Karantina Günlerinde Sizden Gelen İlginç Yorumları Okuduk! #EvdeKal

Günlerdir evin içindesin. Kendini bir nevi karantinaya aldın. Ve bunalıyorsun. Canın sıkılınca YouTube’a giriyorsun. Canının sıkıntısını geçirmek için ama canın yine sıkılıyor. “Sonra ne yapayım?” diyorsun, İnstagram’a giriyorsun. Yine sıkılıyor. Sonra YouTube’a giriyorsun bakıyorsun Corona dışında bir video yok. Hatta bu videoya tıklıyorsun, bu video da Corona hakkında. Nereyi açsanız, bunun dışında bir haber yok. Biz de dedik ki ne yapalım, ne edelim? Bu sıkıntılı süreçte paylaşmış olduğumuz bazı videoların altına gelen yorumları sizinle paylaşmak istedik. Onları beraber okuyalım. Hem devamında da böyle bazı duygusal tespitler var. Onları sizinle paylaşacağız. Belki böyle bir moral olur. Hem gündemi değiştiremiyoruz. Madem gündemin içinde başka bir yere sıçrayalım diye düşündüm. Başlayalım mı? – Başlayalım ağabey. Hadi buyur sen başla. Hakikaten ya. Bilmem hiç yaşadın mı? Ben ATM’den bir para çekecektim. İşte eldivenleri giyiyorum. Eldivenle de basmıyorum bankamatiğe. Çünkü bankamatik şu demek? Gelen geçen yani… Onda Corona yoksa hiçbir yerde yoktur. Yani öyle bir yer. Eldiveni giyiyorsun. İşte bir tane de karton kağıt gibi bir şey alıyorum. Onunla böyle düğmelere basıyorum. Sonra işte tekrar dönüyorum arabaya. İşte çıkartıyorum eldiveni, kolonyalıyorum kendimi. Eve girerken de ellerimi yıkıyorum. Ben mi paranoyak oldum yoksa sen de böyle misin? – Yok ağabey öyle. Yani en küçük şeye bile dikkat ediyorsun. Ya elleri tahriş olan kardeşler var ya. – Ben de var ağabey ya. Gitti mesela ellerim. Ne yapıyorsun kardeşim? Böyle spatulayla falan mı… – Ağabey yok normal sabunluyorum. Bi anda böyle… Kaç kere sabunluyorsun elini? – İşte fazla oluyor. Demek farkedemiyorsun ya onu. En ufak bir şeye dokunuyorsun, diyorsun ki tamam. Tedbir alalım. Devam ediyorsun yıkamaya. Bir de mübarek kardeşler var. Giriyorum içeri, “Ağabey, kolonya.” Döküyor böyle falan. Bir de öyle bir bakıyor ki gözüme, almayacak içeri yani. Sonra “Dezenfektan var içeride.” diyor. Oğlum tamam işte. Kolonya, dezenfektan… …Öleyim bari yani. – Yani bu da aslında değil mi? Tüm ülkelerde ezan sesleri. Namazlara mesela. İtalya’daydı galiba. Bazı insanlar namaza iştirak ediyor. Berlin’de gördüm, birçok yerde gördüm. Bildiğin ezan okunuyor. Yani bu şey değil, “Oo ağabey, Müslüman olmuşlar!” değil. Ama belki de birtakım şeylerin başlamasına sembolik olarak gösteren işaretler olarak yorumlanabilir. Yani oralarda böyle… Bir de Müslümanlar o kadar böyle mutlu oluyorlar, o kadar böyle moral olarak daha iyi noktaya geliyorlar ki. İnşâAllah birtakım şeylerin vesilesi olur. Evet sen oku. – Bu iyiymiş ya. Yani yeryüzü tutuşmaz da, belki şey olabilir ama… Hani geçen uçağa binen birisi yazmış. Nereden duydum hatırlamıyorum. “Uçağa bir girdim, her yer kolonya kokuyor.” diyor. Bir de havadasın ya yani.. Şöyle birisi çakmağı bir çaksa… Allah muhafaza. Kolonya da bütün Dünya’ya şu an tanıtılmış oldu farkında mısın? Geçen onun düşündüm. Ya büyüklerimizden gelen bu adap ne kadar güzelmiş ya dedim. Hani bir yere girdiğin zaman akrabalara hemen böyle bir kolonya dökerler eline değil mi? Şöyle yaparsın. Biz hangi amaçla yapıyoruz? Böyle bir ferahlamak amacıyla yaparız genelde. Ama belki de büyüklerimizin bu özelliğini bilen birisi bunu piyasaya sürdüyse de hakikaten elini öperiz yani. İyi düşünmüş. – Yani aslında tüm şartlar, kendimi geliştirmek için yine oluştu şu anda. Ama bu sefer yine ne yapıyor? Geliştirmiyor galiba kendisini. Şimdi 3 ay sonra ortalık düzelince, okullar başlayınca İnşâAllah… Ne kadar süreceğini bilmiyoruz. Belki 1 ay sonra… Hayat normale döndü. O zaman şunu söyleyemeyeceksin: “Günde 100 sayfa kitap okuyayım.” diyemeyeceksin çünkü okul sana diyecek ki: “Bana da çalışman lazım.” İş yeri sana diyecek ki: “Maaş alacaksın. Çalışsana.” Ama şu anda yani elimizden kaçmaması gereken bir fırsat var. 3 ayda çok ciddi mânâda İslami ilimlere vâkıf olabilirsin. Kurân-ı Kerim okumayı bilmiyorsan, bu süreçte YouTube videolarıyla bunu öğrenebilirsin. Eğer Kurân-ı Kerim’i okumayı biliyorsan ama mânâsını öğrenmek istiyorsan, bir tefsir okumasına başlayabilirsin. Risale-i Nur’a başlayabilirsin. Hatta videonun bu bölümüne Kopgit’i de ekleyelim. Okumak isteyenler, oraya mesaj atıp yardım alabilirler. “Hangi kitapları sırasıyla okuyayım?” diye. Tabii güzel, hoş. Tabii bunu okuyunca hemen ne diyorlar Fatih? “Camiler de boşaldı Müslümanlar.” Biz Müslümanlar camilerin kıymetini bilmediğimiz için hata ettik evet. Biz bunun cezasını ödüyoruz. Camilerimize yeterince kıymet vermediğimizin cezasını ödüyoruz. Ama şunu da söylemek isterim ki, eğer bizim camilere gitmemiz konusunda böyle bir laf çakma gayretindeysen ki öyle insanlar var. Hatta bir şey yazmış: “Müslümanlar, siz zannediyor musunuz ki bu olaylar geldi başımıza, Allah’a yöneleceğiz, işte tövbe edeceğiz. Yok. Hiç öyle bir dünyamız yok. Bu olaydan hiçbir ders almadık.” gibi bir şey yazmış da. Yani şu olaylar bittiği zaman, düşünsenize aylar boyunca camiye gidememiş, Cuma’ya gidememiş, içinde artık birikmiş olan Müslüman’ların Cuma namazı sizce nasıl olacak? Ben eminim ki caminin içi de dışı da, hatta sokaklara, caddelere kadar, belki Taksim’in meydanına kadar her yer insanlarla dolacak. Ve insanlar hiç hissetmedikleri kadar yoğun bir duyguyla Cuma namazını kılacaklar. Ve eminim, camilerimiz eskisinden daha kalabalık ve daha maneviyatlı olacak. Hakikaten ya. Kilitlendi hayat yani. İnsanların ne bileyim bir kafeteryaya gidip çay, kahve içmek… Böyle bir şey yok artık. Hatta hafta sonu sahilde şöyle biraz yürüyeyim desen, yok. – Evet oda yok. 20 yaşın altındasın. Bakkala gideyim, ekmek alayım. Yok. – Ama aslında bu ağabey yine şeyi gösteriyor bak. Yani nimetin varlığını. Hani diyoruz ya acaba çok mu şer gibi? Her şerde yine bir hayır olduğu ortaya çıkabiliyor. Burada da yine birçok nimetin farkına vardık. Yani oksijenin dahi yine bir evet nimet varmış deyip sevinebiliyorsun. Hani pencereyi açıyorsun, hava varmış diyorsun veya işte sokağa bakıyorsun, çıkmak bir nimetmiş diyebiliyorsun. Güzel bir pencere aslında. Bak her şey zıddıyla bilinir. Hayatından bazı şeyler bir süreliğine senden alınınca, daha sonra sana tekrar geri verildiğinde hayatın daha keyifli oluyor. Şimdi de birçok yapamadığımız şeyden uzak kalınca… Mesela askerdeyken hani biz cam bardakta içmeye alışmışız ya, böyle demir bardakta veriyorlar ve şeker standart. Hani adam çayı tencerede yaparken şöyle boşaltıyor içine şekeri, şu anki çay bardağına üç şeker atmışsın gibi. Böyle içemiyorsun, cam bardağı özlüyorsun falan. Sonra böyle sivil hayata dönünce, en büyük hayalin şu: İşte “Sivilde ne yapacaksın?” Kardeşim, cam bardakta çay içeceğim ya falan. Ya düşünsenize beyler, pazartesi günü şafak bitiyor ve ben evde kahvaltı yapıyorum, menemen yiyorum. Ama bunu nasıl anlatıyorsun biliyor musun? Dünya’nın en büyük şeyiymiş gibi. Halbuki normal zamanda nedir? Menemen yaptın, çay içtin. Budur değil mi? Ama ne oldu? Senden Allah onları bir süreliğine bir alınca, geri verdiği zaman hayatın daha lezzetli oluyor. O zaman şöyle söyleyebiliriz: Bu musibetin içinde bir nimetiye ciheti de var. O da normalde sahip olduğumuz şeylerdeki kıymetini unuttuğumuz ve ülfet olan şeylerin lezzetini tekrar anlamamız için, Rabbim dilerse bize bunları geri verecek. Yani şu bir gerçek. Bu olaylar bittiği zaman, Dünya’nın bütün dengeleri değişmiş olacak. Bak geçen Wall Street’te çıkan bir haber, ‘Korkun!’ diye bir İngilizce başlık atmış . Altına da şunu yazmış: “Bu olaylar bittiğinde, 50 milyon Amerikan işsiz kalacak.” demiş. 2020’de yaşadıklarımıza bakıyorum. Şöyle genel bir tabloya baktığın zaman diyorsun ki Allah Dünya’nın içindekilerinin yapmış olduklarından memnun değil… …diye genel bir tablo çıkıyor insana. Öyle bir günahlar dönüyor ki, öyle zulümler oluyor ki… Yani memnun olmaması çok normal, razı olmaması çok normal. Kardeşlerim eğer bir şey yapmak istiyorsanız, “Ağabey ben doktor değilim. Laboratuvara gidip aşı mı bulayım, ne yapacağım?” diyorsanız, Size bir yol söyleyeyim. Biz şu anda hatim dağıtıyoruz, salavat dağıtıyoruz. Ve şöyle inanıyoruz: Allah isterse bu iş 1 salisede çözülür. Bir bilim adamına Allah doğru fikri ilham eder, aşısı bulunur. Bir bakmışsın her şey düzelivermiş veya virüs mutasyona uğramış. Zararsız bir hale… Anında bitebilir yani bu iş. Bilim adamları sabahtan akşama kadar çalışsalar, Allah istemezse olmaz. Ama bilim adamları fiili olarak çalışsalar, biz de laboratuvara giremediğimiz için manevi olarak onlara dualar etsek bulmaları için, çok güzel bir şey çıkar ortaya. Şu anda epey sayıda yani bu videoyu çektiğimiz zaman itibariyle 500’den fazla hatim dağıtılmış. Yaklaşık 15 milyon da salavat dağıtılmış. Daha da dağıtılıyor. İnşâAllah hedefimiz 30 milyon salavat dedik. Aynı zamanda 1000 tane de hatim okunmasını istiyoruz. Siz de okumak istiyorsanız, “Ben ne yapabilirim ağabey?” diyorsanız kardeşim, Kur’ân okuyabilirsin. Veya “Ağabey, Kur’ân okuyamıyorum.” diyorsan, öğrensen iyi olur tabii de, salavat alabilirsin. Bunun için de Sözler Köşkü WhatsApp hattına mesaj atıp “Ben şu kadar okuyacağım.” diyebilirsiniz. Peki, Allah’a emanet olun kardeşlerim. Görüşmek üzere.

Ömer Döngeloğlu’nun Vefatından Önce Son Vaazı: Helalleşme

“Her can taşıyan her canlı mutlaka ölümü tadacaktır.” Allah’ım, buluğ çağımızdan şu ana kadar işlediğimiz bütün günahlara tövbeler olsun Ya Rabbi. Şu virüs, binlerce alimin, milyonlarca “Hocayım.” diye bizim gibi ortalıkta gezenlerin anlatamadığı, anlatamayacağı şeyi işte şu birkaç ayda anlatmadı mı hepimize? Ve kıymetli kardeşlerim, böyle bir Dünya’da şu Dünya’ya bundan sonra öyle dört elle yapışmaya gerek yok. Rızkımızı kazanalım helalinden, mü’minler ve Müslümanlar olarak üstümüze düşeni yapalım. Asıl yurt, ahiret yurdu. Efendimiz (asm) kızına diyordu ki: “Fatıma, Allah’a yemin ederim ki asıl hayat ahiret hayatıdır.” Asıl hayat, ahiret hayatıdır Müslümanlar! Bunu bazen biz kendi nefsimize bile anlatamadık yani. Güzel, güzel konuştuğumuza bakmayın bizim. Güzel, güzel anlattığımıza bakmayın fazla. Mesele bu dini yaşayanlardır kazananlar. Allah’ın huzurunda zafere erenler, mutluluğa erenler, Darüsselam’a koşanlar yaşadıklarını anlatmasalar bile peygamberin ardında yürüyenlerdir. Hadi gelin, şimdi dua vakti. Ellerimizi açalım ve Rabbimize okunan hatm-i şerifler, tüm okunan Yasin’leri, kelime-i tevhidleri, Süver-i celîle’leri birlikte duamıza katalım. “Duanız olmazasa ne işe yararsınız.” derdi yüce kitabımız Kur’ân-ı Kerim bize. İşte duayla geldik Ya Rab huzuruna. İşte elimizi sana açıyoruz. Amin. Allah’ım bizi bundan sonra hayırlı bir insan, dua eden, ahlakıyla, imanıyla, ibadetiyle İslam yolunda yürüyen, son nefesine kadar imanını, İslam’ını, ahlakını, namusunu, iffetini koruyan hayırlı Müslüman erkekler ve kadınlar eyle bizi Ya Rabbi! Ramazan-ı şerif bizim için bu sene ağır bir imtihan olacak. Ağır bir imtihan olacak. Oruçlarımızı tutarak, teravihlerimizi evlerimizde hiç değilse cemaat yaparak… Allah’ım, kılmayı ve Peygamberimizi de sevindirmeyi, Allah’ım, seni de razı etmeyi bu Ramazan’da ve bayrama da gerçek bayramla çıkmayı ümmet-i Muhammed’e, insanlığa nasip et Ya Rabbi! Dualarımızın kabulü için, ahirete göçmüşlerimizin ruhu için, milletimizin, vatanımızın, devletimizin, ümmet-i Muhammed’in ve insanlığın birliği, güç ve kudreti, kardeşliği ve selameti için, hayırların fethi, şerlerin def’i, ümmet-i Muhammed’in sıhhat ve selameti için, Allah rızası için El-Fatiha. Rabbim bundan sonraki ömrümüzü, bundan öncekinden daha hayırlı eylesin. Allah hepinizden razı olsun. Allah cümlemizin ölmüşlerine de rahmet eylesin. Çok teşekkür ediyorum. Allah’a emanet olun, can kardeşlerim.

MASKE TAKMAYI EMREDEN ALLAH’TIR!

Mü’min kardeşlerim, bugün belalara karşı bütün insanlardan daha fazla tedbir almakla yükümlü olan Müslümandır. Bir virüs endişesi varsa, bunu ilk defa müslüman tedbir alarak önlemek için uğraşan insandır. Çünkü bilir ki Müslüman, virüs denen şeyi de yaratan Allah’tır, benimle virüsü karşılaştıracak olan da Allah’tır, tedbir almamı isteyen de Allah’tır, ben de Allah’a itaat sözü vermiş olan kulum, tedbir alıyorum der. Ve böylece Mü’min, üzerine düşeni yapar. Mü’min’e, temiz olun, virüs sana bulaşmasın, demeye gerek yok. Tedbirli ol, virüs sana bulaşmasın demeye, hacet yok. Mü’min zaten öyle insandır. Mü’min’e bir sağlık kuralı öğretildiğinde, ona itaat eder. Doktorun sözünü, müftünün sözü gibi dinler. Mü’minlik böyledir. Buna rağmen kardeşlerim, Allah’tan afiyet istiyoruz. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem Allah’tan afiyet isteyin buyuruyor. Allâhümme innî es-elükel âfiyete fiddünyâ vel âhirah Allahümme innî es’elüke’l ‘afve ve’l âfiyete fî dînî ve dünyaye ve ehlî ve mâlî böyle dua ederiz. Allah’ım dünya ve ahirette senden afiyet isterim. Ne demek afiyet? Dertsizlik demek, sıkıntısızlık demek. Allah’ım dünyam, dînim, çocuklarım, evim konusunda, senden afiyet isterim. Duamız böyle bizim. Dua budur. Bunu isteriz Allah’tan. Ama, Ebu Ubeyde İbnu’l-Cerrah radıyallahu anh şu toprakların üzerinde yürürken daha, Allah, Cebrail’i vasıtasıyla, ona, sen cennete gireceksin diye söz verdi. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e, etten, kemikten duvar gibi oldular. dünyada Allah’ın rızasını kazanıp, öyle yaşadılar. Ama Amvas taununda, şehit oldu. Bir taunda, vebada, Rabbine kavuştu. Demek ki, bu musibetler, belalar, kafirler içindir, bizde ne işi var? diyemeyiz. Allah, onları helak etmek için yok etmeyi murad etmiş olabilir, Mü’min’i de, tertemiz yapıp huzuruna almak için yok etmeyi murad etmiş olabilir. Allah’ın işine, kul karışmaz. Kul tedbirini alır, ağlar sızlar belki, dualar eder, ilaçlar kullanır, işine karışmaz Allah’ın. Buna biz tevekkül deriz. Teslimiyet deriz. Bugün, bu işleri, çok fazla karıştırarak burnumuzu yanlış yerlere sokuyoruz. Oradan virüs kapacak burnumuz da, bir daha ıslah olmayacağız. Birileri kalkıp diyor ki, bu, Allah’ın azabıdır gâvurlara. Öbürü de diyor ki, bu Allah’ın azabıdır sözü yanlış. E Allah’ın rahmeti midir diyeceğiz? Azabı değilse rahmetidir o zaman diyelim. Olur mu öyle? Bu nesidir Allah’ın? Şimdi onu konuşma zamanında değiliz. Bu azab olduğu kesin. Çünkü Müslim’de Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem efendimiz Aişe anamıza buyuruyor ki, bu vebaları, taunları, Allah eski milletlere azab olarak gönderiyordu, Allah’ın kaderinde vardı bunlar. Dünya onun. Virüsü de o yaratıyor, Everest Tepesi’ni de o yaratıyor, okyanusu da o yaratıyor. Suyu da yaratıyor, mikrobu da yaratıyor. Allah bu, Celle Celâlühü. Eski ümmetlere, azab için bunu koydu Allah kaderine. İimdi Mü’min’e geldiğinde, Mü’min için mağfiret olur, günahlardan kurtulmak olur, cennet kazanmasına vesile olur, buyuruyor. Artık bu dünyada olmayacak buyurmuyor ama! sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz.

KORONA’YI YENDİK, SIRADAKİ GELSİN! -Nankörlük

Bakınız! Yaşadığımız felaketler, ilk değil insanlıkta. Hani asırlar öncesinden, büyük felaketler oldu ne gördük, ne ettik tarih kitaplarından, Kur’an’dan duyduk sadece diyelim hani. Biz, son 50 senedir medyanın kontrolündeki bir dünyada, Afrika’da çıkan virüsü, salgın hastalıkları duyuyorduk görüyorduk. Çöllerde kalmış cesetleri görüyorduk. Hiçbir teknoloji, hiçbir tıp da Avrupa’da olmaz bu demiyordu bize. Herkes diyordu Avrupa’da da olur, dünyada olur bu. Virüslü bir bedenle yaşıyoruz diyordu herkes zaten. Biz, rabbimiz bizden ne istiyor ona bakacağız, ve bir konumuz daha var. Bu ibrete dönüşecekse, benim evimde dönüşecek. Şu kardeşimin evinde dönüşecek. Bu hanım kızımın evi, Allah’ın azabından ders almış eve dönüşecek. Toplumlardan çok şey beklemeyin. Neuzübillahi rabbil alemin. Rabbimin azametine sığınarak söylüyorum ki, tam aksini bekleyebilirsiniz. Madem Allah merhametliydi bu azabı niye bize yaptı deyip, bütün zinciri dağıtan kitleler de görebilirsiniz. Yogaya logaya sarılan yeni bir nesil görebilirsiniz. Aman Allahım! Ya erhamerrahimin. Ezan duyulmuş topraklarımızdan, bu tehlikeyi uzak tut Ya Rabbi! Yani Allah’tan intikam alma hastalığını. Ama ben sizlerle ciğerlerimi kemiren bir derdimi paylaşmak istiyorum. Kıyamet günü, kurtulmuş olmak için. Bir afete, hastalığa, koronaya yakalandığında, duadan unutmayın. Doktorlar ilacı yokmuş diyormuş bunun. Ne olursunuz dua. Diyenin, Allah’ın şifası ile Şafii ismi şerifi ile şifa bulup, daha önce namaz kıldığı için, anne duası aldığı için, Rabbim ona rahmet edip şifa bulduktan sonra, koronayı yendi, diyorlar ya. Kanseri yendi, diyorlar ya. Ne oluyor burada kardeşlerim? Elbette bunu söylerken o kastediyor, demiyorum ama, hastalığı Allah veriyor, belayı Allah veriyor, o yeniyor. Hiç şifa Allah’tan gelmiyor. İnsanoğlu değil mi bu ayağı yere bastı mı, elinden tutanı unutuyor. Ben de işte, buna bakarak, bu sıkıntıya bakarak, diyorum ki, ey Mü’min! ey Mü’min! Sen madem korona yenerdin, salgını yenerdin, niye yakalandın? Gelmeden savsaydın ya şunu bir gücünü bir görseydik senin. Bu mülkün, sahibinden, bari şifa hakkını almasaydık. Bari şifamızı o verseydi. Bu sözün pahalıya ödenmesinden korkuyor, Rabbime kasam ediyorum ki, ödüm patlıyor. Koronayı, gönderirken Allah gönderiyor, ama, yiğit adamlar, onu yeniyorlar (!) Doktorlar zaten, kurtarıyor (!) Değil vallahi değil. Sana yanaşırken uzay adamı gibi, maskeler, koruyucular, tulumlar giyip, sonra uzaktan uzaktan iğne yapmaya çalışan nasıl seni ondan kurtarsın? Hayır! Hayır! Ölü ağaçlar, üzerinde 3 ay kar kalmış don tutmuş ağaçları, baharda çiçek açtıran Allah, seni yataktan ambulanstan kaldırıp, pehlivan gibi evine getirdi. iman bunu gerektiriyor.

ÇİN VİRÜS – MAHSUR KALAN TÜRKLERE NE OLACAK (Corona)

The world is facing one of the biggest health threats in recent years The Corona virus which started in the city of Wuhan in China is quickly spreading to Europe The number of those who died has increased to 132 as of January 29th Reports suggest that there are 6000 people infected The virus has been seen in 16 countries including China Besides China, it’s been know to spread to Japan, Thailand, South Korea, United States, Singapore, Vietnam and Taiwan It has been discovered in December 2019 with the name nCOV. It’s not as powerful as the acute respiratory infection SARS that was discovered in 2003 but… It’s suggested to be spreading faster It was reported that out of 8098 infected with SARS, 774 of them had died In another virus that outbroke in 2012, MERS, 858 people lost their lives A Chinese virologist suggested that the new Corona Virus could be 10 times bigger than the SARS outbreak Health professionals are extremely worried because the infection spreads rapidly After they enter the body, viruses try to take over the body’s own cells because viruses need the proteins/DNA present in our own cells They’ll try to invade the cell and make its own copies These copies are called replicates This way, they will spread rather quickly. The body’s own defense system will try to prevent this from happening The body will recognize the virus and produce certain chemicals to fight against the infection This will cause fever, headaches and the person will feel ill Chinese officials begun the construction of a new hospital for the treatment of Corona. They claim the building will be complete in 6 days Virus started spreading in Wuhan city of Hubei province On December 31st, the city’s health council closed down the seafood market in Huanan after 26 people were infected in the market Once the virus started spreading rapidly, the city of Wuhan was placed under quarantine Some images from the city of Wuhan Health professionals are waiting to measure the temperatures of those trying to enter the Subway They also started constructing another hospital that can house 1000 people for the treatment of the virus An ER unit in Zhongnan hospital As the quarantine increases, workers check for the citizens on public highway checkpoints A shopping center in Wuhan where masks have become part of everyday outfits Workers who are checking peoples temperatures in the airport One of those stations that was left abandoned Some Chinese factory workers making some masks in Handan city It’s been known that animals such as rats, snakes, baby wolves, foxes are sold in these markets in Wuhan It’s very likely that the virus began spreading following the consumption or contact of such animals Thousands of people in hundreds of cities are under quarantine and there are Turkish citizens there as well Turkey started operation “Big Joseph” to bring home the 35 Turkish and 10 Azerbaijani citizens These Turkish citizens will be brought home and placed in quarantine for 14 days and will be treated after all of the measurements are taken Chinese officials have also taken measures to close down most business to slow the spread China asked Tesla to shut down their facility in Shanghai temporarily Tesla complied and stopped production Tesla is not the only company affected by the Corona virus Google just announced that they’ve shutdown all of their offices temporarily Apple and Facebook restricted their worker’s travels to China Thousands of theaters have been closed and all of the films were delayed until further notice World Health Organization is planning an urgent meeting in Geneva Switzerland to announce a major crisis With all of these unusual events taking place, even a more interesting proposition has been made An ex-Israeli officer and an intelligence expert, Dany Shoham, made a very controversial statement Shoham said: “This animal-based virus could’ve been made in the laboratory for a very secret biological warfare project located in Wuhan” This lab is in Wuhan Institute of Virology It’s not yet possible to say whether the institute had anything to do with the Corona Virus That’s why the experts are not using a clear language on the topic since a lot is still unknown But the reported seafood market is only 32 kilometers away from the institute and this has left many question marks in people’s minds The measurements taken after the outbreak sound very similar to us They’re identical to the restrictions that the Chinese have placed on Uyghur Turks For example, the quarantine: It means to stop people from entering and exiting a place It’s just like the quarantine in East Turkistan where people are not allowed to leave and are in concentration camps People were banned from walking in the streets to stop the virus from spreading Unfortunately, this is very common in East Turkistan since 2009 Places of worship, hospitals, schools and almost any building you can imagine are completely closed In short, China is suffering the exact tortures that they placed upon the Uyghurs and their economy may crash if this continues for long On the Scale of Justice: we saw the result of mass killing of camels in Australia and today we see the events in China and as Muslims we pray! We pray because as Muslims, we can’t be tyrants to those tyrants Our prayers must have been heard because the Chinese President Xi has asked for Muslims to pray We already pray everyday but let’s pray again: May God help our Uyghur brothers in East Turkistan and may God wake up those Chinese tyrants who daily torture them! Amin…

İngilizce

This is how the story got started… China with a population of 1.4 billion Tortured our Uyghur friends in ways that are not even imaginable They force-married Uyghur Turkic women with Chinese men After seeing these events unfold… This is a country with a population of 1.4 billion, a huge economy and a tremendous growth, who’s going to stop them? How will this torture be stopped? Then I remembered… Allah, the one who stopped the pharaoh with an ant, the one who stopped King Antiochus with a fly, can sometimes shake the whole world with a small little microbe China can not export any products at the moment Most of the household products that we use today are produced in China All of their airports are shut down, all of their economy has to come halt, even Daud Kim who visited us last week, can’t go back to Korea because the borders are shut All of this was caused by a tiny little microbe named Coronavirus It’s suggested that there are many unreported cases and deaths worldwide And people who are exploiting these times are making money by selling at crazy high prices Let’s look at the things that have happened in 2020 thus far… Earthquakes in Elazig and Malatya cities resulting in deaths of 43 people… Avalanche in Van city resulting in 41 deaths 8 soldiers were martyred in Idlib/Syria An airplane crashed in a small airport in Istanbul resulting in 3 deaths and 180 casualties 34 soldiers were martyred in Idlib/Syria In Australian wildfires, 34 people died and 1 billion 250 million animals were killed In the same time, 5000 camels were killed in Australia There were 100,000 cases of the Coronavirus pandemic. In surah Al-Anfal it says… -“When fitnah comes upon you, it won’t only damage the tyrants among you!” When we further examine these catastrophies… The fact that these crazy events took place in under 3 months… Should wake us all up because they’re so meaningful. For example: You’re sitting at home one day and the door knocks… They’re knocking on the door loudly… You just keep living your normal life as if nothing happened But the knocking continues even faster You’re still sitting at home wondering where to noise is coming from.. The door is knocking even faster… Aren’t these noises trying to tell you something? When you hear this noise, you’ve to get up and answer the door! What if that earthquake is also trying to tell you something? If we just look at this from a theoretical, mathemetical viewpoint… -“The door knocked 3 times last minute… 2 more times 10 seconds ago -“The door was knocked 5 times with heavy hits” We’d respond by saying: “What’s wrong with you? There’s a purpose behind that knocking, get up and answer the door!” Don’t we do the same in an Earthquake… -“There was a 5.8 magnitude earthquake” We do the same in a virus… -“Thousands of people have been infected by a virus” We do the same in avalanches and other catastrophies -“There was an avalanche burying X number of people” -Is it possible that the one who caused the earthquake and the avalanche is trying to tell you something meaningful? -Yes, it’s possible -“I’m not happy with the direction of mankind, their sole purpose of creation is for them to recognize me but they’re so lazy in trying to understand my existence” In my personal opinion, this message is not only for the non-believers but also… These happen as a result of believers like us are acting lazy and complacent in creating projects to reach mankind And if you ask me, the fact that believers are behaving like the non-believers is going to attract more of these catastrophes in the future God’s wreckage is taking place and it’s saying: -“I’ve sent upon you earthquakes, avalanches, catastrophes and I knocked on the door Open the door… Why has the one with so much power and will has come all the way to your door? What message has it given you? What does it want from you? It wants you to finally understand it! 2nd of all… When you’re looking at the situations from the perspective of God, there’s a clear message Now let’s examine everything from the perspective of mankind What is my responsibility then? Submission to God… Appointing God as your sole attorney against all of the trials you’ve been put upto Let’s brake down submission to God 1st part, humans usually… Will not try/work their hardest… Will not take the necessary precautions… And will leave everything upto God This is a form of submission that God does not want For ex., if this virus is on our doorstep, Without taking such simple precautions such as washing hands properly and keeping contacts with other to a minimum.. Saying -“Wallahi I trust in God” Is not the submission to God that God is looking for! Let’s go to the 2nd part Humans will do everything they can but won’t leave the result to God This is not the form of submission that God wants A small microbe that my eyes can’t even see What can I do? I can wash my hands, be careful in public… I can try not to panic, try not to turn my life into a prison If after all of these steps, you’re still a little worried and you cry… -“God, what am I going to do? What will happen to me?” These cries are not how to submit to God either. God is not seeking this sort of a reaction This 2nd alternative can be understood easily by this example: You know how you study so much before a college final and stress immensely without having a true trust in God. That’s our 2nd example of submission and God does not want that The 3rd example: People will do the most they can with their abilities, take all the precautionary steps and leave the results to God They’ll say: -“Best thing that can happen to me is the final destination that you determined” This is how we should act After taking all of the precautionary steps that are necessary… We have to leave the rest to God and trust him Undoubtedly, this is the reality! Death that people are trying to run away from is the reality! We’re not running away because we’re scared of death… We’re scared of death because we’re running away from it Can you run away from God’s fate!?