ayrılırsın başka bir cemaate gidersin. Kriter şudur: ehl-i sünnet olsun yeter, kurtulursun. Doğru yerdesin. Ama bulunduğun yer sana diyorsa ki: “Bizim cemaatten ayrılırsan ayvayı yedin, kesin cehennemdesin.” Sen, sapık bir yerdesin, sapık bir yerdesin. Grup üyelerine ağırlığın cinselliğe değil dini bilgilere verilmesi gerektiğini söylediğimde, abinin bu konuları daha iyi bildiğini, sadece itaat etmem gerektiğini söylediler. Şimdi kız da tereddüt ediyor: boyuna ilişkiye giriyoruz bu nasıl tarikat ya, boyuna zina yapıyoruz ya. Daha fazla biraz sohbet edelim, biraz bir şey yapalım, dini bilgiler konuşalım. Hayır, bizim hocalarımız bu işi daha iyi bilir, bunda büyük bereket var, sen gel benimle. Allah’ım yarabbim. Oyuncak ettiniz Allah’ın dinini, oyuncak ettiniz. Lüksün cazibesi. Evlerdeki koltuklar, genelde altın varaklı aynalar, plazma televizyonlar, şirketlerde de genelde deri koltuklar kullanılarak lüks ve cazip bir hava oluşturuluyordu. Özellikle yatak odalarında, yatağın karşısında aynalı bir dolap olurdu. Yatağın tam karşısında aynalı bir dolap oluyormuş. Kişinin kendi boyun bölgesi ve bazı mahrem noktalarına bakması haram kabul edildiğinden, bu bölgelerin ancak aynaya bakılarak görülebileceği söyleniyordu. Kendi boynuna bakması kişinin haram mıdır kardeşler? Değildir. İslamiyette böyle bir şey yok. Nereden çıktı bu? Ama aynadan bakıyorsan o zaman helalmiş. Yani kendi boynuna bakmak, kendi bazı bölgelerine bakmak haram ama aynadan bakıyorsan helal oluyormuş. Sapık sapık fetvalar. İslamı bilmezsen din uydurursun. Dine uymazsan din uydurursun. Bir gün Orta Doğuya hakim olunacağı, Antalya bölgesinden Tevratın en eski halinin çıkacağı, bunun da bizim kutsal kitabımız ile aynı olacağı söyleniyordu. Bak! Bak! Tevratı bekliyorlar. Kim bekliyor Tevratı? Gerçek Tevratın ortaya çıkmasını kim bekliyor? Yahudiler, şimdiki İsrail, Siyonistler. Bekliyorlar ki o ahid sandığını bulalım, gerçek Tevrat da orada olsun, dünyaya hakim olalım, onu bekliyorlar. Bu grup da kimin hizmetkarı? Yahudilerin hizmetkarı olduğu için, biliyorsunuz, canlı yayında otuz üçüncü derece italyanlardan masonluk beraatı almış bir adamdır bu. Otuz üçüncü dereceye herkesi getirmezler. Çok büyük fedakarlıklar yapmış olması lazımdır. Şimdi, bunların beklentisi ne? Antalya’dan Tevrat çıkacak, Kur’an’ın hükümlerini terk edeceğiz, Tevrata uyacağız ve dünyaya hakim olacak Adnan hoca cemaati. Kardeşler, abiyi hayvanlarla konuşurken gördüklerini söyleyerek onu gözlerinde büyütmeye çalışıyorlardı. Abi – Adnan hoca. Bir gün hocamız bahçede oturuyorken, yanındaki çıtırlarla çay, kahve içiyorken yanına bir kedicik geldi, küçük kedi geldi. Kedici kucağına aldı hocamız ve onunla konuşmaya başladı. İnanır mısınız, hocamız konuşurken kedi ağladı. Böyle böyle, saçma sapan kerametler uyduruyorlar. Etrafındaki insanlara da yedirmeye çalışıyorlar. Son paragraf: ince bel kontrolü. Evdeki beş kişiyle birlikte Adnan hocanın vani köydeki evine gittik. Gitmeden önce kardeşlerden birisi bana: “Açık, dekolte bir elbise giyerek gitmemi” söyledi. “Hocamızın karşısına çıkacaksın; normal bir elbiseyle çıkmaman lazım açık, dekolte, çekici ve alımlı olman gerekiyor.” demişler. Ancak ben kapalı bir kıyafetle gittim. Adnan hoca geldiğinde yine kardeşlerin telkiniyle ayağa kalktım. Adnan hoca oturduğu yerden beni yanına çağırdı. Elleri ile bellerimizin inceliğini kontrol etti. Gelmiş, kızı yanına çağırmış, kıza bakmış, belini tutmuş eliyle: “hımm yeteri kadar ince olduğunu düşünmüyorum, biraz daha zayıflaman lazım.” demiş. İstediği gibi kontrol yapabiliyor kızlarla yani. Cansız mankenler gibi ve bu adama hoca diyorlar. Ve bu adama din önderi, dini önder diyorlar. Yıllar boyu televizyonunda ahlaksızlık satan bir adam. Dudağımı eliyle aşağı yukarı ittirip, ağzıma baktı. Almış dudağını, çekmiş şöyle aşağı yukarı, ağzının içene bakmış. Kitaplarını okumamızı, kardeşleri dinlememizi, şirket işlerinde yardımcı olmamızı söyledi. Bir kadın ve erkeğin yalnız oldukları zaman ilişkiye girmeleri yasaktı. Dikkat buyurun. Kadın ve erkek yalnız oldukları zaman ilişkiye girmeleri yasakmış. Yani teke tek kaldılar mı burada haremlik selamlık meselesi var, mahrem bir durum söz konusu; teke tek kalmaları yasak. Eeee. İlişki sırasında bir erkek odaya rahatlıkla girip çıkabiliyordu. Başka bir erkek girip çıkabilirse orada serbest. Bu sefer haramlık ortadan kalkıyor. Yani toplu cinsellik, toplu sex serbest ama teke tek olmaz. Bizim edebimize, ahlakımıza uymaz. Utanmaz herif. Ya böyle bir şey olabilir mi ya! Allah’ım neler duyacağım yarabbim ya. Bizi ailelerimizden soğutmak için ailelerimizin münafık olduğu söyleniyordu. Aynı usul kimde var bugün? Aynı usul. Ailen münafık, ailen müşrik, ailen kafir usulu kimde var? Vehhabi selefiler. İlk telkinleri ne? Senin baban, annen üç defa hacca gitmiş olmasına rağmen oy kullandığı için müşriktir, artık onlara itaat etmek zorunda değilsin, ayrıl onlardan, gel bize. Bir iki aylık bir eğitimden sonra seni Suriye’ye göndereceğiz, DAEŞ’in hizmetine gireceksin, şehitlik kesin, kesin şehitsin. Vallahi niyazi olursun. Şehit olmazsın. İslam düşmanlarının tamamı cehenneme gider. Daeş dediğimiz terör örgütü tıpkı pkk gibi, tıpkı fetö gibi batı menşeli, batının kulu kölesi bir terör örgütüdür. Tek amaçları vardır: İslam’ın parçalanması, bölünmesi ve son kale olan Türkiye’nin de Irak gibi, Suriye gibi paramparça olmasıdır. Amaçları bu. Elhamdülillah. Zeytin Dalı, Fırat Kalkanı falan bunların planları bozduk. Daha doğuya doğru devam edeceğiz. Şimdi Münbiç var sonra daha doğusu var. Üç tanrıcıları, ateşe tapanları ve daeşlilerin tamamını temizleyeceğiz bu dünyadan, hepsini cehenneme göndermeyi Allah bu ellere nasip etsin inşallah. Amin Ya Mu’în. Birinin tercih edilmesi gerekirse kendilerinin tercih edilmesi gerektiği ancak aileler tarafından para verilir ve bu paralarda kardeşler için harcanırsa ailelerin sevaba gireceği anlatılıyordu. Şimdi aileler bunlara para veriyorsa, aileniz çok zengin olduğu zaman, size para verdiği zaman paraların büyük kısmını kardeşlerinize bölüştürün, onlara verin. “Bu, çok büyük bir sevaptır.” diyorlar. Adamlık dini diye bir kitapları vardı. Bizim için ölçü bu kitaptı. Dış dünyayla temasa geçmeye başladığımda, yaptığım şeylerin ne kadar korkunç şeyler olduğunu anladım. Bu şahıslarla irtibatı koparttım. Milliyet.com.tr nin haberi. Allahu Teala ne kadar içine düşmüş olan, tuzağa düşmüş olan müslüman erkek ve kız kardeşimiz varsa hepsini bu sahte tarikatlardan kurtarsın.

Oruçluyken eşini öpme! Fren patlarsa 61 gün keffaret var!

Şimdi.. Ramazan’da.. Allah bizden ne istiyor kardeşler? Yemeden keseceksin. İçmeden keseceksin. Bir şey daha var. Nedir o? Şehvetten keseceksin. Şehvetten. Bak, hanımınla nikahlısın. O senin helalindir. İslamiyet’te helalin olan hanımınla mübaşeretin, cinsi münasebetin bile her saniyesi ibadettir. Ama… İmsak vaktinden sonra… oruca niyetlendiğin anda sahurda… niyetlendikten hemen sonra… helal olan şeyi Allah haram kılıyor. Bak! O ana kadar helaldi, Ramazan’a kadar helaldi. Ama gün boyunca akşam iftara kadar, helalin olan hanımına bile yaklaşamıyorsun. Efendimiz Aleyhisselam’a bir ihtiyar gidiyor. Diyor ki: Ey Allah’ın Rasulü, hanımımı öpebilir miyim oruçluyken? Muhammed Aleyhisselam buyuruyor ki ihtiyara, öpebilirsin. Sıkıntı yok. Genç sahabe gidiyor. Ey Allah’ın Rasulü hanımımı öpebilir miyim diyor oruçluyken. Efendimiz Aleyhisselam diyor ki, sen öpemezsin. Niye kardeşler? Çünkü gençlerin şehveti, ihtiyarlara göre daha kuvvetlidir. Düşme ihtimali, yani freni patlatma ihtimali ihtiyara göre daha fazla olduğu için.. Fren patladığı zaman ne olur? 61 gün! 15 – 20 dakikalık bir keyif için 61 gün oruç olur mu kardeşler? Sıkıntı. Mecbur tutacaksın, ama.. yani bunun olmaması için, frenlemek için kendini, öpmekten uzak durmak gerekiyor. İftardan sonra öp kardeşim, sıkıntı yok. İbadettir, güzeldir. Gençlerden bir tanesi.. bir kızla nişanlanmak istiyor, evlenecek. Kız buna diyor, oruç tuttun mu hiç? Hayır diyor, şu ana kadar hiç tutmadım. Namaz? Cumadan cumaya giderim diyor. Zayıf Müslümanlardan. Şu anda ülkemizin büyük çoğunluğu böyle. Seninle evlenirim diyor. Bir şartla! Her gün bir vakit namaz kılacaksın. Kız uyanık kız, beş dese adam korkacak kaçacak. Her gün bir vakit belirle kendine diyor. Namaz kılacaksın. Bir de Ramazan, ilk Ramazan’da otuz gün boyunca oruç tutacaksın. Genç diyor ki, Allah adına yemin ediyorum, söz veriyorum yapıcam. Allah adına yemin verdiğin zaman artık bu kitlenmiş oluyor. Bu yeminini yerine getirmezsen cinler sana musallat eder. İlk Ramazan geliyor. Bir gün, iki gün, üçüncü gün çocuk gidiyor hanımına yaklaşmak istiyor. Tamam yemeden içmeden kesildik de, daha yeni evliyiz. Yeni evlilerde mübaşeret biraz daha fazla olur tabiki malumunuz. Hanımını bir kaç defa öpünce falan, şehvetleniyorlar. Devam etmiyorlar ama. Hocasına telefon açıyor genç. Ya hocam diyor böyle böyle. Hanımla diyor biraz yakınlaştık, öpüştük falan diyor biraz yani. Oruca bir sıkıntı gelmiş midir? Hoca da şöyle diyor, sıkıntı yok evladım devam. İkinci günü.. İkinci günü münasebet biraz daha ilerliyor. Biraz daha yakınlaşma, cinsi münasebette biraz daha yakınlaşma oluyor ama duhul olmuyor. Tekrardan çocuk tereddüte giriyor. Hocam diyor, biraz daha ilerlettik olayı diyor. Oruca bir sıkıntı geldi mi acaba? İçimi rahatlat hocam diyor. Hoca diyor ki, sıkıntı yok evladım devam. Üçüncü günü hanımla bir daha münasebete girince bir ön görüşmeden sonra… Artık çocuk işi bitiriyor. Duramıyor, freni tutamayınca cinsi münasebette bulunuyorlar. Çocuk yine hocasına telefon açıyor. Hocam diyor, seni ne kadar sevdiğimi çok iyi bilirsin. Biz diyor fren tutturamadık. Bu işi yaptık. Şimdi arkadaşlarım bana diyor ki, 61 gün kitlendin oğlum diyorlar. Bunun yok mu bir hal çaresi, fetvası? Evladım diyor, öyle bir şey yok. Sıkıntı yok diyor. O senin helalindir, devam. Muhtemelen bu reformist hocalara denk gelmiştir. Bunlara her şey serbest ya. Bana sorsaydı ben ona açıklardım. Muhtemelen reformistlere denk geldiği için devam evladım diyor devam. Sonra arkadaşını görüyor. Ya arkadaş diyor, bu sene ilk defa oruç tutuyordun diyor. Nasıl gidiyor oruç ya? Ramazan nasıl gidiyor? Valla kardeşim diyor, kafama göre bir hoca buldum, süper gidiyor Ramazan. Süper gidiyor, her şey serbest diyor. Kafanıza göre hoca aramayın. Hocaya diyeceksin ki, hocam.. böyle böyle bir durum var. Bana fetva söyle ama kitabın ortasından söyle. Bana uyduruk fetva getirme, yeni uydurulmuş fetvalardan getirme. Kitabın ortasından, ayet ne diyor? Hadis ne diyor? İcma ne diyor? Bana burdan söyle. Bu hoca sağlamdır. İşine gelmeyen fetvayı söyleyen hoca sağlamdır. Ama sırf kendi menfaati için, fetvanın ucunu kıvıran hocalar sahtekardır. Küçük bir dünya menfaatine, Yahudi alimleri gibi ahiretini satan hocalardandır. Allah bizi bunlardan etmesin.

Evlilik 50.000 TL, Zina 50 TL!

Allah için bu dünyada bazı keyiflerinden, bazı hazlarından, zevklerinden vazgeçemeyen bedenine tutulmuş, bedenine aşık olmuş adamlar! “Hocam, Allah benim içime bu zina isteğini verdiyse demek ki benim bunu tatmin etmem lazım.” Evlen kardeşim! Helal yolu var, haram yolu var. “Ama hocam evlilik 50.000 TL, zina 50 TL. Olaya bir de bu açıdan bak.” Olaya ben her açıdan bakıyorum. Her gün yüzlerce mesaj alıyorum. İnsanların içindeyim. Bütün insanların damarını, nabzını yokluyorum ben. Sen merak etme! O ellişer tl’yi biriktirirsen ve sistemli bir işte çalışırsan, köşeye bir şeyler biriktirirsen sen de eninde sonunda bu evliliği yaparsın kardeşim. Allah hiç ummadığın yerden sana rızık kapıları açar. Ama sen böyle yapmıyorsun. Aylığını bir alıyorsun hemen gidiyorsun zina yapıyorsun 50 TL’ye, 100 TL’ye. Ve bu mütemadiyen devam ediyor. Hiç evlenme isteğin ortaya gelmiyor. Neden? Çünkü zina ile zaten kendini tatmin ediyorsun. Allah böyle istemiyor! O isteğini yerine getirmeyeceksin, tatmin etmeyeceksin! Cinselliğe çok aç olacaksın ama kendini eşine saklayacaksın. Aynı şeyi kadından da istiyor. Asla kendini tatmin etmeyeceksin, başka erkekler ile beraber olmayacaksın, cinselliğe çok iştiyak sahibi olacaksın ama kendini kocana saklayacaksın. İşte buna mükemmel bir evlilik deniyor. Kendisini hanımına saklayan erkek, kendisini kocasına saklayan kadın. Bunlar birleşiyor ve ömür boyu ayrılmıyor. Öteki kızla erkek ne yapıyor? Bir flört dönemi yaşıyorlar. 3 sene. Modaymış şimdi. 3 sene flört yapmadan evlenilmezmiş. Uygun değilmiş. Diğer evlilikler gerici evliliğiymiş. Bak modern Müslüman olmayın! Bunlar modern Müslüman’lar. İki sene, üç sene flört yapıyorlar. Zina mina her şeyi yapıyorlar. Yapacak hiçbir şey kalmıyor. Sonra bir evleniyor, 6 ayda kızdan bıkıyor. Kıza diyor ki: “Hadi bakayım yolun açık olsun, ben senden sıkıldım.” Burada mağdur olan kim oluyor? Hep kız oluyor. Hep kız tarafı mağdur oluyor. Erkek ne oluyor? Boşuyor, gidiyor başka birisiyle evleniyor. İslam’ı bilmediğin zaman ihtiyaçlarının kölesi olarak yaşarsın. Allah böyle istemiyor!

Eskort kızla tanıştım, beni zinadan kurtarın!

Geçen hafta bir mesaj aldım. Çok sıkıntılı bir kardeşimizden. Bunu nakletmeden geçemeyeceğim. Önemli mesajları getiriyorum, biliyorsunuz. Müslüman kardeşimiz dara düşmüş. Ciddi bir sıkıntıya düşmüş. “Bir eskort kızla tanıştım, beni zinadan kurtarın.” Şu anda Müslüman gençlerin en büyük problemi ne? Fuhuş çok ulaşılabilir, çok kolay. Fiyatlar çok düşük. Çoğu zaman ucuz, bedava, ücretsiz. Çoğu zaman zinayı teklif edenler kız tarafı. Bu mesajı tam okuyacakken dün akşam aldığım mesajı nakledeceğim. Müslüman kardeşim bir mesaj attı. ”Hocam iki yıldan beri tövbeliyim, iki yıldan beri zina etmedim, iki yıldan beri içki içmedim, iki yıldan beri istimna yapmadım. Yani kendimi tatmin etmedim. İki yıldan beri namazımı kılıyorum. Allah’a şükürler olsun sohbetlerinle çok değiştim. Ama az önce iki yıl önceki kız arkadaşımdan telefon aldım. Ve beni açık açık zinaya davet etti. Şu anda hocam elim ayağım titriyor, beni kurtar!” Hoca ne yapabilir ki? Ne yapabilir hoca? Kardeşim dedim, şu vereceğim nasihatleri köşeye bir yere yaz, şu yazımı oku, şu sohbetimi Allah için dinle, sessiz bir ortama geç, yarım saatini bana ver. Şu işten kurtarmak için yarım saatini bana ver Kardeşime hemen gerekli olan bilgileri ve sohbetlerimi gönderdim. Bir iki saat kadar sonra kardeşim mesaj gönderdi: ”Hocam sıkıntı gitti, elhamdülillah.” dedi. ”İnşallah ben bu tuzağa düşmeyeceğim.” dedi. İki yıldan beri temiz kardeşimiz. Fakat kim davet ediyor? Zinaya kim davet ediyor? Kız davet ediyor. Bu kızın aklına kim girdi? Şeytan girdi. Kadın nüfusu şu anda erkek nüfusundan fazladır. Diziler, televizyonlar, filmler, şarkılar, klipler her şey zinayı pohpohluyor, zinaya teşvik ediyor. Daveti yapan kim oldu artık? İşler değişti. Kıyamete geliyoruz artık, kızlar davet ediyor. Bu mesaj da buna benziyor. Şimdi okuyorum iyi dinleyin. ”Merhaba hocam, nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum. Allah rızası için bir yardım edin. Bir arkadaşım aklıma girip beni bir eskortun yanına götürdü. O aklımda kaldı, çıkmıyor. Ben de gitmek istemiyorum günah diye. Ne yapsam hep şeytan aklımda. Allah rızası için bir yardım edin. Bir muska falan yazabilir misiniz?” Müslümanlar zayıf olduğu için, ilmi müktesebatı olmadığı için ne geliyor aklına? Hoca bir muska yazacak, Kur’an ayetlerini yazacak bir kağıda, bu da her şeyden kurtulacak evliya gibi olacak. Muskayı bir takacak üstüne evliya gibi olacak. Bütün istekleri, bütün vesveseleri bitecek. Böyle düşünüyor. Böyle bir şey yok. Kur’an ayetleri şifadır, okunur şifa bulursun. Ama bir anda evliya olursun diye bir şey yok. İlmini alman lazım, öğrenmen lazım, bazı şartları yerine getirmen lazım, ilim meclislerinde bulunman lazım, sadıklarla beraber olman lazım. Kim götürdü şimdi bunu oraya? Bu cinselliğiyle para kazanan kıza bunu kim götürdü? Arkadaşım, benim can arkadaşım. Hocam bu benim yirmi yıllık kankim ya! Ne kankisi ya? Böyle kanki mi olur? Bu adam senin cehennem biletin. Seni cehenneme sevk ediyor. Bunun yüzüne tükürüp arkadaşlığını o anda bitirmen lazım. Kaliteli bir Müslüman böyle yapar. Sen beni nereye davet ediyorsun? E kıza davet ediyorum. Hayır, sen beni ateşe davet ediyorsun, ateşe. Cevap: ”Böyle bozuk arkadaşlarla takılmaya devam edersen değil bir muska yüz bin peygamber gelse seni kurtaramaz.” Bırak bir tane muskayı, yüz bin tane peygamber seni kurtaramaz. Neden? Bozuk bir adamla dostluk yapıyorsun. Örnek vereyim Kuran’dan. Kuran’da bir münafığın ismini zikreder. Tek münafık. Kimdir o? Musa Aleyhisselam döneminde yaşayan, Musa Aleyhisselam’ın düşmanı Samiri. Hani buzağıya yapma fikrini ortaya atan kim? Samiri. Münafık. Bu Samiri’nin etrafında binlerce Yahudi toplandı, Musa Aleyhisselam’ı reddettiler ve buna tabi oldular. Nereye gitti bunlar? Allah’ın peygamberini inkâr ettiği için cehenneme gitti. Kimi dinledi? Burada Allah’ın peygamberi var. Ben sizi tevhide davet ediyorum, Allah bize o kadar mucize verdi. Burada da münafık Samiri var. Neden bize bunu da vermiyor, diyor. Allah senin isteğine göre mi iş yapacak? Sınayamaz mı? Yarattığı bir kulunu sınayamaz mı? Bir öğretmen öğrencisini sınayamaz mı? Öğrenci şöyle diyor:: “Sen öğretmensen öğretmensin. Sen beni sınayamazsın, sen bana imtihan veremezsin.” diyor. Böyle öğrenci olur mu? Öğrenciysen sınanacaksın. Kulsan sınanacaksın. Sınanmadan cennet yok. Allah bu kavmi sınadı. İnananlar, şüphe duymayanlar Musa Aleyhisselam’a tabi oldu. Şüpheli olanlar gitti Samiri’ye tabi oldu. İşte arkadaş Samiri. Sapık arkadaş cehenneme götürdü. İşte bu da böyle bir arkadaş. Nereye davet ediyor? Daha önce hiç tanışmadığı… Eskort kız ne demek? Para karşılığı cinsel ilişki yapan, bedenini satan kız demek. Bedenini satıyor. Kişiliği bitmiş, dişiliği kalmış. Cehennemde en büyük azabı görecek olan insanlardan bir tanesi. Neden? Çünkü vesile oluyor. O fahişelik yapmasa, öbürü fahişelik yapmasa ne olur? Bir tane fahişe evi kalmaz. Fahişe evi kalmadığı zaman ne olur? Erkekler evlenmeye mecbur kalır. Taşın altına elini koyar, para biriktirir ve ne yapıp edip benim evlenmem lazım, der. Evliliğe koşturmak zorunda kalır. Ama bu fuhuş evleri, bu kötü arkadaşlar, fuhuş evlerinin reklamını yapan arkadaşlar ne yapıyor? Zinaya davet ediyor. Biz ne dedik bu kardeşe? Bırak bir tane muskayı, yüz tane muskayı her gün Kur’an-ı hatmetsen ama bu arkadaşı terk etmesen… Bakın bu kardeşimiz hafız olsa, her gün Kur’an okusa ama bu arkadaşla beraberliği devam etse bozulur. Eninde sonunda gider. Bu durmaz ki. Şeytan devamlı yanında. Muhammed Aleyhisselam’ın deyimiyle, Damarlarınızdaki kanda gezer.” diyor. Şeytan sizin damarlarınızdaki kanda gezer. “Seni, para karşılığı zina yapan fahişe kızla tanıştıran o arkadaşın var ya, senin bu dünyadaki en büyük düşmanındır.” En büyük, bak Kur’an en büyük düşman olarak kimi söylüyor? ’’İnnehu lekum aduvvun mubin.” (Yasin, 60) Yasin suresinde. “Şüphesiz ki o şeytan size apaçık bir düşmandır.” Peki bu arkadaş nasıl en büyük düşman oluyor? Bu arkadaş etten kemikten görebildiğimiz bir varlık ve saygı duyduğumuz, güvendiğimiz birisi. Şeytanı görmüyoruz ve biliyoruz ki şeytan düşman bize. Ama bu arkadaşı dost olarak görüyoruz. Ve bu bizi aldatıyor, bizi kandırıyor. “Bu şehvet belası ve kirli hayallerden kurtulabilmen için sana tek bir ayet okuyacağım. “Tek bir ayet okuyacağım, yaşa ve kurtul. “Ey iman edenler, Allah’a karşı gelmekten sakının ve sadıklarla beraber olun.” (Tevbe, 119) ”Vekûnû me`a-ssâdikîn.” Bak bu ayeti yaşarsan, yüz tane eskort kız sana teklif etse, telefon açsa sen gitmezsin. Neden? Sadıklarla berabersin. Senin yanında salih iki tane arkadaşın varken sana bir telefon gelse yüzün kızarmaz mı? Ona cevap verir misin? İki tane salih derviş kardeşin var yanında bir kız sana telefon açmış zina teklifinde. Sen ne yaparsın? Hadi git başımdan be! Yanında arkadaşların var. Allah korkusu o anda gelmese bile Müslümanlardan utanırsın, kuldan utanırsın. Kullardan utanmak seni haramdan sakındırır. Allah bu yüzden bize sadıklarla beraber olmamızı söylüyor.

Eşinle girdiğin cinsel ilişkiyi kimseye anlatma!

Gözlerini sakındıracaklar, dillerini sakındıracaklar, kulaklarını sakındıracaklar. Kadınların şu anda en büyük sıkıntısı nedir? Eşleriyle girdikleri cinsî münasebetleri kadınların, ortamlarında anlatmaları. Bu, şu anda kadınlar için en büyük melanettir. Resulullah Aleyhisselam, bir sabah namaz kıldırdı. Namazı kıldırdıktan sonra mescidin ortasına geldi. Mesciddeki dizilim nasıldı? Önce erkekler, hemen arkalarında çocuklar, mescidin en arkasında kadınlar. Resulullah Aleyhisselam, mescidin tam ortasına geldi ve şöyle dedi: Aranızdan, eşiyle girdiği ilişkiyi yabancılara anlatan var mı? İki grubun ortasında. Kimsede çıt yok. Soruyu bir daha tekrarladı. Aranızdan, eşiyle girdiği… Bak, karısıyla girdiği ilişki dese erkekleri muhatap almış olacak. Kocasıyla girdiği ilişki dese kadınları muhatap almış olacak. Resulullah öyle söylemiyor. (sallallahu aleyhi vesellem) Aranızda dün eşiyle girdiği ilişkiyi, diğerlerine anlatan birisi var mı? Kadınlardan bir tanesi dedi ki: “Ey Allah’ın Resulü, kim böyle bir şey yapar?” “Kim böyle bir şey yapar?” Resulullah Aleyhisselam buyurdu ki: “Mahşer günü aranızda en rezil olanınız, eşiyle girdiği ilişkiyi yabancıya anlatanınızdır.” Bu senin mahrem yerindir. Burada yaptığın şeyleri kimseye anlatmayacaksın. Ama özellikle kadınlar. Şu anda şikayet en fazla bu yönde. Kadınlar… Erkekler gizliyor, kadınlar anlatıyor. Evli erkekler cimayı gizliyorlar ama kadınlar, kadınların bulunduğu ortamda cimalarını anlatıyorlar. Kahkahalar eşliğinde anlatıyorlar. Bu, melanet bir şeydir. Mahşer günü en rezil olan grup, eşiyle girdiği ilişkiyi anlatan grup olacaktır. Bu hadis-i şerifle sabittir. Hanımlarımızı bu noktada ikaz edelim kardeşler. Örtü olmadın. Allah diyor ki: “O sana örtü, kadının sana örtü, sen ona örtüsün.” (Bakara, 187) Ama bu kadın seninle gizli bir durumda yaptığı, mahrem bir yerde yaptığı ilişkiyi başkalarına anlattı. Bu örtü olmadı, örtüyü kaldırdı. Bu, büyük bir edepsizlik.

Kadınlarda en çok görülen hastalık migren! Sebep: “Başım ağrıyor!” (Cinsel şantaj)

Şu anda ülkemizdeki en büyük hastalık nedir? Şeker hastalığı. Kadınlarda migren, erkeklerde şeker… Kadında da niye migren? Baş ağrısı, aşırı baş ağrısı neden? Kadınlar hasta olmadığı halde, başları ağrımadığı halde, kocalarına diyorlar ki başım ağrıyor. Devamlı kadınların kocalarına söylediği yalan bu! -Başım ağrıyor. Niye başın ağrıyor diyor. Koca diyor ki; ”Hatun gel biraz spor yapalım.” ”Gel beraber olalım.” diyor. Hanım ne diyor? -Başım ağrıyor. Halbuki başı ağrımıyor. Rasulullah Aleyhisselam nasıl anlatıyor bunu? Efendimiz Aleyhisselam buyurdu; ”Her kim hasta olmadığı halde,hasta taklidi yaparsa… hasta olduğu mesele konusunda yalan söylerse… Allah onu o hastalığa düçar eder.” Mesela hasta değilsin ve sabahleyin iş yerine telefon açtın. -Patron, midem çok fena ağrıyor. Bugün işe gelemeyeceğim. Halbuki o gün tatile çıkacaksın. Cuma, cumartesi, pazarı bağlamak için Cuma’yı kaytarmak için patrona telefon açtın. Ve dedin ki telefonda; ”Midem çok ağrıyor ağabey, durumum çok kötüdür. Tuvalete giriyorum, çıkamıyorum. Bugün bana izin ver.” Halbuki miden ağrımıyor. Ve yalan söylüyorsun, midenin ağrıdığına dair. Allah Teala sana mide ağrısı verecek. Ya o gün içinde ya da bir kaç gün içinde, çok ciddi bir mide ağrısı verecek. Neden? Hasta olmadığın halde, hasta taklidi yaptın ve insanlardan nemalanmaya çalıştın. Allah bunun cezasını hemen o anda veriyor. İşte kadındaki baş ağrısı durumunun fazla olmasının sebebi ne? Başı ağrımamasına rağmen, cima etmemek için kocasının kendi üzerindeki hakkını almaması için… yahut da teniyle, derisiyle ona şantaj yapmak için… Kadınlar var şimdi, şuanda ki en büyük silahı ne kadının? Kadının diğer kadın arkadaşlarından aldığı fetva ve akıl şu; -Kocandan bir şey elde etmek istiyor musun? -Evet istiyorum. -Ona derinle şantaj yapacaksın. Ona etinle, cinselliğinle şantaj yapacaksın. Bu nasihati veren kadın ateşli bir kadındır. Ne şantajı? Senin kocanın üzerinde hakların olduğu gibi, kocanın da senin üzerinde hakları var. Hakları var. Bu hakkı ona vermediğin zaman lanetleniyorsun. Efendimiz Aleyhisselam bunu şöyle anlatıyor; ”Tandırda kadının yemeği bile olsa, kocası onu çağırıyorsa hemen kocasının yanına koşsun.” Tandır ne demek, ateş de… Yemeği koymuş, bekliyor şimdi başında durması lazım. Ama kocası çağırıyor, şehvetlenmiş. Dışarıda bir kadını görmüş. Başını çevirmiş ama şehvetlenmiş. Bu şehvetini atması lazım. İki tane yöntemi var. Bir; zina edecek. İki; kendisini tatmin edecek. Bu ikisi de haramdır. Üç; evine gidecek hanımıyla beraber olacak. Tamamen ibadettir. Akıllı bir Müslüman ne yapar? Evine gider. Ama evine bir gidiyor. Başka bir kadın arkadaşından nasihat almış. Arkadaşı ona çok derin bir nasihat vermiş. -Kocan her istediği zaman onunla beraber olmayacaksın. -Senin de isteklerin var. Bu dünyevi isteklerini elbiseydi, bilmem… takıydı, perdeydi, koltuktu, yeni yatak takımıydı,… Bunları alabilmen için ne yapman lazım? Derinle şantaj yapman lazım. Bu arkadaş… Abla, hanım abla! Böyle bir arkadaşın varsa, böyle bir akraban varsa muhabbeti kes. Seni ateşe götürmek istiyor! Seni ateşe götürmek istiyor! Bir hadis-i şerif daha söyleyeyim Sultanım Aleyhisselam’dan. Efendimiz Aleyhisselam buyurdu; ”Kocası hanımını yatağa çağırdığında… kadın kocasına sırtını dönerse… Allah’ın melekleri o kadına sabaha kadar lanet ederler.” En sahih hadis kitaplarındadır bunlar. Kim lanet ediyormuş? Günahsız olan, hayatı boyunca ebediyete kadar ibadet yapmakla yükümlü, ağzı bizden daha temiz olan melekler… Hem duası bizden daha keskindir. Hem bedduası bizden daha keskindir. Melekler! Niye kadına beddua ediyor. Çünkü; erkeğe hakkını vermiyor. Erkeği zinaya teşvik ediyor. Sonra erkeği gidiyor dışarıya… Zina yapıyor. Yabancı kadınlarla görüşüyor. Yahut da internetten başkalarına, sosyal medya aracılığıyla haramı olan başka kadınlarla diyaloğa giriyor. Bu günahın bir misli kime yazıyor. Adama yazıyor bir, ama bir de kadına yazıyor. Neden? Kadın kocasına karşı olan vazifesini yerine getirmedi! Olay nereden buraya geldi? Yalan söyledi. -”Benim başım ağrıyor.” dedi. Migren, migren, migren… Kadınlar şuan da bizden en çok bunun için dua istiyor. -Bana dua et hocam, başım çok ağrıyor. Devamlı başım ağrıyor. Olayın neden olduğunu biliyorum. Tabii ki bu konuyu açmıyorum. ”Tamam ablacım merak etme ben dua edeceğim.” diyorum. Allah-u Teala bütün kadınlarımıza izan versin, hidayet versin. Amin. Diziler bozuyor. Filmler bozuyor. Akrabaları bozuyor. Sohbetlere gitmeyen, kitap okumayan,… Bu Kur’an’dan haberi olmayan kötü arkadaşları bozuyor. Kadının okul arkadaşı bozuyor. Kocasına karşı İslami bir tavır içerisindeyken kadın… eski arkadaşıyla görüşüyor ve kadının tavırları değişiyor kocasına… Vazifelerini yerine getirmiyor. Sonra kocasından perde istiyor, elbise istiyor… Olmaz! Abla olmaz! İslam’a göre yaşayacaksın. Koca nasıl senden başka bir kadına göz atmıyorsa, senden başka bir kadına gidip zina etmiyorsa, sende bu kocayı yatağında tutacaksın. Dışarıya götürmeyeceksin. Kadındır kocayı rezil eden… Kadındır kocayı vezir eden… Bazı kocalar var şuan da Zeytinburnu içinde onlarca kahvehane var. Kağıt oynuyorlar. Bilmem, o taşları falan diziyorlar. Kumar oynuyorlar. İçki içiyorlar. Bilmem ne yapıyorlar, saçma sapan şeyler. Bu erkeklere gidin sorun. Ticaret esnasında iş yerlerinizde konuştuğunuz insanlarla görüşürken, bunlara sorun. Deyin ki; -Kardeş kahve alışkanlığın var mı? Diyorsa ki kahve alışkanlığım var. – Evde hanımınla aran nasıl? Sorun. Yüz tanesinden doksan beş tanesi mübalağa etmiyorum… Yüz tanesinden doksan beş tanesi diyecek ki kadının dırdırına dayanamıyorum. Ondan kahveye gitmekte fırsat buluyorum. On bir buçuk on ikide eve geliyorum. Zaten uyumuş oluyorlar, hiç görüşmeden direkt yatağa giriyorlar. Kim bu adamı kahveye götürdü? Kadın götürdü. Kadın! Neden? Şunu istiyorum, bunu istiyorum, şunu istiyorum, bunu istiyorum,… İsteme… İsteme… Milletin evi yok, arabası yok. Ekmeği yok milletin. Aç millet, ama sen devamlı bir şeyler istiyorsun. İhtiyaçların gideriliyorsa, temel ihtiyaçların gideriliyorsa gözün aç olmasın. Dizilerdeki hayata aldanma, o sahte. Bu gerçek! O dizilerdeki sahte hayata aldanmayın. Kimse çalışmıyor. Herkes keyfinde… O onun karısıyla, bu bunun bacısıyla… Öyle bir hayat yok! Bu milletimizi bozmak için. Dış güçlerin parasıyla tezgahlanan bir senaryo! Yahu böyle bir hayat yok! Aldatıyorlar Müslümanlar! Biz neye bakacağız? Bulunduğumuz duruma bakacağız. Biz böyle değiliz. Bizim atalarımız böyle değildi. Atalarımızın ataları böyle değildi. Onların ataları, sahabe ve Peygamberimiz böyle değildi… Allah’ın selamı onların üstüne olsun. Amin. Şu halde benzemen gereken insanlar o dizi karakterleri değil kardeşim! Benzemen gereken insanlar; Allah’ın en hayırlılar dediği, sadıklar dediği, salihler dediği insanlar… Biz onlara benzeyeceğiz kardeşler.

Bir kızdan zina teklifi aldım… / Kerem Önder

Böyle iş olur mu? Allah-u Teala bize bunu yasakladı mı? Yasakladı! Öyle bir yasaklayış ki bu… Kuran’ın deyimi ile: “Vela tekrabu zina!” “Zinaya yaklaşmayın!” Bak, Mevla Teala yapmayın demiyor. Yaklaşmayın! Hissettiğiniz anda, bulunduğunuz bir ortamda, zina olma ihtimali ortaya çıktığı anda; kaçabilecek en ücra köşeye kaçın. Hissettiğiniz anda kendinizi kurtarın! Allah bizi böyle sakındırıyor. Yaşadığım bir olayı anlatayım; inşallah ibret olur. Askerlik yaptığım yer İslamiyet konusunda biraz zayıf bir yerdi. Zinanın çok kolay işlendiği bir yerdi, o belde. Bir gün çay içiyordum, bir telefon geldi. Telefon kulübesine beni çağırdılar, gittim. “Muhtemel bir akrabamdır” dedim. Yahut bir arkadaşım telefon açmıştır. Telefonu bir aldım, bir bayan. Dedi ki: “Siz şu arabayı kullanan kişi misiniz?” “Evet” dedim, benim. “Ben sizi gördüm ve çok beğendim, haftasonu çıktığınızda buluşabilir miyiz?” Elim ayağım titremeye başladı. Rabbime hamd olsun, o güne kadar ne bir zina, ne bir içki, ne bir kumar… Büyük günahlardan Rabbim beni korudu. Çok şükür. İnşallah bundan sonra da olmaz. Amin. Şimdi orada ne oldu? Bir teklif geldi, zina teklifi… Dışarıya çıkmak ne demek? Ya birinci buluşmamda ya ikinci buluşmamda ben bu zinayı kesin yapacağım. Çünkü ortam bu. Bütün askerler dışarıya çıkıyor ve bozuk insanlarla beraber oluyor, zina yapıyorlar. Gelince de anlatıyorlar. Övüne övüne; Allah’a nasıl isyan ettiklerini anlatıyorlar. Biz hep bunları gördük. Böyle bir teklif geldi. Korkmaya başladım, titredim. Ve şöyle dedim, yalan attım, “Hanımefendi ben evliyim, üç tane de çocuğum var.” O zaman bekardım. Ama beni bir daha rahatsız etmesin diye, bir daha beni kandırma yoluna gitmesin diye yalan attım. Allah beni affetsin! Amin. “Ben evliyim hanımefendi, üç tane de çocuğum var.” Cevap: “Yasak aşkın heyecanı farklı olur.” Dedim ki: “Allah senin belanı versin!” Telefonu yüzüne kapattım. Bela okudum. Normalde Müslüman’ın Müslüman’a bela okuması sıkıntılıdır, iyi değildir ama karşı taraf Müslüman gibi değil. Şeytan gibi… Şeytanın kadın kılığına girmiş hali. Çağırıyor yani… Kelimenin hikmetli durumuna bak! Ne kadar derin bir cümle; “Yasak aşktaki heyecan farklı olur.” Vay be! Beddua ettim, suratına telefonu kapattım. Rabbime hamdolsun, bir daha beni hiç rahatsız etmediler. Muhtemel diğer arkadaşlarıyla da konuşmuştur, “Buna bulaşmayın, bu dengesiz.” demiştir. Bir daha beni kimse aramadı, çok şükür. Elhamdülillah , büyük bir titizlikle ve özenle koruduğum namusumu bugüne kadar korumak nasip oldu, çok şükür. Rabbim bundan sonra bozmayı nasip etmesin. Amin. Kardeşler! Neden böyle davrandım? “Hocam, ne olurdu ya gitseydin, bir iki çay içeceksin, gezeceksin. İşte bir sarılma, çay içme, ondan sonra son bir öpüşme, geri gelme. Başka bir şey olmazdı hocam.” “Sen iman ehli bir adamsın, hocam.” O zaman da sohbet veriyordum hala. 17-18 sene oldu sohbet vermeye başlayalı. Hala sohbet veriyordum. “Sen ilim sahibi bir adamsın, hocam.” “Seni kandıramazdı, hocam.” Geç onları, geç onları… Kur’an, zina yapmayın demiyor. “Vela takrabu zina!” diyor. “Zinaya yaklaşmayın!” diyor. Efendimiz Aleyhisselam’la teyit edeyim. Allah’ın Peygamberi buyurdu: “Sizden kimse ben zina etmem demesin. Ben Allah’ın izni ile zinadan kaçarım, desin.” Bak bak, hadise bak hadise! Alim, hoca, hacı, hafız… Sizden kimse ben zina etmem demesin! Öyle bir pozisyon olur, öyle bir durum olur ki; kilitlenir, kalırsın. Ben Allah’ın izni ile kaçarım desin. Dolayısıyla öyle bir durum olduğunu hissettiğin anda ortamdan kaçacaksın. Aptal rolü oynayacaksın, deli rolü oynayacaksın. Kaçacaksın! Ve imanını kurtaracaksın. Kardeşler, işte bu böyle bir iştir. Allah Teala şeriatında, hükümlerinde bize bir şeyi yasakladı mı? Kesin onda bizim için fayda vardır.

Facebook’ta, “ilişkisi başladı” utanmazlığı! Ne ayaksın oğlum sen?

Dalaleti çağıran nasıl çağırıyor? Bir örnek daha vereyim. Bir adam nasıl dalaleti çağırır? Facebook denilen bir olay var şimdi. Sosyal mesajlaşma ağı. Facebook! Bu Facebook’ta bazı arkadaşlar, bazı gençler var. Bir kızla konuşmaya başlıyor. Birkaç sohbetten sonra araları ısınıyor. Ondan sonra Facebook’ta şöyle bir yazı yazıyor: ‘İlişkisi başladı.’ Falanca kızla ilişkisi başladı. Ne ilişkisi bu kardeş? Evli misiniz? Ne ilişkisi bu? Müslüman’ın, nikahlı olmadığı bir kızla ilişkisi caiz mi? Bu ilişki çok farklı manalar alır. Görüşme, konuşma, çıkma, gezme, mesajlaşma… Bunların tamamına ilişki denir. Bu ilişkilerin tamamının sonucunda bir ilişki vardır. Cinsel ilişki! İş oraya gitmedikçe iki tarafta tatmin olmaz. Kadın ve erkeği Allah cinselliğe düşkün olarak yaratmıştır. Bu iş konuşmayla, oturmayla, kalkmayla bitmez! İkisinin de kafasında tek bir şey vardır. İş oraya ne zaman gidecek? Cinsellik böyle bir şey. Bunu inkâr edemezsin. Bu cinselliği iki şekilde yaparsın. Bir, nikahla; iki, zinayla. Zinayla yapan ateşe koşar, dalaleti çağırır. Zina yapa yapa, yapa yapa kalbi kararır ve dalalet ehli olur. Artık zina onun için normal bir fiil haline gelir. Öyle bir şekle gelir ki ertesi gün, zinayı yaptıktan hemen sonraki gün çalıştığı iş yerindeki arkadaşlarına gider. “Akşamleyin şöyle zina yaptım, böyle zina yaptım. Böyle bir kız buldum. Böyle kandırdım, böyle aldattım.” der. Övüne övüne Allah’a nasıl isyan ettiğini anlatır. Bu adam dalalet ehli demektir. Şimdi suçlu Allah mı? Bu adamı Allah mı sapıttırdı? Seçimi bu adam yaptı. Sen orada niye ilişkisi var diye yazıyorsun. Bir Müslüman, Facebook kullanan bir Müslüman, oraya iki şey yazabilir. Bir, nişanlandı; iki, evlendi. Yok ilişkisi başladı, yok şu kızla görüşüyor, yok bu kızla çay içmeye gitti. Müslüman beş vakit namaz kılıyor. Hafız! Bir kızla çıkmaya gidiyor. Yemek yemiş, yemeğin resmini çekiyor. Seyfi çekiyor seyfi! Haram fiil işliyorsun. Nikahın düşen, nikahın olmadığı bir kızla yemek yiyorsun. Hafızsın, beş vakit namaz kılıyorsun. Allah’tan kork! Hafız demek ne demek? Bütün adamlar, bütün etrafındaki insanlar sana ayrı bir gözle bakar. “Bu adam bunu yapıyorsa ben hayli hayli yaparım ya!” der. Senin bir yaptığını o üç yapmak ister. Çünkü hafız bunu yapıyor demek ki normal bir şey, der. İnsanların değer ölçüsü Kur’an ve sünnet değil ki. İnsanların değer ölçüsü, seviye o kadar düşmüş ki ilmi seviye; mahallende bir hoca varsa, küfrediyorsa ben de küfrederim. Mahallende bir sarıklı, cübbeli varsa sakal bu kadar… Bu adam da küfrediyor demek ki caiz! Ben de küfrederim. Ölçü bu olmuş. Ölçü bu değil! Mahallendeki sarıklı, cübbeli değil ölçü. Ölçü Kur’an ve sünnettir. O adam küfrediyor onun alçaklığı, onun aşağılıklığı… Cahil! Anlamamış. Sohbete gitmiş, gelmiş, zikir çekiyor. Anlamamış, İslam’ı anlamamış. Küfrediyor! Aman şeyhim beni duymasın, Allah duyarsa duysun, diyor. Şeyhinin yanında küfredebilir misin sen derviş kardeş? Aaa edemem! Edemem, utanırım! Ee Allah’ın yanında küfrediyorsun. Allah her an seni işitmiyor mu görmüyor mu? Allah’ın her an işittiği ve gördüğü bir mekanda küfretmek demek, Allah’ın yanında küfretmek demektir. Bu nasıl bir utanmazlık! Bu kardeşler cahil olduğu için böyle bir iş yapıyor. Şu hâlde, yaptığımız iş Kur’an ve sünnete uyuyorsa hidayete doğru gidiyoruz demektir. Yaptığımız iş, Allah’ın razı olmadığı bir işse dalalete doğru gidiyoruz demektir. Orada yazıyor, ilişkisi başladı. Alt tarafa da bir tanesi mesaj atmaz mı! “Hayırlı olsun Ahmet.” Vay arkadaş ya! Bak, elfâz-ı küfürdendir haa, dikkat edin! Basit bir kelime, hayırlı olsun. Neye hayırlı olsun diyor bu? Zina yapıyorsunuz ya, bir kızla çıkıyorsunuz ya… El zinası var, göz zinası var, dil zinası var, temas zinası var. Zina sadece yatmak demek değildir. Efendimiz Aleyhisselam zinayı şekillendirmiştir, detaylandırmıştır. Nikahın düşen bir kızla yapmış olduğun bütün muhabbetler, bunların tamamına söz zinası, dil zinası denir. Ona yapmış olduğun bütün bakışlar, göz zinası demektir. Elini tutman, el zinası demektir. O kızla buluşmaya gitmen ayak zinası demektir. Bunlar hep Hadis-i Şeriflerde geçer. Şimdi, bu adam bir kızla ilişkiye başladığını Facebook’ta beyan ediyor sen de altına mesaj yazıyorsun: “Hayırlı olsun kardeş. Allah bir yastıkta kocatsın.” Ya evlenmedi bu adam, nikahı yok bu adamın. Bu adam harama gidiyor. Sen de harama giden bir adama diyorsun ki: “Hayırlı olsun.” Fıkıhtan bir ölçü getireyim size. Böyle daha iyi anlarız. Bir adam, içki içse… İçki içerken şöyle yapsa: “Bismillah” Bu adamın hükmü nedir? Kâfirdir! Neden? İçki içtiği için değil, içki içerken Allah’ın adını andığı için. Allah’ı hafife aldığı için. İçki içmek adamı kâfir etmez, fâsık eder. Fâsık, açıktan günah işleyen demektir. Bu adam; Allah’ın adını anarak, Allah’a isyan ettiği için Allah’ı hafife aldı demektir. Tahfif, küfrü gerektirir. Şimdi, orada iki tane genç haram fiil işliyor sen de alta yazıyorsun: “Hayırlısı olsun kardeş.” Gitti… Gitti! Şehadet getir, bir gusül al, tövbe et. Allah’ın sevaplarını sana tekrar iade etmesi için Allah’a yalvar. Çünkü haram bir fiile hayırlı olsun diyen, çok fena bir iş yapmış demektir. Çok fena! Mesela yolda bir kız gördün, yarı çıplak geziniyor. “Güzele bakmak sevap be İsmail.” dedin. Kız güzel. Her tarafını da açmış, çıplak vaziyette gidiyor. Sen de dikkatleri kıza çekmek için yanındaki adamı coşturmaya çalışıyorsun. “Güzele bakmak sevaptır.” Kıza bakmak haram. Sense sevap diyorsun. Haram olan bir şeye sevap diyen dinden çıkar. Elfâz-ı küfürdendir. Bu adam dalalete doğru koşturuyor demektir. Yürümüyor, koşturuyor demektir! Kardeşler! Allah Teâlâ dilimizi, gözümüzü, gönlümüzü kendisine asi olacak fiillerden korusun. (Amin) Amin.

Erkek, karısını kıskanmalı ve kadın, kocasına süslenmeli, sokağa değil!

Şimdi hadisin devamında sultanım diyor ki: “Mü’min de kıskançtır.” -Hocam, bu kıskançlık lazım mı? -Lazım. İslamiyet’te kıskanç erkek lazım, kıskanç kadın lazım. Bunlar makbul olandır. Kıskanç olmayanda hayır yoktur. Efendimiz Aleyhisselam ne buyuruyor? “Mü’min erkekler, kadınlarını kıskanırlar. Gayurdurlar.” Gayur ne demektir? Kendisinin dışındaki bütün erkeklerden hanımlarını kıskanırlar. “Münafık erkekler ise kadınlarını kıskanmazlar, deyyusturlar.” Arapça deyimdir bu deyyus. Ne demek? -Domuz gibi eşini kıskanmaz. Bu domuz eti yiyenleri görmüyor musunuz Avrupa’da? Mahallesindeki arkadaşı geliyor, karısını dansa kaldırıyor. Sarılmalar, öpüşmeler. “Çok güzel dans ettiniz.” diyor bir de adam. “Karımla çok güzel dans ettin.” diyor. Niye böyle? -Yemiş domuz etini, yemiş domuz etini. Kıskançlık duygusu sıfır. Fıtratı bozdu. Allahü Teâlâ bir şeyi bize haram kıldığı zaman muhakkak onda bize zarar vardır, muhakkak. “Domuz eti haram.” diyor. (Bakara, 173) Yemeyeceksin, diyor. Müslümanlar da yemiyor. Müslümanlar bundan dolayı hanımlarını, kızlarını çok kıskanırlar. Bu çok güzel bir ahlaktır. Erkek hanımını kıskanacak İslam’da. Hazreti Ali Radıyallahu Anh ne buyuruyor? “Hanımını kıskanmayan erkekte hayır yoktur.” Hayır yoktur. Kadın evden çıkarken koku süründü. “Dışarıya çıkıyorum şimdi; koku sürüneyim, güzel görüneyim.” Erkek müdahale edecek. Erkek hanımından sorumlu, kız kardeşinden sorumlu, annesinden sorumludur. Allah bunların hesabını erkeğe sorar. Liderliği Allah, Kur’an’da erkeğe vermiştir. Evin reisi kimdir İslam’da? – Erkektir. “Erkeklerin hanımları üzerinde hakkı olduğu gibi, kadınların da erkekleri üzerinde hakkı vardır. Ancak erkeklerin hakkı bir derece üstündür.” ayeti bunun delilidir. (Bakara, 228) Şimdi kadın dışarıya çıkıyor; her tarafı altın, üstüne bir kilo boya sürmüş, bir kilo da koku sürmüş. Koku, boya, altın. Bermuda Şeytan Üçgeni. Kadın bunlarla dışarı çıkıyor. Ve koca hiç müdahalede bulunmuyor. İslam’a uygun bir koca mı bu? Bu, koca kıskanç bir koca mı? -Hayır, bu koca deyyus bir koca olur. İslam’a uygun bir koca değildir bu. Bu koca, müdahale edecek. Allah’ın Peygamberi Aleyhisselam buyurdu ki: Koku sürünüp dışarıya bir kadın çıktığı anda bu kokuyu alan da cehennemdedir, bu kokuyu veren de cehennemdedir. Bu kokuyu alan zanîdir, bu kokuyu veren zanîyedir. Zanîye demek, zina yapan kadın demektir. Koku zinası, burun zinası denir buna. İslamiyet’te zina: Göz zinası, kulak zinası, dil zinası, konuşma tekellüm etme, el zinası, kadının elini tutma, burun zinası, kadının kokusunu alma, keyif alma. Tramvaya bindin, kaçacak bir yer yok, kadın bir kilo koku sürmüş. Ne yapacaksın? -Ayvayı yedin. Latife yaptım kardeşim, kurtulmanın yolu var. Bir yerde bir yanlış gördüğümüz zaman elimizle ya da dilimizle onu düzeltme ihtimalimiz, imkanımız yoksa ne yapacağız? -Kalbimizle buna buğz edeceğiz. “Allah’ım ben bu işten razı değilim. Şu anda bulunduğum ortamdan razı değilim. Kadın kokusu alıyorum ve şehvet dolu bir koku ama ben sabrediyorum. Ya Rabbi sen beni koru!” Bunu dediğin zaman istediğin kadar kokuyu al serbest, problem yok. Ama bunu demediğin zaman “ya, ne kokular var be!” Bak, dilinle söylemiyorsun he derviş! Kalbinle bu duyguyu ele geçirdin, kalbinle düşünüyorsun bunu. Kalbin kokudan lezzet aldı ve onun hoş bir şey olduğunu düşünüyorsun. İşte sen harama giriyorsun, kalbini kirletiyorsun. Bu İslam’a uygun değildir. Dolayısıyla Müslüman erkek ne yapacak? -Hatun, dışarıya çıkarken Allah için seni ikaz ediyorum. Bir; takmayacaksın, takıştırmayacaksın. İki; boya yok, süslenmek yok. İlle süslenmeyi seviyorsan, kocana süsleneceksin. Kadınlar şimdi çok değişti. Dışarıya çıkarken süsleniyorlar. İçeriye girdikleri zaman koca işten bir geliyor, eşofman. İpliği de üç defa bağlanmış. (Gülüşmeler) Çay içeyim toparlayacağım, çay içeyim bir dakika. (Gülüşmeler) Ya, Allah selamet versin kardeşler ya. Dışarıya takmak takıştırmak var, en güzel elbiseler, boyalar bir kilo; kocaya hiçbir şey yok. Bu, kıskanmayan bir koca olduğun zaman, ipler senin elinde olmadığı zaman kadın, şeytanla hareket eder. Hele bir ilmi yoksa, bir sohbeti falan yoksa kadının keyfine göre yaşar. Buna çok dikkat etmek lazım. Bu, erkeğin hanımına olan kıskançlığıdır, olmak zorunda olan bir kıskançlıktır.